… Asvanında ve Şâm'ın Cebelü'l-Lübnân'ında ve Ma‘ânoğlu dağında ve Merzifon Gümüş
şehrinde ve
niçe yerlerde vardır. Ammâ,
Evvelâ Anadolu hâkinde Kağızmân'da ve Hakkâri'de ve Bingöl'de ve Sincar'da ve Akra'da ve Mısır Asvanında ve Şâm'ın Cebelü'l-Lübnân'ında ve Ma‘ânoğlu dağında ve Merzifon Gümüş şehrinde ve niçe yerlerde vardır. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 327a ·
metinde göster ·
… er içre hedâyâ gider. Bir gûne sükker-i halvâ emrûddur kim Acem diyârında Tesuy
şehrinde ve
Ordubâr şehrinde Meleçe emrûdu lezzetindedir. Ve siyâh arpası olur. Gâyet yağlı …
Memdûhât-ı Beğbâzârı: Evvelâ bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Besâtinlerinde bir gûne kavunu olur kim lezzetinden âdemin dimâğı dü şakka olur ve müsg [ü] amber-i hâm-misâl râyiha-i tayyibesi olur. Bu şehir halkı ekseriyyâ ol kavundan zerde tabh edüp içine darçın ve karanfil koyup bir zerde olur kim Mu‘âviye hazretlerinin ibtidâ te’lîf etdüğü lezîz zerde olur. Bu gûne bir lezîz ve hoş-hor ve serî‘u'l-hazm kavundur. Ve bir gûne sebz-gûn emrûdu olur. Bir müdevver, dördi beşi bir vukıyye gelir âbdâr ve hoş-hor emrûddur. Âsitâneye niçe yüz bin kutu emrûd pembeler içre hedâyâ gider. Bir gûne sükker-i halvâ emrûddur kim Acem diyârında Tesuy şehrinde ve Ordubâr şehrinde Meleçe emrûdu lezzetindedir. Ve siyâh arpası olur. Gâyet yağlıdır. Ata çok vermeden ihtirâz etmek gerek. Ve sahrâsında pirinci olur, gâyet pişkindir. El-hâsıl bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr şehr-i imâr-ı dâr-ı diyâr şehr-i Beğbâzâr'dır. Hafazekallah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 367b ·
metinde göster ·
… esâsından ol hân-ı sağîri münhedim edüp bir hân-ı mu‘azzam etmişdir kim Edirne
şehrinde ve
İslâmbol'da misli yokdur. İllâ Tatarbâzârcığı'nda İbrâhîm Paşa-yı Makbûl kârbân …
Ve Selîmiyye kurbunda Yemişçi Hasan Paşa hânı, gâyet mu‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı dahi binâ-yı metîndir. Ve Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı ve Pamuk hânı ve Tahtalkal‘a hânı ve Sücâh hânı ve İmâret hânı ve Mihal hânı ve Şehâbeddîn Paşa hânı. Ammâ bu merkûm kârbânsarâylardan azîm mihmânhâne-i hasbî Eşe Kadın hânı'dır. Zamân-ı Sultân Ahmed Hânî'de bir küçük hân imiş. Defterdâr Ekmekçioğlu Ahmed Paşa esâsından ol hân-ı sağîri münhedim edüp bir hân-ı mu‘azzam etmişdir kim Edirne şehrinde ve İslâmbol'da misli yokdur. İllâ Tatarbâzârcığı'nda İbrâhîm Paşa-yı Makbûl kârbânsarâyıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 161b ·
metinde göster ·
… la'llah" deyüp Çamlıca dağına yedi kişi çıkup ikişer rek‘at namâz kılup Üsküdar
şehrinde ve
İslâmbol'da medfûn olan erenlerin rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp cümle …
Ve dahi bunun emsâli niçe gûne fezâhatlar edüp nâ-hak yire hûn-ı ibâdı döküp Haccâc-ı Zâlim Yûsuf zulümleri oldurdu. Hemân ol gün Kaya Sultân hakîre on kıt‘a mektûblar ile beşyüz altun harc-ı râh verüp "Meded Evliyâm, bir ayak evvel paşama yetiş. Durmasın hemân Kürdistân'a cân atsın. İşte Kudde Kethüdâsı'nı 185b ve Moralı Defterdâr Mustafâ Paşa'sını ve re’îsü'l-küttâbı olan Mevkûfâtî Mehemmed Efendi'sini ve niçe tevâbi‘lerin dahi çok katl ederler. Ve elbetde paşamı katl etmek içün sa‘âdetlü pâdişâh ve cemî‘i ulemâ ü sulehâ ve vüzerâ vü vükelâlar ve Vâlide Sultân ve cümle sipâh ve yeniçeri ocakları paşamın