… r idi. Ve Yedikulle'den tâ Sarâyburnu'na gelince niçe sayyâd-ı mâhîler ığrıb ve
şebeke
ve tor ve ağ ve serpme ve kafas ve düzenleri deryâya döküp gûnâ-gûn mâ’ideler v …
Ve bir hâne-i kefere bir milyon hazîneye bey‘ ü şirâ olunurdu. Ve sâhil-i bahreynde kırk bin dalyan-ı mâhî var idi. Ve Yedikulle'den tâ Sarâyburnu'na gelince niçe sayyâd-ı mâhîler ığrıb ve şebeke ve tor ve ağ ve serpme ve kafas ve düzenleri deryâya döküp gûnâ-gûn mâ’ideler ve hayvânât-ı bahrîler sayd edüp kifâflanırlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
… -) târîhinde Sultân İbrâhîm Hân bu mahallin cânib-i selâsına müzehheb ü mutallâ
şebeke
kafesler inşâ edüp gûyâ kafes-i huld-i berîn oldu. Ammâ mihrâbı ve minberi ve m …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm Hân bu mahallin cânib-i selâsına müzehheb ü mutallâ şebeke kafesler inşâ edüp gûyâ kafes-i huld-i berîn oldu. Ammâ mihrâbı ve minberi ve mü’ezzinân mahfili mermer-i hâmdan sâde güzelidir. Ve mihrâb üzre Hattât Şeyh hattıyla (---) tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41b ·
metinde göster ·
… -i harâret ederler. Ammâ bu havzdan âbdest alınmaz, zîrâ cânib-i erba‘ası (---)
şebeke
kafasdır. Üstü bir kubbe-i serâmeddir.
Ve bu haremin tâ vasatında bir kasr-ı âlî-misâl bir havz-ı şâzrevânı var. Fevvârelerinden ayn-ı zülâlleri pertâb edüp cemâ‘at nûş edüp def‘-i harâret ederler. Ammâ bu havzdan âbdest alınmaz, zîrâ cânib-i erba‘ası (---) şebeke kafasdır. Üstü bir kubbe-i serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
etdi, derler. Ve cümle (---) aded necef ve moran câmlar ile müzeyyen olduğundan …
Cümle (---) revzenleri tuçdur, demir değildir. Eyle rivâyet ederler kim cümle feth etdüği kâfir kilisalarının çanlarını getirüp câmi‘in pençerelerine şebeke etdi, derler. Ve cümle (---) aded necef ve moran câmlar ile müzeyyen olduğundan gâyet rûşen câmi‘dir. Ve iki kıble kapusu var, atebe-i ulyâsı üzre Karahisârî hattıyla Arapça(---)(---)(---) âyeti zeheb-i hâlis ile tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125b ·
metinde göster ·
… r. Bu kabr-i şerîfler semâ‘hânenin cânib-i kıblesi kûşesinde cânib-i erba‘aları
şebeke
ile mebnîdir. Üzerlerinde başka kubbeleri yokdur. Ve semâ‘hâne meydânı bir müce …
Evsâf-ı âsitâne-i Hazret-i Mevlânâ binâ-yı Sultân Süleymân Hân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân : Niçe mülûk [u] selâtînler bu âsitâneyi ta‘mîr ü termîm etmişdir, ammâ sene 941 târîhinde Süleymân Hân Bağdâd fethine giderken iki yüz kîse masraf koyup Bağdâd-ı behişt-âbâdı feth edüp gelince evvelâ Sultânu'l-ulemâ ve ferzendi Hazret-i Monla Hünkâr'ın sandûkalarını zer-ender-zere müstağrak etdirüp sîm şebekeler ve cânib-i erba‘asında hüsn-i hatt-ı kelâm-ı izzetler ve sîm-âvân şem‘dân ve buhûrdân ve gülâbdânlar ve çerâğdânlar ile ârâste ve