… a dest ber-zemîn edüp paşa sarâyına gelüp cümle ocaklara ve askerî tâ’ifelerine
ağalar ile
beyâz üzre buyurdular gönderüp kendüsü de cemî‘i iç ve tış ağavâtların zer-ende …
Üsküdar'da olan haşerât-ı mukleciyân [u] nekbetân-ı müflisândan sana ne fâ’ide olmuş oldu. İmdi benim birâderim, evvel ve âhir bu hânedânda neşv [u] nemâ bulup Revân altında Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in emir-âhûr-ı kebîri idin. Ben hakîr silâhdârı idim. Hamd-i Hudâ yine bu Âsitâne'ye gelüp otuz bir senede mühre nâ’il oldun. İmdi var kuvveti bâzûya getirüp bî-garaz kimesnelere dîn-i mübîn umûrların su’âl ederek seninle etek dermeyân edüp berren u bahren asker-i deryâ-misâller cem‘ edüp Mısır yolların Venedik ve Malta küffârı elinden tathîr edüp cezîre-i Girid'i ve cezîre-i Misine'yi ve cezîre-i Malta'yı ve cezîre-i Korfoz'u ve cezîre-i İstindil'i ve kal‘a-i Zadra'yı inşâallah cümle berren u bahren feth edüp Fâtih-i Yemen Sinân Paşa gibi ve Kılıç Alî Paşa gibi ve Fâtih-i Kıbrıs Kara Mustafâ Paşa gibi nâm sâhibi olup inkırâzu'd-deverân hayr ile yâd olasın" deyü İpşir Paşa'ya {Melek Ahmed Paşa} bunun emsâli niçe bin va‘z [u] nasîhatler edüp eydür "İnşâallah benim birâderi-i cân-beraberim! Ale's-sabâh sizi Eyyûb Sultân'dan bu hakîr alay çavuşun olup bir alay-ı azîm ile İslâmbol'a koyalım kim ne Hâfız Ahmed Paşa ve ne Husrev-i Şir Paşa gelmemiş ola. İllâ siz İpşir Paşa gelmiş olasuz. Hemân şimdi asesbaşı ve subaşıya beyâz buyurdu tahrîr etsin ve kapudan paşa niçe bin kayıklar ve sandal u mavunalar Üsküdar'a gelüp cümle asker-i İslâm'ı karşu Beşiktaş'a geçirsinler. Siz dahi ale's-sabâh kapudan paşa ile başdarde-i hümâyûna süvâr olup cümle kadırgalara askeriniz mâl-â-mâl olup Yâvedûd İskelesi'ne gelin. Andan içeri deryâ sığlıkdır. Kapudan paşa kayığıyla Eyyûb'da Kurbân İskelesi'ne yanaşup anda hâzır olan atlara süvâr olup Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretleri âsitânesine yüz sürüp âkıbet hayrlığı içün rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp niçe kurbânlar edüp ve niçe bin fukarâlara tasadduklar edüp andan sa‘âdetle esb-i sabâ-sür‘ate süvâr olup âheste âheste Edirnekapusu'na gelince bu hakîri dahi alay-ı azîmi âmâde ederiz. Hudâ âsân ede!" dedikde İpşir Paşa Melek Ahmed Paşa'ya bir hil‘at-i semmûr ve üç kîse zer-i hâlis mümessek-i nevr verüp Üsküdar'da öpüşüp görüşüp İpşir'den hünkâra gitmeğe {Melek Paşa} me’zûn olup andan paşa ile kayığa süvar olup Sarâyburnu'nda Sinân Paşa Köşkü'nde paşa sa‘âdetlü pâdişâha buluşup "Pâdişâhım sabâh İpşir Paşa lalan alay ile der-i devlete dâhil olacakdır, fermân pâdişâhımındır" dedikde "Ey Melek lala, bugün İpşir lalan bana geldikde siz sâ’ir vüzerâlar ile Üsküdar'da rehin miydiniz?" dedi. Melek Paşa "Hayır pâdişâhım, anlar pâdişâhımdan gelince müşâvere etsek gerek idi. Anınçün Üsküdar'da kalup pâdişâhım huzûruna gelemedik" deyü hüsn-i ta‘bîr etdikde pâdişâh-ı Cem-cenâb ‘ârifâna kaziyye’ ma‘lûm deyüp "Lala sabâhın alay-ı azîm ile lalamı sarâyına getirin. Ben dahi bir yirden alayın temâşâ ederim. İpşir lalamın vaka‘ [u] vakarın tutup bir alay eylen kim bir vezîre olmamış ola" deyü fermân edince Melek Paşa dest ber-zemîn edüp paşa sarâyına gelüp cümle ocaklara ve askerî tâ’ifelerine ağalar ile beyâz üzre buyurdular gönderüp kendüsü de cemî‘i iç ve tış ağavâtların zer-ender-zere müstağrak edüp ale's-sabâh dörd bin güzîde askeriyle yedi kubbe vezîrleriyle alay-ı azîm edüp her vezîr mehterhânelerin çalarak Eyyûb Sultân'a varılup herkes merkezlerinde âmâde olup selâma durdular. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 180a ·