katline İpşir'in hatt-ı şerîf istediğin cümle istimâ‘ edüp "Melek Ahmed Paşa bir sâlih dindâr ve mü’min ü muvahhid, bî-garaz u ehl-i ırz bir vezîr-i dilîrdir. Ne cürm sâhibidir kim anın katline hatt-ı şerîf istersiz, verme pâdişâhım, Melek Paşa bu devlete yine lâzımlı âdemdir. Bir kerre vezîria‘zam ve üç kerre kâ’immakâm-ı mu‘azzam olup cümle kul ile hüsn-i ülfet etdi" deyü cümle kul ayak basup hatt-ı şerîfi İpşir pâdişâhdan alamadı. Ammâ Evliyâ'm, kimbilir bu İpşir Mustafâ Paşa, Melek Paşa kocamın akrabâsıdır, amma akrabâsıdır. Belki bir hâl ile paşacığımun katline nihânîce bir hatt-ı şerîf ala. Ammâ Evliyâm yetiş paşaya, hemân Kürdistân. Ve mansıbı var, acele ile revâne olsun. İsterse sonra Gence'ye ve İrân-ı Nahşivan'a Revân'a sefer etsin" deyü fakîre Kaya Sultân ağlayarak mektûbları elime verüp bir cevâhirli sâ‘at dahi verüp "Şimdi sana yollarda {sâ‘at} pek lâzımdır. Hemân durma" deyü bir semmûr parçası kürk ihsân edüp hakîri ol gice Gümrük Emîni Hasan Ağa'ya gönderdi. Ol gice Hasan Çelebi'yi, Ortaköy'de Baltacı Mahmûd Ağa yalısında Mahmûd Ağazâde Bekir Ağa ile müşâverede imiş, hakîri görüp "Bre Evliyâm hoş geldin" deyüp ayağa kalkup "Gel Evliyâm, seni bu gice yine İslâmbol'a bir işe göndereyim. Gel seninle sehel müşâverem vardır" deyü elime yapışup hücreden taşra halk mâbeyninden çıkup bir pinhân hücrede elime üç kıt‘a mektûblar verüp "Durma yetiş paşaya, işte sana iki yüz altun" dedi ve "Kaya Sultân'dan mektûblar aldın mı?", "Aldım!" dedim. "Durma git, ammâ İzmit şehrine varınca gündüz ve gice ile ulu yollar ile gitme ve menzillere uğrayup sakın at alma. Hemân kendü atlarınla ılgar ile seğirdüp git. İşte sana yüz altun dahi" deyüp beni bir kayığa koyup alarka olacak mahalde "Evliyâ Çelebi, bizim gümrüğe İslâmbol'da uğrayup sandık emînine selâm eyle. Biz yarın İslâmbol'a varımazım" deyü halk arasında o gice hakîri İslâmbol'a gönderme evzâ‘ın edüp hemân hakîr "Nola sultânım?" deyü Ortaköy'den iki yatsı zamânı avanta kayık deyüp akıntı ile baş aşağı akup tarfetü'l-ayn içre Üsküdar'a varup mukaddemâ atların hıfz etdiğim mahall-i ma‘hûdeye varup üç nefer yarar pür-silâh gulâmlar ve beş re’s küheylân atlarım ve Abaza Marşân Yûsuf'u ve Abaza Kamış Mehemmed'i ve Abaza Cumbalı Alî'yi alup yedi aded salt u sebükbâr küheylân atlı pür-silâh âdemler olup nısfu'l-leylde ol şeb-i muzlimde "Tevekkeltü ala'llah" deyüp Çamlıca dağına yedi kişi çıkup ikişer rek‘at namâz kılup Üsküdar şehrinde ve İslâmbol'da medfûn olan erenlerin rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp cümle ervâh-ı enbiyâ vü evliyâ ve kutbu'l-aktâb u ümenâ u evtâd ve nücebâ ve nukabâ ü büdelâ ve mecâzibûn u melâmiyyûn ve ricâlü'l-gayb ve birler ve üçler ve yediler ve kırklar ve yüzler ve binler ve binbirler rûh-ı şerîfleriyçün bir Yâsîn-i şerîfe tilâvet edüp rızâ-yı Allah içün savâbın mezkûr ricâlullahların rûh-ı şerîflerine hîbe eyleyüp el yüze sürdük. Hudâ âlim u dânâdır, bu hakîr gûyâ bir zireh-i polâd-ı Nahşivânî giyüp Bismillah deyüp atf-ı ınân-ı esb-i sabâ-sür‘atimizi sür‘at ile cânib-i Van'a sürüp diyâr-ı Van'a revâne olduk. Hudâ-yı Bîçûn yolumuz âsân ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 185a–185b ·
metinde göster ·
… mdûhu dahi haddâdların Şeyhânî ve Ma‘arravî ve zivzik kılıç yapdıkları ne Ceska
şehrinde ve
ne Diyârbekir'de ve ne kârhâne-i Isfahân'da yapamazlar.
