birök bu kün 25. T II Y 36.9. altı eligkirü barır . suw adası saŋa öŋdürti utru k(e)lir . kösemiş kösüşüŋ ḳanmaz . köŋlüŋ saḳınçlġ . oġramış işiŋ bütmez [.]
… cezîrelerin keçileri bundadır. Ve alaca tavşanları firâvan olduğundan Tavşanlı
adası
derler ve rakıta ağacı bu cezîrede hâsıl olur. Andan kalkup sekiz milde kürek ç …
Cezîre-i Tavşanlı: Ma‘mûr değildir. On bir mil ihâta eder adadır. Gayrı cezîrelerin keçileri bundadır. Ve alaca tavşanları firâvan olduğundan Tavşanlı adası derler ve rakıta ağacı bu cezîrede hâsıl olur. Andan kalkup sekiz milde kürek çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
… zîresi on bir mîl ihâta eder bir cezîre-i mahsûldârdır. Kal‘ası olmağıla Burgaz
adası
derler. Lisân-ı Türkî'de kal‘aya burgaz derler. Üç yüz pâre bâğlı ve bâğçeli ve …
Cezîre-i Burğazlı: Sene (---)de Ebü'l-feth'e mutî‘ oldular. Kal‘ası leb-i deryâ üzre bir yalçın kayalar üzre bir şekl-i murabba‘ bir şeddâdî binâ küçük kal‘adır. Cezîresi on bir mîl ihâta eder bir cezîre-i mahsûldârdır. Kal‘ası olmağıla Burgaz adası derler. Lisân-ı Türkî'de kal‘aya burgaz derler. Üç yüz pâre bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât kuyulu evleri vardır. Bu dahi bostâncıbaşı hükmünde ve bir yeniçeri yasakçısı vardır. Ve (---)(---) olmağıla subaşısı vardır. Cümle halkı Urum kefereleridir. Ma‘mûr kenîseleri vardır ve keçisi ve tavşanı gâyet çokdur. Dağlarında bâğlarının hesâbı yokdur. Ve halkı gâyet zengîn re’îslerdir. Yanovan Târîhi'nde yazdığı üzre bir kerre İşpâniye küffârı İslâmbol'a Yanko ibn Madyan'dan sonra istîlâ edüp nehb ü gâret eder ve Ayasofya deyrinde olan cemî‘î zî-kıymet sanemleri ve niçe bin hazîne mâl-i cevâhîrleri alup gemilere koyup diyâr-ı İşpâniye'ye giderken bi-emrillah bir furtuna-i azîme uğrayup İşpaniye'nin yedi yüz pâre gemileri bu Kızıladaların mâbeynlerinde cümlesi telattum-ı deryâdan pâre pâre olup kâfirleri gark olur. Ba‘dehû bu Kızılada cezîresi ve Heybeli cezîresi ve Tavşanlı cezîresi ve Burgazlı cezîresinin kefereleri gark olan gemilerden ol mâl [u] menâlleri çıkarup mâl-ı Kârûna mâlik olup ile'l-ân bu cezîre keferelerinin zengîn olmalarının aslı odur, deyü tahrîr etmişler. Andan 16 milde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
… ---) mil yine cânib-i garba gidüp Cezîre-i Berak bir küçücek cezîrecikdir, Mora
adasına
karîbdir, anı geçüp (---) mil,
Bundan ubûr edüp aslâ im‘ân-ı nazar ile nazar etmeyüp şâdmânlar ederek cânib-i garba cezîre-i Malta diyerek cezîre-i Çukalar, bunlar dahi kefere Venedik hükmünde birbirine karîb kal‘a-i metînli cezîrelerdir. Önünden ubûr edüp (---) mil cânib-i yıldıza meyl edüp Mora cezîresi kenarında kal‘a-i Koron önünden geçüp andan (---) Kal‘a-i Moton-ı metîn önünden güzer edüp (---) mil yine cânib-i garba gidüp Cezîre-i Berak bir küçücek cezîrecikdir, Mora adasına karîbdir, anı geçüp (---) mil,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 270b ·
metinde göster ·
… sam, gazâ mâlından bir câmi‘ binâ edeyim’ demiş, idin. Cenâb-ı Bârî sana Kıbrıs
adasının
yedi yüz yetmiş mil arzında yüz yetmiş pâre kal‘a ihsân etdi. Niçün ahde vefâ e …
