… tdirirler. Zîrâ cümle alay anda nihâyet bulup târumâr olup her esnâf ağaları ve
şeyhlerin
yine alay ile hânesine getirüp herkes hânelerine gider. Andan,
Ve dahi dükkânlarında niçe gûne beyâz Ramazân pideleri ve somunlar ve lavaşa yufka ekmekler edüp mezkûr büyük ekmeklerin bir kaçın Alayköşkü dibinde pâdişâh huzûrunda yağmâ etdirirler. Zîrâ İslâmbol monlâsı hânesine varınca mesâfe-i ba‘îde olmağile götürmesi müşkildir. Bir kaç büyük ekmekleri dahi İslâmbol mollâsı hânesinde yağmâ etdirirler. Zîrâ cümle alay anda nihâyet bulup târumâr olup her esnâf ağaları ve şeyhlerin yine alay ile hânesine getirüp herkes hânelerine gider. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159b ·
metinde göster ·
… mmâ Rûm'da Bayrâmîler Şeyh Hamza ve Şeyh İdrîs'den berü Hamzavîlerdir deyü niçe
şeyhlerin
katl edüp mezmûm oldular. Hırka ve sikkelerinde, kabâ ve abâlarında alâmetleri …
Ve cümle on sekiz mihrâblı tekye-i dervîşândır. Cümleden ma‘mûr u âbâdân, dervîşân-ı zî-şân ile mâl-â-mâl Tekye-i Hacı Bayrâm-ı Velî: Üç yüzden mütecâviz, serbâz-ı aşk-ı İlâhî ile ifnâ-yı vücûd etmiş ârif-i billah dervişleri vardır. Şeyhleri Koca Abdurrahmân Efendi, mazanne-i kirâme, azîz, müstecâbü'd-da‘ve kimesnedir. Tarîk-ı Bayrâmî, başka bir tarîk-i Hâmidî'dir. Zîrâ Hacı Bayrâm-ı Velî, Şeyh Hâmid hazretinin tilmîzlerinden olup cihâz-ı fakrı anlardan kabûl edüp Tarîk-ı Hâmidî anlardan müteferrik olup tarîk-ı Bayrâmîlerden olmuşlardır. İbtidâları Hoca Abdülkâdir el-Cîlânî pîrlerdir. Anlardan an‘ane ile Hazret-i Risâlete müntehî olur bir tarîk-i hâsdır. Ammâ Rûm'da Bayrâmîler Şeyh Hamza ve Şeyh İdrîs'den berü Hamzavîlerdir deyü niçe şeyhlerin katl edüp mezmûm oldular. Hırka ve sikkelerinde, kabâ ve abâlarında alâmetleri yokdur. Ve şer‘ullaha muhâlif bir cürmleri yok iken müttehem olup medhûl bir alay ciğeri büryân fukarâ-yı billahlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 357a ·
metinde göster ·
… sille sademe rahmet gibi iken anlara la‘net gibi yağup sekbân ve sarıca mezbûr
şeyhlerin
başların yararak ve kolların kırarak dest ber-kafâ kayd-bend edüp boğazlarına s …
"Bire kâfirler Reşîdoğlu'yla aldığınız dahi anar mısız? Ve bu kuyuları böyle doldurur musuz? Yanınıza bu etdikleriniz kalır mı sanırsınız? Kaldırın şu on iki mel‘ûnları" deyince yumruk sille sademe rahmet gibi iken anlara la‘net gibi yağup sekbân ve sarıca mezbûr şeyhlerin başların yararak ve kolların kırarak dest ber-kafâ kayd-bend edüp boğazlarına silsile-i la‘neti geçirüp piyâde yalın ayak, başları kabak, konak konak yayak yakın ırak ve lâ-yatak ve lâ-durak yâ Fettâh ve yâ Rezzâk esmâsın çekerek bunları deveye bağlayup on beş gece ve gündüz cî‘ân u atşân şiddet-i hârda ikisi mürd oldu. Ba‘zı huccâc-ı zevi'l-ihtiyâc,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y274b ·
metinde göster ·
… t Urbânı cengine giderler. Zîrâ üzerlerinde mâl-ı pâdişâhî vardır. Eğer o Urbân
şeyhlerin
ma‘lûmumuz olduğu kadar evsâfların tahrîr eylesek bir müdevven kitâb olur.