metinde göster ·
… ve Mehemmed Giray Hân'ın kalgalığında ve Sübhân Gâzî ve Sefer Gâzî Ağa ve Karaş
Ağalar ile
yedi sene Kırım diyârında altmış bir kerre Kırım askeriyle beş baş ve çapul-ı a …
Hulâsa-i kelâm bu hakîr-i pür-taksîr 44b yigirmi altı seneden berü on aded mesâff cenginde bulunup ve Âl-i Osmân ile on bir aded kılâ‘-ı azîm muhâsaralarında ve yürüyüşlerinde bulundum ve bir kerre Özü kal‘asında mahsûr olup Kazak ile ceng-i azîmde ve Bahâdır Giray ve İslâm Giray ve Mehemmed Giray Hân'ın kalgalığında ve Sübhân Gâzî ve Sefer Gâzî Ağa ve Karaş Ağalar ile yedi sene Kırım diyârında altmış bir kerre Kırım askeriyle beş baş ve çapul-ı azîmlere gidüp neberd-i kebîrler görüp bu kadar uruşlarda bu Erkek Macarı seferindeki Tatar-ı adû-şikârın böyle Rüstemâne ve dilîrâne ve şecî‘âne kıyah cengin görmemişim. Ve bu Rakofçi taburu cengi kadar bir küffâr-ı dûzah-karârın cengin {dahi} görmemişim, ammâ mel‘ûn,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 44a–44b ·
metinde göster ·
… müş sefer eşmiş ağavâtları ve Üstürgon gâzîlerinden ahvâl bilir âdemleri mezkûr
ağalar ile
cümle etrâf [u] eknâfa karavullar ta‘yîn olundu.
Çûnki Gâzî İbrâhîm Paşa Nigebolı askeriyle Ciğerdelen sahrâsından ba‘de'l-gurûb iş bu 1074 mâh-ı Muharremü'l-harâmın bâzârertesi gecesi Ciğerdelen sahrâsının Uyvar tarafına Murâdovası üzre murâd [u] merâmımız olan Lara dağına ve Lak bayırları bâğına bir sâ‘atde varup Üstürgon kulağızlarının dedikleri mahalle cümle asâkir-i Nigebolı ve leşker-i İbrâhîm Paşa ile vakt-i ışâda enüp nîm sâ‘at ileri cânib-i erba‘amıza mükellef ü mükemmel iş görmüş sefer eşmiş ağavâtları ve Üstürgon gâzîlerinden ahvâl bilir âdemleri mezkûr ağalar ile cümle etrâf [u] eknâfa karavullar ta‘yîn olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b ·
metinde göster ·
… rtesi ale's-sabâh biz dahi andan kalkup hânedân sâhiblerinden Paşazâde ve Muslu
Ağalar ile
vedâlaşup ziyâret-i Hüsâm Efendi'yi ve Evliyâ Kadın Ana'yı ziyâret edüp andan a …
"Bunlar tâ‘ûnlu ölü yanına varup ölü yaykadılar" deyü cümle tevâbi‘ [ü] levâhıklarıyla bizden kaçup bir hânedân-ı azîmde bizler yalnız kalup ertesi ale's-sabâh biz dahi andan kalkup hânedân sâhiblerinden Paşazâde ve Muslu Ağalar ile vedâlaşup ziyâret-i Hüsâm Efendi'yi ve Evliyâ Kadın Ana'yı ziyâret edüp andan aşağı bir sâ‘atde bu dağdan yokuş aşağı cânib-i kıbleye enüp karye-i Loksad'ı ve sahrâ içre niçe ma‘mûr kurâları geçüp bir sâ‘at dahi taraf-ı kıbleye âbâdânda gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241b ·
metinde göster ·
… du‘âların alup Süleymâniyye imâmı Emîr Efendi ve Abdülhalîm Efendi ve dizdârân
ağalar ile
ve el-Hâc Alî Ağa ile vedâlaşup ve yigirmi tüfeng-endâz bahâdır refîkler alup A …
