… ida paşanın otak develeri ve matbah ve dış kilâr ve ahûr ocağı ağırlığı yigirmi
aded yarar
ehl-i beled kulağuzlar ile vakt-i seherde ba‘zı atlılar dahi ubûr etdiler.
Menzil-i karye-i Karakeçili: Bu dahi Çorum sancağı hâkinde iki yüz hâneli Etrâk köyüdür. Kızılırmağ'a bir sâ‘at karîbdir. Bu köyde ol gice yine azîm karlar ve dipi ve boranlar olup sekbân ve sarıca haşerâtları cümle ehl [ü] ıyâlleri hânelerinden çıkarup beşikleri ma‘sûmlarıyla kar üzre bırağup kuyuların kazup ve kapu eşiklerin kırup atları seyishânelerin re‘âyâ tennûrlarının başına çeküp Merzifon'dan berü Gümüş'de ve Dankazâ'da olan fezâhat [u] zulümleri Yûsuf-ı Haccâc etmemişdir. Her ne hâl ise ale's-sabâh bu Karakeçili köyünden kalkup Kızılırmağ'ın Çâşnigîr köprüsüne gitmeyüp Karakeçili geçidine gelüp sû’-i tedbîr edüp karşu tarafa geçmek murâd edinüp bir kaç menzil Çâşnigîr cisrine gitmediler. Meğer bî-emân geçid imiş. Gerçi kar teskîn oldu ammâ şiddet-i şitâ ol mertebede kim âdem at üzre, atlar zemîn üzre durmada berk-i hazân gibi dir dir ditrer. Ne hâl ise cümle askere alay çavuşları tenbîh edüp ibtida paşanın otak develeri ve matbah ve dış kilâr ve ahûr ocağı ağırlığı yigirmi aded yarar ehl-i beled kulağuzlar ile vakt-i seherde ba‘zı atlılar dahi ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 351a ·
metinde göster ·
Ba‘dehû Hân Turla nehrinin Mayak geçidinden ve Otyarık geçidinden üç günde geçüp yedi günde vatan-ı aslîsi olan Kırım diyârına sâlimîn ü gânimîn ve mansûr u muzaffer varup üç gün üç gece şehir donanması olup mukaddemâ Kaya Sultân'a göndereceği ta‘ahhüd etdiği iki yüz kız ve iki yüz gulâmlar ve on çift doğan ve toykun ve sunkur kuşlar ve Paşa'ya elli aded yarar tîrkeş getürür bahâdır gulâmlar ve niçe girân bahâlı eşyâlar gönderüp ahdlerine vefâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 52b ·
metinde göster ·
… den cümle guzâta selâm eyle" deyü keseleri ve hil‘at ve çelenkleri verüp üç yüz
aded yarar
Akkirmân ve Paşalı askeriyle hakîre du‘â edüp yine ol gün Akkirmân'dan Turla'yı …
"Vekîlim olup bu hil‘atları cümle ağavâtlara defter mûcebince geydirüp başlarına bism-i İlâh ile sokup bizden cümle guzâta selâm eyle" deyü keseleri ve hil‘at ve çelenkleri verüp üç yüz aded yarar Akkirmân ve Paşalı askeriyle hakîre du‘â edüp yine ol gün Akkirmân'dan Turla'yı ubûr edüp bir gün bir gecede yine kal‘a-i Özü'ye gelüp cümle a‘yân-ı devlet ile buluşup dîvân-ı pâdişâhî olup küt-â-küt mehterhâneden sonra Paşa kethüdâsı yanına cümle hil‘at-i pâdişâhîleri yığup ayak üstüne kalkup eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 61b ·
metinde göster ·
… ğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Hîn-i gazâda cebelüleri ile cümle (---)
aded yarar
ve nâmdâr asker olup kapudan paşa ile berren u bahren sefer eşerler. kapudan pa …
Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Hîn-i gazâda cebelüleri ile cümle (---) aded yarar ve nâmdâr asker olup kapudan paşa ile berren u bahren sefer eşerler. kapudan paşa dahi bin aded cebelü askeriyle sefer eşmek kanûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 94b ·
