… hta'l-kahve ister" deyü haber edüp haymeme gelüp atın yarasın yumurta ve tuz ve
şab
ile sarup bir gayri ata süvâr olup yine nehr-i Raba kenârında bir yüksek yere v …
"Efendiniz karşuda sefer tâslarıyla tahta'l-kahve ister" deyü haber edüp haymeme gelüp atın yarasın yumurta ve tuz ve şab ile sarup bir gayri ata süvâr olup yine nehr-i Raba kenârında bir yüksek yere vardıkda karşu tarafa nazar etdim. El-azametullâhi te‘âlâ gördüm ki küffâr gâlib, bizim asker mağlûb şeklin gösterüp, ammâ yine küt-â-küt ve germâ-germ ceng-i savaş-ı perhâş, ammâ bizim asker kâhîce küffârın hovlamasına tâkat getiremeyüp niçe kerre yan verüp yine kâfiri sürerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 20b ·
metinde göster ·
… -i örfiyyeden mu‘âf u müsellem ve müslim ve gayr-i müslim re‘âyâları cümle mîrî
şab
çıkarup emînine verirler. Sekiz yük akçe büyük iltizâmdır. Hikmet-i Hudâ bu kas …
Bir dağ eteğinde bir câmi‘li ve iki hânlı ve iki yüz kiremit örtülü evli cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellem ve müslim ve gayr-i müslim re‘âyâları cümle mîrî şab çıkarup emînine verirler. Sekiz yük akçe büyük iltizâmdır. Hikmet-i Hudâ bu kasabada bir kölem firâr edüp yer yarıldı yere geçdi. Âhır-ı kâr hemân tarfetü'l-ayn içre cân başıma sıçrayup atlarıma süvâr olup tekrâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 206b ·
metinde göster ·
… iskelesi Cidde'dir. Ve Medîne-i münevvere iskelesi Yenbû‘'a bin mîl bir körfez
şab
deryâsıdır kim Mekke ve Medîne'ye gılâl Mısır'dan bu deryâ ile gelüp ganîmet ed …
Andan Nâka boğazın ubûr edüp Mekke ve Medîne hudûduna kadem basdık. Nâka boğazından şimâle şâm hudûdudur, tamâm oldu. Hakîkatü'l-hâl Nâka kayası hudûddur, zîrâ şâm'dan 19 konak bu mahalle gelince yokuşa meyyâl gidilirdi. Ammâ Nâka kayasından cânib-i kıbleye enişe meyyâl gidilirdi. Hakkâ ki Nâka kayası a‘lâ hudûddur. Selefde Mısır pâdişâhları bu mahalle bir demir kapu yapup hudûd etmiş. Hâlâ yine Mısır hudûdudur. Zîrâ Mısır'a kankı pâdişâh mutasarrıf ise Mekke ve Medîne dahi anın hükmündedir. Zîrâ Mısır'dan Süveys deryâsı ile Mekke iskelesi Cidde'dir. Ve Medîne-i münevvere iskelesi Yenbû‘'a bin mîl bir körfez şab deryâsıdır kim Mekke ve Medîne'ye gılâl Mısır'dan bu deryâ ile gelüp ganîmet eder. Eğer Mısır olmasa Hicâz ve Tâ’if kavmi cû‘dan helâk olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y270b ·
metinde göster ·
… p geminin enderûn [u] bîrûnundan mala ile sürüp bir metîn gemi olup böyle mahûf
şab
deryâsında şinâverlik edüp niçe bin erdep gılâl ve niçe yüz beni âdem süvâr olu …
Eşkâl-i Celebe: Bu üslûb üzre (---)(---)(---) ibtidâ binâ olundukda baş kıç bodostaması ta‘bîr etdikleri ağaçlara taban onurkası ederler. Anın iki cânibine kartal kanadı eğeğüler vaz‘ edüp ba‘dehu Y 370a tahtalar mıhlarlar. Ammâ bunda tahta yerine ol eğeğilere Yemen ve Habeş hasîri olur. Anı lîf ipler ile sık örüp ol eğeğilere hasîrleri bağlayup zift ve katrân ve balık yağın bir yerde kaynadup geminin enderûn [u] bîrûnundan mala ile sürüp bir metîn gemi olup böyle mahûf şab deryâsında şinâverlik edüp niçe bin erdep gılâl ve niçe yüz beni âdem süvâr olup Habeş'e ve Yemen'e gidüp gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y369b–Y370a ·
metinde göster ·
… tahtaları Hind'in say ağacından ve ayıt ağacından ve santa ağacındandır. Lâkin
şab
deryâsı içre olan yerleri cümle ağaç mismârdır, yohsa demir mismâr değildir. De …
Ve yedi pâre Süveys firkateleri vardır. Cümle tahta gemilerdir. Ve Murâdiyye ve Mehemmediyye ve Hâsekî Sultân gemileri vardır. Cümle on iki kıt‘a Mekke Medîne gemileridir. Gılâl-i mîrî taşırlar. Bunlar dahi cümle tahta gemilerdir. Ammâ tahtaları Hind'in say ağacından ve ayıt ağacından ve santa ağacındandır. Lâkin şab deryâsı içre olan yerleri cümle ağaç mismârdır, yohsa demir mismâr değildir. Deryâdan yukaru karaçavı demir mismârdır, ol zarar etmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370a ·
metinde göster ·
… Cidde'ye varup beş ay mücâvir olup Ramazân-ı şerîfi Mekke'de eder. Zîrâ enginde
şab
yokdur, ammâ kıyılarda şab çokdur.
