… va râyihası kokardı. Hazret-i Ebûbekir es-Sıddîk'ın dest-i şerîfleri kavun gibi
şemm
olunurdu. Hazret-i Ömer ke-râyihati'l-amber gibi idi. Hazret-i Osmân benefşe gi …
"Şefâ‘atî ve seyâhatî ve ziyâretî ve Allâhümme yessir bi's-sıhhati ve's-selâme" deyüp Fâtiha dediler. Cümle Sahâbe-i kirâm Fâtiha tilâvet edüp cümle huzzâr-ı meclisin dest-i şerîflerin bûs ederdim. Ve her birinin hayır du‘âsın alup giderdim. Kiminin dest-i şerîfi müşk gibi, kimi amber ve kimi sünbül ve kimi gül ve kimi reyhân ve kimi zaymurân ve kimi benefsec, kimi karanfîl gibi kokardı. Ammâ bizzât râyiha-i Hazret-i Resûl za‘ferân-ı verd-i handân gibi kokardı. Ve mübârek sağ elin bûs etdüğimde gûyâ pembe-misâl kemiksiz bir dest-i şerîf idi. Ammâ sâ’ir enbiyânın dest-i şerîfleri ayva râyihası kokardı. Hazret-i Ebûbekir es-Sıddîk'ın dest-i şerîfleri kavun gibi şemm olunurdu. Hazret-i Ömer ke-râyihati'l-amber gibi idi. Hazret-i Osmân benefşe gibi râyihası var idi. Hazret-i Alî ke-râyiha-i yâsemen idi. İmâm Hasan karanfîl gibi imâm Hüseyin verd-i ebyaz gibi kokardı. Rıdvânullâhi Ta‘âlâ aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 7b ·
metinde göster ·
âteş-tâb ile katl edüp bî-nâm [u] bî-nişân etdi. Ammâ bu maktûl Saydûn melikin …
Ammâ Mağrib-zemînde Bahr-i Okyûnûs içre Ferendûz nâm bir cezîre içre Saydûn nâm bir azîmü'ş-şân pâdişâh var idi. Gâyet mağrûr ve müdemmiğ olup Hazret-i Süleymân'a ser-fürû etmeyüp serkeşlik etdi. Andan Hazret-i Süleymân yer götürmez cünd-i firâvân ile ve cemî‘i ecnâs-ı hayevân ile Saydûn Pâdişâh'ın üzerine varup cümle dâr [u] diyârın harâb [ü] yebâb ve ahâlîsin esîr [ü]8b itâb edüp âhir Melik Saydûn'u sayd-ı dâm-ı giriftâr-ı bend-i hicrân edüp serâperde-i Süleymân önünde şemşîr-i âteş-tâb ile katl edüp bî-nâm [u] bî-nişân etdi. Ammâ bu maktûl Saydûn melikin felekde misli lâ-nazîr bir perî-peyker, melek-manzar duhter-i nâ-şüküfte-i münevvere-i ahteri ve matla‘-ı bâhteri var idi. Hazret-i Süleymân ol duhteri mâl-ı ganâyimden alup izdivâclarında indirâc etdiler. Zîrâ ol mahalde Hazret-i Süleymân mücerred-i pâk idi kim Yemen diyârında Sabâ şehri pâdişâhının kızı Belkîs Havvâ Bursa nevâhîlerinde Aydıncık nâm taht-ı azîmde merhûme olup Süleymân Nebî mücerred kalup bu Saydûn Pâdişâhın kızı Aline'yi firâşiyle müşerref edüp Rûm ellerine getürdükde ol kız ığvâ-yı şeytân ile dâ’imâ bükâ-âlûd idi. Hazret-i Süleymân bu duhter-i bed-ahterin ahvâl-i pür-melâlinden su’âl etdükde kız eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a–8b ·
metinde göster ·
şeyhânî ve ma‘arrâvî ve zivzikî tarzı seyf-i müczimler inşâ etdirirdi.
Ve bu hakîr âlem-i sabâvetimizde Sultân Osmân-ı şehîd asrında Kurşumlu Mahzen ile Topkapusu mâbeyninde Dımışkîhânede kârhânesi var idi. Ebü'l-feth Mehemmed Hân binâsı idi. Sultân Mehemmed mezkûr ma‘denden hadîd cevherin istihrâc etdirüp bu Dımışkîhâne'de üstâd-ı şemşîr-kârlara şeyhânî ve ma‘arrâvî ve zivzikî tarzı seyf-i müczimler inşâ etdirirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19a ·
metinde göster ·
… tinden bir nâ-tamâm tay üzre süvâr olup dal-kılıç Timur askeri içine girüp eyle
şemşîrbâzlık
etdi kim Tatar'ı demet demet püşte püşte ederdi.
