Melek Ahmed Paşa efendimiz Rus şaykaları tahtalarıyla örtüp müzeyyen kulle-i az …
Ve cümle kulleleri ve burc [u] bârûlarının üzerlerin Melek Ahmed Paşa efendimiz Rus şaykaları tahtalarıyla örtüp müzeyyen kulle-i azîmlerdir kim bu kullelerin önünden Özü nehriyle Urus şaykaları geçmemek içün kırk aded demir kapaklı top kapuları içre kırk yedi aded balyemez ve şayka ve kolumburuna ve pıranka toplar[ı] var kim nehr-i Özü üzre değil Karadeniz'de on beş mîl ve Heyhat çölünde beş sâ‘at yerde kuş kondurmayup kuş uçurmaz. Ve bu kal‘anın dahi ağaları ve kulları öbür kal‘alardan 55b ziyâde (ve) hâzır-başlardır ve iki kapusu var. Biri cânib-i şimâle mekşûf ve biri taraf-ı kıbleye nâzır olup kapu üzre bir alçak tula ninâreli Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in müfîd ü muhtasar bir câmi‘-i fevkânîsi vardır ve otuz aded hurde dükkânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55a–55b ·
metinde göster ·
haçlı peykerler ile zeyn edüp niçe bin küffârların kal‘a dîvârları üzre pür-sil …
Hattâ bu kal‘anın cânib-i erba‘ası derin olmak var, zîrâ her gün bu kal‘anın etrâfında kadırgalar kürek çekerek gidüp gelmede idiler ve kara cânibinde şark tarafına ancak bir kapusu âşikâre idi. Anın dahi önüne ağaç cisirleri siper etmiş ve bu kal‘anın kara câniblerinde sekiz aded tabyaları var kim her birinin üstünde yetmişer seksener mikdârı balyemez toplar nümâyân idi. Ve deryâya berâber içine âdem sığar şayka topları kirpi tüğü gibi dizilmiş ejder-i heft-ser gibi dururlardı. Ve bu kal‘a altına vardığımızda cemî‘i deryâ-misâl asker-i İslâma tafra satmak içün kal‘anın cümle tabyaları ve dîvârları üzerlerin haçlı peykerler ile zeyn edüp niçe bin küffârların kal‘a dîvârları üzre pür-silâh zeyn edüp bî-bâk ü bî-pervâ asker-i İslâm'ın hayme [vü] hargâhların seyr [ü] temâşâ edüp derûn-ı hisârdan bir küçük şâhî topu atup "Safâ geldiniz" dedi. Gûyâ hulâsa-i kelâm bu serhadlerde değil, belki Rûm ve Arab u Acem ve İsfaç ve Çeh ü Leh ve Filimenk diyârlarında böyle bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kâfir kal‘ası yokdur, bi-hakk-ı Seyyidi'l-mürselîn Cenâb-ı Kibriyâ dest-i İslâma müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 140b ·
metinde göster ·
… Mahmûd Ağa dutup cümle kurşumları anlar alup tahta kurşumlar döküp câmi‘lerinin
üzerlerin
cümle rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile setr edüp kurşum bahâya çıkup cemî‘i guzât dere …
Ammâ ba‘dehu bu kurşum şikârın Yeniçeri Ağası Abdî Paşa ve İbrâhîm Kethudâ Paşa ve Sadrıa‘zam Kethudâsı Mahmûd Ağa dutup cümle kurşumları anlar alup tahta kurşumlar döküp câmi‘lerinin üzerlerin cümle rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile setr edüp kurşum bahâya çıkup cemî‘i guzât dere ve depelerde ve handaklarda kurşun aramağa başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307a ·
metinde göster ·
… rdir, zîrâ leyle-i mübârekelerde mü’ezzinân elinden minâreler alınmaz. Anıniçün
üzerlerin
maksûre-vâr örterler. Ve bu minârenin altındaki harem kapusu üzre târîhi budur:
Ve bu câmi‘in solunda câmi‘e muttasıl bir sivri kurşum örtülü kubbe-i âlî içre sâhibü'l-hayrât Ramazânoğlu medfûndur. Ve bu türbeye muttasıl câmi‘ hareminin sol kapusu üzre vâki‘ olmuş bir minâre-i mevzûnu var, eflâke ser çekmişdir. Bir şeşhâne minâre-i musanna‘dır. Ve şerîfeleri Arabistân tarzı kasr-misâl örtülü minârelerdir, zîrâ leyle-i mübârekelerde mü’ezzinân elinden minâreler alınmaz. Anıniçün üzerlerin maksûre-vâr örterler. Ve bu minârenin altındaki harem kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155a ·
metinde göster ·
… rler. Hâlâ bu yekpâre pûlâd-ı Nahcivânî içre Hazret-i Habîb-i Hudâ âsûdedirler.
Üzerlerin
dahi pâre pâre kilim cirminde tuçlar ile pûşîde edüp dahi üstüne kurşum akıtdı.
Ba‘dehu cemî‘i üstâdlar cem‘ olup ibtidâ su içre rıhtım ıskaralar edüp Horasân kireç ile mebnî bir havz-ı azîm etdiler. Ba‘dehu ol havz içre niçe bin kantâr nühâs ve kalay ve rusâsı âteş-i azîm ile kal edüp bu havz içre tucu akıdup cümle rûy-i arza çıkınca ol havuz, yekpâre tuc ile leb-ber-leb olup Hazret-i Risâlet-penâh refîkleri ile gûyâ bir tuc kal‘a içinde kaldı. Anıniçün hâlâ Urbân-ı fassâh mâbeyninde Hazret-i Risâlet'e yâ sâhibe'n-nühâs ve ba‘zılar yâ molla'n-nühâs derler. Hâlâ bu yekpâre pûlâd-ı Nahcivânî içre Hazret-i Habîb-i Hudâ âsûdedirler. Üzerlerin dahi pâre pâre kilim cirminde tuçlar ile pûşîde edüp dahi üstüne kurşum akıtdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y286a ·
metinde göster ·
… lûmlarının kitâbların koyup tılısmâtlar ile müvekkiller nasb edüp heremeynlerin
üzerlerin
dibâçe ile pûşîde kılup kenz etdi. Ve sâhil-i Nîl'de bir şehr-i mu‘azzam binâ e …
Ve itmâmından sonra bu üç ehrâmları mâl-ı hazâyin ile pür edüp âlât-ı silâh ve Hazret-i İdrîs'in cemî‘-i ulûmlarının kitâbların koyup tılısmâtlar ile müvekkiller nasb edüp heremeynlerin üzerlerin dibâçe ile pûşîde kılup kenz etdi. Ve sâhil-i Nîl'de bir şehr-i mu‘azzam binâ edüp heremeynlerin muhâfızları ol şehirde sâkin olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y232a ·
metinde göster ·