EÇS I 147b
İkinci ahd Hazret-i İbrâhîm'indir. Emr-i Hak ile Ka‘be'yi yapmağa
ahd edüp
ahde vefâ etdüğiyçün Halîlullâh oldu.
İkinci ahd Hazret-i İbrâhîm'indir. Emr-i Hak ile Ka‘be'yi yapmağa ahd edüp ahde vefâ etdüğiyçün Halîlullâh oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 147b ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS II 300a
… eni yef‘allerken anırdığı savtını tabl [u] kösüme nefîr-i kerrenây ideyim" deyü
ahd edüp
hikmet-i Hudâ şâh olup kîr-i harı tâc ve savt-ı hımârı kerrenây-ı revâc edüp hâ …
{Der-ta‘rîf-i tâc-ı Acem: Sene (---) târîhinde diyâr-ı İrân-zemînde Şeyh İbrâhîm nâm kimesne vâkı‘asında görür kim bir har-ı çâr-pâ kendüyi yef‘allerken anıra anıra yef‘alleyüp hımârdan bir evlâdı olup yetmiş parmağı olur. Bu vâkı‘ayı herîf Şeyh Safed Safî hazretlerine nakl edüp Şeyh Safî ta‘bîr edüp eydür: "Müjde sana kim İrân-zemînde şâh olup yetmiş evlâd-ı evlâdların şâh olurlar" deyü ta‘bîr edince hemân hımâr düzetdiği Şeyh İbrâhîm ibn Haydar herîf eydür: "Eğer şâh olursam beni düzeden hımârın kîrin başıma tâc ederim ve beni yef‘allerken anırdığı savtını tabl [u] kösüme nefîr-i kerrenây ideyim" deyü ahd edüp hikmet-i Hudâ şâh olup kîr-i harı tâc ve savt-ı hımârı kerrenây-ı revâc edüp hâlâ tâc-ı Acem'in aslı budur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 300a ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS III 93b–94a
… m, Diyârbekir ve Bağdâd eyâletleri nasîb olursa senin hâtırın içün alalım" deyü
ahd edüp
andan Kızılırmağı ubûr etmeğe mübâşeret edüp hayli serencâm çekdik. Ammâ bin el …
deyü bu ebyâtı terennüm edüp niçe ceng edüp niçe amân deyüp niçe firâr edüp niçe girîbânı ele verüp ve niçe Çomar'a gelüp ılgar ile mâlım üzre gidüp hasımlarıma yetişüp niçe Çomarlıyla ceng edüp hasımlarımı pâre pâre etdiğim birbir paşaya takrîr edüp gülmeden karârı kalmayup vâfir safâ edüp "İmdi Evliyâ Çelebi, er oğlusun. Cenâb-ı Bârî kuş cânın halâs etdi. Senin ilm [u] hilmin berekâtiyle ve Çomar'a iyilik edüp Akşehir'den Şâm'da bana getirüp yapışdırup iyiliğin mukâbelesinde Hudâ-yı Bîçûn seni halâs etdi. Ol sâ‘at senin ceng edüp mâl [u] gulâmların gitdiği haberi gelüp dağlara ve bellere ve yollara âdem gönderüp beş sâ‘atden sonra âhâlî-i kurâdan âdemler gelüp "Sultânım sizin ağanız ile Çomar Bölükbaşı gelüp ağanızın mâlın alan yine kendiden kaçan Çomar âdemleriymiş. Anlara yetişüp niçün bensiz harâmlık edersiz deyü sekizini de pâre pâre edüp ağanıza kölelerin seyishânelerin verüp Kızılırmağa doğru gitdi" deyü haber getirdiler. Şimdi bu mahalle gelirken seninle ceng eden harâmîlerin sekizinin dahi leşleri pâre pâre yol üzre yatup bu gice niçe yerlerin kurdlar tilki ve çakallar yemiş. "Evliyâ'nın hışmına uğrayanlardır, şunları bir köşeye defn edin" deyü ahâlî-i karyeye ihsânlar edüp "Bu mahalde seni hamd-i Hudâ selâmet [u] sıhhatde gördük" deyü bu hikâyeyi Murtezâ Paşa efendimiz takrîr edince "Sultânım, Çomar bendeniz mübârek hâk-i pâyınıza yüz sürüp selâmlar eyitdi. 