Andan sene (---) târîhinde Îrân-zemînden Timu[r]lenk hurûc edüp otuz yedi mülûkü rikâbında piyâde yürüdüp cümlesini fermân-beri etdi. İllâ Yıldırım Hân şecî‘ ve bahâdır pâdişâh olmağile Timur-ı bî-nûra ser-fürû etmeyüp Timur, Yıldırım Hân üzre gelüp (---) nâm sahrâda iki asâkir-i bî-pâyân saf bağlayup ceng-i âheng mahallinde Yıldırım Hân'a dilgîr olan eşkinci Tatar tâ’ifesinden hemân on iki bin asâkir-i Tatar, Timur cânibine firâr etdiler. Andan niçe bin ulûfesiz derme çatma asker dahi Yıldırım vezîrinin sû’-i tedbîriyle Timur'a tâbi‘ olup Yıldırım Hân ol an sehel asker ile kalup gayretinden bir nâ-tamâm tay üzre süvâr olup dal-kılıç Timur askeri içine girüp eyle şemşîrbâzlık etdi kim Tatar'ı demet demet püşte püşte ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24a ·
metinde göster ·
… ini tebşîr etdiler. Ve bâlâda tahrîr olunan hadîs-i şerîfleri kırâ’at edüp Kara
Şemseddîn-i
Sivasî hazretleri "Pâdişâhım senin hakkına kelâm-ı Alî ile bu ebyât vârid olmuş …
"Ağlama pâdişâhım küffârın bu Akka kal‘asından alduğı ganîmet akîdelerinden ve pişmiş helvâlarından İslâmbol'u feth edeceğin günler pişmiş helvâ yersiz. Ammâ ol gün gâzî olup cümle guzât-ı müslimîne adâlet eyleyüp kadı ve gâzî [ve] râzı ol" deyü ser-i sa‘âdetinden Akşemseddîn hazretleri örf-i izâfetin çıkarup Ebü'l-feth'in başına koyup İslâmbol fethini tebşîr etdiler. Ve bâlâda tahrîr olunan hadîs-i şerîfleri kırâ’at edüp Kara Şemseddîn-i Sivasî hazretleri "Pâdişâhım senin hakkına kelâm-ı Alî ile bu ebyât vârid olmuşdur" deyü bu ebyâtı kırâ’at etdi. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24b ·
metinde göster ·
… evliyâullâhdan ulu sultânlar var idi. Cümleden biri Akşemseddîn ve Sivasî Kara
Şemseddîn
ve Monlâ Gürânî ve Hazret-i Emîr Buhârî ve Monlâ Fenârî ve Cübbe Alî ve Ensârî …
Ve asker-i İslâm bir yere cem‘ oldukda yetmiş yedi 25b aded mazanna-i kirâme kibâr-ı evliyâullâhdan ulu sultânlar var idi. Cümleden biri Akşemseddîn ve Sivasî Kara Şemseddîn ve Monlâ Gürânî ve Hazret-i Emîr Buhârî ve Monlâ Fenârî ve Cübbe Alî ve Ensârî Dede ve Monlâ Pûlâd ve Aya Dede ve Horosî Dede ve Hatablı Dede ve eş-Şeyh Zindânî (---)(---)(---)(---)(---)(---), bu makûle sultânlardan himmet ricâ edüp Ebü'l-feth ahd etdi kim "İslâmbol devletinin nısfı sizin ve nısfı guzât-ı müslimînin ve rub‘ı hakîrin olup mâl-ı ganâyimle her birinize birer zâviye ve türbe ve imâret ve mekteb ve medrese ve dârü'l-hadîs tetimme-i medârisler binâ edeyim" deyü va‘de-i kerîmeler etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 25a–25b ·
metinde göster ·
… kal‘aları ki taht-ı Salsâl'dır, anların fethin Şeyh Zindânî hazretleri ve Kara
Şems
ile tebşîr edüp ba‘de'l-feth Bâyezîd-i Velî ile Edirne'ye geldükde Şeyh Zindânî …
Ba‘dehu Şeyh Zindânî hazretleri yerine yine ırk-ı tâhirden Seyyid Muhammed'i Baba Ca‘fer üzre türbedâr nasb edüp kendüler Sultân 27a Bâyezîd-i Velî ile {"Fetahetâ"} sene 889 târîhinde Kili ve Akkirman kal‘aları ki taht-ı Salsâl'dır, anların fethin Şeyh Zindânî hazretleri ve Kara Şems ile tebşîr edüp ba‘de'l-feth Bâyezîd-i Velî ile Edirne'ye geldükde Şeyh Zindânî hazretleri dârü'l-fenâdan dâr-ı bekâya irtihâl edüp Bâyezîd-i Velî rûhiyçün cümle zindânda olanları âzâd edüp zindân kullesinin karşusunda tarîk-i âm aşırı bir türbe-i pür-envâr binâ edüp bizzât Bâyezîd-i Velî {cenâze-i şeyhe} hâzır olup ol câ-yı mehbıt-ı pür-envârda defn etdiler. Âsitânesinde Tîğî Beğ güftesiyle târîhi vardır. Hâlâ azîm âsitânedir. Cümle evlâdları ile anda medfûnlardır kim ziyâretgâh-ı Abdürra’ûf Samedânî'dir. Hâlâ İslâmbol'da Baba Ca‘fer Zindânî âsitânesin bekleyenler anların zürriyetindendir kim şecerelerinde böyle tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b–27a ·
metinde göster ·
… vverinde kırmızı et ile Yâvedûd ismi yazılmış, hemân Akşemseddîn ve Sivasî Kara
Şemseddîn
ve yetmiş aded kibâr-ı evliyâullâh buyurdular kim,
