serâpâ rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûrdur. Bu kadar bin yıldan berü kurşumu fen …
Ve Ayasofya'nın cemî‘i imârâtlarının üzerleri serâpâ rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûrdur. Bu kadar bin yıldan berü kurşumu fenâ bulmamışdır. Zîrâ bu Ayasofya kurşumu içre niçe bin kantâr altun vardır, anıniçün fenâ bulmaz. Netîce-i merâm bu Ayasofya'nın vaz‘-ı esâsında cemî‘i üstâd-ı mühendis-i hurdedân hayrân olup diller evsâfında lâl ve kalemler tahrîr midhatinde(?) beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39b ·
metinde göster ·
… n pencereleri, cereyân eden Gökdereye nâzırdır. 229a Ve bu cisr dükkânlarının
üzerleri
cümle toloz kemerler ile mebnî olup kurşum ile mestûrdur. Bu cisrin iki başında …
Ve bir çârsûsu dahi Gökdere üzre Iğrandı Cisri üzre yemîn ve yesârda iki yüz cüllâh dükkânlarıdır. Her dükkânın içerisindeki hücrelerinin pencereleri, cereyân eden Gökdereye nâzırdır. 229a Ve bu cisr dükkânlarının üzerleri cümle toloz kemerler ile mebnî olup kurşum ile mestûrdur. Bu cisrin iki başında kal‘a bâbları gibi demir kapular üzre mazgal delikleri vardır. Bâbları sedd oldukda bir yerden zafer mümkün değildir ve bu cisrin bir tarafı boşdur. Hân gibi müsâfirhâne olup atlar bağlanır. Rûm ve Arab ve Acem'de bir göz meşhûr-ı âfâk, eflâke ser çekmiş cisr-i azîmin biri dahi budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 228b–229a ·
metinde göster ·
… inşa etmiş, tarafeyninde cümle seksen dükkân-ı cedîdlerdir. Ortası şâhrâhdır ve
üzerleri
mestûrdur. Tarîk-i âm üzre kar ve yağmur yağmadan emîn bir çârsû-yı hüsn olmuşd …
Üç tekyesi ve iki hammâmı var. Eski hammâmın âb [u] hevâsı ve binâsı gâyet latîfdir. Ve dörd hânı ve yedi mekteb-i sıbyânı ve yüz elli kadar dükkânı vardır. Şâhrâh şehir olmayup sapa yerde vâki‘olmağıla çârsû-yı bâzârı ve sâ’ir imâretleri ol kadar müzeyyen değildir. Lâkin Tapan Ahmed Ağa nev binâ-yı kârgîr bir bezzâzistân inşa etmiş, tarafeyninde cümle seksen dükkân-ı cedîdlerdir. Ortası şâhrâhdır ve üzerleri mestûrdur. Tarîk-i âm üzre kar ve yağmur yağmadan emîn bir çârsû-yı hüsn olmuşdur. İki başında kavî kapuları vardır. Her şeb mesdûd durup içinde dîdebânları vardır. Zîrâ bu dekâkînlerde zî-kıymet mâl-ı firâvân vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 343a ·
metinde göster ·
… eşyâ mevcûddur. Ammâ cümle çârsû-yı hüsni bir şâhrâh-ı azîmin cânibeynine düşüp
üzerleri
mestûr ve cümle tarîk-i âmları beyâz ahcârâtla mefrûş pâk esvâk-ı sultânîdir. A …
Ve cümle aded altı yüz dükkândır ammâ bezzâzistânı yokdur. Lâkin cemî‘i ehl-i hırefden mevcûd olup her hânları birer metîn bezzâzistân gibi olup zî-kıymet eşyâ mevcûddur. Ammâ cümle çârsû-yı hüsni bir şâhrâh-ı azîmin cânibeynine düşüp üzerleri mestûr ve cümle tarîk-i âmları beyâz ahcârâtla mefrûş pâk esvâk-ı sultânîdir. Ammâ Bakkâllar çârsûsu bir semte düşüp ale't-tertîb vâkı‘ olmağıla birbirlerine rağmen eyle ma‘mûr dekâkîn-i bakkallardır kim cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbât ile müzeyyen bâzâr-ı hüsündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107a ·
metinde göster ·
… zencîrlidir. Atlılar giremez. Bir şâhrâhın tarafeyninde yüz aded dükkânlardır.
Üzerleri
serâpâ la‘lgûn kiremitlidir.
