… şehir İslâmbol'a muttasıldır. Lâkin başka hükûmetdir. İbtidâ kânûn-ı Ebü'l-feth
üzre beş
yüz akçe mevleviyyetdir ve yedi yüz pâre kurâya hükmü nâfizdir ve yigirmi altı …
Evvelâ şehr-i Eyyûb, İslâmbol'un cânib-i garbında deryâdan tokuz mîl ba‘îd karadan iki sâ‘at dûr bir şehr-i İremdir. Ammâ yine mâbeyninde aslâ arz-ı hâliye yokdur. Serâpâ ma‘mûr [u] âbâdân vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân, sultân yalılarıdır kim bu şehir İslâmbol'a muttasıldır. Lâkin başka hükûmetdir. İbtidâ kânûn-ı Ebü'l-feth üzre beş yüz akçe mevleviyyetdir ve yedi yüz pâre kurâya hükmü nâfizdir ve yigirmi altı nevâhî nâ’ibi vardır. Ber-vech-i adâlet senevî on bin guruş hâsıl olur. Başka subaşısı ve mütevellîsi hükûmet {eder}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
yüz akçe mevleviyyetdir, neferât üç yüzdür. İbtidâ Hazret-i Risâlet-penâh'ın za …
Ordu monlâsı: Kânûn üzre beş yüz akçe mevleviyyetdir, neferât üç yüzdür. İbtidâ Hazret-i Risâlet-penâh'ın zamân-ı sa‘âdetlerinde kadı olan Abdullâh et-Tahrî'dir. Hazret-i Alî huzûrunda Selmân Pâris belin bağlayup icâzet verdi. Hazret-i Resûl'ün emîni idi. Gazâ mâlının öşrün zabt edüp kadılık ederdi. Ve Hazret-i Alî'nin şâkirdi idi. Şerî‘at kadılarının silsilesi ana çıkar. Sonra sene (---) târîhinde imâm-ı A‘zam zuhûr edüp sâhib-i mezheb olup hâlâ kadılar ana isnâd edüp pîrimizdir derler, hâşâ. (---) asrında imâm-ı A‘zam'a kazâ teklîf edüp kabûl etmediğiyçün hapisde merhûm olup kazâ-yı âsumânı kabûl etmedi. Rahmetullâhi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155b ·
metinde göster ·
… âlbaşı cümle güzîde askerleriyle pür-silâh olup mün‘im bakkâllar küheylân atlar
üzre beşer
onar bal ve yağ ile perveriş olmuş lahm u şahm sâhibleri pençe-i âfitâb gulâmla …
Ba‘dehu bakkâlbaşı cümle güzîde askerleriyle pür-silâh olup mün‘im bakkâllar küheylân atlar üzre beşer onar bal ve yağ ile perveriş olmuş lahm u şahm sâhibleri pençe-i âfitâb gulâmları kafâdâr olup pür-silâh ubûr edüp ardları sıra sekizer kat mehterhâne çalarak ubûr ederler güzîde askerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… brâhîm Hân'ın sadrıa‘zamı olup bu âsitâne-i Şîs Nebî'yi imâr edüp kabr-i tavîli
üzre beşyüz
zirâ‘ yeşil çuka setr etmişdi. Hakîr ziyâret etdikde ol mestûr çuka hâzır idi. …
Diğer menâkıb-ı Hazret-i Şîs: Sene (---) târîhinde Sultân Süleymân asrında Dervîş Paşa vâlî-i Şâm iken sahrâ-yı Bukâ‘'da bir bârân-ı rahmet nâzil olur kim yedi gün yedi gice niçe büleydeler ve niçe dağlarda kayalar pâre pâre olup seyl-i matar deryâ gibi tenevvüc edüp bu Hazret-i Şîs'in kabr-i şerîfinin bir cânibin seyl-i âb münhedim edüp cesed-i Hazret-i Şîs'in sağ cânibinde mübârek dest-i şerîfleri ve uylukları keşf olup ter ü tâze altı bin yedi yüz elli seneden berü zâhir olunca Şâm Vâlîsi Dervîş Paşa'ya ılgâr ile haber edüp bir günde anlar dahi gelüp niçe yüz bin âdem na‘ş-ı Resûl Şîs'i görüp İslâm îmân [u] i’tikâdları dahi ziyâde olup niçe bin münkirîn tecdîd-i îmân ederler. Ba‘dehû Dervîş Paşa cümle 37b a‘yân [u] kibârı cem‘ edüp Hazret-i Şîs'in sağ cânibi vücûd-ı şerîfin tevhîd [ü] tezkîr ile gülâb ve müşk-i anber-i hâm râyihalarıyla gasl edüp bu mahalle defn ederler. Ba‘dehû ol seyl harâb etdüğü mahalle bir rasîf-i kavî inşâ edüp âsitânesin imâr eder. Bu ahvâl karîbü'l-ahd olmağıla mahkeme-i Bukâ‘'da ve Zeydâniyye ve Ba‘albek sicillâtlarında mastûrdur. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Cüvânapucubaşı Şâm vâlîsiyken Sultân İbrâhîm Hân'ın sadrıa‘zamı olup bu âsitâne-i Şîs Nebî'yi imâr edüp kabr-i tavîli üzre beşyüz zirâ‘ yeşil çuka setr etmişdi. Hakîr ziyâret etdikde ol mestûr çuka hâzır idi. Hakîr bu kabr-i münevver üzre cümle gubârı süyürüp hizmet-i Resûl'de bulunup hasbeten lillah bir hatm-i şerîfe şürû‘ edüp ba‘dehû ziyâret-i vedâ‘ ile yine atlarımıza süvâr olup vakt-i gurûbda Kerk-i Nûh kal‘ası dibinde ordu-yı İslâm'a gelüp vâsıl olduk. Ertesi gün kûs-ı rıhletler çalınup deryâ-misâl asker ile cânib-i garba Bukâ‘ sahrâsı içre (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 37a–37b ·