Ve eyâletlerinde Mahallât derler çöl Arabları var kim anlara mahallât derler. Ba‘zı mahalde Cezâyirli ve Tûnus ve Tarabuluslu asker cem‘ edüp Mahallât Urbânı cengine giderler. Zîrâ üzerlerinde mâl-ı pâdişâhî vardır. Eğer o Urbân şeyhlerin ma‘lûmumuz olduğu kadar evsâfların tahrîr eylesek bir müdevven kitâb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y33a ·
metinde göster ·
… te âheste sabâha yakın cümle alay ile hânesine varup nüzûl etdikde herkes esnâf
şeyhlerin
dahi alayları tarîk tarîk şakalar edüp bir hây hûy ile Mısır'ın için dolaşarak …
Bu üslûb üzre yine muhtesib alaya girüp âheste âheste sabâha yakın cümle alay ile hânesine varup nüzûl etdikde herkes esnâf şeyhlerin dahi alayları tarîk tarîk şakalar edüp bir hây hûy ile Mısır'ın için dolaşarak şeyhlerin hânelerine koyup herkes vatanına gider. Ammâ muhtesib ağa hânesine alay ile vâsıl oldukda Y 176b kerr ü ferr [ü] şevketile sandal-nişîn olup cümle yedi bölük ağalarına kahve ve şerbet ve buhûrdan sonra cümle askerî tâ’ifesine teşrîfâtda tahrîr olunduğu minvâl üzre iki Mısrî kîse hâliye bahşîşini verüp cümle asker Mısır'a giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y176a–Y176b ·
metinde göster ·
… dahi alayları tarîk tarîk şakalar edüp bir hây hûy ile Mısır'ın için dolaşarak
şeyhlerin
hânelerine koyup herkes vatanına gider. Ammâ muhtesib ağa hânesine alay ile vâs …
Bu üslûb üzre yine muhtesib alaya girüp âheste âheste sabâha yakın cümle alay ile hânesine varup nüzûl etdikde herkes esnâf şeyhlerin dahi alayları tarîk tarîk şakalar edüp bir hây hûy ile Mısır'ın için dolaşarak şeyhlerin hânelerine koyup herkes vatanına gider. Ammâ muhtesib ağa hânesine alay ile vâsıl oldukda Y 176b kerr ü ferr [ü] şevketile sandal-nişîn olup cümle yedi bölük ağalarına kahve ve şerbet ve buhûrdan sonra cümle askerî tâ’ifesine teşrîfâtda tahrîr olunduğu minvâl üzre iki Mısrî kîse hâliye bahşîşini verüp cümle asker Mısır'a giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y176a–Y176b ·
metinde göster ·
… füddin hazretlerinin du‘â-i hayırların ricâ eder. Anlar dahi alay-ı azîmler ile
şeyhlerin
hânelerine götürüp herkes vatanına giderler.