Ve bu Silisre şehri içre cümle sekiz yüz dükkândır. Evvelâ iki kapulu bezzâzistânı vardır. Ankâ hâcegîleri vardır. Ammâ kârgir binâ değildir. Kapuları zencîrlidir. Atlılar giremez. Bir şâhrâhın tarafeyninde yüz aded dükkânlardır. Üzerleri serâpâ la‘lgûn kiremitlidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119b ·
metinde göster ·
… yesârda cümle hapenkler cenâheyn-vâr per açup dururlar. Ve bu sûk-ı sultânînin
üzerleri
cümle tâk-i Kisrâ'dan nişân verir toloz kârgîr binâdır kim cümle kurşumludur. V …
Süleymân Hân vüzerâlarından sâhib-i tab‘ ve sâhib-i kerem Alî Paşa hayrâtıdır. Ve Süleymân Hân mi‘mârbaşısı Koca Mi‘mâr Sinân kârıdır. Hakkâ ki bunda dahi var makdûrun sarf edüp Balıkbâzârı nâm kapu dibinden tâ İğneciler kapusu dibine gelince bir şâhrâh-ı azîmin tarafeynine koca mi‘mâr bir çârşû-yı hüsündâr tarz-ı tarh etmişdir kim hakkâ ki yed-i tûlâsın bu kârda ayân etmişdir. İki başında azîm vezni üzre kal‘a-misâl demir kapular vardır kim gûyâ her biri bahr-i Haraz kenarında dest-i Acem'de kal‘a-i Bâbu'l-ebvâb'ın demir kapularıdır. Yâhûd Ümm-i Dünya olan Mısır'ın Bâb-ı Nâsır'ıdır. Ammâ bir nazarda ol mezkûr kapulardan kavî bâb-ı metînlerdir. Zîrâ her gice yüzer aded pâsbânları keşik beklerler. Zîrâ bunda dahi bî-hisâb mâl-ı Kârûn genc-i Hâmân vardır. Bu sûk-ı sultânî şimâlden cenûba tûlânî vâki‘ olup bir demir kapudan bir bâb-ı hadîde varınca kâmil bin adem şâhrâhdır. Yemîn ü yesârında cümle üç yüz altmış hapenk ve dekâkîn add olunur. Cümle hapenk üstâd eyle çırpı ile hemvâr binâ eylemiş kim bir hapenk birinden bir ser-i mû hâric değildir. Yemîn ü yesârda cümle hapenkler cenâheyn-vâr per açup dururlar. Ve bu sûk-ı sultânînin üzerleri cümle tâk-i Kisrâ'dan nişân verir toloz kârgîr binâdır kim cümle kurşumludur. Ve köşede olmak içün kemerlerin zeylinde birer demir kapaklı hadîd pencereler vardır. Pâsbânlar her gice ol manzara bâdgîrleri sedd ederler. Bundan dahi ankâ bâzergânlar vardır. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 162a ·
metinde göster ·
… den tulumdan kelek gemileri bu cisr dibinde binâ olınur tulumdan gemilerdir kim
üzerleri
tahta döşeli. Atlarınla ve sâ’ir bisâtınla ve niçe bin kantar bâr-ı sakîlinle b …
Evvelâ Diyârbekir'den nehr-i Şat üzre cisr-i Kelek kim (---) göz kantara-ı musanna‘dır. Hasankeyfâ'ya ve Cezîre ve Musul'a ve Bağdâd'a Şat ile giden tulumdan kelek gemileri bu cisr dibinde binâ olınur tulumdan gemilerdir kim üzerleri tahta döşeli. Atlarınla ve sâ’ir bisâtınla ve niçe bin kantar bâr-ı sakîlinle bu kelek gemilerine süvâr olup cânib-i erba‘asında korkuluklarına girdebâlişlere dayanup tavla ve sadranc oynayarak yemîn ü yesârı temâşâ ederek ba‘zı imâr kendlere yanaşarak ve matbahında ta‘âm tabh olarak tâ Bağdâd'a ve Basra'ya varınca semâ‘ u safâ ederek selâmet gider bir tûrfe binâ tulum gemileridir. Ana mahsus üstâd kelekçi mellahları vardır. Diyârbekir'de bu mezkûr cisr dibinde niçe yüz kelek âmâdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 217b ·
metinde göster ·
… mağaraları kayalar içre kemîn-hâneleridir. Bu kal‘anın batı tarafı dağlardır ve
üzerleri
serâpâ bâğlardır. Hevâsı latîf olmağile ahâlîsi sağlardır ve kıble tarafı Van d …
Eşkâl-i rıbât-ı Âdilcevâz: Bu dahi yalçın kaya üzredir ammâ alçak püşte üzre vâki‘ olmuşdur. Bir tarafı leb-i deryâdaki kaya üzredir kim 3 aded kapusu var; Ahlat kapusu, cânib-i cenûba mekşûfdur. Bir kapusu, taraf-ı şarka cânib-i Ercîş'e meftûhdur. Bu aşağı kal‘a dahi gâyet metânet üzre seng-i azîmler ile binâ olunmuşdur ve şekl-i murabba‘dır. Şimâl cânibi kayalar üzre âlî vâki‘ olmuşdur. Ol tarafa bir uğrun kapusu vardır, dâ’imâ mesdûddur. Bu rıbâtın cirmi altı bin adımdır. Limana nâzır kullelerinde azîm şayka topları var kim içlerine âdem sığar. Cümle yetmiş altı pâre şâhâne balyemez topları var kim akrânları kal‘a-i Van sedd-i imândadır. Bu kal‘a cümle yine bâğsız ve bâğçesiz üç yüz aded hâne-i kadîmler var kim cümle kârgîr binâ-yı kavîlerdir. Zîrâ niçe kerre bu kal‘ayı Kızılbaş muhâsara edüp hâ’ib ü hâsir gitmişdir. Anınçün evleri cümle kârgîr ve cibis binâdır ve mağaraları kayalar içre kemîn-hâneleridir. Bu kal‘anın batı tarafı dağlardır ve üzerleri serâpâ bâğlardır. Hevâsı latîf olmağile ahâlîsi sağlardır ve kıble tarafı Van deryâsıdır. Sağîr ü kebîr sarâyları ve re‘âyâ hâneleri ve bâğ evleriyle cümle bin yüz aded büyût-ı ra‘nâlardır ve cümle sekiz mahalle ve yedi mihrâbdır. Cümleden Zâl Paşa câmi‘i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 242b ·
