İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

aceb

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
405
isabet
395 cümle/beyitte
150,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
18 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi405165,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 405

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“aceb” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 10a … i-emri Hudâ bu iki elvân bahreynin mabeyninde bir râdde-i hamrâ çekilmişdir kim aceb sun‘-ı Lem-yezeldir.
EÇS I 12b … besinin zirvesindeki delikden zeytûnları bırağup edâ-yı hidmet edüp giderlerdi. Aceb te’sîrât-ı mutalsamâtdır. Ve bu zeytûnları cemî‘i ruhbânlar tenâvül edüp def-i …
EÇS I 18b … e kal‘ası halîci eğirinden nâfi‘ bir eğirdir. Tenâvül edeni bin kerre geğirdir, aceb hâssası vardır ammâ nâdirdir. Ekseriyyâ su kaplıbağası mahlûku ol eğiri yiyüp s …
EÇS I 19a … r gûne küfeki kayağan taşı hâsıl olur azîm vezni üzre iri parça parça kopar bir aceb seng-i hârâdır. Ekseriyyâ mezâristânlar içün isti‘mâl ederler. Ve,
EÇS I 35b … dahi nişân edüp ad etsen nişânsız ad edüp görmediğin bir kapu dahi zâhir olur, aceb hikmetdir.
EÇS I 69b "Hay veled ne aceb hâzır cevâb imiş" deyüp hande edüp safâsından,
EÇS I 84b Bi-hamdillâh bu ceng içre aceb feth [u] fütûh oldu
EÇS I 91a Bir aceb dârü'ş-şifâdır kûy-ı yâr / Hasta varan mübtelâsı hoş gelür
EÇS I 114b … m mücerred ise "kanı benim boynuzum" dedükde "dahi senin boynuzun bitmedi" der, aceb temâşâ idi.
EÇS I 120a … nı'dır. Her cum‘a niçe bin hussân-süvâr cündîler cem‘ olup silâhşörlük ederler. Aceb temâşâ yeridir. Ve,
EÇS I 122a … ları var idi. Bu kadar menâsıblara mutasarrıf olup eşgâl-i dünyâ ile âlûde iken aceb kuvvet-i kudsîdir kim gûyâ imâm-ı A‘zam-ı sânîdir. Vasiyyetleri üzre Ebâ Eyyûb- …
EÇS I 128b … dır. Kıble kapusundan kıbleye varınca tûlu (---) adımdır ve arzı (---) adımdır. Aceb rûhâniyyetli câmi‘dir. Taşra haremi (---) ve kal‘a kullesi-misâl çâr-kûşe bir m …
EÇS I 135b … c edüp Kâsımpaşa'da Kulaksız mahallesi kurbünde Emîr Efendi câmi‘ine su getirüp aceb hayrât-ı azîm etmişdir}. Ve Tatar hânlarından (---) (---) Hân Kara Mustafâ Paşa …
EÇS I 136a Süleymân Hân'ın Mi‘mâr Sinân'ı binâsıdır. Aceb kubbe-i musanna‘ etmişdir.
EÇS I 137a … gark olmadan İslâmbol'dan o şiddet-i akındıyı kesüp Kandîlli bâğçesine varalar, aceb hikmetdir. (---) Hân ve gayrı cân bu hâli görüp gırîv [u] feryâd edüp,
EÇS I 140b … Papas Korusu nâm bir mahalli Mehemmed Hân-ı Râbi‘, Vanî Efendi'ye ihsân eylemiş aceb nezâket eylemiş, isâbet-kâr pâdişâh-ı zevi'l-iktidârdır.
