olan rabtasında iki câmi‘ vardır. Ve garb cânibinde olan rabtda dörd câmi‘ vard …
Anda olan rabtda dört câmi‘ vardır ve şark 251a tarafında olan rabtasında iki câmi‘ vardır. Ve garb cânibinde olan rabtda dörd câmi‘ vardır. Ammâ Orta Kulle Câmi‘i gâyet ma‘mûr ve müzeyyen bir minâreli câmi‘-i şîrîndir. (---)(---) binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250b–251a ·
metinde göster ·
Eşkâl-i kal‘a-i azîm-i atîk Antakıyye: Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet bu edîm-i arzı ibn Âdem ile müzeyyen edeli niçe bin seneden berü kılâ‘-ı azîmler ve binâ-yı kadîmler inşâ olunmuşdur ammâ bi-emri Hudâ benî Âdem'in ibtidâ ibret-nümâ binâsı Hazret-i 22b İdrîs'in ta‘lîmiyle Sürid ve Kalimon hakîmler hâkimlikleri vaktinde Mısır'da ihram dağların yaptılar. Ba‘de't-tûfan arz-ı Ermen'de şehr-i Cû'da, andan arz-ı Mısır'da arz-ı Hâsân'da şehr-i Arîş ve şehr-i Balîs ve şehr-i Ahmîm ve şehr-i Elvâhât ve şehr-i Asvân ve şehr-i Sûdân ve şehr-i Menufiyye ve şehr-i Antakıyye binâ olunmuşdur. Binâ-yı azîmlerin biri dahi budur. Biri Ümm-i dünyâ-yı Kâhire-i Mu‘izziye-i Mısır'dır. Biri Irâk-ı Bağdâd-ı Behişt-âbâd'dır. Biri Irâk-ı Arab-ı Haleb'dir. Biri Irâk-ı Dâdyân'dır kim kûh-ı Elburz dâmeninde deşt-i Kıpçağ'a nâzırdır. Biri dahi binâ-yı azîm Ahlat'dır. Biri dahi kal‘a-i Makedonya ya‘ni Mahmiyye-i Kostantiniyye'dir kim ibtidâ bânîsi Hazret-i Süleymân'dır, ammâ bu kal‘a-i Antakıyye'i İslâmbol'dan evvel imâr olup Hazret-i Süleymân bu Antakıyye'de cenk edüp feth etmişdir. İmdi binâ-yı kadîmin ve âsâr-ı azîmin biri dahi bu kal‘a-i Antakıyye'dir kim sûr-ı azîmi beş aded kûh-ı bülend [ü] azîm üzre vâkı‘ olmuşdur kim bu cebel üzre olan kal‘a dîvârları cânib-i şarkda evc-i hevâya münkalib olmuş dağlardır. Andan bu kal‘anın nısfı aşağı düzde cânib-i garba tâ nehr-i azîm Âsî kenarına varınca alçak yire vâkı‘ olmuş kal‘a-i azîmdir kim bu hisâb üzre bu kal‘anın nısfı makâlîd-i âlîler üzredir. Nısfı zeyl-i cebelde aşağı düzde vâkı‘ olmuşdur. Be-hisâb-ı mil bu kal‘a on iki mildir. Her mil dörd bin adımdır. Bu hisâb üzre bu kal‘anın cümle zîr ü bâlâsı dâ’iren-mâdâr kâmil kırk dört bin adımdır kim âheste reviş ile on iki sâ‘atde devr olunur. Ammâ İslâmbol kal‘ası kırk yedi bin adımdır ve zirâ‘-ı bennâ ile vech-i dîvârın arşınlamağile seksen yedi bin arşın ihâta etmişdürür. Andan Bağdâd-ı Behişt-âbâd dahi büyük kal‘adır. Yigirmi dört bin bedendir ve yigirmi yedi bin adımdır. Andan büyük bu kal‘a-i Antakıyye'dir. Andan küçük kal‘a Mısır'dır, andan küçük Şâm'dır, andan Haleb'dir, andan küçük Kırım cezîresinde Kefe kal‘asıdır ve Rûmeli'nde Kefe'ye mu‘âdil Selânik kal‘asıdır. Andan mâ‘adâ kılâ‘lar bu Antakıyye'den küçükdür ammâ bu kal‘a-i Antakıyye'nin dîvârlarının burc [u] bârûlarının kaddi kadar âlî bir kad bir kal‘ada görmedim. Şark tarafında olan dağlar üzre dîvârlarının kaddi kâmil seksener zirâ‘-ı melikî âlîdir. Ammâ sâhil-i nehr-i Âsî'de olan tarafı yigirmi zirâ‘ alçakdır ve yalın kat dîvârdır. Bu tarafdan mâ‘adâ Haleb kapusundan ve Şâm kapusundan yukaru dağlara çıkınca kat-ender-kat birbirine karîb burc [u] bârûlardır kim dâ’iren-mâdâr cümle (--) aded kulle-i azîmlerdir. Zamân-ı kadîmde bu her kullede kûs-i Takyanus'u döğülürmüş ve her kulle içi beşer tabaka tarh olunmuşdur. Kal‘anın dağ tarafı dîvârının arzı yigirmişer zirâ‘ enlidir ve bu kal‘a ile mefret-i azîm seng-trâşlar ile binâ olunmuşdur kim her bir taşı birer pîl-i Mengerûsî cüssesi kadar vardır. Ve üstâd-ı kâmil tîşe-i Ferhâd ile taşları birbirine eyle imtizâc etdirmiş kim gûyâ yek-pâre bir kal‘a-i devvârdır ve cümle (---) aded kapu, evvelâ cânib-i şimâle nâzır Bâb-ı Haleb yigirmi zirâ‘ kaddi bâb-ı âlî ve vâsi‘dir. Bu kapunun iç yüzünde kayalardan âb-ı hayât su kaynar ve cânib-i garba Bâb-ı Cisr nehr-i Âsî üzre (---) göz cism-i azîm ile ubûr olunup bâb-ı kavîdir ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 22a–22b ·
