… rin leb-i deryâda olan firkatelerine sarılup ân-ı vâhidde amân vermeyüp on yedi
adedin
kabza-i tasarrufa alup içinde olan esir ümmet-i Muhammed'i halâs edüp anlara kü …
Balçıkbaşı nâm bir mahalde hayme ü hargâhlarımızla meks edüp hâb-ı râhatda yatarken re‘âyâdan bir recül-i sâlih gelüp paşaya mülâkî olup eydür "Sultânım, deryâda otuz altı pâre Kazak-ı Ak şaykaları gezer, ihtimâldir muvafık eyyâm ile vakt-i Şâfi‘îde bu Balçık iskelesin nehb ü gâret ede" deyü paşayı haberdâr edüp gitdi. Paşa dahi Zıpır Bölükbaşı ve Gırbo ve Çento ve Hüseyin Bölükbaşıları yüzer yiğitleriyle piyâde ve bin aded güzîde esb-i tâzî-süvâr Abaza ve Çerkes ve Gürcî yiğitlerin ileri nısfu'l-leylde gönderüp bir kemîngâhda karâr etdiler. Hikmet-i İlâh ile vakt-i Şâfi‘îde Kazak karaya âdem döküp Balçık şehrinin cânib-i erba‘asından âteşe urup ahâlî-i belede telâş el verüp halk vâveylâda iken Kazak-ı Ak şehri nehb ü gârete başlayup "poz yoz" deyü feryâd ederken deryâda olan otuz altı pâre şaykaları dahi vakt-i Hanefî'de imdâda gelüp kenara çıkup anlar dahi imdâd-ı gârete gidüp gemilerinde ancak beşer onar kefere ve fecere kaldı. Hemân vakt-i sabâh olunca bizim kemîngâhda olan piyâde sekbân ve sarıca arıları dağdan teper aşağı "Allah Allah" sadâsına rehâ buldurup der-ceng-i evvel kâfirin leb-i deryâda olan firkatelerine sarılup ân-ı vâhidde amân vermeyüp on yedi adedin kabza-i tasarrufa alup içinde olan esir ümmet-i Muhammed'i halâs edüp anlara kürek çekdirerek deryâya alarga olup firâr eden kayıkları dahi ahz edüp içindeki beşer onar küffârı kayd-bend edüp esîrlikden halâs olan ibâdullah ile ba‘zı paşa efendimiz levendâtları deryâda levarime edüp demir bırakdılar. Bu kerre şehri gâret eden küffârlar bu hâli görüp karada kalup cânlarından Balçık iskelesindeki buğday anbarlarına girüp cenge âhenge başlayup kimi dağlara firâr ederken efendimiz Melek Ahmed Paşa ılgar ile Balçık başından imdâda gelirken bu firâr eden küffârlar râst gelüp kimin esîr ve kimin kelle paça edüp kimi dağlarda Dobruca Çıtağı eline girüp esir olmada. Ammâ beri tarafda Balçık şehri içre mahzenlere kapanan Kazaklar cân havliyle ceng [ü] cidâl edüp hemân paşa, askerine bezl-i mâl ihsân ederek "Koma şehbâzlarım, cümle mâl-ı ganâ’im [ü] üserâ sizin olsun" deyü alay çavuşları nidâ edince anbarları bizim asker âteşe urup damları delüp yedi sâ‘at-i nücûmî ceng-i azîm olup üç yüz kâfir esîr ve dörd yüz kelle ve paça ve otuz altı pâre şayka feth olup cümle bölükbaşılar çelenkler ve hil‘at-i fâhireler ile behremend oldular. Üç yüz kâfirden yüz kadarın der-i devlete Rûmeli şaykalarıyla gönderüp telhîs etdi. Mâ‘adâ kâfirleri ağavâtlara bezl edüp otuz altı pâre Urus şaykalarında olan mâl-ı ganâ’imi içinde esîr olan ibâdullaha mâlların teslîm edüp şaykaları Özü ve Kili ve Akkirmân kal‘aları ta‘mîr ü termîmine gönderüp âmedânî böyle bir gazâ-yı garrâda bulunduğumuza bu hakîrin şikeste beste târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 124a ·
metinde göster ·
… Alî ile kal‘aya kapanan yedi yüz neferin Kara Alî'yi söyletmezden evvel yetmiş
adedin
kırmış idi ve altı yüz otuzu dest ber-kafa dururlar idi.
