… halde medfûndur. Bunlar cümle pür-silâh olup azîm bal fıçıların gûnâ-gûn berk-i
ahdar-gûn
ile zeyn edüp sırıklarla fıçıları omuzlarında götürüp ellerinde kazma ve kürekl …
Esnâf-ı azîm lağımcıyân: Nefer 5000, pîrleri Nakkâb-ı Yemenî'dir, Selmân-ı Pâk belin bağlayup pîr etdi. Kabri Yemen huccâcının ihrâma girdikleri Yelemlem nâm mahalde medfûndur. Bunlar cümle pür-silâh olup azîm bal fıçıların gûnâ-gûn berk-i ahdar-gûn ile zeyn edüp sırıklarla fıçıları omuzlarında götürüp ellerinde kazma ve kürekler ve meydân süpürgeleri ve gerdeller ile "Aşa aşa" diyerek câ-be-câ yolları süpürüp gerdellere ve fıçılara doldurup ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a ·
metinde göster ·
… â bu hakîr Medîne-i Münevvere kurbünde ve Mısır İskenderiyyesi kal‘asının Bâb-ı
ahdarının
iç yüzünde Pîr-i Tîr-endazân Sa‘d ibn Ebî Vakkâs deyü târîhiyle bir ziyâret etd …
Fasl-ı atıcıyân-ı kemânkeşân [u] kemândârân: Neferât 3000, pîrleri Hazret-i Sa‘d bin Ebî Vakkâs'dır kim Aşere-i Mübeşşere'dendir, Cenneti Hazret-i Resûl on kişiye tebşîr etdüği Ashâb-ı güzîndendir ve râvî-yi hadîsdir. Kabr-i şerîfi Şâm ile Kudüs-i Şerîf mâbeyninde Ken‘ân elinde Cübb-i Yûsuf ile Cisr-i Hazret-i Ya‘kûb mâbeyninde bir mürtefi‘ bayır üzre bir âsitâne-i azîm içre kubbe-i âlîde âsûdedir. Niçe kerre yüz bin gûnâ-gûn oklar vardır, her gelen tîrkeş ve sadak ve cab ve gedelecin tekbîrleyüp ol âsitâneden bir ok tîrkeşine koyup kendi sadağından üç ok âsitâneye kor. Tekyesinde fukarâları ve câmi‘i vardır, mihmânhâne-i fukarâdır. Ammâ bu hakîr Medîne-i Münevvere kurbünde ve Mısır İskenderiyyesi kal‘asının Bâb-ı ahdarının iç yüzünde Pîr-i Tîr-endazân Sa‘d ibn Ebî Vakkâs deyü târîhiyle bir ziyâret etdim, garîb temâşâdır. Kande medfûn olduğunun sıhhati haberin alamadım. Allâhu a‘lem. Netîce bu tîrkeşân kavmi cümle sığır boyunduruğu gibi yayları ve kemân küreleri ve müntehâları ve aylanları ve şeddân misilli yayları ve demir yayları ve çille zencîr yayları çekerek ellerinde Kerkeri kemânları Mısır lu‘bedebâzlıklarıyla fır-â-fır çevirerek ubûr edüp cümlesi Rüstemâne âlât-ı silâhlar ile müstağrak olup kimi piyâde ikişer ikişer, kimi atlar üzre süvâr olup Mısır tarzı silâhkârlık ederek ubûr ederler. Gerçi oyundur ammâ sünnet-i Resûlullâh'dır. Hakkında:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 189b ·
metinde göster ·
… kazanda kaynadığı hâk-i anberpâk bir harman cirmi kadar arz-ı bî-çemendir. Aslâ
ahdar-gûn
bir halfe ve bir giyâh hasıl olmak ihtimâli yokdur. Ol mahalde bî-kıyâs mezâris …
Hulâsa-i kelâm Seyyid Muhammed-i Saltık Bay'ın yedi yerde medfûn olmasının aslı odur. Ba‘zı melâhide-i münkerîn Saltık nâmında bir papas imiş derler. Hâşâ sümme hâşâ ol Saltık papas bunların nâmıyla Nasârâyı idlâl ederdi. Muhammed-i Saltık Bây tebdîl-i kıyâfet ayyârâne seyâhatle Leh diyârına varup ol mukallid Saltık papası katl etdüğün Urûmlar dahi tevârîhlerinde sıhhati üzre tahrîr etmişlerdir. Irk-ı tâhir Seyyid Muhammed-i Buhârî'dir kim Sultân Bâyezîd-i Velî ile Sivasî Kara Şemseddîn iki veliyy-i sâhib-i dîn meşveretiyle kabr-i Muhammed-i Saltık Bây üzre kıbâb u câmi‘ ve medâris [ü] hân u hammâm binâ edüp Babadağı şehrin ol