… ---) mil yine cânib-i garba gidüp Cezîre-i Berak bir küçücek cezîrecikdir, Mora
adasına
karîbdir, anı geçüp (---) mil,
Bundan ubûr edüp aslâ im‘ân-ı nazar ile nazar etmeyüp şâdmânlar ederek cânib-i garba cezîre-i Malta diyerek cezîre-i Çukalar, bunlar dahi kefere Venedik hükmünde birbirine karîb kal‘a-i metînli cezîrelerdir. Önünden ubûr edüp (---) mil cânib-i yıldıza meyl edüp Mora cezîresi kenarında kal‘a-i Koron önünden geçüp andan (---) Kal‘a-i Moton-ı metîn önünden güzer edüp (---) mil yine cânib-i garba gidüp Cezîre-i Berak bir küçücek cezîrecikdir, Mora adasına karîbdir, anı geçüp (---) mil,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 270b ·
metinde göster ·
ve Zaklise ve Kefalonya adalarına varınca bu Körfez deryâsının tûlu bin beş yüz …
Bu Körfez'in bu mahal nihâyetinden tûlu cânib-i kıbleye boğaz ağzındaki Mora vilâyetindeki mukâbil Körfez adasına ve Zaklise ve Kefalonya adalarına varınca bu Körfez deryâsının tûlu bin beş yüz mîldir. Beri şimâl tarafı vilâyet-i Mora ve kal‘a-i Ayamavra ve Arnavudluk'dan vilâyet-i Delvine ve vilâyet-i Avlonya ve kal‘a-i Drac ve kâfirin Kotur boğazı ve Nova kal‘amız. Andan vilâyet-i Dobra-Venedik ve vilâyet-i Hersek sâhillerinde vilâyet-i Pirmorya ve kâfirin kal‘a-i İspilet ve kal‘a-i şibenik ve kal‘a-i Zadra ve kal‘a-i Moran ve kal‘a-i Dodoşka'da körfez tamâm olup karşu tarafıyla cenûbdur. İşpaniye vilâyetinde vilâyet-i Pulya ve vilâyet-i Kalora burnudur kim deryâya beş yüz mîl çıkmış bir burundur. Anın ardı yine Akdeniz kenârında yine vilâyet-i İşpaniye ve vilâyet-i Fransa hükümleridir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 141b ·
metinde göster ·
… llinde Kovin adası önünde meks eyleyüp Pâdişâh Süleymân Şâh bir kayık ile Kovin
adasına
geçüp vüzerâlarına buyururlar kim:
Sene 935 târîhinde Süleymân Hân Beç kal‘asın muhâsara edüp ve şiddet-i şitâ ta‘kîb edüp asâkir-i İslâm'ın cenge iktidârları olmayup bi-emri Hudâ cümle hazâ’in-i bârgâh-ı Âl-i Osmânı umûmen Beç kal‘ası altında bırağup hemân Süleymân Şâh hırka-i Resûl'ü ve alem-i Habîbullâh'ı alup niçe iç ağaları top-keşân câmûslarına binüp Ni‘met-Uyvar altından nehr-i Raba'yı ubûr edüp Ustolni-Belgrad'a uğramayup tâ kal‘a-i Beç'den altı gün altı gece de ol şiddet-i şitâda bu Cânkurtaran mahallinde Kovin adası önünde meks eyleyüp Pâdişâh Süleymân Şâh bir kayık ile Kovin adasına geçüp vüzerâlarına buyururlar kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… flarına serdâr-ı mu‘azzam olup Cânkurtaran'a geldikde bir kayığa binüp bu Koyun
adasına
geçüp münhezim olduğu yerde evlâdı üzre ve cemî‘i celâlî gâzîleri ve kendü şühe …
Ba‘dehu Gâzî Dervîş Paşa bu cezîre ma‘rekesinden halâsdan sonra Budin taraflarına serdâr-ı mu‘azzam olup Cânkurtaran'a geldikde bir kayığa binüp bu Koyun adasına geçüp münhezim olduğu yerde evlâdı üzre ve cemî‘i celâlî gâzîleri ve kendü şühedâları üzre bir kasr-ı âlî inşâ edüp etrâfına niçe bin aded şecere-i müsmirâtlar diküp hâlâ bir ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır. Hamd-i Hudâ bu cümle şühedâları bu mahalde ziyâret edüp rûhlarıyçün bir Yâsîn-i şerîfe tilâvet etdik. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72b ·