metinde göster ·
… emîn mülâyim oldukdan sonra lahdi güç ile Ferhâdî külünkler ile kazup bu minvâl
üzre beş
altı sâ‘atde bir mezâr gücile kazılır ve ba‘dehû meyyiti tâbutiyle getirüp defn …
Mu‘âraza-i hakîr, eyitdim: "Bre cânım, bir âdem Erzurûm'un şiddet-i şitâsında merhûm olsa ibtîdâ ol merhûmu defn edecekleri yire onbeş yigirmi yük odun yığup âteş-i Nemrûdlar yakup rûy-ı zemîn mülâyim oldukdan sonra lahdi güç ile Ferhâdî külünkler ile kazup bu minvâl üzre beş altı sâ‘atde bir mezâr gücile kazılır ve ba‘dehû meyyiti tâbutiyle getirüp defn ederken lahde lütfile korlar kim meyyitin aslâ bir uzvu hareket etmeye. Zîrâ meyyitin bir a‘zâsı hareket ederse pâre pâre olur. Zîrâ cümle vücûdu buz olup donmuşdur. Ol ecilden meyyiti belinden ve boynundan ve uyluklarından ve kollarından pâre pâre olmasın deyü pek sarup vârisleri mürde-şûylara ve kabr-kenlere mâllar verüp bir hoşça defn edin, deyü ricâ ederler. Böyle şiddet-i kavî olunca hançer ile zemîni kazup kemer ile altunu yire gömmek niçe olur ve buludu nişân etmeğile niçe mâl bulınur. Âdetullah bunun üstüne eyle cârîdir kim cemî‘i kevâkibler ve seb‘a-i seyyâreler ve şems ü kemer ve bulutlar deverân u seyerân etmek üzre halk olunmuşdur. On ay bulut niçe bir yerde ber-karâr olur. Bir ân durmaz, gâ’ib olur" dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 52b ·
metinde göster ·
… tında iki pâre sığır kemikleri koyup elindeki asâsıyla billûr-misâl mücellâ buz
üzre beş
altı konak yeri buz üzre kayarak bir günde varır.
San‘at-ı âhar: Ba‘zı âdem arkasında yüküyle ayağı altında iki pâre sığır kemikleri koyup elindeki asâsıyla billûr-misâl mücellâ buz üzre beş altı konak yeri buz üzre kayarak bir günde varır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119a ·
metinde göster ·
… kademdir. Ve arzen iki yüz elli ayakdır. Ve cümle amelî (---) aded amûd-ı sitte
üzre beş
aded kubbe-i nîl-gûn-ı ibret-nümûnlardır kim her biri kubbe-i eflâkden nişân ve …
Bu kıble kapusundan tâ mihrâba varınca derûn-ı câmi‘ tûlen yüz kademdir. Ve arzen iki yüz elli ayakdır. Ve cümle amelî (---) aded amûd-ı sitte üzre beş aded kubbe-i nîl-gûn-ı ibret-nümûnlardır kim her biri kubbe-i eflâkden nişân verir. Bu beş aded kubbe-i acîbe ve garîbenin derûnuna üstâd-ı nakkaş niçe bin elvân la‘lî ve siylû ve lacüverd ve semâyî ve sebz-gûn ve asfer-gûn boyalar ile eyle nakş-ı bukalemûn-ı ibret-nümûn etmiş kim im‘ân-nazar ile temâşâ eder ma‘ârif-şinâs engüşt-ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân dem-beste ve ser-gerdân olur. Gûyâ bu beş aded kubbe-i azîmlerin nakşını Nakkâş-ı ezel yed-i kudret ile resm etmişdir. Behzâd ve Mânî bir ser-i mû kilk-i cevâhir-i nisârın çekmede âcizlerdir. Erbâb-ı ma‘ârife nihân u pinhân değildir. Ve bu genc-i kubbe içre olan nakş-ı ibret-nümâlar bir kubbede olan boyalar ve bir kubbede olan keyfiyyet-i tarh-ı mersûmlar bir kubbe-i nîl-gûnda yokdur. Ve bu kıbâb-ı ibret-nümâlar pes-pâye olmağıla gâyetü'l-gâye {latîf} seyr olunur. Ve mihrâb [u] minberinde envâ‘-ı gûn fusûs-ı mukavvim mahkûk gûnâ-gûn-ı ibret-nümûn ruhâm-ı ma‘kûk-ı ile ma‘kûd kılınmışdır. Ve mehâfil-i mü’ezzinân-ı eczâhân kürsîleri köşe be-köşe umk-ı mencûklar ile ve beyâz ve siyâh, ahmer-gûn ve gayri gûnâ-gûn ahcâr-ı zî-kıymetler ile ârâste ve seng-i aynu'l-hûr ve aynu'l-hirre mânendi hurda taşlar ile münakkaş-ı pîrâste olmuş makâm-ı meşâyihân-ı hümâm kürsîleridir. Ve bu câmi‘in sol tarafında olan kürsî üzre bir kelâm-ı kadîm vardır. Zamânemiz hattâtları ol gûne kalem-i kelâm-ı kudreti yazmağa iktidârları 152b yokdur. Ve eyle kelâmullah-ı kebîrdir kim bu kürsî ancak anın içün binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152a–152b ·