Ve bir memdûhu dahi haddâdların Şeyhânî ve Ma‘arravî ve zivzik kılıç yapdıkları ne Ceska şehrinde ve ne Diyârbekir'de ve ne kârhâne-i Isfahân'da yapamazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 233b ·
metinde göster ·
… be-i kirâm ile hicret edüp kâh Bağdâd'da ve kâhîce şehr-i Haleb'de ve kâh Vâsıt
şehrinde ve
Basra'da sâkin olurdu. Ammâ cümle kavm-i Irâk ve cemî‘i kavm-i Acem ve cümle eh …
Andan İmâm Hüseyin dahi Yezîd b. Mu‘âviye tasallutundan terk-i vatan-ı asliyye edüp Kûfe şehrine cümle ehl [u] ıyâliyle ve yetmiş bin sahâbe-i kirâm ile hicret edüp kâh Bağdâd'da ve kâhîce şehr-i Haleb'de ve kâh Vâsıt şehrinde ve Basra'da sâkin olurdu. Ammâ cümle kavm-i Irâk ve cemî‘i kavm-i Acem ve cümle ehl-i Medâyin ü Arab-ı Urbân, Hazret-i Resûl ve Hazret-i Alî hatırıyçün İmâm Hüseyin'den bî‘at edüp Yezîd'den bî‘at etmediklerinden Yezîd müte’ellim olup ammâ Hüseyin'i tecdîd-i bî‘at idesin deyü Şâm'a da‘vet eyledi. İmâm Hüseyin dahi "Ben târik-i dünyâyım, bana hilâfet ü bî‘at lâzım değildir. Bir köşe-i vahdetde şehr-i Kûfe içre halkdan fâriğ bir merdim." deyü Yezîd'e nâme gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 349b ·
metinde göster ·
… hâs ma‘deni olmağile bunda işlenen nühâs âvânî ne Bosna ve ne Kastamonu ve Küre
şehrinde ve
Tokat kal‘asında işlenmez. Hattâ müşebbek şam‘dân ve buhûrdân ve fânûs ve leğen …
Ve cümle üç yüz elli aded dükkânları var. Her esnâf mevcûddur, ammâ Kazancılar çârsûsu gâyet müzeyyen sûk-ı sultânîdir. Bu şehirde nühâs ma‘deni olmağile bunda işlenen nühâs âvânî ne Bosna ve ne Kastamonu ve Küre şehrinde ve Tokat kal‘asında işlenmez. Hattâ müşebbek şam‘dân ve buhûrdân ve fânûs ve leğenler ve gûnâ-gûn münakkaş sürâhi zeheb-i hâlis ile mutallâ ibrikler işlenir kim sîm-i hâlisden ancak işlenir üstâdları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173a ·
metinde göster ·
etrâf nevâhîlerinde cümle yüz on aded demir işleyen kârhânelere bu diyârda sama …
Ve bu Samakov şehrinde ve etrâf nevâhîlerinde cümle yüz on aded demir işleyen kârhânelere bu diyârda samakov derler. Âteş-i Nemrûd'un yakan körüğün on nefer âdem çekemez, su değirmeni körüğü çeküp âteş-i Nemrûd hâsıl olur ve fîl şikemi kadar demir örsler üzre akîk-i Yemenî gibi kırmızı demirler kim âteşden çıkmışdır, ol demirleri üstâd-ı haddâdî birer gûne san‘atlı dollâblar ile kızgın demirleri sindân üzre koyup aynı câmûs kellesi kadar çekiçleri yine bir san‘at ile su dollâbları çekiçleri kırmızı demire urdukda zemîn ditrer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 40a ·
metinde göster ·
… ma‘bedgâh-ı müzeyyendir kim Bosna eyâletinde ve İzvornik sancağında ve Taşlıca
şehrinde ve
Çayniçe şehrinde ve Mostar şehrinde böyle bir câmi‘-i lâ-nazîr yokdur.
