… tâne ormanlı yayla-yı azîmdir, bunun göllerinde dolu alabalıklar vardır. Ol gün
şebekeler
ile ol kadar mâhîler sayd edüp tereyağlar ile tabh edüp tenâvül etdik. Gûyâ her …
Menzil-i Sobran: Bu dahi bir öz içre kestâne ormanlı yayla-yı azîmdir, bunun göllerinde dolu alabalıklar vardır. Ol gün şebekeler ile ol kadar mâhîler sayd edüp tereyağlar ile tabh edüp tenâvül etdik. Gûyâ her bir mâhîsi Mâ’ide-i Mûsâ'dır. Osmân Gâzî'nin kırk bin koyununun dölünden hâsıl olan niçe yüz bin koyun bunda yaylalanır. Yürük tâyifesi çobanları vardır. Bir kaç erkeç koyunlar hedâyâ getirüp kebâb fasılları edüp bir gice dahi anda mihmân olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230a ·
metinde göster ·
… n tâk-i kisrâsından suya nâzır revzenleri vardır. Cümle müsâfirîn hücrelerinden
şebekeler
ile mâhî-i gûnâ-gûnlar sayd edüp ervâh-ı sâhibü'l-hayrât şâd ola bi-hakkı Rabbi …
Menzil-i karye-i Şeyh Sinân: Tarîk-i hâcegândan ulu sultândır. Bir âsitâne-i 342b kübrâda medfûndur. Ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcâtdır. Bu Şeyh Sinân köyüne karîb Bârû köyünde ziyâretgâh-ı Hazret-i Behlûl-i Semerkandî; bir hadîka-i ravza-i rıdvân içinde kıbâb-ı azîm ile bir âsitânede âsûdedir. Tarîk-i Bektâşiyândan âşık-ı sâdık pâ-bürehne ve ser-bürehne, sîne-çâk, dervîşân-ı pâk fukarâlar vardır. Ve Hasankal‘ası'ndan 3 sâ‘at ba‘îd nehr-i Araz üzre Çoban köprüsü sâhibi Âl-i Çobaniyân'dan Sultân Çoban-ı Kordumân Şâh dahi bu Bârû köyünde Behlûl-i Semerkândî Sultân hazretleriyle bir mahalde medfûnlardır. "Zağapa Deresi'ndeki defîneye dahme-küşâlık ederken ol mutalsam gencîneden bir âteş zâhir olup Melik Çoban-ı Kırdumân cümle tavâbi‘iyle helâk oldu", deyü yazmışlar. Ammâ acâ’ib, muhibb-i hayrât [u] hasenât sâhibi server imiş. Tiflis kal‘ası cisri ve Malâzcird kal‘ası kurbunda nehr-i Araz üzre altun halkalı cisri ve Çoban köprüsü dedikleri yine Araz üzre mezkûr cisr anındır. Târîhleriyle mestûr ağreb u garâ’ibden hem cisr, hem altında âyende vü revende içün kârbânsarâydır. Cisrin tâk-i kisrâsından suya nâzır revzenleri vardır. Cümle müsâfirîn hücrelerinden şebekeler ile mâhî-i gûnâ-gûnlar sayd edüp ervâh-ı sâhibü'l-hayrât şâd ola bi-hakkı Rabbi'l-ibâd, deyü du‘a ederler. Rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 342a–342b ·
metinde göster ·
… ndi Hazret-i Monla Hünkâr'ın sandûkalarını zer-ender-zere müstağrak etdirüp sîm
şebekeler
ve cânib-i erba‘asında hüsn-i hatt-ı kelâm-ı izzetler ve sîm-âvân şem‘dân ve bu …
Evsâf-ı âsitâne-i Hazret-i Mevlânâ binâ-yı Sultân Süleymân Hân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân : Niçe mülûk [u] selâtînler bu âsitâneyi ta‘mîr ü termîm etmişdir, ammâ sene 941 târîhinde Süleymân Hân Bağdâd fethine giderken iki yüz kîse masraf koyup Bağdâd-ı behişt-âbâdı feth edüp gelince evvelâ Sultânu'l-ulemâ ve ferzendi Hazret-i Monla Hünkâr'ın sandûkalarını zer-ender-zere müstağrak etdirüp sîm şebekeler ve cânib-i erba‘asında hüsn-i hatt-ı kelâm-ı izzetler ve sîm-âvân şem‘dân ve buhûrdân ve gülâbdânlar ve çerâğdânlar ile ârâste ve niçe bin zî-kıymet kanâdîl ü musanna‘ maslûbâtlar ile pîrâste olup Hazret-i Sultânu'l-ulemâ'nın sandûkası cümleden âlî ve Monla Hünkâr'ın sandûkası andan alçak (---) alçakdır ve ser-i sa‘âdetlerinde Mevlevî