Ammâ bu Kara Alî ile kal‘aya kapanan yedi yüz neferin Kara Alî'yi söyletmezden evvel yetmiş adedin kırmış idi ve altı yüz otuzu dest ber-kafa dururlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 272a ·
metinde göster ·
… muz değildir. Ammâ bu bâlâda Bağdâd'dan berü cereyân edüp tahrîr olunan suların
adedin
ve mahrec-i tulû‘ [u] gurûbların Bağdâd'dan Basra'ya Şatt üzre gemilerle giden …
Ve nehr-i Mendîl, dahi Şatt'dan ayrılup çölde olan kurâları reyy eder. Bu mahalde Şatt'dan ayrılan nühûrlar tamâm oldular. Niçe enhârlar dahi Basra'dan aşağı cârîdir kim bahr-i Hürmüz'e rîzân olur derler ammâ bu hakîr-i pür-taksîr Basra'dan aşağı seyâhat eylemediğimizden ma‘lûmumuz değildir. Ammâ bu bâlâda Bağdâd'dan berü cereyân edüp tahrîr olunan suların adedin ve mahrec-i tulû‘ [u] gurûbların Bağdâd'dan Basra'ya Şatt üzre gemilerle giden kimesneler a‘lâ bilirler ve's-selâm. Ammâ yine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 345a ·
metinde göster ·
Bu cisrin hidmetine me’mûr kâmil üç yüz aded nigâhbânları vardır, lâkin bu cisir gemilerinin otuz adedin {Budin} kulu korumağa me’mûrdur ve kırk adedin Peşte kulları korumağa me’mûrdur, zîrâ ba‘zı zamân kal‘a-i Komaran'dan küffâr-ı hîlekâr azîm kütükleri ve azîm dıraht-ı müntehâları birbirlerine bağlayup Tuna ile mezkûr dırahtları salıverüp gelerek bu Budin cisrine ol dırahtlar uğrayup cisri kırar. Andan küffâr katanaları Peşte yakaların yakar ve cisri meremmât edince küffâr bu kadar mâl-ı bî-şümâr alup yine ol gün firâr ederler. Anıniçün bu cisrin meremmâtının nısfına Budinli ve nısfına Peşteli me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89b ·
metinde göster ·
Bu cisrin hidmetine me’mûr kâmil üç yüz aded nigâhbânları vardır, lâkin bu cisir gemilerinin otuz adedin {Budin} kulu korumağa me’mûrdur ve kırk adedin Peşte kulları korumağa me’mûrdur, zîrâ ba‘zı zamân kal‘a-i Komaran'dan küffâr-ı hîlekâr azîm kütükleri ve azîm dıraht-ı müntehâları birbirlerine bağlayup Tuna ile mezkûr dırahtları salıverüp gelerek bu Budin cisrine ol dırahtlar uğrayup cisri kırar. Andan küffâr katanaları Peşte yakaların yakar ve cisri meremmât edince küffâr bu kadar mâl-ı bî-şümâr alup yine ol gün firâr ederler. Anıniçün bu cisrin meremmâtının nısfına Budinli ve nısfına Peşteli me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89b ·
metinde göster ·
… -i kabûlde vâkı‘ olup cümlesin âzâd edüp üç yüz altmış aded esîrlerinin iki yüz
adedin
bu garîb gâzîlere ihsân edüp,
"Bir dahi etmesinler. Bunların mâl-ı ganâ’imleriyle âzâd edin, ammâ bunların alaybeğlerine ta‘zîr edin" dediklerinde ricâları hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup cümlesin âzâd edüp üç yüz altmış aded esîrlerinin iki yüz adedin bu garîb gâzîlere ihsân edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99a ·
metinde göster ·
… t tuhef âvânî eşyâlar bulundu. Eğer bu mezkûr şehirlerde alınan mâl-ı ganâ’imin