{Menâkıb-ı Yâvedûd Sultân}: Sultân Mehemmed Ayasofya'yı seyr [ü] temâşâ edüp deverân ederken Terlerdirek nâm bir mahalde bir nûr-ı ilâhî berk urur görüp üzerine vardılar, gördiler kim bir nûr-ı ilâhî beyâz vücûd-ı şerîf kıbleye müteveccih olup yatır. Gördüler kim sadr-ı münevverinde kırmızı et ile Yâvedûd ismi yazılmış, hemân Akşemseddîn ve Sivasî Kara Şemseddîn ve yetmiş aded kibâr-ı evliyâullâh buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30a ·
metinde göster ·
Ammâ Ebü'l-feth Gâzî Ayasofya ismiyle müsemmâ kenîseyi temâşâ etdükde gördü kim bu makâm bir binâ-yı azîm ve bünyân-ı metîn-i kadîmdir ki mühendis-i hired [u] hurdedân ve mi‘mâr Ağnados nâm tab‘-ı selîm [u] sâhib-iz‘ân bu binânın metâneti erkânında hayrân ve bu bünyânın tarh-ı esâs ve ref‘-i kubbesin gören vâlih [ü] ser-gerdân olur. Hemân Gâzî Mehemmed Hân bu mâ‘bed-i kadîmi telvîsât [u] müzahrafât-ı hûn-ı keşîşândan ve esnâm [u] evsândan derûn-ı deyri tathîr edüp niçe bin yerde amberdânlar ve micmerdânlar ile ûd [u] amberler yakup câmi‘ içre guzât-ı müslimînin demâğları mu‘attar olup ân-ı sâ‘atde bir müfîd ü muhtasar mihrâb ü minber ve mahfil ü minâre ile ol makâm-ı behişt-irtisâmı ibret-nümâ-yı huld-ı berîn bir câmi‘-i müslimîn edüp ibtidâ yevm-i cum‘ada cemî‘i guzât-ı müslimîn hâzır olup salâlar kırâ’at olunup mü’ezzinân Arapça âyetin savt-ı hazîn ile âgâze edince hemân Akşems[eddîn] ve Kara Şemseddîn hazretleri kalkup Sultân Mehemmed'in koltuğuna girüp Akşemseddîn imâmesin Ebü'l-feth'in ser-i sa‘âdetine geydirip imâmesi üzre bir ablak turna teli sokup ve eline bir uryân kılıç verüp sağ tarafında Akşemseddîn, sol tarafında Kara Şemseddîn ta‘zîm [u] tekrîm ile Mehemmed Hân'ı minbere çıkarup dâvûdî bülend âvâz ile Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn deyince cümle guzât-ı müslimîne bir hâlet el verüp bir gırîv ü feryâd-ı şâdumânî etdiler. Kâ‘ide-i uslûb-ı hatîb üzre hutbeyi edâ edüp nüzûl etdükde teberrüken ve teyemmünen Akşemseddîn hazretleri Sultân Mehemmed Hân'dan me’zûn olup imâmet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30b ·
metinde göster ·
… up ve eline bir uryân kılıç verüp sağ tarafında Akşemseddîn, sol tarafında Kara
Şemseddîn
ta‘zîm [u] tekrîm ile Mehemmed Hân'ı minbere çıkarup dâvûdî bülend âvâz ile Elh …
Ammâ Ebü'l-feth Gâzî Ayasofya ismiyle müsemmâ kenîseyi temâşâ etdükde gördü kim bu makâm bir binâ-yı azîm ve bünyân-ı metîn-i kadîmdir ki mühendis-i hired [u] hurdedân ve mi‘mâr Ağnados nâm tab‘-ı selîm [u] sâhib-iz‘ân bu binânın metâneti erkânında hayrân ve bu bünyânın tarh-ı esâs ve ref‘-i kubbesin gören vâlih [ü] ser-gerdân olur. Hemân Gâzî Mehemmed Hân bu mâ‘bed-i kadîmi telvîsât [u] müzahrafât-ı hûn-ı keşîşândan ve esnâm [u] evsândan derûn-ı deyri tathîr edüp niçe bin yerde amberdânlar ve micmerdânlar ile ûd [u] amberler yakup câmi‘ içre guzât-ı müslimînin demâğları mu‘attar olup ân-ı sâ‘atde bir müfîd ü muhtasar mihrâb ü minber ve mahfil ü minâre ile ol makâm-ı behişt-irtisâmı ibret-nümâ-yı huld-ı berîn bir câmi‘-i müslimîn edüp ibtidâ yevm-i cum‘ada cemî‘i guzât-ı müslimîn hâzır olup salâlar kırâ’at olunup mü’ezzinân Arapça âyetin savt-ı hazîn ile âgâze edince hemân Akşems[eddîn] ve Kara Şemseddîn hazretleri kalkup Sultân Mehemmed'in koltuğuna girüp Akşemseddîn imâmesin Ebü'l-feth'in ser-i sa‘âdetine geydirip imâmesi üzre bir ablak turna teli sokup ve eline bir uryân kılıç verüp sağ tarafında Akşemseddîn, sol tarafında Kara Şemseddîn ta‘zîm [u] tekrîm ile Mehemmed Hân'ı minbere çıkarup dâvûdî bülend âvâz ile Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn deyince cümle guzât-ı müslimîne bir hâlet el verüp bir gırîv ü feryâd-ı şâdumânî etdiler. Kâ‘ide-i uslûb-ı hatîb üzre hutbeyi edâ edüp nüzûl etdükde teberrüken ve teyemmünen Akşemseddîn hazretleri Sultân Mehemmed Hân'dan me’zûn olup imâmet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30b ·