külâhları üzre beyâz destâr-ı Mevlevîler ve gerdenleri olan yer mahallinde Keşmîrî ve Lâhûrî şâllar ve taylesân-ı sünnet-i Muhammedî mehâbet ve salâbetli kabr-i şerîflerdir kim harem-i şerîfden gören âdeme vehm târî olup bir dehşet hâsıl olur. Bu kabr-i şerîfler semâ‘hânenin cânib-i kıblesi kûşesinde cânib-i erba‘aları şebeke ile mebnîdir. Üzerlerinde başka kubbeleri yokdur. Ve semâ‘hâne meydânı bir mücellâ sahrâ-yı musaykaldır. Başka mutrıbhâneleri ve ibâdethâne mihrâbı amûd-ı mevzûnlar ile mebnî bir âsitânedir ve bir beyâz mermer-i hâm ile döşenmiş bir vâsi‘ harem-i azîm var. Cümle (---) aded kapusu vardır ve bu harem-i muhteremin cânib-i erba‘asında müte‘addid dervîş-i dil-rîşân hücreleri vardır. Revzenleri etrâfında olan hıyâbâna nâzırdır. Haftada (---) âyîn-i Mevlânâ olup üç yüzden mütecâviz kimi molla ve kimi beğ ve paşa ve her biri birer bâğın gülü ârif-i billah terk-i dünyâ edüp âsitâne-i Mevlânâ'da çark edüp semâ‘ [u] safâ ederler. Her biri birer akl-ı Aristo musannif ü mü’ellif pâ-bürehne ve ser-bürehne fakr-ı fahr ile tefâhür eder cânlar vardır. Şeb [u] rûz aşk-ı İlâhî ile sermest [ü] serbâz dervîşânlar vardır. Ve kilâr ve furûn ve bir matbah-ı dârü'l-it‘âmı dahi cümle bu zikr olunan âsâr-ı hayrâtlar Süleymân Hân'ındır. Ve bu tekye-i ışret-gede kurbunda iki minâreli bir câmi‘ ve bir medrese ve imâret-i dârü'z-ziyâfe cümle Süleymân Hân'ındır. Bu hayrât [u] hasenâtın cümlesi kârgîr binâ-yı kıbâb-ı âlîler ile mebnî ve serâpâ nîl-gûn rasâs-ı hâs ile mestûr olmuş binâ-yı azîmlerdir. Netîce-i merâm Devlet-i Âl-i Osmân'da böyle bir âsitâne-i azîm yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 15a ·
metinde göster ·
… kim cemî‘i dükkânları la‘l u yâkût ve la‘l-i Bedahşân ile müzeyyen olup incüden
şebekeler
ve balık dişinden müşebbek tarabızonlar ile tezyîn olmuş dekâkînler imiş, ammâ …
Der-fasl-ı çârsû-yı bâzâr [u] bezzâzistân: Bu Ortahisâr içre hepsi üç yüz elli aded ehl-i hıref dükkânlarıdır. Gerçi bezzâzistânı harâbdır, ammâ bu şehir içre her ne gûne zî-kıymet tefârûk istesen mevcûddur. Süleymân Hân asrında bu sûk-ı sultânî bezzâzistânıyla ol kadar ma‘mûr u müzeyyen imiş kim cemî‘i dükkânları la‘l u yâkût ve la‘l-i Bedahşân ile müzeyyen olup incüden şebekeler ve balık dişinden müşebbek tarabızonlar ile tezyîn olmuş dekâkînler imiş, ammâ şimdi hemân bir şâhrâhın yemîn ü yesârında tertîb üzre binâ olunmuş sâde-rû dükkânlardır. Cümleden müzeyyeni attârlar çârsûsu. Ve berberlerin dükkânları gâyet müzeyyen dükkân-ı Süleymânîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83a ·
metinde göster ·
… îb ü zerbâf ve kâmhâ ve atlas-ı münakkaş ile Q 94b pûşîdedir. Ve etrâflarında
şebekeler
vardır ammâ ahşâbdandır ve gâyet musanna‘dır. Ve kabr-i şerîflerinin cânib-i er …
Bu iki resûl-i Hudâ bu mahalde bir kubbe-i âlî içinde âsûdedir. Sandûkaları dîbâ ve zîbâ ve şîb ü zerbâf ve kâmhâ ve atlas-ı münakkaş ile Q 94b pûşîdedir. Ve etrâflarında şebekeler vardır ammâ ahşâbdandır ve gâyet musanna‘dır. Ve kabr-i şerîflerinin cânib-i erba‘asında hatt-ı Yâkût-ı Musta‘sımî ve hatt-ı Karahisârî ile ve gayri gûnâ-gûn hüsn-i hat ile yigirmi kıt‘a Kelâm-ı izzet vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y220b ·
metinde göster ·