Evvelâ nehr-i Tihotine'yi haşeb cisirden karşu geçüp cisir başında Hasan Paşa câmi‘i, Alaca câmi‘ nâmıyla meşhûr-ı âfâk olmuş bir ma‘bedgâh-ı müzeyyendir kim Bosna eyâletinde ve İzvornik sancağında ve Taşlıca şehrinde ve Çayniçe şehrinde ve Mostar şehrinde böyle bir câmi‘-i lâ-nazîr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 146a ·
metinde göster ·
… ndir kim Bosna eyâletinde ve İzvornik sancağında ve Taşlıca şehrinde ve Çayniçe
şehrinde ve
Mostar şehrinde böyle bir câmi‘-i lâ-nazîr yokdur.
Evvelâ nehr-i Tihotine'yi haşeb cisirden karşu geçüp cisir başında Hasan Paşa câmi‘i, Alaca câmi‘ nâmıyla meşhûr-ı âfâk olmuş bir ma‘bedgâh-ı müzeyyendir kim Bosna eyâletinde ve İzvornik sancağında ve Taşlıca şehrinde ve Çayniçe şehrinde ve Mostar şehrinde böyle bir câmi‘-i lâ-nazîr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 146a ·
metinde göster ·
"Frengistânda uluç âdemîsi olup Mağrib-zemînde Kurtuba
şehrinde ve
Tanca şehrinde ve Tilimsân şehrinde Şeyh Abdülhâlık'dan tahsîl-i ma‘rifet edüp …
"Frengistânda uluç âdemîsi olup Mağrib-zemînde Kurtuba şehrinde ve Tanca şehrinde ve Tilimsân şehrinde Şeyh Abdülhâlık'dan tahsîl-i ma‘rifet edüp millet-i Mesîhiyyedenim" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
"Frengistânda uluç âdemîsi olup Mağrib-zemînde Kurtuba şehrinde ve Tanca
şehrinde ve
Tilimsân şehrinde Şeyh Abdülhâlık'dan tahsîl-i ma‘rifet edüp millet-i Mesîhiyye …
"Frengistânda uluç âdemîsi olup Mağrib-zemînde Kurtuba şehrinde ve Tanca şehrinde ve Tilimsân şehrinde Şeyh Abdülhâlık'dan tahsîl-i ma‘rifet edüp millet-i Mesîhiyyedenim" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
… târ olalı sikkeleri ref‘ olup ancak bakırdan penez nâm akçeleri vardır. Bukreyş
şehrinde ve
Tirkoviş şehrinde kesilirdi. Şimdi anı da kesmez olup eski penezleriyle ve Erde …
Penez nâm akçelerinin hatların beyân eder: Zamân-ı kadîmde Âl-i Osmân tulû‘ından mukaddem bunlar dahi başka krallık idi ve altun ve gümüş ma‘âdinleri olmak ile paçka(?) nâm beşlik ve porkab(?) nâm altun ve babka nâm guruş keserlerdi. Dest-i Âl-i Osmân'da giriftâr olalı sikkeleri ref‘ olup ancak bakırdan penez nâm akçeleri vardır. Bukreyş şehrinde ve Tirkoviş şehrinde kesilirdi. Şimdi anı da kesmez olup eski penezleriyle ve Erdel penezleriyle bey‘ [u] şirâ ederler. Penezlerinin bir yanında beğlerinin ismi ve kenârlarında târîhleri var. Bir yanında Hazret-i Îsâ sûreti ve târîhi yazılıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 102b ·
metinde göster ·
Cümle 200 aded ibret-nümâ-yı eser su dollâbları var kim Adana
şehrinde ve
Arabistân'da Hamâ şehrindeki gibi su dollâbları var. Şehrin ortasında cereyân e …
Cümle 200 aded ibret-nümâ-yı eser su dollâbları var kim Adana şehrinde ve Arabistân'da Hamâ şehrindeki gibi su dollâbları var. Şehrin ortasında cereyân eden nehr-i (---) yemîn [ü] yesârında sağîr ü kebîr dollâblar deverân edüp her birinden birer gûne sadâ peydâ olup başka bir gûne nağamât-ı makâmât-ı dollâbdır kim cümle hammâmlara ve câmi‘lerin havz [u] şâzrevânlarına ve cemî‘i sarây hânedânlar ve müşebbek bostânlar ve niçe bin aded ravza-i rıdvân misilli cinîn ü gaytânlara cemî‘i âb-ı sâfî muravvaklar bu dollâblardan tevzî‘ [ü] taksîm olup şehir bâğçeleri rey olur. Bir acâ’ibât [ü] garâ’ibâtdan dollâb-ı vâcibü's-seyrlerdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 239b ·
metinde göster ·
… â‘ ve Yağus u Ya‘ûk" misilli putları Alman diyârında ve Amıstırdam'da ve Loncat
şehrinde ve
Daniska şehrinde görmedim.