metinde göster ·
Sebeb-i imâreti ol idi kim Hazret-i Îsâ halîfelerinden Havâriyyûn
Şem‘ûn
İslâmbol'a gelüp ol câ-yı ferah-fezâda ibâdete meşgûl olup cemî‘i vahşî hayvânâ …
Sebeb-i imâreti ol idi kim Hazret-i Îsâ halîfelerinden Havâriyyûn Şem‘ûn İslâmbol'a gelüp ol câ-yı ferah-fezâda ibâdete meşgûl olup cemî‘i vahşî hayvânâtlar ile hüsn-i ülfet edüp ol mahlûklara su vermek içün zemîni hafr edüp ol kazdığı yerden bir âb-ı hayvân zâhir oldu kim hakkâ âb-ı 32b hayvân olup cümle hayvânât andan def‘-i atşân edüp ba‘dehu Şem‘ûn Halîfe ol câ-yı ma‘hûdda bir ma‘bed-i muhtasar bir ibâdethâne edüp mürûr-ı eyyâmdan sonra Pozantin Kıral ol uyûn-ı câriye üzre mezkûr deyr-i kebîri binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a–32b ·
metinde göster ·
… kim hakkâ âb-ı 32b hayvân olup cümle hayvânât andan def‘-i atşân edüp ba‘dehu
Şem‘ûn
Halîfe ol câ-yı ma‘hûdda bir ma‘bed-i muhtasar bir ibâdethâne edüp mürûr-ı eyyâ …
Sebeb-i imâreti ol idi kim Hazret-i Îsâ halîfelerinden Havâriyyûn Şem‘ûn İslâmbol'a gelüp ol câ-yı ferah-fezâda ibâdete meşgûl olup cemî‘i vahşî hayvânâtlar ile hüsn-i ülfet edüp ol mahlûklara su vermek içün zemîni hafr edüp ol kazdığı yerden bir âb-ı hayvân zâhir oldu kim hakkâ âb-ı 32b hayvân olup cümle hayvânât andan def‘-i atşân edüp ba‘dehu Şem‘ûn Halîfe ol câ-yı ma‘hûdda bir ma‘bed-i muhtasar bir ibâdethâne edüp mürûr-ı eyyâmdan sonra Pozantin Kıral ol uyûn-ı câriye üzre mezkûr deyr-i kebîri binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a–32b ·
metinde göster ·
cümleden hafîf ü mu‘tedil serî‘u'l-hazm bir âb-ı hayât buldular. Ve bundan gayr …
Anlar dahi Eski Sarây dâhilinde olan uyûn-ı Şem‘ûn'u cümleden hafîf ü mu‘tedil serî‘u'l-hazm bir âb-ı hayât buldular. Ve bundan gayrı uyûnların âb-ı sâfîlerin beşer miskâl olmak üzre pembeler ile berâber vezn edüp mevzûn pembeleri vezn olunmuş âb-ı rakîklere ilkâ edüp mezkûr pembeler beşer miskâl suları cezb edüp ba‘dehu pembeleri âfitâb-ı âteş-tâbda kurudup cümle pembeyi vezn edüp bu ayn-ı Şem‘ûn'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf su olduğundan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed dâ’imâ ol âb-ı nâbdan nûş ederdi. İlâ hâze'l-ân cümle pâdişâhlar andan nûş ederler kim kilarcıbaşı tarafından ve dış sakkâbaşı tarafından üçer âdem beher yevm altı kişi üçer seyishâne yükü yigirmişer vukıyye gelir gümüş güğümlere ol âb-ı nâbdan leb-ber-leb edüp su nâzırı huzûrunda kilarcıbaşının mu‘temedün-aleyh âdemlerinin mührüyle kırmızı balmûmları ile güğümlerin ağızların mühürleyüp pâdişâha her bâr götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf su o …
Anlar dahi Eski Sarây dâhilinde olan uyûn-ı Şem‘ûn'u cümleden hafîf ü mu‘tedil serî‘u'l-hazm bir âb-ı hayât buldular. Ve bundan gayrı uyûnların âb-ı sâfîlerin beşer miskâl olmak üzre pembeler ile berâber vezn edüp mevzûn pembeleri vezn olunmuş âb-ı rakîklere ilkâ edüp mezkûr pembeler beşer miskâl suları cezb edüp ba‘dehu pembeleri âfitâb-ı âteş-tâbda kurudup cümle pembeyi vezn edüp bu ayn-ı Şem‘ûn'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf su olduğundan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed dâ’imâ ol âb-ı nâbdan nûş ederdi. İlâ hâze'l-ân cümle pâdişâhlar andan nûş ederler kim kilarcıbaşı tarafından ve dış sakkâbaşı tarafından üçer âdem beher yevm altı kişi üçer seyishâne yükü yigirmişer vukıyye gelir gümüş güğümlere ol âb-ı nâbdan leb-ber-leb edüp su nâzırı huzûrunda kilarcıbaşının mu‘temedün-aleyh âdemlerinin mührüyle kırmızı balmûmları ile güğümlerin ağızların mühürleyüp pâdişâha her bâr götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
… taşra cereyân etdirüp bu aynü'l-hayâtı binâ etmişdir. Hâlâ meşhûr-ı âfâk ayn-ı
Şem‘ûn
nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir mâ’-i Kevserdir.