Ammâ Cenâb-ı Bârî eyyâm-ı muvâfık ihsân ederse Hindustân gemileri Süveys iskelesinden engine salup on gün on gecede Cidde'ye varır. Beş günde dahi varmış gemiler çokdur. Ekseriyyâ meltem hevâları ile huccâc-ı recebîler bu deryâ ile beş on günde Cidde'ye varup beş ay mücâvir olup Ramazân-ı şerîfi Mekke'de eder. Zîrâ enginde şab yokdur, ammâ kıyılarda şab çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370b ·
metinde göster ·
… ir olup Ramazân-ı şerîfi Mekke'de eder. Zîrâ enginde şab yokdur, ammâ kıyılarda
şab
çokdur.
Ammâ Cenâb-ı Bârî eyyâm-ı muvâfık ihsân ederse Hindustân gemileri Süveys iskelesinden engine salup on gün on gecede Cidde'ye varır. Beş günde dahi varmış gemiler çokdur. Ekseriyyâ meltem hevâları ile huccâc-ı recebîler bu deryâ ile beş on günde Cidde'ye varup beş ay mücâvir olup Ramazân-ı şerîfi Mekke'de eder. Zîrâ enginde şab yokdur, ammâ kıyılarda şab çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370b ·
metinde göster ·
Hurde gemiler ve celebeler ve firkateler sâhil-i deryâdan giderler. Bu gemilerin mellâh [u] fellâhlarına rübbân derler. Gemilerin başında birer uzun ağaç vardır yâhûd kadırga kayalığı üzre rübbânlar oturup gemiler yelken ile giderken ol rübbânlar dâ’imâ deryâyı nazzâreye alup gözetmededir. Eğer geminin uğuruna bir şab gelse geminin dümeninde olana yemînin yâhûd yesârın dedükde derhâl re’îs dümeni yâ sağa yâhûd sola çevirüp gemi şabdan halâs olur. Eğer re’îs dümeni aksine hareket etdirirse gemi şaba uğrayup pâre pâre olup bir cân halâs olmak mümkin değildir. Meğer Hudâ'nın ihsânı ola. Eğer bir hoş ubûr ederse menzile vâsıl olup ol gün vakt-i asırda bir limanda yatırlar. Gece gitmek ihtimâli yokdur. Eğer menzile varmayup eyyâm muhâlif olursa dünki menzile gelüp lenger-i ikâmet atar. Hulâsa-i kelâm konak konak gidüp gece yatırlar. Ammâ Hind gemileri enginde gece ve gündüz bî-pâk u bî-pervâ giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370b ·
metinde göster ·
: Cenâb-ı Bârî hitâb-ı kün ile arz [u] semâvat ve yedi deryâyı ademden vücûda ge …
Der vasf-ı eşkâl-i şab: Cenâb-ı Bârî hitâb-ı kün ile arz [u] semâvat ve yedi deryâyı ademden vücûda getirdikde bu Bahr-i Kulzüm içre bu şab yok idi. Ba‘dehu cemî‘i düşmen Mekke-i mükerremeye kasd edüp niçe kerre Mekke üzre düşmen istîlâ etdiler. Husûsâ Ashâb-ı Fîl ve Ebrehe ve (---)(---) kıssaları cemî‘i kütüb-i mu‘teberelerde mastûrdur. Hazret-i Risâlet'e kırk yaşında nübüvvet geldikde Mekke ve Medîne'nin inkırâzü'd-devrân yedi düşmenden masûn [u] mahfûz olmasıyçün du‘â etdükde Cenâb-ı Bârî bu Bahr-i Kulzüm'ün Yemen câniblerinde ve Habeş taraflarında tâ Süveys benderine varınca emr edüp şab hâsıl oldu. Bundan küffâr-ı Portakal haberdâr olmayup üç yüz pâre gemi ile Mekke kasdına Cidde'ye gelüp cümlesi şabdan pâre pâre olup helâk oldular. İlâ hâze'l-ân küffâr Mekke üzre gelmeğe tevbe etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370b ·
metinde göster ·