metinde göster ·
… a‘bîr etdikleri mızrakların her biri kol kalınlığıdır ve niçe yüz Kosdaniçsenin
üzerleri
kurd ve ayu postu sarılmış uçları alaca harîr filandıra bayraklı asâkirlerdir k …
Andan kâmil bin aded deli askeri, andan bin aded gönüllü ceyşi. Bu iki asker cümle pür-silâh semmûr tacları ve Sâlihli taclar kurunây taclar ve yelketî taclar ve Evrenosî taclar ve Gâzî Porçavî taclar ve Kürs İlyasî taclar ve Behlûlî taclar ve Gâzî Mihalî taclar ve Hürumî taclar ve Kâsımî taclar ve Balılı taclar ve Yahyalı yeşil kulaklı çuka taclar ve Manlifke taclar ve Arabî taclar ve Bektaşî tac-ı âfitâbîler ve tac-ı Kalenderîler giymiş iki bin aded güzîde askerin tacları üzre Sîmurg otağaları ve balıkçıl telleri ve turna telleri ve ablak deve murgu telleri ve şahin ve zağanos telleriyle mezkûr tacların zeyn edüp beş altı yüz mikdârîsi semmûr kapâniçeli ve kimi bebr ve arslan ve kaplan [u] kurd ve ayu postlu ve kimi zülfikârı çekmânlı ve kimi porçavî çekmânlı ve kimi dürhânî çekmânlı ve Dârâyî ve hârâyî ve katîfe ve kemhâ gömlekli ve her birinin arkasında miskî kartal ve karakuş ve devlengeç ve ukâb kuşlarının kanatları bâğlı ve cümle ellerinde altun halliyle münakkaş altun yaldızlı toplu kostaniçse ta‘bîr etdikleri mızrakların her biri kol kalınlığıdır ve niçe yüz Kosdaniçsenin üzerleri kurd ve ayu postu sarılmış uçları alaca harîr filandıra bayraklı asâkirlerdir kim deli bayrakları kırmızı ve yeşildir. Gönüllü bayrakları sarılı ve allıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 247a ·
metinde göster ·
musanna‘ kıbâb-ı nîlgûnlardır. Ve hareminin üç kapusu vardır. Fakîr bu câmi‘i s …
Haremi etrâfı gûnâ-gûn sütûnlar ile mebnî olup üzerleri musanna‘ kıbâb-ı nîlgûnlardır. Ve hareminin üç kapusu vardır. Fakîr bu câmi‘i seyr ederken mü’ezzin ezân okurken "Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah"dan sonra "Alîyyün veliyyullah, Alîyyün veliyyullah" dedi ve ba‘de'l-ezân "Yâ düşmenân-ı Alî-râ ve şehîdân-ı Kerbelâ-yı dilîrâ" deyü efsâneler idem derken bizi görüp dem-beste oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 294b ·
metinde göster ·
Bu şehrin cânib-i garbîsi havâleli kırmızı topraklı dağlardır.
Üzerleri
on bin aded bâğlardır. şark tarafı bir vâsi‘ düz meydânın nihâyeti Karadeniz'di …
Bu şehrin cânib-i garbîsi havâleli kırmızı topraklı dağlardır. Üzerleri on bin aded bâğlardır. şark tarafı bir vâsi‘ düz meydânın nihâyeti Karadeniz'dir kim cümle şehri bâğlı ve bâğçeli düz yere vâki‘ olup cümle hâneleri serâpâ kârgîr dîvârlı ve kırmızı kiremitli dörd bin aded tahtânî ve fevkânî ve a‘yân-ı kibâr u sigâr evleridir ve cümle yedi mahalle-i müslimîn ve beş mahalle-i kefere ve Rûm [ve] Yahûdî ve Ermeni mahalleleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 30b ·
metinde göster ·
… ] Ermeni ve Yahûdî re‘âyâlarıyla mâl-â-mâl bir şehirdir kim ekseriyyâ evlerinin
üzerleri
serâpâ hasır ve avluları kamış ile mebnî hânelerdir. Kârgîr dîvârlı ve kiremit …
Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve azeb ve beşli ağaları ve kapudanı ve subaşı ve muhtesibi vardır. Ve bu şehir cümle iki bin hânedir ve üç mahalle-i müslimîndir. Mâ‘adâ Eflâk ve Boğdan ve Rûm [ve] Ermeni ve Yahûdî re‘âyâlarıyla mâl-â-mâl bir şehirdir kim ekseriyyâ evlerinin üzerleri serâpâ hasır ve avluları kamış ile mebnî hânelerdir. Kârgîr dîvârlı ve kiremit örtülü evleri ve hâneleri ve câmi‘leri cümle müselmân mahallâtları içre vâki‘ olup bu şehirde aslâ kurşum örtülü imâret yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34b ·
metinde göster ·
… r kim anlara Sukapusu derler. Bu kapulardan içeri kal‘a dîvârlarının iç yüzünde
üzerleri
tahta belvân örtülü handakları vardır. Gören anı yol zann eder, ammâ yine at ve …
Ve nehr-i Tuna kenârında üç aded hurde uğrın kapuları var kim anlara Sukapusu derler. Bu kapulardan içeri kal‘a dîvârlarının iç yüzünde üzerleri tahta belvân örtülü handakları vardır. Gören anı yol zann eder, ammâ yine at ve katır ve hayvân ve benî Âdem gezer. Ve bu kal‘a içre sadranç nakşı cümle yüz elli aded bölme sokak sokakdır ve cümle sokakları kalın ağaç direkler döşeli şâh râhlardır ve cümle sokakların içi serâpâ üçer adım kaddi derin vâsi‘ handaklardır kim üzerleri mezkûr ağaç kirişler döşelidir. Allâhümme âfinâ hîn-i muhâsarada cümle döşeme tahtaları herkes evlerine çeküp yollar gâ’ib olup nehr-i Tuna ile leb ber-leb olmuş sokak sokak handaklar zâhir olup düşman şehir içre girmeğe cür’et edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66a ·
metinde göster ·
… dır ve cümle sokakların içi serâpâ üçer adım kaddi derin vâsi‘ handaklardır kim
üzerleri
mezkûr ağaç kirişler döşelidir. Allâhümme âfinâ hîn-i muhâsarada cümle döşeme t …
Ve nehr-i Tuna kenârında üç aded hurde uğrın kapuları var kim anlara Sukapusu derler. Bu kapulardan içeri kal‘a dîvârlarının iç yüzünde üzerleri tahta belvân örtülü handakları vardır. Gören anı yol zann eder, ammâ yine at ve katır ve hayvân ve benî Âdem gezer. Ve bu kal‘a içre sadranç nakşı cümle yüz elli aded bölme sokak sokakdır ve cümle sokakları kalın ağaç direkler döşeli şâh râhlardır ve cümle sokakların içi serâpâ üçer adım kaddi derin vâsi‘ handaklardır kim üzerleri mezkûr ağaç kirişler döşelidir. Allâhümme âfinâ hîn-i muhâsarada cümle döşeme tahtaları herkes evlerine çeküp yollar gâ’ib olup nehr-i Tuna ile leb ber-leb olmuş sokak sokak handaklar zâhir olup düşman şehir içre girmeğe cür’et edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66a ·
metinde göster ·
Andan bu Yaş şehri içre cümle bin altmış aded zîr-i zemînlerdir kim
üzerleri
cümle meyhâne ve zinâhânelerdir. şarâbları azdır, zîrâ şiddet-i şitâ yeri olmağ …
Andan bu Yaş şehri içre cümle bin altmış aded zîr-i zemînlerdir kim üzerleri cümle meyhâne ve zinâhânelerdir. şarâbları azdır, zîrâ şiddet-i şitâ yeri olmağile bağları yokdur, lâkin bal sularının envâ‘ından mümessek eşribeleri ve horilka rakılarının gûnâ-gûnu ve pivo ve arpa suyu ve yulaf ve çavdar suyu ve med suyu nâm elvân rakıları olur. Anıniçün cemî‘i kâfirleri hovarda ve tenbelân-ı Horasan gibi sermest-i evkâr-ı bî-kâr-ı bekâr gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 107a ·
metinde göster ·
… tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı bâğ u bâğçesiz gâyet ma‘mûr evlerdir kim cümle
üzerleri
şindire tahta örtülüdür ve biri birinden âlî evler olmak ile cümlesinin pençere …
Bu kal‘a içre cümle bin aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı bâğ u bâğçesiz gâyet ma‘mûr evlerdir kim cümle üzerleri şindire tahta örtülüdür ve biri birinden âlî evler olmak ile cümlesinin pençereleri nehr-i Virbaz aşrı kıble cânibindeki dağlara ve bâğlara nâzır evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151b ·
metinde göster ·
… si ve şimâlîsi tarafında bir vâsi‘ öz içinde tarafeyni topraklı alçak dağlar ve
üzerleri
serâpâ bâğlar ile ârâste olmuş cümle dokuz mahalledir.
Ammâ varoşu kal‘anın cânib-i garbîsi ve şimâlîsi tarafında bir vâsi‘ öz içinde tarafeyni topraklı alçak dağlar ve üzerleri serâpâ bâğlar ile ârâste olmuş cümle dokuz mahalledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182a ·
metinde göster ·
açıkdır, ammâ yine havzları aşren fe-aşrendir. Bunlara kefereler girir ve eğer …
İki aded ılıcalar dahi vardır. Anların üzerleri açıkdır, ammâ yine havzları aşren fe-aşrendir. Bunlara kefereler girir ve eğer kadîd olmuş at ve katır ve sığırları bu açık germâ suyuyla yaykayup ol kadar lahm u şahmlı hayvânlar olur kim uyuzları gidüp tüğler[i] semmûr gibi berk urup ol devâblar mahbûb ve benî âdem bu germâların suyundan içseler yedi günde cereb ve harâretleri ve behak ve beras marazları gidüp ten-dürüst olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38b ·
metinde göster ·
… -rükn gibi serâmed kulleleri cebehâne-i gûnâ-gûnlar ile memlû kulle-i bâlâların
üzerleri
tahtalı sivri kubâblardır. Cânib-i cenûba meftûh bir kapusu üzre kullede her şe …
Der-nişâne-i evsâf-ı İç [Kal‘a]: Bu Orta kal‘anın şimâlî köşesinde nehr-i Dırava kenârında yine orta kal‘aya muttasıl bir burunda çâr-kûşe bir Şeddâdî tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır, ammâ küçücecikdir. Çâr-kûşesinde çâr-rükn gibi serâmed kulleleri cebehâne-i gûnâ-gûnlar ile memlû kulle-i bâlâların üzerleri tahtalı sivri kubâblardır. Cânib-i cenûba meftûh bir kapusu üzre kullede her şeb mehterhâne-i pâdişâhî tabılları döğülür. Bunda dizdârhânesi ve cebehâneden gayri bir amâr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
… bin aded hatvedir. Ve bu dîvârların altı dâ’iren-mâdâr sokak sokak yollardır ve
üzerleri
dağlar gibi yığılı toprakdır. Anıniçün bu kal‘aya lağım kâr etmedi.
El-hâsıl hemân bir kûh-ı azîmin ortasın delüp ve himmetü'r-ricâl ile oyup bir kal‘a etmişler. Hele makdûr-ı beşer değil bir kal‘adır kim dîvârı üstünden cirmi dâ’iren-mâdâr on bin adımdır, zîrâ dîvâr üzre tabyadan tabyaya eğri büğrü yürünmek ile on bin adımda kal‘ayı dolaşdım, ammâ taşra handak kenârıyla doğru doğruya altı bin aded hatvedir. Ve bu dîvârların altı dâ’iren-mâdâr sokak sokak yollardır ve üzerleri dağlar gibi yığılı toprakdır. Anıniçün bu kal‘aya lağım kâr etmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130b ·
metinde göster ·
… cümle beş gözdür, ammâ pâyeleri beş yerden su içre kârgîr binâ-yı azîmelerdir.
Üzerleri
kalın gemi direkleri üzre haşeb tahta örtülü kavî cisirdir. El-hâsıl hemân bu k …
Sitâyiş-i cisr-i azîm-i memerr-i nâs-ı ünâs: Bu kantara-i kebîr vâsi‘ tavîl püll-i kavî nehr-i Lim üzre (---)(---)(---) hayrâtıdır kim cümle beş gözdür, ammâ pâyeleri beş yerden su içre kârgîr binâ-yı azîmelerdir. Üzerleri kalın gemi direkleri üzre haşeb tahta örtülü kavî cisirdir. El-hâsıl hemân bu kasaba bu cisir hâtırıyçün amâr olmuşdur ve şehr-i Öziçe'den gelen elbette bu cisrden ubûr edüp kasaba-i Roda'ya girir. Bizler dahi eyle etdik, ammâ nehr-i Lim (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 142a ·
metinde göster ·
serâpâ gûnâ-gûn bâğlardır. Aşağıda şehri nehr-i Mileşova'nın iki cânibinde cüml …
Ve bu şehrin cânib-i erba‘ası dağlardır, üzerleri serâpâ gûnâ-gûn bâğlardır. Aşağıda şehri nehr-i Mileşova'nın iki cânibinde cümle on mahalledir, dördü kefereler ve altı mahallesi müslimlerdir ve cümle dörd yüz seksen aded tahta örtülü sâfî bâğ u bâğçeli mükellef vâsi‘ kârgîr binâ hâne-i ra‘nâlardır, ammâ ekserî tahtânî tarz-ı kadîm büyût-ı zîbâlardır. Cümleden Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa sarâyı mükemmeldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 142b ·
metinde göster ·
… vermez kırkar ve ellişer pâre altun gibi mücellâ kırmızı keçeler ile örtülü ve
üzerleri
tahta damlı toplar var kim her biri birer kal‘a değer. Bu topların eşlerini(?) …
Ve bu kal‘anın dörd köşesinde Çâryâr-ı güzîn aşkına dörd aded tabya-i azîmleri var kim kal‘adan taşra birer burun gibi yüzer arşın göl içine çıkmış her biri birer Mardin ve Van kal‘alarına mânend tabyalardır. Ve her birinde her cânibe nâzır ikişer kat suya berâber şayka toplar ve mâ-fevkınde kat-ender-kat balyemez ve küffâra amân u zamân vermez kırkar ve ellişer pâre altun gibi mücellâ kırmızı keçeler ile örtülü ve üzerleri tahta damlı toplar var kim her biri birer kal‘a değer. Bu topların eşlerini(?) Akdeniz'de Rodos kal‘asında görmüşüm ve her topların elzem-i levâzımından olan mühimmât u levâ[z]ımâtları ve gülleleri ve paça[v]ra ve keçeleri ve masdarları ve lunbarların cümle âmâde olduğundan mâ‘adâ cümlesi ağızlı olup fitilleri ve topçuları şeb [ü] rûz her topun yanlarında yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·
… r-i azîmdir, ammâ bu varoşun etrâfı kal‘a değildir. Ancak mahalle kapuları gibi
üzerleri
toplu ve saçma ve kumbaralı metîn kapulardır. Ve her cânibinde mazgal delikleri …
Bir şehr-i azîmdir, ammâ bu varoşun etrâfı kal‘a değildir. Ancak mahalle kapuları gibi üzerleri toplu ve saçma ve kumbaralı metîn kapulardır. Ve her cânibinde mazgal delikleri ve dirsekleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3b ·
metinde göster ·
serâpâ bâğlardır. Ve bu kal‘anın bâğlar tarafından havfi olmak ile ol cânibi gâ …
Ammâ handakı (---) kıble tarafı sâfî dağlardır ve üzerleri serâpâ bâğlardır. Ve bu kal‘anın bâğlar tarafından havfi olmak ile ol cânibi gâyet metîn binâ olunup otuzar ayak kalın dîvârdır ve azîm kesme kaya amîk handakları vardır kim bu tarafdan bu kal‘aya aslâ lağım ve meteris kâr etmez. Ve bu kal‘anın gird-â-gird cirmi (---) adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 32a ·
metinde göster ·
… aroş kapusudur kim bu dahi eğri büğrü kemerler altından ubûr olunur kapulardır.
