… apusu üzre kanatların açmış bir mehîb kuş sûreti vardır. Bu kuş sûretin bu kapu
üzre tasvîr
etmeden rumûz oldur kim kâr [u] kesb dedükleri ber-hevâ tayerân eder bir vahşî …
Ve çâr-kûşesinde kal‘a kapuları gibi metîn ve kavî demir kapuları vardır, şimâle nâzır Sahhâflarkapusu, garba mekşûf Takyacılarkapusu, cenûba meftûh Gazzâzlarkapusu. Ve şarka küşâde Kuyumcularkapusu üzre kanatların açmış bir mehîb kuş sûreti vardır. Bu kuş sûretin bu kapu üzre tasvîr etmeden rumûz oldur kim kâr [u] kesb dedükleri ber-hevâ tayerân eder bir vahşî kuşdur. Eğer kuşı bir nezâketle sayd edebilirsen bu bezâstende kâr edebilirsin demek işâretidir. Ammâ hakkâ ki acâyib rumûz vasiyyetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 200a ·
metinde göster ·
… etdiler. Zîrâ Sultân Murâd Hân'dan sonra kul hareket etmeğe başlayup sadrıa‘zam
üzre tasalluta
başlamışlardı. "Kulun burnunu sefer kırar" deyü Kara Mustafâ Paşa bir cânibe se …
Anın üstüne sefer tedârikiyçün bin pâre gemi tedârik olunup iki aded kara mavunalar binâ olunup üçer yüz pâre top ile âmâde iken hikmet-i Hudâ "el-abdu yudebbiru vallahu yukaddiru" mazmûnunca Cenâb-ı İzzet'in hikmet-i ezelîsi bu imiş, sene (---) târîhinde Murâd Hân, dâr-ı bâkî pâdişâhı olup makâm-ı Illıyyînde tahtgâh edindi. Bu kerre cânib-i erba‘ada dilgîr olan küffârlar ejder-i heft-ser-misâl baş kaldırup bilâd-ı Osmâniye üzre musallat olmağa ibtidâ Moskov-ı benî-asfer-i meskov baş kaldırup Kırım ve Azak nevâhîlerin nehb ü gârete âgâze etdüğün Kırım hânı [inâyet](---) Girây Hân, Sultân İbrâhîm Hân'a ve Sadrıa‘zâm Kara Mustafâ Paşa'ya arz eyleyüp ığmâz-ı ayn etdiler. Zîrâ Sultân Murâd Hân'dan sonra kul hareket etmeğe başlayup sadrıa‘zam üzre tasalluta başlamışlardı. "Kulun burnunu sefer kırar" deyü Kara Mustafâ Paşa bir cânibe sefer açıldığın isterdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 259b ·
metinde göster ·
… nk ve Ahıçka, paşa tahtıdır ve dörd sancağı dahi yurdluk ve ocaklık ve mülkiyet
üzre tasarruf
ederler, ve sancağ-ı Pürtekrek ve Livâne ve nısf-ı Livâne ve Şavşad (---)(---) …
Sancakları bunlardır kim zikr olunur: Evvelâ livâ-yı Oltı ve Hırtiz ve Ardanıç ve Hacrek ve Ardahân ve Posthû ve Mahçil ve Açarpenk ve Ahıçka, paşa tahtıdır ve dörd sancağı dahi yurdluk ve ocaklık ve mülkiyet üzre tasarruf ederler, ve sancağ-ı Pürtekrek ve Livâne ve nısf-ı Livâne ve Şavşad (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 321a ·
metinde göster ·
… lunmuşlardır. Bunların 199b içinde timâr u ze‘âmet yoktur. Hâkimleri mülkiyet
üzre tasarruf
ederler. Ebvâb-ı mahsûlâtları her ne ise hâkimleri mutasarrıfdır. Âl-i Osmân pa …
Ve eyâlet-i Diyârbekir cümle on altı sancakdır ve beş sancak dahi hükûmetdir, ammâ on dokuz sancağın on ikisi sâ’ir memleketin eyâletinde olduğu gibi timâr u ze‘âmetlüdür ve devlet tarafından azl [u] nasb olunurlar, ammâ sekiz sancak dahi Ekrâd beğleridir. Hîn-i fetihde Bıyıklı Mehemmed Paşa arziyle ol beğlere hatt-ı şerîfler ile yurdluk ve ocaklık deyü mü’ebbed verilmişdir. Aslâ azl u nasb kabûl etmezler. Merkûm beğün biri fevt oldukda yeri(ni) oğullarına yâhûd akrabâlarına verilür, ammâ sâ’ir sancaklar gibi ebvâb-ı mahsulâtları tahrîr olunup içinde timâr u ze‘âmetleri vardır. Bir sefer vâki‘ olsa erbâb-ı zu‘amâsı ve erbâb-ı timârları alâybeğileri ve çeribaşılarıyla Diyârbekir vezîrlerinin