Cemî‘i âvîzeleri ve cümle maslûbâtları ve kamu kanâdîlleri murassa‘ ve cevâhirlidir. Bunda olan "Vedd ü Süvâ‘ ve Yağus u Ya‘ûk" misilli putları Alman diyârında ve Amıstırdam'da ve Loncat şehrinde ve Daniska şehrinde görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241a ·
metinde göster ·
… âhân-ı berr [ü] bihâr-ı âlem ve nedîm-i benî âdem içinde meşhûr. Gerçi Alasonya
şehrinde ve
Dabra panayırında ve Dolyan panayırında ve Mitroviçse'de ve Ösek panayırında ve …
Ammâ bu hengâme-i bâzârı görmeyen bir cem‘iyyet-i kübrâ görmemişdir. Seyyâhân-ı berr [ü] bihâr-ı âlem ve nedîm-i benî âdem içinde meşhûr. Gerçi Alasonya şehrinde ve Dabra panayırında ve Dolyan panayırında ve Mitroviçse'de ve Ösek panayırında ve Arat'da ve Varat panayırında ve Eflak ve Boğdan mâbeyninde Fohşan panayırında ve Çerkezistân'da Şeyh Hasan bâzârında ve Acem vilâyetinde Gîlân bâzârında ve yine Acem'de Lahîcân bâzârında ve yine Acem'de imâm Rızâ Meşhedi cem‘iyyetinde ve Acem'in Erdebîl şehri Maktelü'l-Hüseyn'de ve Bağdâd'da Selmân-i Pâk teferrücünde ve yine Bağdâd kurbunda ziyâret-i imâm Hüseyin'de ve yine Bağdâd Kûfe'sinde imâm Alî ziyâretinde ve Mekke-i Mükerreme'de âdem deryâsı cem‘iyyeti olan Cebel-i Arafât'da ve Mısır kurbunda Seyyid Ahmedü'l-Bedevî ziyâretinde ve ana karîb nehr-i Nîl kenârında İbrâhîm Dessûkî'de ve şehr-i Dimyât'da ziyâret-i Şeyh Şatâ'da ve niçe yüz aded ma‘lûmumuz olan ibret-nümâ vâcibü's-seyr cem‘iyyet-i kübrâların Cebel-i Arafât'dan gayri bu Maşkolor panayuru cemi‘i bu dünyâda ve yeni dünyâda misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242b ·
metinde göster ·
… asın seyâhat etmede hazzım vardır kim âlemi geşt [ü] güzâr etdim, ammâ bu Atina
şehrinde ve
Frengistân'ın Roma şehrinde ve Ungurus'un Üstürgon kal‘asında ve Beç şehrinde v …
mazmûnunca işitmek görmek gibi değildir. Bu hakîr-i pür-taksîr bin elli târîhinden berü rub‘-ı meskûnun ekâlîm-i seb‘asın seyâhat etmede hazzım vardır kim âlemi geşt [ü] güzâr etdim, ammâ bu Atina şehrinde ve Frengistân'ın Roma şehrinde ve Ungurus'un Üstürgon kal‘asında ve Beç şehrinde ve Filimeng'in Amıstırdam şehirlerinde olan ibret-nümâları bir diyârda görmedim, ammâ bu Atina câmi‘i içre ve hareminde olan kâr-ı pesendîde-i benî âdemler cümle mezkûr diyârların ibret-nümâlarından ziyâde musanna‘ a‘ceb ü garâ’ibdir. Ve bu şehri gelüp görmeyen seyyâh-ı âlem cihân-bînim demesin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 253a ·
metinde göster ·
… ır kim âlemi geşt [ü] güzâr etdim, ammâ bu Atina şehrinde ve Frengistân'ın Roma
şehrinde ve
Ungurus'un Üstürgon kal‘asında ve Beç şehrinde ve Filimeng'in Amıstırdam şehirl …
mazmûnunca işitmek görmek gibi değildir. Bu hakîr-i pür-taksîr bin elli târîhinden berü rub‘-ı meskûnun ekâlîm-i seb‘asın seyâhat etmede hazzım vardır kim âlemi geşt [ü] güzâr etdim, ammâ bu Atina şehrinde ve Frengistân'ın Roma şehrinde ve Ungurus'un Üstürgon kal‘asında ve Beç şehrinde ve Filimeng'in Amıstırdam şehirlerinde olan ibret-nümâları bir diyârda görmedim, ammâ bu Atina câmi‘i içre ve hareminde olan kâr-ı pesendîde-i benî âdemler cümle mezkûr diyârların ibret-nümâlarından ziyâde musanna‘ a‘ceb ü garâ’ibdir. Ve bu şehri gelüp görmeyen seyyâh-ı âlem cihân-bînim demesin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 253a ·