metinde göster ·
… [u] kuvâ olmak ile Ahmed Ağa'mızdan ve beğden me’zûn olup sekiz atımla ve yedi
aded yarar
huddâm-ı pür-silâhlarımla bism-i İlâh deyüp,
Hamd-i Hudâ cümle guzât-ı müslimîn mansûr u muzaffer olup mâl-ı ganâ’imler ile muğtenim olup İstifan Beğ'i Boğdan tahtına oturdup üç gün üç gece sürûr [u] şâdumânlar fermân olunup ol ân sa‘âdetlü pâdişâha feth [ü] fütûhât müjdeleri giderken Bucak Tatarı ve Kırım Tatarlarına bozulan küffâr-ı dûzah-karârın ardları sıra kovmak fermân olundukda hakîrin atları tavlı ve vücûdumda kuvvet [u] kuvâ olmak ile Ahmed Ağa'mızdan ve beğden me’zûn olup sekiz atımla ve yedi aded yarar huddâm-ı pür-silâhlarımla bism-i İlâh deyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 102b ·
metinde göster ·
Bu kal‘alardan Façatlı Alî Ağa refîkimizin bildiği gâzîlerden beşer
aded yarar
yiğitler alup andan 3 sâ‘at yine nehr-i Moroş kenârıyla dağlar ve beller aşup,
Bu kal‘alardan Façatlı Alî Ağa refîkimizin bildiği gâzîlerden beşer aded yarar yiğitler alup andan 3 sâ‘at yine nehr-i Moroş kenârıyla dağlar ve beller aşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121a ·
metinde göster ·
… a topçular ağası ve bir oda cebeciler ağası vardır ve kal‘a dizdârı ve altı yüz
aded yarar
neferâtları ve şeyh-i islâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfları vardır ve …
Âsitâne tarafından Yeniçeri Ağası Halîl Ağa üç aded oda yeniçeriler ile muhâfazacılardır ve bir oda topçular ağası ve bir oda cebeciler ağası vardır ve kal‘a dizdârı ve altı yüz aded yarar neferâtları ve şeyh-i islâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfları vardır ve şehir subaşısı ve muhtesib ağası ve bâcdârı ve mi‘mârbaşısı ve harâc ağası vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134b ·
metinde göster ·
ve nâmdâr kal‘a neferâtları va bâcdârları var, ammâ müftîsi ve nakîb ve sipâh k …
Ve kal‘a kapudanı ve altı yüz aded yarar ve nâmdâr kal‘a neferâtları va bâcdârları var, ammâ müftîsi ve nakîb ve sipâh kethüdâyeri yokdur, lâkin Budin ve Eğri yeniçeri serdârları ve a‘yân [u] eşrâfları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 158a ·
metinde göster ·
Bu kal‘ada iken Sarhoş İbrâhîm Paşa[dan] mektûblar gelüp, "Benüm oğlum Evliyâ Efendi, Maslovin kal‘asına ve kal‘a-i Virovoniçse ve kal‘a-i Valina'ya giderken elbette Bihke'ye giden âdemlerimiz cümle mâl ile Bihke'den çıkup cenâbınıza ol kal‘alarda buluşurlar ve ol kal‘adan ikişer yüz 160a tüfeng serhad yiğitlerinden almayınca kâfiristân içine girmeyesin. İnşâ’allâh ben de beş yüz aded yarar şehbâz yiğitler gönderi[ri]z, ammâ lutf eyleyüp kâfiristân-ı Hırvadistân kaht [u] galâ yeridir. Askerimiz sizi anda vâsıl etdikden sonra bir ayak mukaddem ileri bize bir mektûb-ı mahabbet-uslûbunuz bu cânibe gönderesiz" deyü mektûb geldikden [sonra] kal‘a-i Brut'dan kalkup bu kerre cânib-i şimâle karavullar ile dağlı ormanlı yerler gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 159b–160a ·
metinde göster ·
… 2a⟧ Türk öldü ve yetmişi esîr oldu. Kapudan gidi kendisi esîr olunca bizden beş
aded yarar