metinde göster ·
… e olan âdemleri ol kulle-i bâlâdan aşağı endâht edüp pâre pâre olur. Anınçün ol
şark tarafında
kulle-i âlîye "Kanlı kulle" derler. Bir kulle dahi cânib-i garbda hân sarâyı kö …
Evvelâ bu kal‘a-i ser-bülend kûh-ı Dehdîvân ile kûh-ı Âvîh mâbeyninde bir vâsi‘ sengistân uz içinde Âvîh deresi solunda ve İskender deresi sağında bu nehreyn-i zülâleyn bir yere mahlût olduğu mahalde evce ser çekmiş bir yalçın kaya üzre Şeddâdî binâ-misâl seng-tıraşlar ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim her seng-i hârâsı pil-i Mengurûsî cüssesi kadardır. Bu kal‘a vaz‘ olduğu püşte-i bâlâ iki nehir mâbeyninde gûyâ cezîre-misâl vâki‘ olmuşdur. Ammâ gâyet serâmed kanâre-i âlîdir kim kal‘anın dervezesine altı yüz adımda urûc olunur, sa‘b yolu vardır. Cirm-i kal‘a oldur kim şarkdan garba şekl-i murabba‘dan tulanîce vâki‘ olmuşdur, ammâ şark tarafı gâyet âlî olup evc-i âsumâna ser çekmiş bir burc-ı âlîsi olup aşağı deresi derk-i esfelden nişân verir bir çâh-ı gayyâ olduğundan mezkûr kulle-i bülendden hânlar ba‘zı vâcibü'l-izâle olan âdemleri ol kulle-i bâlâdan aşağı endâht edüp pâre pâre olur. Anınçün ol şark tarafında kulle-i âlîye "Kanlı kulle" derler. Bir kulle dahi cânib-i garbda hân sarâyı köşesinde kulle-i azîmdir kim içinde cebehâne-i gûnâ-gûnlar vardır ve cümle altı yüz yetmiş aded dendân-ı bedendir ve her bedende birer mazgal deliği vardır ve anlardan aşağı birer kat mazgal delikleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 223a ·
metinde göster ·
… kı vardır. Ve Şatt kenârında bir kapusu var, kıbleye nâzırdır. Ve cânib-i berre
şark tarafında
Duvrak şehri kapusudur. Derûn-ı kal‘ada sâkin başkaca sancak beği hâkimdir kim …
Sene (---) târîhinde Acem'in böğrün delmek için alâ rağmi'l-a‘dâ hâk-i Acem'de kuvvet-i bâzû ile bu kal‘a[yı](---)(---) binâ edüp nâmına Böğürdelen dediler. Sâhil-i Şatt'da şekl-i murabba‘ gâyet metîn tula binâ-yı hısn-ı hasîn kal‘a-i zîbâdır. Lâkin Basra gibi büyük değildir. Dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin adımdır ve handakı vardır. Ve Şatt kenârında bir kapusu var, kıbleye nâzırdır. Ve cânib-i berre şark tarafında Duvrak şehri kapusudur. Derûn-ı kal‘ada sâkin başkaca sancak beği hâkimdir kim bin mikdârı nökere mâlikdir. Bu kal‘a hudûd-ı Acem'de intihâ-yı serhad bender olmağile kal‘a dizdârı ve sekiz yüz kal‘a neferâtı vardır ve başkaca gümrük emîni vardır. Diyâr-ı Acem'den ve diyâr-ı Hürmüz'den gelen bâzergân metâ‘larından bâc u gümrük alınır bender-i Böğürdelen'dir kim şâhî darbzen toplar ile Acem'in ve Fireng gemilerinin böğrün deler şâhâne top-ı kûbları vardır. Ve derûn-ı kal‘ada cümle altı yüz mikdârı müfîd ü muhtasar külbe-i ahzânları ve câmi‘ vü hânları ve gâsılları ve birkaç dükkânları vardır ammâ gayrı imâretleri yokdur. Lâkin bâğ-ı nahlistân [u] gülistânları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 365b ·
metinde göster ·
… ey yokdur kim ol meydânlara kal‘anın topları kirpi gibi nâzırdır ve bu kal‘anın
şark tarafında
aslâ ve kat‘a varoşu yokdur, ammâ batı ve kıble tarafında varoş-ı azîmi var kim …
Ve bu hisâr-ı üstüvârın cânib-i erba‘ası ceng içün meydânlardır. Aslâ eser-i binâdan bir şey yokdur kim ol meydânlara kal‘anın topları kirpi gibi nâzırdır ve bu kal‘anın şark tarafında aslâ ve kat‘a varoşu yokdur, ammâ batı ve kıble tarafında varoş-ı azîmi var kim cümle etrâfı kesme handakdır. Ve her tarafında balvan kuyuları ve karavulhâneleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 38a ·
metinde göster ·
… kal‘adan taşra garb tarafında elli ve altmış mikdârı saz örtülü ahurları var ve
şark tarafında
mahsûldâr bostânları var kim Kırım vilâyetine bu bostânlar içinden gidilir ve b …