metinde göster ·
… herde on bin kâfir gelüp cümle hayvânât hergelelerimiz sürüp işte henüz Andirya
adasına
doğru gitmededirler. Lâkin hayvânâtları pek süremeyiyorlar. Eğer pâdişâhım, bu …
"Amân pâdişâhım! Andirya Kazağı ve Sirge Kazağı ve Sarıkamış Kazakları pâdişâhımın sefere gidüp bozuldu deyü haber çıkarup ‘Şimden gerü Hân'ın uğuru döndü ve Osmânlı kendiden yüz çevirdi ve Akkirmân'da Hân elindeki yalı ağalığın alup kışlaların cümle âteşe urdu. Fursat ganîmetdir. Biz de Özü kal‘ası askerinin mâlların sürelim’ deyü bu vakt-i seherde on bin kâfir gelüp cümle hayvânât hergelelerimiz sürüp işte henüz Andirya adasına doğru gitmededirler. Lâkin hayvânâtları pek süremeyiyorlar. Eğer pâdişâhım, bu kadar bin askerle murâd edinirseniz ılgar edüp sürülen(?) mâlımız kurtarup mansûr [u] muzaffer olursuz" dediklerinde Hân eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 116b ·
metinde göster ·
Ve bu nehr-i Kuban içinde gemiler gezüp tâ Temrik kal‘asına ve Yılanlı
adasına
ve murâd edinse dahi yukaru gemiler gitmek mümkin bir âb-ı hayât nehr-i azîmdir …
Ve bu nehr-i Kuban içinde gemiler gezüp tâ Temrik kal‘asına ve Yılanlı adasına ve murâd edinse dahi yukaru gemiler gitmek mümkin bir âb-ı hayât nehr-i azîmdir kim tâ menba‘ı Dağıstân vilâyetinde kûh-ı Elburz'dan tulû‘ edüp Çerkezistân ile Heyhât sahrâsı arasında yetmiş konak yer cereyân ederek bu Kızıltaş kal‘ası kurbunda Adahon boğazında Karadeniz'e mahlût olur. Bu hakîr dahi gemilerle karşu tarafa geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146b ·
metinde göster ·
… sne feryâdına ve ardına bakmayup Heyhât sahrâsında on gün on gece ılgarup Taman
adasına
gelirler.
"Bire meded, üzerimize düşman geliyor ve kızıl kıyâmet (...) geliyor" deyü askere havf u haşyet verüp cümle mühimmât [u] levâzımât ve cebehâne ve topları ve sâ’ir mühimmâtları bu Türk Or'u mahallinde bırağup Kâsım Paşa feryâd eder, kimesne feryâdına ve ardına bakmayup Heyhât sahrâsında on gün on gece ılgarup Taman adasına gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175a ·
metinde göster ·
… kırk aded kabîleleri Heyhât'da konup göçüp cümle hâsıl olan say yağların Taman
adasına
getirüp fürûht edüp İslâmbol'da say yağının bir vukıyyesi beş akçeye idi, ammâ …
Hattâ bu Kalmık kavmi yigirmi sene mukaddem bu Heyhât sahrâsında vücûdları olmayup cümle Noğay kavminin yüz kırk aded kabîleleri Heyhât'da konup göçüp cümle hâsıl olan say yağların Taman adasına getirüp fürûht edüp İslâmbol'da say yağının bir vukıyyesi beş akçeye idi, ammâ bu Kalmık Heyhât'a kadem basalı kavm-i Noğay târumâr olup say yağ bahâya çıkdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175a ·
metinde göster ·
kâmil altmış mîl karayelin kerte batıdan cânibe gidilir. Ve bu Berak cezîresi ö …
Ve bu Berak adamızdan kâfirin izakilse adasına kâmil altmış mîl karayelin kerte batıdan cânibe gidilir. Ve bu Berak cezîresi önünde kâfir firkatesinden halâs olup 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
… aya gelmez olup ba‘dehu gark olan kadırgayı gayri gemilere asup karşu Istandiye
adasına
götürdü.
Der-hâl-i küffâr-ı dâll: Bir gecenin içinde limanın şimâl cânibinde liman dîvârın münhedim [edüp] bir kadırga ubûr edecek kadar bir kapu yeri açup cümle imdâd getiren firkateler ve kayıklar ve filikalar andan limana girüp çıkmağa başladılar. Vezîria‘zam kolundan bu imdâd getiren kayıklara ve bu kadar bin aded toplar atılup aslâ mâni‘ olmayup yine küffârın imdâd kayıkları gelüp giderdi, zîrâ Sadrıa‘zam kolundan bir top menzili ba‘îd yer idi. Ancak bir gece bir kadırgası gark olup limana girecek yeri sedd edüp bir hafta imdâdı kal‘aya gelmez olup ba‘dehu gark olan kadırgayı gayri gemilere asup karşu Istandiye adasına götürdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 297a ·
metinde göster ·
"Devletli vezîr! Kânûn-ı sultânî üç gündür. Bunlar yigirmi beş günde kal‘ada top ve tüfeng ve cebehâne komayup cümle gemilere taşırlar" deyü feryâd etdiklerinde feryâdları mesmû‘a olmayup yigirmi beş günde kal‘anın cümle zî-kıymet esbâb-ı eşyâların ve cemî‘i girân-bahâ âlât-ı silâh cebehâneleri ve mahbûb ve muhakkaş serâmed topların ve niçe kerre yüz bin güllelerin gülle gülle taşıyup ve cemî‘i sağîr ü kebîr avret ve oğlanlar gemilerle karşu Istandiye adasına taşırken meğer kalyonlara topları korken ku[r]nal nâm iplerden toplar gemilerinin içine uçup karşu tarafa giderken üç pâre gemileri bu kadar bin avret ve oğlanlarıyla döne döne üç pâre gemileri gark oldular. Eyle bozulup târumâr olmuş gemileri var idi kim içinde aslâ cengcisi olmayup ve kürekçileri kalmayup iki gemileri dahi avret ve oğlanları ile gark oldular. Ve cemî‘i tahmîlât mühmelât mâl-â-mâl iken karaya vurdular. Ve ba‘zı soltat gemileri doldurup anbâr ağızlarına dak yükledüp bu neferâtsız gemileri donanmış gemilerinin ortasına alup yelken açup üçer üçer gemiler bu hâl üzre karşu Istandiye adasına geçerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 303b ·
metinde göster ·
"Devletli vezîr! Kânûn-ı sultânî üç gündür. Bunlar yigirmi beş günde kal‘ada top ve tüfeng ve cebehâne komayup cümle gemilere taşırlar" deyü feryâd etdiklerinde feryâdları mesmû‘a olmayup yigirmi beş günde kal‘anın cümle zî-kıymet esbâb-ı eşyâların ve cemî‘i girân-bahâ âlât-ı silâh cebehâneleri ve mahbûb ve muhakkaş serâmed topların ve niçe kerre yüz bin güllelerin gülle gülle taşıyup ve cemî‘i sağîr ü kebîr avret ve oğlanlar gemilerle karşu Istandiye adasına taşırken meğer kalyonlara topları korken ku[r]nal nâm iplerden toplar gemilerinin içine uçup karşu tarafa giderken üç pâre gemileri bu kadar bin avret ve oğlanlarıyla döne döne üç pâre gemileri gark oldular. Eyle bozulup târumâr olmuş gemileri var idi kim içinde aslâ cengcisi olmayup ve kürekçileri kalmayup iki gemileri dahi avret ve oğlanları ile gark oldular. Ve cemî‘i tahmîlât mühmelât mâl-â-mâl iken karaya vurdular. Ve ba‘zı soltat gemileri doldurup anbâr ağızlarına dak yükledüp bu neferâtsız gemileri donanmış gemilerinin ortasına alup yelken açup üçer üçer gemiler bu hâl üzre karşu Istandiye adasına geçerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 303b ·
metinde göster ·
… n u nâlişler ile ağlayarak kal‘anın şimâli mukâbelesindeki on iki mîl Istandiye
