ve her bâğda olan nahlistân [u] gülistân ve sünbül [ü] reyhân ve gûnâ-gûn ezhâr …
Ve bu hânedânların revzen ve şâhnişîn-i maksûrelerinin manzaraları nehr-i Kiriş'e nâzırdır ve her sarâyın birer kayığı ve çırnıkları var. Herkes yârânlarıyla kayıklara süvâr olup etrâf [u] eknâfda olan bâğlara ve hânelerinin karşularında olan bâğçe-i İremlerine gidüp ayş [u] işret edüp her bâğda nağamât-ı bülbül-i gûyânın asvât-ı hazînlerinden rûhları gıdâ bulup zevk u şevk ederler ve her bâğda olan nahlistân [u] gülistân ve sünbül [ü] reyhân ve gûnâ-gûn ezhâr-ı şakâyık-ı nu‘mânın râyiha-i tayyibesi âdemin demâğın mu‘attar eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 122b ·
metinde göster ·
… . Bu kasırlarda cümle ecnâd ve âyende vü revendegânlar gelüp mihmân olup zevk u
şevk ederler
.
Ve cânib-i cenûbda Varoş kapusu iki kat ağaç kapudur, demir değildir. İki kapu arası mâl-â-mâl silâh-ı gûnâ-gûndur. Bu kapu üzre bir kasr-ı âlîsi üstünde on aded serâmed şâhî topları ve bu kapunun iki tarafında mazgal deliklerinde darbzen topları var. Bu kapu önünde handak üzre cisir başında bir lonca köşkü var. Handakı içinde nehr-i Tuna cereyân edüp karşu tarafda bir lonca köşkü dahi var, cümle haşebdendir, kârgîr binâ değillerdir. Bu kasırlarda cümle ecnâd ve âyende vü revendegânlar gelüp mihmân olup zevk u şevk ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
… l-i zevk olup seyr [u] seyrâna mâ’illerdir. Her gün birer mesîregâhlarda zevk u
şevk ederler
.
Ve dahi ehl-i beledinin lehçe-i mahsûs ıstılâhâtları ekseriyyâ Rûm lisânı lehçesi gibi kelimât ederler. Meselâ her söz esnâsında varmişik, gelmişik, vurmişik, almişik, yemişik lafzını tekrâr ederler. Hâsıl-ı kelâm şik sözlerin çok isti‘mâl ederler. 232b Ammâ cemî‘i halkı ehl-i zevk olup seyr [u] seyrâna mâ’illerdir. Her gün birer mesîregâhlarda zevk u şevk ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 232a–232b ·
metinde göster ·
… arın (...) larındaki çemenzâr yerlerde oturup cavk cavk olup cümle ahbâb zevk u
şevk ederler
, zîrâ şehrin bir teferrücgâh yeri budur kim bir müferrih ve hevâdâr ve mesîregâ …
Lâkin şehir kenârında olmak ile cemâ‘atden garîbdir, ammâ ba‘de'l-asr şehrin cemî‘i erbâb-ı dükkânı ve cümle erbâb-ı ma‘ârifân u âşıkân-ı sâdıkânları gürûh gürûh bu câmi‘in etrâfında olan dırahtistân [u] sebzezârların (...) larındaki çemenzâr yerlerde oturup cavk cavk olup cümle ahbâb zevk u şevk ederler, zîrâ şehrin bir teferrücgâh yeri budur kim bir müferrih ve hevâdâr ve mesîregâh zemîn-i lâle‘izârda vâki‘ olmuşdur. Hakkâ ki Koca Osmân Şâh Al-i Osmân neslinden olup bir sâhib-i tab‘ keremkârây olduğu câmi‘-i hayrâtlarından ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 239a ·
metinde göster ·
… gâh ve bârgâhlarıyla gelüp bu mâ-i müshilden nûş edüp ayş [u] ışret edüp zevk u
şevk ederler
. Ba‘dehu bundan cânib-i şimâle 6 sâ‘at gidüp,
Manastır-ı Kasro: Ayende ve revendelere ni‘metleri mebzûldur ammâ içinde âsî kâfirleri eksik değildir. Hikmet-i Hakîm-i Mutlak bu kenîsenin haremindeki kuyudan bir şorca beyâz süd gibi su çıkar. İki filcân içene hakîm şerbetinden nâfi‘ olup burmadan ve sarmadan mülâyemet üzre on kadar amel edüp vücûd-ı insânda ve ma‘îdede ne kadar fazalât ve ahlât-ı fâside ve ne kadar safrâ ve sevdâ ve balgam ve namâzbur misilli şeyleri ve cemî‘i sovulcan ve kurdları kırup tahtânî niçe ameller edüp âdem ten-dürüst olur. Anıniçün bu deyre beher sene mâh-ı Temmûz'da niçe bin âdem hayme vü hargâh ve bârgâhlarıyla gelüp bu mâ-i müshilden nûş edüp ayş [u] ışret edüp zevk u şevk ederler. Ba‘dehu bundan cânib-i şimâle 6 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282b ·
metinde göster ·
. Ve bu şürefâ kavmi ehl-i hevâ kimesnelerden harc-ı ma‘âşları bâd-i hevâdan gel …
Ve çümle şürefâlar dahi Arafât'da zevk ü şevk ederler. Ve bu şürefâ kavmi ehl-i hevâ kimesnelerden harc-ı ma‘âşları bâd-i hevâdan gelüp cemî‘i İslâm diyârının Q 129b nezerâtları ile kifâflandıklarından ol kadar müsrif ü müsrifelerdir kim ta‘bîr olunmaz. Hattâ Mekke'den Arafât'a varınca iki sâ‘at yerdir, bu mâbeynde her şürefâ haddine göre ikişer üçer dörder ve beşer bin altun harc masrûf ederler. Zîrâ bu çelebilere altundan gayri bir surre ve atıyye gelmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314a ·
metinde göster ·
… neler çalınup niçe bin kanâdîller ile ol fezâ zeyn olup herkes çok çok zevk [u]
şevk ederler
. Ve her cânibde bülend-âvâz ile kasâyidler ve mevâller okunurken yine bir taraf …
Beri tarafda ise niçe yüz meş‘aller çerâğân olup kûs-ı harbîler ve beşer kat mehterhâneler çalınup niçe bin kanâdîller ile ol fezâ zeyn olup herkes çok çok zevk [u] şevk ederler. Ve her cânibde bülend-âvâz ile kasâyidler ve mevâller okunurken yine bir tarafdan meş‘aller zâhir olup bu kadar piyâde tevâbi‘âtiyle arûs bir murassa‘ eğerli at üzre semmûr kürke müstağrak olup cemî‘i zer-i zîveri geyüp başında Fir‘avn tâcı üzre üç çatal sorguc ile yine yüzü açık iki cânibe cem‘iyyetde olanlara selâm vererek cümle fellâhînler ayağ üzre kalkup selâm alarak arûsun iki cânibinde niçe yüz eli mûmlu sıbyân u nisvân İllâ yansuru's-sultân deyü feryâd [u] figân ederek arûsu meydân-ı mahabbete getürürler, elinde destmâlı başındaki Fir‘avn tâcına sürüp ol makramayı cümle halkın üstüne saldıkça cümle fellâhîn topuklarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y244a ·
metinde göster ·