metinde göster ·
Bu bâlâda tahrîr olunan hizmet-i pâdişâhîleri fermân-ı hümâyûn üzre beş ayda tahsîl edüp Tershâne-i âmireye teslîm etdiğimiz mukâbelesinde dîvân-ı pâdişâhîde Melek Ahmed Paşa efendimiz huzûrunda hil‘at-ı pâdişâhî ile behremend olup elimize Defterdâr Moralı Mustafâ Paşa ve tershâne emîninden temessükâtlar ve huccet-i şer‘iyyeler alup yine efendimiz Melek Ahmed Paşa hizmetinde âsûde-hâl idik. Meğer İpşir Paşa Haleb'den gelmeyüp İslâmbol içer bir hay huy güft-gû olup cümle halk İpşir'in gelmesinde şekk [ü] şübhede idiler. Ve ser-i kârda olan kimesneler havflerinden İpşir İslâmbol'a gelmeyüp Celâlî olmasına ve Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa gibi Üsküdar'da İpşir bozulup bir cânibe firâr etmesin isterlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 177a ·
metinde göster ·
… takaddüm eder. Ve her beğlerbeğinin hâsları ne mikdâr ise kânûn-ı Süleymân Hân
üzre beş
bin akçede bir cebelü askeriyle sefer eşerler. Ardı sıra mehterhânesi ve bayrak …
Der-beyân-ı hâkimân-ı Şehrezûr: Kânûnnâme-i Süleymân Hân tahrîri üzre hîn-ı fetihde eyâlet olup ülke-i azîm olmuşdur. Ve dahi istimâletler verilüp niçe kerre üç tuğlu vüzerâlara sadaka olunmuşdur. Ve eyâletinde olan Ekrâd ümerâlarına ikişer tuğlu mîr-i mîrânlık pâyesi verilmişdir. Ve emr-i şerîflerinde mîr-i mîrân elkâbları yazılmışdır. Ammâ vâlî-i Şehrezûl intihâ-i serhadd-i Irâk'da olup Bağdâd ile hudûddaş olmak ile vâlî-i Şehrezûr'un hükmü tâ Bağdâd kapularına varınca {sözü} nâfizdir. Tâ bu mertebe hükmü cârîdir. Vâlî-i Şehrezûr'un kânûn üzre hâss-ı hümâyûnu on bir kerre yüz bin akçedir. Kânûn-ı mîr-i mîrân böyledir kim her kankı memleket evvel feth oldu ise ol beğlerbeği sâ’ir mîr-i mîrân üzre takaddüm eder. Ve her beğlerbeğinin hâsları ne mikdâr ise kânûn-ı Süleymân Hân üzre beş bin akçede bir cebelü askeriyle sefer eşerler. Ardı sıra mehterhânesi ve bayrakları ve iç ağaları ve yanında mataracıları ve önü sıra şâtırları ve peykleri ve tuğları ve vâcibü'r-ri‘âyâ ve müteferrikagân ve deli gönüllüleri ve Tatar askerin çeküp me’mûr olduğu sefere gider. Ammâ Şehrezûl vâlîsi Bağdâd vâlîsi üzre takaddüm eder. Zîrâ sene 941 târîhinde Süleymân Hân eyâlet-i Şehrezûr'u feth edüp andan Bağdâd feth olmuş, ulu hükûmetdir. Üç bin güzîde asker ile beher sene ber-vech-i adâlet yüz kise tahsîl ide. (---)(---)(---)(---)(---)372b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 372a–372b ·
metinde göster ·
… elî mezhebi müftîleri vardır ve cümle şürefâya hâkim nakîbü'l-eşrâfdır ve kânûn
üzre beş
yüz akçe mevleviyyetdir. Taht-ı kazâsında üç yüz kırk pâre kurâdan müvellâya be …
Ve şehr-i Musul'un hâkim-i şer‘lerin beyân eder: Evvelâ mezheb-i Hanefî'de şeyhülislâmı ve ana tâbi‘ Şâfi‘î ve Mâlikî ve Hanbelî mezhebi müftîleri vardır ve cümle şürefâya hâkim nakîbü'l-eşrâfdır ve kânûn üzre beş yüz akçe mevleviyyetdir. Taht-ı kazâsında üç yüz kırk pâre kurâdan müvellâya beher sene ber-vech-i adâlet dokuz bin guruş olur. Ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları ve şehir subaşısı ve gümrük emîni ve bâcdârı ve kal‘a mi‘mârbaşısı ve harâc ağası ve şâhbenderi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 401b ·
metinde göster ·