Bu kal‘adan taşra garb tarafında elli ve altmış mikdârı saz örtülü ahurları var ve şark tarafında mahsûldâr bostânları var kim Kırım vilâyetine bu bostânlar içinden gidilir ve buna Kılburun kal‘ası denmesinin aslı oldur kim bu 56b kal‘anın lodos cânibi Karadeniz'dir ve poyraz cânibi Özü suyudur. Bu ikisi mâbeyninde kıl gibi bir incecik kumsal on iki sâ‘at uzun dil gibi tâ şarkdan garba gelince bu ince burunun garbî ucunda bir kal‘acık olduğundan Kılburun derler ve eyle dil gibi bir Kılburun'dur kim her bâr Karadeniz fırtınası ince burnu atlayup nehr-i Özü'ye Özü dahi gâhice Karadeniz'e atlar bir ince kıl gibi burun nihâyetinde olmağile Kılburun derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56a–56b ·
metinde göster ·
Ve bu handaka nâzır metîn cümle (---) aded kullelerdir. Evvelâ {büyük kapunun üst yanında Kanlı kulle yukaru Voraniçse bâğlarına ve dahi yukaruya iç hisâra nâzır kulle-i azîmdir} kıble tarafına nâzır beğ kullesi gâyet metîndir. Ve şark tarafında tarîk-i Vo[ra]niçse kapusu kullesi gûyâ sedd-i Kahkahâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155a ·
metinde göster ·
bir kulle-i azîmi var ve yemîn ü yesârında beşer aded kulle-i bâlâları ve cânib …
Şark tarafında bir kulle-i azîmi var ve yemîn ü yesârında beşer aded kulle-i bâlâları ve cânib-i cenûbundaki kaya burnu üzre bir mehîb kulle-i metîni var kim gûyâ sedd-i İskender'dir. Ve cümle dendân-ı bedenleri eyle mu[ra]ssa‘ ve müzeyyendir kim bir kal‘ada bu gûne bedenli müzeyyen sûr-ı üstüvâr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160b ·
metinde göster ·
nehr-i Drin akup aşağı kal‘ayı yukaru kal‘a kayaları göğsüne almış gûyâ bir ana …
Cânib-i şark tarafında nehr-i Drin akup aşağı kal‘ayı yukaru kal‘a kayaları göğsüne almış gûyâ bir ana evlâdın kucaklamış gibi durur bir âlî iç kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b ·
metinde göster ·
Ol asırda bu deyrin bir çanhâne kullesi var imiş kim
şark tarafında
üç konak yerde nehr-i Tuna ve cânib-i cenûbunda nehr-i Raba ve buhayre-i Balati …
Ol asırda bu deyrin bir çanhâne kullesi var imiş kim şark tarafında üç konak yerde nehr-i Tuna ve cânib-i cenûbunda nehr-i Raba ve buhayre-i Balatin kıble tarafında nümâyân imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14b ·
metinde göster ·
Bu kal‘anın şark tarafında bir çemenzâr sahrâ-yı lâle‘ızârda Kâsım Voyvada cenginde şehîd olanlardan kırk yerde yığın yığın mezâristânları ziyâret etdik. Be-kavl-i kefere,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 74a ·
metinde göster ·
… tûlu geçen köylerde uğradığımız bizim Osmânlı hudûdunda İrşova'mız kal‘asından
şark tarafında
Fohşan şehrine varınca tûlı kâmil on beş konakdır, ammâ Fohşan nehrinin öte şar …
Bu vilâyetin tûlu geçen köylerde uğradığımız bizim Osmânlı hudûdunda İrşova'mız kal‘asından şark tarafında Fohşan şehrine varınca tûlı kâmil on beş konakdır, ammâ Fohşan nehrinin öte şark tarafı Boğdan vilâyeti hudûdudur, ammâ Eflak vilâyetinin arzı şimâl cânibinde Erdel vilâyeti ile müşâ olup arzı Tuna kenârlarına varınca beşer ve altışar ve üçer konak yerleri vardır. Hâlâ Âl-i Osmân'a mutî‘ re‘âyâlı bir aceb ma‘mûr u âbâdân sev[â]d-ı azîm vilâyetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 101b ·
metinde göster ·
… ndân ve anbârlardan gayri bir şey yokdur. Ortası meydândır, ammâ bu iç kal‘anın
şark tarafında
bir azîm kulle-i zîbâsı var. Anda acâ’ib serâmed topları cümle limana nâzırdır. …
Ve yine bu câmi‘ hareminin sol tarafında yol aşırı şehrin iç kal‘asıdır kim handaksız çâr-kûşe taş binâ bir nâzük hisâr-ı ra‘nâ olup cirmi kâmil üç yüz adımdır. Anda dizdâr ve zindân ve anbârlardan gayri bir şey yokdur. Ortası meydândır, ammâ bu iç kal‘anın şark tarafında bir azîm kulle-i zîbâsı var. Anda acâ’ib serâmed topları cümle limana nâzırdır. Ve her Cum‘a günü bu kullenin dendân-ı bedenlerin dizdâr ağa sancağ u bayraklar ile zeyn eder. Salâdan sonra kal‘a kapusun sedd eder. Taşra kal‘aya açılır, ancak bir demir iç hisâr kapusu var. Ve aşağı cebehâne hazîneleri kurbunda yine limana nâzır balyemez topları var, zîrâ niçe kerre Kazak şaykalarıyla gelüp limandan gemiler almışdır(?).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 118b ·