niçe bin zî-kıymet kanâdîl ü musanna‘ maslûbâtlar ile pîrâste olup Hazret-i Sultânu'l-ulemâ'nın sandûkası cümleden âlî ve Monla Hünkâr'ın sandûkası andan alçak (---) alçakdır ve ser-i sa‘âdetlerinde Mevlevî külâhları üzre beyâz destâr-ı Mevlevîler ve gerdenleri olan yer mahallinde Keşmîrî ve Lâhûrî şâllar ve taylesân-ı sünnet-i Muhammedî mehâbet ve salâbetli kabr-i şerîflerdir kim harem-i şerîfden gören âdeme vehm târî olup bir dehşet hâsıl olur. Bu kabr-i şerîfler semâ‘hânenin cânib-i kıblesi kûşesinde cânib-i erba‘aları şebeke ile mebnîdir. Üzerlerinde başka kubbeleri yokdur. Ve semâ‘hâne meydânı bir mücellâ sahrâ-yı musaykaldır. Başka mutrıbhâneleri ve ibâdethâne mihrâbı amûd-ı mevzûnlar ile mebnî bir âsitânedir ve bir beyâz mermer-i hâm ile döşenmiş bir vâsi‘ harem-i azîm var. Cümle (---) aded kapusu vardır ve bu harem-i muhteremin cânib-i erba‘asında müte‘addid dervîş-i dil-rîşân hücreleri vardır. Revzenleri etrâfında olan hıyâbâna nâzırdır. Haftada (---) âyîn-i Mevlânâ olup üç yüzden mütecâviz kimi molla ve kimi beğ ve paşa ve her biri birer bâğın gülü ârif-i billah terk-i dünyâ edüp âsitâne-i Mevlânâ'da çark edüp semâ‘ [u] safâ ederler. Her biri birer akl-ı Aristo musannif ü mü’ellif pâ-bürehne ve ser-bürehne fakr-ı fahr ile tefâhür eder cânlar vardır. Şeb [u] rûz aşk-ı İlâhî ile sermest [ü] serbâz dervîşânlar vardır. Ve kilâr ve furûn ve bir matbah-ı dârü'l-it‘âmı dahi cümle bu zikr olunan âsâr-ı hayrâtlar Süleymân Hân'ındır. Ve bu tekye-i ışret-gede kurbunda iki minâreli bir câmi‘ ve bir medrese ve imâret-i dârü'z-ziyâfe cümle Süleymân Hân'ındır. Bu hayrât [u] hasenâtın cümlesi kârgîr binâ-yı kıbâb-ı âlîler ile mebnî ve serâpâ nîl-gûn rasâs-ı hâs ile mestûr olmuş binâ-yı azîmlerdir. Netîce-i merâm Devlet-i Âl-i Osmân'da böyle bir âsitâne-i azîm yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 15a ·
metinde göster ·
… l'da} şeyhülislâm iken dâr-ı selâmı selâmlayup Edirnekapusu hâricinde bir demir
şebeke
içre üstü mekşûf bir merkad-i muvakıdede medfûndur. Masrû‘ olan cânlar yedi cum …
Ale's-sabâh Kemâl Paşazâde taşra çıkınca görse kim kapusu önünde imâm ve mü’ezzin ve cemâ‘atler tâbût hâzır edüp su ıssı etmişler. Kemâl Paşazâde'yi görüp vâlih ü hayrân kalup şükr-i Yezdân ederler. Kemâl Paşazâde keşf-i râz etmeyüp bu hücrede tekmîl-i fünûn edüp eyle âlim ü fâzıl olur kim ferîd-i asr, mütebahhirînden gavvâs-ı ma‘ânî olup hakkâ ki müfti's-sakaleyn olup âhir Süleymân Hân-ı Gâzî asrında Mısır kadı‘askerliğinden ma‘zûl olup {İslâmbol'da} şeyhülislâm iken dâr-ı selâmı selâmlayup Edirnekapusu hâricinde bir demir şebeke içre üstü mekşûf bir merkad-i muvakıdede medfûndur. Masrû‘ olan cânlar yedi cum‘a ertesi ale‘s-sabâh ziyâret edüp hâk-i pâk-i anber-âsâ türâbından sehel tenâvül ederler, bi-emrillâhi Te‘âlâ sıhhat bulup gider. Bu sultânın irtifâ‘-ı kadrine sebeb bu Edirne'deki (---)(---) medresesi hücresi olmuşdur. İlâ hâze'l-ân ol hücre-i sultân mesdûddur. Yanına varmağa bile cür’et edemezler. Eyle bir mahûf hücredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 157b ·
metinde göster ·
… rîn meks edüp kemerin karşu tarafındaki âdemler ile kimi musâhabet eder ve kimi
şebeke
ve olta ile balık avlarlar. Ve bu cisrin yemîn ü yesârında dahi niçe pencereli …
Bu kapulardan içeri yemîn ü yesârda cisrin temeli berâberliğinde cisrin altında hânlar vardır kim âyende vü revendegânlar yemîn ü yesârdan geldiklerinde mihmân olurlar. Ve cisrin kemeri altında müte‘addid hücreler vardır ve demir pençereli şâhnişînlerde müsâfirîn meks edüp kemerin karşu tarafındaki âdemler ile kimi musâhabet eder ve kimi şebeke ve olta ile balık avlarlar. Ve bu cisrin yemîn ü yesârında dahi niçe pencereli hücreler vardır. Üstâd-ı şîrînkâr kasd edüp "Cisrin kemerine bâr olmasın" deyü bu kantara-i ibret-nümânın için boş edüp kat-ender-kat revzenli ve kâ‘alı hücreler de eylemiş. Bu cisrin yemîn ü yesârında korkulukları cümle polad-ı Nahçevânî demirdendir, ammâ üstâd-ı haddâd dahi var makdûrun sarf edüp bir gûne musanna‘ şebeke korkuluklar etmiş kim hakkâ ki yed-i tûlâsın ayân etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 219b ·
metinde göster ·
… demirdendir, ammâ üstâd-ı haddâd dahi var makdûrun sarf edüp bir gûne musanna‘
şebeke
korkuluklar etmiş kim hakkâ ki yed-i tûlâsın ayân etmişdir.
Bu kapulardan içeri yemîn ü yesârda cisrin temeli berâberliğinde cisrin altında hânlar vardır kim âyende vü revendegânlar yemîn ü yesârdan geldiklerinde mihmân olurlar. Ve cisrin kemeri altında müte‘addid hücreler vardır ve demir pençereli şâhnişînlerde müsâfirîn meks edüp kemerin karşu tarafındaki âdemler ile kimi musâhabet eder ve kimi şebeke ve olta ile balık avlarlar. Ve bu cisrin yemîn ü yesârında dahi niçe pencereli hücreler vardır. Üstâd-ı şîrînkâr kasd edüp "Cisrin kemerine bâr olmasın" deyü bu kantara-i ibret-nümânın için boş edüp kat-ender-kat revzenli ve kâ‘alı hücreler de eylemiş. Bu cisrin yemîn ü yesârında korkulukları cümle polad-ı Nahçevânî demirdendir, ammâ üstâd-ı haddâd dahi var makdûrun sarf edüp bir gûne musanna‘ şebeke korkuluklar etmiş kim hakkâ ki yed-i tûlâsın ayân etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 219b ·
metinde göster ·
… yân etse bu Tovna gölü deryâ olup niçe bin gûne mâhîleri sayyâdlar kayıklar ile
şebeke
ağlar ile yedi sekiz ay balık sayd ederler. Başka emânetdir kim mahsûlâtı serha …
