… yân edüp cânib-i şarkda nehr-i azîm Araz'a mahlût [olur]. Bu şehrin cümle (---)
aded toprak
ile örtülü hâne-i kadîmleri vardır ve cümle mihrâbdır. (---) câmi‘dir. Evvelâ
Evsâf-ı kal‘a-i Gürcîstân-ı Kara Ardahân: Çıldır eyâletinde Selîm Hân-ı Evvel sene (---) târîhinde feth edüp sancak beği tahtıdır. Beğinin hâssı 300.000 akçedir. Sancağında ze‘âmet 8 ve timar 87, alaybeğisi ve çeribaşısı ve dizdârı ve iki yüz kal‘a neferâtı var. Beğinin cebelüleriyle cümle bin mikdârı asker olur. Ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâ-yı nâgehânîdir. Ve cümle (---) aded nâhiye add olunur. Nakîbü'l-eşrâfı yokdur. Müftîsi Ahıska'dadır. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâber kal‘a-i ra‘nâdır. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ve aslâ bir tarafdan havâlesi yokdur. Cümle iki kat, yetmiş kulleli kal‘a-i ferah-âbâddır. Üç kapusu vardır, biri cânib-i (---)(---). Âsitâne tarafından bir oda cebecileri var. Bu şehr içre Kaya Paşa hânedânı meşhûrdur. (---)322b Bu şehrin zeylinden (---) çayı cereyân edüp cânib-i şarkda nehr-i azîm Araz'a mahlût [olur]. Bu şehrin cümle (---) aded toprak ile örtülü hâne-i kadîmleri vardır ve cümle mihrâbdır. (---) câmi‘dir. Evvelâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 322a–322b ·
metinde göster ·
… ya derler. Bu kayadan yokuş yukaru gidip varoş kefere mahallesidir. Cümle (---)
aded toprak
ile mestûr bâğsız ve bâğçesiz hânelerdir. Ve cümle re‘âyâsı Ermenilerdir. Ve cü …
Karye-i Marik: Ma‘mûr Ermeni köyüdür kim Erzurûm kal‘ası kulunun hâssıdır. Hikmet-i Hudâ bu köydeki mağaraların içinde mâh-ı temmûzda cereyân eden âb-ı zülâller donup buz olur. Kış günleri hammâm suyu gibi ıssı olur. Aceb hikmet-i Perverdigârdır. Ve cümle vilâyet halkı bu mağaralarda katık peyniri ta‘bîr etdikleri peynirlerin bu gârlarda hıfz ederler. Bir serdâb-ı gâr-ı yetîmânlardır. Ve bu yerlere Erzurûm'dan gelirken nehr-i Furât üzre bir göz cisr-i azîmden ubûr edüp beş yüz âdem yokuş yukaru gidüp Keban nâm kayalı yerleri aşup eflâke ser çekmiş kayalardır. Kal‘aya çıkarken bu Kebân kayaları sağ cânibe düşmüş derk-i esfel-vâr câh-ı gayyâ gibi uçurumdur. Ve ayn-ı Munzır dedikleri nehrcik, bu mahalde nehr-i Furât'a mahlût olur. Bu nehr-i Munzır'ın menba‘ı cebel-i Munzır'dan tulû‘ edüp şehrin bâğçeleri içre olan Satır deresiyle bir olup Keban altında nehr-i Furât'a karışır, Âb-ı hayât-ı berrâk bir âk âb-ı nâbdır. Ve Keban kayası nâm mahal kal‘a dibidir, bir âb-ı hayât su kaynar ve bu mahalle karîb Alî kayası derler bir kaya vardır. Bu şehir halkının zu‘munca 340a Hazret-i Alî gelüp belin dayayup istirâhat etdiğiyçün hâlâ bel ağrısına mübtelâ olan kimesne ol kayaya bellerin koysa bi-emrillahi Te‘âlâ şifâ bulur, ammâ hâssası Allah'dandır. Bi-emrillah seng-i mıknatıs gibi bir taşdır. Bu şehr ahâlîsi bu kayaya Eğerli kaya derler. Bu kayadan yokuş yukaru gidip varoş kefere mahallesidir. Cümle (---) aded toprak ile mestûr bâğsız ve bâğçesiz hânelerdir. Ve cümle re‘âyâsı Ermenilerdir. Ve cümle çârsû-yı bâzâr bu