Üzerleri
dağlar gibi toprak yığılı tabyalardır. Bu mezkûr iki kapu kal‘anın bir köşesine …
Ve cümle üç aded üçer kat cedîd ve metîn ve kavî kapuları var. Evvelâ cenûb tarafına Senmartin kapusu. Ve Ustolni ve Üstürgon kapusu derler, biri biri içre eğri büğrü üç kat sarp kapulardır. Andan girirken handak üzre cisrini adımladım kâmil iki yüz germe adımdır. Andan içeri şehr içre bin adım gidüp cânib-i garba nâzır Varoş kapusudur kim bu dahi eğri büğrü kemerler altından ubûr olunur kapulardır. Üzerleri dağlar gibi toprak yığılı tabyalardır. Bu mezkûr iki kapu kal‘anın bir köşesine vâki‘ olup birisinden girilir ve birisinden çıkılır, gayri yol yokdur, zîrâ bu kal‘a nehr-i Raba ve nehr-i Rabçe içre ada gibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
… eri üzre sekiz pâre şâhâne medfa‘ topları var. Ve kapu üzre iki aded kullelerin
üzerleri
şindire tahtalı kubbe örtülüdür. Ve kal‘a içinde aslâ dizdâr ve kethudâ ve imâm …
Bu kal‘a Tuna'dan gelme bir göl içinde çâr-kûşe serâpâ tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâ olup cânib-i garba mekşûf bir kapusu ve handak aşırı asma makaralı köprüsü başında iki aded Şeddâdî binâ kulle-i azîmleri üzre sekiz pâre şâhâne medfa‘ topları var. Ve kapu üzre iki aded kullelerin üzerleri şindire tahtalı kubbe örtülüdür. Ve kal‘a içinde aslâ dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve mehterbaşı ve topçubaşı hânelerinden gayri evler yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79b ·
metinde göster ·
… bu Or kal‘asının kulleleri beşer konak yerden nümâyândır kim cümle kullelerinin
üzerleri
la‘l-gûn kırmızı kiremit örtülülerdir. Ba‘zı tahta örtülü alçak kulleleri var.
Bu kal‘a-i bâlâyı sene (---) târîhinde Âl-i Cingiziyân'dan Sâhib Geray Hân binâ edüp iki kat Şeddâdî-misâl seng-i tırâş kal‘a-i savaş olup zemînden kaddi kâmil yigirmi üç arşın âlîdir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dîvâr bedenleri üzre kâmil üç bin adım iki kat hisâr-ı üstüvârdır. Ve gird-â-girdi beş köşe olup yigirmi aded çâr-kûşe kulle-i bâlâları var kim Heyhât sahrâsının her ne tarafından gelirken bu Or kal‘asının kulleleri beşer konak yerden nümâyândır kim cümle kullelerinin üzerleri la‘l-gûn kırmızı kiremit örtülülerdir. Ba‘zı tahta örtülü alçak kulleleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108b ·
metinde göster ·
… lup cümle kayaların altları kûh-ı Bî-sütûn gibi boş olup mağâra mağâra inler ve
üzerleri
şâhîn ve zağanos yuvalı kızıl kayalar olup aslâ bir tarafdan düşman enüp çıkmak …
Bi-kavli müverrihân-ı Âl-i Cingiziyân ibtidâ kavm-i Tatar bu Kırım memleketine Ciniviz keferesi elinden mâlik olan sene (---) târîhinde Cuci Hân ve Ertoğmır Hân ile kırk bin Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr kavimleri bu cezîre-i Kırım'a eye çıkup vâdî-i Kırım'ı geşt [ü] güzâr ederek bir mahalde bir cây-ı menâs beğenmeyüp illâ bu Eski Salâcık deresin kendülere münâsib görüp küffâr havfinden bu dere içinde bu Eski Salâcık kal‘asın yasayup ba‘dehu ensesindeki kayalar üzre mezkûr kal‘a-i Gevherkirmân'ı, ya‘nî Çufud kal‘asın Ciniviz elinden feth ederler, ammâ bu Eski Salâcık burnundan hazz edüp şarkdan garb tarafına dörd bin adım enli bir dere içinin iki başlarında ve iki câniblerindeki yalçın kayalar evc-i âsumâna berâber serâmed kayalar olup cümle kayaların altları kûh-ı Bî-sütûn gibi boş olup mağâra mağâra inler ve üzerleri şâhîn ve zağanos yuvalı kızıl kayalar olup aslâ bir tarafdan düşman enüp çıkmak mümkin olmaduğun Cuci Hân ve Ertoğmır Hân bilüp bu dereyi kendülere cây-ı amân bulup bu derenin iki başları daracık olan yerlerine iki başında kayadan kayaya dere ağzına kal‘a dîvârları çekmişler ve birer ağaç kapu yasamışlar. Hâlâ ol kapular durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123b ·
metinde göster ·
… d cirmi kâmil iki bin hatvedir. Ve cümle beş yüz aded kamış ve saz evlerdir kim
üzerleri
yine toprak örtülüdür. Bunda dahi cümle Noğay tâ’ifeleri sâkinlerdir.
Der-manzara-i varoş-ı Şark Karatayakı: Bu varoş kal‘anın şarkîsi tarafında olmak ile Şark Karatayağı, ya‘nî Şark Varoşu derler. Freng hisârının handakından alarka varoşdur. Bunun dahi etrâf-ı erba‘ası handak-ı azîmdir. Ve gird-â-gird cirmi kâmil iki bin hatvedir. Ve cümle beş yüz aded kamış ve saz evlerdir kim üzerleri yine toprak örtülüdür. Bunda dahi cümle Noğay tâ’ifeleri sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185b ·
metinde göster ·
… azîm cisr-i kavîler var. Yedişer göz taş temelli binâ-yı ibret-nümâlardır, ammâ
üzerleri
kalın dıraht-ı müntehâ haşebler döşelidir. Sâhibü'l-hayrâtı Gâzî Hudâvendigâr'd …
Bu şehir içre cereyân eden nehr-i Tunca üzre iki yerde âsâr-ı azîm cisr-i kavîler var. Yedişer göz taş temelli binâ-yı ibret-nümâlardır, ammâ üzerleri kalın dıraht-ı müntehâ haşebler döşelidir. Sâhibü'l-hayrâtı Gâzî Hudâvendigâr'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 202b ·
metinde göster ·
… aslûb olup alâmetdir. Ve bu kapulardan içeri bir vâsi‘ toloz kemer altı yoldur.