EÇS I 151a … rre yüz bin akl-ı Arasto bu cihâna gelüp bir hurûf dahi nazîre diyememişlerdir, aceb hikmet-i Hudâ'dır. Ammâ lisân-ı Fârisî'de çâ, pâ, jâ, gâ misilli hurûfları vard …
EÇS I 155a … . Eğer hazzın köşesiyse evvelbahârda yine gelüp iki bin akçe al derler. Ammâ ne aceb ayyâr-ı cihân kavmdirler kim anlar dahi kürek erbâbın bilüp işsiz güçsüz âdeme …
EÇS I 159b … fodula kâtibi ve çorbacısı rikâb rikâba muhteşemâne ubûr ederler, sivri külâhlı aceb askerdir}.
EÇS I 159b … olup ilâ hâze'l-ân cemî‘i mahlûk-ı Hudâ, İbrâhîm Halîl tuzundan tenâvül ederler aceb hikmetdir.
EÇS I 160a … bân bekler, dîdebân olmasa Yahûdîler ol dükkânlardan lokma ve gözleme yemezler, aceb muta‘assıb mel‘ûnlardır. Ve şehriyyeciler dahi seyishâneler üzre dükkânların şa …
EÇS I 160b … dikde sâhib-i hâne levâzımâtıyçün deverân eder, yohsa avâm-ı nâs içün değildir, aceb temâşâgâhdır kim şâhrâh üzre su cereyân edecek arkları tâhir ü bâhirdir. İslâmb …
EÇS I 160b–161a … ya çalkaya buğdaydan "Lâ ilâhe illallâh" yazar ve "Yâ Şâfî" ve "Yâ Kâfî" yazar, aceb müntehâ ma‘rifet-i sihr-i i‘câzdır. Pîrleri Alî Sâmir'dir, Selmân belin bağladı …
EÇS I 168a … mlerinde niçe yerde şâ‘irler çöğür çalarak pür-silâh ubûr ederler, ammâ bu alay aceb , mehîb alaydır.
EÇS I 169b … kup muşıl muşıl uyur. Ol ecilden göblezleri ve hınzîr bocukları mu‘ammer olmaz, aceb hikmetullâhdır. Netîce-i merâm bu celeb-keşân askeri dahi cümle küheylân atlar …
EÇS I 169b … olup dükkân dezgâhsız esb-i sabâ-sür‘atlere süvâr olup pür-silâh ubûr ederler, aceb pâk askerdir.
EÇS I 170b … Sirke hakkında Arapça âyeti vardır. Bir evde sirke olmasa anda berekât olmaz. Aceb hikmetdir kim sirkenin, evvel şırası harâm, ortası sirke olur helâl, âhiri şarâ …
EÇS I 170b … lur yine harâm, hemân şarâba bir avuç tuz bırakdın, sirke olup yine helâl olur, aceb sun‘-i Hudâ'dır.
EÇS I 170b … keskin İngilis sirkesi lâzım olur, berekâtlı sirke" diyerek ubûr ederler. Ammâ aceb garâyibdir.
EÇS I 174b … saçma ağları serpüp bir hırmen kadar yerde olan balıkları cümle giriftâr eder, aceb ma‘rifetdir.
EÇS I 175a–175b … akıl ihâta etmez kâr-ı mühlikdir. {Arkalarında çuvallar ile cümle ubûr ederler, aceb dîv kavmdir.}
EÇS I 176b … ar. Ve herkese vezzânlar terâzû ile tartup verir ve tartup sayup hisâbile alır. Aceb mazbût kârhâne-i azîmdir.