kolunda sefer eşerler. Eğer fermân olunan hizmete gelmezlerse sancakları oğluna yahûd akrabâsına verilür. Bu zikr olunan sancaklardan mâ‘adâ beş sancak dahi mefrûzü'l-kalem ve maktû‘u'l-kıdem hükümetler tahrîr olunmuşlardır. Bunların 199b içinde timâr u ze‘âmet yoktur. Hâkimleri mülkiyet üzre tasarruf ederler. Ebvâb-ı mahsûlâtları her ne ise hâkimleri mutasarrıfdır. Âl-i Osmân padîşâhı tarafından bu hâkimlerin emr-i pâdişâhîlerinde "Cenâb" elkâb ile yazılur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 199a–199b ·
metinde göster ·
… tasvîr ahşâbları ve niçe bin gûne benî Âdem'in cümle eşkâlleri uzuvların teşrîh
üzre tasvîr
edüp basma etmişler kim her tasvîri zî-rûh sanırsın. Hakkâ ki siyâh basma kalem …
dediği mısra‘ üzre hey’et-i yeni dünya ve bu eski dünyâ eşkâlleri ve niçe gûne eşkâl-i dünyâ harîtaları ve cemî‘i nebâtât [ü] giyâhâtların hukemâlara lâzım basma tasvîr ahşâbları ve niçe bin gûne benî Âdem'in cümle eşkâlleri uzuvların teşrîh üzre tasvîr edüp basma etmişler kim her tasvîri zî-rûh sanırsın. Hakkâ ki siyâh basma kalem-i Fireng-i pür-renge kalmışdır. Ve iki yüz cild ibret-nümâ Acem u Fireng kalemleriyle tahrîr olunmuş ibret-nümâ-yı nakş-ı bukalemûn musavver mecmû‘alar var idi kim her biri birer sihr-i helâl mertebesi idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 276a ·
metinde göster ·
… musanna‘dır kim hakkâ ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i merğûbdur. Bunda olan hendese
üzre tasarruflar
vekâr-ı hurdekârlıklar ve gûnâ-gûn ebrâc-ı câmeliler biri biri içre tekellüflü …
Bânîsi ekâsirelerden Melik Pervîz-i Cem-cenâb'dır. Anın ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i zîbâ-yı musanna‘dır kim hakkâ ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i merğûbdur. Bunda olan hendese üzre tasarruflar vekâr-ı hurdekârlıklar ve gûnâ-gûn ebrâc-ı câmeliler biri biri içre tekellüflü seng-tıraş ile mebnî bir kal‘a-i musanna‘ meğer kal‘a-i Rodos ola. Ammâ bu küçükdür. Bir püşte-i best üzre şekl-i müseddes mühr-i Süleymânî üzre tarh olunmuş bir kal‘a-i merğûbdur. Dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin adımdır. Derûn-ı kal‘ada üç yüz hânedir ve üç yüz tülüngi neferâtları vardır ve cânib-i Bağdâd'a nâzır bir dervezesi vardır. Ve başka hânlıkdır. İki bin nökere ve on iki hâkime hâkimdir. Zîr-i destinde yüz seksen pâre âbâdân rabtaları vardır. Ve zeyl-i sûrda bâğlı u bâğçeli ve âb-ı revânlı ve câmi‘ ve hân u hammâmlı ve bin aded hâk-i pâk ile mestûr kasaba-i ma‘mûru vardır. Bâzârı dahi ma‘mûrândır. Andan cânib-i şarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 313b ·
metinde göster ·
… bennâ-yı bânîler bu şehir binâların Amasiyye şehri binâlarından musanna‘ olmak
üzre tasarruflar
ve mukarnas ve medîne ve kilvîler etmişler kim atlas bukalemûn gerdiş-i devvârd …
Bu şehrin binâlarında olan letâfet ve zerâfet meğer Haleb şehrinde ola. üstâd-ı mühendisler var makdûrların sarf edüp ol bennâ-yı bânîler bu şehir binâların Amasiyye şehri binâlarından musanna‘ olmak üzre tasarruflar ve mukarnas ve medîne ve kilvîler etmişler kim atlas bukalemûn gerdiş-i devvârda böyle kârgerliği bir mi‘mâr-ı selef etmemişlerdir, zîrâ bu şehir ahâlîleri gâyetü'l-gâye ankâ kimesneler olmağile hayrâta sâ‘î olup var makdûrların hasbeten lillâh imâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 25a ·
