bir kal‘a-i köhnedir. Dizdârı ve neferâtları vardır. Ammâ cebehâne ve neferâtıy …
Evsâf-ı kal‘a-i Vona : Ceneviz frengi binâsıdır. Sene (---) târîhinde Uzun Hasan Azerbaycân pâdişâhiyken Gümüşhâne ve Bayburd ve Canha kal‘aların feth edüp bu Vona kal‘asın dahi feth edüp sene (---) târîhinde Âl-i Selçûkıyân destine girdi, andan sene (---) târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed fethidir. Canik sancağı hükmünde subaşılıkdır. Kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre şekl-i müdevver bir kal‘a-i köhnedir. Dizdârı ve neferâtları vardır. Ammâ cebehâne ve neferâtıyla ol kadar ma‘mûr değildir. Cânib-i (---) nâzır (---) kapusu vardır. Serdârı ve yüz elli akçe kadısı vardır. Ol kadar a‘yânı yokdur. Cümle (---) mahalle ve cümle (---) hânedir ve cümle (---) mihrâbdır. (---) câmi‘i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve hammâmı ve hânları ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Halkı ekseriyyâ Urum ve Vona. Etrâki meşhûrdur. Ammâ bir güzel demir dutar liman-ı azîmi var. Bir mürsel üzre gemiler demir bırakmadan yatmak mümkündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247b ·
metinde göster ·
… . On bir sene Âl-i Osmân elinde durmuşdur. Hâlâ Bağdâd yolu üzre bir püşte üzre
şekl-i müdevver
bir kal‘a-i münevver sûrdur. Dâiren-mâdâr cirmi altı bin adım seng-binâ ve iki …
Evsâf-ı kal‘a-i Kehrevân-ı Azerbaycân: Sene (---) târîhinde Avşar hânlarından Seyfi Kulu Hân Şah Tahmasb asrında Süleymân Hân havfinden binâ etmişdir. Ne Âl-i Osmân'a ne âl-i şâh-ı şâhâna tâbi‘ değil idi. Âhir sene (---) târîhinde Tebrîz'den Koca Ferhâd Paşa Bağdâd'a giderken bu Kehrevân Sultânı Meymendî Hân-ı Avşarî, Ferhâd Paşa askerinin önünden ardından guzât-ı müslimîni nehb u gâret edüp kal‘asına mütehassın olurdu. Âhir Ferhâd Paşa ı‘mâz-ı ayn edüp selâmetle Bağdâd-ı behişt-âbâda vâsıl olunca derhâl Solak Ferhâd Paşazâde Bağdâd askeriyle üzerine gelüp on yedi gün kal‘asın toplayup fethi müyesser olmayup bî-feth vilâyet-i Şehrezûl'a gelüp Ferhâd Paşa Bağdâd'da serdâr-ı mu‘azzam kaldı. Beri tarafda bu Kehrevân Hâkimi Meymendî Hân şîrînleyüp Bağdâd'dan Tebrîz'e gelen tüccârdan ve guzâtdan âdem geçirmeyüp ol vâsi‘-mezheb ve bed-meşreb niçe bin ehl-i İslâm'a mühîn-i bî-dînlik edüp bir kerre kırk elli bin tülüngî asker cem‘ edüp Tebrîz-i dilâvîzin cânib-i erba‘asın nehb ü gâret ederken Tebrîz'den Ca‘fer Paşa ale'l-gafle on iki bin cengâver-i dilâver [u] server ile kal‘a-i Tebrîz'den çıkup bu yağî ve bâğî Hân-ı Meymendî'ye bir kılıc-ı Osmânî urup askerinin meymenetin 305b bozup cümle Yezîdî Ekrâdı ve Türkmân'ın bozup Meymendi Hân-ı bî-meymenet ancak öz başıyla kal‘a-i Kehrevân'ına firâr edüp Ca‘fer Paşa yedi bin kelle ve beş bin dil ile on bin kadar at ve katar ve deve ve sâ’ir ganâ’imiyle sâlîmîn ve gânîmîn kal‘a-i Tebrîz'e gelüp top u tüfenk şâdmânları edüp ertesi gün yetmiş bin asker ile kal‘a-i Kehrevân üzre yedi pâre balyemez ve kırk pâre şâhı-bilmez alay toplarıyla üç günde kal‘a-i Kehrevân'ı muhâsara edüp bi-inâyetillah üçüncü günde fethi müyesser olup derûn-ı kal‘ada Meymendî Hân'ı dipdiri kayd-bend ile Tavâşî Ca‘fer Paşa'nın huzûruna getirdiklerinde ibtidâ bir kulağın kesüp eline verüp "Mel‘ûn! Tebrîz'de bir tavâşî hâkim neye kâdir olup nitse gerek?" deyü Tebrîz ülkesin tılâva geldikde Tavâşî Ca‘fer "İşte seni askerin ile kırıp akabince kal‘anı muhasara ve feth edüp kulağını keser ve benim gibi seni tavâşî eder" deyü "cellâd" der. Der-ân cellâd-ı {bî-amân} gelüp mâbeyne muslıhîn girüp "Hayâsın kesmeden mâl-ı mâye-i {sermâye}sin kesmek iyidir" deyü bin kîse ve bin yük pârecesin alup ba‘dehû kal‘a kapusu üzre Hân-ı Meymendi salb edüp "Hakkından geldim", deyü bir tarafda şâha i‘lâm edüp bir tarafdan hânın başın kesüp kal‘a miftâhlarıyla ve iki yüz deve mâl-ı ganâ’imle miftâhları Sultân Murâd Hân-ı Sâlis'e gönderüp hâlâ derûn-ı kal‘ada Murâd Hân nâmına bir câmi‘ var. On bir sene Âl-i Osmân elinde durmuşdur. Hâlâ Bağdâd yolu üzre bir püşte üzre şekl-i müdevver bir kal‘a-i münevver sûrdur. Dâiren-mâdâr cirmi altı bin adım seng-binâ ve iki kapusu vardır. Cânib-i şimâle Tebrîz kapusu ve cânib-i cenûba Erdebîl kapusu var. Hâlâ sultânlıkdır kim bin askere mâlikdir. Ve kadısı ve kelenteri ve münşî ve darûgası vardır. Ammâ taşra varoşu bâğ u bâğçe ve gül-i gülistânlı yedi bin hâk-ı pâk ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır. Cümle altmış mihrâbdır. Lâkin on bir yerde cum‘a kılınur imiş. Hâlâ cemâ‘atden garîb câmi‘lerdir. Ve yedi hammâmı ve on bir hânı ve sekiz yüz dükkânı var. Cümle sanâyi‘den mevcûddur. Lâkin kalemkârî, çit yorgan ve çârşaf yüzleri memdûh-ı âlemdir. Bâğı ve bâğçesi cihânı bezemişdir. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb ve mahbûbe-i surhserân civân-ı hoş-elhân-ı nevâhân hânende ve sâzendeleri vardır. Bu şehrden cânib-i cenûba 5 sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 305a–305b ·