EÇS I 187b … rşum ne kadar nerm ise Cenâb-ı Bârî ana hasm halk edüp elmâsı kurşum hakk eder, aceb hikmetdir. Ve elmâsdan zî-kıymet cevher yokdur. Zîrâ (---) diyârda ma‘deni azdı …
EÇS I 188a–188b … elle kâlıblarda dökdürüp İslâmbol'a getirüp miskâlin birer şâhîye verirler, bir aceb ma‘âdindir. Ammâ Budin ve Alman ve İsfac kâfiristânında hasîr külünden bora etd …
EÇS I 192a … efâları kavukcu cüvânlarına "Çelebi temen alır mısın" deyü ulaşırlar. Bir kerre aceb hatâ olayazdı. Bu temen latîfesinden kavukcu cüvânları aslâ haz eylemeyüp efvâh …
EÇS I 205b … olan havz u şâzrevânlara birer san‘at ile sular dökülüp şâzrevânlar revâne olur aceb san‘at-ı musanna‘dır. Alayköşkünden pâdişâh bu çarhları görüp "Ey tasnîfdir" de …
EÇS I 214b Hakkâ ki nûş edenler arslan südü demişler. Hukemâ-yı kudemâ demişler kim aceb ederiz kim bir âdem elma yiyüp ale's-sabâh bir kâse şarâb içse anın öldüğüne ta …
EÇS II 237b–238a … eşm-i nergisleri bi-emrillah rûşen olup Ivaz Paşa'nın cenâzesine imâm olmuşdur. Aceb keşf [u] kerâmet-i ulemâdır. Sene 833 merhûm olup Bursa'da kendü medreseleri ce …
EÇS II 242a–242b … boğum bağırsak-misâl çıkıları çalılara sererler, gelüp gidenler temâşâ ederler. Aceb hikmetdir kim 242b ba‘zı çıkıları yarup içinden niçe yüz siyâh başlı kurdlar …
EÇS II 242b … girüp cümle halk ten-dürüst olup dürr-i beyz-âsâ tenâsüb-i a‘zâ sahibi olurlar. Aceb hâsıyyetli içme suyudur. Bu temâşâda yedi gün zevk edüp andan yine gemiye süvâr …
EÇS II 253a … en dağlarında çimşir dırahtı, bâğlarında servi [ve] cevîz-i Rûm dırahtları var. Aceb hikmetdir kim cânib-i kıblesinde diyâr-ı Erzurûm dağlarında kış ve kıyâmet, bur …
EÇS II 274b … den dem urup Urus kızı kanın akıdırım, didüğünde esrâr-ı hafî kelâmı vardır kim aceb sırr-ı nihândır" buyururlar.
EÇS II 275a … melesinden esrâr-ı hafîler âşikâre oldu, ammâ birimizin rûhu haberi olmadı. Bir aceb rumûz [u] künûz kuş dili tekellüm olundu" deyüp âlem-i hayretde kaldı.
EÇS II 275a Sultân Ahmed eydür "Sübhânallah ne aceb hikmetdir" dedi.
EÇS II 275a … . Ammâ cümle huzzâr-ı meclis "Bu şehzâdelerin bugünki gün evzâ [u] etvârları ne aceb temâşâdır" deyü ta‘accüb ederler.
EÇS II 275a–275b … ından şehîd etdiler kim Şehzâde İbrâhîm hayâsından Osmân'ı urup mebhût etmişdi, aceb sırr idi.
EÇS II 282b … ara çalı dikenleri bitüp Ferhâd [u] Şîrîn'in gül fidânların birbirinden ayırır, aceb sırdır kim dünyevî ve uhrevî mâni‘-i mülâkât olmuş mel‘ûnedir. Şehr-i Amasiyye' …
EÇS II 290a–290b … u sadâ-yı top ayyûka çıkup elçi engüşt-i ber-dehen olup "Hey kayser-zemîn şahı! Aceb kal‘a-i Hasan-âbâd'a mâliksin" dedi. Ba‘dehû kal‘aya dâhil olunca Ilıca kapusun …
EÇS II 307a … -i Şâm-ı Gazan'dır ve kabr-ı Şâm-ı Gazan bu kendden nümâyândır. Bunda mihmândâr aceb hizmet edüp mihmândârlık eyledi. Ale's-sabâh bu kendden iki yüz yekkesüvâr âdem …
EÇS II 314b … ayrı ta‘âm koyup ân-ı sâ‘atde zemînin herâretinden ta‘âm pişüp tenâvül ederler, aceb hikmet-i Hudâdır. Bu şehrin cânib-i şimâli kurbunda nehr-i Kür deryâ-misâl olup …