sultâna Sultân Bâyezîd Sultân vakf etmişdir kim Bâyezîd-i Velî'dir. Niçe keşf [ü] kerâmetleri, Moton, Koron ve Kili ve Akkirmân kal‘aları fethinde âşikâre olmuşdur. Husûsan nefsin kay edüp katl etmişdir ammâ Bâyezîd bu mertebede ulu sultân iken ilhâm ile keşf ile istihâre ile Sarı Saltık Bây Muhammed-i Buhârî kim edüğün bilmeyüp o kadar mâl-ı beytülmâl-ı müslimîni yine itlâf edüp hayrât [u] hasenât ederdi. Saltık Bây Muhammed-i Buhârî hakkında zebân-dırâzlık eden ne‘ûzü billah min-zâlike esm olur. Hâşâ sümme hâşâ. Ammâ yine sadede rücû‘ edelim. Mezkûr Pirevadi kurbunda Kızan balkanında Muhammed-i Buhârî'nin kazanda kaynadığı hâk-i anberpâk bir harman cirmi kadar arz-ı bî-çemendir. Aslâ ahdar-gûn bir halfe ve bir giyâh hasıl olmak ihtimâli yokdur. Ol mahalde bî-kıyâs mezâristân vardır. Cümle mevtâları niçe yüz seneden berü hâlâ ter ü tâze pirinç halfesi otuyla sarılmış dururlar. Lâkin kefen ile türâb içre medfûn değillerdir. Ba‘zılar Sarı Saltık ile Rûm'a gelenlerdir, derler. Ba‘zılar kadlerinin dırâzlığından İskender kavmidir kim ol zamanda mevtâyı hasıra sarup defn ederlerdi, derler. Hakkâ ki bu hakîrin Acem diyârında Tesu şehri gârlarında ve Van diyârında Ahlat şehrinde gördüğümüz ümmet-i Muhammedlerin çoğu bûriyâ-yı bî-riyâ ile mestûr yatup ter ü tâze yatdıkları manzûrumuz olmuşdur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 111a ·
metinde göster ·
… z. Evvelâ Medîne-i Münevvere Bakî‘inde ve Mısır İskenderiyyesi kal‘asının Bâb-ı
Ahdar'ı
dâhilinde ve Şâm'a karîb Cisr-i Ya‘kûb ile Cübb-i Yûsuf mâbeyninde azîm âsitâne …
Kend-i Hazret-i Sa‘d-ı Vakkâs: Nihâvend hâkinde bin hâneli şehir-misâl câmi‘ ve hân u hammâm ve çârsû-yı şâhîli bir kend-i İrem'dir. Kaçan kim Nihâvend cenginde Hazret-i Sa‘d-ı Vakkâs kendi âleti olan düşman okuyla mecrûh olup bu kendde sıhhat bulunca sâkin olup, "İmâr ola." deyü du‘â eder. Hâlâ makâm-ı Sa‘d-ı Vakkâs ulu âsitânedir. Birkaç Sünnî tekye-nişînleri vardır, ammâ kendüleri niçe yirde medfûn olduğun biliriz. Evvelâ Medîne-i Münevvere Bakî‘inde ve Mısır İskenderiyyesi kal‘asının Bâb-ı Ahdar'ı dâhilinde ve Şâm'a karîb Cisr-i Ya‘kûb ile Cübb-i Yûsuf mâbeyninde azîm âsitânelerin ziyâret etmişiz. Kuddise sırrahû
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308b ·
metinde göster ·
… ü muhaddis olmuşdur. Hareminde bir servi dırahtı vardır kim bu felek-i atlas-ı
ahdarda
eyle bir serâmed mevzûn bir serv-i sebz-gûn görülmemişdir. Berk-i pîçâ-pîçinin …
Cümle (---) aded dârü't-tahsîl-i ulûmdur. Cümleden mükellef ü mükemmel ve kadîm medrese-i Kadı, kârgîr binâ-yı azîmdir. Bunda bir kerre Bismillah diyen mahrûm olmayup elbette müfessir ü muhaddis olmuşdur. Hareminde bir servi dırahtı vardır kim bu felek-i atlas-ı ahdarda eyle bir serâmed mevzûn bir serv-i sebz-gûn görülmemişdir. Berk-i pîçâ-pîçinin râyiha-i tayyibesi dershânların dimâğların mu‘attar eder. Ve bu medrese kurbünde bir âb-ı zülâl kuyusu vardır, umku elli kulaçdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 378b ·
metinde göster ·
ve ahmer ve gûnâ-gûn geyüp sarı pabuç ve iç edik geyüp başlarında zî-kıymet ter …