Ve bu şehrin ahibbâlarından ve hâl sâhibi mazınne-i kirâme kimesneler ile mülâkat olup hayır du‘âların alup Süleymâniyye imâmı Emîr Efendi ve Abdülhalîm Efendi ve dizdârân ağalar ile ve el-Hâc Alî Ağa ile vedâlaşup ve yigirmi tüfeng-endâz bahâdır refîkler alup Alâ’iyye'den kıble ile şark mâbeynine leb-i deryâ ile gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y140b ·
metinde göster ·
… dik. Ammâ meşhûrları bunlardır. Ve hânemiz sâhibi Mataracızâde Arslan ve Kaplan
Ağalar ile
vedâlaşup ve refîkler alup şark cânibine sahrâlar içre ve hıyâbân [u] dırahistâ …
Ve bu şehirde bir hafta seyr [ü] temâşâ edüp beş yüzden mütecâviz ziyâretler etdik. Ammâ meşhûrları bunlardır. Ve hânemiz sâhibi Mataracızâde Arslan ve Kaplan Ağalar ile vedâlaşup ve refîkler alup şark cânibine sahrâlar içre ve hıyâbân [u] dırahistân içre sevâhile enmiş Türkmân obalarında yiye içe ve kona göçe,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y179a ·
metinde göster ·
… şefâ‘atlerin ricâ eyleyüp ferş-i şerîfin süpürmeğe mübâşeret etdik. Sâ’ir kara
ağalar ile
sâhib-i devlet yedi kandîl yakup hidmet etdi. Sâ’ir kâ’immakâm ferrâşlar birer …
Paşa hazretleri ve hakîr zemîn bûs edüp şefâ‘atlerin ricâ eyleyüp ferş-i şerîfin süpürmeğe mübâşeret etdik. Sâ’ir kara ağalar ile sâhib-i devlet yedi kandîl yakup hidmet etdi. Sâ’ir kâ’immakâm ferrâşlar birer ikişer kerre süpürüp taşra çıkardılar. Biz on beş âdem ile Ravza-i Mutahhara içinde kaldık. Ammâ hakîrde kalmağa cân kalmadı. Aşkımdan mest [ü] medhûş oldum. Ba‘dehu rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb edüp aklım başıma gelüp hakîr dahi üç kandîl ihrâk eyledim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y291a ·
metinde göster ·
… arı berâber ubûr ederler. Lâkin yedekleri ve iç ağaları ileride sâde kapucubaşı
ağalar ile
pür-silâh giderler. Ancak bunlar onar yigirmişer pâk çukadâr ve sarrâclar ile a …
Alay-ı kapucubaşıyân merâtib sâhibleri: Bunlar paşanın emekdârlarından yâr-ı kadîmleri ve nedîm-i hâsları olmak ile bunlara birer ağalık va‘de olunup paşaya karîb semmûr kürkler ile muhteşemâne başlarında perîşânî destârlar ile ikişer ikişer atbaşları berâber ubûr ederler. Lâkin yedekleri ve iç ağaları ileride sâde kapucubaşı ağalar ile pür-silâh giderler. Ancak bunlar onar yigirmişer pâk çukadâr ve sarrâclar ile atbaşı berâber ubûr ederler. Bunlar yigirmi yedi kapucubaşılardır kim mansıbları bunlardır kim zikr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y188a ·
metinde göster ·
… beş yüz çift münakkaş hasîr-i Y 196b bûkalemûn ve yüz elli re’s mahbûb tavâşî
ağalar ile
sâ’ir tuhef ve yâdigârları cümle âyân-ı devlete yüz re’s koçlar ve ceyrânlar ve …
Ammâ garâbet bunda kim bu bâlâda tahrîr olunan ıydıyye boğçaları İslâmbol a‘yânına verildiğinden mâ‘adâ beri tarafda Mısır vezîri Kethudâ İbrâhîm Paşa bir muta‘azzım kapucubaşısına seksen bin kîle-i İslâmbolî pirinç ve yüz bin kîle mercimek ve yüz kîle nohud ve bakla ve altı yüz ferde kahve ve bin kantâr şeker ve bin kavanoz mu‘anberîn eşribe-i gûnâ-gûn ve beş yüz çift münakkaş hasîr-i Y 196b bûkalemûn ve yüz elli re’s mahbûb tavâşî ağalar ile sâ’ir tuhef ve yâdigârları cümle âyân-ı devlete yüz re’s koçlar ve ceyrânlar ve yaban sığırları ve yüz kafes tûtî ve mînâ ve papağala ve devekuşların Reşîd ve İskenderiyye'den yarar gemilere koyup der-i devlete hedâyâ gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y196a–Y196b ·
metinde göster ·