Üzerleri
toprak yığılı tabyalardır.
Ve cümle yigirmi adım enli dîvâr ve ancak cânib-i şarka nâzır bir kapusu var. İki kat metîn hadîd kapulardır. Taşra kapu üzre bir azîm balık kemiği maslûb olup alâmetdir. Ve bu kapulardan içeri bir vâsi‘ toloz kemer altı yoldur. Üzerleri toprak yığılı tabyalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 286b ·
metinde göster ·
… pâ kârgîr binâlı kemer ve toloz kubâblı tâk-ender-tâk hânedân-ı pâk odalar olup
üzerleri
serâpâ horasânî ve kireç sıvalı olup âb-ı rahmet suları cümle sarnıçlara gidüp …
Ve bu mahaldeki yeniçeri odaları küffâr zamânı soltat mortat odaları imiş. Hâlâ yeniçeri odalarıdır. Cümle tahtânî ve fevkânî iki kat kârgîr binâlı hâne-i zîbâları yüz aded hücreleri serâpâ kârgîr binâlı kemer ve toloz kubâblı tâk-ender-tâk hânedân-ı pâk odalar olup üzerleri serâpâ horasânî ve kireç sıvalı olup âb-ı rahmet suları cümle sarnıçlara gidüp cemî‘i odaların önlerinde sokağa nâzır dehlîzleri sâfî demir parmaklıklar inşâ olunup bu odaların iki başlarında azîm kârgîr binâ taş nerdübânlar ile çıkılır musanna‘ taş nerdübânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316b ·
metinde göster ·
… a olan dükkânları tertîb üzre binâ olunmuş ma‘mûr u müzeyyen ve pâk ü pâkîze ve
üzerleri
örtülü sâyedâr çârsû-yı bâzâr-ı hüsndür. Cümleden sarrâchânesi ve gazzâzhânesi …
Der-şerh-i çârsû-yı bezzâzistân: Cümle tokuz yüz aded sûk-ı sultânî dekâkînleridir. Gerçi bir şâhrâh üzre değildir ammâ her tarîk-i âmmda olan dükkânları tertîb üzre binâ olunmuş ma‘mûr u müzeyyen ve pâk ü pâkîze ve üzerleri örtülü sâyedâr çârsû-yı bâzâr-ı hüsndür. Cümleden sarrâchânesi ve gazzâzhânesi ve zergerân çârsûsu şîrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 365b ·
metinde göster ·
… câmi‘i derler. Kârgîr ve metîn binâlardır, binâ olmağile bir câmi‘i mücellâdır
üzerleri
kiremit örtülüdür. Ve nerdübân ile urûc olunur fevkânî ve haremsiz bir câmi‘-i …
Ve Germiyanoğlu [[(---)(---)(---)(---)(---)(---)]] câmi‘i ve İshâk Fakîh câmi‘i: Tabakalar içinde olmağile Tabakhâne câmi‘i derler. Kârgîr ve metîn binâlardır, binâ olmağile bir câmi‘i mücellâdır üzerleri kiremit örtülüdür. Ve nerdübân ile urûc olunur fevkânî ve haremsiz bir câmi‘-i şerîfdir, ammâ cemâ‘ati çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y11a ·
metinde göster ·
… girmi atlı üzerimize at bırağıyup gelirler. Biz dahi âmâde olduk. Ammâ bunların
üzerleri
kızıl kan u revân, kiminin eli kolu yaralı, atları durmuş kaçarak yanımıza gelü …
Bism-i İlâh ile Alman-ı bî-amân boğazından içeri cümle pür-silâh refîklerimiz ile girüp nîm sâ‘at gitdikde anı gördük: Bize karşu yigirmi atlı üzerimize at bırağıyup gelirler. Biz dahi âmâde olduk. Ammâ bunların üzerleri kızıl kan u revân, kiminin eli kolu yaralı, atları durmuş kaçarak yanımıza gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y66a ·
metinde göster ·
… r top menzili ba‘îd bir taşlıklı bayır üzre bin hâneli sâfî kârgîr binâ evli ve
üzerleri
toprak örtülü bâğlı ve bâğçeli ve limon ve turunc ve nâr ve incîrli şehirdir.
Ve şehri, Milâs sahrâsının garb cânibinde Sudre dağından bir top menzili ba‘îd bir taşlıklı bayır üzre bin hâneli sâfî kârgîr binâ evli ve üzerleri toprak örtülü bâğlı ve bâğçeli ve limon ve turunc ve nâr ve incîrli şehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101b ·
metinde göster ·
… vâsi‘ bir şehr-i azîmdir. Cümle iki bin ma‘mûr [u] âbâdân kârgîr taş binâlı ve
üzerleri
kireç örtülü bâğ-ı İrem-misâl evlerdir. Ve cümlesi on sekiz kefere mahallesi ve …
Evsâf-ı ikinci taşra varoş-ı azîm: Ve bu tavsîf olunan rabâtlı varoşun taşrasında cenûbu ve garbında bir varoş-ı azîm dahi vardır. Ammâ kal‘ası yokdur. Hemân bir sevâd-ı mu‘azzam bâğ u bâğçeli vâsi‘ bir şehr-i azîmdir. Cümle iki bin ma‘mûr [u] âbâdân kârgîr taş binâlı ve üzerleri kireç örtülü bâğ-ı İrem-misâl evlerdir. Ve cümlesi on sekiz kefere mahallesi ve yedi Müselmân mahallesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y106b ·
metinde göster ·
sürh-reng musanna‘ kiremitlidir. Ve üstâd bennâ eyle hemvâr kiremit örtmüşdür k …
Ve bu haremin cânib-i selâsında yan soffaları üzre mermer-i hâm ve siyâh ruhâm ve sommâkî ve zenbûrî ve seng-i yerekân cümle yigirmi üç sütûn-ı mevzûnlar üzre yigirmi kubbe tâs-ı sernigûn ve kâse-i nîlgûn misâldir, ammâ üzerleri sürh-reng musanna‘ kiremitlidir. Ve üstâd bennâ eyle hemvâr kiremit örtmüşdür kim biri birinden muhâlif değildir. Ve yine bu kubbecikler üzre ale't-tertîb alemler zer tâclı gulâmlar gibi dizilmişdir. Ve bu soffalar dâ’imâ gûnâ-gûn hâlîçe-i ibret-nümûn ile döşenmişdir. Ve cemâ‘at-i kesîreden bir ân hâlî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155a ·
metinde göster ·
… i yüz ayakdır. Ve cânib-i erba‘asında yan soffalarında cümle (---) sütûndur. Ve
üzerleri
toloz kubbelerdir. Ve bu âsâr serâpâ kireç sıvalıdır, kurşumlu değildir.