… up iki yüz kîse mâla kirâ bârgîrleri de âmâde olup bizim paşa bu mâl-ı pâdişâhî
üzre beş
bayrak sarıca ve yigirmi aded iç mehterleri hıfz [u] hırâsetiçün ta‘yîn eyledi …
Bu mahalde Erzurûm Vâlîsi Zurnazan Paşa hayme vü hargâhıyla ol şiddet-i şitâda meks edüp bizim paşaya bir âlî ziyâfet edüp paşaya bir semmûr kürk ve bir murassa‘ eğerli at ve bir oba hayme ve yigirmi kîse harc-ı râh ve beş katar ester ve beş katar şütür ve on aded güzîde Gürcî gulâmı hedâyâ verüp Melek Paşa memnûn oldu. Ve âkıl Gümrük Emîni Mahmûd Ağa deyni olan iki yüz kîse mâl-ı mîrîyi iki vezîr-i pâdişâhî huzûrunda Hüseyin Ağa'ya teslîm edüp ve huzûr-ı şer‘de hüccet-i şer‘iyye ve temessükler alup borcdan halâs olup iki yüz kîse mâla kirâ bârgîrleri de âmâde olup bizim paşa bu mâl-ı pâdişâhî üzre beş bayrak sarıca ve yigirmi aded iç mehterleri hıfz [u] hırâsetiçün ta‘yîn eyledi ve vezîr-i dilîr birbirleriyle musâhebet eyledi. Esnâ-yı kelâmda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 18b ·
metinde göster ·
… ta'daki tabura buz üzre varup gelirlerdi. Bu kerre Tatar şehri âteşe urunca buz
üzre beş
bin mikdârı kâfir cân havliyle varınca hemân buz obrulup gözümüz önünde bu kada …
Mukaddemâ niçe bin küffâr ol buhayre buzu üzre şehr-i Yaş'a ve Yaş'dan Galata'daki tabura buz üzre varup gelirlerdi. Bu kerre Tatar şehri âteşe urunca buz üzre beş bin mikdârı kâfir cân havliyle varınca hemân buz obrulup gözümüz önünde bu kadar bin küffâr-ı hâksâr atları ve donlarıyla buz altına geçüp cümle gark olduğun küffârlar görünce hemân şehirden ve Galata taburuna giremeyenler ol şiddet-i şitâda dağlara düşüp firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 102a ·
metinde göster ·
… elerinde cümle yüz on altı kullelerdir ve cümle dokuz kat bölme hisâr dîvârları
üzre beş
bin altmış aded dendân-ı bedendir, ammâ
Ve eşkâl-i cirm-i kal‘a: Cümle dokuz kat bölmesi şekl-i muhammes binâ olunup dâ’iren-mâdâr cümlesi beş bin yüz adımdır ve dokuz kat kal‘a dîvârlarının köşelerinde cümle yüz on altı kullelerdir ve cümle dokuz kat bölme hisâr dîvârları üzre beş bin altmış aded dendân-ı bedendir, ammâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a ·
metinde göster ·
… ı ve yüzbaşısı vardır ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı vardır. Kanûn-ı pâdişâhî
üzre beş
yüz akçe mevleviyyetden bir akçe eksik mevleviyyetdir, zîrâ mansıb-ı âlîdir. Cü …
Paşasının taraf-ı pâdişâhîden kanûn üzre hâssı 240.000 akçedir. Livâsında ze‘âmet 15 169b ve tîmârı 255'dir. Bu tâ’ifenin üç bin akçede bir cebelüleriyle ve paşaları askeriyle cümle beş bin asker olur. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı vardır. Kanûn-ı pâdişâhî üzre beş yüz akçe mevleviyyetden bir akçe eksik mevleviyyetdir, zîrâ mansıb-ı âlîdir. Cümle nevâhî ve kurâları üç yüz altmış aded ma‘mûr ve musanna‘ kurâlardan mollasına adâlet üzre yigirmi kîse-i Rûmî olur ve taht-ı hükûmeti cümle kırk altı pâre kazâ yerdir. İnşâ’allâh cümle kazâları da mahalleriyle tahrîr ederiz ve şehir içre iki yerde mahkemesi vardır. Büyük mahkeme ile üç aded mahkemedir ve ayak nâ’ibiyle beş aded niyâbetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 169a–169b ·
metinde göster ·
aded gözlü cisr-i musanna‘ ve kal‘a altında 38a cereyân eden nehr-i Biregalit …
Evsâf-ı ibret-nümâ-yı âbâdân: Kârbânsarây-ı Emîr Sultân kurbunda nehr-i Biregalitçe üzre beş aded gözlü cisr-i musanna‘ ve kal‘a altında 38a cereyân eden nehr-i Biregalitçe üzre beş göz ağaç cisr vâcibü'l-iberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b–38a ·
metinde göster ·
… ed gözlü cisr-i musanna‘ ve kal‘a altında 38a cereyân eden nehr-i Biregalitçe
üzre beş
göz ağaç cisr vâcibü'l-iberdir.