varoşdadır. Cümle sağîr [u] kebîr üç yüz dükkândır. Ammâ kârgîr binâ bezzâzistânı yokdur. İki hânları var ve iki hammâmı, biri ulu câmi‘ ile mahkemeye muttasıl Çorbacı hammâmı derler ve Keban'a karîb nehr-i Furât kenarında Kethüdâyeri hammâmı; âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı tarz-ı kadîmdir. Ve bu varoş etrâfında ribât yokdur. Ancak bu varoşdan yukaruda kal‘a-i azîmdir kim evce kad çekmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 339b–340a ·
metinde göster ·
… dır. Cümle evleri birbiri üzre havâleli bayırlı yere vâkı‘ olmuş cümle yedi yüz
aded toprak
ile mestûr kâr-ı kadîm hâne-i etrâk ma‘mûr evlerdir ve cümle üç bin kadar âdemi …
Lisân-ı Türkmân'da "belen" bir yokuş olan yire derler. Haleb eyâletinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe (---) nâhiye köylü kazâdır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vekîli vardır. Cümle evleri birbiri üzre havâleli bayırlı yere vâkı‘ olmuş cümle yedi yüz aded toprak ile mestûr kâr-ı kadîm hâne-i etrâk ma‘mûr evlerdir ve cümle üç bin kadar âdemi vardır. Âb [u] hevâsının letâfetinden halkının reng-i rûyları hamret üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 21b ·
metinde göster ·
… çârsû-yı bâzârı yokdur. (---) nâzır bir kapusu var. Ve aşağı varoş cümle (---)
aded toprak
örtüli bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât sulı ma‘mûr kasabadır. Şehr (---) den neh …
Mîr-i livâsının hâssı (---) akçedir. Zu‘amâsı (---) ve erbâb-ı timarı (---) ve alaybeği ve çeribaşısı vardır. Hîn-i gazâda paşası asker ile cümle sekiz yüz asker olup sefer eşerler. Ve yüz elli akçe kazâdır. Ve cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi vardır. Kal‘ası (---) üzre şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir seng-binâ kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde cümle (---) hâne ve câmi‘i var, ammâ çârsû-yı bâzârı yokdur. (---) nâzır bir kapusu var. Ve aşağı varoş cümle (---) aded toprak örtüli bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât sulı ma‘mûr kasabadır. Şehr (---) den nehr-i sagîr-i (---) cereyân edüp iner. Nehr-i (---) mahlût olur. Bu şehrin ekseriyyâ ahâlîsi Mamalı Türkmânı'dır (---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 62b ·
metinde göster ·
… ür-zûr harâb edüp Cihân Şâh imâr etmişdir. Kal‘ası nehr-i Aras kenârında üç bin
aded toprak
ile mestûr hâne-i ma‘mûr olup yedi câmi‘i ve üç hammâmı ve altı hânı ve bâzâr-ı …
Evsâf-ı kal‘a-i Tesûy-ı bî-sûy-ı pür-sürûr: Tebrîz eyâletinde Merend sultânı hudûdunda şehr-i Tesûy başka sultânlıkdır kim dü-hezâr cengâver dilîrân-ı pehlivânân nökere nâm zâd-ı sultândır. Kadı ve müftî ve ser-tâc-ı seyyidî ve münşî ve daroğa ve kelenter ve yasavul akası ve dizçöken ağası ve altı yüz kal‘a nökerleri ve cebehânesi ve topları vardır. Zamân-ı kadîmde Yezdcürd Şâh'ın Tesûbân nâm bir hurmesi bu kal‘ayı binâ etmeğile {bu şehir Tesûbân ismiyle müsemmâ idi. Ba‘dehû} Timur Şâh-ı pür-zûr harâb edüp Cihân Şâh imâr etmişdir. Kal‘ası nehr-i Aras kenârında üç bin aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûr olup yedi câmi‘i ve üç hammâmı ve altı hânı ve bâzâr-ı muhtasarı olduğu ve şehr-i Merend'e on iki fersah karîb olduğu ve âb u hevâsı ve bâğ u bâğçesi ve mahbûb u mahbûbesi ve me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtından ve düvâzdeh elvân engürü ve melçe emrûdu ve Abbâsî ve peygamber emrûdu rub‘-ı meskûnda nazîri olmayup hoş-hor u âbdâr olduğu bu şehr-i Tesûy'a {mahsûsdur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 301a ·
metinde göster ·
örtülü bâğ u bâğçesiz ve havlıları dar daracık dârlardır. Ve bu Hasan Paşa ile …
Cümle bu kal‘a içre üç yüz aded toprak örtülü bâğ u bâğçesiz ve havlıları dar daracık dârlardır. Ve bu Hasan Paşa ile Piyâle Paşa kal‘aları alçak ve kumsal yerde vâki‘ olmağile aslâ handakları yokdur, zîrâ bir karış zemîni kazsan su çıkup hîn-i muhâsarada aslâ lağım ve meteris kabûl etmez. Anıniçün handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55b ·
metinde göster ·
örtülü evleri olup çârsû-yı bâzâr hammâm ve hân bu kal‘ada yokdur. Ancak kal‘a …
Sitâyiş-i taşra kal‘a içre yüz aded toprak örtülü evleri olup çârsû-yı bâzâr hammâm ve hân bu kal‘ada yokdur. Ancak kal‘a bânîsi Sâhib Geray'ın bir câmi‘i var, tûlen yüz elli ayakdır ve arzen yüz aded kademedir. Mihrâbı üzre "Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün resûlullâh" tahrîr olunup bu hat üzre âyetü'l-kürsî tahrîr olunmuşdur kim üstâd-ı mermer-bür bu hatları taşa eyle yazmış kim cidden sikkeyi mermerde kazmış. Minâresi câmi‘in solunda bir alçak beyâz taş minâre-i zîbâdır. Câmi‘ dahi tarz-ı kadîm alçacık toprak örtülü bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim gazâ mâlıyla binâ olmağın gâyet rûhâniyyetli ve cemâ‘at-i kesîreli dâru't-tevhîd bir musallâ-yı atîkdir. Hattâ bu câmi‘in sol tarafında maşrık cânibine nâzır kal‘anın bir küçük kapucuğu var, ammâ atlı(?) gücile girir çıkar. Bu kapucuğun önündeki handakı üzre makaralar ile asma köprüsü var. Karşu handak kenârında Mehemmed Geray Hân'ın bir küçük hoş hevâ ve hoş binâ hammâm-ı rûşinâsı var, varoşda vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Tuzla: Bir acı göl kenârında üç yüz
aded toprak
örtülü ve dîvârları sığır tezeği ve deryâ eriştesiyle binâ olunmuş evlerdir. Cü …
Menzil-i karye-i Tuzla: Bir acı göl kenârında üç yüz aded toprak örtülü ve dîvârları sığır tezeği ve deryâ eriştesiyle binâ olunmuş evlerdir. Cümle halkı cabalıkdır kim gölden kaya kaya tuz çıkarup tuz emînine verirler. On bin guruş hâsıl olur emânetdir. Elimizde olan yarlığı emîn görüp vâfir ri‘âyet edüp bir altun ulûfemizi verüp bizimle gelen refîkleri kaytarup gayri sekbânlar hâzırladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117b ·
metinde göster ·
… aşağı kal‘a kapusundan taşra dere aşırı bir müslim mahallesi var. Cümle iki yüz
aded toprak
örtülü ve bir mescidli ve bir âb-ı hayât çeşmesinin namâzgâh soffası üzre rûy-ı …
Ve aşağı kal‘a kapusundan taşra dere aşırı bir müslim mahallesi var. Cümle iki yüz aded toprak örtülü ve bir mescidli ve bir âb-ı hayât çeşmesinin namâzgâh soffası üzre rûy-ı dîvârda çeşmenin târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136a ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘e muttasıl cümle yüz aded dükkânlar var. Ve cümle üç yüz
aded toprak
ile mestûr hâne-i ma‘mûrlar vardır. Ve bir câmi‘ dahi kayalar dibinde var, ammâ …
Ve bu câmi‘e muttasıl cümle yüz aded dükkânlar var. Ve cümle üç yüz aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrlar vardır. Ve bir câmi‘ dahi kayalar dibinde var, ammâ ismi hâtırımda yokdur. Ve bir mescid ve bir hammâm ve bir hân, bir mekteb-i sıbyân, bir tekye-i dervîşân, bir medrese-i âlimân var. Ammâ bu şehirde aslâ bâğ u bâğçe yokdur, zîrâ âb [u] hevâsı gâyet bürûdet üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b ·
metinde göster ·
Bu mahalde olan evlere Kâsım Paşa mahallesi derler. Cümlesi iki yüz
aded toprak
örtülü evlerdir. Ve cümle elli aded dükkânlardır. Ve mahkeme-i şer‘-i Resûl-i m …
Bu mahalde olan evlere Kâsım Paşa mahallesi derler. Cümlesi iki yüz aded toprak örtülü evlerdir. Ve cümle elli aded dükkânlardır. Ve mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn bundadır. Ammâ cümle sokakları gâyet daracıkdır ve aslâ kaldırım yokdur. Eyle dîk yollardır kim aslâ araba giremediğinden mâ‘adâ iki atlı birbirlerine râst gelseler geçemezler ve gerüye dönemezler. Anıniçün bu kal‘aya atlılar dahi giremezler, zîrâ kapuları dahi küçükdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a ·
metinde göster ·
… ‘lerdir. Gayrileri ümmeten dörd aded mahalle mesâcidleridir. Ve âmmeten bin yüz
aded toprak
örtülü sâde binâ hânedânlardır. Ve hemeten üç medresedir. Ve yekûneten yedi mek …
El-hâsıl bu Taman şehrinin enderûn [u] bîrûnunda cümleten tokuz mihrâbdır. Beşi salât-ı cum‘a edâ olunur cevâmi‘lerdir. Gayrileri ümmeten dörd aded mahalle mesâcidleridir. Ve âmmeten bin yüz aded toprak örtülü sâde binâ hânedânlardır. Ve hemeten üç medresedir. Ve yekûneten yedi mektebdir. Ve barıten üç aded tekyedir. Cem‘aten iki hammâmdır kim kal‘adadır. Ve dükeleten beş aded hâncıklar ve kişkeneklerdir. Bu Tatarşa ıstılâhlı bu kadar imâretleri vardır, ammâ müftî ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur. Kal‘a dizdârı ve üç yüz aded merdüm-hisârı ve muhtesib ve emîni ve bâcdârı ve yeniçeri serdârı vardır. Lâkin sipâh kethudâyeriyle gayri hâkimleri yokdur. Ve tarîk-i âmlarında dahi aslâ kaldırımları yokdur. Ve bâğ u bâğçesinin dahi bu cezîrede ve bu şehirde vücûdu yokdur, zîrâ hevâsı gâyet bürûdet üzredir ve suları acıdır. Cümle kuyulara muhtâclardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a ·
metinde göster ·
… r. Bir karış kazsan su çıkar. Handak olmak mümkin değildir. Ve içinde cümle yüz
aded toprak
ile mestûr hâne-i ma‘mûrları vardır. Ve kıblesi tarafı nehr-i Kuban'dır. Ve şar …
