kapularıdır. Evvelâ Boyacı kapusu ve Kiçikapusu cenûba nâzırdır ve mahkeme kurb …
Ve cümle (---) aded varoş kapularıdır. Evvelâ Boyacı kapusu ve Kiçikapusu cenûba nâzırdır ve mahkeme kurbunda Âsârönü kapusu şarka meftûhdur ve Odunbâzârı kapusu şimâle meyyâldir ve Atbâzârı kapusu şimâle paşa sarâyı kurbundadır. Ve bu bâbların etrâfında olan varoş dîvârı dâ’iren-mâdâr şehr-i Kayseriyye (---) adımdır ve bu sûrun etrâfı handakdır. Vakt-ı şitâda bu handak-ı azîm su ile leb ber-lebdir. Eyyâm-ı bahârda bu handak içre bostân ekerler latîf sebzevâtı olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 64a ·
metinde göster ·
Ve bu şehirden Hân ile kalkup dokuz sâ‘atde yedi aded varoş-ı azîmleri geçüp gâh cânib-i garba ve şimâle gidüp âhir semt-i şarka giderken sekizinci şehr
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 46a ·
metinde göster ·
… i Vârat'ı muhâsara etdikde cümle asâkir-i İslâm meterise girmeyüp Vârat'ın yedi
aded varoşları
içre cümle guzât meks edüp evlerden âlât-ı mülâhaza kal‘ayı üç aded topçuklar i …
Zîrâ sene 1007 târîhinde fâtih-i Egre olan Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis ibn Sultân Murâd Hân vüzerâlarından Satırcı Mehemmed Paşa bu kal‘a-i Vârat'ı muhâsara etdikde cümle asâkir-i İslâm meterise girmeyüp Vârat'ın yedi aded varoşları içre cümle guzât meks edüp evlerden âlât-ı mülâhaza kal‘ayı üç aded topçuklar ile döğüp kurşum urup otururlar imiş. Kırkıncı gün kış kıyâmet ve tûfân ve boran olup herkes evlerinin meterislerinden çıkup Satırcı Mehemmed Paşa üzre gulû edüp bî-feth ve bî-meserret cümle asker-i İslâm Belgrad'a geldiklerin serdârımız Alî Paşa-yı âkıbet-endîş Satırcı Paşa'nın ahvâl-i pür-melâlin tevârîhlerde görüp "Eyle olmasın" deyü kal‘a-i Vârat'ın cümle varoşların âteşe urup ıhrâk bi'n-nâr oldukda kal‘a-i Vârat meydân-ı arbedede sögele kaldıkda hemân derûn-ı hisârda mahsûr olan küffârın dahi derûnlarına taşra varoşun ateşleri te’sîr edüp derûn-ı dilden cenge âhenk etmeğe cidd ü ihtimâm edüp ol gün ol gece kal‘adan sekiz yüz balyemez topları asker-i İslâm üzre endâht idi, ammâ henüz dahi asâkir-i İslâm'dan top u tüfeng atılmayup ancak çerâhorân silihdârân ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmâr meterisler ve sıçan yolları kazarak ileri gidüp toplara çitler ve siperler urup çul ve tobralar ve gayrı tedârikler görmede idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 123a ·
metinde göster ·
… hr-i Virbaz aşrı bir mahalle var. Aded-i hâneleri ma‘lûmum değildir, ammâ bu üç
aded varoşlarda
hân ve câmi‘ ve çârsû-yı bâzâr ve hammâmlar yokdur, ammâ ravza-i rıdvân misilli …
Ve dahi bir varoş Banaluka kapusundan taşra üç yüz hâneli kefere ve müslim hâneleri var ve bir varoş dahi nehr-i Virbaz aşrı bir mahalle var. Aded-i hâneleri ma‘lûmum değildir, ammâ bu üç aded varoşlarda hân ve câmi‘ ve çârsû-yı bâzâr ve hammâmlar yokdur, ammâ ravza-i rıdvân misilli bâğ u bâğçeleri gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 152a ·