Evsâf-ı ibret-nümâ-yı âbâdân: Kârbânsarây-ı Emîr Sultân kurbunda nehr-i Biregalitçe üzre beş aded gözlü cisr-i musanna‘ ve kal‘a altında 38a cereyân eden nehr-i Biregalitçe üzre beş göz ağaç cisr vâcibü'l-iberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b–38a ·
metinde göster ·
yüz akçe mevleviyyetdir. Âsitâne tarafından zerdûz keçeli kapucu muhzırbaşısı v …
Kanûn-ı Süleymân Hân üzre beş yüz akçe mevleviyyetdir. Âsitâne tarafından zerdûz keçeli kapucu muhzırbaşısı ve çavuş ocağından kethudâsı ve yeniçeri ocağından çukadârı ve bâzâra gideni ve yüz aded tevâbi‘i ve bâb nâ’ibi ve muhtesib nâ’ibi ve şehir içre iki aded nâ’ibi ve yedi aded hâric nâ’ibleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78b ·
metinde göster ·
… am iskemle-i Âsaf-ı Berhayâ üzre karâr-dâde olup sağ tarafında kırmızı kilimler
üzre beş
yüz kîse guruşu hemân püşte-misâl yığdılar ve solunda üç yerde âdem kaddi hil‘a …
Hemân serâperdenin sokakları iki cânibe dahi ziyâde küşâde olup Sadrıa‘zam iskemle-i Âsaf-ı Berhayâ üzre karâr-dâde olup sağ tarafında kırmızı kilimler üzre beş yüz kîse guruşu hemân püşte-misâl yığdılar ve solunda üç yerde âdem kaddi hil‘at-i şâhîleri yığdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106b ·
metinde göster ·
yüz altmış aded âdemlerime birer kıyye ekmek ve birer vukıyye et ve beş yüz re’ …
Eğer kânûnımız üzre beş yüz altmış aded âdemlerime birer kıyye ekmek ve birer vukıyye et ve beş yüz re’s atlarıma birer yem ve gayri harc-ı ma‘kûlâtlarımızı verirseniz ma‘kûldür ve illâ kânûnımıza ri‘âyet etmeyüp bize hakâret ederseniz ben bunda on yıl cümle tevâbi‘imle otursam şîr-i hurma ve kıtrınebât yedirüp cümlesine dîbâ ve şîb ve zerbâf geydirüp otururum ve siz bana iltifât etmediğinizi Sadrıa‘zama arz ederim. Sizin dahi elçinizi İslâmbol'da köpek yerine komayup rağbet ü iltifât ü i‘tibâr etmeyüp Galata'da meyhâneler içre pağurya ve yengeç ve kerevit ve sağorine ve midye ve istiridye nâm müzahrafâtları ve sümüklü böcekleri ve kaplıbağa ve ıhtapot balıkları yesin", deyüp hemân paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 53b ·
metinde göster ·
… kat kavî kapudur. Handak aşırı elli adım ba‘îd nehr-i Beç cereyân eder. Bu nehr
üzr[e] beş
göz bir musanna‘ Şeddâdî binâ bir cisri var, ammâ ol kadar âlî değildir. Bu neh …
Ve bir kapusu dahi maşrık tarafına 57a Sarây kapusu derler (derler), bir metîn üç kat kavî kapudur. Handak aşırı elli adım ba‘îd nehr-i Beç cereyân eder. Bu nehr üzr[e] beş göz bir musanna‘ Şeddâdî binâ bir cisri var, ammâ ol kadar âlî değildir. Bu nehrin öte tarafı tabahâne varoş-ı azîmdir kim cümle kefere debbâğları bunda sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56b–57a ·
metinde göster ·
… işleyüp üç vukıyye bozayı bir Kırım akçesine verirler. Hattâ bir Tatar hemân at
üzre beş
akçelik bozayı nûş edüp esrik olup gider. Beş akçe boza on beş vukıyye eder. He …
Andan poyraz rûzgârı tarafına açılır toprak kapu taşrasında ikinci varoşda bir müselmân mahallesi ve bir mahalle mescidi ve yigirmi beş aded büyük ve vâsi‘ bozahâne kârhâneleri var kim her birinde şeb [ü] rûz beşer altışar yüz boza Bekrîsi Tatarlar leb ber-lebdir, zîrâ pâk ü pâkîze sıfâtlı ince elekden geçmiş koyu ve lezîz ilik gibi boza işleyüp üç vukıyye bozayı bir Kırım akçesine verirler. Hattâ bir Tatar hemân at üzre beş akçelik bozayı nûş edüp esrik olup gider. Beş akçe boza on beş vukıyye eder. Hemân iki nefesde on beş vukıyye bozayı nûş edüp sarhoş olup gider. Bahs ile bir günde yüz vukıyye boza ve bir koyun yemiş Tatar bî-hisâbdır. Bozayı 118b hem içer ve bir tarafdan işer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 118a–118b ·
metinde göster ·
… . İki yan kapusu ve bir kıble kapusu vardır. Taşra soffaları altı aded sütûnlar
üzre beş
aded musanna‘ kıbâblardır. Derûn-ı câmi‘ bir hayli vâsi‘dir kim cümle on bin âd …
Cümleden câmi‘-i selâtîn taşra büyük kal‘ada Şehzâde Süleymân Hân: Bunda hâkim iken binâ etmişdir. Cemî‘i enderûn u bîrûnunda cümle imâretlerinin kıbâbları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr bir câmi‘-i pür-nûrdur. Kıble kapusundan tûlu mihrâba varınca yüz elli ayakdır. Ve bir yanından bir yanına arzı kâmil yüz ayakdır. İki yan kapusu ve bir kıble kapusu vardır. Taşra soffaları altı aded sütûnlar üzre beş aded musanna‘ kıbâblardır. Derûn-ı câmi‘ bir hayli vâsi‘dir kim cümle on bin âdem alır. Ammâ çârsû-yı bâzâr içinde vâki‘ olup daracık zemînde olmak ile taşra haremi küçükdür, câmi‘inin büyüklüğüne göre değildir. Ve minâresi ve minber mihrâbı tarz-ı kadîm âsârlardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 140a ·
metinde göster ·
