pâdişâhım küffârın bu Akka kal‘asından alduğı ganîmet akîdelerinden ve pişmiş h …
"Ağlama pâdişâhım küffârın bu Akka kal‘asından alduğı ganîmet akîdelerinden ve pişmiş helvâlarından İslâmbol'u feth edeceğin günler pişmiş helvâ yersiz. Ammâ ol gün gâzî olup cümle guzât-ı müslimîne adâlet eyleyüp kadı ve gâzî [ve] râzı ol" deyü ser-i sa‘âdetinden Akşemseddîn hazretleri örf-i izâfetin çıkarup Ebü'l-feth'in başına koyup İslâmbol fethini tebşîr etdiler. Ve bâlâda tahrîr olunan hadîs-i şerîfleri kırâ’at edüp Kara Şemseddîn-i Sivasî hazretleri "Pâdişâhım senin hakkına kelâm-ı Alî ile bu ebyât vârid olmuşdur" deyü bu ebyâtı kırâ’at etdi. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24b ·
metinde göster ·
… in âdem ubûr etdikde el-azametullâh kimin cânı var kim vâlih [ü] hayrân olmayup
ağlamaya
, bu tarîk ile meş‘aleciyân kümesi dahi ubûr ederler. Andan ekmekcibaşı önü sıra …
Bu tâ’ife dahi pür-silâh olup sefere me’mûr cemî‘i vüzerâ ve a‘yânın meş‘alcileri cem‘ olup ellerinde def u kudüm [ve] makrafalara turralar urup ale'l-umûm "Allâh yansuru's-sultân" deyüp feryâd etdiklerinde zemîn u âsumân dir dir ditrer. Ve meş‘aleleri içre gûnâ-gûn şükûfelerden sünbül ve erguvân ve lâle ve reyhân doldurup meş‘al sapların atlaslarla sarup mahmil-i şerîfin ardı sıra sadâ-yı Allâh Allâh ile bu kadar bin âdem ubûr etdikde el-azametullâh kimin cânı var kim vâlih [ü] hayrân olmayup ağlamaya, bu tarîk ile meş‘aleciyân kümesi dahi ubûr ederler. Andan ekmekcibaşı önü sıra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161b ·
metinde göster ·
Hemân paşa buyurdular kim "Behey Evliyâm, ben bu ciğerpâreye
ağlamam
. Geçen gicelerde Sultân Murâd'ı gördüğüm vâkı‘da Van'da nân-pâre verdi. İşte Va …
Hemân paşa buyurdular kim "Behey Evliyâm, ben bu ciğerpâreye ağlamam. Geçen gicelerde Sultân Murâd'ı gördüğüm vâkı‘da Van'da nân-pâre verdi. İşte Van mansıbı zuhûr etdi ve vâkı‘a ekmeği Kaya'ya ver, yıkayup yesin, dedüğü, bu vâkı‘a {vâkı‘} ola, deyü havfimden ağlarım" dedükde hakîr eyitdim. "Ol vâkı‘ada kanlı ekmeği yıkasın, yesin, dedüğü bu beğceğiz idi. Kanın yıkayup yire defn edüp yine Kaya Sultân ile nân u nemek yersiz ve dâ’imâ İpşir'den hafv u haşyet çekersiz idi. İşte bununla def‘ oldu". Bu niyyete el-Fâtiha deyüp paşaya tesellî-i hâtır verdim. Ammâ hakîkatü'l-hâl Kaya Sultân-ı sâhib-i cemâl hayli derd [u] mihen çeküp kanı kesilmedi. Sa‘âdetlü pâdişâhdan Kaya Sultân'a ve bizim paşaya "el-Hükmü lillah, başlarınız sağ olsun" deyü hatt-ı şerîf ile paşaya ve sultâna birer kat hil‘at-i fâhire ve semmûr kürkler gelüp "Benim lalam, Kaya Sultân halam ifâkat buldukdan sonra bir ân durmayup diyâr-ı Van'a gidesin" deyü hatt geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 184a ·
metinde göster ·
… vâkı‘amda seni gördüm. ‘Erzurûm'da size bir vâkı‘a-yı garîbe nakl ederim, ammâ
ağlaman
’ dedin. Ben de sana anıniçün ‘Erzurûm'da ne vâkı‘a gördün?’ dediğim ol idi, amm …
Hemân Paşa eydir: "Sübhânallâh, ben de demin vâkı‘amda seni gördüm. ‘Erzurûm'da size bir vâkı‘a-yı garîbe nakl ederim, ammâ ağlaman’ dedin. Ben de sana anıniçün ‘Erzurûm'da ne vâkı‘a gördün?’ dediğim ol idi, ammâ hayr ola, ol hatunların ağlayup ‘Oğullarımız İslâmbol'da gark oldular’ dedikleri dünyâ mâlına gark olup Allâhu a‘lem ‘Erzurûm'da Paşa'ya söyle, boğulmuşken oğullarımız diri eylesin’ dedikleri çerâğ ve tevâbi‘lerin ihyâ ederiz ve ruhlariçün hayrât [ü] hasenât edüp anlar zinde olur. Allâhu a‘lem bize Erzurûm'da senin ağzınla çok haber gelür" deyü vâkı‘amı böyle ta‘bîr edüp "Hayr ola" deyü bir Fâtiha tilâvet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 15b ·
metinde göster ·
… nden yapışup Melek Ahmed Paşa'nın kürkü içine koyup ağladı ve huzzâr-ı meclisde
ağlamadık
âdem kalmadı ve Seydî Paşa kalkup alayıyla çıt-a-çıt ordusuna gitdi. 184a