Hâlâ ol çeşme-i hayvân Eski Sarây'ın şarka nâzır kapusu önündedir kim Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân, Sarây-ı Atîk'den taşra cereyân etdirüp bu aynü'l-hayâtı binâ etmişdir. Hâlâ meşhûr-ı âfâk ayn-ı Şem‘ûn nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir mâ’-i Kevserdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
Ve her şeb on ikişer bin kanâdîl-i gûnâ-gûnlar ile ve fânûs-ı
şem‘dânlar
üzre şem‘-i asel-i kâfûrîler ile çerâğân olup nûrun alâ nûr olur. Ve kubbe-i âl …
Ve her şeb on ikişer bin kanâdîl-i gûnâ-gûnlar ile ve fânûs-ı şem‘dânlar üzre şem‘-i asel-i kâfûrîler ile çerâğân olup nûrun alâ nûr olur. Ve kubbe-i âlînin tâ vasatında Hazret-i Risâlet'in mübârek ağzı yarıyla kâ’im olan kubbenin ortasında bir müdevver dâ’ire içre Yâkût-ı Müsta‘sımî hattı-misâl bir hatt-ı kadîm ile âye[t]: Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
Ve her şeb on ikişer bin kanâdîl-i gûnâ-gûnlar ile ve fânûs-ı şem‘dânlar üzre
şem‘-i
asel-i kâfûrîler ile çerâğân olup nûrun alâ nûr olur. Ve kubbe-i âlînin tâ vasa …
Ve her şeb on ikişer bin kanâdîl-i gûnâ-gûnlar ile ve fânûs-ı şem‘dânlar üzre şem‘-i asel-i kâfûrîler ile çerâğân olup nûrun alâ nûr olur. Ve kubbe-i âlînin tâ vasatında Hazret-i Risâlet'in mübârek ağzı yarıyla kâ’im olan kubbenin ortasında bir müdevver dâ’ire içre Yâkût-ı Müsta‘sımî hattı-misâl bir hatt-ı kadîm ile âye[t]: Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
Bu câmi‘in nâzırı şeyhülislâmlar olması haysiyyeti ile bu medresenin dersiâmı şeyhülislâmlardır. Haftada bir kerre ders takrîr eder. Talebelerine bahâ-i lahmiyye ve şem‘iyye vazîfe-i mu‘ayyeneleri mâh be-mâh vâsıldır. Zîrâ gâyet metîn evkâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42a ·
metinde göster ·
asel-i kâfûrîler var kim her birine on beşer kademe nerdübân-ı haşeb ile urûc o …
Ve mihrâbın yemîn [ü] yesârında burma zıh zıh amelî amûdlar var kim sihr-i i‘câzdır. Ve yine anda birer âdem kaddi nühâs-ı hâlis [ve] zeheb-i hâlis ile mutallâ şam‘dânlar üzre yigirmişer kantâr şem‘-i asel-i kâfûrîler var kim her birine on beşer kademe nerdübân-ı haşeb ile urûc olunup her leylelerde çerâğân olup derûn-ı câmi‘ nûr içre nûr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
Paşa'nın karındaşıdır kim andan mihterdir. Haremde neşv [ü] nemâ bulup çakırcıb …
Vezîr Mustafâ Paşa: Hâlid ibn Velîd neslindendir. Şemsî Paşa'nın karındaşıdır kim andan mihterdir. Haremde neşv [ü] nemâ bulup çakırcıbaşı olup Rûmeli eyâleti ile Malta üzre serdâr olup bî-feth geldikde 48a hacca gidüp anda vefât edüp bu hakîr'in pederi defn etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47b–48a ·
metinde göster ·
… eth olup yigirmi altı yıldan sonra sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed-i Râbi‘
şemşîriyle
be-dest-i Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa cebren ve kahren üç sene itmâmında kal‘a …
Sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm asrında be-dest-i Yûsuf Paşa Hanya feth olup yigirmi altı yıldan sonra sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed-i Râbi‘ şemşîriyle be-dest-i Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa cebren ve kahren üç sene itmâmında kal‘a-i Kandiye'yi feth edüp yedi yüz yetmiş yedi mîl cezîre yetmiş pâre kal‘asıyla kabza-i teshîre gelüp hîn-i tahrîrde (---) sancak tahrîr olundu kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