Kal‘ası bir kumsal zemînde şekl-i murabba‘ kârgîr ve yalın kat dîvârlı sarp kal‘adır kim cirmi dörd yüz adımcıkdır. Her köşesinde birer kullesi var. Her burcları üstlerinde tahta örtülü kubbesi var, ammâ etrâfında handakı yokdur, zîrâ alçak ve kumsaldır. Bir karış kazsan su çıkar. Handak olmak mümkin değildir. Ve içinde cümle yüz aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrları vardır. Ve kıblesi tarafı nehr-i Kuban'dır. Ve şark tarafı Kuban nehrinden azmış bir azîm sığlık göldür, ammâ lezîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
… âb [u] hevâsı hoş ve halkı mahbûb bir vâsi‘ sahrâda bâğlı ve bâğçeli (---) bin
aded toprak
örtülü evlerdir. Ve cümlesi (---) aded mihrâb ve ma‘mûr cevâmi‘lerdir. Evvelâ ( …
Evvelâ bu şehir nehr-i Koy kenârında âb [u] hevâsı hoş ve halkı mahbûb bir vâsi‘ sahrâda bâğlı ve bâğçeli (---) bin aded toprak örtülü evlerdir. Ve cümlesi (---) aded mihrâb ve ma‘mûr cevâmi‘lerdir. Evvelâ (---)(---) câmi‘î.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 164a ·
metinde göster ·
örtülü hâneler Y 8b ve bir câmi‘li müselmân köyüdür ve büyük ze‘âmetdir. Yol …
Karye-i eş-Şeyh Ömer: Yetmiş aded toprak örtülü hâneler Y 8b ve bir câmi‘li müselmân köyüdür ve büyük ze‘âmetdir. Yol üzre bir kubbe-i âlîde Q 5aP 5a eş-Şeyh Ömer hazretleri medfûndur. Bu karyenin cümle dağları ve bâğları beyâz topraklı karyedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y8a–Y8b ·
metinde göster ·
örtülü neferât evleridir. Ve bir mescid ve bir âb-ı hayât çeşmesi var. Hikmet b …
Ammâ taşra kal‘ada Germiyanoğlu câmi‘i ve yetmiş aded toprak örtülü neferât evleridir. Ve bir mescid ve bir âb-ı hayât çeşmesi var. Hikmet bu kim böyle cebel-i âlî üzre aynü'l-hayât çeşmesâr vardır. Ve aşağı yeni hisârda yigirmi kadar toprak örtülü evlerdir. Ve bir tahta minâreli mescidi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y9b ·
metinde göster ·
… çindeki hâneleri cümle garb tarafında Sakız cezîresine doğru deryâya nâzır elli
aded toprak
örtülü evlerdir.
Leb-i deryâda bir alçak kaya üzre Q 27b garb tarafı deryâ, P 27b şark tarafı bayırlı sahrâ ve dağdır ve dağ üzre sâfi bâğdır. Ve kal‘a içindeki hâneleri cümle garb tarafında Sakız cezîresine doğru deryâya nâzır elli aded toprak örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y52b ·
metinde göster ·
… de ancak on hânesi var. Ammâ taşra varoşu bir vâsi‘ çemenzâr dere içre yedi yüz
aded toprak
örtülü ma‘mûr u müzeyyen hâneleri cümle kal‘a-misâl dîvârı metîn evlerdir. Ve h …
Kal‘ası iki tarafı yalçın kayalı derenin ortasında bir sivri cebel-i sağîre üzre şekl-i murabba‘ bir küçük sengîn bünyâd kal‘acıkdır. Kulu ve neferâtı Arabdır, ulûfeleri yokdur. Ve cebehâne ve topu ve tüfengleri dahi yokdur. Kal‘a içinde ancak on hânesi var. Ammâ taşra varoşu bir vâsi‘ çemenzâr dere içre yedi yüz aded toprak örtülü ma‘mûr u müzeyyen hâneleri cümle kal‘a-misâl dîvârı metîn evlerdir. Ve halkı cümle Mâlikiyyü'l-mezheb lecûc kavmi vardır. Ve her hânelerinde birer âb-ı hayâtlı bâğ [u] besâtînli (---)(---) cennet bâğlarıdır. Bu belîde içre olan elif hurmâsı Mısır'da ve Sa‘îd'de ve Elvâhât'da olmaz. Gâyet latîf (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272b ·
metinde göster ·