adedin
hisâb etsek ve bu seyâhatimizi mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etsek Hudâ hakkı başka bir …
Ve cümle Tatar askeri zîr-i zemînleri aradı ve niçe yüz bin aded zî-kıymet tuhef âvânî eşyâlar bulundu. Eğer bu mezkûr şehirlerde alınan mâl-ı ganâ’imin adedin hisâb etsek ve bu seyâhatimizi mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etsek Hudâ hakkı başka bir mücelled kitâb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126b ·
metinde göster ·
… eneş, ya‘nî Tatar lisânı üzre müşâvere edüp yetmiş seksen bin esîrin içinden on
adedin
âzâd edüp bizi bir gayri yoldan selâmete ve dahi ganîmetli vilâyete uğratmağa d …
Evvelâ cümlemiz bir yere gelüp keneş, ya‘nî Tatar lisânı üzre müşâvere edüp yetmiş seksen bin esîrin içinden on adedin âzâd edüp bizi bir gayri yoldan selâmete ve dahi ganîmetli vilâyete uğratmağa der-uhde edüp esîrlerimizi ot ağalarına verüp kulağız edüp Holandiye vilâyetinden cânib-i kıbleye yüzümüz ve cümlemiz dönüp üç gün gidüp yine kurâlar yakmadan ve hânedânlar yıkmadan niçe bin kurâların altı bin kadar esîrler alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 127b ·
metinde göster ·
… ffa üzre cemâ‘at-i kesîreye kar ve yağmur serpmesin içün çam direklerin yigirmi
adedin
ale't-tertîb dizüp ilm-i hendese üzre haşebden bir gûne sundurma saçak etmiş ve …
Minberi ve mihrâbı ve câmları ve revzenleri ve mü’ezzinân mahfili hâs ve beyâz mermerden Fahrî oyması-misâl müşebbek kârlı binâlardır kim her biri birer gûne sihr-i halâl mertebesi tasarruflar var ve taşra soffada dörd aded beyâz billûr-misâl mermer sütûnlar üzre üç aded kubbe-i âlîdir ve bu soffa üzre cemâ‘at-i kesîreye kar ve yağmur serpmesin içün çam direklerin yigirmi adedin ale't-tertîb dizüp ilm-i hendese üzre haşebden bir gûne sundurma saçak etmiş ve gûnâ-gûn medîneler ve gilviler ve turalar ve mukarnazlar etmiş kim gören âdemin aklı hayretde kalır, zîrâ cümle kârı Fahrî oyması gibi şebeke oyma saçakdır. Ve bu soffanın kıble dîvârı serâpâ nakş-ı bûkalemûn-ı kalem-i Bihzâd u Mânî ve Şâhkulı nakşı ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 146b ·
metinde göster ·
"Hele bir yere cem‘ olup Akkaya altında ken[g]eş edelim, sözü bir yere koyup sonra mâl verelim" deyüp Akmescid'e varup anda cümle sadaklı ve savatlı sultânların kırk adedin Balıklava'da gemilere gönderüp anlar Âsitâne-i sa‘âdete gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 144a ·
metinde göster ·
… iki aded nâmdâr kapudanların giriftâr-ı bend-i zencîr etmişler ve bin sekiz yüz
adedin
dendân-ı Termiş'den geçirmişler ve niçe yüz küffârı köylerde kırmışlar. Hakîr n …