metinde göster ·
… âlâdır. Sene (---) Mısır pâdişâhı Yûsuf Selâhaddîn'in havfinden Ramazânoğulları
şekl-i müdevver
ulbe ve külek gibi inşâ etdiğinden elsine-i nâsda kal‘a-i Külek ve Küvlek ve Gü …
Bu kal‘anın aşağı deresinde meks olunup sağ tarafımızda evc-i âsumâne beraber bir yalçın kaya üzre kal‘a-i bâlâdır. Sene (---) Mısır pâdişâhı Yûsuf Selâhaddîn'in havfinden Ramazânoğulları şekl-i müdevver ulbe ve külek gibi inşâ etdiğinden elsine-i nâsda kal‘a-i Külek ve Küvlek ve Gülek ve kal‘ası derler seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Sene 872 târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Karamânoğlu'nun Varsak aşkiyâsı elinden feth edüp râh-ı huccâc emn [ü] emân oldu. Hâlâ Adana şehri eyâletinde Koson kazâsında ma‘mûr ve cebehâneli ve kal‘a dizdârı ve neferâtları ve kal‘a içre hâneleri vardır. Lâkin kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı yokdur ve halkı âsîlerdir. Her âdem kal‘aya çıkmağa cür’et edemez ve kal‘aya urûç etmesinde bir emr-i usîrdir. Çârsû-yı bâzârı ve hân ve hammâmdan bir alâmet yokdur. Ancak Ebü'l-feth'in bir câmi‘i var. Bu mahalden kalkup yine dere ve depeler ve yedi kerre çayları yüz bir renc-i anâ ile güzer edüp cânib-i kıbleye 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19a ·
metinde göster ·
Eşkâl-i kal‘a-i Hasîn-i Mansûr: 61b Bir (---) üzre
şekl-i müdevver
seng-binâ bir kal‘a-i bî-hemtâdır. Ve siyâh ve beyâz mücellâ ve musaykal taşlar …
Eşkâl-i kal‘a-i Hasîn-i Mansûr: 61b Bir (---) üzre şekl-i müdevver seng-binâ bir kal‘a-i bî-hemtâdır. Ve siyâh ve beyâz mücellâ ve musaykal taşları vardır. Ve cânib-i (---) nâzır bir cedîd kavî kal‘a kapusu vardır. Derûn-ı kal‘ada kırk aded hâne ve bir câmi‘ ve cebehâne ve kifâyet mikdârı topları var, ammâ aşağı rıbâtı ma‘mûr u müzeyyen,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61a–61b ·
metinde göster ·
… nistân ortasında ve nehr-i [Cem] cenâb sâhilinde bir vâdî-i gülistân içre vâki‘
şekl-i müdevver
seng-binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Ve handakı ve bir dervezesi ve nökerleri vardır a …
Bânîsi ma‘lûmum değildir. Ammâ lisân-ı Moğol'da Despol çolak âdeme derler. Hâk-i Irâk-ı Acem'de bir hıyâbân u ormanistân ortasında ve nehr-i [Cem] cenâb sâhilinde bir vâdî-i gülistân içre vâki‘ şekl-i müdevver seng-binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Ve handakı ve bir dervezesi ve nökerleri vardır ammâ hâneleri dardır. Ve Cemcenâb Hânlığı hükmünde kelenterlikdir. Ve zîr-i kal‘ada bin beş yüz hâneli câmi‘ hammâmlı ve bâzârlı varoş-ı müzeyyeni vardır. Bu kal‘a-i Destpol'un ve kal‘a-i Cem-cenâb'ın dahi fethi sene 994 târîhinde Cığalzâde fethidir. Andan şarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 313b ·
metinde göster ·
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Malazcird: Be-kavl-i müverrihân, diyâr-ı Ermen-i Erzen'den bir şehr-i sagîredir. Kal‘ası bir müdevver püşte üzre sâfî kesme taşdır ve şekl-i müdevver olduğundan Sûr-ı gird dediler. Derûn-ı hisâr ma‘mûrdur, ammâ hâneleri ma‘lûmum değildir. Sene 878 târîhinde Akkoyunlu Sultân Uzun Hasan-ı Bayındırî zabtında iken Ebü'l-feth Hasan-ı Tavîl'i münhezim edüp bu kal‘a halkı itâ‘at etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 15a ·
metinde göster ·
… ve şâhnişînleri göle nâzırdır kim bu sarâyın etrâfı kal‘a-misâl şeddadî dîvârlı
şekl-i müdevver
taş binâ bir sûr-ı ra‘nâ gibidir. Cânib [u] etrâfında handakı ve semt-i şimâle …
Bir sarây-ı âlîdir kim her gelen beğ bir âsâr binâ ederek kat-ender-kat olmuşdur, ammâ ziyâde amâr eden hâlâ Yedikulle'de mahpûs olup hâlâ İstifan Beğ'in babası Lipul Beğ, ya‘nî Kurd Beğ mâl-ı Karûn harc edüp kasr-ı âlîler ve kasr-ı tahtânîler ve hammâm ve havuz u şazrevânlar ve dîvânhâneler inşâ etdirmiş kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Arnavud keferesi bir sâhib-i tab‘ Lipul'dur. Cümle revzenleri ve şâhnişînleri göle nâzırdır kim bu sarâyın etrâfı kal‘a-misâl şeddadî dîvârlı şekl-i müdevver taş binâ bir sûr-ı ra‘nâ gibidir. Cânib [u] etrâfında handakı ve semt-i şimâle nâzır bir demir kapusu önünde beş altı yüz tüfeng-endâz bevvâbân-ı dîdebân tarabansları âmâde durup gece gayrı dîdebânlar gelir. Ve bu sarây içinde üç yüz aded tarabans odaları, ya‘nî yayan yeniçeri odaları vardır. Ve bir azîm dîvânhânesi var. Beş bin âdem alup cümle pençereleri buhayreye nâzırdır ve yüzden mütecâviz kat-ender-kat sâfî kırmızı ve sarı ve yeşil ve beyâz ve mâvi sırça kiremitli iç oğlanlarının hücreleri ve kilâr ve matbah ve sarrâchâneler ve bistiyarhâneler, ya‘nî defterdâr oturacak yerler ile ârâste ve sarây meydânıyla pîrâste olmuş bir kal‘a-misâl sarây-ı şîrînkârdır ve bu sarây önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 105b ·