metinde göster ·
kal‘a bedeni üstünden taş cisr ile geçilir handak içinde bir metîn ve kavî zind …
Ve bu kal‘anın şark tarafında kal‘a bedeni üstünden taş cisr ile geçilir handak içinde bir metîn ve kavî zindân kullesi var, çâh-ı gayyâ-yı derk-i esfelden nişân verir. Cümle şehir halkının esîrleri bu sicinde mahpûs olup yine bevvâblar bekler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120a ·
metinde göster ·
bir burunda vâki‘dir. Ancak bir kat kalın dîvâr çekilmişdir. Gayri kal‘alar gib …
Ve kal‘ası bu kûh-ı bâlânın şark 122a tarafında bir burunda vâki‘dir. Ancak bir kat kalın dîvâr çekilmişdir. Gayri kal‘alar gibi bu kal‘a dîvârında bedenler ve kulle-i bî-bedeller yokdur. Ve gayri uçurum yerlerinde dahi kal‘a dîvârları aslâ yokdur ve lâzım da değildir, zîrâ Yed-i Kudret ile bu kaya kal‘a halk olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 121b–122a ·
metinde göster ·
… ü akçesin çok görmüşüz. Ammâ zemîn-i kal‘ası kûh-ı (---) dâmeninde aşağı şehrin
şark tarafında
bir yalçın kanara kaya üzre şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olmuş bir iç kal‘adır …
Dağlarında gümüş ma‘âdinleri olmak ile sikke-i Âl-i Osmân darbhânesi olup "Izze nasruhu duribe Siroz" deyü akçesin çok görmüşüz. Ammâ zemîn-i kal‘ası kûh-ı (---) dâmeninde aşağı şehrin şark tarafında bir yalçın kanara kaya üzre şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olmuş bir iç kal‘adır kim şekl-i muhammes Şeddâdî seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ olup ancak iki kapusu var, biri cânib-i şarka ve biri taraf-ı garba nâzırdır, ammâ kapularının kanatları yokdur. Ve kal‘a içinde dahi âdem ve âdemî-zâtdan aslâ nâm nişân yokdur. Ancak birkaç harâb evler ve beş aded su sarnıçları ve bir dâne vîrân kenîsesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 219a ·
metinde göster ·
iki sâ‘at ba‘îd Deli dağ derler, bir kûh-ı ser-bülend vardır, andan künkler ile …
Ammâ hakîr kemter-i fakîr bu arslan tasvîrine im‘ân-ı nazar ile nazar etdim. Kefere asrında bu sübû‘-ı bî-gırrende ve bî-dirrende çeşme imiş, zîrâ kıçı üzre oturup ağzın hevâya açup durduğundan ve ön ayakları önünde yek-pâre havz-ı azîm olduğundan ma‘lûmdur kim çeşme-sâr ola. Ağzından âdem gevdesi kadar âb-ı hayât su pertâb edüp havza dökülüp cümle keştîbânlar andan sulanırlarmış. Ammâ âb-ı hayât suyunun menba‘ı Atina şehrinin şark tarafında iki sâ‘at ba‘îd Deli dağ derler, bir kûh-ı ser-bülend vardır, andan künkler ile âb-ı hayât su gelüp bu arslan sûretinin ağzından akarmış. Hâlâ su gelen yerleri âşikâre durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254b ·
metinde göster ·
… bu mertebe eflâke kad-keşân olmuş hümâ âşiyânlı sûr-ı üstüvârdır. Bu kal‘acığın
şark tarafında
bir kat kal‘a dîvârı dahi sonradan binâ olmuş. Ana Yeni hisâr derler, zîrâ bir …
Der-temdîhât-ı sıfat-ı iç hisâr: Mevsûf olan büyük kal‘anın cânib-i cenûbu köşesinde bir yalçın kaya püşte-i âlî üzre çâr-kûşe bir küçük iç kal‘adır. İçinde ancak dizdâr evi ve kethudâ evi ve cebehâne hazînesi var. Ve birkaç şâhî topları var, gayri şeyler yokdur. Ammâ bu kal‘a-i enderûnun burc-ı bârûlarından tâ Venedik körfezi kenârında Aya Mavra kal‘ası ve Narda şehri ve Yanya şehri dağları nümâyândır. Ve şark cânibinde Akdeniz içre yigirmi üç aded cezîreler cümle nümâyândır. Tâ bu mertebe eflâke kad-keşân olmuş hümâ âşiyânlı sûr-ı üstüvârdır. Bu kal‘acığın şark tarafında bir kat kal‘a dîvârı dahi sonradan binâ olmuş. Ana Yeni hisâr derler, zîrâ bir kerre bu kal‘ayı küffâr ol mahalden almış. Ol sebeb ile bu mahalle bir kat kal‘a dahi binâ etmişler. Ol hisâb üzre bu kal‘a-i Gördüs beş kat bölme hisârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258b ·