'Ben efendimin garîbi idim. Efendimden Niksâr mâddesi içün Dilâver Ağa beni ayırdı. Allah anı dîn [u] îmânından ayırsın! Ben dahi andan intikâm alup çiftliğin yakup mâl [u] menâlinden ayırdım. Ammâ efendimden ayrıldığıma ağlarım. Hakk cânım anın kapusunda ala' deyü ağlayup cirmim afv edüp beni kapusuna ala" deyü ricâ etdi deyü hakîr Murtezâ Paşa'nın dâmenin bûs etdim. Murtezâ Paşa eydür: "Evliyâ Efendi şimdi biz Âsitâne-i 94a sa‘âdete gideriz, ol gûne mezmûm u müttehem harâmî yanımızda olamaz. Ammâ inşâallah yâ Haleb ve Şâm, Erzurûm, Diyârbekir ve Bağdâd eyâletleri nasîb olursa senin hâtırın içün alalım" deyü ahd edüp andan Kızılırmağı ubûr etmeğe mübâşeret edüp hayli serencâm çekdik. Ammâ bin elli yedide Defterdârzâde ile ubûr etdiğimiz kadar usret çekilmedi. Ancak beş âdem gark olup ba‘zı ağavâtların bârhâneleri yıkılup yine hâlâs olup niçe ağavâtlar Çâşnigîr köprüsü cânibine gitdiler. Paşa efendimizle hamd-i Hudâ selâmetle ırmağı ubûr edüp sâhil-i nehirde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 93b–94a ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS III 170a
… sun bu girdâbdan rehâ bulursam koyun gütdüğüm yirde bir cisr binâ edeyim!" deyü
ahd edüp
ba‘de'l-halâs "El-kerîmu izâ uhide vefâ" mazmûnu üzre dörd yüz kîse-i Rûmî masr …
Bu Çoban Kâsım Ağa bu cisr mahallinde koyun güderken Cenâb-ı Bârî kendüye İslâm müyesser edüp mürûr-ı eyyâm ile dergâh-ı âlî yeniçeri ocağında kul kethüdâsı olup Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in hapsinde iken "Ahdim olsun bu girdâbdan rehâ bulursam koyun gütdüğüm yirde bir cisr binâ edeyim!" deyü ahd edüp ba‘de'l-halâs "El-kerîmu izâ uhide vefâ" mazmûnu üzre dörd yüz kîse-i Rûmî masrûf edüp bu cisr-i azîmi inşâ etmişdir. Ammâ hakkâ ki vâhidü ke'elf bir kantara-i zîbâ-yı musanna‘dır kim metânetde gûyâ cisr-i Vişgrad'dır. Her uyûnu ayn-ı cârî üzre birer kavs-ı kuzah-misâl tâk-i tumturaklardır. Târîhi budur güfte-i Samâhî
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170a ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS IV 288a
… 'da merhûm olup beri tarafda Kızılbaş fürce bulup cülûs-ı İbrâhîm Hân'da nakz-ı
ahd edüp
kal‘a-i Mekü ve bu kal‘a-i Kotur'a asker koyup eyle mükellef ü müzeyyen ve kavî …
Hakîkatü'l-hâl nutk-ı dürer-bârları üzre kal‘a-i Mekü ve kal‘a-i Kotur'u münhedim etmeyüp içinden cümle askerlerin çıkarup kal‘a-i Kotur'u hâli üzre bırağırlar. Hikmet-i Hudâ Sultân Murâd Hân ba‘de'l-feth-i Bağdâd İslâmbol'da merhûm olup beri tarafda Kızılbaş fürce bulup cülûs-ı İbrâhîm Hân'da nakz-ı ahd edüp kal‘a-i Mekü ve bu kal‘a-i Kotur'a asker koyup eyle mükellef ü müzeyyen ve kavî eylemişdir kim gûyâ bir beyâz dürr-i gevherdir. Hâlâ eyâlet-i Van'da Pinyanişî beğiyle müşâdırlar. Zamân-ı kadîmde Kotur sancak beğimizin tahtı idi. Kal‘ası Acem destindedir ammâ yine cümle Kotur nevâhîleri dest-i Âl-i Osmân'dadır. Kotur beği vardır. Hatta bizimle Bitlîs Hânı cenginde bile idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 288a ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS VII 96b–97a
… senin Makedonyana göre ben de Tuna nehrin bu senin kal‘an içinden akıdam" deyü
ahd edüp
Kudüs-i Şerîf'e gider. Hemân Yanko Kral
"İmdi birâder! 97a Allâh ile ahdim olsun ve Dâvûd Nebî hakkıyçün olsun sen bu cirmde kal‘a binâ edüp itmâm edersen ben de Kudüs'den gelüp bu kal‘a temeli âşikâre olduğun görem, bu senin Makedonyana göre ben de Tuna nehrin bu senin kal‘an içinden akıdam" deyü ahd edüp Kudüs-i Şerîf'e gider. Hemân Yanko Kral
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96b–97a ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala