İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

şeb*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
1.230
isabet
1.085 cümle/beyitte
455,8
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
38 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi1.228501,6
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası126,3
Dede Korkut Kitabı130,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 1.230

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“şeb*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 34/6a2–3 37 hem yana nişan olarḳa şeb çıḳarur-miz anıŋdın kündüzni ançada olar ḳaraŋḳu içre
EÇS I 14a … burc-ı azîm kulleler vardır. Ve her kulle üzre onar ruhbân dîdebân ta‘yîn edüp şeb [u] rûz nigehbânlık ederlerdi.
EÇS I 14b … r idi. Ve Yedikulle'den tâ Sarâyburnu'na gelince niçe sayyâd-ı mâhîler ığrıb ve şebeke ve tor ve ağ ve serpme ve kafas ve düzenleri deryâya döküp gûnâ-gûn mâ’ideler v …
EÇS I 16b … Altımermer'de bir amûdun zirvesinde Sokrât Hekîm tuçdan bir horos icâd etmişdi. Şeb [u] rûz yigirmi dörd sâ‘atde birer kerre kanat kakup sayha urdukda İslâmbol'un …
EÇS I 20b … 'den keştîlere süvâr olup muvâfık eyyâm ile Kızıl Adalar'a lenger-endâz olup ol şeb asâkir-i İslâm hâb-ı râhatda yatırken İslâmbol tekrurunun bir oğlu iki yüz pâre …
EÇS I 20b … n İslâmbol tekrurunun bir oğlu iki yüz pâre gemi ile vakt-i seherde ale'l-gafle şebhûn edüp ceng-i azîm içinde bi-emr-i Hayy-ı Kadîr cümle küffâr-ı hîlekâr münhedim o …
EÇS I 22a … ün yedi gece ceng-i Muhammed-i Arabî edüp yedi kerre küffâr üzre galebeler edüp şebhûnlar edüp âhir serdârları olan Muhammed Zü'l-hayâl bir sâhib-i şecî‘ nâmdâr serdâr i …
EÇS I 23b … le Tekirdağı ve İslâmbol kurbünde tâ Silivri kal‘asına varınca mezkûr kırk kişi şebhûnlar edüp bu kadar mâl-ı ganâyim [ve] üsârâlar alup ve niçe yolların ahvâline vâkıf …
EÇS I 24b … nda ilme meşgûl olup fazîlet-i bâhire sâhibi olup niçe tevârîhler tetebbu‘ edüp şeb [u] rûz Akşemseddîn ve Sivasî Kara Şemseddîn hazretleri sohbetiyle müşerref olu …
EÇS I 25b Ve yine rûz [u] şeb cânib-i erba‘adan asker-i İslâm'a imdâd ile zahâ’ir gelmede ammâ küffâra bir dâ …
EÇS I 26b … elüp bir pîr-i fânî olup Ebü'l-feth ile İslâmbol'a gelirken asâkir-i İslâm içre şeb [u] rûz yigirmi dörd sâ‘atde yigirmi dörd kerre bâng-i horos urup;
EÇS I 33a Ve On ikinci hâkim: Bostâncıbaşı'dır. Her şeb deryâ üzre sabâha dek cümle sâhil-i bahrde olan kurâ ve kasabâtları deverân edü …
EÇS I 33b Yigirminci hâkim: Tershâne'de kapudan paşadır. Cümle deryâya şeb [u] rûz hükm eder.
EÇS I 33b Yigirmi birinci hâkim: Tershâne kethudâsıdır kim şeb [u] rûz Kâsımpaşa şehrinde bir aşkıyâ bulsa cürmüne göre ta‘zîr edüp eşedd-i uk …
EÇS I 35b … amûd-ı ibret-nümûn vardır. Ol amûd üzre Meryem Ana timsâli var idi. Elinde bir şeb-çerâğ var idi kim beyza-i fâhte kadar var idi. Her şeb, bu şeb-çerâğın şu‘lesi câmi‘i …
EÇS I 35b … sâli var idi. Elinde bir şeb-çerâğ var idi kim beyza-i fâhte kadar var idi. Her şeb , bu şeb-çerâğın şu‘lesi câmi‘i münevver ederdi. Bu dahi Risâlet-penâh'ın mevlûd …
EÇS I 35b … idi. Elinde bir şeb-çerâğ var idi kim beyza-i fâhte kadar var idi. Her şeb, bu şeb-çerâğın şu‘lesi câmi‘i münevver ederdi. Bu dahi Risâlet-penâh'ın mevlûdu gecesi ser-nig …
EÇS I 35b … ünevver ederdi. Bu dahi Risâlet-penâh'ın mevlûdu gecesi ser-nigûn olup hâlâ {ol şeb-çerâğ} Kızılelma'dadır. Anıniçün Kızılelma derler kim Ayasofya'dan gitmişdir. Zîrâ İşp …
EÇS I 36b Ve her şeb on ikişer bin kanâdîl-i gûnâ-gûnlar ile ve fânûs-ı şem‘dânlar üzre şem‘-i asel- …
EÇS I 38b … irek: Bu amûd-ı arak-âlûdun hakkında niçe kıyl ü kâl vardır kim sayf [u] şitâda şeb [u] rûz arakrîz olup durmadadır. Ayasofya câmi‘inin gerüde kıble kapularının câ …
EÇS I 40a–40b … üstâd-ı kâmil kemâl-i ma‘rifetin ayân u beyân etmeğiçün sarı pirincden bir gûne şebeke kafes örmüşdür kim bu dahi makdûr-ı beşer değildir. Ve havz-ı kebîr içre bir me …
EÇS I 40a–40b … içre bir mermer musanna‘ kadehden gûnâ-gûn fevvârelerden âb-ı revândan şâz olup şeb [u] rûz âdem gerdeni-misâl pertâb edüp cereyân etmededir. Ve havz-ı müdevverin …
EÇS I 41b … -) târîhinde Sultân İbrâhîm Hân bu mahallin cânib-i selâsına müzehheb ü mutallâ şebeke kafesler inşâ edüp gûyâ kafes-i huld-i berîn oldu. Ammâ mihrâbı ve minberi ve m …
EÇS I 41b–42a … a⟧ rûhâniyyetli câmi‘ olup ve İslâmbol'un çârsû-yı bâzârı içre vâkı‘ olduğundan şeb [u] rûz niçe bin cemâ‘at-i kesîrden ârâm yokdur. Kerrâtile vâkı‘ olmuşdur kim b …
EÇS I 41b–42a … d[â‘] etmeğe mâni‘ olup gayrı cemâ‘at basar. Tâ bu mertebe izdihâm kesîrdir. Ve şeb [u] rûz havz-ı azîmin muslukları kapanmayup dâ’imâ cereyân etmededir. Zîrâ cemâ …
EÇS I 44a … bu haremin cânib-i erba‘asına nâzır cümle (---) aded pençerelerdir kim her bir şebeke-i hadîdi bâzû kalınlığı âhen pençerelerdir. Üstâd-ı hadîd-kûp san‘at-ı Dâvûdî icr …
EÇS I 46b … bir şey yokdur. Ve iki tabaka kanâdîl-i şerîfeleri vardır. Derûn-ı câmi‘de her şeb sekiz bin kanâdîl çerâğân olur.
EÇS I 47b … le tulû‘ edüp yeniçeri ağası ve Rûmeli vâlîsi vezîr olup Acem şâhı Şâh Tahmâs'ı şebhûn edüp andan Tımışvar'ı feth eyledi. Andan,
EÇS I 48a … sda hâsıl olup Çerkesü'l-asl yarar âdem olmağla Nahçıvân seferinde Şâh ordusuna şebhûn edüp Erzurûm eyâleti ihsân olundu.
EÇS I 51a … zikr olunur: Livâ-i Tımışvar ve Lipova ve Çanad ve Göle ve Modova, feth-i cedîd Şebeş ve feth-i cedîd Logoş, livâ-i Façat ve livâ-i Arat ve livâ-i Beşkelek ba‘dehu S …
EÇS I 53b Şebeş 61.945.
EÇS I 60b … -i harâret ederler. Ammâ bu havzdan âbdest alınmaz, zîrâ cânib-i erba‘ası (---) şebeke kafasdır. Üstü bir kubbe-i serâmeddir.
EÇS I 60b … tûhlar vardır. Cemâ‘at-i kesîre oldukda bu yan dehlîzlerinde dahi ibâdet olunup şeb [u] rûz Hindî ve Özbekî fukarâları ile memlû maksûrelerdir. Bu soffaların tahtı …
EÇS I 64a … ayağın kesüp asker-i İslâm içre bir kaht-ı azîm müstevlî olup guzât-ı müslimîn şeb [u] rûz âteş-i Nemrûd içinde kalup ceng etmede. Şâh dahi bir gece fursat bulup …
EÇS I 64a … [u] rûz âteş-i Nemrûd içinde kalup ceng etmede. Şâh dahi bir gece fursat bulup şebhûn esnâsında kal‘a içre yigirmi bin Mâzenderânî tülüngi imdâd-ı Alî koyup ale's-sa …
EÇS I 64a … üşman mâbeyninde kalup ve her cânibi çöl [ü] çölistân-ı bî-amân içre kalup yine şeb [u] rûz hem kal‘ayı döğüp hem Şâh askeriyle ceng ederlerdi.
EÇS I 64b … topları ile deryâ-misâl asker gelüp tarfetü'l-ayn içre hâzır metrislere girilüp şeb [u] rûz amân vermeyüp lağımlar endâht olunup yedi koldan balyemez toplar ile ka …
EÇS I 64b … er açılup subh u mesâ hücûmlar olup içeriden taşra, taşradan içre yürüyüşler ve şebhûnlar olup husrevâne ceng [ü] cidâller olunup içeriden tâ’ife-i sekbân-ı sek-pây bire …
EÇS I 66a Ol gün toplar ile yedi yerden kal‘aya rahneler verdiler. Ve Erzurûm sahrâsına şeb [u] rûz nazar ederdim, askerî tâ’ifesinden bir merd metrisinden çıkup kurâlara …
EÇS I 66a … abt [u] rabt sâhibi serdârdır ve sahrâda bir kurâ ihrâk bi'n-nâr olmazdı ve her şeb cümle çadırlarda Feth-i şerîfler tilâvet olunup ezân-ı Muhammedîler okunup evkâ …
EÇS I 66a Ben bunları bu hâlde görüp üçer dörder kerre kal‘adan taşra çıkup şebhûnlar edüp her çıkışda bu kadar yeniçeri kırup bu kadar mâl-ı ganâyimle yine kal‘aya …
EÇS I 67b … zamân ve pîr-i nâ-tüvân âdemleri tahtırevân ile Revân Seferi'ne revâne etdirüp şeb [u] rûz bu müsinn [ü] kâr-âzmûde ihtiyârlar ile meşveret ederek kat‘-ı menâzil …
EÇS I 67b … vezîr-i sânî pâyesi ihsân edüp taşra çıkardılar ve yine şeref-i sohbetleri ile şeb [u] rûz müşerref idiler.
EÇS I 68b … i gün yedi gece İslâmbol müzeyyen olup geceleri Kadir ve rûzları rûz-ı ıyd olup şeb [u] rûz a‘yân-ı İslâmbol hayr-ı mukaddem deyü zî-kıymet hedâyâları ile pâdişâhı …
EÇS I 69a … Ma‘ânoğlu ve Keçeci Süleymân ve Amber Mustafâ mü’ezzinlikte ayakdaşlarımız olup şeb [u] rûz hammâm-ı hâs cenbinde meşkhâne nâm mahalde sâz u söz ve gûnâ-gûn fasıll …
EÇS I 70b … kandedir. Hamd-i Hudâ ki pâdişâhımın devletinde şeref-i İslâm ile müşerref olup şeb [u] rûz tâ‘at [u] ibâdât edüp Hüseyin Baykara zevklerin ederiz" dedikde taşra s …
EÇS I 71a … iz tenbelhâne ve meyhâne ve eşkıyâhâne midir? Bunda üç bin kadar gılmân-ı hâssa şeb [u] rûz ilme meşgûllerdir ve halîfeleri ve yedi dersiâmları ve cenâbınız dahi h …
EÇS I 71a Şeb [u] rûz ilme meşgûl olup yine Evliyâ Efendi'den haftada üç kerre tilâvet-i Aşer …
EÇS I 71b Ve fukarâ ve zu‘afânın ahvâllerine vâkıf-ı esrâr olmağiçün şeb-revânî esbâblar ile tebdîl-i câme olup şeb [u] rûz İslâmbol içre çârsû-yı bâzârda ve k …
EÇS I 71b … ahvâllerine vâkıf-ı esrâr olmağiçün şeb-revânî esbâblar ile tebdîl-i câme olup şeb [u] rûz İslâmbol içre çârsû-yı bâzârda ve kûçe ve puçada tûl-ı nehârda piyâde g …