İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

şal*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
108
isabet
94 cümle/beyitte
40,0
milyonda
tüm derleme göre
5
eserde geçiyor
38
farklı biçim
38 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10040,8
Bilge Kagan Yazıtı31.216,5
Maitrisimit Nom Bitig (Hami)292,4
Dede Korkut Kitabı261,7
St. Petersburg'taki Uygurca metinler (Shogaito)198,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 108

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“şal*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
BK K 2 (a)lp ş(a)lçı : (a)kin : bin(i)p : opl(a)yu : t(e)gdi : (e)ki (e)r(i)g : udş(u)ru : s(a)nçdı …
BK K 3 (a)lp ş(a)lçı : (a)kın : bin(i)p : opl(a)yu t(e)gdi : (a)z (e)lt(e)b(e)r(i)g : tutdı :
BK K 4 kül tėgin : (a)lp ş(a)lçı : (a)kin : bin(i)p : o[pl(a)yu : t(e)gd]i : ol (a)t (a)nta : tüş[di] : izg(i)l [ …
Mait Mai.Tek.001.29–34 … ŋı nayut sanınça vayanıḳi tınlıglarag kutġaru yarlıḳap kaujnaġar kentke (ya)kın şalavan berkte kalı(nçsız)
Mait Mai.Tek.050.42 … d- ... yaruḳ / - ... / / 12 = 14 204 207 526 yoḳ / / 13 = 129 230 319 yoḳ şal çoj- ... ėtser.. yapsar suvasar
ShoR Sho.Rosia 2.2.4 /6 yükün[ ü]rmn erdini lénḫua [çeçek üze edgü olor] -mış şala sögütler él[i]gi atlġ t[eŋri burḫan qutıŋa]
EÇS I 114b … nı'nda kar içinde yatup la‘l-gûn yanakları arakrîz olup iki elleri ketiflerinde şallak mallak devrân [u] seyrân ederdi.
EÇS I 114b " Şalla Ka‘be'ye gidesin Ahmed çebu, şalla Ka‘be'ye gidesin Mehemmed çebu" deyü söz ata …
EÇS I 114b "Şalla Ka‘be'ye gidesin Ahmed çebu, şalla Ka‘be'ye gidesin Mehemmed çebu" deyü söz atardı. Garâbet bunda kim ömründe görm …
EÇS I 114b Sırr-ı sâmin: Bir âdeme üç kerre biri biri akîbince " Şalla Ka‘be'ye gidesin" dese elbette ol âdem Mekke'ye revâne olurdu. Hâsıl-ı kelâm bi …
EÇS I 171b … erefis ve kabak, lahana ve hıyâr ve patlıcan ile tezyîn edüp halk üzre hıyâr ve şalgam atarak ubûr ederler.
EÇS I 205b … et gerdelleri içinde tohumlanmış çekirdeği içinde öter sarı hıyârlar ve turp ve şalgamları tekne ve gerdellerinden çıkarup yiyerek ubûr ederler. Gerçi mezmûm ü mülevves k …
EÇS I 213a Ancak hakîr bir fâsik-i mahrûm ve bir bî-mezâk turfe şallâk abdâl-meşreb bir cânız ve cümle ahibbâ ve asdıkâ cânlara cânımız fedâ edüp bâlâ …
EÇS II 252a … mellahlık edüp kâr ederler. Bunların libâsları kendülere mahsûs demir kopran ve şalvar ve çuka dolama ve serine asdâr-ı destâr sarup rûy-ı deryâda gazâ edüp ceng [u] …
EÇS II 278b–279a … rı rahmetdir ve sulehâ-yı ümmetden âdemleri vardır. "el-kâsibu habîbullah" deyü şal ve şemle ve tüfenk [ve] kırmızı kuşak ve muhayyer-i gûnâ-gûn dokuyup bey‘ [u] ş …
EÇS II 288a … alaca destâr peşkîr sararlar ve âyînlerine londura mâvî çuka ve ednâ re‘âyâları şal kebe ve ayaklarına nâzük çarık giyerler. Gâyet rencber re‘âyâsı vardır. Kefere …
EÇS II 296a … Peteşvar ve Şebeşvar ve Kolçıvar ve Şibevar ve Jidvar ve Şiçevar ve Devevar ve Şalumkuvar ve Şebeşuyvar ve Kuyvar ve Labuşvar ve Batlanvar ve Fuğraşvar ve Sibinvar ve Er …
EÇS II 346b–347a … nup bu hammâmda Pîr Dede Sultânı hammâmı içre futa kuşanmış görür. Ammâ taşrada şallâk u mallâk ve uryân gezer bir mecâzibûndan er kimesne imiş. Murâd Hân eydür: "Bre …
EÇS III 120a … z ekmeği ve semiz kıvırcık koyun eti ve sığır eti gâyet semiz ve lezîz olur. Ve şalgam-misâl bir gûne şey olur, ana alabaş derler, gâyet lezîzdir. Semiz et ile kalbe ederle …
EÇS III 120a … r, gâyet lezîzdir. Semiz et ile kalbe ederler, gâyet mukavvî ve serî'l-hazmdır. Şalgam lezzetine müşâbeheti var ammâ reng-i rûyu alaca olduğundan alabaş derler. Hakkâ …
EÇS III 175a … âğları ve sırımları ile müzeyyen bir zırtıl pâk torlak ve parlak ammâ zarrak ve şallak değil ve çârdarb bir mutarraş abdâllığı cümle menâhiyyâtdan müberrâlık alâmetin …
EÇS III 176a–176b … im. Hemân "El-hedâyâ teşterük ve lev kâne müşterek, Hak berekât-ı Halîl versin. Şallar bizim, altunlar kayıkçılar ile sizin" dedikde "Lutf eyle sultânım, cümle sizind …
EÇS III 176a–176b … üp bâki yüz altunları on nefer kayıkçılarımıza onar onar 176b bezl eyledi. Ve şalın birin külâhı üzre sarup birisin gerdenine bend eyledi. Ve "Paşaya bizden selâm …
EÇS IV 189b 202. Hasankeyf'in hâkimleri ve cümle imâretleri ve ibret-nümâ şalgamı ahvâli.
EÇS IV 194b … -hâl olanları çuka-i gûnâ-gûn Malatıyye bezi haftân-ı nilgûn giyerler. Ednâları şal ve şapik giyerler. Zenâne-i zengineleri muhayyer ferrâce ve yassıbaşı ile gezer …
EÇS IV 215b … erre yüz bin pire ve kevâhile âşiyân yapmışdır. Ve esbâbları cümle alaca sofdan şal u şapikdir ve kuşakları harîr-i elvân-ı çâriyedir. Destârları alaca serbend-i h …
EÇS IV 219a Şapik heye / Şalın var mı?
EÇS IV 223b … mîr-i aşâ’irlerinden hân murâd edinse yedi bin paçile ve likânlı ve guyallı ve şal ve şapikli ve cânlı ve tüfeng-endâz asker-i pür-silâh âmâde olur. Gâyet şecî‘ v …
EÇS IV 231a … dem-i mukaddem taşra çıhmağa tekaddüm edin." deyü hemân anadan doğma uryân olup şallak u mellak bu meydânda bir hayli deverân etdi.
EÇS IV 233b–234a … Hân nökerinin vasatu'l-hâlli olanı serbendli ve başları turna ve şahin telli ve şal u şapikli ve beli çap tîrkeşli ve eli kûpâlli ve mavi ve sarı ve siyâh ve kırmı …
EÇS IV 239a … "Hâzırbâş ol kim Mekke ve Medîne pâdişâhı olasın ve Kızılbaşa kırk bin kırmızı şalvarlı Çerkes-i nâkes askeri gönderesin, hâzır-bâş ol!..." deyüp sene 921 târîhinde Ga …
EÇS IV 247a–247b … llerinde ikişer vukıyye gelir sîm-i hâlis çevgânlar ve kırmızı katîfe Rüstemânî şalvarlar ve atları kezâlik altışar pâre âlât-ı yancığa müstağrak ve bahrî hotoslar ile h …
EÇS IV 254b Ve cümle esbabları alaca şal ve şapikdir kim etekleri dilim dilimdir ve yine şalvarları alaca şaldır ve ayak …
EÇS IV 254b Ve cümle esbabları alaca şal ve şapikdir kim etekleri dilim dilimdir ve yine şalvarları alaca şaldır ve ayaklarında poçikli pâbuçları pansadı ve hezârî ve sıdısı kebke …
EÇS IV 254b … ları alaca şal ve şapikdir kim etekleri dilim dilimdir ve yine şalvarları alaca şaldır ve ayaklarında poçikli pâbuçları pansadı ve hezârî ve sıdısı kebkebli pâbuçları …
EÇS IV 279a … ân-bahâ çartâb işleme cevâhirli şîb hil‘atler ve niçe yüz aded Keşmîrî ve elvân şallar çıkdı kim her biri birer hâtemden geçer Hâtem-i Tayî gibi sahiyyü'l-vücûd kimes …
EÇS IV 279a … r biri birer hâtemden geçer Hâtem-i Tayî gibi sahiyyü'l-vücûd kimesnelere lâyık şal-ı Keşmîrîler idi.
EÇS IV 282b Çomar-ı fakîr ıslak çıplak ve şallak u mellak ve silâhdan bî-gallak neylesin, kâh atıyla ve kâh piyâde çomar cengi e …
EÇS IV 350a … halde hammâmda imiş. Hemân ferâhından peştemâlsız uryânen hammâmdan taşra çıkup şallak u mallak İmâm Hüseyin başını temâşâya çıkdıkda bi-emrillahi Ta‘âlâ İmâm Hüseyin …
EÇS IV 376b … a‘yân u eşrâfı ve ulemâ vü sulehâsı ve cümle hânın on bin mikdârı güzîde askeri şal ü şapik ve çarık ile mülebbes olmuş tüfeng-endâz ceyş-i mehîbi cem‘ olup hânın …
EÇS IV 380a … ve Hasankeyfâ ve Mardin ve Diyârbekir'e metâ‘ götürürler. Ve bir zümresi alaca şal u şapik ve çarık kuşak giyüp kuşanup el-kâsibü habîbullah deyüp çârsû-yı bâzâr …
EÇS IV 389a–389b Sitâyiş-i me’kûlât-ı Hasankeyf: Şalgamı gâyet büyükdür ve lezîzdir. Bir kerre Hasankeyfli bin sun‘-ı Hudâ şalgam-ı kebî …
EÇS IV 389a–389b … keyf: Şalgamı gâyet büyükdür ve lezîzdir. Bir kerre Hasankeyfli bin sun‘-ı Hudâ şalgam-ı kebîri Sa‘îrd'e hedâyâ gönderirler. Sa‘îrd'in pürçüklüsü ya‘nî kırmızı havucu b …
EÇS IV 389a–389b … derirler. Sa‘îrd'in pürçüklüsü ya‘nî kırmızı havucu büyük olmağile Hasankeyf'in şalgamın delüp Sa‘îrd havucu sokup Hasankeyf'e gönderirler. Hasankeyfli bundan bir nükte …
EÇS IV 389a–389b … Hasankeyfli bundan bir nükte anlayup asker cem‘ edüp Sa‘îrdli ile bir havuç ve şalgam içün ceng-i azîm {etdiklerin hâlâ meşhûr olup mâbeynlerinde adâvetleri vardır}. …
EÇS V 4b Bir kerre Hasankeyfâ halkının şalgamları gâyet büyük olmağile bir azîm şalgamı şehr-i Si‘îrd'e hedâyâ gönderirler. Si‘îr …
EÇS V 4b Bir kerre Hasankeyfâ halkının şalgamları gâyet büyük olmağile bir azîm şalgamı şehr-i Si‘îrd'e hedâyâ gönderirler. Si‘îr[d] şehrinin zurefâları da kızıl havuç …
EÇS V 4b … Si‘îr[d] şehrinin zurefâları da kızıl havuçları gâyet büyük olmağile Hasankeyf şalgamın delüp kızıl havucu zeker gibi yapup şalgama sokup Hasankeyfâlıya gönderirler. H …
EÇS V 4b … arı gâyet büyük olmağile Hasankeyf şalgamın delüp kızıl havucu zeker gibi yapup şalgama sokup Hasankeyfâlıya gönderirler. Hasankeyfli dahi bu keyfiyyetden âr u gayret- …
EÇS V 4b … lı âbâdân kasaba-i hükm-i şirvan'dır. Cümle Kürdistân halkının geydikleri alaca şal ve şâpik cümle bu Küfre kasabasında işlenir. Ankâ re‘âyâsı Ya‘kûbî ve Ermeni ke …