İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ağla*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
250
isabet
218 cümle/beyitte
92,6
milyonda
tüm derleme göre
6
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
21 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi16366,6
Dede Korkut Kitabı792.435,3
Maitrisimit Nom Bitig (Hami)3138,5
DLT’deki Türkçe parçalar2689,4
St. Petersburg'taki Uygurca metinler (Shogaito)2196,4
Saddharmapuṇḍarīka Sūtra1561,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 250

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ağla*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
Mait Mai.T-11.4b.18–22 … ntada berü tu[rḳa]ru sar samar köp ḳalın [ḳuw]raġdın öŋi ödrülüp y[a]ḳa yaluŋuz aġlaḳ sögüt tübinte olurġalı küseyür erdim ..
Mait 5. Blatt fehlt … - te titsida erigme tirilip yıġ[ılıp] tŋri m[eŋisin] meŋileyürler .. meniŋ yana aġlaḳ-ta aġlaḳ yaḳa yaluŋuz sögüt tübinte olurġuluḳ köŋülüm bo-lur ..
Mait 5. Blatt fehlt … ida erigme tirilip yıġ[ılıp] tŋri m[eŋisin] meŋileyürler .. meniŋ yana aġlaḳ-ta aġlaḳ yaḳa yaluŋuz sögüt tübinte olurġuluḳ köŋülüm bo-lur ..
KİP 209 aġlaḳ tözkerinçsiz erdemi ol ėrür
DLT III, 258 Üdig meni küçeyür tün kün turup yıġlayu / Kördi közüm tamraḳın yurtı ḳalıp aġlayu
DLT I, 468 Oġraḳ eri tıġraḳ / Yimi anıŋ oġlaḳ / Süti üze saġraḳ / Yiri taḳı aġlaḳ
ShoR Sho.Rosia 8.3 /68 aġlaḳ ya(l)ŋuz kentü/öz-lerin ḳuḍġarġu (üçün) 進 -lar.
ShoR Sho.Rosia 8.3 /165–167 … tegip altınç yügürmek-in ḳaçmaḳ-ın tıdıp ser -gürüp altı paramit-larda yinçge 行 aġlaḍı taḳı 戒 paramit (için)-te seçe 進戒 paramit-ıġ 成 ::
EÇS I 24b " Ağlama pâdişâhım küffârın bu Akka kal‘asından alduğı ganîmet akîdelerinden ve pişmiş h …
EÇS I 139a–139b … r balıklar limana doğru selâmetdir deyü firâr ederken deryâ etrâfın ihâta etmiş ağların ağzından içeri girince 139b dîdebân herîf direk başından "Ala" deyü feryâd ed …
EÇS I 161b … in âdem ubûr etdikde el-azametullâh kimin cânı var kim vâlih [ü] hayrân olmayup ağlamaya , bu tarîk ile meş‘aleciyân kümesi dahi ubûr ederler. Andan ekmekcibaşı önü sıra …
EÇS I 174a … alığı avlanır azîm dalyandır kim anda üç yerde kurulur, limanın cânib-i bahrine ağlar gerüp bir âdem üç kat gemi direği üzre bir külbede oturup kılıçbalığı gözedir. …
EÇS I 174a … balık [ı]ğrıb havfından dâma düşünce "ala" deyüp hâzır sayyâdlar deryâdan taraf ağları çeküp balık [ı]ğrıb ağlar içre kalup ba‘dehu kayıklarla varup balığı sopa ve to …
EÇS I 174a … a düşünce "ala" deyüp hâzır sayyâdlar deryâdan taraf ağları çeküp balık [ı]ğrıb ağlar içre kalup ba‘dehu kayıklarla varup balığı sopa ve toyakalar ile katl edüp İslâ …
EÇS I 174b … dur kim bir gemi sereni yalı hânesinden taşra uzayup ucunda çâr-kûşe sırıklarda ağlar gerilüp deryâdan bu fünûn ile balık sayd ederler, hayli ma‘rifetdir.
EÇS I 174b … u] rûz sâhil-i bahrde gezüp kenâra karîb bir remmâ mâhîler görse elindeki saçma ağları serpüp bir hırmen kadar yerde olan balıkları cümle giriftâr eder, aceb ma‘rifet …
EÇS I 174b … erâtlar ile ubûr ederler. Ve niçe bini ellerinde harba ve sıpkınlar ve musanna‘ ağlar ve serpmeler ile ubûr ederler.
EÇS I 175b … ların külçe külçe sırmaları ve kılabdanları dükkânlarının yüzüne sırmadan balık ağları gibi urup ve kılabdanları deste deste âvîzeler edüp gûyâ her bir dükkân nigârhâ …
EÇS I 179b … îf edüp pek etmede niçe zamân tek-i pû edüp âciz kaldı. Âhir âciz olup kahrında ağlarken bir katre göz yaşından sâbûn kazanı içre damladuğı yer donup taş gibi oldu. And …
EÇS I 195b … meli tâ’ife-i Kadızâdelidir. Bâzâr edüp akçesin alırken hisâbında müşterîye kan ağladup müşterî gitdikden sonra,
EÇS II 243a … re bâğlardır ve âb [u] hevâsının letâfetinden halkı sağlardır ve reng-i rûyları ağlar[dır] .
EÇS II 272b–273a … bârekin İbrâhîm Hân görüp "Ne güzel beyâz teni vardır" deyü medh ve tavsîf edüp ağladı . "İlâhî Yûsuf! Sana edenler yakın zamânda senin gibi olsun" deyü bed-du‘âlar ed …
EÇS II 275a Murâd gazabından zemîn üzre ağlayup eydür "İbrâhîm, beni urduğun görmeden ölmek yeğdir" der.
EÇS II 278b savu / ağlamak
EÇS II 278b … ır. Kurâları sarp dağlarda olmağıla Osmâncık bu diyâr halkın feth edince kanlar ağladı . Bâğlı ve bâğçeli kasaba-misâl üç yüz tahta örtülü hâneleri ve bir hânı ve her …
EÇS II 351b … beled görüp hûn-ı sirişkle ciğer dağladılar. Derhâl paşaya gelüp tazallüm edüp ağladılar . Ne çâre paşa dahi anlara muhtâc bir alay eli ayağı donmuş sekbân ve sarıca mel …
EÇS II 351b–352a … ından kurtulak" deyü ol kadar sağu sağılup Bardaklı Baba'nın kabr-i şerîfi üzre ağlayup tazarru‘ [u] nâlişler ile feryâd u figân eyleyüp bed-du‘âlar etdi kim hakîre bi …
EÇS II 353b–355b … ümüşlü ağır kılıç ve bir hüsn-i hat Kelâm-ı İzzet ile gelüp dest bûs-edüp vâfir ağlayup "Kişi basdığını boğazlamaz. Beni sütreyle ve ak sakalıma merhamet eyle" deyü el …
EÇS II 353b–355b … me! Ne istersen vereyim. Bu haberi kimse duymasın" deyü sagu sağlayup örül örül ağlayup "Hizmetkârlarından gayrı kimse olmasın" dedi. Eyle olsun, deyü gayrı yoldaşlar …
EÇS II 362b … unda yine Alî Paşa ile Kum Baba Sultân tekyesine gidüp ziyâret etdükde Alî Paşa ağlayup ol kadar feza‘ u çeza‘ edüp "İlâhî! Beni huzûruna yüzü kara kullarınla iletme. …
EÇS II 365a–366a … ar'dan ve Varvar anlardan helâllık dileyüp birbirleriyle öpüşüp görüşüp barışup ağlaşdılar ve dünyâ ve âhiret hakkın helâl edüp Köprülü ve Kara Sefer Paşa çadırlarına gid …
EÇS II 372b–373a … düp kelleyle ve atları ve gulâmlarıyla Kara Haydaroğlu önüne gelince Haydaroğlu ağlayup "Katırcıoğlu! Şimden gerü biz dahi başımız tedârükün görelim. Âhir işimiz tamâm …
EÇS II 373b–374b … ye çakmaklı tüfenk ve üç yüz altun verüp ol gice safâlar etdik" deyü Haydaroğlu ağladı . "Ne ağlarsın beğim! Hemân pâdişâh huzûruna vardıkda 'pâdişâhım kuş cânıma kıym …
EÇS II 373b–374b … tüfenk ve üç yüz altun verüp ol gice safâlar etdik" deyü Haydaroğlu ağladı. "Ne ağlarsın beğim! Hemân pâdişâh huzûruna vardıkda 'pâdişâhım kuş cânıma kıyma. Beni Girid' …
EÇS III 17a Çok tazarru‘ eyleyüben ağladı / Yâ Habîballah maded eyle dedi / Beyne nevm [ü] yakaza ol pâk zât / Gördü kim …
EÇS III 17b … er kim yâ Resûl-i zü'l-minen / Gel bizüm müşkilimiz hall eyle sen / Yüz tutuben ağladılar her biri / Merkad-i pâkine kodular seri
EÇS III 17b … niçe ma‘nâ / Çü senden bula insan intifâ‘ı / Bulasın hak katında irtifâ‘ı / Ger ağlarsan dahi vaktiyle ağla / Zamaniyle çıkup bir hoşça çağla / Ki senden hâsıl ola bâğ …
EÇS III 17b … bula insan intifâ‘ı / Bulasın hak katında irtifâ‘ı / Ger ağlarsan dahi vaktiyle ağla / Zamaniyle çıkup bir hoşça çağla / Ki senden hâsıl ola bâğ u bustân / Yiyüp an …
EÇS III 31b … şütûm-ı galîzalar eder. Kimisi "Hay şâhbâz yiğit idi, Hak rahmet eyleye!" deyü ağlar .