metinde göster ·
… ehrinde ve Frengistân'ın Roma şehrinde ve Ungurus'un Üstürgon kal‘asında ve Beç
şehrinde ve
Filimeng'in Amıstırdam şehirlerinde olan ibret-nümâları bir diyârda görmedim, a …
mazmûnunca işitmek görmek gibi değildir. Bu hakîr-i pür-taksîr bin elli târîhinden berü rub‘-ı meskûnun ekâlîm-i seb‘asın seyâhat etmede hazzım vardır kim âlemi geşt [ü] güzâr etdim, ammâ bu Atina şehrinde ve Frengistân'ın Roma şehrinde ve Ungurus'un Üstürgon kal‘asında ve Beç şehrinde ve Filimeng'in Amıstırdam şehirlerinde olan ibret-nümâları bir diyârda görmedim, ammâ bu Atina câmi‘i içre ve hareminde olan kâr-ı pesendîde-i benî âdemler cümle mezkûr diyârların ibret-nümâlarından ziyâde musanna‘ a‘ceb ü garâ’ibdir. Ve bu şehri gelüp görmeyen seyyâh-ı âlem cihân-bînim demesin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 253a ·
metinde göster ·
… elvân emrûdları sicillâtda mastûrdur kim böyle âbdâr hoş-hor emrûdlar Malatiyye
şehrinde ve
Kürdistân'da Bitlis şehrinde ve Tebrîz vilâyetinde Tesü ve Ordubar şehirlerinde …
Der-medh-i sun‘-ı Hudâ-yı güzîde-i fâkihât: Memdûhâtından tokuz gûne ayvası ve baba ayvası ve ekmek ayvası ve bâ-husûs yigirmi dörd gûne âlu'l-âl âlûsu ve yigirmi dörd elvân emrûdları sicillâtda mastûrdur kim böyle âbdâr hoş-hor emrûdlar Malatiyye şehrinde ve Kürdistân'da Bitlis şehrinde ve Tebrîz vilâyetinde Tesü ve Ordubar şehirlerinde böyle âbdâr emrûdlar görmedim. Cümleden beğ emrûdu ol kadar lezîz ve âbdârdır kim gûyâ bir tulum katr-ı nebâtdır. Lâkin zâlim şehrin meyveleri bir yerden bir yere hedâyâ gidemez, zîrâ gâyet terdir, ammâ elması kutularla her diyâra gidüp henüz letâfet [ü] halâveti bâkî kalup tûl-ı zamânda tüffâhının rengine ve râyiha-i tayyisebine aslâ tağayyür gelmez, ammâ gayri meyveleri bir fersah yere gitmez, ammâ bu hakîr ayvasından tâ Usturumça şehrine dek pembe içinde ayva-yı sefercelisin getirdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371a ·
metinde göster ·
… rdur kim böyle âbdâr hoş-hor emrûdlar Malatiyye şehrinde ve Kürdistân'da Bitlis
şehrinde ve
Tebrîz vilâyetinde Tesü ve Ordubar şehirlerinde böyle âbdâr emrûdlar görmedim. …
Der-medh-i sun‘-ı Hudâ-yı güzîde-i fâkihât: Memdûhâtından tokuz gûne ayvası ve baba ayvası ve ekmek ayvası ve bâ-husûs yigirmi dörd gûne âlu'l-âl âlûsu ve yigirmi dörd elvân emrûdları sicillâtda mastûrdur kim böyle âbdâr hoş-hor emrûdlar Malatiyye şehrinde ve Kürdistân'da Bitlis şehrinde ve Tebrîz vilâyetinde Tesü ve Ordubar şehirlerinde böyle âbdâr emrûdlar görmedim. Cümleden beğ emrûdu ol kadar lezîz ve âbdârdır kim gûyâ bir tulum katr-ı nebâtdır. Lâkin zâlim şehrin meyveleri bir yerden bir yere hedâyâ gidemez, zîrâ gâyet terdir, ammâ elması kutularla her diyâra gidüp henüz letâfet [ü] halâveti bâkî kalup tûl-ı zamânda tüffâhının rengine ve râyiha-i tayyisebine aslâ tağayyür gelmez, ammâ gayri meyveleri bir fersah yere gitmez, ammâ bu hakîr ayvasından tâ Usturumça şehrine dek pembe içinde ayva-yı sefercelisin getirdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371a ·
metinde göster ·
… rı ve zurnaları ile kefereleri sayd edüp mezkûr Petriç kasabasında ve Köstendil
şehrinde ve
Dobniçse kasabasında ve Samakov şehrinde ve Sofya şehrinde sayd olunan kâfirler …
Husûsan sene 1062 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimizle Sofya-i sâfiye vâlîsi iken Kemalî Halîl Ağa ile ol dağlara on bin aded re‘âyâlar ile pür-silâh olup hayduk kâfirleri şikâr ederken bu dağlarda 376b günde kırk elli aded sığır kadar sığınlar ve karacalar ve tablalı ve yağmu[r]calar ve bu kadar tavşanlar sayd [u] şikârlar edüp kanlı kebâblar yeyerek beher yevm kırk elli mikdârı hayduk kâfirleri dahi davulları ve zurnaları ile kefereleri sayd edüp mezkûr Petriç kasabasında ve Köstendil şehrinde ve Dobniçse kasabasında ve Samakov şehrinde ve Sofya şehrinde sayd olunan kâfirleri cümle köşe köşe salb edüp gazâlar etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376a–376b ·
metinde göster ·
… kûr Petriç kasabasında ve Köstendil şehrinde ve Dobniçse kasabasında ve Samakov
şehrinde ve
Sofya şehrinde sayd olunan kâfirleri cümle köşe köşe salb edüp gazâlar etdik.
Husûsan sene 1062 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimizle Sofya-i sâfiye vâlîsi iken Kemalî Halîl Ağa ile ol dağlara on bin aded re‘âyâlar ile pür-silâh olup hayduk kâfirleri şikâr ederken bu dağlarda 376b günde kırk elli aded sığır kadar sığınlar ve karacalar ve tablalı ve yağmu[r]calar ve bu kadar tavşanlar sayd [u] şikârlar edüp kanlı kebâblar yeyerek beher yevm kırk elli mikdârı hayduk kâfirleri dahi davulları ve zurnaları ile kefereleri sayd edüp mezkûr Petriç kasabasında ve Köstendil şehrinde ve Dobniçse kasabasında ve Samakov şehrinde ve Sofya şehrinde sayd olunan kâfirleri cümle köşe köşe salb edüp gazâlar etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376a–376b ·
metinde göster ·
… yağı değirmenleri vardır. Ve bu şehirde hâsıl olan zeytûn ve zeytûnyağı Edremit
şehrinde ve
Karaburun kazâsında olmaz. Zîrâ tağ u taşı iki konak yer zeytûn hıyâbânı ormanı …
Ve iki yüz kırk zeytûnyağı değirmenleri vardır. Ve bu şehirde hâsıl olan zeytûn ve zeytûnyağı Edremit şehrinde ve Karaburun kazâsında olmaz. Zîrâ tağ u taşı iki konak yer zeytûn hıyâbânı ormanından âdem güzer edemez. Ve zeytûnun bi-emrillâh hilkatı acı olmak üzredir. Ammâ bu şehrin zeytûnu dahi tâze iken sâ’ir meyve gibi ekmek ile tenâvül olunur. Gûnâ-gûn dânedâr ve iri ve yağlı zeytûnu olur kim aşlama ta‘bîr ederler bir gûne mor reng cevz-i rûmî kadar iri zeytûnu var. Kemâlin buldukda ağacından silküp a‘yân-ı vilâyet birbirlerine hedâyâ gönderirler. Rub‘-ı meskûnda nazîri yokdur. Belki Arapça âyeti bu zeytûn hakkında nâzil olmuş ola. Gâyet lezîz zeytûndur. Ve bu şehir halkı bu makûle mukavvî zeytûnları tenâvül etdiklerinden kesret üzre cimâ‘ edüp ol kadar evlâd [u] ensâbları var kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y50a ·
metinde göster ·
Arnavudluk içinde Ergiri kasrı kal‘asında gördüm. Anlar dahi böyle bir kıt‘a ta …
Ve buna mu‘âdil binâ Tire şehrinde ve Arnavudluk içinde Ergiri kasrı kal‘asında gördüm. Anlar dahi böyle bir kıt‘a taşlardır, ammâ kırmızıdır. Ammâ bu Kâfiryat'ın beyâz ve dahi tekellüflü binâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y144a ·
metinde göster ·
Bu makûle elfâz-ı tumturâk vilâyet-i Berberistân'da Donkala
şehrinde ve
Sennâr ve Kâkân şehrinde ve Rümeyletü'l-cemâl şehrinde gâyet ziyâde isti‘mâl ol …
Bu makûle elfâz-ı tumturâk vilâyet-i Berberistân'da Donkala şehrinde ve Sennâr ve Kâkân şehrinde ve Rümeyletü'l-cemâl şehrinde gâyet ziyâde isti‘mâl olunur. Ammâ Mekke-i mükerreme gavâzîleri dahi leyle-i zifâfda ve sûr-ı hitânda deff [ü] kudüm ile raks edüp müfte‘ilün vezni üzre ebyât [u] eş‘ârları hüsn-i savt ile âgâze ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y354a ·
metinde göster ·
… e elfâz-ı tumturâk vilâyet-i Berberistân'da Donkala şehrinde ve Sennâr ve Kâkân
şehrinde ve
Rümeyletü'l-cemâl şehrinde gâyet ziyâde isti‘mâl olunur. Ammâ Mekke-i mükerreme …
Bu makûle elfâz-ı tumturâk vilâyet-i Berberistân'da Donkala şehrinde ve Sennâr ve Kâkân şehrinde ve Rümeyletü'l-cemâl şehrinde gâyet ziyâde isti‘mâl olunur. Ammâ Mekke-i mükerreme gavâzîleri dahi leyle-i zifâfda ve sûr-ı hitânda deff [ü] kudüm ile raks edüp müfte‘ilün vezni üzre ebyât [u] eş‘ârları hüsn-i savt ile âgâze ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y354a ·
metinde göster ·
Ale's-sabâh yevm-i cum‘a olup yine tahte'l-kahve bir müfîd [ü] muhtasar summât-ı Halîl çekilüp ba‘de't-ta‘âm Y 145b Ümmü'l-kıyâs havuzunun kenârına cümle ulemâ ve sulehâ varup Ümmü'l-kıyâs Şeyhi İbnü'r-Reddâd du‘â edüp cümle ümmet-i Muhammed âmîn deyüp herkes mesâlih-i mevâni‘lerine gidüp sekiz gün sekiz gece Ümmü'l-kıyâs ziyâfetleri ve tathîr olunması tamâm olur. Ammâ her kim başçavuş bulunursa ol dahi tamâm olur, zîrâ on Mısrî kîse masrûfu vardır, azîm dâhiyedir. Zîrâ sekiz gün sekiz gecede bu ziyâfetde iki yüz aşbâz hizmet edüp kâmil bin aded koyun ve elli bin tavuk ve elli bin güvercin ve on kerre yüz bin ekmek, yüz bin yağlı çörek ve buna göre sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbâtın hisâbın bir Mevlâ bilür Hudârâ Hudâ bilür. Selîm Kethudâ başçavuş iken böyle masrûf gitmişdir. Zîrâ beher yevm iki yüz sahan ta‘âmı Ravza bâğlarında ve Mısr-ı atîk şehrinde ve Ümmü'l-kıyâs cânibinde câmi‘inde odabaşılara ni‘met-i bî-imtinânı firâvân çekilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y145a–Y145b ·
metinde göster ·
… İbrîşim hâlîçe ve seccâdeler dokurlar kim medhinde lisân kâsırdır. Gerçi Uşşâk
şehrinde ve
Kula'da ve Alaşehir'de hâlîçeler dokurlar, ammâ Mısır'daki gibi bir diyârda yok …
Esnâf-ı halıcıyân: Kârhâne yigirmi, neferât üç yüz. İbrîşim hâlîçe ve seccâdeler dokurlar kim medhinde lisân kâsırdır. Gerçi Uşşâk şehrinde ve Kula'da ve Alaşehir'de hâlîçeler dokurlar, ammâ Mısır'daki gibi bir diyârda yokdur, meğer Isfahân'da ola. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178b ·
metinde göster ·