… enler vâlih [ü] hayrân ve mest [u] medhûş ser-gerdân olurlar. İle'l-ân Cennet-i
Adn-i
berînden nişân verir bir câmi‘-i zîşândır.
Ve hergiz seyr [ü] temâşâsına ukûl-ı fuhûl, havâs u mikyâs ve bî-kıyâs ve mühendisîn-i sâhib kiyâsa istiyâs ü irtibâs gelüp gûnâ-gûn eyvân-ârâyîş nakş-ı bûkalemûn ve âvîze-i maslûbât-ı ser-nigûnlar ile {câmi‘i tezyîn ederlerdi}. Ve ehl-i basîret ü hayret ve sâhib-i akl u kiyâset olanlar bu câmi‘ mehbıt-ı nûr-ı Hudâ'yı görenler vâlih [ü] hayrân ve mest [u] medhûş ser-gerdân olurlar. İle'l-ân Cennet-i Adn-i berînden nişân verir bir câmi‘-i zîşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… ü tahrîr etmişler. Hakkâ ki muhakkak mâ-lâ kelâm gitmişdir, ammâ câmi‘ Cennet-i
Adn'e
dönmüşdür. Lâkin cemâ‘atden garîb kalmışdır ve mihrâb üzere olan kubbe-i kebîri …
Ve mine'l-acâ’ib ve'l-garâ’ib binâ-yı azîm câmi‘-i Müşebbek, ibret-nümâ-yı kadîm, şehr-i Kazvîn'in eski hisârına karîb bir câmi‘-i kebîrdir. Kıble kapusu bir bâb-ı vâcibü's-seyr bir dervezedir kim vasfında lisân kâsır bir müşebbek bâb olduğundan ol bâb ile müsemmâ câmi‘-i Müşebbek derler. Rûm u Arab u Acem'de bu hakîr böyle bir bâb-ı kebîr ve eyle kâr-ı hurdegîr görmedim. Niçe bin ilm-i hendese üzre gûnâ-gûn hayâl-i pesend tasarrufları vardır ammâ mülûk-ı selef içün bu câmi‘ içre bir maksûresi var kim benî Âdem anı gördükde vâlih ü hayrân kalup dillerle ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz bir kâh-ı Havernak-ı Gazvîn'dir. Ammâ bu câmi‘-i pür 315a envârın bânîsi şehr-i Gazvîn'in dördüncü kerre imâr eden Şâh İmâdeddîn hazretlerinin abd-i memlûkü olan Emîr Humâ-i Yas inşâ etdirmişdir. Müverrihân-ı Acem "Bu câmi‘e bir şütür bârı altun masrûf olundu." deyü tahrîr etmişler. Hakkâ ki muhakkak mâ-lâ kelâm gitmişdir, ammâ câmi‘ Cennet-i Adn'e dönmüşdür. Lâkin cemâ‘atden garîb kalmışdır ve mihrâb üzere olan kubbe-i kebîri eflâke ser çekmiştir. Cemî‘i kıbâblar her diyârda surâhîce binâ olunmuşdur ammâ bu kubbe-i serâmed top-ı küreh arzı gibi müdevver ve cevfinde ol kadar envâ‘-ı fusûs-ı mukavvim mahkûk-ı gûnâ-gûn sadefkârî var. Ruhâm-ı ibret-nümûn ma‘kûklar ile ma‘kûd kılınmış zî-kıymet taşlar var kim çeşm-i benî Âdem hîrelenir. Bu hakîr bu kadar kesret-i seyâhatde her âsâr-ı binâya im‘ân-ı nazar ile nazar etdiğimde Budin serhaddinde kal‘a-i Estergon'un iç hisârındaki Kızılelma Câmi‘i kubbesi ve biri dahi bu Gazvîn câmi‘i gibi bu arâzî-i edîmde böyle âsâr-ı acîbe ve bunun gibi binâ-yı garîbe görmedim. Hakkâ ki min cihet-i'l-ahseni imâr bu kubbeden âlî bir kubbe-i nüh-tâk-ı tumturak-ı revâk yokdur. Meğer yine bu kubbe-i Gazvîn-i arâk ola. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 314b–315a ·
metinde göster ·
Ammâ evc-i Illıyyîn'de ve Huld-i berîn'de ve Firdevs uçmağında ve
Adn
uçmağında ve Sidre uçmağında ve Ebrârda (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve' …
Ammâ evc-i Illıyyîn'de ve Huld-i berîn'de ve Firdevs uçmağında ve Adn uçmağında ve Sidre uçmağında ve Ebrârda (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve'l-hâsıl sekiz uçmak meleklerinin aralarında İblîs'in ismi Racîm'dir {ve Hâris'dir. Anınçün cümle Kerrûbiyân ve Hafaza ve Hamele ve Gâşiye ve Kürsî ve Levh u Kalem huddâmı melekler "E‘ûzü Billahi min şerri'l-vesvâsi'ş-şeytâni'r-racîm." derler}. Anınçün evvelki kat gök meleklerinin müvekkilleri İblîslerin biri biri üzre göğe çıkmak isteyen merdûd şeytânları âteş ile recm edüp her gice niçe bin yıldızlar semâdan yere düşer. Ammâ be-kavl-i mezheb-i hukemâ ol yıldızların ömürleri âhir olup zemîne düşer derler. Kavl-i za‘îf-i indîdir, kitâbî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394a ·