kapudanlarımı kapudan kendi eliyle at üzre kesüp kendi de ağır gövde ile atdan …
Bir âkıl ve müdebbir ve mutabassır kefere idi. Hattâ Bihke kapudanı içün eydir: "Bârekallâh, kapudan nefsinde bahâdır dilâver erdir. Yedi hersekimiz içinde dolusu içilirdi ve nâmı yedi dîvânda okunurdu, ammâ ceng hâlidir. Zanca derler Allâh elinde bir hâldir kim Allâh onu bizim elimize giriftâr eyledi, lâkin kendi esîr düşünce bizden sekiz bin altmış cân toprağa düşürüp, anlardan kırk 162a Türk öldü ve yetmişi esîr oldu. Kapudan gidi kendisi esîr olunca bizden beş aded yarar kapudanlarımı kapudan kendi eliyle at üzre kesüp kendi de ağır gövde ile atdan tekerlenüp üç bin Hıristiyânımız yanına vardıklarınca Tatar niçe âdemlerimiz dahi kırup âhir kendüyi bağlayup bu kadar yıldır esîr-i bend-i zincir idi. Elhamdülillâh şimdi elimizden kurtulup öldürdüğü Hıristiyânlarımızın âhiretde cevâbın veregitsin" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 161b–162a ·
metinde göster ·
… i. Seydî Ahmed Paşa da bu habere muttali‘ olup her bâr serdâra geldikde iki bin
aded yarar
ve cengâver ve dilâver ve server-i hünerver serdengeçdi yiğitlerle pür-silâh âm …
Hikmet-i Hudâ ol günlerde Köpürlü Mehemmed Paşa'dan emr-i şerîf ve hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûn gelüp Seydî Ahmed Paşa'nın başın istemişler. Alî Paşa'nın aklı başından gidüp, "Bu sefer üzre böyle gâzî yiğide kıymak ne demekdir?" deyüp hatt-ı şerîfi güm etdi. Seydî Ahmed Paşa da bu habere muttali‘ olup her bâr serdâra geldikde iki bin aded yarar ve cengâver ve dilâver ve server-i hünerver serdengeçdi yiğitlerle pür-silâh âmâde gelüp bî-bâk ü bî-pervâ gelüp giderdi. Bir gün Seydî Gâzî, efendimiz Melek Ahmed Paşa'ya gelüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 183b ·
metinde göster ·
… kapulu ve kesme kaya handaklı bir kal‘a-i cedîddir. İçinde dizdârı ve yedi yüz
aded yarar
ve bahâdır pâ-bürehne ve ser-bürehne kotur şehbâz ve dilâver ve zorâver u şehnâ …
Kara Dağ nâm bir sengistân-ı bî-amân içinde çâr-kûşe bin seng binâ metîn ve burc [u] bârûları ve dendân-ı bedenleri sedd-i hasîn bir kapulu ve kesme kaya handaklı bir kal‘a-i cedîddir. İçinde dizdârı ve yedi yüz aded yarar ve bahâdır pâ-bürehne ve ser-bürehne kotur şehbâz ve dilâver ve zorâver u şehnâz yiğitleri var, şeb [ü] rûz Kotur kâfirleriyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl etmede mücâhid fî-sebîlillâh gâzîlerdir, ammâ libâsları gâyet mudhikâne libâslardır, sevâhil diyâr olmağile âb [u] hevâsı letâfetinden halkının kadd [ü] kâmetleri çınar-ı bâlâlar gibi serâmed fidâyî yiğitlerdir. Başları Adana kabağı kadar büyükdür ve bâzûları tohuma gelmiş dolma kabağı kadar kalın bâzûları var ve sîne-i pür-kîneleri husrevânî küp gibi güm gü[m] sadâ verir vâsi‘ [ü] arîz sadr-ı mücessemleri var, ya‘nî merd-i kelâm bu mertebe cüssede olan gâzîler ol kadar ten-dürüst ve zinde ve cüst ü çapük ü çâlâkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 35a ·
metinde göster ·
