Mesîregâh-ı Tekye-i hâss [u] âmm Kâğızhâne-i cihân-ârâ: Arab u
Acem'de Hind
ve Yemen ve Habeş seyyâhânları içre meşhûr-ı âfâk bir teferrücgâhdır. Rûm şu‘ar …
Mesîregâh-ı Tekye-i hâss [u] âmm Kâğızhâne-i cihân-ârâ: Arab u Acem'de Hind ve Yemen ve Habeş seyyâhânları içre meşhûr-ı âfâk bir teferrücgâhdır. Rûm şu‘arâları âb [u] hevâsına şehrengîz etmişlerdir. Karadeniz Boğazı'na karîb Levend Çiftliği nâm derelerden gelüp cereyân eder bir âb-ı hoş-güvârdır kim cümle câme-şûyân anda varup destâr ve kamîs [ü] serâvîllerin gasl edüp aslâ sâbûn sürmezler. İki kerre gasl edüp beyâz gülberk-i ter-misâl olur gâyet lezîz sudur. Ba‘zı Hind tüccârları metâ‘ın bu Kâğızhâne'ye getirüp birer kerre suya batırdıkları kifâyet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145a ·
metinde göster ·
… hân-ı azîmdir. şâhbender cümle sevdâger tüccârânın serçeşmesidir. Rûm ve Arab u
Acem'den Hind
ü Yemen'den bir metâ‘ gele, bunun ma‘lûmu olmayınca olmaz. Zîrâ cümle vüzerâ ve …
Ve şâhbender hânı: Bu dahi hân-ı azîmdir. şâhbender cümle sevdâger tüccârânın serçeşmesidir. Rûm ve Arab u Acem'den Hind ü Yemen'den bir metâ‘ gele, bunun ma‘lûmu olmayınca olmaz. Zîrâ cümle vüzerâ ve a‘yân-ı kibâr bu şâhbender eliyle zî-kıymet eşyâlar alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y246b ·
metinde göster ·
… li böreği ve lahm-ı acînli böreği ve kehki rûy-i zemînde nazîri yokdur. Arab ve
Acem'e, Hind
ü Sind'e Fağfûr [u] Çîn'e hedâyâ götürürler.
Ve şâm'ın me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtından beyân eder: Evvelâ hâs ve beyâz Havrân gılâlından beyâz çakıl ekmeği ve Acem çöreği ve peynirli böreği ve lahm-ı acînli böreği ve kehki rûy-i zemînde nazîri yokdur. Arab ve Acem'e, Hind ü Sind'e Fağfûr [u] Çîn'e hedâyâ götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y251b ·
metinde göster ·
… sâkin olmuşlardır. Gâyetü'l-gâye sâhib-i kerem hânedân sâhibidir. Rûm ve Arab u
Acem'den, Hind
ü Sind ve Semerkand [u] Buhârâ'dan seyyâhân-ı cihân ki Mısır'a gele, elbette an …
Cümle ulemânın ser-çeşme ve ser-firâzı ve sâdât-ı kirâmın mümtâzı Nakîbü'l-eşrâf Seyyid Burhâneddîn-i Rûmî'dir. Hamîd sancağında Eğirdir şehrinde yine Seyyid Burhâneddîn hazretlerinin ırk-ı tâhirindendir. Ecdâdlarının niçe yüz keşf [ü] kerâmetleri zâhir ü bâhir olmuşdur. Ammâ kendüleri Mısır'da yetmiş yıldır kim sâkin olmuşlardır. Gâyetü'l-gâye sâhib-i kerem hânedân sâhibidir. Rûm ve Arab u Acem'den, Hind ü Sind ve Semerkand [u] Buhârâ'dan seyyâhân-ı cihân ki Mısır'a gele, elbette anın hâne-i bî-minnetinde mihmân olup şeref-i sohbetiyle müşerref olup ni‘met-i nefîsesin tenâvül ederler. Ve her bâr ihsân [u] in‘âmın alup hırka-i gûnâ-gûnun geymek mukarrerdir. Ve bir iki sene hânesinde mihmân olmuş cân vardır. Bir kimesne istiskâl etmeğe kâdir değildir. Hemân mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y74a ·
metinde göster ·