Der-sıfat-ı eşkâl-i buheyre-i kal‘a-i Tovna: Müverrihân-ı Ungurus bu buheyreye Toğna derler. D[â’i]ren mâdâr cirmi kâmil on mîl ihâta eder. Nehr-i Tuna'dan bir fersah cânib-i cenûba mesâfedir. Kaçan kim evvelbahârda nehr-i Tuna tuğyân etse bu Tovna gölü deryâ olup niçe bin gûne mâhîleri sayyâdlar kayıklar ile şebeke ağlar ile yedi sekiz ay balık sayd ederler. Başka emânetdir kim mahsûlâtı serhad neferâtlarına aklâm kayd olunmuşdur. Bir tarafı hasır sazlığıdır, ammâ suyu gâyet lezîz olduğundan Kanije gölü eğiri gibi eğir kökü olurmuş, ammâ görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b ·
metinde göster ·
… etmeğiçün mahfel-i münîfin kameriyye ve revzen ve dervezelerin eyle hurde nakş
şebeke
ve islimîler etmiş kim hâlâ zamânımız üstâdları ol mahfele mânend bir musallâ e …
Benî âdemin erbâb-ı ma‘ârifi bu secdegâh-ı pâdişâhîyi görüp engüşt ber-dehen olup hayrân olur. Gerçi zî-kıymet ve mutallâ ve müzehheb değildir, ammâ bunda olan tasarruflar ve bunda olan tasannu‘-i şîrînkârlıklar bir yerde yokdur. Üstâd mühendis var makdûrun sarf edüp yed-i tûlâsın ayân u beyân etmeğiçün mahfel-i münîfin kameriyye ve revzen ve dervezelerin eyle hurde nakş şebeke ve islimîler etmiş kim hâlâ zamânımız üstâdları ol mahfele mânend bir musallâ edüp bir tîşe ve bir erre urmağa kâdir değillerdir. Meğer Habîb-i Neccâr bir dahi Cercîs Nebî-vâr dünyâya gelüp böyle makâm-ı sultân yapmada âciz olmaya.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95a ·
metinde göster ·
… r etmiş kim gören âdemin aklı hayretde kalır, zîrâ cümle kârı Fahrî oyması gibi
şebeke
oyma saçakdır. Ve bu soffanın kıble dîvârı serâpâ nakş-ı bûkalemûn-ı kalem-i Bi …
Minberi ve mihrâbı ve câmları ve revzenleri ve mü’ezzinân mahfili hâs ve beyâz mermerden Fahrî oyması-misâl müşebbek kârlı binâlardır kim her biri birer gûne sihr-i halâl mertebesi tasarruflar var ve taşra soffada dörd aded beyâz billûr-misâl mermer sütûnlar üzre üç aded kubbe-i âlîdir ve bu soffa üzre cemâ‘at-i kesîreye kar ve yağmur serpmesin içün çam direklerin yigirmi adedin ale't-tertîb dizüp ilm-i hendese üzre haşebden bir gûne sundurma saçak etmiş ve gûnâ-gûn medîneler ve gilviler ve turalar ve mukarnazlar etmiş kim gören âdemin aklı hayretde kalır, zîrâ cümle kârı Fahrî oyması gibi şebeke oyma saçakdır. Ve bu soffanın kıble dîvârı serâpâ nakş-ı bûkalemûn-ı kalem-i Bihzâd u Mânî ve Şâhkulı nakşı ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 146b ·
metinde göster ·
… i üstâd mühendis ve seyyâh-ı âlem ve âlim ü âmil ü kâmil bu kubbeye ve bu demir
şebeke
kafeslere im‘ân-ı nazar ile nazar edüp engüşt ber-dehen ederek vâlih ü hayrân o …
Ve bu câmi‘in sağ tarafı yol kenârında çâr-sütûn bir şâhâne kubbe-i âlî edüp etrâfını üstâd-ı haddâdî bir gûne demir kafesler ve revzenler etmiş kim gûyâ şuğl-ı Hazret-i Dâvûd-ı Haddâd olmuş. Cemî‘i üstâd mühendis ve seyyâh-ı âlem ve âlim ü âmil ü kâmil bu kubbeye ve bu demir şebeke kafeslere im‘ân-ı nazar ile nazar edüp engüşt ber-dehen ederek vâlih ü hayrân olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 146b ·