"Benim efendim, âhir bu Köpürlü beni öldürür. Dînime kıyamam ve kâfiristâna kaçamam. Benim oğlum Mehemmed'im senin garîbin ve öksüzün olur. Bu oğlan sana Allâh emâneti" deyü beğin elinden yapışup Melek Ahmed Paşa'nın kürkü içine koyup ağladı ve huzzâr-ı meclisde ağlamadık âdem kalmadı ve Seydî Paşa kalkup alayıyla çıt-a-çıt ordusuna gitdi. 184a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 183b–184a ·
metinde göster ·
… dâ Nemse çâsârı tarafından Roza nâm kefere elçi gelirken bu vâveylâ ve vâveledâ
ağlamasın
gördükde hinto arabası başın çeküp,
Hemân bizim Melek Ahmed Paşa efendimiz eydir: "Bak a cânım Budin vezîri Muhtesib Ağası İsmâ‘îl Ağacık, eğer Köpürlü altı ay dahi kalırsa bu meclisde hâzır olanlarımızdan cümlemiz Köpürlü şehîd eder. Ve sen çerâğı olsan gerek, seni de katl eder. Hele görün dahi neler zuhûr eder" deyüp ol ân merhûm Seydî'nin kellesin kafâsıyla sâfî tuz içine bir kutuya koyup ılgar ile Âsitâne'ye gönderüp cesed-i şerîfin gasl ederken kurşum zahmından aslâ kan dinmeyüp cereyân ederek sene 1071 şevvâl'inin on dokuzuncu cum‘a gün, "âhir cum‘a" dediği gibi olup ol gün merhûm olup Tımışvâr'da Horos kapusu hâricinde handak kenârındaki câmi‘inin mihrâbı önüne defn ederken hikmet-i Hudâ Nemse çâsârı tarafından Roza nâm kefere elçi gelirken bu vâveylâ ve vâveledâ ağlamasın gördükde hinto arabası başın çeküp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 186a ·
metinde göster ·
… ‘acikile gemi maymûnuna dönmüş suya gark olmadan cân kurtarup paşa yanına gelüp
ağlamağa
ve bir nutk etmeğe tâkat dermânı kalmayup gûyâ bir bî-cân kâlıb-ı cemâdât olmuş …
Ve cümle asker ale'l-fevr beri tarafa geçdi, ammâ fakîr Dîvân Efendisi İbrâhîm Çelebi ol hey’et-i mecmû‘acikile gemi maymûnuna dönmüş suya gark olmadan cân kurtarup paşa yanına gelüp ağlamağa ve bir nutk etmeğe tâkat dermânı kalmayup gûyâ bir bî-cân kâlıb-ı cemâdât olmuş. Hele hüddâmları efendiyi konağına götürüp artık sâhib-i firâş oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 193b ·
metinde göster ·
, ammâ âh size Aktabya'mızın ve Yüksek tabyamızın cengini ve etdiğimiz hîle ve â …
"Kal‘ayı size verdiğimize ağlamazız, ammâ âh size Aktabya'mızın ve Yüksek tabyamızın cengini ve etdiğimiz hîle ve âteşbâzlık lağım yolların gösteremedik, âh sizi anda murâdımız üzre kıramadık" deyü domuz kılı-misâl saç ve sakalların yolarlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312a ·
metinde göster ·
… sâfirîn ü mücâvirîne nüzül olunur. Hele bu eyi hasletdir ammâ yüz yıllık nâfile
ağlamak
bî-ma‘nâdır. Lâkin elbette her diyâr halkının birer gûne âyîn-i kadîmleri vardı …
Ba‘dehu bunlar ağlaya ağlaya açlıkdan bî-tâb u bî-mecâl kalup ba‘de'l-bükâ gûnâ-gûn pişiler ve çamukalar ve komoştovar nâm börek gibi şeyler ve mümessek za‘ferânlı helvâlar bu şehir içre evden eve birbirlerine gönd[er]üp her bâzâr günü şehir içre ervâh-ı mevtâ şâdân ola deyü ni‘met-i nefîse bay u gedâya ve cümle müsâfirîn ü mücâvirîne nüzül olunur. Hele bu eyi hasletdir ammâ yüz yıllık nâfile ağlamak bî-ma‘nâdır. Lâkin elbette her diyâr halkının birer gûne âyîn-i kadîmleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355a ·
metinde göster ·
maŋa bu yaradan ölüm yoḳdur korḫmaġıl boz atlu ḫıżır maŋa geldi üç kerre yaramı …
oġlan yine aydur ana aġlamaġıl maŋa bu yaradan ölüm yoḳdur korḫmaġıl boz atlu ḫıżır maŋa geldi üç kerre yaramı ṣıġadı bu yaradan saŋa ölüm yoḳdur ṭaġ çiçegi anaŋ südi
gözleri görmez olmış-ıdı destmalı gözine siliçek allah ta'ālanuŋ ḳudreti-y-ile …
zira aġlamaḳdan gözleri görmez olmış-ıdı destmalı gözine siliçek allah ta'ālanuŋ ḳudreti-y-ile gözi açıldı atası anası küvlediler beyregüŋ ayaġına düşdiler aydur oġul dünlügi altun ban ivümüŋ ḳabżası oġul ḳaza beŋzer
gökde iken yire indi gümbür gümbür ṭavullar dögilmedi aġır ulu divanum sürümedi …
canum oġul senüŋ-içün sen gideli aġlamaġum gökde iken yire indi gümbür gümbür ṭavullar dögilmedi aġır ulu divanum sürümedi seni bilen big oġulları aġ çıḳardı ḳara geydi ḳaza beŋzer