metinde göster ·
… d-i zincîr oldular. Bu mahalle nehr-i Şamos yakın cereyân eder. Ertesi gün dörd
aded varoşları
yakup ve niçe eller ve köyler yakup cümle keferelerin esîr edüp kimin dendân-ı …
Bir ma‘mûr [u] âbâdân nâhiye idi. Eyle berbâd olundu kim ma‘mûrâtdan aslâ eser kalmayup cümle halkı esîr ü bend-i zincîr oldular. Bu mahalle nehr-i Şamos yakın cereyân eder. Ertesi gün dörd aded varoşları yakup ve niçe eller ve köyler yakup cümle keferelerin esîr edüp kimin dendân-ı tîğdan geçirüp nehr-i Şamos'u atlar ile bî-pâk ayakdan geçüp ol gün sahrâlar içre seğirdüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10b ·
metinde göster ·
Ve bu zikri sebkat eden otuz aded kal‘alar ve yetmiş
aded varoş-ı
mu‘azzamlar ve yedi yüz aded kasaba-misâl ma‘mûr u âbâdân kurâların cümle hâkim …
Ve bu zikri sebkat eden otuz aded kal‘alar ve yetmiş aded varoş-ı mu‘azzamlar ve yedi yüz aded kasaba-misâl ma‘mûr u âbâdân kurâların cümle hâkimleri ve irşekleri ve kapudanları ve birovları ve şagları ve papasları cümle hedâyâlarıyla huzûr-ı Sadrıa‘zama gelüp pâypûş-ı vezîr-i dilîri bûs edüp itâ‘at etdiklerinde cümle kılâ‘ların kapdanları ellerine mu‘âfnâme emrleriyle muhâfazacı beğler ve paşalar ihsân olunup cümle kal‘alar eyâlet-i Uyvar kayd olunup eyâlet-i Uyvar Kurd Paşa'ya sadaka olundu, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 122a ·
metinde göster ·
… Egre cümle (---) aded kazâ yerdir ve bu eyâletde cümle (---) aded kurâ ve kırk
aded varoş-ı
azîmler var. Cümleden büyük şehr-i azîm-misâl varoşlarından Dobroçin varoşudur …
Ve eyâlet-i Egre cümle (---) aded kazâ yerdir ve bu eyâletde cümle (---) aded kurâ ve kırk aded varoş-ı azîmler var. Cümleden büyük şehr-i azîm-misâl varoşlarından Dobroçin varoşudur kim on iki bin Macar evidir. Ve dörd bin çuka işlenir dezgâhı ve on iki aded elleri gümüş deyenekli zâbit u hâkim kefere birovları var. El-hâsıl kırk elli bin re‘âyâsı olup gûyâ bir şehr-i azîmdir, ammâ kal‘ası yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36a ·
metinde göster ·
Aslâ havâlesi yokdur ve içinde bir mu‘azzam kilisesi var, eflâke ser çekmiş bir çanlığı var, gâyet musanna‘ nümâyân idi, ammâ bizi iç kal‘aya komayup aşağı kal‘a kurbunda kapudanı hakîre ziyâfet edüp aşağı kal‘ayı temâşâ eder şeklinde olduk, hayli büyük varoşdur. Birkaç kenîseleri ve çârsû-yı bâzârları ve iki bin mikdârı tahta örtülü evleri ve üç aded varoş kapuları ve etrâfı şarampav handaklı metîn varoşdur, ammâ Bakvan dağlarına doğru bâğları bî-hadd [ü] bî-pâyândır. Lâkin katanası gâyet eşkıyâ dilâver küffârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b ·
metinde göster ·
azîmi dahi var, altı varoş idi, birini henüz yıkup beş kaldı. Bizim oturduğumuz …