metinde göster ·
… da Porolok (---)(---) demekdir. Bu kulle bu kûh-ı bâlânın tâ zirve-i a‘lâsında
şekl-i müdevver
bir küçük kullecikdir kim içinde mahpûs olup kalmış elli aded neferâtları vardı …
Lisân-ı Boşnak'da Porolok (---)(---) demekdir. Bu kulle bu kûh-ı bâlânın tâ zirve-i a‘lâsında şekl-i müdevver bir küçük kullecikdir kim içinde mahpûs olup kalmış elli aded neferâtları vardır. Uskok derdinden aslâ taşra çıkamazlar. Suları sarnıçdır. Zahîrelerin mâh-be-mâh 137b askerle Hilevne'den getirirler. Üç şâhî topları ve cebehâneleri var. Bunlar âyende vü revendeleri götürüp getirmeğe me’mûrlardır ve bu mahalle kâfir gelse bu kulleden top atup haber etdiklerinde Hilevne şehrinden cümle guzât atlanup bu kulle mahalline gelürler, ammâ metîn kulle-i hasîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137a–137b ·
metinde göster ·
… l‘a-i bâlâ Kosova sahrâsının mağribî cânibi nihâyetinde havâlesiz yumurta-misâl
şekl-i müdevver
seng-i tırâş bir kal‘a-i savaş meteris ve lağım kabûl etmez bir hısn-ı hasîn ve …
Anıniçün bu Mitroviçse kal‘asına kal‘a-i menhûs derler kim bu kal‘a-i bâlâ Kosova sahrâsının mağribî cânibi nihâyetinde havâlesiz yumurta-misâl şekl-i müdevver seng-i tırâş bir kal‘a-i savaş meteris ve lağım kabûl etmez bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167a ·
metinde göster ·
… idi mürd olup anasına kaldı. Kal‘ası Şiçe deresi ağzında bir vâsi‘ (dir) yerde
şekl-i müdevver
taş binâ beş tabyalı bir hısn-ı hasîn sûr-ı ra‘nâdır. Ve nehr-i Şiçe handakı iç …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Bânîsini esîrânımız dahi bilmediler, ammâ Erdel'e tâbi‘dir, ammâ Nemse çâsârından içinde 500 yüz asker-i menhûs vardır, lâkin Seydî Ahmed Paşa katl etdiği Rakofçi kralın milki idi mürd olup anasına kaldı. Kal‘ası Şiçe deresi ağzında bir vâsi‘ (dir) yerde şekl-i müdevver taş binâ beş tabyalı bir hısn-ı hasîn sûr-ı ra‘nâdır. Ve nehr-i Şiçe handakı içinden cereyân edüp deryâ-misâl handakı nısfu'l-leylde cemî‘i der [ü] dîvârın meş‘aller ile çerâğân edüp handak içi münevver olup cümle küffâr derûn-ı hisârdan "Yajuj, Yajuj" deyü nigehbânlık edüp feryâd edüp kal‘a beklerlerdi. Biz dahi ol mahalde tarpadak kal‘a dibine vara düşdük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
… lî bırağup kal‘ası ve şehri ıhrâk olundu, ammâ kal‘ası bir dağ dibinde havâleli
şekl-i müdevver
bir kal‘a-i ra‘nâ idi. Ve handakı mâl-â-mâl su idi. Ve bir varoş-ı azîmi var id …
Erdel krallarına tâbi‘dir, lâkin Saz Macarı kavmi hükmündedir. İçinde Nemse çâsârı tarafından asker olmak ile itâ‘at etmeyüp kal‘ayı hâlî bırağup kal‘ası ve şehri ıhrâk olundu, ammâ kal‘ası bir dağ dibinde havâleli şekl-i müdevver bir kal‘a-i ra‘nâ idi. Ve handakı mâl-â-mâl su idi. Ve bir varoş-ı azîmi var idi kim gûnâ-gûn sarâylar ve hân ve kiliseler ile ârâste ve bâğ u bâğçe ve çârsû-yı bâzâr ile pîrâste bir şehr-i şîrîn iken ıhrâk bi'n-nâr olurken ol kadar mâl-ı ganâ’im ve zahâ’irler bulundu kim asâkir-i İslâm sîr-i muğtenim oldular. Bunda dahi dağlarda ve bâğlarda üç yüz yiğit ile esîr ve mâl-ı ganâ’imler çıkarup ordu-yı İslâm'da fürûht edüp üç yüz yiğit ile üçer guruş hissemend olup çekdiğimiz âlâm-ı şedâ’id hebâya gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4b ·
metinde göster ·
… iki dere ağzinda bir mürtefi‘ toprakli bir âlî bayir üzre vâki‘ olmuş tula binâ
şekl-i müdevver
bir kal‘a-i ra‘nâdir kim gûyâ kuğu gibi beyâz münevver bir kapulu ve yedi kenîs …
Serdâr-i zafer-şi‘âr kal‘a-i Kihalom altinda Rûmeli ve Anadolu vel-hâsil-i kelâm seksen yedi bin askerle kalup kral ile yek-dil [ü] yek-cihet olup hazîne-i pâdişâhî cem‘ine mukayyed olup tahsîl olan mâl-i pâdişâhî ve hazâ’in-i serdâr-i mu‘azzami ve gayri mâl-i vüzerâlari cümle kal‘a-i Kihalom içine koyup Hisim Mehemmed Paşa'yi ve Çatalbaş Paşa'yi ve Yentür Hasan Paşalari cümle askerleriyle kal‘a içine koyup muhâfazaci ta‘yîn etdi, ammâ nezâketle kal‘a kabza-i teshîre alinup cümle asker kal‘a altinda tinâb tinâba meks edüp kal‘aya seyr[e] gitdiler. Zîrâ bu kal‘a-i Kihalom gâyet sa‘b ve metîn hisâr-i üstüvârdir kim diyâr-i Erdel'in kilididir. Bir zemîn(?) vâdîde vâki‘ olmuşdur kim Saz Macari hâkiyle Seykel vilâyeti ve Erdel hâki arasinda üç vilâyet hudûdunda inşâ olunmuş gâyet latîf ve sîn kal‘a-i rengîn ve sengîn Şeddâdî binâ-yi metîn bir sûr-i (...). Zemîni eyledir kim iki dere ağzinda bir mürtefi‘ toprakli bir âlî bayir üzre vâki‘ olmuş tula binâ şekl-i müdevver bir kal‘a-i ra‘nâdir kim gûyâ kuğu gibi beyâz münevver bir kapulu ve yedi kenîseli ve mükemmel cebehâneli havâlesiz iki kat kal‘a-i şîrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26b ·
metinde göster ·