bin Kalmık sizi çapmağa hâzırlardır. Gâfil me-bâş" deyü haber geldi, ammâ ne çâ …
"Benim sultânım! İşde yolunuz üzre beş bin Kalmık sizi çapmağa hâzırlardır. Gâfil me-bâş" deyü haber geldi, ammâ ne çâre Hudâ kerîmdir deyüp andan yine nehr-i Güğemli'de oturup Azak'dan dahi imdâd gelmeğe muntazır olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 188b ·
metinde göster ·
… içre Şikarlı çay derler, bir âb-ı hayât uyûn-ı câriye cârîdir. Bu nehr-i sağîre
üzre beş
yerde ağaç cisrler ile ubûr olunur. Bu nehrin iki tarafı şehirdir. Ve Kalfa çay …
Ve bu şehir içre Şikarlı çay derler, bir âb-ı hayât uyûn-ı câriye cârîdir. Bu nehr-i sağîre üzre beş yerde ağaç cisrler ile ubûr olunur. Bu nehrin iki tarafı şehirdir. Ve Kalfa çayı dahi şehr[e] karîb birbirlerine mahlût olup (---) nâm mahalde Akdeniz'e munsab olurlar. Bu iki nehir şehrin şimâli cânibinde evvelâ (---) yaylağından gelüp şehri ve niçe bin aded bâğ-ı İremleri ve niçe hadîka-i ravza-i rıdvânları ve müşebbek bostânları rey edüp Bahr-i Sefîd'e rîzân olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 208b ·
metinde göster ·
Ve bu sancağ-ı kazâda Ekmekçizâde Ahmed Paşa'nın tahrîri
üzre beş
kerre yüz bin aded benî âdem tahrîr olunmuşdur. Hâlâ ol tahrîrden dahi ziyâdedi …
Ve bu sancağ-ı kazâda Ekmekçizâde Ahmed Paşa'nın tahrîri üzre beş kerre yüz bin aded benî âdem tahrîr olunmuşdur. Hâlâ ol tahrîrden dahi ziyâdedir derler, zîrâ rûz merre furûnlarda fürûht olunan ekmekden ma‘lûmdur kim andan ziyâde benî âdem vardır derler, zîrâ Cenâb-ı Allâh bu edîm-i arzda her ne kadar elsine-i muhtelife sâhibi milel-i nasârâ ve gayri benî âdem var ise bu şehirde mevcûd olup Freng balyozları ve konsolozları ve çingane beğleri ve yörük beğleri ve niçe gûne ecnâs-ı milel-i mahlûkât vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228a ·
metinde göster ·
… esek bir kürrâs evsâfı olur. Ammâ taşra soffasında altı aded mermer sütûn-ı âlî
üzre beş
kâse-i ser-nigûn misâl nakş-ı bûkalemûn kubbe-i nüh-tâklardır kim her birinin v …
Ve câmi‘in minberi ve mihrâbı ve meşâyih kürsîleri ve cânib-i erba‘asındaki tabakaları ve maksûreleri ve mü’ezzinân mahfili ve sâ’ir âvîzeler ve maslûbâtları ve gûnagûn hüsn-i hatları ve cânib-i erba‘asında olan revzenleri ve billûr ve necef ve moran câmların ve gayri âsârlarının evsâfları birer birer tahrîr ve tastîr eylesek bir kürrâs evsâfı olur. Ammâ taşra soffasında altı aded mermer sütûn-ı âlî üzre beş kâse-i ser-nigûn misâl nakş-ı bûkalemûn kubbe-i nüh-tâklardır kim her birinin vasfında Q 18bP 18b kilk-i cevâhir zebân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y34b ·
metinde göster ·
… suz cüvân yiğidin yanına defn edüp nîm sâ‘at ileri giderken Q 27aP 27a yol
üzre beş
dâne at dizginlerin sürüyüp serserî gezerler. Hemân hakîr beşin dahi zabt edüp …
Nice bu gûne efsâne türrehât kelâmlar etdi. Âhir ale'l-ittifâk herîfi muhkem kayd-bend edüp söyletdik. Meğer tahkîk dürüst harâmîlerden mecrûh olup iki başlar ile ormanda pinhân olup girîbânı ele verdi. Refîkımız olan Serdâr Perî Beşe'ye harâmîyi teslîm edüp dahi ileri gelüp mezkûr dörd aded şehîdleri defn edüp iki başsız harâmî leşlerin bırağup cümle esbâbların refîklerimiz alup bulduğumuz âdem kolun ol kolsuz cüvân yiğidin yanına defn edüp nîm sâ‘at ileri giderken Q 27aP 27a yol üzre beş dâne at dizginlerin sürüyüp serserî gezerler. Hemân hakîr beşin dahi zabt edüp huddâmlarıma verdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y51b ·
metinde göster ·
… â çârsû içre olmak ile haremi yokdur. Lâkin taşra soffaları altı amûd-ı müntehâ
üzre beş
kubbe-i âlîdir ve bir minâre-i serâmedi vardır. Ve kıble kapusu üzre bu manzûm …
Ve bu varoşun imâretlerinden Dervîş Ağa câmi‘i, kârgîr binâ kubbe-i ra‘nâdır, kurşumlu câmi‘-i nev-binâ ve ibâdethâne-i zîbâdır. Ammâ çârsû içre olmak ile haremi yokdur. Lâkin taşra soffaları altı amûd-ı müntehâ üzre beş kubbe-i âlîdir ve bir minâre-i serâmedi vardır. Ve kıble kapusu üzre bu manzûm târîh tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y86b ·
metinde göster ·
… beş bin yedi yüz adımdır. Ammâ tokuz tabya-i azîmi dolaşmadan hemân ana dîvârı
üzre beş
bin yedi yüz adımdır. Ve tokuz tabya ve yigirmi kulleler bu tabyalar mâbeyninde …
Ve kal‘ası: İslâmbol'dan Mısır'a huccâc-ı müslimînin ve tüccâr-ı sâlikînin ma‘beri üzre mezkûr 52 mîl cezîrenin Anatolu cânibinde Menteşe sancağı hâkinde Marmaris boğazında Kadırga burnuna on sekiz mîl karîb Rodos cezîresinin şimâlinde bir burunda leb-i deryâda bir küfeke taşlı yere vâki‘ olmuş şekl-i muhammesden mugâyir bir sedd-i İskender, şeddâdî taş binâ bir kal‘a-i metîndir. Ve cirmi gûnâ-gûn ad olunmuşdur. Ammâ ana kal‘a dîvârı üzre dâ’iren-mâdâr beş bin yedi yüz adımdır. Ammâ tokuz tabya-i azîmi dolaşmadan hemân ana dîvârı üzre beş bin yedi yüz adımdır. Ve tokuz tabya ve yigirmi kulleler bu tabyalar mâbeyninde vâki‘ olmuşdur. Bu tabya ve kulle dîvârları üzre devr edüp tokuz bin yedi yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y113b ·