İhvân-ı vefâya hafî olmaya kim bu câmi‘-i Selîm Hân niçün şehr-i İslâmbol'da binâ olunmadı, denirse bir gice Selîm-i Sânî İslâmbol'da Üsküdar tarafında Fenerbâğçesi nâm mahalde hâb-âlûd iken bî'z-zât Hazret-i Fahru'l-âlemîn'i menâmında görüp ol Mefhar-i Mevcûdât eydür: "Yâ Selîm, Allah ile ahd [u] mîsâk etmiş idin kim ‘Eğer fâtih-i cezîre-i Kıbrıs olursam, gazâ mâlından bir câmi‘ binâ edeyim’ demiş, idin. Cenâb-ı Bârî sana Kıbrıs adasının yedi yüz yetmiş mil arzında yüz yetmiş pâre kal‘a ihsân etdi. Niçün ahde vefâ edüp bakıyye-i ömrünü hayrât [u] hasenât yolunda geçirmezsin. Tiz Kıbrıs'da Magosa kal‘asında alınan mâl-ı ganâ’imi vezîr-i müdebbirin Kara Mustafâ Paşa'dan taleb edüp benim himâyemde olan Sedd-i İslâm Edirne'mde bir câmi‘ inşâ edüp alemim dibine gel!" dedikde hemân Selîm Hân hâbdan bîdâr olup "Tiz vezîri kığırın!" dedikde vezîr-i Âsaf-dilîr geldikde "Tiz Lala! Sende olan Kıbrıs ganâ’imi mâlından bana mâl verüp cânın halâs eyle!" deyince vezîr-i hüsn-tedbîr eydür "Sadaktü yâ Resalullah" dedi. Selîm Hân eydür: "Neden sadaktü yâ Resûlallah dedin" deyü su‘âl etdikde "Pâdişâhım, ahşâm Resûl-i Kibriyâ'yı vâkı‘amda gördüm. Yâ Mustafâ, Selîm'e tenbîh etdim. Sendeki mâl-ı ganâ’imi Selîm'e verip Edirne'ye bile gidüp bir câmi‘-i latîf ve bir ma‘bedgâh-ı nazîf inşâ edin, dedi. İşte pâdişâhım gazâ mâlından on bir bin kîse gurûş cem‘ etdim ve baban Süleymân asrında üç bin kîse hâsıl etdim. Ol dahi efendim Risâlet-penâhın uğuruna fedâ olsun. Ammâ pâdişâhım Kıbrıs gazâsından sana üç bin kîse Venedik kralının San Marka mühriyle bundukanî mümessek altun hedâyâ getirdim. Pâdişâhım! Dahi onları Edirne'ye götürüp masrûf edesiz" deyü feth-i kelâm edüp vezîr-i pür-tedbîr cümle 154b mezkûr hazîneleri pâdişâha teslîm edüp sene 972 târîhinde cemî‘i asâkir-i İslâm ile Edirne'ye dâhil olup onda meştâ verilüp yine Resûlü's-sakaleyn'i Selîm-i Sânî vâkı‘asında görüp "Câmi‘i şu Kavak meydânında binâ eyle!" deyü câmi‘in esâsını ve vaz‘-ı kıblesini bizzât Hazret-i Risâlet-penâh işâret etdüğünden derûn-ı şehr-i Edirne'de Selîm Hân câmi‘i mihrâbından dürüst ve Eski câmi‘den râst kıblegâh yokdur. Andan Bismillah ile nice kerre yüzbin âdem cem‘ olup du‘â u senâ ile üç bin aded kurbânları temel yerlerinde hâzır edüp sa‘d-sâ‘at duhûl edince tekbir ile cümle kurbânları zebh edüp esâsına mübâşeret olunduğuna zîbâ târîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 154a–154b ·
metinde göster ·
: derler. On mil çevirir bir vâsi‘ cezîre-i ma‘mûredir. Bir yalçın kaya üzre bir …
Cezîre-i Kebûter {ya‘nî Güğercin adası}: derler. On mil çevirir bir vâsi‘ cezîre-i ma‘mûredir. Bir yalçın kaya üzre bir ma‘mûr kal‘ası var, neferâtları ve cebehânesi ve nâzük top-ı şâhîleri var. Cümle nökerleri sayyâd-ı mâhîlerdir kim azîm kâr edüp vazîfelerin mâhîlerden mâh-be-mâh alırlar. Metîn kal‘a-i bâlâdır. Bir cezîresine dahi
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295b ·
metinde göster ·
… 'ün kuvveti kalmayup Venedik penc-pirimi Türk'ün elinden Bozcaada'sın ve İlimni
adasın
alup Boğazhisâr'da donanmasın birkaç kerre almışdır. Hemân gayret sizindir. Ve …