… eb-i Hanefî'den ziyâde aşren fe-aşren değil belki erba‘a işrîn kırât ziyâde bir
şekl-i müdevver
buheyre-vâr bir havz-ı dâr-ı medârdır. Gird-â-girdi kâmil iki yüz aded ayak ihâ …
Tavsîf-i germâb-ı Yeşil Direkli: Tabahâne varoşu içinde nehr-i Tuna kenârında sekiz aded tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir âlî kemerler üzre bir serâmed kubbe-i müdevveri var, serâpâ la‘lgûn kırmızı kiremit örtü[lü] kubbe-i ser-nigûn-ı azîmdir kim mezheb-i Hanefî'den ziyâde aşren fe-aşren değil belki erba‘a işrîn kırât ziyâde bir şekl-i müdevver buheyre-vâr bir havz-ı dâr-ı medârdır. Gird-â-girdi kâmil iki yüz aded ayak ihâta eder pâk ve pâkîze bir havz-ı müdevverdir. Kenâreleri havz içine enecek beş tabaka vâsi‘ nerdübânlardır kim her kişi kaddine göre tabakalarda gasl eder. Gavvâs-ı bahr-i ma‘ârif olanlar havzın tâ ortasına pertâb edüp şinâverlik edüp herkes âşık ma‘şûk ve yârân-ı bâ-safâlarıyla kuç kucağ olup tâzelik çağlarında gülüşüp oynaşup zevk u safâlar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85a ·
metinde göster ·
… nd nehr-i Neretva Venedik körfezine mahlût olduğu burunda bir pespâye kaya üzre
şekl-i müdevver
yedi kat kirpi gibi toplu ve bir câmi‘li ve cebehânesi ve zahîreleri mevcûd bir …
Ve bu kulle-i ser-bülend nehr-i Neretva Venedik körfezine mahlût olduğu burunda bir pespâye kaya üzre şekl-i müdevver yedi kat kirpi gibi toplu ve bir câmi‘li ve cebehânesi ve zahîreleri mevcûd bir kal‘a-i metîndir kim bu kal‘a dibinden tâ karşu boğaza varınca nehr-i Neretva on sekiz yerde boğaz boğaz olup deryâya karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
… vornik sancağı hâkinde ve nehr-i Yadra kenârında evc-i semâya berâber kaya üzre
şekl-i müdevver
bir seng-tırâş kârgîr binâ cümle ebrâcları metîn ve kıble tarafına nâzır bir ka …
Hâlâ Ebü'l-feth tahrîri üzre İzvornik sancağı hâkinde ve nehr-i Yadra kenârında evc-i semâya berâber kaya üzre şekl-i müdevver bir seng-tırâş kârgîr binâ cümle ebrâcları metîn ve kıble tarafına nâzır bir kapulu küçük kal‘acıkdır, ammâ sa‘b hisâr-ı üstüvârdır kim misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168a ·
metinde göster ·
… urta gibi sivridir kim bu kal‘a-i Kolşad bu püşte-i âlînin tâ zirve-i a‘lâsında
şekl-i müdevver
bir Şeddâdî handaksız cümle etrâfı çâh-ı gayyâ gibi kal‘a-i bâlâdır. 168b
Ve kal‘a binâ olunan yalçın kaya kıble tarafına eğridir ve kayası yumurta gibi sivridir kim bu kal‘a-i Kolşad bu püşte-i âlînin tâ zirve-i a‘lâsında şekl-i müdevver bir Şeddâdî handaksız cümle etrâfı çâh-ı gayyâ gibi kal‘a-i bâlâdır. 168b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168a–168b ·
metinde göster ·
… ların tâ ortasında bir till-i refî‘a üzre İslâmbol'da hemân Galata Kullesi gibi
şekl-i müdevver
ve serâmed bir kulle binâ edüp topları ve tüfengleri ve elli aded neferâtları v …
Âhır-ı kâr Budin vezîri Kara Murtaza Paşa bu bâğların tâ ortasında bir till-i refî‘a üzre İslâmbol'da hemân Galata Kullesi gibi şekl-i müdevver ve serâmed bir kulle binâ edüp topları ve tüfengleri ve elli aded neferâtları ve demir kapusu ile âmâde bir kal‘a-yı âzâde inşâ edüp şeb [ü] rûz elli yiğit nevbet beklerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15b ·
metinde göster ·
… âsumâna berâber bir yalçın kaya üzre beyâz incü gibi bir kârgîr binâ-yı Şeddâdî
şekl-i müdevver
ve cânib-i garba nâzır bir kapusu var, ammâ küçük kal‘adır. Lâkin gâyet sarpdır …
Bânîsi bir Venedik Pirinc-piriminin kızlarından bir firav kız binâsıdır. Sene 1002 târîhinde Sinân Paşa Yanık kal‘asın feth etdikde bu kal‘a-i Samartin'i dahi feth edüp üçüncü senede yine küffâr Yanık'a ve bu kal‘aya zafer bulup hâlâ Nemse çâsârı hükmünde evc-i âsumâna berâber bir yalçın kaya üzre beyâz incü gibi bir kârgîr binâ-yı Şeddâdî şekl-i müdevver ve cânib-i garba nâzır bir kapusu var, ammâ küçük kal‘adır. Lâkin gâyet sarpdır. Cânib-i erba‘asında ikişer konak yerden nümâyân bir kal‘a-i dâr-ı bî-îmândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b ·
metinde göster ·
… gâyet metîn ve müstahkemdir. Bir yalçın kırmızı kaya üzre beyâz kuğu gibi durur
şekl-i müdevver
bir kal‘a-i bâlâdır. İçinde bin kadar tahta örtülü evleri ve bir manastırı var, …
Lisân-ı Nemçe'ce (---) demekdir. Bânîsi Laslo Kral'dır. Sene 936 târîhinde Süleymân Hân Beç'i muhâsara etdikde Kâsım Voyvada kırk bin yiğit ile ale'l-gafle bu kal‘a-i Anperan'ı basup feth edüp mâl-ı ganâ’imden bir şey almayup cümle küffârların dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçirüp varoşunu ihrâk bi'n-nâr eder, ammâ kal‘ası gâyet metîn ve müstahkemdir. Bir yalçın kırmızı kaya üzre beyâz kuğu gibi durur şekl-i müdevver bir kal‘a-i bâlâdır. İçinde bin kadar tahta örtülü evleri ve bir manastırı var, ammâ çârsû-yı bâzârı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 74a ·
metinde göster ·