metinde göster ·
… eki Hazret-i Risâlet-penâh'ın hırka-i şerîfi soffasıdır. Bu iki soffaların dahi
şebeke
kafesleri birer gûne Fahrî oyması gibi oyulmuşdur kim cihân ressâmları tarhında …
Ve bu câmi‘in yemîn ü yesârında iki tahtânî soffaların sol tarafındaki soffa pâdişâhlara mahsûsdur. Sağ cânibindeki Hazret-i Risâlet-penâh'ın hırka-i şerîfi soffasıdır. Bu iki soffaların dahi şebeke kafesleri birer gûne Fahrî oyması gibi oyulmuşdur kim cihân ressâmları tarhında Y 69a âcizlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y68b–Y69a ·
metinde göster ·
… ib-i erba‘asındaki billûr ve necef ve moran câmlardan ve yedi aded kapular üzre
şebeke
kafeslerden câmi‘in derûnu münevver olur. Ve bir kaç câmlar hırka-i şerîf soffa …
Ve bu câmi‘in cânib-i erba‘asında revzenleri yokdur. Ancak câmi‘ içre ziyâ bahşi cânib-i erba‘asındaki billûr ve necef ve moran câmlardan ve yedi aded kapular üzre şebeke kafeslerden câmi‘in derûnu münevver olur. Ve bir kaç câmlar hırka-i şerîf soffası üzredir. Ammâ hırka-i şerîf Âsitâne-i sa‘âdet'de Hazîne'dedir. Bunda sandûkası vardır. Teberrüken ziyâret olunur. Ancak bu câmi‘de bir kûfî Kelâm-ı kadîm vardır, Hazret-i Osmân hattıdır deyü hâs [u] âm ziyâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y69a ·
metinde göster ·
… â rub‘-ı meskûnda lâ-nazîrdir. Ve mü’ezzin mahfili hurde sütûnlar üzre eyle bir
şebeke
mermer maksûredir kim tavsîfden müberrâ bir cihân-ârâ makâm-ı Bilâlî'dir. Ve gû …
Ve mihrâb ve minberinde olan hurdegîr mermer-bürün hayâl-pesend ve hezâr-ahsend ma‘rifeti İslâm diyârında bir câmi‘de olmadığından mâ‘adâ rub‘-ı meskûnda lâ-nazîrdir. Ve mü’ezzin mahfili hurde sütûnlar üzre eyle bir şebeke mermer maksûredir kim tavsîfden müberrâ bir cihân-ârâ makâm-ı Bilâlî'dir. Ve gûnâ-gûn zer-ender-zer zî-kıymet hâlîçeler ile mebsûtdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y152b ·
metinde göster ·
îcâd eylemiş kim akıllar çâk olur. Ol şebeke-i müzehhebin içinde hâzırlardır.
Ve bu kubbenin tâ ortasında zer-ender-zer sihr-i mübîn üstâd-ı harrâtîn eyle musanna‘ şebeke îcâd eylemiş kim akıllar çâk olur. Ol şebeke-i müzehhebin içinde hâzırlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y180a ·
metinde göster ·
… ezzinler mahâfilinin altında (---) ayak taş nerdübân ile nüzûl olunur bir demir
şebeke
bâbı var.
Ve Sahra-i şerîf Hazret-i Risâlet ardı sıra hevâya tayerân etdükde emr-i Resûl ile mu‘allâk kalup altı bir gâr-ı azîm kalmış, iki yüz âdem alır bir âsitânedir. Kapusu Hanefî mihrâbının ardında mü’ezzinler mahâfilinin altında (---) ayak taş nerdübân ile nüzûl olunur bir demir şebeke bâbı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y214a ·
metinde göster ·
… mdâdıyla ta‘mîr ü termîm edüp aslâ esâs dutmayup örtüsü hâlâ küşâde olup telden
şebeke
edüp hûş [u] tuyûrdan emîn olmuşlar.
