Ve bu haremin cânib-i erba‘asına nâzır cümle (---) aded pençerelerdir kim her bir şebeke-i hadîdi bâzû kalınlığı âhen pençerelerdir. Üstâd-ı hadîd-kûp san‘at-ı Dâvûdî icrâ edüp eyle sûhân urmuş kim ile'l-ân cilâsına bir gird-i gubâr te’sîr etmeyüp pûlâd-ı Nahçıvânî gibi mücellâ revzenlerdir. Ve bu pençereler üzre cümle (---) câmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
… le müzeyyen bir türbe-i pür-envârdır. Ve ravza-i kabr-i münevveri dâ’iren-mâdâr
şebeke-i
sîm-i hâlis ile inşâ olunmuşdur. Ser-i sa‘âdeti tarafında alem-i şerîfi ve câni …
Cümle der [ü] dîvârları kâşî-i Çîn ile müzeyyen bir türbe-i pür-envârdır. Ve ravza-i kabr-i münevveri dâ’iren-mâdâr şebeke-i sîm-i hâlis ile inşâ olunmuşdur. Ser-i sa‘âdeti tarafında alem-i şerîfi ve cânib-i erba‘asında olan sîm ü zer çerâğ ve şem‘dânlar ve kanâdîller ve âdem kaddi mutallâ şem‘dânlar üzre şem‘-i kâfûrîler ve buhûrdân-ı gûnâ-gûnlar ve gülâbdân-ı mücevherler ile mâl-â-mâl bir kabr-i şerîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 121a ·
metinde göster ·
Mihrâbı sünnet üzre sâde güzelidir, ammâ bir beyâz mermer-i hâmdan
şebeke-i
Fahrî oyması gibi bir mukarnaslı minbere mâlikdir kim cihânın İslâm diyârlarınd …
Mihrâbı sünnet üzre sâde güzelidir, ammâ bir beyâz mermer-i hâmdan şebeke-i Fahrî oyması gibi bir mukarnaslı minbere mâlikdir kim cihânın İslâm diyârlarında nazîri olmayup bir yere yapışmamış hemân meydânda câmi‘in sağ tarafında bir kürsî-i vâlâ-yı serâmeddir kim gûyâ câmi‘in rûhudur. Ve bir münakkaş şebekeli mermerden mü’ezzinân mahfili var kim bu dahi lâ-nazîre leh kabîlinden olup bir vecih ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 314a ·
metinde göster ·
… bîn üstâd-ı harrâtîn eyle musanna‘ şebeke îcâd eylemiş kim akıllar çâk olur. Ol
şebeke-i
müzehhebin içinde hâzırlardır.
Ve bu kubbenin tâ ortasında zer-ender-zer sihr-i mübîn üstâd-ı harrâtîn eyle musanna‘ şebeke îcâd eylemiş kim akıllar çâk olur. Ol şebeke-i müzehhebin içinde hâzırlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y180a ·
metinde göster ·
… ârıza makyûddur. Hâlâ beddu‘â edüp nâ-tâhir derler. Hakkâ ki ümmet-i Muhammed'e
şebeke-i
azîm olmuşdur.