… topraklı bayır-ı âlî üzre çâr-kûşe Şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâ ve iç kal‘ası
şekl-i müdevver
vâki‘ olup kıbleye nâzır birer kapusu var ve kal‘a içre kârgîr binâ bir manastı …
Uyvar sâhibi Fargaçi Kapudan'ının dedesi Süleymân Hân havfinden sene (---) târîhinde binâ etmişdir. Hâlâ Nemse çâsârı hükmündedir. Lâkin kal‘a-i Pojon hâkimi hâkinde Tuna nehri kenârında bir sivri topraklı bayır-ı âlî üzre çâr-kûşe Şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâ ve iç kal‘ası şekl-i müdevver vâki‘ olup kıbleye nâzır birer kapusu var ve kal‘a içre kârgîr binâ bir manastırı ve aşağı varoşda iki bin kadar şindire örtülü hâneleri ve birkaç çan kulleli manastırları var, ammâ taşrada bâğı ile ve bâğçeleri bî-hisâbdır. Ve ekseriyyâ Beç kal‘ası a‘yânı ve Pojon kal‘ası a‘yânının bu vâdîlerde mahsûldâr bâğları var. Andan bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
… l‘ası bizim Bihar hudûdunda bir fecc-i amîk bataklık içinde Sedd-i İskender-vâr
şekl-i müdevver
etrâfında tokuz tabyalı ve kırmızı tula binâlı ve cânib-i garba nâzır bir kapul …
Ve mezkûr Seykelhit kal‘ası bizim Bihar hudûdunda bir fecc-i amîk bataklık içinde Sedd-i İskender-vâr şekl-i müdevver etrâfında tokuz tabyalı ve kırmızı tula binâlı ve cânib-i garba nâzır bir kapulu bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kirmân idi. Hattâ sâhib-kıran Gâzî Seydî Ahmed Paşa efendimiz ile diyâr-ı Erdel'de kuvvet-i bâzûsiyle yüz altmış pâre kal‘aları kabza-i teshîre alup içlerine girüp cümlesinin hedâyâların almışken ve cümle kılâ‘lar mutî‘ [u] münkâd olmuşken bu Seykelhit kal‘ası sa‘b u metîn olmak ile Seydî Ahmed Paşa'ya bir Girid mankırı vermeyüp bin yedi yüz pâre alarka topu Seydî Paşa'ya atup aslâ uğratmadı. Âhır-ı kâr Seydî Paşa dâğ-ı derûnundan "Olmaya illâ hayr gidi kâfir Seykelhit kal‘ası" deyüp hâ’ib ü hâsir dâğ-ı derûnuyla gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88b ·
metinde göster ·
… praklı: Bunda bir bayır üzre bu Topraklı şehrini muhâfaza içün şehre havâle bir
şekl-i müdevver
kârgîr binâ bir kulle-i bâlâsı var, cirmi kâmil iki yüz adımdır. Cânib-i garba …
Der-kayd-ı kal‘a-i varoş-ı Topraklı: Bunda bir bayır üzre bu Topraklı şehrini muhâfaza içün şehre havâle bir şekl-i müdevver kârgîr binâ bir kulle-i bâlâsı var, cirmi kâmil iki yüz adımdır. Cânib-i garba bir âlîce yerinde ancak bir demir kapusu var. Ve demir kapulu top mazgalı delikleri var, ammâ etrâfında handakı yokdur. Hemân leb-i d[er]yâda bir âlî püşte üzde sa‘b kulle-i bâlâdır. İçinde ancak bir dizdârı ve on aded merdüm-hisârı ve kifâyet mikdârı cebehânesi var. Sene (---) târîhinde Kantemur Hân Âl-i Osmân'a isyân etdiği asırda (---) kapudan paşa bu Kefe limanına donanma-i hümâyûn ile lenger-endâht oldukda bu kulle-i serâmedi inşâ etmişdir, ammâ hakkâ ki yerinde bir bî-bedel kulle etmişdir. Lâkin henüz şeb [ü] rûz kapusu mesdûd durur. Bu kullenin hâlâ cânib-i erba‘ası mezâristândır. Ana karîb mezkûr Ahmed Efendi tekyesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 141a ·
metinde göster ·
… çre bir sivri burunda Kırım cezîresi hâkinde bir düz çemenzâr zemîn-i lâlezârda
şekl-i müdevver
kârgîr binâ-yı azîm bir kulle-i metîndir. Sene (---) târîhinde Mehemmed Geray H …
Azak denizi içre bir sivri burunda Kırım cezîresi hâkinde bir düz çemenzâr zemîn-i lâlezârda şekl-i müdevver kârgîr binâ-yı azîm bir kulle-i metîndir. Sene (---) târîhinde Mehemmed Geray Hân efendimiz binâ etmişdir. Sebeb-i binâsı oldur kim bir kerre Kırım Kazaklarından birkaç köle Kazaklar fursat bulup bu burundan Azak deryâsı içre yüze yüze karşu tarafda Heyhât sahrâsına geçüp andan Kalmık Tatarlarına varup
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143a ·
metinde göster ·
bir kârgîr binâ bir kal‘a-i zîbâdır, ammâ içinde hâlâ âdem ve âdemî-zâtdan bir …
Kal‘ası Karadeniz kenârında bir yalçın kaya üzre şekl-i müdevver bir kârgîr binâ bir kal‘a-i zîbâdır, ammâ içinde hâlâ âdem ve âdemî-zâtdan bir kimesne yokdur. Ancak taşrasında yüz aded saz örtülü Şağakeli Çerkezi kabağı var. Enseleri Anapa dağlarıdır. Ve bu kal‘a ol kadar musanna‘ tarz-ı kadîm kal‘adır kim gûyâ henüz üstâd-ı mühendis mi‘mâr elinden çıkmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 150b ·
metinde göster ·
bir kulle-i metîn musavverdir. Ve zemînden elli arşın yüksekdir. Ve batıya nâzı …
Dâ’iren-mâdâr cirmi yüz elli adım şekl-i müdevver bir kulle-i metîn musavverdir. Ve zemînden elli arşın yüksekdir. Ve batıya nâzır bir küçücük sâfî demir kapusu var, ya‘nî ağacı yok hadîd bâb-ı kavîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186b ·
metinde göster ·
… dîneli ve mazgallı ve kat-ender-kat top delikli İslâmbol'da Galata kullesi gibi
şekl-i müdevver
Şeddâdî-misâl seng binâ-yı ra‘nâ kulle-i bâlâdır.