Çünki ol gün vakt-i gurûb oldu, Üstürgon kal‘asından efendimiz Kadızâde İbrâhîm Paşa'ya üç yüz aded yarar ve nâmdâr kulağız yiğitler gelüp mukaddemâ fermân-ı vezîr-i dilîr üzre İbrâhîm Paşa efendimiz dahi Nigebolı askeriyle ve kendinin (---) aded güzîde askeriyle karavula gitmeğe süvâr olunca ordumuzda sıbyân u gılmânlardan gayri bir ferd-i âferîde kalmayup pür-silâh güzîde asker ile karavula revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b ·
metinde göster ·
Meğer küffârın piyâdeleri Üstürgon kal‘asının sademât-ı toplarından niçe bini mürd-i hurd olup bizim piyâdelerimiz anlar ile köpek cengi gibi hırran ve fehırran ceng ederken der-ceng-i evvel bizden Paşa mü’ezzini ve Çento İbrâhîm ve hakîrin bir memlûkü ve İmrahor Yûsuf Ağa el-hâsıl bu yedinci savaş-ı perhâşda yetmiş aded yarar ve nâmdâr güzîde ağalarımız şehâdet câmın sâğar-ı kevser-i Ali'den nûş edüp na‘şe-i mübârekelerin gerü ordu-yı İslâma getirdiler ve niçe yüz aded mecrûhlarımız dahi haymelerimize yetirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 103a ·
metinde göster ·
… fı yokdur, ammâ Egre kulu serdârı ve dizdârı ve on aded kal‘a ağaları ve üç yüz
aded yarar
kal‘a neferâtları ve muhtesibi ve bâcdârı ve emîni ve harâc ağası ve mi‘mâr ağa …
Hâlâ Mehemmed Hân-ı Sâlis tahrîri üzre Egre eyâletinde başka paşa sancağı tahtıdır. Kânûn üzre paşasının hâss-ı hümâyûnu 400.000 akçedir. Taht-ı livâsında 12 ze‘âmeti [ve] 353 tîmârı var. Alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşısı var. Kânûn üzre erbâb-ı tîmârları ve paşası cebelüleri ile hîn-i seferde altı bin aded güzîde asker olur. Ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır, ammâ müftî ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, ammâ Egre kulu serdârı ve dizdârı ve on aded kal‘a ağaları ve üç yüz aded yarar kal‘a neferâtları ve muhtesibi ve bâcdârı ve emîni ve harâc ağası ve mi‘mâr ağası ve şehir kethudâsı vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34b ·
metinde göster ·
… l hedâyâlar ile nâmeler ile Eflak ve Boğdan beğlerine mektûblar verüp ve üç yüz
aded yarar
kâfir refîkler koşup kral ve sâ’ir iş erleriyle vedâlaşup,
Ertesi gün sepet-i sandûkumuzdan Nemse çâsârı vezîri koca Rudolfoş'un ve Vezîr Palatinuş'un ve Vezîr Zoza'nın ve Vezîr Mantikukula'nin ve baş irşeklerin ve ba‘zı nemeşlerin mektûbların Erdel kralına verdikde vâfir hazz edüp çâsâra bizim elçi Kara Mehemmed Paşa'nın buluşup nice ta‘zîm ü tekrîm olunduğun ve ne yüzden buluşup niçe mu‘âmele olunduğunun ahvâllerin su’âl edüp hakîr dahi kralın su’âline cevâblar verüp ba‘dehu yine uşarlar(?) hakîri konağımıza götürüp kâmil üç hafta pâdişâhâne gûnâ-gûn sayd [u] şikârlarda zevk u safâlar edüp ba‘dehu hakîre üç yüz Erdel altunu ve bir kîse Nagban Ejder kal‘ası guruşu ve bir pastav çuka ve on top kumâş ve beş karabina tüfeng ve beş sâ‘at ihsân etdi. Avreti Mayfırav dahi bir gayri şeyler ihsân etdiği zann-ı gümân olunmaya, zîrâ iç oğlanları dahi çok metâ‘lar verdiler. Ve kral Eflak ve Boğdan beğlerine ve iş erlerine ve Leh kralına ve Varşalka Kral'a ve Krakov kralına ve Tımışvar vezîrine ve Yalı ağası kalga sultân ve nûreddin sultâna ve bizzât Kırım hânı Mehemmed Geray Hân'a 92b götürmede hafîf bahâda sakîl hedâyâlar ile nâmeler ile Eflak ve Boğdan beğlerine mektûblar verüp ve üç yüz aded yarar kâfir refîkler koşup kral ve sâ’ir iş erleriyle vedâlaşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 92a–92b ·
metinde göster ·
… tân [ve] Ivaz Geray ve Cânbeh Geray ve Mübârek Geray nâm oğullarını alup üç yüz
aded yarar
koşkol atlı askeri âmâde edüp Çufud kal‘asından esîri olan Şeremet Ban kâfiri d …
"Baka kişiler, yigirmi yedi yıl evvel bir vâkı‘a gördüm idi. Dağıstân pâdişâhının eteğin kaldırup başımı eteği altına sokup ‘Dahil pâdişâhım’ dedim. Ol zamân bu düşümü Evliyâ Çelebi'ye eyitdim idi. O da ‘Belki pâdişâhım Dağıstân pâdişâhı üzre gidesiz’ dedi. Şimdi işte ol düş bu günkü gün zuhûr ediyor. Ben Kumuk şâhına gidüp başımı hırkaya çeküp şimden gerü bu sinn-i sâlimde bana ne tâc ve ne raht u baht u taht lâzım değildir" deyüp hazînesin açup meğer birkaç gece evvel yüz hurc yükü götürmede yenli ve bahâda ağır şeyleri bırağup büyük oğlu Ahmed Geray Sultân'ı bırağup Selîm Geray Sultân [ve] Ivaz Geray ve Cânbeh Geray ve Mübârek Geray nâm oğullarını alup üç yüz aded yarar koşkol atlı askeri âmâde edüp Çufud kal‘asından esîri olan Şeremet Ban kâfiri demirden çıkarup anı dahi bir ata bindirüp dest ber-kafâ kayd [u] bend edüp ol dahi hâzır oldukda hemân hakîr gördüm kim bu seferde Kırım'a gelişim rûz-ı menhûs imiş. Ayrılık günlerin görünce bir âh-ı serd-i kebûd(?) çeküp eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 144a ·
metinde göster ·
… askov seferine at bağlansın" deyü dellâllar nidâ edüp Hân-ı âlî-tebâr kâmil bin
aded yarar
ve nâmdâr tüfeng-endâz yiğitler yazdı. Ve beş yüz tüfengli kalga sultân yazdı. …
Çünki sabâh oldu hemân hân-ı âlîşân-ı müdebbir cân "Maskov seferine at bağlansın" deyü dellâllar nidâ edüp Hân-ı âlî-tebâr kâmil bin aded yarar ve nâmdâr tüfeng-endâz yiğitler yazdı. Ve beş yüz tüfengli kalga sultân yazdı. Ve beş yüz tüfeng-endâz nûreddîn sultân yazdı. Ve üç yüz tüfeng-endâz Hân vezîri İslâm Ağa yazdı. Ve mukaddemâ Çerkez vilâyetinde rehin olan Çoban sultânları henüz iki bin tüfeng-endâz ile gelmişler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Alî Paşa-yı âkıbet-endîş Zarnata kal‘asına iki bin
aded yarar
ve nâmdâr kul koyup ve cemî‘i cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtların müstevfâ …
Ba‘dehu Alî Paşa-yı âkıbet-endîş Zarnata kal‘asına iki bin aded yarar ve nâmdâr kul koyup ve cemî‘i cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtların müstevfâ görüp sene 1081 Rebî‘u'l-âhir'inin evvel Cum‘ası Hunkâr câmi‘inde edâ olunup hakîr savâbına kasd edüp müezzinlikler edüp Manya vilâyetinin yetmiş yedi pâre kurâların mâ-vaka‘ı üzre kefere başına harâclar ve köylerinin cümle evlerin tahrîr etdiğim defterleri Alî Paşa'ya verüp hakîre bir hil‘at-i fâhire geydirüp bir Manya kölesi ve iki aded Manya kızları ve bir küheylân at ve üç yüz Frengî altun ve üç yüz guruş dahi hüddâmlarıma birer çuka ve birer kumâşlar ile ihsân [u] in‘âmlar edüp buyurdular kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 337a ·
metinde göster ·