Der-ilm-i kabâ-yı tâ’ife-i nisvân: Ekseriyyâ nisâ tâ’ifeleri cümle çuka-i ahdar ve ahmer ve gûnâ-gûn geyüp sarı pabuç ve iç edik geyüp başlarında zî-kıymet terpûş takye ve dîbâ takyeler üzre beyâz dülbend üstlük ile siyâh peçe geyerler, ammâ nâdir gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130b ·
metinde göster ·
… k-ı Sannâ‘-ı Lem-yezel bâğbân Rabbi'l-izzet'in nazarı ta‘alluk etmiş bir serv-i
ahdar-gûn
zümürrüd-vâr bir dıraht-ı azîmdir kim bu kevn-i atlâs-ı bûkalemûn-ı felekde naz …
Büyük servi: Bu edîm-i arzın akâlîm-i seb‘asında ve rub‘-ı meskûnunda misli yokdur, zîrâ Cenâb-ı Hallâk-ı Sannâ‘-ı Lem-yezel bâğbân Rabbi'l-izzet'in nazarı ta‘alluk etmiş bir serv-i ahdar-gûn zümürrüd-vâr bir dıraht-ı azîmdir kim bu kevn-i atlâs-ı bûkalemûn-ı felekde nazîri yokdur. Lâkin gayri servler gibi serâmed değildir. Cümle dörd çataldır ve cümle üç yüz altmış aded şâhaları evc-i âsımâna ve yemîn ü yesâra nihâller salup zıll-ı himâyesinde kırk elli tavla at bağlayup kırk elli bin koyun sâyelenir. Ve her haşebesi kâmil ellişer ve altmışar karış ihâta eder. Ve aşağıda büyük vücûdun yedi nefer gulâmla gücile dirâğûş etdik. Bir âdem dahi başından destârın bozup bu serv-i serâmedi dülbendiyle ihâta etdi, bi't-temâm. Ammâ bu serv-i ibret-nümânın tâ zirve-i a‘lâsında bir köhne delik vardır. Andan bal arıları âşiyân edinüp bal yaparlar. Her sene bu serv sâhibi bal mevsiminde bu dırahta çıkup yüz vukıyye bal çıkarup vilâyet vilâyet a‘yân-ı kibârlara hedâyâ gönderir ammâ Hudâ âlimdir bu vech-i arzda eyle bir râyiha-i tayyibeli asel-i musaffâ sun‘-ı Hudâ halk olunmamışdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261b ·
metinde göster ·
… hâsıl olup inciri ve engûrü yedişer kerre yılda meyve-i âbdâr verir. Ve cemî‘i
ahdariyyât
sebzevâtları yaz u kış eksik değildir.
İmdi ihvân-ı safânın şöyle ma‘lûm-ı şerîfleri olsun kim Âl-i Osmân destinde böyle bir âb [u] hevâsı latîf ve mahsûllü cezîre yokdur kim cümle üç yüz nev‘a mahsûlün hisâb etmişler. Hattâ yaz u kış kuzusu ve keçi oğlağı eksik olmayup koyun bir yılda iki kerre kuzu verir. Ve kızları tokuz yaşında bâliğa olup on yaşında evlâd sâhibi olur. Sıbyânları onund[a] ve on ikisind[e] bâliğ olurlar. Ve dahi nebâtât-ı alefzârı dâ’imâ hâsıl olup inciri ve engûrü yedişer kerre yılda meyve-i âbdâr verir. Ve cemî‘i ahdariyyât sebzevâtları yaz u kış eksik değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282b ·
metinde göster ·
… erin ve her bir serv şecerlerinin kalınlıkları ikişer üçer âdem kucaklar serv-i
ahdar-gûnlardır
, zîrâ bu servlerin cümlesi biner yıl mu‘ammer olmuş dıraht-ı serâmedlerdir kim …
Ammâ her bir dıraht-ı azîmlerin ve her bir serv şecerlerinin kalınlıkları ikişer üçer âdem kucaklar serv-i ahdar-gûnlardır, zîrâ bu servlerin cümlesi biner yıl mu‘ammer olmuş dıraht-ı serâmedlerdir kim aslâ birisinin haşebleri perîşân değildir. Hemân sebiz-gûn zümürrüd-vâr serâmed servlerdir. Cemî‘i ber-tertîb âdâb üzre huzûr-ı Hakk'a el kavşurup tâ‘at-i Hakk kulluğuna bel bağlayup dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324a ·
metinde göster ·
… şitâda gûnâ-gûn şükûfeleri ve âbdâr meyveleri ve niçe gûne nebâtât [u] giyâhât
ahdariyyâtları
eksik değildir, ammâ hurmâsı az mahsûl verir.