… ene 974 târîhinde vâkı‘ olup yedinci gün mürûrunda Seğitvar kal‘ası dahi darb-ı
şemşîr
ile vezîr-i Âsaf-tedbîrin hüsn-i tedbîriyle yetmiş gün pâdişâhın şikeste-hâtırl …
Bu fütûhâtdan on gün mukaddem pâdişâh-ı mağfûrun vedâ‘-ı fânî edüp saltanat-ı câvidânîye rıhletleri sene 974 târîhinde vâkı‘ olup yedinci gün mürûrunda Seğitvar kal‘ası dahi darb-ı şemşîr ile vezîr-i Âsaf-tedbîrin hüsn-i tedbîriyle yetmiş gün pâdişâhın şikeste-hâtırlığın ve merhûm olduğun hâsodalıların bile âgâhı olmayup Seğitvar kal‘ası ve Göle kal‘ası ve Komar kal‘asını Süleymân Hân'ın ölüsü aldı derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57b ·
metinde göster ·
… ve mihrâb üzre (---)(---) tahrîr olunmuşdur. Ve iki cânibinde birer âdem kaddi
şem‘dânlar
üzre yigirmişer kantâr beyâz şem‘-i kâfûrîler ve çerâğdân buhûrdânlar ile tezyî …
Ve mihrâbının vasfında lisân lâldir ve mihrâb üzre (---)(---) tahrîr olunmuşdur. Ve iki cânibinde birer âdem kaddi şem‘dânlar üzre yigirmişer kantâr beyâz şem‘-i kâfûrîler ve çerâğdân buhûrdânlar ile tezyîn olmuş bir câmi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a ·
metinde göster ·
… şdur. Ve iki cânibinde birer âdem kaddi şem‘dânlar üzre yigirmişer kantâr beyâz
şem‘-i
kâfûrîler ve çerâğdân buhûrdânlar ile tezyîn olmuş bir câmi‘dir.
Ve mihrâbının vasfında lisân lâldir ve mihrâb üzre (---)(---) tahrîr olunmuşdur. Ve iki cânibinde birer âdem kaddi şem‘dânlar üzre yigirmişer kantâr beyâz şem‘-i kâfûrîler ve çerâğdân buhûrdânlar ile tezyîn olmuş bir câmi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a ·
metinde göster ·
… lıç Selîm Hân-ı Evvel'in idi, biri Hazret-i Resûl'ün tîğ-ı âteş-tâbı idi. Böyle
şemşîr
kuşanmak bir pâdişâh-ı sâhib-i câha müyesser olmamışdır.
Hemân ertesi gün pâdişâh-ı heft-kişver alay-ı azîm ile Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretlerine varup anda salât-ı cum‘ayı edâ edüp iki yerden gayret kılıcın kuşandı kim bir kılıç Selîm Hân-ı Evvel'in idi, biri Hazret-i Resûl'ün tîğ-ı âteş-tâbı idi. Böyle şemşîr kuşanmak bir pâdişâh-ı sâhib-i câha müyesser olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b ·
metinde göster ·
{Abaza Paşa dahi} kal‘adan cemî‘i ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân taşra çıkup
şemşîr
ber-gerdân amân ile Serdâr Husrev-i şîr huzûruna gelüp yüz sürdüklerinde "El-af …
{Abaza Paşa dahi} kal‘adan cemî‘i ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân taşra çıkup şemşîr ber-gerdân amân ile Serdâr Husrev-i şîr huzûruna gelüp yüz sürdüklerinde "El-afv zekâtü'l-feth" deyüp cümlesinin defter-i cerâyimine kalem-i afv keşîde kılınup hil‘at-ı fâhireler ile şeref-yâb oldular. Mâh-ı mezbûrun tokuzuncu gün[ü] idi. Asâkir-i İslâm kal‘a içre leb-ber-leb olup şiddet-i şitâ gelmeden kal‘ayı ta‘mîr [ü] termîm edüp elli bin asker ile Ken‘ân Paşa'yı serdâr edüp Ahıçka kal‘ası dahi Mavro Hân imdâdıyla feth olup eyâlet-i Çıldır, Sefer Paşa'ya ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 64b ·
metinde göster ·
"Handân'ım başındaki gülü Evliyâ'ya ver, bir gülün
şem
etsin. Ve her bâr Evliyâ ile hem-celîs ve hem-enîs ol. Ammâ derslerinize mukayy …
"Handân'ım başındaki gülü Evliyâ'ya ver, bir gülün şem etsin. Ve her bâr Evliyâ ile hem-celîs ve hem-enîs ol. Ammâ derslerinize mukayyed olun, gâhîce sizi dinlerim" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 71a ·
metinde göster ·
… de bir hımârın cıdav yerinden bir tîğ-ı âteş-tâb nice çaldıysa hımârın döşünden
şemşîr
sâf u perrân çıkdı.
