… i-emri Hudâ bu iki elvân bahreynin mabeyninde bir râdde-i hamrâ çekilmişdir kim
aceb sun‘-ı
Lem-yezeldir.
Bahr-i Sefîd ile Bahr-i Siyâh'ın mâbeynin beyân eder: Hikmet-i Hudâ mellâhân-ı ehl-i bihâr ve fellâhân-ı bahreyn-i ehl-i züvvâr kavl-i sahîhleri üzre Azak'dan İslâmbol Boğazı'na gelince Karadeniz ola. İslâmbol'dan Gelibolu Boğazı'na varınca ol mâbeyn Bahr-i Rûm ola. Kilidü'l-Bahreyn ki Ebü'l-feth Sultân Mehemmed binâsı kal‘ateyndir, ol boğazdan aşağısı Akdeniz ola. Ammâ bu hakîr-i kalîlü'l-bizâ‘a Akdeniz ile Karadeniz'in mâbeynin niçe ehl-i dil yârândan tekmîl-i fünûn ve tekmîl-i seyâhat-i ibret-nümûn etmiş, yârân-ı bâ-safâlar ile mu‘tedil hevâda temevvüc-i deryâ olmadan kayıklara süvâr olup İslâmbol'un Yedikulle Burnu'ndan Üsküdar tarafında Kadıköy nâm belîdenin Kalamış nâm burnuna dak rû-yı deryâda seyrân u cereyân ederek, temâşâ ederdik, bi-emrillâh-i Ta‘âlâ Yedikulle Burnu'ndan mezkûr Kalamış nâm burnuna varınca rû-yı deryâda bir hatt-ı ahmer-gûn çekilmişdir kim gûyâ hatt-ı yed-i kudretdir, bu hattın şimâl tarafı İslâmbol'a doğru siyâh deryâdır ki Karadeniz derler. Ve yine bu hattın cenûb tarafına aşağı Kızıl Adalar'a ve gayrı cezâyirlere doğru nîlgûndan beyâz deryâ olmak ile Akdeniz derler. Bi-emri Hudâ bu iki elvân bahreynin mabeyninde bir râdde-i hamrâ çekilmişdir kim aceb sun‘-ı Lem-yezeldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a ·
metinde göster ·
… lur yine harâm, hemân şarâba bir avuç tuz bırakdın, sirke olup yine helâl olur,
aceb sun‘-i
Hudâ'dır.
Bu kârhâneden gayrı cümle dörd mevleviyyet yerde toksan yerde kârhâneler vardır. Kâsımpaşa'da, Tophâne'de ve Üsküdar sirkeleri meşhûrdur. Neferâtları cümle 150 ehl-i hırefdir. Pîrleri Hazret-i (---), Enes ibn Mâlik belin bağlamışdır. Kabri (---) medfûndur. Sirke hakkında Arapça âyeti vardır. Bir evde sirke olmasa anda berekât olmaz. Aceb hikmetdir kim sirkenin, evvel şırası harâm, ortası sirke olur helâl, âhiri şarâb olur yine harâm, hemân şarâba bir avuç tuz bırakdın, sirke olup yine helâl olur, aceb sun‘-i Hudâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170b ·
metinde göster ·
… olduğu yerde kalır. İlâ-mâşâ’allâh ol cezîreciklerin hâlleri böyle halk olunmuş
aceb sun‘-ı
Hudâ'dır. Hattâ bu cezîreler üzre ol kadar hoş sular vardır kim hisâbın Hallâk- …
Andan hikmet-i Hudâ bu Saboç nâhiyesiyle Eçetvar'(ın) nâhiyesi hudûdundaki buhayre-i Eçetvar'dadır, ammâ bu taraflara yakındır. Ol buhayre içre küçük çemenzâr adacıklar vardır. Kaçan kim rûzgâr-ı zor-kâr muhâlif esse ol cezîrecikler çayırı ve çemeni, hacer ü şecerleriyle yerinden hareket edüp bir cânibden bir cânibe gidüp rîh-ı şedîd teskîn olduğu yerde kalır. İlâ-mâşâ’allâh ol cezîreciklerin hâlleri böyle halk olunmuş aceb sun‘-ı Hudâ'dır. Hattâ bu cezîreler üzre ol kadar hoş sular vardır kim hisâbın Hallâk-ı âlem bilir, zîrâ cümle küffâr ol i‘tikâddadır kim bu cezîreler Hazret-i Îsâ mu‘cizesi vâkı‘ı olup hayvânâtların sayd [u] şikâr etmezler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11a ·
metinde göster ·
Her dıraht-ı şâhdârın her birin onar âdem kucaklayamaz.
Aceb sun‘-ı
Hallâk-ı Lem-yezel kârı dıraht-ı azîmlerdir kim sâyelerinde olan aşren fe-aşr h …
Her dıraht-ı şâhdârın her birin onar âdem kucaklayamaz. Aceb sun‘-ı Hallâk-ı Lem-yezel kârı dıraht-ı azîmlerdir kim sâyelerinde olan aşren fe-aşr havz-ı azîm üzre ve zıll-ı himâyesinde olan soffalar üzre sohbet-i hâs eden âdemlere aslâ güneş te’sîr etmez, bir garîb ü acîb teferrücgâh-ı mesîregâh bâğ-ı Merâmdır kim Mora'da ve sâ’ir diyârda Zursa teferrücgâhı gâyet meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 265b ·
metinde göster ·
Hudâ ma‘dendir kim bir dağdan çıkar. Ol dağı kûhkenler Ferhâdî külüngler ile de …
Der-beyân-ı temâşâgâh-ı ma‘den-i zift-i siyâh: Avlonya sancağı hâkinde aceb sun‘-ı Hudâ ma‘dendir kim bir dağdan çıkar. Ol dağı kûhkenler Ferhâdî külüngler ile delüp niçe yüz mağârâlardan yasdık gibi ve sandık gibi kıt‘a kıt‘a parçaları çıkarup cemî‘i Frengistân'dan bâzergânları gelüp zift emîni bey‘ eder yetmiş yük akçe iltizâm mâl-ı pâdişâhîdir kim gâyet çok mâl-ı pâdişâhî hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360b ·
metinde göster ·
… r, gûyâ buz pâresidir. Cümle ehl-i kal‘a bu mâ-i zülâlden def‘-i atşân ederler.
Aceb sun‘-ı
Hudâ'dır kim bu kal‘adan balâ bir kûh dahi yokdur kim andan gelir deyü mülâhaza …
Ve bu kal‘anın cânib-i şarkında kal‘a temeli altında bir yalçın kaya içinden bir âb-ı hayât su kaynayup çıkar, gûyâ buz pâresidir. Cümle ehl-i kal‘a bu mâ-i zülâlden def‘-i atşân ederler. Aceb sun‘-ı Hudâ'dır kim bu kal‘adan balâ bir kûh dahi yokdur kim andan gelir deyü mülâhaza oluna. Sübhâne'l-Hallâku'l-Bâkî bu âbından gayri hevâsı dahi latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y97a ·
metinde göster ·
… -i Hudâ bir gûne limonu olur, içinde bir küçük limonu dahi var, gâyet lezîzdir.
Aceb sun‘-ı
Hudâ'dır ki taşrası ekşi içindeki tatlı
Ve bu şehrin me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtından limonu ve turuncu ve kebbâtı ve ağaç kavunu çokdur. Ve on bir gûne limonu olur. Ve hikmet-i Hudâ bir gûne limonu olur, içinde bir küçük limonu dahi var, gâyet lezîzdir. Aceb sun‘-ı Hudâ'dır ki taşrası ekşi içindeki tatlı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y107a ·
metinde göster ·
… ları yapışmışdır, deyü mu‘tekid olan ehl-i züvvâr eline alup yüzlerin sürerler.
Aceb sun‘-ı
Hudâ asâdır kim mu‘cize-i Hazret-i Mûsâ ile iki başlı ejder olup kavm-i Firavn' …
Bu Kudüs'deki asâyı dahi ziyâret edüp cennet asâsıdır. Ve Hazret-i Mûsâ'nın yed-i beyzâları yapışmışdır, deyü mu‘tekid olan ehl-i züvvâr eline alup yüzlerin sürerler. Aceb sun‘-ı Hudâ asâdır kim mu‘cize-i Hazret-i Mûsâ ile iki başlı ejder olup kavm-i Firavn'un cemî‘i seherelerin ve sihir ile inşâ etdiklerin yudardı. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y218b ·
metinde göster ·
… dur, saçı ve sakalı vardır. Pîr [ü] civânı ve merd [ü] zenânı var bir otdur kim
aceb sun‘-ı
Hudâ'dır. Lisân-ı Arab'da "yebrûhu's-sanem" ve "abdüsselâm" derler. Ba‘zı hukem …
Bir kavilde "Belî, Hazret-i Âdem'in düşü azup menîsi yere düşdükde Hallâk-ı âlem bir ot halk etdi kim hâlâ ol ot Bingöl yaylasında ve Erceyş ve Demâvend [ve] kûh-ı Elburz ve Bursa'da cebel-i Ruhbân misilli yaylalarda âdem sıfatında hâsıl olur, erkekli ve dişili bir otdur, saçı ve sakalı vardır. Pîr [ü] civânı ve merd [ü] zenânı var bir otdur kim aceb sun‘-ı Hudâ'dır. Lisân-ı Arab'da "yebrûhu's-sanem" ve "abdüsselâm" derler. Ba‘zı hukemâ bu otu edviye içün ma‘âcinlere korlar, gâyet mukavvî ahşâbdır. Hazret-i Âdem'in zemîne düşen menîsinden bu giyâh hâsıl olmuşdur. Yohsa Hazret-i şîs değildir" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y1b ·
metinde göster ·
… ikişer kerre hâsıl olur ve sebzevâtı ve meyvesi biri biri ardı sıra hâsıl olur.
Aceb sun‘-ı
Hudâ memleketdir.
Elhâsıl hâl-i ahvâl-i dünyâ böyledir. Ekâlîm-i Mısır'ın bir iklîme müşâbeheti yokdur. Yaz ve kış kuzusu ikişer kerre hâsıl olur ve sebzevâtı ve meyvesi biri biri ardı sıra hâsıl olur. Aceb sun‘-ı Hudâ memleketdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y160a ·
metinde göster ·
… âs-ı mahlûkâtın kemiklerin defn eylesen yedi günden sonra bi-emrillâh taş olur,
aceb sun‘-ı
Hudâ-yı Lem-yezel'dir; âye[t]:
Ve mine'l-iber-i garîbe: Ol sûret olan kumluk içinde cemî‘i ecnâs-ı mahlûkâtın kemiklerin defn eylesen yedi günden sonra bi-emrillâh taş olur, aceb sun‘-ı Hudâ-yı Lem-yezel'dir; âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y388a ·
metinde göster ·