metinde göster ·
… i: Bir kubbe-i âlîli ve bir minâre-i mevzûnlu ve taşra yan soffaları altı sütûn
üzre beş
kubbe-i âlîli ve serâpâ kurşum örtülü bir câmi‘-i musanna‘dır ve kıble kapusu ü …
Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa câmi‘i: Bir kubbe-i âlîli ve bir minâre-i mevzûnlu ve taşra yan soffaları altı sütûn üzre beş kubbe-i âlîli ve serâpâ kurşum örtülü bir câmi‘-i musanna‘dır ve kıble kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y119b ·
metinde göster ·
… ısı vardır. Ve sekiz ze‘âmeti vardır. Ve üç yüz toksan iki tîmârı vardır. Kânûn
üzre beş
bin akçede bir cebelüsü ile sefer eşer. Paşa askeri ile cümle sancak askeri (-- …
Ve bu şehir Anatolu eyâletinde Teke paşasının tahtıdır. Ve paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu 328.000. Hîn-i seferde paşası hâssına göre kânûn üzre dörd yüz âdem ile sefer eşer. Ve alaybeğisi ve çeribaşısı vardır. Ve sekiz ze‘âmeti vardır. Ve üç yüz toksan iki tîmârı vardır. Kânûn üzre beş bin akçede bir cebelüsü ile sefer eşer. Paşa askeri ile cümle sancak askeri (---) olup sefere revâne olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y131b ·
metinde göster ·
… -ı ze‘âmeti on altıdır. Ve erbâb-ı tîmârı altı yüz yigirmidir. Bu cümlesi kânûn
üzre beş
binde bir cebelüleri ile hîn-i seferde alaybeğinin livâsı altında sefer eşerler …
Ve alaybeğisi ve çeribaşısı vardır. Ve erbâb-ı ze‘âmeti on altıdır. Ve erbâb-ı tîmârı altı yüz yigirmidir. Bu cümlesi kânûn üzre beş binde bir cebelüleri ile hîn-i seferde alaybeğinin livâsı altında sefer eşerler. Paşasının askeri ile bin yedi yüz âdem olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y148a ·
metinde göster ·
… ğisi ve çeribaşısı ve 2 zü‘amâsı ve 156 erbâb-ı tîmârı vardır. Kânûn-ı pâdişâhî
üzre beş
bin akçede bir cebelüleri ile paşasının ve alaybeğisinin P 72a sancağı altınd …
Melik-i Ermen Lâvî binâsıdır. Adana eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden paşasının hâss-ı hümâyûnu 260.299 akçedir. Q 72a Alaybeğisi ve çeribaşısı ve 2 zü‘amâsı ve 156 erbâb-ı tîmârı vardır. Kânûn-ı pâdişâhî üzre beş bin akçede bir cebelüleri ile paşasının ve alaybeğisinin P 72a sancağı altında me’mûr oldukları cânibe sefer eşerler ki cümle bin seksen asker olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y157b ·
metinde göster ·
… nden senevî ber-vech-i adâlet kırk altı ve kırk yedi bin guruş hâsıl olup kânûn
üzre beş
bin akçede bir cebelüsü ile me’mûr olduğu sefere eşer. Cümle kendü askeri iki b …
Ve eyâletinde cümle hâsları bunlardır ki zikr olunur: Evvelâ Elbistan ve Besni (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Bunlardan cümle cürm [ü] cinâyet ve bâd-ı hevâ cümle eyâletinden senevî ber-vech-i adâlet kırk altı ve kırk yedi bin guruş hâsıl olup kânûn üzre beş bin akçede bir cebelüsü ile me’mûr olduğu sefere eşer. Cümle kendü askeri iki bin müsellah asker olur eyâlet-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y159b ·
metinde göster ·
yüz adım şeddâdî binâ cisr ile iç kal‘aya varılır. On bir göz taş cisrdir. İç k …
Bundan iç kal‘aya varınca deryâ üzre beş yüz adım şeddâdî binâ cisr ile iç kal‘aya varılır. On bir göz taş cisrdir. İç kal‘a deryâ içinde gûyâ bir cezîrede vâki‘ olmuş, bir kal‘a-i metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y193b ·
metinde göster ·
… ne şimâle bu hândan bir bayır yukaru altı zirâ‘ arzı siyâh seng-i hârâ kaldırım
üzre beş
sâ‘at gidüp bu hayrât dahi Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa'nındır. Vakt-i şitâda bu r …
Andan yine şimâle bu hândan bir bayır yukaru altı zirâ‘ arzı siyâh seng-i hârâ kaldırım üzre beş sâ‘at gidüp bu hayrât dahi Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa'nındır. Vakt-i şitâda bu râh üzre evvel niçe yüz at gark olup âdem helâk olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y238a ·
metinde göster ·
yüz akçe mevleviyyet idi. Ammâ mesâfe ba‘îde olup bî-hâsıl olduğundan Y 279b …
Ve Medîne mevleviyyeti kânûn-ı kadîm üzre beş yüz akçe mevleviyyet idi. Ammâ mesâfe ba‘îde olup bî-hâsıl olduğundan Y 279b bî-i‘tibâr mevleviyyet idi. Ammâ yine Sultân Mehemmed Hân hazretleri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y279a–Y279b ·
metinde göster ·
… bü'r-re‘âyâ ağavâtlar pâk ü pâkîze libâslara müstağrak olup yine küheylân atlar
üzre beşer
onar kafâdar köçekleri ile ubûr ederler.