adasına
gidüp anda lenger endâht oldukları ân Sadrıa‘zam fermân edüp cümle yeniçeri oca …
"Bu günü görmeyeydim" deyü gözlerin çıkararak feryâd u figân u nâlişler ile ağlayarak kal‘anın şimâli mukâbelesindeki on iki mîl Istandiye adasına gidüp anda lenger endâht oldukları ân Sadrıa‘zam fermân edüp cümle yeniçeri ocağı ve cümle cebeciyân ve topçuyân ve gayri sipâhân ocakları derûn-ı kal‘aya girüp cemî‘i sokak başların zabt u rabt edüp cemî‘i miftâhları teslîm olunan kapuları ve cebehâneleri ve cümle hazîneleri ve ma‘âdin anbârların ve mühimmât levâzımâtların kol kol ahz u kabz etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 304a ·
metinde göster ·
… bir gün mukaddem karşu kıbleleri tarafında deryâ içre kırk mîl ba‘îd olan Çuka
adasına
firkateleriyle ümmet-i Muhammed esîrlerin gönderüp anda hıfz etdirmişler. Anlar …
Ve bu Vitiloz keferelerinin çoğusu firkatecidir. On iki pâre firkatelerin Alî Paşa havfinden biz tahrîre varmazdan bir gün mukaddem karşu kıbleleri tarafında deryâ içre kırk mîl ba‘îd olan Çuka adasına firkateleriyle ümmet-i Muhammed esîrlerin gönderüp anda hıfz etdirmişler. Anlar dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
göndermişler, ammâ anlardan dahi hayr gelmemişdi. Ammâ Vitiloz'un bir azîm lima …
"Biz şimdi Âl-i Osmân ile barışdık" deyü firkatelerin Çuka adalılar kabûl etmeyüp Zakilse adasına göndermişler, ammâ anlardan dahi hayr gelmemişdi. Ammâ Vitiloz'un bir azîm limanı var kim dörd mîl ihâta eder bir körfezdir kim bin pâre gemi alır. Ve dâ’imâ Venedik donanması bu limanda yatup sulanup bu keferelerden imdâd alup Girid küffârlarının dâ’imâ kuvvet-i kalbleri bu Manya küffârı ve âsî Arnavudlukda Kilimente ve Karadağlar ve Dukat dağları ve Kuryeleş dağlarının Arnavud kefereleri Venedik cengcileri idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
… arup yedeğe alup Hereke cezîresine revâne olup bir pâresi seçilüp bizim Sönbeki
adasına
yakın gelüp beyâz bayrak diküp vere ile bir sandal çıkarup bizden ve Sönbeki Ur …
Mel‘ûn küffâr sekiz pâre kalyon iken altı pâre kalup bizden aldıkları şaykayı varup yedeğe alup Hereke cezîresine revâne olup bir pâresi seçilüp bizim Sönbeki adasına yakın gelüp beyâz bayrak diküp vere ile bir sandal çıkarup bizden ve Sönbeki Urumlarından âdemler varup su’âl olundukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y112b ·
metinde göster ·
… telâ oldular. Âhir hukemâ-yı İskender bunlara nafaka tedârük görüp mezkûr Avret
adasına
nefyedüp cümlesi ifâkat bulup halâs oldular.
Bu cezîreye Avret adası demenin sebeb-i tesmiyesi oldur ki, kaçan kim İskender-i Zülkarneyn Irâk memleketlerine sefer edüp Nusaybin kurbunda Karadere nâm mahalde Dârâ Şâh'ı münhezim edüp cemî‘i evlâd [u] ıyâlleri ile sâlimîn ve gânimîn İskenderiyye'de mütemekkin iken Dârâ Şâh'ın cemî‘i avretleri ve oğulları Mısır hevâsına alışamayup cümle cüzâm marazına mübtelâ oldular. Âhir hukemâ-yı İskender bunlara nafaka tedârük görüp mezkûr Avret adasına nefyedüp cümlesi ifâkat bulup halâs oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182b ·
metinde göster ·