İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

acîb ü

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
78
isabet
78 cümle/beyitte
28,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
35 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7831,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 78

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“acîb ü” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 16b–17a Acîb ü garîb mutalsamâtlardır kim ile'l-ân ba‘zısının hükmü cârîdir. Anıniçün Altımerm …
EÇS I 31b … Ensârîkapusu'ndan tâ Şehîdkapusu'na varınca rû-yı deryâ kırmızı kan gibi olur. Acîb ü garîb sırr-ı Hudâ'dır. İnnallâhe alâ külli şey’in kadîr.
EÇS I 45a … biri {biri} içinde böyle musanna‘ kubbe bir diyârda vâkı‘ olmamışdır. Bu tarz-ı acîb ü garîb görülmemişdir. Ve bunda olan müşebbek ve mukarnas mermer tasnî‘âtları bir …
EÇS I 60a … e ve pîrâste olmuş huld-ı berîn maksûrelerinden nişân verir bir tarh [u] tarz-ı acîb ü girân-bahâ bir câmi‘-i garîbdir kim vasfında cemî‘i vassâflar âcizdir.
EÇS I 120a Bir hikmet-i acîb ü garîb mesîregâh-ı tâli‘ kuyusudur kim ne gûne su’âl etsen ana göre cevâb istimâ …
EÇS I 140a … bir fîl tasvîri etmişdir kim her gören üstâd-ı kâmil engüşt ber-dehen eder. Bir acîb ü garîb fîl sûretidir kim gûyâ zî-rûhdur.
EÇS I 164a … t ile deryâdan tağ gibi gemiyi say yağından kıl çeker gibi çıkarırlar, san‘at-ı acîb ü garîbdir. Pîrleri Sun‘ullâh Kurtubî'dir. Hazret huzûrunda Selmân-ı Pâk belin ba …
EÇS I 168b … erler. Ve ba‘zılarının ellerinde kavalların çalarak gülerek oynayarak ellerinde acîb ü garîb harbalar ve şeştüperler ve salma ve salıklar ve ucu demirli toyakalar ile …
EÇS I 168b–169a … anların niçe bininin ellerinde çatal zencîr yularlı beşer altışar onar boynuzlu acîb ü garîb gûnâ-gûn kınalı kösem koçlar ve mahbûb ganemleri dîbâ ve şîb ü zerbâf çul …
EÇS I 170b … em gibi segâh makâmında işkembecilere nazîre anırarak ubûr ederler. Bunlar dahi acîb ü garîb maskara Urumlar[dır].
EÇS I 180a … le pasdırmadan edüp "Manavgatlı guluna nehnü gerek nehnü" diyerek ubûr ederler. Acîb ü garîb mashara alaydır.
EÇS III 87b … rîf içinde cemî‘i Nasârânın bilâ teşbîh ma‘bedgâhları olan Kumâme deyri ol dahi acîb ü garîb deyr-i kebîr-i musanna‘dır kim tavsîf olunmuşdur. Ammâ bu Çanlı kenîse da …
EÇS III 109b … tarafında evc-i âsumâne ser çekmiş yalçın kesme dîvâr gibi kaya üzre bir tarz-ı acîb ü garîb kal‘a-i bâlâdır. Cümle der-i dîvâr mücellâ ve musaykal, mutarraş seng-i m …
EÇS IV 216a … önünde bir baş soğanı yumruk ile ezse ol âdemin başın ezüp katl ederler. Ve bir acîb ü garîb dahi oldur kim bu âdemler mürd olsa eğer mün‘im ise ol âdemi soğan suyuyl …
EÇS IV 369a … evsâfı içre mufassal tahrîr ü terkîm olunmuşdur. Ammâ ki vâcibü's-seyr binâ-yı acîb ü garîbdir. Andan yine semt-i şimâle 3 sâ‘atde sahrâ-yı Bağdâd-ı behişt-âbâd içre …
EÇS V 115a … ğüp tahsîl ederler, lâkin cümle çarh dollâbların atlar çevirüp bir turfe seyr-i acîb ü garîbdir (---) (---) (---) (---)
EÇS V 181a … mât ederler, ammâ bu şehir etrâfında olan re‘âyâların başlarında bir gûne çalma acîb ü garîb hey’et sarıkları vardır. Ana çalma derler. Hakkâ ki başları çalmalıdır.