"Dünyâ ciheti içün birbirinizi kırmağa aceb pehlivânsız, ammâ dîn-i Mesîh içün gayret-i Hıristiyânî gözedüp ma‘bedhâne-i kadîmimiz olan Özü kal‘asın Türk elinden almağa kâdir değilsiz. Ey imdi eğer benim rızâm isterseniz ve Hazret-i İsâ ve Meryem Ana ve İsvet Nikola ve Sarı Saltık ve Hızır-Ellez ve Avustos ve Aya Nikol ve Ayanta sizlere şefâ‘at etsin derseniz yigirmi aded boybeği yarar Kazak hatmanısız. On hatman karadan on hatman şayka ve kayıklarla Özü'den varup her kangınız Özü kal‘asın alırsa baş hatman ol kavim hotmandan olsun. Cümlemiz ana tâbi‘ olalım, zîrâ şimden gerü fursat u ganîmet bizim Hıristiyânlarındır. Görmez misiz Türk'ün kuvveti kalmayup Venedik penc-pirimi Türk'ün elinden Bozcaada'sın ve İlimni adasın alup Boğazhisâr'da donanmasın birkaç kerre almışdır. Hemân gayret sizindir. Ve Özü vezîri Melek Paşa Mankalya'da ölmüşdür. Hâlâ Özü {kal‘ası} boşdur. Hemân fursat sizindir" deyü kırk elli bin kâfiri Özü kal‘ası üzre cenge terğîb etdirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 57a ·
metinde göster ·
ve Zaklise ve Kefalonya adalarına varınca bu Körfez deryâsının tûlu bin beş yüz …
Bu Körfez'in bu mahal nihâyetinden tûlu cânib-i kıbleye boğaz ağzındaki Mora vilâyetindeki mukâbil Körfez adasına ve Zaklise ve Kefalonya adalarına varınca bu Körfez deryâsının tûlu bin beş yüz mîldir. Beri şimâl tarafı vilâyet-i Mora ve kal‘a-i Ayamavra ve Arnavudluk'dan vilâyet-i Delvine ve vilâyet-i Avlonya ve kal‘a-i Drac ve kâfirin Kotur boğazı ve Nova kal‘amız. Andan vilâyet-i Dobra-Venedik ve vilâyet-i Hersek sâhillerinde vilâyet-i Pirmorya ve kâfirin kal‘a-i İspilet ve kal‘a-i şibenik ve kal‘a-i Zadra ve kal‘a-i Moran ve kal‘a-i Dodoşka'da körfez tamâm olup karşu tarafıyla cenûbdur. İşpaniye vilâyetinde vilâyet-i Pulya ve vilâyet-i Kalora burnudur kim deryâya beş yüz mîl çıkmış bir burundur. Anın ardı yine Akdeniz kenârında yine vilâyet-i İşpaniye ve vilâyet-i Fransa hükümleridir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 141b ·
metinde göster ·
ya sizde veya bizde kalup bir hoşca sulh [u] salâh olmayınca ne siz huzûr eders …
"Allâh verse şu Girid adası ya sizde veya bizde kalup bir hoşca sulh [u] salâh olmayınca ne siz huzûr edersiz ve ne biz huzûr ederiz" deyüp bir hayli kelimâtlardan sonra paşanın hedâyâ gönderdiği seccâdeyi ve bir külçe kûse sarıkları verüp eyitdim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149a ·
metinde göster ·
… eç'den altı gün altı gece de ol şiddet-i şitâda bu Cânkurtaran mahallinde Kovin
adası
önünde meks eyleyüp Pâdişâh Süleymân Şâh bir kayık ile Kovin adasına geçüp vüze …
Sene 935 târîhinde Süleymân Hân Beç kal‘asın muhâsara edüp ve şiddet-i şitâ ta‘kîb edüp asâkir-i İslâm'ın cenge iktidârları olmayup bi-emri Hudâ cümle hazâ’in-i bârgâh-ı Âl-i Osmânı umûmen Beç kal‘ası altında bırağup hemân Süleymân Şâh hırka-i Resûl'ü ve alem-i Habîbullâh'ı alup niçe iç ağaları top-keşân câmûslarına binüp Ni‘met-Uyvar altından nehr-i Raba'yı ubûr edüp Ustolni-Belgrad'a uğramayup tâ kal‘a-i Beç'den altı gün altı gece de ol şiddet-i şitâda bu Cânkurtaran mahallinde Kovin adası önünde meks eyleyüp Pâdişâh Süleymân Şâh bir kayık ile Kovin adasına geçüp vüzerâlarına buyururlar kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… llinde Kovin adası önünde meks eyleyüp Pâdişâh Süleymân Şâh bir kayık ile Kovin
