İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

şeceri

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
48
isabet
48 cümle/beyitte
17,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
65 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4819,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–48 / 48

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“şeceri” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 89a … âlû câmi‘i derler. Zîr[â] binâ olduğu sene mihrâb dîvârı taşrasında bir şeftâlû şeceri hâsıl olup dördü bir vukıyye gelür şeftâlûsü olur bir dıraht-ı azîm idi. Anıniç …
EÇS I 132a Ve bu toplar cümle çınâr-ı müntehâlar ve serv-i serâmedler ve şecer-i ohlamur ve bîd-i sernigûnlar sâyesinde ale't-tertîb dizilmiş bir mesîregâh yerd …
EÇS II 237b … âr Sarâyı kurbunda bir dıraht-ı müntehâ dikmişdir. Hâlâ evce peyveste olmuş bir şecer-i azîmdir. Kabr-i şerîfi Bursa şehri içre (---) mahallesinde bir tekye-i azîmdir …
EÇS II 326a … offa binâ olunmuş, hâlâ âsârı zâhirdir. Kars a‘yânları cânib-i erba‘asına ba‘zı şecer-i müntehâlar diküp namazgâh etmişler. Hâlâ âyende vü revendelere mihmângâh ve bir …
EÇS II 369a … eyle gûnâ-gûn dıraht-ı müntehâlar var kim kadd [ü] kâmetleri eflâke ser çekmiş şecer-i azîmlerdir kim şems-i âteş-tâbın te’sîri yokdur, eyle sâye-dâr dâğlardır. Tefne …
EÇS III 52b–53a … inden ziyâde nümâyân idi ve altısı da semâdan zemîne balık ağzı gibi yâhûd Tûbâ şeceri gibi baş aşağı zemîne nüzûl etmişdi. Zîrâ asıl güneşin cânib-i şarkı gâyetü'l-g …
EÇS III 57b … r-rahmân Âsitânesi kurbunda bir dıraht-ı müntehâ vardır kim acîbe-i dehrden bir şecer-i garîbdir. Her bâr kim ekâlîm-i seb‘ada iki pâdişâh birbirile ceng [u] cidâle ve …
EÇS III 57b–58a … âre kopar. Bu dahi bir alâmet-i azîmdir kim meşhûr-ı âfâkdır. Ammâ bu Urfa'daki şecer-i garîbin yedi aded haşeb-i azîmleri var kim yedi iklîm pâdişâhına ve seb‘a-i sey …
EÇS III 58a–58b Evvelâ şehir içre bir azîm ağaç kökü vardır ana ziyâret-i bîh-i şecer-i İbrâhîm makâmı derler. Kaçan kim Nemrûd-ı la‘în asrında Hazret-i İbrâhîm vücûda …
EÇS III 91a … Şeyh Nusret'e gâyet mu‘tekidlerdir. Hattâ tekyesinin önünde bir azîm köhne dud şeceri vardır. Bir tarafı çürümüşdür. Ol çürükden bir kımık koparup hummâ-yı muhrıkaya …
EÇS III 122b–123a … i kendi makâmımız koruğudur. Bunun sâyesi mekânımızdır" deyü kırk sene kâmil ol şecer-i müntehânın zıll [u] himâyesinde tâ‘at [u] ibâdet eder. Hâlâ ol dıraht-ı bî-bede …
EÇS III 123a … dâr-ı bâkîye irtihâl edüp mezkûr at Arslan Beğ azîz-i mûmâileyhi merkûm kestâne şeceri altında defn edüp üzerine ol kubbe-i pür-envârı binâ edüp mukâbelesine bir âsit …
EÇS IV 345b–346a Hâk-i Bağdâd'da zeyn olan şeceri / Nahl-i hurma 346a sanır gören ammâ / Tûğlardır ki kaldı menzilde / Çekilüp …
EÇS V 6b Asker bunu dahi sürüyüp şecer-i Vakvâk çınara asdılar. Ammâ,
EÇS V 7b Kara ağaların Atmeydânı'nda şecer-i Vakvâka salb olundukları târîhidir: (---) (---) (---) (---)
EÇS V 44a … leşleri püşte-i deste ve ceste ceste olup sahrâ-yı (---) cesed-i benî Âdem ile şecer-i Vakvâk dibi gibi zeyn oldu.
EÇS VI 21a … an dıraht-ı müntehâların sâyelerinde cesed-i küffâr lâşe-i murdâr ile zeyn olup şecer-i Vakvâk dibi gibi küffâr leşi zeyn olmuşdu. (---) (---) (---)
EÇS VI 54a … ârın sâyesine bırakdığımızda ol gün kûh-ı Şıpka'da olan eşcârların altları gûyâ şecer-i Vakvâk dibi gibi cesed-i benî Âdemle zeyn oldu. Elhamdülillâh sümme elhamdülill …
EÇS VII 4b … edi âdem gücile dirâğûş [etdik]. Ammâ bunda sun‘-ı Bârî ibret-nümâ oldur kim bu şecer-i azîmin tâ zirve-i a‘lâsında yetmiş seksen kadar çatallanmış dalların aralarında …
EÇS VII 57a … arzda bir dırahta müşâbeheti aslâ berk [ü] bârında ve bir haşebesinde eyle bir şecer-i hilâf yokdur. Cemî‘i kâfiristândan papaslar gelüp bu dıraht sâyesinde oturup gû …
EÇS VII 84b … t ceng-i Alî olup meydân-ı ma‘reke kandan bir halîc olup cesed-i küffârla zemîn Şecer-i Vakvâk gibi olup ân-ı vâhidde iki yüz küffâr-ı hâksâr ölüp dörd yüz nefer pür-s …
EÇS VII 123a Derhâl bâğbânın bir cüst ü çâpüğü şecer-i bâlânın zirve-i a‘lâsına çıkup lütf ile ma‘sûmun kundağın alup Mehemmed Hân huz …
EÇS VII 153a … ta‘rîf-i dıraht-ı müntehâ-yı ibret-nümâ-yı azîm: Bu kavmin perestiş eyledikleri şecer-i serâmed kad-keşân Âdemî pişkövünün cenûbîsinde bir hayli mesâfe-i ba‘îde yerde …
EÇS VII 153b … aht niçe bin yıl mu‘ammer olmasına alâmeti oldur kim niçe kerre yüz bin dalları şecer-i Tûbâ gibi baş aşağı bitmişdir. Bu kadar bin yıldan berü içi çürüyüp mu yâhûd ey …
EÇS VIII 233b … pı ile sâhibü'l-hayrât-ı selef niçe bin aded dıraht-ı müntehâları diküp her bir şecer-i müntehâlar evc-i âsımâna ser çekmiş duru[r]. Her dıraht-ı bâlâların nihâl-i şâh …
EÇS VIII 298a–298b … e altında Kanlı Mağârâlar kan ile Kanije-vâr dolup rûy-ı arz cesed-i küffâr ile Şecer-i Vakvâk (gibi) dibi gibi zeyn oldu. Âye[t] sûre-i (---)
EÇS IX Y6b … e bir mesâfe-i ba‘îde mezkûr herîfin dırahtı dibinden hayli gidince hemân herîf şecer-i müntehâ başından,
EÇS IX Y44b Ve bu kal‘a kapusundan taşra elli adım ba‘îd kapu önünde bir şecer-i ibret-nümâ vardır. Rûy-i arzda ekâlîm-i seb‘ayı seb‘a-i seyyârevâr seyerân [u] …
EÇS IX Y97a–Y97b … m Cenâb-ı Hallâk-ı mevcûdât kuvvet [ü] kudretin ızhâr içün halk etmişdir kim bu şecer-i müntehâların mislin bir diyârda halk etmemişdir. Her biri evc-i semâya ser çekü …
EÇS IX Y106a … rı ta‘allûk etmiş bir sun‘-ı Yezdân'dır. Hakîr dahi teberrüken celî hatt ile ol şecer-i müntehânın bir dalına,
EÇS IX Y162b … âl küffâra eyle bir dendân-ı tîg çekerler kim sahrâ-yı Tumtum cesed-i insân ile şecer-i Vakvâk zeyline dönüp ol fezâ deryâ-yı hûn olup bakiyyetü's-seyf küffâr-ı dûzah- …
EÇS IX Y178b "Ey ricâl! Bu fakîr-i nâ-murâd tâze şeceri ne kat‘ edersin? Hâf mine'llâh!" derler. Şecer sâhibi dahi,
EÇS IX Y196a–Y196b … Nâkûr derler, meşhûr-ı âfâkdır. Bu dağda cümle ahcâr u eşcârât mevcûddur. Ammâ şecer-i cümmeyz nâ-mevcûddur. Zîrâ ol dıraht-ı Y 196b mübâreke sevâhil yerlerde olur. …
EÇS IX Y196b–Y197a … hâsıl olan Y 197a dıraht-ı Alî ol mahaldedir. Hâlâ bin seksen yıldan berü ol şecer-i nev-nihâl âsâ bir sâyedâr dıraht-ı a‘lâdır.