metinde göster ·
nehr-i (---) Kalavrata dağlarından gelüp İnebahtı körfezine bu şehir kurbunda m …
Ammâ bu şehr-i harâbın şark tarafında nehr-i (---) Kalavrata dağlarından gelüp İnebahtı körfezine bu şehir kurbunda mahlût olup bu nehir üzre iki aded cisir var, cümle tokuz gözdür. Gâyet alçakdır ammâ gâyet musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 260a ·
metinde göster ·
… ve garbı tarafın ihâta etmiş tâ leb-i deryâya karîb varınca bâğ u bâğçeleri ve
şark tarafında
iki sâ‘at ba‘îd dağlara varınca hadîka-i cinânlı bir düz vâsi‘ fezâ-yı mahsûldâ …
Şehr-i izdin kurbunda Badracık nâm bir kasaba-i benâm vardır, ammâ bu Ballıbadra'dır kim kal‘anın cenûbu ve şarkı ve garbı tarafın ihâta etmiş tâ leb-i deryâya karîb varınca bâğ u bâğçeleri ve şark tarafında iki sâ‘at ba‘îd dağlara varınca hadîka-i cinânlı bir düz vâsi‘ fezâ-yı mahsûldârda bender şehr-i azîmdir kim cümle üç bin (...) yüz aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ büyût-ı ra‘nâlardır kim gâyet mükellef ü mükemmel ma‘mûr ve halkı mesrûr hânedânlardır. Elbette her evde bâğ u bâğçe mukarrerdir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261a ·
metinde göster ·
bir burunda bir kulle-i azîm vardır. Kapusuna taş nerdübân ile çıkılır, Kâsım P …
Ve bu iç kal‘anın şark tarafında bir burunda bir kulle-i azîm vardır. Kapusuna taş nerdübân ile çıkılır, Kâsım Paşa kullesi derler. Mâl-â-mâl cebehâne-i mühimmât levâzımât memlûdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 277a ·
metinde göster ·
… le ve cümle üç yerde tabya-i azîmler ve cümle dörd aded kapuları vardır. Evvelâ
şark tarafında
bir kapusu leb-i deryâda olup limana nâzırdır, ammâ kıbleye açılır metîn kapudu …
Ve cümle tokuz aded kulle ve cümle üç yerde tabya-i azîmler ve cümle dörd aded kapuları vardır. Evvelâ şark tarafında bir kapusu leb-i deryâda olup limana nâzırdır, ammâ kıbleye açılır metîn kapudur. Ve biri dahi cânib-i garba mekşûf büyük kapudur kim üç kat biri biri içre demir kapulardır. Ve iki aded küçük uğrın kapucukları vardır. Ammâ büyük garb tarafı kapusundan taşra şehrin mezâristânıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 277b ·
metinde göster ·
yine kayalar üzre bir bölme hisâr dahi vardır ismine (---) derler. Bir câmi‘i v …
Ve bu mahalden aşağı gidüp şark tarafında yine kayalar üzre bir bölme hisâr dahi vardır ismine (---) derler. Bir câmi‘i ve seksen aded kiremit örtülü hâneleri var, gayri şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 279b ·
metinde göster ·
büyük kapuya varınca bu kal‘a dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin sekiz yüz aded germe …
Evvelâ bu aşağı hisâr leb-i deryâ-yı liman kenârınca kal‘anın bedenleri üzre tâ aşağı tophâneye varınca andan yukaru büyük tophâneye varınca andan yalçın kayalar üzre tâ Toroz kapusuna varınca andan şark tarafında büyük kapuya varınca bu kal‘a dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin sekiz yüz aded germe adımdır. Ve cümle kırk iki aded şâhâne dirsek dirsek ebrâc-ı azîm kullelerdir. Ve cümle iki bin yüz aded kal‘a bedenleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 280a ·
metinde göster ·
Der-sitâyiş-i liman-ı cây-ı emân-ı keştîbân: Bu kal‘anın limanı şehrin
şark tarafında
vâki‘ olup bir amelî binâdır. Ancak elli pâre gemi alır. Lâkin gündoğusu rûzgâr …