Ve aşağı limana varınca leb-i deryâsı cümle bâğlardır. Hattâ bu hakîr varmazdan bir gün mukaddem Venedik kâfiri donanması Sadrıa‘zam Köpürlüzâde Ahmed Paşa Girid'e geçmesin deyü bizim donanmamız arayarak bu Termiş kal‘ası altına gelüp lenger-endâht olup bâğları ve bâğçeleri nehb ü gâret ederken kal‘adan niçe yüz aded gâziyân-ı mücâhidân Termiş kemîngâhlarından çıkup küffâra bir eyi sâtûr-ı Termişî urmuşlar kim ta‘bîr olunmaz. Hattâ yigirmi iki aded nâmdâr kapudanların giriftâr-ı bend-i zencîr etmişler ve bin sekiz yüz adedin dendân-ı Termiş'den geçirmişler ve niçe yüz küffârı köylerde kırmışlar. Hakîr niçe yüzünün lâşe-i murdârların şâhrâhlar üzre pâymâl-i rimâl olup yatdıkların gördük. Tâ bu mertebe gâzî yiğitleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282a ·
metinde göster ·
… Paşa efendimize buluşup halâs etdiğimiz ümmet-i Muhammed esîrlerinin yüz yetmiş
adedin
dahi selâmetle Alî Paşa'ya teslîm edüp Alî Paşa-yı Hâtem-i Tay cümle esîr-i ümm …
Menzil-i kal‘a-i Zarnata'ya dâhil olup Alî Paşa efendimize buluşup halâs etdiğimiz ümmet-i Muhammed esîrlerinin yüz yetmiş adedin dahi selâmetle Alî Paşa'ya teslîm edüp Alî Paşa-yı Hâtem-i Tay cümle esîr-i ümmet-i Muhammedler[e] birer kat libâslar ile onar altun ihsânlar edüp her biri birer cânibe vatan-ı aslîlerine giderken hakîre hayr du‘âlar edüp revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 337a ·
metinde göster ·
(---) 24 varakda, evvelâ hurde emîni masharalığın ve cümle Mısır hazînesi
adedin
ve Nîl-i mübârek ne mikdâr geldüği fâ’idedir ve ne mertebe geldüği zarardır ve …
(---) 24 varakda, evvelâ hurde emîni masharalığın ve cümle Mısır hazînesi adedin ve Nîl-i mübârek ne mikdâr geldüği fâ’idedir ve ne mertebe geldüği zarardır ve kesret-i benî âdemi ve vefret-i envâ‘-ı hayvânâtları ve Mısır'ın yedi bölük askerîsinin adedin ve cümle kulun her bâr alayları yekûnun bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y453b ·
metinde göster ·
… benî âdemi ve vefret-i envâ‘-ı hayvânâtları ve Mısır'ın yedi bölük askerîsinin
adedin
ve cümle kulun her bâr alayları yekûnun bildirir.
(---) 24 varakda, evvelâ hurde emîni masharalığın ve cümle Mısır hazînesi adedin ve Nîl-i mübârek ne mikdâr geldüği fâ’idedir ve ne mertebe geldüği zarardır ve kesret-i benî âdemi ve vefret-i envâ‘-ı hayvânâtları ve Mısır'ın yedi bölük askerîsinin adedin ve cümle kulun her bâr alayları yekûnun bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y453b ·
metinde göster ·
… kîrin vasıyyetnâmesine nazar oluna. Ve Mısır'ın cümle kurâları ve hazîne kîsesi
adedin
ve dirhemi ve dânıkı ve vukiyyesi ve arpa ve buğdayı ağırlığı ve miskâlin ve ka …
(---) 55 varakda, cümle 81 hazîne hâsıldır ve hakîrin vasıyyetnâmesine nazar oluna. Ve Mısır'ın cümle kurâları ve hazîne kîsesi adedin ve dirhemi ve dânıkı ve vukiyyesi ve arpa ve buğdayı ağırlığı ve miskâlin ve kantârın ve cümle masrûfların bildirir. Ve bu hazînelerin cümlesine otuz beş alay olur. Ve paşa mukarreri alayı ve pâdişâha giden hazîne alayı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y455a ·
metinde göster ·