Ve bu ortada kubbenin garb tarafına muttasıl bir kubbe-i âlî dahi vardır, gûyâ şehr-i Selânik'deki Ayasofya kubbesidir. Ammâ bunun ortası Q 95a açıkdır. Hazret-i Risâlet-penâh be-kavl-i Tevârîh-i ibn Abbâs, İskender-i Kübrâ'nın vefâtı târîhinden vilâdet-i Habîb-i Hudâ'ya gelince 882 senedir. Ve Yûnâniyân tevârîhi üzre Hazret-i Îsâ zamânından Hâtemü'l-enbiyâ'ya gelince 600 sene, re’s-i mâ’ide mâh-ı Rebî‘ülevvel'in on ikinci gece isneyn gecesi sa‘âdetle rahm-i mâderden müştakk olup Tâk-ı Kisrâ ve Kasr-ı Havarnak ve kubbe-i Ayasofya ve bu mezkûr Kumâme kubbesi ol gece münhedim olup niçe kerre kralların imdâdıyla ta‘mîr ü termîm edüp aslâ esâs dutmayup örtüsü hâlâ küşâde olup telden şebeke edüp hûş [u] tuyûrdan emîn olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y222a ·
metinde göster ·
… -ı Hudâ'dır. Ve bu câmlar üzre iki yüz seksen revzenlerdır kim herbirinde birer
şebeke
kafesler var kim sihr-i i‘câzdır. Bu kafesler hûş u tuyûrun câmi‘ içre duhûlüne …
Ve derûn-ı câmi‘de cümle iki yüz seksen kemerdir. Ve iki yüz seksen câm-ı gûnâ-gûndur ki her biri pertev-i nûr-ı envâr-ı Hudâ'dır. Ve bu câmlar üzre iki yüz seksen revzenlerdır kim herbirinde birer şebeke kafesler var kim sihr-i i‘câzdır. Bu kafesler hûş u tuyûrun câmi‘ içre duhûlüne mâni‘ olup pâk durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y243a ·
metinde göster ·
… hveye duhûl etse hâkim ahz edemeyüp halâs olur. Ve cereyân eden nehir içre kimi
şebeke
ile mâhîler sayd eder, kimi gusl edüp şinâverlik eder. Bir hây hûydur kim mısra …
Ve yedi yerde mutrıbân ve meddâhân nagamât ederler. Ecnâs-ı mahlûkât bunda mevcûddur. Mücrim ve âsî bu kahveye duhûl etse hâkim ahz edemeyüp halâs olur. Ve cereyân eden nehir içre kimi şebeke ile mâhîler sayd eder, kimi gusl edüp şinâverlik eder. Bir hây hûydur kim mısra‘: Q 104b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y247a ·
metinde göster ·
"Yâ ümmetlerim! Benim hâtırım dilersiz bana cevâhir ve altun ve gümüş kubbe lâzım değildir. Biz Cenâb-ı Bârî'den dünyâ devleti ricâ etmedik. Rahm-i mâderden beri ümmetim der idim. Eğer benim rızâm isterseniz beni münkirîn ü müşrikînden hıfz içün şeş cihetime şebeke edüp mescidimi vüs‘at üzre edüp sünnetim üzre gidüp gazâ-yı ekberler edüp Sahâbe-i kirâmlarım gazâ mâlıyla bir hoş gözedesiz" buyururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281a ·
metinde göster ·
… et-i Risâlet-penâh'ın ser-i sa‘âdetleri tarafındaki şebekede gümüş kilidli yine
şebeke
kapu üzre hurde hadîd ile üstâd-ı âhen bir Karahisârî hattı tarzı bir celî hatt …
Ve Hazret-i Risâlet-penâh'ın ser-i sa‘âdetleri tarafındaki şebekede gümüş kilidli yine şebeke kapu üzre hurde hadîd ile üstâd-ı âhen bir Karahisârî hattı tarzı bir celî hatt ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y286b ·
metinde göster ·
Ziyâret-i Hazret-i Fâtımatü'z-Zehrâ binti Hazret-i Risâlet-penâh: Bunlar dahi Hazret-i Risâlet-penâhın kubbesi sâhası dâhilinde Y 290a başka şebeke içindedir. Ammâ şebekelerinin kıble cânibi Resûl-i Hudâ'nın şebekesine muttasıldır. Ammâ kendüleri Hazret-i Resûl gibi cibinlik içinde değildir. Zer-ender-zere müstağrak sandûkaları ile âşikâredir. Bu mahalle dahi âdâb ile gelüp bu du‘âyı okuya,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y289b–Y290a ·
metinde göster ·