Evsâf-ı âhar: Pehlivân Hacı Süleymân'dan ve Sarı Solak'dan ta‘lîm edüp kemânkeşliği kemâline ergürdükde Okmeydânı'nda yıldız rûzgârı ayağından lodos üzre atdığı ok menzili ki Tekye-i tîr-endâz kurbünde bir mermer amûd üzre müzehhebli târîhi var. Alimallâh Okmeydânı'nda selef pehlivânlarının alâmetinden geçgin menzildir. Allâhu a‘lem Tozkoparan menzilinden sonra Murâd Hân menzilidir. Kara Lenduhâ ve Bâyezîd Hân ve Hattât Şeyh ve Şücâ‘ ve Demir Delisi ve Mısırlı Düveydâr menzillerinden yetmiş gez ileri yetmiş menzildir ve sâhib-i şasta yetişmişdir. Zeber-desti bir kerre Tokat Bâğçesi'nde bir hımârın cıdav yerinden bir tîğ-ı âteş-tâb nice çaldıysa hımârın döşünden şemşîr sâf u perrân çıkdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72b ·
metinde göster ·
… emer-karâr ve zabtî ve rehâ ve pâydâr ve'l-hâsıl bu bendler üzre gürzbâzlığı ve
şemşîrbâzlığı
ve zûrbâzlığı ve gurebâlara çâresâzlığı kemâline ergürmüş idi kim her fünûnda y …
{Fenn-i diğer}: Ve her bâr dest-i yümnâları ile iki yüz vukıyye seng-i zeytûnî sommâkî pâre amûd gürzü on iki hâne ve kırk bend üzre ol gürzü deverân etdirir idi. Evvelâ sağ eliyle gürz-i mezbûru bend-i yemîn ve bend-i yesâr ve sîlâr(?) ve vefâ ve pâyesâ ve alem ü kalem ve divâl ve kemer ve kitfeyn ve asma ve kesme ve kemer-karâr ve zabtî ve rehâ ve pâydâr ve'l-hâsıl bu bendler üzre gürzbâzlığı ve şemşîrbâzlığı ve zûrbâzlığı ve gurebâlara çâresâzlığı kemâline ergürmüş idi kim her fünûnda yegâne-i asr bir pâdişâh-ı Sâm-akrân idi. Hattâ üstâdımız serhânendegân {Dervîş Ömer} ba‘zı asma, kesme, urma ve tutma kelâmları esnâsında latîfe yüzünden Murâd Hân'a,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72b ·
metinde göster ·
… mdâd istediğinde pâdişâh tarafından feryâdcı Murâd Ağa'dan bin kîse ve bu kadar
şemâme
amber ve yetmiş tahta semmûr kürk ve iki hâsekî câriye taleb etdiler.
Âhirü'l-emr cezîre-i Girid'den feryâd ile Kara Murâd Ağa gelüp imdâd istediğinde pâdişâh tarafından feryâdcı Murâd Ağa'dan bin kîse ve bu kadar şemâme amber ve yetmiş tahta semmûr kürk ve iki hâsekî câriye taleb etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78a ·
metinde göster ·
… idi. Açık kaşlı ve ala gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü idi. Ve şekl [ü]
şemâyilde
ve güftâr [u] reftârda gûyâ bir sâhib-kırân idi. Hakkâ ki yine şân-ı şerîfleriy …
Ve vech-i şerîfi vecîhü'l-manzar idi. Açık kaşlı ve ala gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü idi. Ve şekl [ü] şemâyilde ve güftâr [u] reftârda gûyâ bir sâhib-kırân idi. Hakkâ ki yine şân-ı şerîfleriyçün cemî‘i ilm-i nücûmda ve ilm-i cifrde İbrâhîm Hân oğlu Yûsuf nâm bir pâdişâh olup hüsn-i Yûsuf-misâl olup kırân sâhibi olup şarka ve garba velvele salup cümle kâfiristâna ve re‘âyâ ve berâyâya ve celâlî ve cemâlîlere vâveylâ salup Venedik ve Nemse ve Leh ve Çeh [ve] Rûs ve Maskov diyârların harâb [ü] yebâb edüp Yûsuf-sıfat bir pâdişâh-ı gayyûr ola deyü cümle ceffârlar böyle istihrâc edüp tahrîr etmişler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 79a ·
metinde göster ·
… râr edüp on bin küffâr beyâz üzre kızıl kanları cereyân ederek cümlesi dendân-ı
şemşîrden
ve peykân-ı teberden cân verüp Cüvân İstifan'ı kurtede hükûmet sâhibi etdiler.
Andan Yedikulle'de mahpûs sâbıkan Boğdan beği olan Lipul Voyvadaoğlu Cüvân İstifan nâm veledi Boğdan beği edüp Fazlı Paşalı Kemânkeş Ahmed Ağa'yı iskemle ağası edüp Gazzâzoğlu Silâhşör Ahmed Ağa'yı sancak ağası edüp kat‘-ı menâzil Boğdan tahtı olan Yaş altında cümle asker cem‘ olup mâh-ı (---)(---) günü beyâz kar üzre bir ceng-i azîm olup bi-emri Hudâ küffâr münhezim olup Burunsuz Kostantîn nâm la‘în firâr edüp on bin küffâr beyâz üzre kızıl kanları cereyân ederek cümlesi dendân-ı şemşîrden ve peykân-ı teberden cân verüp Cüvân İstifan'ı kurtede hükûmet sâhibi etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 85b ·
metinde göster ·
Tabur-ı makhûra ceng-i azîm olup tarefeynden niçe bin âdem tu‘me-i
şemşîr
olup meydân asker-i İslâmda kalır şekilli olup Çehriliçse kal‘asın yere berâber …
Tabur-ı makhûra ceng-i azîm olup tarefeynden niçe bin âdem tu‘me-i şemşîr olup meydân asker-i İslâmda kalır şekilli olup Çehriliçse kal‘asın yere berâber olunup sa‘âdetlü pâdişâh Edirne'ye gelüp sadrıa‘zam Babadağı'nda meştâ verdi. Târîh-i feth-i Çehril:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 87a ·
metinde göster ·
… renin içinde dörder beşer tâlib-i ilm sûhteler vardır. Her hücrenin lahmiyye ve
şem‘iyyeleri
cânib-i vakıfdan mu‘ayyineleri vardır.
Ve bu Medâris-i Semâniyye'nin şimâlinde ve cenûbunda sûhtevât tetimmeleri vardır. Cümle üç yüz altmış altı hücrelerdir. Her hücrenin içinde dörder beşer tâlib-i ilm sûhteler vardır. Her hücrenin lahmiyye ve şem‘iyyeleri cânib-i vakıfdan mu‘ayyineleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 91a ·
metinde göster ·
etsen ûd u gülâb ve müşk-i amber-i hâm kokar ve her bâr mecmerelerle huddâmlar …
Ve çâr-kûşe dîvârların şem etsen ûd u gülâb ve müşk-i amber-i hâm kokar ve her bâr mecmerelerle huddâmlar sünbül(?) amber-i hâm ihrâk edüp âdemin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97b ·
metinde göster ·
… emmed Nûrü'l-hüdâ bin Akşemseddîn: Bunlar meczûb-ı ilâhîden imişler. Hattâ azîz
Şems
hazretleri sâ’ir evlâdlarına "Sakının Nûrü'l-hüdâ celâlinden" derler imiş. Hatt …
eş-Şeyh Mehemmed Nûrü'l-hüdâ bin Akşemseddîn: Bunlar meczûb-ı ilâhîden imişler. Hattâ azîz Şems hazretleri sâ’ir evlâdlarına "Sakının Nûrü'l-hüdâ celâlinden" derler imiş. Hattâ bu Nûrü'l-hüdâ câmi‘e vardıkda cemâ‘ati görüp "Bu ehl-i cennetdir bu ehl-i cehennemdir" deyü ta‘yîn-i keşf ederlermiş. Âhir azîz Nûrü'l-hüdâ'ya bâzâr ta‘âmı yedirüp mükâşefeden men‘ etdirmiş. Niçe kerâmâtı zâhir ü bâhir olmuş er oğlu erdir. Sultân Murâd Hân kendüye Evlek nâm karyeyi temlîk edüp hâlâ anda medfûndur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 98b ·
metinde göster ·
Ahmed bin Süleymân bin Kemâl Paşa: Bunların evsâfı bir mücelled kitâb olur. Amm …
Evvelâ Mevlânâ Şemseddîn Ahmed bin Süleymân bin Kemâl Paşa: Bunların evsâfı bir mücelled kitâb olur. Ammâ yüz kırk pâre mücelled kitâb te’lîfâtları ve âlimâne pâkîze tasavvufâne eş‘ârları vardır. Ammâ bî-mahlaslıkları kendülere mahlas olmuşdur. Mısır fethinde kadı‘asker-i Rûm bulunup mevleviyyet ile Mısır kendülere ihsân olunup Vâlî-i Mısır Hayre Beğ ve Gazâlî Mısır'ın tahrîrine me’mûr olmuşlardır. Ba‘de't-tahrîr gördüler kim Mısır'da gökde uçan yerde gezen ve deryâda yüzen cümle vakfullâhdır, Pâdişâha dâne-i hardal â’id ü fâ’ide olmaduğun Selîm Hân'a i‘lâm etdiklerinde Selîm Hân buyururlar kim "Bize Hâdimü'l-Haremeyn huddâmı olduğumuz kifâyet eder". Ba‘dehu Kemâl Paşazâde Mısır mevleviyyetinden ma‘zûl olup Der-i devletde müfti's-sakaleyn olup intikâl edüp Edirnekapusu hâricinde medfûndur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 101a ·
metinde göster ·