Der-sitâyiş-i liman-ı cây-ı emân-ı keştîbân: Bu kal‘anın limanı şehrin şark tarafında vâki‘ olup bir amelî binâdır. Ancak elli pâre gemi alır. Lâkin gündoğusu rûzgârı ağzından pek girüp demir dutmaz bir kumsal liman olmağile büyük barça gemiler yatamazlar. Bu limana karîb tophâne başka bir iç kal‘a gibi vâki‘ olup iç kal‘a-i bâlâ temelin ve aşağı şehrin etrâfın korudur bir tophâne-i zîbâdır kim cümle elli pâre balyemez serâmed topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287a ·
metinde göster ·
yokuş aşağı bu varoş cümle yüz aded kiremitli hânelerdir, ammâ bir düz vâsi‘ ye …
Kal‘anın şark tarafında yokuş aşağı bu varoş cümle yüz aded kiremitli hânelerdir, ammâ bir düz vâsi‘ yerde vâki‘ olmağile her evleri birbirlerinden birer ok menzilleri uzakdır. Bir hâneyi aşkıyâ haydudlar bassa gayri evlerin âdemleri haberdâr olmaz. Ol ecilden her bir hânedânların birer dâne demir kapulu kulle-i azîmleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 352b ·
metinde göster ·
… i ve cümle evleri serâpâ kayağan taşı örtülü müzeyyen kurâlardır. Hikmet bu kim
şark tarafında
olan Libohovasındaki sıradaki kurâlar cümle elli pâre ma‘mûr köylerdir kim birb …
Evvelâ Ergiri Kasrı'dan cânib-i cenûba ol öz içre nehr-i Dirağopol kenârınca ol sahrânın iki tarafı dağlar eteğinde cümle altmış sekiz pâre ma‘mûr u âbâdân ve bâğ u bâğçeli ve cümle kal‘a-misâl kulleli ve cümle evleri serâpâ kayağan taşı örtülü müzeyyen kurâlardır. Hikmet bu kim şark tarafında olan Libohovasındaki sıradaki kurâlar cümle elli pâre ma‘mûr köylerdir kim birbirlerine birer ok menzili karîbdir. Ve âb-ı hayât suları bî-hisâbdır, ammâ Ergiri Kasrı tarafında olan kırk pâre kurâlar dağlar eteğindedir, ammâ aslâ suları yokdur aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355b ·
metinde göster ·
… u Belgrad'dır. Ve şimâl tarafında Müzakiyye kazâsıdır kim otuz pâre kurâdır. Ve
şark tarafında
Tomoriliçse kazâsıdır. Ve buna karîb kıble ile maşrık mâbeyninde kazâ-yı Iskıra …
Ve Avlonya sancağında cümle tokuz kazâ yerdir. Taht-ı kazâ bu Belgrad'dır. Ve şimâl tarafında Müzakiyye kazâsıdır kim otuz pâre kurâdır. Ve şark tarafında Tomoriliçse kazâsıdır. Ve buna karîb kıble ile maşrık mâbeyninde kazâ-yı Iskırapar'dır. Ve ana muttasıl kıble tarafında kazâ-yı Piremedi'dir. Bu kazâya muttasıl kıblesi tarafında kazâ-yı Pogonya'dır. Ve bu kazânın garbında kazâ-yı Ergiri ile müşâdır, ammâ bu Ergiri kazâsı Delvinye sancağı hâkidir. Ve bu kazânın şimâlinde kazâ-yı Depedelen'dir. Ve anın cenûbunda kazâ-yı Avlonya'dır, ammâ bu mezkûr tokuz aded kazâlar gâyet mahsûllü yerlerdir, ammâ ba‘zı re‘âyâları âsîlerdir kim ne‘ûzü billâh. Ve bu Belgrad kal‘ası Rûm Kostantin ile Arnavud elinden feth olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357b ·
metinde göster ·
bir zeytûnlu bir bayır havâlesi vardır. Cemî‘i dağ u bâğı ve ırağı ve yakını sâ …
Ve bu kal‘anın şark tarafında bir zeytûnlu bir bayır havâlesi vardır. Cemî‘i dağ u bâğı ve ırağı ve yakını sâfî bâğ u bâğçe ve zeytûnlukdur. Bu havâle burun üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 361b ·
metinde göster ·
… eh imâmânların ervâhlar[ın] yâd ederdi, zîrâ bir içim ağız suyu içün nısf sâ‘at
şark tarafında
bâğlar içre sığâr u kibâr fukarâlar usret çekerek gidüp su getirirler, ammâ gay …
Ammâ gayri çeşmeler battâldır. Bu şehir ahâlîsi gâyetü'l-gâye suya(?) muhtâclardır. Mürûr-ı eyyâm ile su yolları harâb olmuş ammâ âb-ı hayât suları var. Bir sâhibü'l-hayrât sehel şey ile amâr etse Şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ ervâhların şâd ve Düvâzdeh imâmânların ervâhlar[ın] yâd ederdi, zîrâ bir içim ağız suyu içün nısf sâ‘at şark tarafında bâğlar içre sığâr u kibâr fukarâlar usret çekerek gidüp su getirirler, ammâ gayri eşyânın envâ‘ı mevcûddur. Bâ-husûs bâğ u bâğçelerinde gûnâ-gûn meyve-i âbdârları cihânı dutmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362a ·
metinde göster ·
Gökçemen mahallesinden tâ Paşa Sarâyı önünden ta İshâk Fakîh çârsûsu içinden ub …