EÇS VI 82a … de dâstândır. Üstâd mühendis-i bennâ var makdûrun sarf edüp bu kasrı bir tarz-ı acîb ü garîbe üzre tarh etmiş kim şekl-i müsemmeninden dahi aslâ bu kasr içre oturanla …
EÇS VI 162a … oy ve Merend şehrindeki yer altında olan kuyular gibi bunda dahi âdemler gezer, acîb ü garîb temâşâ ovadır ve garâ’ib mahsûllü sahrâcıkdır.
EÇS VI 181a … ryâkî Hasan Paşa bu kal‘a topların ve siperlerin bu tertîb üzre bir gûne tarz-ı acîb ü garîb tasnî‘ eylemiş kim bir kal‘ada bu tertîb yokdur. Ve sekiz kerre küffâr bu …
EÇS VII 14b … al‘aya hâ’il yokdur, hemân bir sahrâ-yı sebzezâr u buhayre içre vâki‘ olmuş bir acîb ü garîb kal‘adır.
EÇS VII 72a … u medh-i Îsâ'yı savt-ı a‘lâ ile okuyup yollardan güzer ederler, ammâ bir tarz-ı acîb ü garîb ile bu medhi rehâvî makâmında okuduklarında istimâ‘ eden âdem mebhût olur …
EÇS VII 83b … balıkların envâ‘ın sayd edüp herkes hâneden hâneye kayıklar ile gidüp gezerler. Acîb ü garîb vaz‘-ı esâs kurulmuş şehirdir kim gûyâ Frengistân'da Venedik şehridir, am …
EÇS VII 91a … r. Biz dahi kal‘ayı seyr [ü] temâşâ edüp tarz-ı tavr-ı binâsına ta‘accüb etdim. Acîb ü garîb ve metîn ü Sedd-i İskender-misâl kal‘a imiş. Bu kal‘a gerçi Erdel'e tâbi‘ …
EÇS VII 93b … araca ve ba‘zı yerleri alaca, rahnedâr yerleri var. Ammâ Semendire kal‘ası gibi acîb ü garîb on yedi aded sivri tahta külâhlı kubbeleri var, ammâ iç kal‘ası taşra kat …
EÇS VII 94b Lâkin acîb ü garîb sırr-ı Huda bu kayalarda niçe kerre yüz bin kebûterlerin yuvalarında olan …
EÇS VII 118a Karye-i Soğanlı andan karye-i Yayşili halkı acîb ü garîb üstâdâne Tatar yayları işlediklerinden Yayşili, ya‘nî Yaycılı derler. And …
EÇS VII 119a … ve mahlûk-ı Hudâ nûş edüp şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhların yâd ederler. Bir acîb ü garîb dollâblı kuyulardır kim temâşâgâh-ı ibret-nümâdır. Ve azîm evkâfları üzre …
EÇS VII 124b … kayalarda bi-emrillâhi te‘âlâ at gibi ve fîl ve deve ve gemi gibi halk olunmuş acîb ü garîb ve mehîb mağâralı kayalar vardır. Bu kayaların ba‘zı yerleri topraklı bay …
EÇS VII 142a … p seğirdir Tatar kavmi develeriyle gele" işâretin etmişdir, ammâ hakîkatü'l-hâl acîb ü garîb deve sûretidir. Ve bu kapu iki katdır. Ve deryâ kenârı olmak ile bu taraf …
EÇS VII 155a–155b … ister ben seni babası cânı bal çok getirirdir. Hemân du‘â eyle" der. 155b Bir acîb ü garîb derd-i serimiz etdi.