… llâh içinde Hazret-i Fâtımatü'z-Zehrâ'ya nâzır bir soffadır. Bu tarafdaki demir
şebekeler
üzre niçe bin erbâb-ı ma‘ârifin levha üzre birer hüsn-i hat âsârları var. Hamd- …
Ve yine bu câmi‘ içre şeyhü'l-haremler kasrı önünde Erbâb-ı Soffalar soffası dahi başka bir ibâdetgâhdır ki şebeke-i Resûlullâh içinde Hazret-i Fâtımatü'z-Zehrâ'ya nâzır bir soffadır. Bu tarafdaki demir şebekeler üzre niçe bin erbâb-ı ma‘ârifin levha üzre birer hüsn-i hat âsârları var. Hamd-i Hudâ Hakîr Evliyâ-i bî-riyânın dahi bir levha üzre celî hat ile:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283a ·
metinde göster ·
Ve bu şebekeler beş âdem kaddi bâlâdır. Andan yukaru hûş [u] tuyûr serâperde-i Resûlullâh'a duhûl etmesinler deyü tâ tâk-ı müntehâlara çıkınca kalın tel kafesdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y286b ·
metinde göster ·
… nâ-gûn bir deryâda olmaz(dır). Ve gâyet lezîz mâ’ide-i mâhîlerdir. Cümle huccâc
şebekeler
ile ve oltalar ile sayd edüp "Ekeltü's-semeke hattâ re'sihâ" dediler ve balığı …
Ve bu mahalde cümle huccâc leb-i deryâda hayme ve hargâhların kurup deryâda şinâverlik ederler. Ammâ çok durmamak gerekdir. Zîrâ deryâ suyu âdemin avret yerlerine zarar eder. Ammâ gözü mücellâ edüp kuvvet-i basarı ziyâde eder. Gâyet tuzlu deryâdır. Ammâ bunda olan mâhî-i gûnâ-gûn bir deryâda olmaz(dır). Ve gâyet lezîz mâ’ide-i mâhîlerdir. Cümle huccâc şebekeler ile ve oltalar ile sayd edüp "Ekeltü's-semeke hattâ re'sihâ" dediler ve balığı dibine dek dibinden yediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y374b ·
metinde göster ·
… ardır. Bu bürkeye mahsûs kabakdan kayıkları vardır, sayyâd-ı mâhîler süvâr olup
şebekeler
ile balıkları der-kenâr edüp sığıya çekerler.
Altıncı, Bürketü'l-Tabbâğîn: Âbidîn Beğ mahallesinde şekl-i müdevver bir bürkedir. Cânib-i erba‘ası üçer dörder kat hâne-i ma‘mûrelerdir. Bir cânibinde tabbâğlar kârhânesi vardır. Bu bürke dahi âb-ı zülâl olduğundan lezîz mâhîleri vardır. Bu bürkeye mahsûs kabakdan kayıkları vardır, sayyâd-ı mâhîler süvâr olup şebekeler ile balıkları der-kenâr edüp sığıya çekerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y133a ·
metinde göster ·
üzre zî-kıymet âvîzeler var kim herbiri Rûm harâcı değer. Ve tuhef ü yâdigârlar …
Ve sandûkanın cânib-i erba‘asında olan şebekeler üzre zî-kıymet âvîzeler var kim herbiri Rûm harâcı değer. Ve tuhef ü yâdigârlardan âdem kaddi gümüş şem‘dânlar ve altun yaldızlı şem‘dânlar ve bakır kalaylı şem‘dânlar ve altun ve gümüş âvânî buhûrdân ve gülâbdân ve sîm mikrâslar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y285b ·
metinde göster ·
ile sudan mâhîler sayd ederler. Ve ba‘zı mahalde suya girüp şinâverlik ederler. …
Ve bu şehrin ekseriyyâ câmi‘lerinin ve zevâvîlerinin ve câ-be-câ hâne-i fukarâların ve sarây-ı âlîlerin revzen-i şahnişînleri Yûsuf bahrına nâzırdır. Hattâ ba‘zı hânelerden havâtîn tâ’ifeleri şebekeler ile sudan mâhîler sayd ederler. Ve ba‘zı mahalde suya girüp şinâverlik ederler. Ve ricâl makûlesi ve sıbyân-ı dilberânlar hod evlâ bi't-tarîk mâ-i mâhî-vâr kâküllerin târmâr edüp bahr-i Yûsuf mâliki gibi şinâverlik edüp uşşâkları ile alâ-mele’i'n-nâs birbirlerin bilâ-vâsıta ve bî-fûta dirâgûş ederler, bir temâşâgâh-ı bahr-i Yûsuf'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·