mâbeyni üç adım vâsi‘ bir yerdir, serâperdenin cânib-i erba‘ası devr olunur bir …
Ve bu cibinlik ile taşra demir şebeke mâbeyni üç adım vâsi‘ bir yerdir, serâperdenin cânib-i erba‘ası devr olunur bir yerdir. Ferşi serâpâ akîk ve yemenî ve pîrûze ve zeberced ve billûr ve necef ve moran ayn-ı semek ve aynü'l-hir ve aynü'l-mâr ve Seylân ve Sebîl-i allâm ve sadef ve Kıbrıs elmâsı ve Alman elmâsı makûlesi, bu zikr olunan zî-kıymet hacerler ile ferşi eyle döşenmişdir kim görenin aklı perîşân olur. Anıniçün bu mahal hâlîçeler ile mefrûş değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y291b ·
metinde göster ·
içre şerîf Mes‘ûd hazretleri medfûndur. Sandûkasının zarfı olan yeşil atlas-ı z …
Ve yine bu kubbe içinde çâr-kûşe bir kafes şebeke içre şerîf Mes‘ûd hazretleri medfûndur. Sandûkasının zarfı olan yeşil atlas-ı zerdûz üzre kâr-ı Hayyâm ile ol zarf üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y362b ·
metinde göster ·
… rin sağ tarafında çâr-gûşe bir demir kafes içre paşalara mahsûs namâzgâhdır. Bu
şebeke
eyle musanna‘ kafesdir kim gûyâ Fahrî oyması-misâl sihr-i i‘câz demir kafesdir …
Ve minberin sağ tarafında çâr-gûşe bir demir kafes içre paşalara mahsûs namâzgâhdır. Bu şebeke eyle musanna‘ kafesdir kim gûyâ Fahrî oyması-misâl sihr-i i‘câz demir kafesdir kim gûyâ kâr-ı Hazret-i Dâvûd'dur. Bu kafesin misli Medîne-i münevverede şebeke-i Resûlullâh'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y99a ·
metinde göster ·
"Âlem-i fetâlığımda Nîl'de benim bir timsâhım var idi, dişi idi. Ol asırda
şebeke
ile balık sayd edüp kifâflanırdım. Ba‘zı iri balıkları sayd edüp başka kordum. …
"Âlem-i fetâlığımda Nîl'de benim bir timsâhım var idi, dişi idi. Ol asırda şebeke ile balık sayd edüp kifâflanırdım. Ba‘zı iri balıkları sayd edüp başka kordum. Bir gün bu timsâh şinâverlik ederek ubûr etdi, ammâ gâyet müzeyyen mahbûb timsâh idi. Hemân sayd etdiğim semekelerden bir kaçının başların üzüp bu timsâha atdım, ekl etdi ve gitdi. Netîce-i kelâm birkaç gün bu hâl üzre gidüp geldi, her gün bu gûne balık verirdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y162a ·
metinde göster ·
… ile on bin altun dahi sâ’irlere ıydıyye içün gönderilir. Mısır vezîrlerine azîm
şebeke
ve belâdır.
Hâsıl-ı kelâm bâlâda tahrîr olunan yüz yetmiş boğça tevzî‘ olunup kifâyet etmediğinden mâ‘adâ kapu kethudâsı yüz boğça dahi aldım deyü sûret-i defter gönderüp ve bu boğçaler ile vezîr-i a‘zamın on iki bin altun ıydıyyesinden mâ‘adâ bu hazîne ile on bin altun dahi sâ’irlere ıydıyye içün gönderilir. Mısır vezîrlerine azîm şebeke ve belâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y196a ·
metinde göster ·
… nehre bırağup fincân cereyân ederek kahve (---) yanına gelür. Ba‘zı âşık elinde
şebeke
sâhil-i bahrda kahve nûş ederek mâhîleri sayd eder. (---)(---)(---) sular üzr …
Ve ba‘zı cânlar elinde fincânların nehre bırağup fincân cereyân ederek kahve (---) yanına gelür. Ba‘zı âşık elinde şebeke sâhil-i bahrda kahve nûş ederek mâhîleri sayd eder. (---)(---)(---) sular üzre binâ olunmuş kimi fevkânî ve tahtânî kimi de havz u fıskıyye ve havz u şâzrevân (---)(---)(---) temâşâgâh-ı ibret-nümâ kahâvîlerdir. Ba‘zısında muganniye mahbûbeler var kim âşûb-ı Q 348aP 342a fitne-engîzler var kim her bir işveleri sihr-i hilâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·