adasına
geçüp vüzerâlarına buyururlar kim:
Sene 935 târîhinde Süleymân Hân Beç kal‘asın muhâsara edüp ve şiddet-i şitâ ta‘kîb edüp asâkir-i İslâm'ın cenge iktidârları olmayup bi-emri Hudâ cümle hazâ’in-i bârgâh-ı Âl-i Osmânı umûmen Beç kal‘ası altında bırağup hemân Süleymân Şâh hırka-i Resûl'ü ve alem-i Habîbullâh'ı alup niçe iç ağaları top-keşân câmûslarına binüp Ni‘met-Uyvar altından nehr-i Raba'yı ubûr edüp Ustolni-Belgrad'a uğramayup tâ kal‘a-i Beç'den altı gün altı gece de ol şiddet-i şitâda bu Cânkurtaran mahallinde Kovin adası önünde meks eyleyüp Pâdişâh Süleymân Şâh bir kayık ile Kovin adasına geçüp vüzerâlarına buyururlar kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
Serhad ahâlîsi bu cezîreye 72b Kovin derler, Osmânlı Koyun
adası
derler. Şarkdan garba tûlânîsi altmış mîl tavîl bir cezîre-i vâsi‘dir kim arzı …
Serhad ahâlîsi bu cezîreye 72b Kovin derler, Osmânlı Koyun adası derler. Şarkdan garba tûlânîsi altmış mîl tavîl bir cezîre-i vâsi‘dir kim arzı bir fersah enli cezîre-i azîmdir. İçinde yedi pâre ma‘mûr köyleri ve niçe kerre yüz bin aded devâbbâtları ve Cânkurtaranlıların bu kadar bin bâğ-ı İreme-zâtları bu cezîre içindedir. Birkaç ahbâb ile Cânkurtaran'dan atlarımız gemilere koyup bu cezîreye ubûr edüp anda cümle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72a–72b ·
metinde göster ·
… 'yı yıldırup Cânkurtaran'a cân atup eyle cân kurtarup halâs olur. Hâlâ bu Kovin
adasında
on dörd yerde küffâr-ı hâksârın üstühânları püşte püşte yığılıdır ve niçe yüz y …
Ammâ Dervîş Paşa hemân ol cengden sonra at ile nehr-i Tuna'yı yıldırup Cânkurtaran'a cân atup eyle cân kurtarup halâs olur. Hâlâ bu Kovin adasında on dörd yerde küffâr-ı hâksârın üstühânları püşte püşte yığılıdır ve niçe yüz yerde küffâr kafâları lahana yığınları gibi yığın yığın pâymâl-i rimâl galtân olup yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72b ·
metinde göster ·
… flarına serdâr-ı mu‘azzam olup Cânkurtaran'a geldikde bir kayığa binüp bu Koyun
adasına
geçüp münhezim olduğu yerde evlâdı üzre ve cemî‘i celâlî gâzîleri ve kendü şühe …
Ba‘dehu Gâzî Dervîş Paşa bu cezîre ma‘rekesinden halâsdan sonra Budin taraflarına serdâr-ı mu‘azzam olup Cânkurtaran'a geldikde bir kayığa binüp bu Koyun adasına geçüp münhezim olduğu yerde evlâdı üzre ve cemî‘i celâlî gâzîleri ve kendü şühedâları üzre bir kasr-ı âlî inşâ edüp etrâfına niçe bin aded şecere-i müsmirâtlar diküp hâlâ bir ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır. Hamd-i Hudâ bu cümle şühedâları bu mahalde ziyâret edüp rûhlarıyçün bir Yâsîn-i şerîfe tilâvet etdik. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72b ·
metinde göster ·
… serâmed topları var kim tâ Gül Baba burnundan yukaru Eski Budin karşusunda Kız
adasın
döğer. Yukaru katında olan topları Peşte sahrâsı ve Keçkemet sahrâsı ve Vaç kal …