metinde göster ·
… tasvîri edüp cennetde hûrî ve gılmân ve firdevs ve huld-i berîn ve ılliyyîn ve
adn
ve sidre-i müntehâ gösterüp bir tarafına arş u kürs ve levh [u] kalem dahi göst …
Hakkâ ki eyledir, zîrâ Musavvir ve Sannâ‘-ı Lem-yezel Hallâk-ı ezeldir kim cümle mevcûdâta harekât u sekenât ve cünbüş ü nazar ve hande ve bükâ veren oldur, ammâ murâd [u] merâm oldur kim bu deyr-i mezbûrun kubâb-ı nüh-tâk revâk-ı tâk-ı kisrâlarında olan Fireng pesend hurde nakş-ı sihr-âsârları bir diyârda görmedim. Hattâ üstâd-ı nakkaş arz-ı ma‘rifet içün bu deyr içre bir tarafa cennet-i me’vâ ve bir tarafa cehennem ve derkü'l-esfel çâh-ı gayyâ tasvîri edüp cennetde hûrî ve gılmân ve firdevs ve huld-i berîn ve ılliyyîn ve adn ve sidre-i müntehâ gösterüp bir tarafına arş u kürs ve levh [u] kalem dahi gösterüp gûnâ-gûn kasr-ı müzeyyenler içre ehl-i cennetin hûrî ve gılmân ehl-i ıyâlleriyle ayş [u] işretlerin tahrîr etmiş kim hemân gören âdem ol ân rûh teslîm edüp cennet-i me’vâya gideceği gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
… ng(?) nâm nakkâşân-ı benâm cümle bir yere gelüp böyle Fireng pesende Firdevs ve
Adn-i
berîn ve huld-i irem ve ılliyyîn ile bir dâr-ı cahîm ve sa‘îr ve sakar ve gayyâ …
Netice-i kelâm bu cennet ve cehnnem ve mîzân ve sırât tasvîrlerin üstâd-ı nakkâş eyle tahrîr ve tasavvur etmiş kim gûyâ sihr-i i‘câz Fireng-pesend nakş-ı Fireng-i Mânî etmişler. Eğer nakkâşân-ı Acem ve Rûm'dan Erjeng ve Bihzâd ve Şâhkulu ve Ağa Rızâ ve Murdâr âleng(?) nâm nakkâşân-ı benâm cümle bir yere gelüp böyle Fireng pesende Firdevs ve Adn-i berîn ve huld-i irem ve ılliyyîn ile bir dâr-ı cahîm ve sa‘îr ve sakar ve gayyâ ve derk-i esfel veyl ve tamu tasvîrlerin yazmağa kâdir değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 15a ·
metinde göster ·
… edüp âye[t] sûre-i (---)Arapça deyüp dâhil-i cinân olacağı gelir ve cennet-i
Adn-i
berîni ve cennet-i Firdevs'i ve cennet-i Illiyyîn'i ve cennet-i Sidre'yi ve cen …
Ammâ bu Nemse kralının taht-ı nâ-bahtı olan bu Beç içindeki İstifani kenîsesinde bu gûne cennet tasvîri var kim âdem gördükde rûh teslîm edüp âye[t] sûre-i (---)Arapça deyüp dâhil-i cinân olacağı gelir ve cennet-i Adn-i berîni ve cennet-i Firdevs'i ve cennet-i Illiyyîn'i ve cennet-i Sidre'yi ve cennet-i Me’vâ'yı ve cennet-i (---) bu cennetleri bir küşâde yerde kat-ender-kat kasr-ı İrem cinânlar ile ve gûnâ-gûn enhâr-ı azîmler ile ve havz-ı kevserler ile memlû bâğlar ve bâğçeler ve hûrî vü gılmânlar ile ve niçe bin gûne burâk ve sündüs istebraklar ve refref nâm burâklar ve cemî‘i melâ’ikeler ve arş u kürsî ve levh u kalemler ile bir cennet göstermiş kim hakkâ Freng tasvîre geldikde Hind ü Acem'e gâlibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 60b ·
metinde göster ·