Ve bu şehr-i şâm Melikü't-Tâhir tahrîri üzre (---) hâne-i avârıza makyûddur. Hâlâ beddu‘â edüp nâ-tâhir derler. Hakkâ ki ümmet-i Muhammed'e şebeke-i azîm olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y247b ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ yine benî âdemde merhamet var imiş. Darb-ı meseldir kim yerde yatan yüzü kimse basmaz, derler. Gerçek imiş, kırk elli bin huccâcın izdihâmı içre tâ şebeke-i Resûlullâh'da huzûr-ı müvâcehe-i Resûlullâh'a varup âsitâne-i hâssasın bûs edüp ba‘dehu ber-zânû olup andan ber-kıyâm durup âdâb-ı huşû‘ ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y278b ·
metinde göster ·
… l-haremler kasrı önünde Erbâb-ı Soffalar soffası dahi başka bir ibâdetgâhdır ki
şebeke-i
Resûlullâh içinde Hazret-i Fâtımatü'z-Zehrâ'ya nâzır bir soffadır. Bu tarafdaki …
Ve yine bu câmi‘ içre şeyhü'l-haremler kasrı önünde Erbâb-ı Soffalar soffası dahi başka bir ibâdetgâhdır ki şebeke-i Resûlullâh içinde Hazret-i Fâtımatü'z-Zehrâ'ya nâzır bir soffadır. Bu tarafdaki demir şebekeler üzre niçe bin erbâb-ı ma‘ârifin levha üzre birer hüsn-i hat âsârları var. Hamd-i Hudâ Hakîr Evliyâ-i bî-riyânın dahi bir levha üzre celî hat ile:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283a ·
metinde göster ·
… dir. Her birinin destinde micmer-i amberdân ve gülâbdân buhurdân-ı mücevher ile
şebeke-i
Resûlullâh'ın bâb-ı şerîfi önüne gelüp ibtidâ şeyhü'l-harem paşa hazretlerinin …
Evvelâ pâk helâl libâslar geyüp girmek gerek ve dâ’imâ salavât-ı şerîfe müdâvemet etmek gerek. Ve şeyhü'l-harem hazretleri on iki siyâh çerde tavâşî halîfeleri ile kemerlerine beyâz pembe fûtalar kuşanırlar. Bu halîfelerin her biri birer kutb-ı aktâb mertebesinde ulu kimesnelerdir kim Hazret-i Resûl'ün yoluna bezl-i cân ve ifnâ-yı vücûd edüp kırkar ellişer yıl hidmeti sebkat etmiş lala-yı siyâh zülâlelerdir. Her birinin destinde micmer-i amberdân ve gülâbdân buhurdân-ı mücevher ile şebeke-i Resûlullâh'ın bâb-ı şerîfi önüne gelüp ibtidâ şeyhü'l-harem paşa hazretlerinin kemerine bir beyâz fûta kuşadup paşanın destine bir cârûb ya‘nî süpürge verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y290b ·
metinde göster ·
… minşefe Y 291a ya‘nî süpürge alup du‘â ve senâ ile Hazret-i Fâtıma tarafından
şebeke-i
Resûlullâh'ın bâb-ı şerîfin küşâde kılup cümle on iki tavâşîler ve bâlâda zikr …
Netîce-i kelâm hakîr ile yedi âdem olup âsitâne tarafında ve vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ ve a‘yân-ı kibârın ferrâşları vardır. Anların kâ’immakâmları bu Medîne-i mutahharada hâzırlardır. Bizzât Âl-i Osmân pâdişâhının ferâşeti vekîli şeyhü'l-haremdir. Ol dahi destine bir minşefe Y 291a ya‘nî süpürge alup du‘â ve senâ ile Hazret-i Fâtıma tarafından şebeke-i Resûlullâh'ın bâb-ı şerîfin küşâde kılup cümle on iki tavâşîler ve bâlâda zikr olunan kâ’immakâm ferrâşlar içeri girüp ba‘dehu bâb-ı sa‘âdeti sedd edüp bir âdem bu Ravza-i Mutahhara içine komak ihtimâlleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y290b–Y291a ·
metinde göster ·
… vdet edüp hakîr taşraya çıkup yine müvâce[he]-i Resûlullâh'a geldim. Bu mahalde
şebeke-i
Resûl üzre altun ile tahrîr olunmuş celî hüsn-i hatlar var kim ta‘bîr olunmaz. …
Hamd-i Hudâ bu tertîb üzre ziyâret edüp âdâb üzre avdet edüp hakîr taşraya çıkup yine müvâce[he]-i Resûlullâh'a geldim. Bu mahalde şebeke-i Resûl üzre altun ile tahrîr olunmuş celî hüsn-i hatlar var kim ta‘bîr olunmaz. Evvelâ:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y292a ·
metinde göster ·
Ve incü ve la‘l yâkût ve zümürrüd ve elmâs ve mercân ve kehrübâr ve pîrûze ve seylân akîk ve Yemenî ve aynü'l-hur ve ayn-ı semek makûlesi girân-bahâ zî-kıymet cevâhir her dükkânda yığın yığın fürûht olunmada. Ve incüler ve mercân ve kehrübâr tesâbîhleri şebeke-i semek-misâl rûy-ı dekâkînlere zeyn edüp lü‘lü ve mercânı küme küme âvîzeler edüp zeyn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y327a ·
metinde göster ·
… er edüp doğru Hazret-i Risâlet'e Selîm Dede gelüp ‘Aşk ola yâ Resûlullâh’ deyüp
şebeke-i
Resûlullâh'a yapışup bir na‘ra haykırdı kim bizim zehremiz çâk oldu.