metinde göster ·
… vede etdik. İnşâallâhu Ta‘âlâ bu mecmû‘a-i nâ-matbû‘umuzu ser-rişte elde olduğu
üzre tas[h]îhe
geçirüp gayri kürrâslar tahrîr etdikde "El-ma‘nâ fî batni'ş-şâ‘iri" üzre dahi m …
Niçe müverrihler yazdılar, ammâ bu hakîr ü kemter fakîr kalîlü'l-bizâ‘a pür-taksîr bu gazâ-yı azîmde bulunup alâ kadri'l-imkân bu yüzden müsevvede etdik. İnşâallâhu Ta‘âlâ bu mecmû‘a-i nâ-matbû‘umuzu ser-rişte elde olduğu üzre tas[h]îhe geçirüp gayri kürrâslar tahrîr etdikde "El-ma‘nâ fî batni'ş-şâ‘iri" üzre dahi matbû‘ ve merbût tahrîr olunur. Kusûruna nazar olunmayup dâmen-i afv ile setr edeler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107a ·
metinde göster ·
… mündedir. Tâc-ı İskender sâhibi, ya‘nî gorona nâm tâca mâlik olmağile yedi kral
üzre tasaddur
edüp hükmü nâfizdir ve bin yedi yüz altmış pâre kal‘aya mâlikdir. Gerçi İsevîde …
Bu hâk-i çengelistân ormanistân cümle Nemse çâsârı hükmündedir. Tâc-ı İskender sâhibi, ya‘nî gorona nâm tâca mâlik olmağile yedi kral üzre tasaddur edüp hükmü nâfizdir ve bin yedi yüz altmış pâre kal‘aya mâlikdir. Gerçi İsevîden olup kitâbları İncîl'dir, ammâ Nemse lisânına kitâb-ı İncîl'i terceme etmişlerdir ve Zebûr dahi okurlar. Mezhebleri Papişde'dir, ya‘nî irim papa nâ-mezhebindedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 129a ·
metinde göster ·
… mahlûkları dahi bî-hisâb mevcûddur, zîrâ bu Nemse çâsârı cemî‘i milel-i Nasârâ
üzre tasaddur
edüp şehinşâh olduğundan bu gûne eşyâlar âsitânesinde bulunmak ünvân-ı esbâb-ı …
Ve bir tarafında dahi eğer berrî ve eğer bahrî olan hûş u tuyûrun envâ‘ı mevcûddur kim Mısır'dan Menzile nâm vilâyetden ve Funcistân pâdişâhı vilâyetinden niçe bin gûne kuşlar ve kaz ve ördek ve an[g]ıt ve güvercinlerin envâ‘ları ve her diyârın ecnâs-ı mahlûk murğânları mevcûd olduğundan mâ‘adâ ceyranlar ve hımâr-ı beyâbânîler ve sığın ve karacalar ve tablalılar ve yağmurcalar ve geyikler ve kebş-i beyâbânîler ve teys-i kûhîler ve Alman ayıları var kim fîl kadar, ve'l-hâsıl cenâb-ı Kibriyâ bu edîm-i arzda ne halk etdiyse zî-rûh kısmından bu bâğda mevcûd olduğundan mâ‘adâ Yenidünyâ mahlûkları dahi bî-hisâb mevcûddur, zîrâ bu Nemse çâsârı cemî‘i milel-i Nasârâ üzre tasaddur edüp şehinşâh olduğundan bu gûne eşyâlar âsitânesinde bulunmak ünvân-ı esbâb-ı ihtişâmından ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52b ·
metinde göster ·
… nlardan ziyâde cevâhir içinde hıfz ederiz. Bu bizim cemî‘i kâfiristân papasları
üzre tasaddur
etmemize bâ‘is olup bizde olmak ile tefâhür kesb ederiz" deyü cümle papas ve kı …
"Pâdişâhım, bu dest-i şerîf resmi bir dahi Rimpapa Kızılelması kim Rûmiyyet-i Kübrâ'dır, anda Rimpapa hazînesinde durur. Bir dest-i şerîf nakşı dahi Van deryâsı içinde Ahdimvar cezîresindeki Ermenî kenîsesi papaslarında durur. Biz bu resm-i şerîfi anlardan ziyâde cevâhir içinde hıfz ederiz. Bu bizim cemî‘i kâfiristân papasları üzre tasaddur etmemize bâ‘is olup bizde olmak ile tefâhür kesb ederiz" deyü cümle papas ve kıssîs ve ruhbân ve bıtrîk ve ladika ve keşîş-i palâs-pûşân sâhib-i zünnârlar ricâ etdikde Mehemmed Hân ricâların kabûl edüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100b ·
metinde göster ·
… nibinde on arşın yüksekde bir kanatlı arslan tasvîri var. Çâr köşe beyâz mermer
üzre tasvîr
olunmuşdur. Üstâd-ı nakkâş Freng-i Mânî mermer-bür bu arslana bir emek sarf etm …