… [u] semâvat ve yedi deryâyı ademden vücûda getirdikde bu Bahr-i Kulzüm içre bu
şab
yok idi. Ba‘dehu cemî‘i düşmen Mekke-i mükerremeye kasd edüp niçe kerre Mekke ü …
Der vasf-ı eşkâl-i şab: Cenâb-ı Bârî hitâb-ı kün ile arz [u] semâvat ve yedi deryâyı ademden vücûda getirdikde bu Bahr-i Kulzüm içre bu şab yok idi. Ba‘dehu cemî‘i düşmen Mekke-i mükerremeye kasd edüp niçe kerre Mekke üzre düşmen istîlâ etdiler. Husûsâ Ashâb-ı Fîl ve Ebrehe ve (---)(---) kıssaları cemî‘i kütüb-i mu‘teberelerde mastûrdur. Hazret-i Risâlet'e kırk yaşında nübüvvet geldikde Mekke ve Medîne'nin inkırâzü'd-devrân yedi düşmenden masûn [u] mahfûz olmasıyçün du‘â etdükde Cenâb-ı Bârî bu Bahr-i Kulzüm'ün Yemen câniblerinde ve Habeş taraflarında tâ Süveys benderine varınca emr edüp şab hâsıl oldu. Bundan küffâr-ı Portakal haberdâr olmayup üç yüz pâre gemi ile Mekke kasdına Cidde'ye gelüp cümlesi şabdan pâre pâre olup helâk oldular. İlâ hâze'l-ân küffâr Mekke üzre gelmeğe tevbe etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370b ·
metinde göster ·
… n Yemen câniblerinde ve Habeş taraflarında tâ Süveys benderine varınca emr edüp
şab
hâsıl oldu. Bundan küffâr-ı Portakal haberdâr olmayup üç yüz pâre gemi ile Mekk …
Der vasf-ı eşkâl-i şab: Cenâb-ı Bârî hitâb-ı kün ile arz [u] semâvat ve yedi deryâyı ademden vücûda getirdikde bu Bahr-i Kulzüm içre bu şab yok idi. Ba‘dehu cemî‘i düşmen Mekke-i mükerremeye kasd edüp niçe kerre Mekke üzre düşmen istîlâ etdiler. Husûsâ Ashâb-ı Fîl ve Ebrehe ve (---)(---) kıssaları cemî‘i kütüb-i mu‘teberelerde mastûrdur. Hazret-i Risâlet'e kırk yaşında nübüvvet geldikde Mekke ve Medîne'nin inkırâzü'd-devrân yedi düşmenden masûn [u] mahfûz olmasıyçün du‘â etdükde Cenâb-ı Bârî bu Bahr-i Kulzüm'ün Yemen câniblerinde ve Habeş taraflarında tâ Süveys benderine varınca emr edüp şab hâsıl oldu. Bundan küffâr-ı Portakal haberdâr olmayup üç yüz pâre gemi ile Mekke kasdına Cidde'ye gelüp cümlesi şabdan pâre pâre olup helâk oldular. İlâ hâze'l-ân küffâr Mekke üzre gelmeğe tevbe etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370b ·
metinde göster ·
… kim ta‘bîr olunmaz. (---)(---)(---)(---) Ve deryâ içre mercân ağacı gibi bu
şab
dahi eyledir. Ammâ bu azîm çınâr-ı müntehâ-misâl taşdan ağaçlardır. Tâ rûy-i de …
Ve Sınab şehri dağlarında çınâr-ı müntehâlar olur. Deryâ içre bi-emrillâh ağaç deryâsı gibi bir sık ormanlıkdır kim ta‘bîr olunmaz. (---)(---)(---)(---) Ve deryâ içre mercân ağacı gibi bu şab dahi eyledir. Ammâ bu azîm çınâr-ı müntehâ-misâl taşdan ağaçlardır. Tâ rûy-i deryâya çıkınca (---)(---)(---) şiddet-i hârdan kırılır. Ammâ bu Bahr-i Kulzüm ol kadar âb-ı sâfîdir kim elli altmış kulaç umku olan yerin tâ ka‘rında bir sûzen (---)(---)(---)(---) olsa pâk müşâhede olunur âb-ı sâfîdir cümle dırahtlar haşebeleri ile ve gûnâ-gûn mâhî ve ecnâs-ı mahlûkâtıyla nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y371a ·
metinde göster ·
… uğrayup dalı ve budakların kıra kıra bir selâmete çıkar. Ammâ merkeb za’îf olsa