EÇS VII 176b … yağların yüzlerine ve gözlerine ve vücûdlarına sürüp kemiklerin yere gömdüler. Acîb ü garîb temâşâdır, ammâ Allâhümme âfinâ, eğer Rûm'un ve eğer Kırım'ın Badrak Tata …
EÇS VIII 205b … d Hân câmi‘i çâr-kûşe dîvâr üzre ve içinde dörd aded kârgîr binâ direk üzre bir acîb ü garîb tahtadan mebnî bir musanna‘ kubbeli câmi‘-i pür-envârdır kim bir müzeyyen …
EÇS VIII 208b … mmâtları serâpâ nîlgûn kurşum örtülü imâretdir ve gâyet musanna‘ ve müzeyyen ve acîb ü garîb müferrih ve rûşen câmi‘-i latîfdir. Gûnâ-gûn revzenleri ve mihrâb ve minb …
EÇS VIII 226a Ve cümle der-i dîvârları iri somâkî mermerler ile bir tarz-ı acîb ü garîb kaplanmış dîvârlardır kim a‘ceb ü garâ’ibden temâşâgâh dîvârlardır kim he …
EÇS VIII 227a … rdan müferrih ve musanna‘ ve zîbâ hammâm-ı hoş-hevâdır kim vâcibü's-seyr tarz-ı acîb ü garîb kâr-ı kadîmdir kim çâr-kûşe dîvârları ve cüm[l]e münevver kubâbları aslâ …
EÇS VIII 227b … erbâb-ı harâb ya‘nî meyhâne ve bozahâne çârsûsu başka bir semte vâki‘ olup bir acîb ü garîb temâşâgâh ve bir mest-i müdâmgâh hergâh sehergâh bâzıdır kim cümle kefere …
EÇS VIII 233b–234a … emler engüşt ber-dehen edüp aklı perîşân olmak mertebesine varır. Tâ bu mertebe acîb ü garîb sun‘-ı Hudâ eşcâr-ı azîmler vardır. İnkırâzu'd-devrân mü’ebbed ola.
EÇS VIII 241a … k değildir, ammâ binâsı gûyâ bir kal‘a-i mu‘azzam olup gâyet mükellefli binâ-yı acîb ü garîbdir.
EÇS VIII 251a … a, andan Koçbaşı nâm kenîsede, andan Kifse kasabasında, andan Mermerlik'de olan acîb ü garîb ibret-nümâ temâşâ-âsâr-ı vâcibü's-seyrler bu rûy-ı arzın ekâlîm-i seb‘ası …
EÇS VIII 254a–254b … -zebân bilâ-vâsıta birbirleriyle şeb [ü] rûz kelimât ederlermiş. Bu dahi sırr-ı acîb [ü] garîbdir kim Bağdâd ile Atina'nın mâbeyninde deryâdan mâ‘adâ beş aylık yoldur, …
EÇS VIII 263a … r binâ hâneleri mâbeyninde Sultân Bâyezîd-i Velî'nin bir câmi‘i var, bir tarz-ı acîb ü garîb minâre-i ra‘nâsı var.
EÇS VIII 268a–268b … eğe az kalmış. Hemân sehel dahi kayaları kesilse bu kal‘a-i Moton bir ada olur, acîb ü garîb himmet edüp kesmişdir.
EÇS VIII 272a Der-tarz-ı acîb ü garîb: Bu şehirde ve Moton'da Kara Arab cevârîler ve Zengî Arab köleler cihânı …
EÇS VIII 275b Ebü'l-feth Gâzî münhedim etmişdir. Bir acîb ü garîb şehr-i azîm imiş. Mizistre sahrâsında cereyân eden nehr-i azîm iri kenârı …
EÇS VIII 281a Manastır-ı Avogoz: Evce berâber bir kaya üzre olup bir acîb ü garîb mihmânhâne-i millet-i Mesîhiyye'dir, ammâ tâ zirve-i a‘lâsına (---) sâ‘at …
EÇS IX Y42a El-hâsıl bu şehr-i Melemen acîb ü garîb temâşâ şehr-i vilâyet-i Tarhâniyye'dir ve hâlâ halkı gâyet bülhe ya‘nî oğ …
EÇS IX Y67b … ır ve ibret-nümâ harâb binâlar vardır. Ve kal‘a kapusu kıbleye nâzır bir tarz-ı acîb ü garîb musanna‘ binâ bâb-ı atîkdir kim kemerleri üzre nakş-ı Bihzâd-misâl bir gû …
EÇS IX Y68b … üp yed-i tûlâların ayân ü beyân etmişler. İki aded mahfileyndir ve birer tarz-ı acîb ü garîb musanna‘ âsârlardır.
EÇS IX Y75a Ve Yeni câmi‘ Hüseyin Efendi'nindir, gâyet latîf ve musanna‘ ve tarz-ı acîb ü garîb câmi‘-i bî-bedeldir. Ve binâ-yı metîn ve mahbûb u müzeyyen ve rûşen kurşu …