El-hâsıl bu bâğ-ı İrem'i mâ-vaka‘ı üzre ta‘rîf ü tavsîf eylesek bir mücelled kitâb-ı müstetâb olur. Ancak bu bâğı gören ârif-i billâh "Bu kâr-ı insândır kim ol za‘îf mahlûkun kasîr ömründe sa‘y-i kûşiş ile böyle bir bâğ-ı İrem yapalar yâ ol bizi ve 324b bunu lafz-ı kün ile halk eden Hallâk-ı âlem ve bizi bir katre cîfe menîden halk eden Cenâb-ı Bârî'nin cennet-i Me’vâ ve cennet-i Illiyyîn ve Adn-ı firdevs-i huld-i berîni ve uçmak bâğları içre neler yaratmıştır" deyüp dâr-ı fânînin bu bâğlarına meyl ü rağbet etmeyüp dâr-ı bâkîde bâkî merâm içre karâr etmeğe üzleyüp terk [ü] tecrîdlik isteriz. Allâhümme yessir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324a–324b ·
metinde göster ·
… l-i murabba‘ bir Şeddâdî-misâl seng binâ bir kal‘a-i zîbâ inşâ edüp gûyâ sedd-i
Adn
etmiş. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz adım bir küçük kal‘acıkdır, lâkin handakı y …
Kal‘ası Ergiri nehrinin kenârında evc-i âsımâna berâber bir yalçın kaya üzre bir bayırlı düz yerdedir. Hîn-i muhâsarada top-ı kûblar ile kal‘ası münhedim olduğundan ta‘mîr ü termîme imkân olmağa iktidârı olmayup anın taşı ile ana karîb yine ol bayırlar üzre sene-i mezbûrda Gedik Ahmed Paşa müceddeden şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî-misâl seng binâ bir kal‘a-i zîbâ inşâ edüp gûyâ sedd-i Adn etmiş. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz adım bir küçük kal‘acıkdır, lâkin handakı yokdur, ammâ dîvâr gâyet kalın ve kırk arşın âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356b ·
metinde göster ·
Ola dâ’im Murâd Paşa'nınRahmet-i Hak revânına vâsıl.Yapdı bu câmi‘i murâd edinüpKıldı ukbâ savâbını hâsıl.Ede hayrâtını Hudâ makbûlAdn cennet ola ana menzil.Sene 978.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y135b ·
metinde göster ·
Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur. Hakkâ ki cennet-misâl bir kasr-ı ılliyyîndir.
"Yâ Süleymân, kırk sekiz sene mu‘ammer olursun ve çok gazâlar edersin, ınkırâzü'd-devrân zürriyyetin munkatı‘ olmaz ve sana şefâ‘atim erzânîdir. Lâkin şu gazâ mâlından Mekke ve Medîne'ye bezl edüp Kudüs-i şerîfe bir kal‘a inşâ et kim evlâdların asrında küffâr istîlâ etmeye. Ve haremine bir havuz ve Sahratullâh'ı tezyîn eyleyüp fukarâ-yı Kudüs'e surre ve atıyyeler ihsân edüp Kudüs-i şerîfi ma‘mûr eyle" deyü emr-i Resûlullâh olup derhâl Süleymân Hân hâbdan bî-dâr olup gazâ mâlından bin kîse Mekke'ye ve bin kîse Medîne'ye ve bin kîse bu Kudüs-i şerîfe sâ’ir mühimmât ile Koca Mi‘mâr'ı Kudüs'e gönderüp Lala Mustafâ Paşa'yı Mısır'dan ma‘zûl edüp şâm-ı şerîf'i ihsân edüp Kudüs-i şerîf imâretine me’mûr oldukda eyâlet-i Mısır'da ve şâm'dâ ve Haleb'de ne kadar üstâd mühendis ve mermer-bür nakkaş-ı Mânî ve Bihzâd üstâdân var ise cem‘ edüp Kudüs-i şerîf'i ve Sahra-i nazîfi eyle müzeyyen eylemişdir kim Sahra-i şerîfin cennet kapusu üzre âye[t]: "Hâzihi cennâtü adnin Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur. Hakkâ ki cennet-misâl bir kasr-ı ılliyyîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y212a ·
metinde göster ·
… âr alemleri vardır kim Harem-i şerîf hudûdu gayriden fark olunur. Bu alâmetleri
Adnân
binâ etmişdir. Ve Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnü'r-Reşîd ve oğlu Me’mûn Halîfe dahi …
Ve her tarîkın hudûdlarında binâ olunmuş mîl minâre-vâr alemleri vardır kim Harem-i şerîf hudûdu gayriden fark olunur. Bu alâmetleri Adnân binâ etmişdir. Ve Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnü'r-Reşîd ve oğlu Me’mûn Halîfe dahi Harem-i şerîfe çok âsâr-ı binâlar zamm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y340b ·
metinde göster ·