Mâ-tekaddem küffâr asrında bu küçük kapu dibindeki kullede bir gemi limanı kapusu var. Cümle kayıklar andan içeri kal‘anın içine girirler imiş. Hâlâ ol liman kapusu dîvâr ile örtülüdür kim bu liman kapusu kemeri üzre olan kullenin nehr-i Ten'e nâzır cânibinde on arşın yüksekde bir kanatlı arslan tasvîri var. Çâr köşe beyâz mermer üzre tasvîr olunmuşdur. Üstâd-ı nakkâş Freng-i Mânî mermer-bür bu arslana bir emek sarf etmiş kim gören anı zî-rûh zann eder. Ol ecilden bu kulleye arslan kullesi derler. Ammâ kavm-i Freng böyle kanatlı arslan tasvîrlerine San Marko ve Santa Marko derler. Hattâ Bundukânî dedikleri Venedik küffârının sancağ u bayraklarında taşıdıkları kanatlı esed sûretidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184a ·
metinde göster ·
Bu mezkûr yedi aded krallar bu şehri iştirâk-i seviy
üzre tasarrufda
ikenler sene (---) târîhinde Koca Sultân Murâd Hân-ı Sânî yedi kral ellerinden …
Bu mezkûr yedi aded krallar bu şehri iştirâk-i seviy üzre tasarrufda ikenler sene (---) târîhinde Koca Sultân Murâd Hân-ı Sânî yedi kral ellerinden feth edüp Edirne'de kul gulû-yı âm edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369a ·
metinde göster ·
ederler. Ve Rûmeli'nde Maşkolor bâzârı ve Dolyan bâzârı ve Alasonya bâzârı ve D …
Ve me’kûlât [u] meşrûbât [u] hubûbâtın hisâbın hod ol Hallâk-ı âlem bilür. Rûy-i arzda meşhûr-ı âfâkdır. Ba‘zı dükkânları ankâ bâzergânlar mülkiyyet üzre tasarruf ederler. Ve Rûmeli'nde Maşkolor bâzârı ve Dolyan bâzârı ve Alasonya bâzârı ve Dabra bâzârı ve Yanya bâzârı ve Ösek bâzârları meşhûrdur. Ammâ anlar yılda bir kerre olur, ammâ bu Nâzlı bâzârı her hafta olup anlardan ziyâde kâr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y91b ·
metinde göster ·
eder. Taht-ı Zülkadriyye'dir ve vilâyet-i kadîmdir. Selîm Şâh Mısır'a giderken …
Ve bu vilâyet eyâlet-i kadîmdir. Anatolu'dan sonra budur, ammâ kânûn üzre Anatolu paşası üzre tasaddur eder. Taht-ı Zülkadriyye'dir ve vilâyet-i kadîmdir. Selîm Şâh Mısır'a giderken mutî‘ olmuşlardır. Ve paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu altı yüz yigirmi sekiz bin dörd yüz elli akçedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y159b ·
metinde göster ·
… âsa-i kelâm Mısır kavminin eğer tâ’ife[-i] askerîsi ve ulemâsı dâ’imâ hâkimleri
üzre tasaddurları
kadîm eyyâmda Ferâ‘ine asrından berü olagelmişdir. Ammâ hâlâ paşa vüzerâlarını …
Hulâsa-i kelâm Mısır kavminin eğer tâ’ife[-i] askerîsi ve ulemâsı dâ’imâ hâkimleri üzre tasaddurları kadîm eyyâmda Ferâ‘ine asrından berü olagelmişdir. Ammâ hâlâ paşa vüzerâlarını gâh sarâyda gâh kasr-ı (---) vîrân sakfda ve gâh Taşyatır sarâyında yatırup haps ederler. Ve gâh gâh paşa sarâyında muhâsara edüp (---)(---)(---) ikâb itâb azâb edüp azl edüp katl etmeği mu‘tâd etmişlerdir. Böyle nâ-hak işleri niçe ehl (---)(---)(---) bir iki kerre çok olur, zîrâ böyle işler var iken vezîr vaz‘ eylemişlerdir. Ve gâh Kâsımlı ve gâh Zülfikârlı (---)(---) öyle biri biriyle hasm olup Rûmeli Meydânında ceng-i azîm olup meydân (---)(---) kede olur. Ba‘zı zamân Kara Meydânda kara leşler kara tağlar gibi yığılup (---)(---) bu misilli olur. Ve ba‘zı zamân Sultân Hasan câmi‘ine ve Sultân Mü’eyyed Q 353aP 347a câmi‘ine kapanup ceng-i azîm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·