Bu kulle-i serâmedi sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in vâlidesi binâ etdiğiyçün Sultâniyye kullesi derler. Be-dest-i Gürcî Mustafa Paşa, bâ-i‘ânet-i Mehemmed Geray Hân, bâ-müşâvere-i Köpürlü Mehemmed Paşa ile inşâ olunmuş bir Sedd-i İskender-vâr kulle-i serâmed-i azîmdir. Bu vilâyet-i Maskov hâkinde olmak ile bu kulleye takayyüd-i tâm ve cidd [ü] ihtimâm edüp metânet üzre binâ olunmuş. Ammâ bunun da zirve-i a‘lâsında tahtadan serâmed kulle külâhıyla örtülü bir musanna‘ ve mukarnazlı ve furûşlu ve medîneli ve mazgallı ve kat-ender-kat top delikli İslâmbol'da Galata kullesi gibi şekl-i müdevver Şeddâdî-misâl seng binâ-yı ra‘nâ kulle-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 187a ·
metinde göster ·
… îm'in yaz günleri sâkin olacak tahtgâhı imiş. Hâlâ kal‘ası bir sivri püşte üzre
şekl-i müdevver
bir küçük kal‘adır. Ammâ bunda olan hammâm kubbesi kadar beyâz mermer taşlar bi …
Bu dahi Kavala hudûdunda Bereketli kazâsı nâhiyesinde fethi sene (---) târîhinde Gâzî Evrenos'un olup Feylekos Hakîm'in yaz günleri sâkin olacak tahtgâhı imiş. Hâlâ kal‘ası bir sivri püşte üzre şekl-i müdevver bir küçük kal‘adır. Ammâ bunda olan hammâm kubbesi kadar beyâz mermer taşlar bir kal‘ada yokdur, illâ Şâm eyâletinde Bâlbek ovasında Ba‘lebeke kal‘ası taşları ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217a ·
metinde göster ·
… atde su‘ûd edüp temâşâ etdim. Kal‘ası evc-i âsımâna berâber bir sivri kaya üzre
şekl-i müdevver
ve Şeddâdî taş binâ bir küçük kal‘adır. Ba‘de'l-feth câ-be-câ ba‘zı yerleri mün …
Aşağıdan kal‘asına bir sâ‘atde su‘ûd edüp temâşâ etdim. Kal‘ası evc-i âsımâna berâber bir sivri kaya üzre şekl-i müdevver ve Şeddâdî taş binâ bir küçük kal‘adır. Ba‘de'l-feth câ-be-câ ba‘zı yerleri münhedim(li) olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242b ·
metinde göster ·
… eryâdan cânib-i garba iki sâ‘atden eksik ba‘îd olup dağların bir yüksek yerinde
şekl-i müdevver
dörd kat bir Şeddâdî binâ kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil dörd bin adımdır. …
Kal‘ası leb-i deryâdan cânib-i garba iki sâ‘atden eksik ba‘îd olup dağların bir yüksek yerinde şekl-i müdevver dörd kat bir Şeddâdî binâ kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil dörd bin adımdır. Lâkin aşağıda kal‘anın iki katı ba‘de'l-feth münhedim olaldan berü câ-be-câ der-i dîvârları rahnedâr durur, ammâ sehel mâl-ı himmet ile amâr olmak mümkindir, ammâ üçüncü kat dîvârı ve iç kal‘ası gâyet metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 244a ·
metinde göster ·
Eşkâl-i kal‘ası: Havâleli bir kayalı ve bir depeli zemîn-i mürtefi‘ üzre
şekl-i müdevver
bir küçük kal‘acıkdır. Derûn-ı hisârda yigirmi aded kiremit örtülü daracık dârl …
Eşkâl-i kal‘ası: Havâleli bir kayalı ve bir depeli zemîn-i mürtefi‘ üzre şekl-i müdevver bir küçük kal‘acıkdır. Derûn-ı hisârda yigirmi aded kiremit örtülü daracık dârları var. Bir câmi‘i ve bir kal‘a kapusu var, gayri şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 259b ·
metinde göster ·
Kal‘ası Narda vilâyetinin körfezi ağzında bir kumsal burunda
şekl-i müdevver
yedi aded tabyalı bir Şeddâdî binâ cirmi kâmil bin yüz adım kal‘a-i zîbâdır. İç …
Kal‘ası Narda vilâyetinin körfezi ağzında bir kumsal burunda şekl-i müdevver yedi aded tabyalı bir Şeddâdî binâ cirmi kâmil bin yüz adım kal‘a-i zîbâdır. İçinde yüz aded kiremitli tahtânî ve fevkânî bâğçesiz daracık evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 344a ·
metinde göster ·
… dahi Delvinye sancağı hâkinde ve Ergiri kazâsı hükmünde bir sivri depecik üzre
şekl-i müdevver
bir taş binâ bir küçük sûr-ı üstüvârcıkdır, ammâ cirmi ma‘lûmum değildir, add e …
Lisân-ı Arnavudca bu kal‘aya (---)(---) derler. Sene (---) târîhinde bunu dahi Bâyezîd-i Velî asrında serdâr Gedik Ahmed Paşa feth eylemişdir. Bu dahi Delvinye sancağı hâkinde ve Ergiri kazâsı hükmünde bir sivri depecik üzre şekl-i müdevver bir taş binâ bir küçük sûr-ı üstüvârcıkdır, ammâ cirmi ma‘lûmum değildir, add etmedim. Ancak dizdârı ve yüz aded neferâtları vazîfe-i mu‘ayyenelerin Sayada emîninden alırlar. Gâyet bahâdır ve şecî‘ ve fetâ Arnavud yiğitleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 353b ·
metinde göster ·
… îr etmişlerdir. Simav şehrinin ensesinde cânib-i cenûbda bir mürtefi‘ kaya üzre
şekl-i müdevver
bir Şeddâdî sengîn binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Ammâ sene (---) târîhinde Timur-ı …