Bu varoşdan mâ‘adâ Beç kal‘asının etrâfında beş aded varoş-ı azîmi dahi var, altı varoş idi, birini henüz yıkup beş kaldı. Bizim oturduğumuz varoş ile altı varoşdur. Lâkin Beç kal‘asının cânib-i şarkîsinde Beç suyu aşırı Tabahâne varoşu cümle debbâğlar ve güdericiler ve kirişçiler ve boyacılar ve koyun ve sığır ve hınzîr kassâbları cümle bu varoşda sâkin olup şehirde aslâ zî-rûh kısmı boğazlanmayup kan dökülmez pâk şehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 57a ·
metinde göster ·
Kal‘anın cânib-i erba‘asında bâğ-ı İremden nişân verir yedi
aded varoş-ı
azîmleri olup her birinde birer gün âdem deryâsı olup bâzâr dururdu. Hâlâ ol za …
Kal‘anın cânib-i erba‘asında bâğ-ı İremden nişân verir yedi aded varoş-ı azîmleri olup her birinde birer gün âdem deryâsı olup bâzâr dururdu. Hâlâ ol zamândan berü bu bâzâr kal‘a önündeki meydânda her gün durmak âdet-i kadîme olup cümle re‘âyâ vü berâyâ mahbûbe kızlar ve mahbûbe kâlim avretler gizlice esbâbların bu bâzâra getirüp fürûht ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
… da kefere Tatlar ve Urûmlar ve Ermenîler sâkinlerdir. Bu göl etrâfında olan iki
aded varoşların
dahi çevrelerinde hisâr ve handaklar yokdur.
Ve cümle yüz elli aded dekâkînlerdir. Ekseriyyâ bunda kefere Tatlar ve Urûmlar ve Ermenîler sâkinlerdir. Bu göl etrâfında olan iki aded varoşların dahi çevrelerinde hisâr ve handaklar yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a ·
metinde göster ·
Ve cânib-i erba‘asında kal‘adan hâric bâğ-ı İrem-misâl dörd
aded varoş-ı
azîmleri var kim her biri birer kasaba-misâl ma‘mûr mahallelerdir kim her birin …
Ve cânib-i erba‘asında kal‘adan hâric bâğ-ı İrem-misâl dörd aded varoş-ı azîmleri var kim her biri birer kasaba-misâl ma‘mûr mahallelerdir kim her birinde beşer altışar aded manastırları ve kırkar ellişer aded dükkânları olup cemî‘i dağ u râğlarında bâğları bâğ-ı Merâmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334a ·
metinde göster ·
mahallâtlarıdır. Evvelâ Palor mahallesi ve Vutoş mahallesi ve Manalat mahallesi …
Der-aded-i esmâ-i mahallât-ı Ergiri: Cümle sekiz aded varoş mahallâtlarıdır. Evvelâ Palor mahallesi ve Vutoş mahallesi ve Manalat mahallesi ve Hacı Beğ mahallesi cümleden büyükdür. Ve Dündar mahallesi ve bâlâda Memi Beğ mahallesi. Bunlar gâyet ma‘mûr mahallâtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 354a ·
metinde göster ·
. Biri cereyân eden nehrin kal‘a tarafında vîrân kal‘a dibine dek varmışdır. Cüm …
Ammâ bu şehir iki aded varoşdur. Biri cereyân eden nehrin kal‘a tarafında vîrân kal‘a dibine dek varmışdır. Cümle üç yüz aded bâğlı ve cinînli ve serâpâ kiremit örtülü vâsi‘ havlılı serâpâ kefereler sâkin olur, aslâ müselmân yok bir büyük kasaba-i ra‘nâdır. Cümle yüz mikdârı dükkânları var, her gûne esnâf bulunur. Ve ba‘zı berber ve na‘lbend ve derzî gibi müslim ehl-i hırefler vardır, ammâ bu varoşda sâkin olmayup kuyunun karşu tarafında olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 377b ·
metinde göster ·