Ve sayf [u] şitâda gûnâ-gûn şükûfeleri ve âbdâr meyveleri ve niçe gûne nebâtât [u] giyâhât ahdariyyâtları eksik değildir, ammâ hurmâsı az mahsûl verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325b ·
metinde göster ·
… s-i mermerkâr buna bir kadeh etmişkim gûyâ bir zümürrüd yüzük kaşıdır ve serâpâ
ahdar
taşdır. Ve eyle rakîk minâredir kim gûyâ miyân-ı dilberândır. Ve altun ile muta …
Ve bir yeşil taşdan mebnî bir Q 24a minâre-i nahîfi var kim gûyâ zümürrüdvâr bir serâmed serv-i sâyedâr mîl-i minâre-i sebzgûndur. Bir diyârda böyle yeşil minâre manzûrumuz olmamışdır. Ve üstâd mühendis-i mermerkâr buna bir kadeh etmişkim gûyâ bir zümürrüd yüzük kaşıdır ve serâpâ ahdar taşdır. Ve eyle rakîk minâredir kim gûyâ miyân-ı dilberândır. Ve altun ile mutallâ alemine sâhibü'l-hayrât üç bin zer-ü hâlis P 24a harc edüp şa‘şa‘ası şehr-i İzmir'i münevver etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y45b ·
metinde göster ·
… de âbdest havuzunun cânib-i erba‘asında evc-i semâya ser çekmiş nahl-i nevres-i
ahdar-gûn-ı
ibret-nümûn serâmed servler var kim râyiha-i müşkünden demâg mu‘attar olur. Ve …
Fî's-subhu ve'l-ems evkât-ı hamsede ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at anda cem‘ olup tâ‘at [u] ibâdât ederler. Zîrâ bu mahalle yine cümle erbâb-ı ma‘ârifân-ı Mevleviyândır. Bâ-husûs bu câmi‘in bir imâmı var kim gûyâ imâm Fahr-i Râzî'dir, sıgâr [u] kibâr du‘â-yı hayrın alırlar. Ve bu câmi‘in hareminde âbdest havuzunun cânib-i erba‘asında evc-i semâya ser çekmiş nahl-i nevres-i ahdar-gûn-ı ibret-nümûn serâmed servler var kim râyiha-i müşkünden demâg mu‘attar olur. Ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik ma‘bed-i kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y81a ·
metinde göster ·
… Hazret-i Zekeriyyâ aleyhi's-selâm medfûndur. Cânib-i erba‘ası münakkaş atlas ve
ahdar
ile mestûrdur. Azîm ziyâretgâhdır. Ve harem-i şerîfi beyâz mermer-i hâm-ı ruhâm …
Ve bu câmi‘in mihrâbının sol Y 171b tarafında dîvâr dibinde Hazret-i Zekeriyyâ aleyhi's-selâm medfûndur. Cânib-i erba‘ası münakkaş atlas ve ahdar ile mestûrdur. Azîm ziyâretgâhdır. Ve harem-i şerîfi beyâz mermer-i hâm-ı ruhâm ile döşenmiş bir mücellâ sahrâdır. Tûlen ve arzan iki yüz ayakdır. Ve cânib-i erba‘asında yan soffalarında cümle (---) sütûndur. Ve üzerleri toloz kubbelerdir. Ve bu âsâr serâpâ kireç sıvalıdır, kurşumlu değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y171a–Y171b ·
metinde göster ·
… âm yan Urbân fukârası içre olmağile ol kadar müzeyyen değildir. Ancak sandûkası
ahdargûn
atlas ile mestûrdur. Ve câmi‘ hareminde bir âb-ı rahmetle memlû bir sarnıcı var …
Ve bu (---)(---) nâm bir mahalde imâm yan Urbân fukârası içre olmağile ol kadar müzeyyen değildir. Ancak sandûkası ahdargûn atlas ile mestûrdur. Ve câmi‘ hareminde bir âb-ı rahmetle memlû bir sarnıcı var. Cümle halk andan isti‘mâl ederler. Ve bu karyeden bize şeyh Q 99aP 99a hazretleri elli tüfeng-endâz Urbân şehbâz refîk verdi. Zîrâ Gazze paşası şeyh Beşîr'i katl etmiş. Ol ecilden cümle Urbân dağı ve taşı kaplamışlar ki Gazze'yi basup şeyhlerinin intikâmın alalar. Biz dahi Nâbulus yoluna gitmeyüp Rabbü'l-Belhî nâm sengistân ve çengelistân yerlerden şiddet-i harâret çekerek ol mahûf u muhâtara yolları ubûr edüp Hazret-i Mûsâ yoluna azîmet etdik. 12 sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y232b ·