Ve bu şehrin şark tarafında Gökçemen mahallesinden tâ Paşa Sarâyı önünden ta İshâk Fakîh çârsûsu içinden ubûr edüp garb tarafına gidüp tâ nihâyeti Yeni mahalleye varınca yolun iki tarafı kat-ender-kat âb-ı hayâtlı ve bâğçeli evler içre beş bin adım arzı bir şehr-i azîmdir. Mâ-tekaddem dahi âbâdân şehr-i müzeyyen imiş. Lâkin sene 1021 târîhinde Celâlî Karayazıcı ve Sa‘îd Arab zulmünden harâb olmuşdu. Hâlâ bu tahrîr etdiğimiz mertebeden bin kat ziyâde ma‘mûr şehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y10b ·
metinde göster ·
bir mürtefi‘ mesîregâh yerde bir âsitâne-i Hazret-i Mevlânâ var, aceb teferrücg …
Ve şehrin şark tarafında bir mürtefi‘ mesîregâh yerde bir âsitâne-i Hazret-i Mevlânâ var, aceb teferrücgâh mevlevîhânedir. Sema‘hânesi ve müte‘addid fukarâ hücreleri ile ma‘mûrdur. Zamân-ı kadîmde kenîse imiş. Q 19bP 19b Ammâ âb [u] hevâsı latîf bâğ-ı İrem-misâl bir kân-ı dervîşân yeridir. Cümle şehir andan nümâyândır. Ve kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y36b ·
metinde göster ·
… olmuş şehr-i azîm ve bilâd-ı kadîmdir. Ve garb tarafında Karaköy kapusundan tâ
şark tarafında
Durkutlu mahallesine varınca bu şehrin tûlü kâmil yedi bin adımdır. Ve arzının …
Ve bu şehr-i Ma‘nisa cebel-i Duman dâmeninde şarkdan garba tûlânî vâki‘ olmuşdur. Hânelerinin nısfı dağa arka vermiş hevâdâr evlerdir. Serâpâ yüzleri şimâle nâzırdır. Ve nısfı aşağı düzde vâki‘ olmuş şehr-i azîm ve bilâd-ı kadîmdir. Ve garb tarafında Karaköy kapusundan tâ şark tarafında Durkutlu mahallesine varınca bu şehrin tûlü kâmil yedi bin adımdır. Ve arzının ba‘zı yeri üç bin adım ve ba‘zı mahalli dörd bin ve beş bin adım olur. Ve dahi Sultâniyye câmi‘inin önünden kıble tarafına yokuş yukaru Ulu câmi‘ önünden tâ iç kal‘aya varınca dörd bin adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y37a ·
metinde göster ·
… eryâdan üç sâ‘at ba‘îd bir sahrâda vâki‘ olmuşdur. Ve değirmen bayırları şehrin
şark tarafında
beşer bin ve altışar bin adım ba‘îddir.
Ve şehri bir düz kumsal yerde deryâdan üç sâ‘at ba‘îd bir sahrâda vâki‘ olmuşdur. Ve değirmen bayırları şehrin şark tarafında beşer bin ve altışar bin adım ba‘îddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y41a ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘a eyle âlîdir kim küşâde hevâda yüz otuz mîl cenûb cânibine Girid adası görünür. Ve yüz mîl kıbleye Rodos cezîresi nümâyândır. Ve yine cenûb üstüne cezîre-i Hereke ve İliki ve cezîre-i İncirli 15 mîldir. Cümle evleri görünür. Ve şark tarafında yigirmi mîl Menteşe kıyıları cânibinde Tekir Burnu Dacca ve Dârâhiyye(?) dağları ayak altında-misâl zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y108b ·
metinde göster ·
bir konak ba‘îd leb-i deryâ üzre sarp kayalarla Adalya körfezine karîb evc-i se …
Ve bu kal‘anın şark tarafında bir konak ba‘îd leb-i deryâ üzre sarp kayalarla Adalya körfezine karîb evc-i semâya ser çekmiş kayalardır. Ana Elbisler derler. Hikmet-i Hudâ ol kayalarda şeb [u] rûz alev ber-alev âteşler evce ser çekmişdir. Lâkin gece vakitleri Mısır'dan ve Kıbrıs'dan gelen gemiler yüz mîl yerden mezkûr Elbisleri seçüp selâmet yakın olduğun bilüp şâdımân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y130b ·
metinde göster ·
Ve bu şehri dahi seyr [ü] temâşâ edüp şark tarafında dağlar eteğinde yigirmi pâre ma‘mûr [u] âbâdân kurâları ve Türkmân yatağı mahûf yolları güzer edüp on ikinci sâ‘atde sahrâ ve bayırlar aşarak,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y132b ·
metinde göster ·
Hamîd dağlarından gelüp bu mahalde Sultân Alâeddîn'in on bir göz cisr-i azîmi a …
Nehr-i Ulusu: Bu dahi şark tarafında Hamîd dağlarından gelüp bu mahalde Sultân Alâeddîn'in on bir göz cisr-i azîmi altından cereyân edüp bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Deryâ-misâl azîm âb-ı hayât sudur. Ve gûnâ-gûn mâhîleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137a ·
metinde göster ·
beş göz tershâne limanları var. Mâ-tekaddem anda kadırgalar binâ ederlermiş. Hâ …
Ve kal‘anın şark tarafında beş göz tershâne limanları var. Mâ-tekaddem anda kadırgalar binâ ederlermiş. Hâlâ ma‘mûr ve şeddâdî kâ[r]gîr binâ gözlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y139b ·
metinde göster ·
kırk elli müselmân evleri vardır. Kal‘a neferâtları anda sâkin olup âyende vü r …
Ve bu kal‘anın şark tarafında kırk elli müselmân evleri vardır. Kal‘a neferâtları anda sâkin olup âyende vü revendeye mu‘âvenet edüp her şeb kal‘ayı muhâfaza ederler. Altı pâre hurde topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y175b ·
metinde göster ·
… zrevânlar revân olmada. Gören ehl-i züvvâr hayrân olmada. P 79b Ve bu haremin
şark tarafında
bir meydân-ı vâsi‘ soffa vardır. Zî-kıymet hâlîçeler ile döşenmişdir. Ve çeşm-i …
Ve bu meydân [[(---) (---) (---)]] Q 79b şâzrevânlar revân olmada. Gören ehl-i züvvâr hayrân olmada. P 79b Ve bu haremin şark tarafında bir meydân-ı vâsi‘ soffa vardır. Zî-kıymet hâlîçeler ile döşenmişdir. Ve çeşm-i benî âdem görmemiş zer-ender-zer çerâğlar ve şem‘dânlar ve kanâdîller var kim her biri birer üstâd-ı kâmilin pesendîde kârlarıdır kim mülûklar bu sultân içün inşâ etdirüp teberrüken komuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y180a ·
metinde göster ·
şehir ucuna varınca tûlu iki bin adım bir liman-ı azîmdir. Kefere destinde iken …
Ve bu Sayda limanı bu iç kal‘a önünden tâ garbdan şark tarafında şehir ucuna varınca tûlu iki bin adım bir liman-ı azîmdir. Kefere destinde iken gâyet ma‘mûr [u] âbâdân liman imiş. Hâlâ ba‘zı yerleri ma‘mûrdur. Çoğu harâbdır, ammâ yine a‘lâ demir tutar amelî limandır ki makdûr-ı beşer değildir. Deryâ içre sedd-i Ye’cûc gibi şeddâdî binâlar inşâ etmişler kim Y 194a âdem hayrân olur. İç kal‘adan tarafa deryâ içre kapu imiş, cümle gemiler andan girir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y193b–Y194a ·
metinde göster ·
… Yûsuf Salâhaddîn feth edüp câmi‘ etmiş. Kefere zamânı mihrâbı olan mahalli hâlâ
şark tarafında
kapudur. Ve bu kapunun iki cânibindeki bâblarında anda sekiz nahîf mermer mevzû …
Ve cümle (---) mihrâbdır. (---) cum‘adır. Cümleden mükellef cemâ‘at-i kesîreye mâlik sûk-ı sultânî içinde Ulu câmi‘ mâ-tekaddem kenîse imiş. Yûsuf Salâhaddîn feth edüp câmi‘ etmiş. Kefere zamânı mihrâbı olan mahalli hâlâ şark tarafında kapudur. Ve bu kapunun iki cânibindeki bâblarında anda sekiz nahîf mermer mevzûn sütûnlar ile mebnî kapu kemerleridir kim sihr-i i‘câz mertebesi san‘at-i mi‘mârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y206a ·
metinde göster ·
Kıble kapusundan tâ mihrâba varınca tûlu üç yüz ayakdır kâmil ve arzı
şark Y 211a tarafında
Hazret-i Ömer mihrâbından tâ Mâlikî mihrâbı köşesine varınca dörd yüz ayakdır. …
Kıble kapusundan tâ mihrâba varınca tûlu üç yüz ayakdır kâmil ve arzı şark Y 211a tarafında Hazret-i Ömer mihrâbından tâ Mâlikî mihrâbı köşesine varınca dörd yüz ayakdır. Ve içinde sağîr ü kebîr sommâkî ve gayri elvân amûd-ı müntehâlar ve amelî pâyeler cümle yetmiş sütûn sun‘-ı Hudâ'dır. Herbiri birer cevâhirdir kim birer Mısır hazînesi değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y210b–Y211a ·
metinde göster ·
… ahrâdır. Yedi yerde ikişer kemerli kapulardır, ammâ kapuların kanatları yokdur.
şark tarafında
bir kemerli kapudur. On sekiz ayak taş nerdübân ile Sahra-i şerîf haremine çıkı …
Evvelâ Sahra-i şerîfin haremi bir beyâz mermer döşeli bir sahrâdır. Yedi yerde ikişer kemerli kapulardır, ammâ kapuların kanatları yokdur. şark tarafında bir kemerli kapudur. On sekiz ayak taş nerdübân ile Sahra-i şerîf haremine çıkılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y214b ·
metinde göster ·