Andan Bağdâd huccâcıyla on yedi günde Ka‘be-i şerîfe gelüp hacc-ı şerîf edüp anda dahi hayâtda olan kibâr-ı evliyâların dest-i şerîflerin bûs edüp du‘â-i hayrların alup sâyir ziyâretleri edüp Mısır huccâcıyla Medîne-i münevvereye gelüp Uhmer'de(?) pâk gusüller edüp doğru Hazret-i Risâlet'e Selîm Dede gelüp ‘Aşk ola yâ Resûlullâh’ deyüp şebeke-i Resûlullâh'a yapışup bir na‘ra haykırdı kim bizim zehremiz çâk oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y43b ·
metinde göster ·
… Resûlullâh’ deyü tazarru‘ [u] nâlişler edüp yedi kerre böyle ricâ eyledi. Hemân
şebeke-i
Resûl dibinde bir kirli palâslı kimesne,
‘Yâ Resûlullâhi, nâmûs-ı Muhammedî, deyü cihâna bir nâm kodun. Bu ne nâmûsdur kim Mısır Çerkezi keferesi içinde böyle yatmak nâmûs mudur? Seninle ahd-i mîsâkımız bu bâzâr üzre olsun kim Mısır fethin bana müyesser eyle, Mısır'ı sana vakf edüp kilâr edeyim, ümmetlerine her sene kisve ve surre ve atıyyeler edeyim, yâ Resûlullâh’ deyü tazarru‘ [u] nâlişler edüp yedi kerre böyle ricâ eyledi. Hemân şebeke-i Resûl dibinde bir kirli palâslı kimesne,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y43b ·
metinde göster ·
… fesdir kim gûyâ kâr-ı Hazret-i Dâvûd'dur. Bu kafesin misli Medîne-i münevverede
şebeke-i
Resûlullâh'dır.
Ve minberin sağ tarafında çâr-gûşe bir demir kafes içre paşalara mahsûs namâzgâhdır. Bu şebeke eyle musanna‘ kafesdir kim gûyâ Fahrî oyması-misâl sihr-i i‘câz demir kafesdir kim gûyâ kâr-ı Hazret-i Dâvûd'dur. Bu kafesin misli Medîne-i münevverede şebeke-i Resûlullâh'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y99a ·
metinde göster ·
… türüp Y 201b Medîne-i münevvereye dâhil olup Ravza-i mutahharayı ziyâret edüp
şebeke-i
Resûlullâh'dan içeri girüp taşra çıkdıkda Merzûk-ı Kifâfî hazretlerinin başında …
"Ene levîs ve ene levîsî ve keysî" deyüp feryâd ederek piyâde mahmel-i şerîfi Ka‘be-i şerîfe götürüp Y 201b Medîne-i münevvereye dâhil olup Ravza-i mutahharayı ziyâret edüp şebeke-i Resûlullâh'dan içeri girüp taşra çıkdıkda Merzûk-ı Kifâfî hazretlerinin başında bir murassa‘ ve mücevher deveci külâhı görürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y201a–Y201b ·
metinde göster ·