Bu dahi bir alay-ı azîm ile niçe bin fukarâ ve meşâyihân deff [ü] kudümlerin çalarak sancakların açarak yalın ayak, başları kabak esmâ-i "Yâ Rezzâk" çekerek tevhîd [ü] tezkîr ile âdâb-ı Resûlullâh üzre hulû‘ [u] huşû‘ üzre ubûr ederler. Bunlarda melâmiyyûn ve mecâzibûn yokdur, zîrâ bu tarîk-ı Burhânî tarîk-ı sultânîdir. Üslûb-ı sâbık üzre dîvân-ı Kayıtbay'a çıkup paşadan izin buyurduları alup tevhîd-i erreye meşgûl olarak ubûr ederler. Bunların teşrîfât üzre hâliyeleri yokdur, ammâ Mısır vezîri merhameten bir yeşil destâr ve bir vukiyye ûd ihsân edüp şeyhi Şerefüddin hazretlerinin du‘â-i hayırların ricâ eder. Anlar dahi alay-ı azîmler ile şeyhlerin hânelerine götürüp herkes vatanına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y220b ·
metinde göster ·
… cebbâr ağa gelüp şeyh Selâme'ye ve şeyh Ahmed'e itâb ü şütûm edüp beyâz buyurdı
şeyhlerin
yüzüne urup,
Hattâ İbrâhîm Paşa asrında bir kâşif mâl-ı pâdişâhî içün medyûn olup firâr edüp Bedevî hazretlerinin âsitânesine girüp kapandı. İbrâhîm Paşa tarafından iki def‘a ağalar gelüp cür’et edüp kâşifi almağa kâdir olmayup gitdiler. Bir gün müteferrikalardan Alî Ağa nâmında bir cebbâr ağa gelüp şeyh Selâme'ye ve şeyh Ahmed'e itâb ü şütûm edüp beyâz buyurdı şeyhlerin yüzüne urup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y286a ·
metinde göster ·
… er ve alaca abâlar geyüp mâl-i pâdişâhî ve gılâl-i askerî tahsîl ederler. Ve bu
şeyhlerin
ittifâkıyla Circe hâkimine Y 373b mezkûr kurâlardan külfe içün senevî on bir …
Ve cümle iklîm-i Circe P 303b otuz bir kazâdır. Ale'l-umûm cümle nevâhî kurâları altı bin yüz yetmiş pâre âbâdân kurâlardır. Lâkin vakfullâh kurâları ile hisâb olunmuşdur. Bu mezkûr kurâlarda cümle şeyhü'l-Arab-ı Urbân altı yüz şeyh kabâ’il sâhibleri senede bir kerre dîvân-ı Circe'ye gelüp hâkim-i Circe'den tecdîd-i bî‘at edüp hil‘at-ı fâhireler ve alaca abâlar geyüp mâl-i pâdişâhî ve gılâl-i askerî tahsîl ederler. Ve bu şeyhlerin ittifâkıyla Circe hâkimine Y 373b mezkûr kurâlardan külfe içün senevî on bir bin koyun ve yüz bin erdeb şa‘îr ve elli bin erdeb hınta ve kırk bin erdeb bakla hâkime zahîre içün hedâyâ getirirler. Hâkim dahi yigirmi bin erdeb gılâli ve kırk bin erdeb şa‘îri başına cem‘ olan iki bin askerî tâ’ifesine ta‘yînât verir, masârıf-ı azîmedir. Mâ-bâkî gılâli fürûht eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y373a–Y373b ·
metinde göster ·
… s etmişler. Hemân refîkımız olan Kara Nâ’ib kethudâsı Mehemmed Ağa Künûz Urbânı
şeyhlerin
çağırup bu huccâc içün bin re’s deveyi İbrîm'e varınca beşer guruşa dutup cümle …
Bu mahalde İbrîm cânibi Urbânlarından kabâ’il-i Künûz Urbânı meks etmişler. Hemân refîkımız olan Kara Nâ’ib kethudâsı Mehemmed Ağa Künûz Urbânı şeyhlerin çağırup bu huccâc içün bin re’s deveyi İbrîm'e varınca beşer guruşa dutup cümle huccâc cân-ender-cân cihân buldular. Ertesi gün tayy-i merâhil ederek vakt-i gurûba dek gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y443a ·
metinde göster ·
… isrlerin birisinden mühür bozulup su uğurlamışlarsa paşa ağası ol kurânın direk
şeyhlerin
tahrîm ü ta‘zîr eder. Hâkim-i mûy, deyü herkes paşa ağasından havf ederler.
Bu tertîb üzre Feyyûm'a bu cisrlerden sular tevzî‘ olur. Cümle hâkimler bu su kesimi mahallinde hâzır olmuşlar. Ve kânûn-ı kadîm üzre defter mûcebince vilâyete su salmasalar ahâlî-i vilâyet birbirlerin kılıcdan geçirirler. Zîrâ herkes benim kurâm saky olsun deyü tama‘ edüp ceng [ü] cidâl olurdu. Zîrâ bu kurâların herbirinden beşer onar Mısrî kîse mâl matlûbdur. Bu mahalde paşa ağasına beş kîse hâsıl olur. Eğer cisrlerin birisinden mühür bozulup su uğurlamışlarsa paşa ağası ol kurânın direk şeyhlerin tahrîm ü ta‘zîr eder. Hâkim-i mûy, deyü herkes paşa ağasından havf ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·