Ve bu câmi‘in mihrâbının sol Y 171b tarafında dîvâr dibinde Hazret-i Zekeriyyâ aleyhi's-selâm medfûndur. Cânib-i erba‘ası münakkaş atlas ve ahdar ile mestûrdur. Azîm ziyâretgâhdır. Ve harem-i şerîfi beyâz mermer-i hâm-ı ruhâm ile döşenmiş bir mücellâ sahrâdır. Tûlen ve arzan iki yüz ayakdır. Ve cânib-i erba‘asında yan soffalarında cümle (---) sütûndur. Ve üzerleri toloz kubbelerdir. Ve bu âsâr serâpâ kireç sıvalıdır, kurşumlu değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y171a–Y171b ·
metinde göster ·
… errücgâh yerdir ve iskele başıdır. Ve bu mahalde kırk elli mahzenler vardır. Ve
üzerleri
bâzergân odalarıdır. Niçe kerre yüz bin guruşa mâlik Mısır ve Frengistân bâzerg …
Ve kal‘a içinde yedi havlısız hurde evler vardır. Ve bir mescidi var. Ve mezkûr cisir başında bir kasr-ı latîf gümrük emînleri sâkin olacak bir teferrücgâh yerdir ve iskele başıdır. Ve bu mahalde kırk elli mahzenler vardır. Ve üzerleri bâzergân odalarıdır. Niçe kerre yüz bin guruşa mâlik Mısır ve Frengistân bâzergânları sâkindir ve metâ‘ları mahzenlerinde mâl-â-mâldir. Ve bu mahalde aslâ müte’ehhil kimesne olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y177b ·
metinde göster ·
… ir varoşdur. Cümle üç yüz kârgîr ve metîn binâ evlerdir. Aslâ ağaç binâ yokdur,
üzerleri
serâpâ kireç sıvalı evlerdir.
Ve bu kal‘anın cenûbî tarafında leb-i deryâya dek bir varoşdur. Cümle üç yüz kârgîr ve metîn binâ evlerdir. Aslâ ağaç binâ yokdur, üzerleri serâpâ kireç sıvalı evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y179b ·
metinde göster ·
… âne ve imâretlerin el-hâsıl cümle binâlarının aslâ ağaç binâsı yokdur. Ve cümle
üzerleri
beyâz kireç sıvalıdır. Beş sâ‘at yerden dürr-i beyz-âsâ pür-nûr nümâyândır.
Ve bu hâna muttasıl bir imâret-i sultânîsi var. Cemî‘i müsâfirîne ni‘meti mebzûldür. Ve bu âsitâne ve imâretlerin el-hâsıl cümle binâlarının aslâ ağaç binâsı yokdur. Ve cümle üzerleri beyâz kireç sıvalıdır. Beş sâ‘at yerden dürr-i beyz-âsâ pür-nûr nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y181a ·
metinde göster ·
Ve cümle kırk kahvehâne ve bin yüz elli dükkân-ı âbâdândır. Ekseriyyâ ecnâs-ı mahlûkât ile izdihâm olan sûk-ı tavîldir. Ammâ bezzâzistânı yokdur, lâkin rûy-ı arzda cemî‘i mevcûdât ki vardır bunun hânlarında ve bâzârında mevcûddur. Ve haftada bir kerre bir azîm bâzâr olup kırk elli bin âdem cem‘ olur. Buğday bâzârı ve semek bâzârı ve at bâzârı ve koyun bâzârı ve sığır bâzârı ve meyve bâzârı başka yerlerde bâzârdır. Ammâ avret bâzârı Nîl kenârında olur, bâzârın tamâm edenler fi'l-hâl anda Nîl'e girirler, garîb ü acîb bâzârdır. Y 354a Bu bâzâr yolları nâ-pâkdir, ammâ gayrı bâzâr yolları pâk şâhrâh-ı müstakîmdir. Ve cümle çârsûlarının üzerleri hûrmâ ağacları kirişleriyle örtülü tavandır, şiddet-i hârda gâyet latîf yerlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y353b–Y354a ·
metinde göster ·
Ve cümle bin dükkândır. Serâpâ üzerleri örtülü koyahdır kim Acem diyârına mahsûsdur. Bezâsteni olmamağile cümle nâdirât hânlarda mevcûddur. Y 367b Ve gılâl bâzârı ve koyun bâzârı ve on iki bâzâr meydânlarından gayrı avret bâzârı mahalli şehrin hâricinde bir kesîf kirli bulaşık dolaşık sokaklı bâzârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y367a–Y367b ·
metinde göster ·