şab
(---)(---)(---) dan helâk olur. Hikmet-i Hudâ böyle taşdan ağaçlardır. ⟦Arapç …
Ba‘zı Hind karakaları (---)(---)(---)(---) yine vardır muhâlif rûzgâr ile uğrayup dalı ve budakların kıra kıra bir selâmete çıkar. Ammâ merkeb za’îf olsa şab (---)(---)(---) dan helâk olur. Hikmet-i Hudâ böyle taşdan ağaçlardır. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y371a ·
metinde göster ·
dedikleri Süveys deryâsı içre olan acâyibâtlar var kim ibret-nümâdır. Sübhâne'l …
Ve şab dedikleri Süveys deryâsı içre olan acâyibâtlar var kim ibret-nümâdır. Sübhâne'l-hâlık eyle bir sun‘-ı Hudâ'dır kim hikmetine akıl ermeyüp fikr [ü] ferâset mütehayyir kalır. Deryâ içre gûyâ Rûm'da çınar ağaçlarına benzer azîm dırahtlardır. Lâkin yaprakları yokdur, ammâ dalı ve budağı çokdur. Deryâ yüzüne dek biter, dahi yukaru çıkmaz, ammâ cüssesi deryâ içindedir. Allâhümme âfinâ, ba‘zı gemiler bu şab ağacına uğrayup pâre pâre olur. Eğer gemi kavî-binâ ise şapın dalları ve budakların kırup kütür kütür ubûr eder. İncü bu şapların dibinde olur. Ve bu şablık deryâ içre azîm ormanlıkdır. İçinde kırıc balığı olur. Gark olan gemilerden âdemleri ve incü çıkaran gavvâsları emân vermeyüp yudar. Kırıc balığı gâyet mel‘ûn balıkdır. Bu temâşâları ederek üçüncü gün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y435b ·
metinde göster ·
ağacına uğrayup pâre pâre olur. Eğer gemi kavî-binâ ise şapın dalları ve budakl …
Ve şab dedikleri Süveys deryâsı içre olan acâyibâtlar var kim ibret-nümâdır. Sübhâne'l-hâlık eyle bir sun‘-ı Hudâ'dır kim hikmetine akıl ermeyüp fikr [ü] ferâset mütehayyir kalır. Deryâ içre gûyâ Rûm'da çınar ağaçlarına benzer azîm dırahtlardır. Lâkin yaprakları yokdur, ammâ dalı ve budağı çokdur. Deryâ yüzüne dek biter, dahi yukaru çıkmaz, ammâ cüssesi deryâ içindedir. Allâhümme âfinâ, ba‘zı gemiler bu şab ağacına uğrayup pâre pâre olur. Eğer gemi kavî-binâ ise şapın dalları ve budakların kırup kütür kütür ubûr eder. İncü bu şapların dibinde olur. Ve bu şablık deryâ içre azîm ormanlıkdır. İçinde kırıc balığı olur. Gark olan gemilerden âdemleri ve incü çıkaran gavvâsları emân vermeyüp yudar. Kırıc balığı gâyet mel‘ûn balıkdır. Bu temâşâları ederek üçüncü gün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y435b ·
metinde göster ·
… Ne kadar bu bahra girilse âdemin avret yerlerin yakmaz. Zîrâ bu Bahr-i Muhît'de
şab
olmaz. Ve şeb havfı olmadığından bu şehre azîm Hindistân karakaları ve Portakal …
Zîrâ deryâsı bahr-i Kulzüm değildir, Bahr-i Muhît'dir. Bu Zeyla‘ boğazı Süveys deryâsından taşra vâki‘ olmuşdur. Ne kadar bu bahra girilse âdemin avret yerlerin yakmaz. Zîrâ bu Bahr-i Muhît'de şab olmaz. Ve şeb havfı olmadığından bu şehre azîm Hindistân karakaları ve Portakal karavanaları ve filipota gemileri ve İngiltere barçaları gelüp bî-pâk [ü] bî-pervâ [ya]naşırlar. Herbiri biner âdem ve üçer yüz top çeker galyonlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·