EÇS III 31b–32a … i eydür "Çelebi, ata kendin pek bağla, kayışı yağla, vâlidenden cüdâ düşeceğine ağla !" der. Kimi "Çelebi, paşa suyu 32a geçdi mi?" der. Biri, "Helâlleşmeyüp üç ta …
EÇS III 36b–37a … en kuyuya atup babamıza "Yûsuf'u kurd yedi" dediler. Babamız da aşk-ı Yûsuf ile ağlaya ağlaya alîl oldu ve bu İbnyâmin'i Yûsuf yerine sevmeğe başladı. Şimdi sen bu oğ …
EÇS III 36b–37a … ya atup babamıza "Yûsuf'u kurd yedi" dediler. Babamız da aşk-ı Yûsuf ile ağlaya ağlaya alîl oldu ve bu İbnyâmin'i Yûsuf yerine sevmeğe başladı. Şimdi sen bu oğlanı "H …
EÇS III 40a "Ya‘nî "Sen niçün ağlarsın böyle?"
EÇS III 93b–94a … âm alup çiftliğin yakup mâl [u] menâlinden ayırdım. Ammâ efendimden ayrıldığıma ağlarım . Hakk cânım anın kapusunda ala' deyü ağlayup cirmim afv edüp beni kapusuna ala" …
EÇS III 93b–94a … ırdım. Ammâ efendimden ayrıldığıma ağlarım. Hakk cânım anın kapusunda ala' deyü ağlayup cirmim afv edüp beni kapusuna ala" deyü ricâ etdi deyü hakîr Murtezâ Paşa'nın d …
EÇS III 99b–100a … u gûne ma‘nîleri hüzn-i dil ile garîbâne savt-ı ciğer-sûz ile tegannî eyleyerek ağlayup yanında hâb-âlûd olan refîkına nidâ edüp eydür: "Ey Alî cân, kalk! Ne çok yatar …
EÇS III 104a–104b … verdiniz? Senin uğuruna cümle kırılırdık" deyü paşaya ıtâb-âmîz sözler söyleyüp ağladılar . Paşa eyitdi "Bak a ağalar! Allah sizden râzı ola. Sizler ile hüsn-i ülfet edüp …
EÇS III 104a–104b … ârik görün" dedikde "Biz bize bir su‘ûb ne etdikse kendi kendimize etdik" deyüp ağlaşarak paşa ile nân u nemek hakkın helâlleşerek çekilüp alay-ı azîm ile Siyâvuş Paşa'y …
EÇS III 104a–104b … etdi. Ammâ Siyâvuş Paşa iflâh [u] ber-hurdâr olmaz. Hemân Cenâb-ı Bârî anasını ağlatmayup birâderi Hüseyin Beğ sağ ola ve Hudâ selâmetle vezâretden kurtara. Azîm vartada …
EÇS III 117a … rden kendüyi hüsn-i hâl ile halâs edüp Allah vâlidesin ve Hüseyin Beğ birâderin ağlatmaya !" demiş idi. Hikmet, yine altmış gün vezîr olup bizim guluvv-i âm ile ma‘zûllüğ …