EÇS IX Y357b–Y358a … be-câ servi dırahtları vardır. Ammâ Rûm eşcârâtından çınâr ve kavak sanavber ve şecer-i cevz ve kestâne ve üvez ve muşmula ve kiraz vişne ve emrûd bu makûle eşcâr-ı mü …
EÇS X Y6a … zîm sürûr [u] şâdmânîler edüp ol dıraht sâyesi bir mübârek yer olmak ile mezkûr şeceri ba‘zı palas eşyâlar ile tezyîn etdiler.
EÇS X Y93a … m ile kaplıdır. Ve bu mermerlerden yukarusu hurde mînâsı ile gûnâ-gûn şükûfe ve şecer-i Tûbâ ve bahâristân nakş olunmuşdur kim çeşm-i insân temâşâsında hîrelenir. Hare …
EÇS X Y305b … sın ayân edüp ızhâr-ı ma‘rifet etmişdir. Bu câmi‘in haremi ortasında bir nâbıka şeceri var, gâyet köhne dırahtdır, ammâ acâyib meyvedârdır. Ve mihrâbı tarz-ı kadîm bi …
EÇS X Y306b … Ebürrîş: Bir alçak minâreli bir küçük câmi‘dir, ammâ hareminde bir azîm nâbıka şeceri var. Ve taşra cebbânede,
EÇS X Y345b … tden cem‘ olur. Haremin ortasındaki soffa üzre bir nâbıka dırahtı vardır, gâyet şecer-i azîmdir.
EÇS X Y363a–Y363b … acın tâ ortasında bir azîm santa dırahtı bitmişdir. Arabistân'a mahsûs bir gûne şecer-i bî-semeredir. Ammâ ol ibret-nümâ ağacdan bu santa ağacı âlîdir, gâyet mahbûb ni …
EÇS X Y363b … i âlî vilâyetinde bir mu‘allak şecer vardır. Rûy-ı arzda Hallâk-ı âlem eyle bir şecer-i garîbe halk etmemişdir. Benî İsrâ’îl asrında ol şecer bin sene mu‘ammer olmuşdu …
EÇS X Y387a … d şu‘beleri var, her haşebesini dahi beş âdem ancak kucaklar. Eflâke ser çekmiş şecer-i kebîrdir kim sâyesinde kırk bin ganem sâyelenmek mümkündür.
EÇS X Y387a … hına müteveccih olundukda İsvân'dan rub‘ sâ‘at ba‘îd bir fezâ-yı çemenzârda bir şecer-i azîmdir. Sultân Kayıtbay Mısır'dan gelüp ziyâret etdükde sâyesinde bir mastaba …
EÇS X Y392b … dik, zîrâ ok ursan geçmez çıt-â-çıt meyvedâr ormanlarıdır. Ekseriyyâ dırahtları şecer-i santa ve sindiyân ve etle ve zakkûm ağaclardır. Rûm eşcârlarından nişân yokdur. …
EÇS X Y428b–Y429a … eresi ola. Hakkâ ki bâğ-ı İremezâtdır. Âb-ı hayâtlar ve kendi biter kendi yiter şecer-i müsmirâtlar ile zeyn olmuş bir fezâdır kim cereyân eden nehrin tarafeyninde gûn …
EÇS X Y446a … den bahar verüp yapraklanmağa başlar. Vech-i arzda Hâlık-ı Bîçûn böyle bir gûne şecer-i ibret-nümûn halk etmemişdir.
EÇS X Y450b "Sübhânelhallâk, ne güzel şecer-i tayyibe olur, gûyâ zî-rûhdur ve âdem güzeli gibi şîrîndir", deyü bu şecereyi te …