İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

şeyden

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
23
isabet
23 cümle/beyitte
8,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
28 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi239,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–23 / 23

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“şeyden” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 107b … kr [u] fâkada sâhib-i seccâde ve sâhib-i celâl olsun ve zamân-ı fetâlığında bir şeyden havf etmeyüp kumda oynayup ayağına çöp batmasın" deyü Fâtiha-ı şerîf tilâvet ed …
EÇS II 287a … u'l-beyân bir şeyhi var kim va‘z u nasîhatın bir kerre istimâ‘ eden elbette her şeyden tâ‘ib ü tâhir olup hâl sâhibi olur. Ve Yeniçeri İmâm nâmında bir hâfız-ı hamele …
EÇS II 313a–313b … senesi ma‘lûmımız değildir. Ammâ tekye-nişîni Hoca Selâhaddîn, sâhib-i hâl, her şeyden münzevî ve fâriğu'l-bâl bir kimesne-i zâldir.
EÇS II 353b–355b … herîfin haberi yok kim biz şiddet-i şitâdan el ayak dutmaz cân atup geldik. Bir şeyden rûhumuzun haberi yok. Anlar içerde âteş başından kalkmış eli ayağı dutar dal sa …
EÇS III 57a … lâvet etdirin" dedim. Hakîkatü'l-hâl paşa eylece edüp âsitânesine yüz sürüp her şeyden tâ’ib u tâhir oldu. İmdi şehr-i Urfa himâye-i Halîlullâh'da böyle bir nazargâh- …
EÇS III 130a–130b … [u] etvâr teklîf-i mâlâ yutâk etmiş olalar. Hüddâmlara tenbîh etdikde hâşâ bir şeyden haberimiz yokdur, dediler. Ba‘dehû bu acûzenin yanına yedi aded sıbyân, gulâm, …
EÇS III 162b–163a … halâs olamayup köpek necisinde girdimân edüp emân ile debâğat edüp pâk idip her şeyden tâ’ib u tâhir olup üstâd-ı kâmil olur. Nehr-i Meriç'in kenarına vâki‘ 163a ol …
EÇS IV 236b Ve'l-hâsıl her şeyden müstağnî olup hân yanında sehelce felekden kâm {alup} cümle aşâ’ir beğleriyle c …
EÇS IV 264b–265a … i. Ammâ Allah âlim ü dânâdır, ol hân-ı âlîşân âlüfte vü âşüfte hân-ı mazlûm bir şeyden haberi yok iken bir alây gammâz-misâller hân-ı bî-günâhı paşaya gamz ide ide cü …
EÇS V 17b–18a … îze ve musallî tevâbi‘lere mâ’il idi, zîrâ kendü nefsinde dahi pâk u pâkîze her şeyden müberrâ bir mahbûbü'l-kulûb ve bir akl-ı Arasto ve dûrbîn-fikr ve re‘âyâ-perver …
EÇS V 24b–25a … hl-i şevk muhibb-i garîbü'd-diyâr kimesnelerdir kim gıll [u] gışdan berî ve her şeyden ârî deryâ-dil halûk ve halîm ü selîm âdemlerdir. Herkese hüsn-i zan edüp ekseri …
EÇS V 88b … k taşı üzre koyup çakmak demiriyle ursan bi-emr-i Hayy-ı Kadîr sudan çıkmış yaş şeyden âteş zâhir olup tütün yakmağa ve her şey’e istîmâl olunur, ammâ mezkûr kavı kur …
EÇS V 106a … ûr âsîlere nobûtlar urup azâb-ı elîm etdiklerin göstermiş kim gören âdemler her şeyden tâ’ib ü tâhir olup,
EÇS V 126b … -ı Acem'de Nahçuvan'dan gelüp hâlâ bunlar polad-ı Nahşivânî'dirler. Tuç ise iki şeyden mürekkebdir. Nısfı kalay ve nısfı bakır ola, hâlis tuç olur ve tuç-ı esferü'l-l …
EÇS VI 15a … okarak her âdemin azâb-ı elimi tasvîrlerin görenler hemân terk-i dünyâ edüp her şeyden tâ’ib ü tâhir olup yemeden ve içmeden el çekeceği gelüp âdeme bir dehşet ü vahş …
EÇS VI 97b Ve cümlesi her şeyden pâk ü pâkîze olduklarından sokakları dahi pâk kaldırım taşı döşeli şâhrâhlardır …
EÇS VII 64a … e hüsn-i ülfet edüp garîb-dost olup dil-nüvâzlıklarına ve vilâyetleri cümle her şeyden emn ü emân olduğuna sad bârekallâh aşk olsun kim İslâm diyârında böyle emn ü em …
EÇS VII 143b … ar ihsân edüp sekiz aded evvelki atlarımla beher yevm onar at yemleri verüp her şeyden beleğan-mâ-belağ ta‘yînâtlarımız verüp cemî‘i evlâdları ve akrabâları sultânlar …
EÇS IX Y194a … r. Ve kulle-misâl bir minâresi vardır. Ammâ imâmı aslâ vazîfe kabûl etmeyüp her şeyden ma‘sûm ve hâfız-ı Kelâmullâh şeyh Nâsır Efendi'dir. Kibâr-ı evliyâdan olduğuna …
EÇS IX Y276b buyurmuşlardır. P 116a Eyle olsa ihrâma girmek mâsivâdan el çekmekdir. Her şeyden terk [ü] tecrîd aceb pâdişâhlıkdır. Mısra‘:
EÇS IX Y376b–Y377a Ve gece menzil yerine varmadan bir şeyden dahi havf ederler. Gerçi Mısır'ın yollarında celâlîsi ve cemâlîsi ve havf şebhû …
EÇS X Y217a … hle verüp mâh-be-mâh muhâsebe görmemelerinden meksûr olup mahbûs olurlar. Bu üç şeyden ihtirâz eden vüzerâ Mısır'dan selâmetle halâs olur, inşâallâh. Zîrâ Mısır mekri …
EÇS X Y286b … içinde Sultân Bedevî'nin hırka-i şerîfi ve yeşil imâme-i şerîfi bir servi levha şeyden( ?) demirli sandûka içre gayrı cihâz-ı fakrlar ile mahfûzdur. Yılda bir kerre mev …