Ve İskele kapusu önünde nehr-i Tuna kenârında ve cisir başına nâzır bir gûne 84b hısn-ı metîn ve kavî sedd-i İskender-vâr Ali Paşa tabyası cemî‘i tabyaların anası ve Peşte kal‘asının babası ve Budin kal‘asının cânı pâresi bir sedd-i Ye’cûc-vâr bir tabya-i üstüvârdır kim yukar[u] Ortahisâr'dan aşağı Su tabyası ve bu Ali Paşa tabyası cihân-ârâ ve bir rükn-i velvele-ârâ tabyadır kim diyâr-ı serhadde misli yokdur. Hattâ nehr-i Tuna taşsa bu tabya bir cezîre-misâl olur. İki kat top çeker, her katında yigirmişer pâre balyemez serâmed topları var kim tâ Gül Baba burnundan yukaru Eski Budin karşusunda Kız adasın döğer. Yukaru katında olan topları Peşte sahrâsı ve Keçkemet sahrâsı ve Vaç kal‘ası vâdîlerin döğüp ol fezâlarda kuş kondurmaz tabyadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a–84b ·
metinde göster ·
cümle taburumuzla anda yatup bu Uyvar tarafında kapdanlarımız top şamataları iş …
"Îsâ hakkıyçün bizim cümlemiz Seçan kal‘asından ve kal‘a-i Honot'dan ve Hollok'den ve Buyak'dan ve Germat'dan ve Semendire'den ve Külvar'dan ve Filek'den ve Diregel'den ve Novigrad'dan ve Leve'den ve Nitre'den ve ma‘denlerden on bin yunak yiğit idik. Uyvar'a imdâda girmek şartıyla gelirken kal‘a-i Galgofça yanında Hovalçat adasında cümle taburumuzla anda yatup bu Uyvar tarafında kapdanlarımız top şamataları işidüp dörd yüz yiğitle bizi bu Uyvar tarafına dil almağa gönderdiler. Biz dahi âmedâne Litre altında bunlara râst gelüp dil alalım derken bunlar bizi kırup esîr edüp dil eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 111b ·
metinde göster ·
… tânım on dâne top atılması on bin asker imdâd gelmesine işâretdir. İşte Komaran
adası
muhâfazasıyçün Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu geldi" deyü haber verdikleri …
"Vallâhi sultânım on dâne top atılması on bin asker imdâd gelmesine işâretdir. İşte Komaran adası muhâfazasıyçün Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu geldi" deyü haber verdiklerinde ertesi çehârşenbe gün yigirmi bin Tatar ve on bin Kardaş Kazak-ı Ak küffâr ve on bin aded Eflak, Voynak ve baş Ispatar bu mezkûr kırk bin aded küffâra serdâr olup kal‘a-i Komaran cânibin muhâfazaya gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 116b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Yemişçi Hasan Paşa Budin üzre mühür ile serdâr-ı mu‘azzam olup Budin'den Kızlar adasından Vaç tarafına cisr-i azîm yapup cümle asâkir-i İslâm cisirden ubûr edüp Koca Murâd Paşa ve Mahmûd Paşa ve Tavîl Mehemmed Paşa ve Etmekçizâde Ahmed Paşa ve Tiryâkî Hasan Paşa ve niçe vüzerâ ve mîr-i mîrânlar ve mîr-i livâlar bir yere cem‘ olup müşâvere ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 136a ·
metinde göster ·
içre üç yüz mikdârı ma‘mûr köyler vardır kim bu köyler içre bir tabur-ı azîm ka …
Ve bu Komaran adası içre üç yüz mikdârı ma‘mûr köyler vardır kim bu köyler içre bir tabur-ı azîm kazmışlar, yüz bin küffâr alır, hîn-i muhâsarada kal‘ayı halâs içün gelen imdâdlar bu tabura dolup ceng edeler. Hâlâ bu kal‘a-i Komaran'ın on beş bin kefere leşkeri mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46a ·
metinde göster ·
… ekseriyyâ iç ağaları piyâde olup berzah ve musîbet çekerek Tuna kenârında Kovin
adası
önünde Cânkurtaran'a düşüp cân kurtardılar.