Bunlardan sonra vâcibü'r-re‘âyâ ağavâtlar pâk ü pâkîze libâslara müstağrak olup yine küheylân atlar üzre beşer onar kafâdar köçekleri ile ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y311b ·
metinde göster ·
… sa‘y eylemeğe (---)(---) derler. Zamân-ı cehâletde bu Safâ ve Merve kemerleri
üzre beşer
put var idi. Âye[t]: " Arapça âyet mazmûn-ı şerîfi üzre bu sanemler Hazret-i …
Ve Safâ ve Merve mâbeyninde acele ile sa‘y eylemeğe (---)(---) derler. Zamân-ı cehâletde bu Safâ ve Merve kemerleri üzre beşer put var idi. Âye[t]: " Arapça âyet mazmûn-ı şerîfi üzre bu sanemler Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden müştakk oldukda cümlesi sernigûn oldular. Ba‘dehu Kureyş câhillerinden Ebû Cehil ve Ebû Leheb yine ol sanemleri yerlerine kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316b ·
metinde göster ·
… s ve sevr ve koyun getirdiler kim herbir fîl üzre yigirmi otuz esîr ve her deve
üzre beşer
altışar esîr ve her at ve gayrı hayvânâtlar üzre her vilâyetin üsârâlarından es …
Hulâsa-i kelâm bu kal‘ada kâmil bir ay meks edüp asker-i nusret-şümâr tâ vilâyet-i İsvân'a varınca ne kadar âteş-perest ve gâv-perest ve pîl-perest âfitâb-perest diyârları var ise şebhûn salup rûz-merre ol kadar mâl-ı ganâyim geldi kim sahrâ-yı İdrîs'in içi devâbât-ı Hudâ ile mâl-â-mâl oldu. Ba‘dehu bir aydan sonra cânib-i erba‘ada olan asker-i nusret-me’âsire neccâblar gönderilüp anlar dahi bir aya dak ol kadar fîl ve gergerdân ve kazık boynuz ve at ve deve ve hımâr ve câmûs ve sevr ve koyun getirdiler kim herbir fîl üzre yigirmi otuz esîr ve her deve üzre beşer altışar esîr ve her at ve gayrı hayvânâtlar üzre her vilâyetin üsârâlarından esmerü'l-levn ve ahmerü'l-vech mahbûb u mahbûbeler ve zişt-rû Afnuvî şütürleb Zengîler geldi kim hisâbın Cenâb-ı İzzet bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y401a ·
metinde göster ·
Ertesi gün sultânın karındaşı hakîre üç at on deve zahîre ve beş hecîn
üzre beş
kız ve beş gulâm-ı siyâh-çerde ve altı çift fîl dişi ve beş çift gergerdân boyn …
Ertesi gün sultânın karındaşı hakîre üç at on deve zahîre ve beş hecîn üzre beş kız ve beş gulâm-ı siyâh-çerde ve altı çift fîl dişi ve beş çift gergerdân boynuzu ve bir kara derim çadır ve bir harar misk Y 432b kedisi postu ve bir garar kaplan ve bebr postu verdi. Ertesi âmâde olup melik karındaşı Kan Cercîs ile vedâlaşup Habeş askeriyle mülâkat olup azm-i Habeş etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y432a–Y432b ·
metinde göster ·
yerde kantaralar var kim herbiri beşer ve altışar gözdür. Nehrin iki cânibindek …
Ve bu şehr içre mezkûr halîc üzre beş yerde kantaralar var kim herbiri beşer ve altışar gözdür. Nehrin iki cânibindeki mahallelere ve esvâklara (---) ubûr olunur. Ve ba‘zı cisrler üzre iki câniblerinde kırkar ellişer dükkânlar vardır. Her berber dükkânlarının ve kahvehânelerinin pençereleri suya nâzırdır. Bu gûne metîn ve âlî cisrlerdir. Ve cümle hânelerde sâkıyeler ile sular çekilüp hammâmları ve bâğ u bâğçeleri rey ederler. Ve havz u fıskıyye ve selsebîllere ve şâzrevânlara sular revân olup taraf taraf sakâlar(?) olunur gûnâ-gûn maksûreler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·