metinde göster ·
… e sandûka-i şerîfi Kudüs'de Hazret-i Dâvûd sandûkası gibi zer-ender-zer atlas-ı
ahdar
ile pûşîdedir. Ve kubbe-i âlîsi zî-kıymet hâlîçeler ile döşelidir, ammâ mücevhe …
Ve sandûka-i şerîfi Kudüs'de Hazret-i Dâvûd sandûkası gibi zer-ender-zer atlas-ı ahdar ile pûşîdedir. Ve kubbe-i âlîsi zî-kıymet hâlîçeler ile döşelidir, ammâ mücevher ve murassâ‘at makûlesi zî-kıymet kanâdîl ve çerâğ ve çerâğdân ve buhûrdân ve gülâbdân yokdur. Ancak yüz mikdârı kanâdîllerdir. Ve câmi‘i dahi hem-çünân tekellüflü değildir, zîrâ hâlî yerdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y233b ·
metinde göster ·
Ve bir makâmı dahi Mısır İskenderiyyesi kal‘asının leb-i deryâdaki Bâb-ı
Ahdar'ı
içeri girdikde sağ tarafda bir kulle-i azîm içre ziyâretgâh-ı Sa‘d Vakkâs'dır. …
Ve bir makâmı dahi Mısır İskenderiyyesi kal‘asının leb-i deryâdaki Bâb-ı Ahdar'ı içeri girdikde sağ tarafda bir kulle-i azîm içre ziyâretgâh-ı Sa‘d Vakkâs'dır. Anda dahi niçe pehlivânların gürzleri ve niçe kemânkeşlerin darbları ve ibret-nümâ işleri vardır. Ziyâretgâh-ı ehl-i züvvârdır. Zâhirâ bu dahı makâmları ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y299a ·
metinde göster ·
deyüp andan seğirde seğirde ol izdihâm-ı çârsû içre, Mîleyn-i
Ahdareyn
derler, tarîk-ı âmmın iki tarafında yeşil direkler olduğundan Mîleyn-i Ahdareyn …
deyüp andan seğirde seğirde ol izdihâm-ı çârsû içre, Mîleyn-i Ahdareyn derler, tarîk-ı âmmın iki tarafında yeşil direkler olduğundan Mîleyn-i Ahdareyn derler. Yolun sol tarafındaki Ka‘be'nin harem dîvârına muttasıldır. Karşu tarafındaki sokak aşırı {Sakkâ başı hânesi köşesinde} yeşil Y 316b direkdir ve kanâdîller ile bu amûdlar zeyn olmuşdur. Safâ'dan bu mahalle gelince seğirde seğirde gelmek sünnetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316a–Y316b ·
metinde göster ·
… Ahdareyn derler, tarîk-ı âmmın iki tarafında yeşil direkler olduğundan Mîleyn-i
Ahdareyn
derler. Yolun sol tarafındaki Ka‘be'nin harem dîvârına muttasıldır. Karşu taraf …
deyüp andan seğirde seğirde ol izdihâm-ı çârsû içre, Mîleyn-i Ahdareyn derler, tarîk-ı âmmın iki tarafında yeşil direkler olduğundan Mîleyn-i Ahdareyn derler. Yolun sol tarafındaki Ka‘be'nin harem dîvârına muttasıldır. Karşu tarafındaki sokak aşırı {Sakkâ başı hânesi köşesinde} yeşil Y 316b direkdir ve kanâdîller ile bu amûdlar zeyn olmuşdur. Safâ'dan bu mahalle gelince seğirde seğirde gelmek sünnetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316a–Y316b ·
metinde göster ·
Bu Cîze hâkinde İnbaba hudûdlarına gelince sâfî çayır ve çemenzâr bir vâdîdir kim cümle ahâlî-i Mısır'ın ve Mısır vezîrinin cümle atları anda çayırlar bir ferah-fezâ-yı ahdaristândır. Ammâ Hudâyî değildir, amelîdir. Bersîm derler bir otdur, anı tohumdan ekdikleri gece bi-emrillâh sabâha dek iki parmak biter, üçüncü gün hayvânât otlamak mümkündür. Mısır'ın cümle atları anınla çayırlar. Rûm'un yonca ta‘bîr etdikleri misilli bir giyâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y225b ·
metinde göster ·