Hemân bu mahalde Süleymân Hân bu mahalde otağın bırağup Ösek'de{ki} topu ve cümle cebehâne ve hazîneyi götürüp ekseriyyâ iç ağaları piyâde olup berzah ve musîbet çekerek Tuna kenârında Kovin adası önünde Cânkurtaran'a düşüp cân kurtardılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51b ·
metinde göster ·
… eh mâbeyninden gelüp Sirge Kazağı içinden geçüp Doğan kal‘asından aşağı Andirya
adasında
nehr-i azîm Özü'ye dâhil olur. Ve nehr-i Özü kâh şimâle ve kâh kıbleye akarak t …
Bu Aksu tâ Maskov ile Leh mâbeyninden gelüp Sirge Kazağı içinden geçüp Doğan kal‘asından aşağı Andirya adasında nehr-i azîm Özü'ye dâhil olur. Ve nehr-i Özü kâh şimâle ve kâh kıbleye akarak tâ Maskov ile Leh diyârı arasından gelüp bu mahalden ubûr edüp Özü kal‘ası önünde Hasan Paşa kal‘ası burnunda Karadeniz'e munsabb olduğu bin altmış yedide mufassal tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 111a ·
metinde göster ·
… herde on bin kâfir gelüp cümle hayvânât hergelelerimiz sürüp işte henüz Andirya
adasına
doğru gitmededirler. Lâkin hayvânâtları pek süremeyiyorlar. Eğer pâdişâhım, bu …
"Amân pâdişâhım! Andirya Kazağı ve Sirge Kazağı ve Sarıkamış Kazakları pâdişâhımın sefere gidüp bozuldu deyü haber çıkarup ‘Şimden gerü Hân'ın uğuru döndü ve Osmânlı kendiden yüz çevirdi ve Akkirmân'da Hân elindeki yalı ağalığın alup kışlaların cümle âteşe urdu. Fursat ganîmetdir. Biz de Özü kal‘ası askerinin mâlların sürelim’ deyü bu vakt-i seherde on bin kâfir gelüp cümle hayvânât hergelelerimiz sürüp işte henüz Andirya adasına doğru gitmededirler. Lâkin hayvânâtları pek süremeyiyorlar. Eğer pâdişâhım, bu kadar bin askerle murâd edinirseniz ılgar edüp sürülen(?) mâlımız kurtarup mansûr [u] muzaffer olursuz" dediklerinde Hân eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 116b ·
metinde göster ·
… i yaylağ-ı İrem Tat eli: Bir kûh-ı bülenddir kim zirve-i a‘lâsından cümle Kırım
adası
şekl-i müselles râygân temâşâ olunur, zîr[â] mezkûr Sudağ'ın şarkî ve garbî tar …
Der-sitâyiş-i yaylağ-ı İrem Tat eli: Bir kûh-ı bülenddir kim zirve-i a‘lâsından cümle Kırım adası şekl-i müselles râygân temâşâ olunur, zîr[â] mezkûr Sudağ'ın şarkî ve garbî tarafları cümle Tat eli dağlarıdır, ammâ yine cümle Kefe eyâletidir. Lâkin sarp dağları ve belleri çokdur. Ve cümle halkı Rûm ve Laz kavimleridir kim Rûm lisânı söyleşirler. Cümle on beş bin kadar tüfeng-endâz Tat kavmidir. Bunların dani Rûmca kelimâtlar arasında başka ıstılâhları var[dır].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136b ·
metinde göster ·
Ciniviz Frengi elinde iken [Ta]tar hânlardan (---) Hân Kırım'a müstevlî olup le …
Sene (---) târîhinde Kırım adası Ciniviz Frengi elinde iken [Ta]tar hânlardan (---) Hân Kırım'a müstevlî olup leb-i deryâda olan sarp kayalardaki Tat eli dağları ve Kefe kal‘ası ve Sudak kal‘ası ve Menk[û]b kal‘ası ve Balıklava kal‘ası ve İnkirmân kal‘ası ve Sarkirmân kal‘ası ve niçe kal‘alar dahi küffâr elinde kalup cezîre-i Kırım'ın nısfı sahrâlar olmağın tâ Or kal‘asına varınca Tatar'ın olmak üzre küffâr ile akd-i sulh edüp cezîre-i Kırım'ın nısfı Freng'in ve nısfı Tatar'ın olup kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136b ·
metinde göster ·