Zamân-ı kadîmde İskender-i kübrâ asrında Batâlise-i Rûm krallarından Batlîmûs binâsıdır. Tevârîhâtlarda Fındıcak kal‘ası deyü tahrîr etmişlerdir. Simav şehrinin ensesinde cânib-i cenûbda bir mürtefi‘ kaya üzre şekl-i müdevver bir Şeddâdî sengîn binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Ammâ sene (---) târîhinde Timur-ı bî-nûr Yıldırım Hân'a rağmen ba‘zı yerlerin münhedim etmeğile hâlâ bu kal‘a içinde hâneler yokdur. Sene (---) târîhinde Germiyanoğlu vezîri Babık(?) Beğ Simavna nâm bir Urum kralı elinden feth etmeğile Simav derler. Bir rivâyetde sîmâb'dan galat Simav derler. Ya‘nî Gümüş suyu demek ola. Hakîkat suları gümüş-misâl berrâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y21b ·
metinde göster ·
… Bozdağ'a muttasıl Bâğçederesi demek ile ma‘rûf bir cebel-i müntehânın dâmeninde
şekl-i müdevver
bir Şeddâdî kârgîr binâ bir kal‘a-i azîmdir. Dâ’iren mâdâr cirmi sekiz bin seki …
Ve kal‘ası Bozdağ'a muttasıl Bâğçederesi demek ile ma‘rûf bir cebel-i müntehânın dâmeninde şekl-i müdevver bir Şeddâdî kârgîr binâ bir kal‘a-i azîmdir. Dâ’iren mâdâr cirmi sekiz bin sekiz yüz seksen adımdır. Lâkin iç el olmak ile kal‘aya muhtâc olmayup vîrâna yüz dutmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y26a ·
metinde göster ·
… dest-i vâlî Macar Alî Paşa. Bir düz vâsi‘ sahrânın tâ ayne'l-fi‘linde kerpiçden
şekl-i müdevver
bir alçak dîvârlı ve (---) kapulu (---) kulleli kal‘a-i müfîd [u] muhtasardır. …
Sene 1007 târîhinde Celâlî Karayazıcı ve karındaşı Deli Hasan havfinden fermân-ı şehriyârî ile ahâlî-i vilâyet cem‘ olup fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında müceddeden bu kal‘ayı binâ eden kimesneler ile kelimât edüp anların nakliyle tahrîr etdik. Karîbü'l-ahd binâ olunmuşdur. Be-dest-i vâlî Macar Alî Paşa. Bir düz vâsi‘ sahrânın tâ ayne'l-fi‘linde kerpiçden şekl-i müdevver bir alçak dîvârlı ve (---) kapulu (---) kulleli kal‘a-i müfîd [u] muhtasardır. Ammâ dâ’iren mâdâr mazgal delikleri vardır. Ve dâ’iren mâdâr cirmi sekiz bin altı yüz adımdır. Ve cümle kulleleri kiremit örtülü birer toplu ma‘mûr burclardır. Ammâ iç el olmak ile dizdârı ve neferâtları yokdur. Lâkin ta‘mîri ve termîmi içün evkâfı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y29b ·
metinde göster ·
… hükmünde paşa hâssıdır. Kal‘ası leb-i deryâda bir püşte üzre (---)(---) yerde
şekl-i müdevver
bir şîrîn Şeddâdî kal‘a-i üstüvârdır. Ve etrâf cirmi bin altmış adımdır.
Kütâhiyye eyâleti hâkinde Cezâyir kaleminde kapudan paşa hükmünde paşa hâssıdır. Kal‘ası leb-i deryâda bir püşte üzre (---)(---) yerde şekl-i müdevver bir şîrîn Şeddâdî kal‘a-i üstüvârdır. Ve etrâf cirmi bin altmış adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y40b ·
metinde göster ·
kal‘acıkdır. Ammâ gâyet metîn ü muhkemdir. Ve cirmi üç yüz adımdır. Ammâ leb-i …
Kal‘a-i Fazlı Paşa: Bir küçük şekl-i müdevver kal‘acıkdır. Ammâ gâyet metîn ü muhkemdir. Ve cirmi üç yüz adımdır. Ammâ leb-i deryâda olmağile handakı yokdur. Ve içinde aslâ hâne yokdur. Bir mescidi ve cebehâne hazînesi ve buğday anbârı vardır. Ve limanın tâ ayne'l-fi‘line nâzır on dörd aded tavîl topları var kim Sakız kal‘asında yokdur. Ve kemerli demir kapuları her gece mesdûd olur toplardır. Ve P 30a dizdârı ve yüz neferâtları şeb [u] rûz mevcûdlardır. Ve cânib-i cenûba nâzır bir demir kavî kapusu Q 30a vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y57b ·
metinde göster ·
Ve bu liman içinde bir küçük adacık vardır. Bir yalçın kaya üzre
şekl-i müdevver
metîn bir kal‘acığı vardır. Cirmi yüz adımdır. Başka dizdârı ve kırk aded nefer …
Ve bu liman içinde bir küçük adacık vardır. Bir yalçın kaya üzre şekl-i müdevver metîn bir kal‘acığı vardır. Cirmi yüz adımdır. Başka dizdârı ve kırk aded neferâtları ve on pâre balyemez topları vardır kim limanın cânib-i erba‘asında kuş Y 72a kondurmaz Kuşadası'nın bir mendirek kal‘asıdır. Ve her gece beri kal‘adan dahi onar nefer tüfeng-endâz şehbâz yiğitler imdâda giderler. Ve Kuşadası denmeğe bâ’is bu adacıkdır kim her sene bu cezîreyi niçe kerre yüz bin tuyûr gelüp ziyâret etmeyince ubûr etmezler, mutalsam bir cezîrecikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71b–Y72a ·
metinde göster ·
… gâr sehel mayna olsun deyüp ârâm eyleyüp kal‘ayı temâşâ etdik. Yalçın kaya üzre
şekl-i müdevver
bir küçük kal‘adır, cirmi yedi yüz adımdır.
Evsâf-ı kal‘a-i Isbat: Mâ-tekaddem Malta küffârı Venedik elinden alup harâb etmiş. Ba‘dehu Menteşe oğulları feth edüp ma‘mûr etmişler. Hâlâ Menteşe hâkinde Kara bâğlar kazâsı nâm bir burunda evc-i âsumâna ser çekmiş bir sarı kayayı kûh-ı Bîsütûn üzre henüz üstâd elinden çıkmış bir metîn kal‘adır. Limanında lenger-endâz olup rûzgâr sehel mayna olsun deyüp ârâm eyleyüp kal‘ayı temâşâ etdik. Yalçın kaya üzre şekl-i müdevver bir küçük kal‘adır, cirmi yedi yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y104a ·
metinde göster ·
… yüksekdir. Bu dîvârlar biri biri içinde gül evrâkı-misâl nümâyândır. Ve cümlesi
şekl-i müdevver
dîvârdır, içinde bir câmi‘i ve yedi su sarnıcı vardır ve kırk havlısız küçük ne …
Ve üç kat kal‘adır. Leb-i deryâda olan dîvârı on arşın âlîdir. Anın içinde olan ikinci kat dîvârı yigirmi arşın bâlâdır. Dahi anın içindeki nârin kulle yigirmi beş arşın yüksekdir. Bu dîvârlar biri biri içinde gül evrâkı-misâl nümâyândır. Ve cümlesi şekl-i müdevver dîvârdır, içinde bir câmi‘i ve yedi su sarnıcı vardır ve kırk havlısız küçük neferât evleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y116b ·
metinde göster ·
… n ve zağanoz kuşu yuvalı yalçın kayalar[dır]. Ve (---) nâzır bir kapusu var. Ve
şekl-i müdevver
yigirmi kulleli bir küçük kal‘adır. P 60a Ve deryâya topları erişir. Rodos ce …
Ve bir yoldan gayri yolu yokdur. Gayri yerleri şâhin ve zağanoz kuşu yuvalı yalçın kayalar[dır]. Ve (---) nâzır bir kapusu var. Ve şekl-i müdevver yigirmi kulleli bir küçük kal‘adır. P 60a Ve deryâya topları erişir. Rodos cezîresinin cenûbunda bir burun ucunda evc-i âsumâna ser-çekmiş bir kal‘a-i ibret-nümâdır. Rûy-i zemînde misli olmayan Van kal‘ası ve Mardin ve Q 60a Şebin Karahisârı ve Afyon Karahisârı bu beş pâre kal‘a ki desti Âl-i Osmân'da yed-i kudret kal‘asıdır. Ammâ bu Lindos kal‘ası mezkûr kal‘alardan metîn ve müstahkemdir. Eyle bir kal‘a-i bî-emândır ki Sultân Süleymân Hân Rodos kal‘asına yüz yigirmi kerre yürüyüş edüp zafer buldu. Ammâ bu Lindos vere ile feth olmasa içinde zahîresi oldukdan sonra yüz yıl muhâsaradan bî-pâk [ü] bî-pervâ bir Sedd-i İskender'dir. Lâkin küçükdür. Cirmi dâ’iren-mâdâr dörd yüz adımdır. Ammâ hisâr-pîçesi ile sekiz yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y123a ·
metinde göster ·
bir küçük kal‘acıkdır. Kıbleye nâzır bir kapusu vardır. Cânib-i erba‘ası câh-ı …
Evsâf-ı kal‘a-i Firişke: Bir yalçın kaya üzre şekl-i müdevver bir küçük kal‘acıkdır. Kıbleye nâzır bir kapusu vardır. Cânib-i erba‘ası câh-ı gayyâdır. İçinde bir kaç fukarâ evleri vardır. Serdârı ve dizdârı ve neferâtı yokdur. Anı ubur edüp yine şarka bir sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y142a ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘adan taşra bir kat kal‘a dahi çevrilmişdir. Ortahisâr derler
şekl-i müdevver
bir metîn kal‘adır. Ve başka handakı vardır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi bin yedi yü …
Ve bu kal‘adan taşra bir kat kal‘a dahi çevrilmişdir. Ortahisâr derler şekl-i müdevver bir metîn kal‘adır. Ve başka handakı vardır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi bin yedi yüz adımdır. Ve cümle kırk kulledir. Ve iki kapudur. Garb tarafına Delikapusu, kıble tarafına Bâzâr kapusu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y145a ·
metinde göster ·
… rmır: Leb-i deryâdan ba‘îd bir düz sahrânın ortasında bir amelî yığma depe üzre
şekl-i müdevver
bir küçük köhne taş kal‘acıkdır. İçinde ba‘zı Urum evleri var, ammâ aşağı varoş …
Evsâf-ı kal‘a-i Tırmır: Leb-i deryâdan ba‘îd bir düz sahrânın ortasında bir amelî yığma depe üzre şekl-i müdevver bir küçük köhne taş kal‘acıkdır. İçinde ba‘zı Urum evleri var, ammâ aşağı varoşda üç yüz Urum evleridir. Cümlesi Sûhte Mahmûd Paşa'nın re‘âyâsıdır. Ve hâkimleri subaşısıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y152a ·
metinde göster ·
Ammâ Tarsûs kal‘ası bir düz sahrâ içre deryâdan bir sâ‘at ba‘îd
şekl-i müdevver
bennâ-yı sânî Me’mûn Halîfe'dir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi beş bin adımdır. Ve iki …
Ammâ Tarsûs kal‘ası bir düz sahrâ içre deryâdan bir sâ‘at ba‘îd şekl-i müdevver bennâ-yı sânî Me’mûn Halîfe'dir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi beş bin adımdır. Ve iki kat kal‘a-i metîndir ve cümle etrâfı handaklıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y152b ·
metinde göster ·
vâki‘ olmuşdur. Bakçeler kenârınca piyâde dolaşup sekiz bin yedi yüz adımdır. V …
Varoş şekl-i müdevver vâki‘ olmuşdur. Bakçeler kenârınca piyâde dolaşup sekiz bin yedi yüz adımdır. Ve câ-be-câ bâğçelere çıkacak yollarında amîk handaklar kesmişlerdir. Ve bu cirmde olan varoş-ı kebîr içre cümle (---) mahalle ve sekiz bin yedi yüz toprak ve kireç örtülü kat-ender-kat bâğ u bâğçeler içre sarây-ı âlîler ve gayri hâne-i a‘yânlardır. Ve cümle evlerinin der-i dîvârları hemvâr kerpiçdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154b ·
metinde göster ·
Bir kûh-ı Demâvend-vâr bir cibâl-i bâlânın üzerinde
şekl-i müdevver
şeddâdî taş binâ bir kal‘a-i bâlâdır. Ammâ altı ay vîrân ve altı ay Sarvanlı Tü …
Bir kûh-ı Demâvend-vâr bir cibâl-i bâlânın üzerinde şekl-i müdevver şeddâdî taş binâ bir kal‘a-i bâlâdır. Ammâ altı ay vîrân ve altı ay Sarvanlı Türkmânı sâkin olurlar, yaylağ-ı azîmdir. Mukaddem Celâlî Karayazıcı girân-bahâ zî-kıymet eşyâların bunda hıfz etmiş bir kal‘a-i bî-hemtâdır. Anın altında Türkmân obalarında biraz ta‘âm yeyüp yüz yaşında bir pîr-i nâ-tüvân hakîre hitâb edüp der kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y158b ·
metinde göster ·