… beni bu hapsden halâs eyle' deyü zîr-i zemînden böyle bir sadâ geldi. Gelin ey
ahibbâ
sizinle şu seccâdemiz mahallinde bir hafr kazalım" deyüp bism-i İlâh ile ibtidâ …
{Menâkıb-ı Pîr Merkez Efendi}: Ve pîr-i azîzi Merkez Efendi hayâtda iken fukarâsına buyururlar kim "Şu yerde bir kerre secde ederken zîr-i zemînden bir sadâ geldi kim, 'Ya Şeyh ben şu yerde yedi bin yıl mahpûs bir kırmızı-gûn zülâlden lezîz bir aynü'l-hayâtım senin sebebinle vech-i arza çıkmağa me’mûrum ve beni Cenâb-ı Bârî maraz-ı hummâya mübtelâ olanlara dâ’-i devâ halk etmişdir. Elbette beni bu hapsden halâs eyle' deyü zîr-i zemînden böyle bir sadâ geldi. Gelin ey ahibbâ sizinle şu seccâdemiz mahallinde bir hafr kazalım" deyüp bism-i İlâh ile ibtidâ {kendiler} zemîne bir püşt-i pâ urup {ba‘dehu} cümle fukarâ üşüp bir bi’r-i mâ kazarlar kim hâlâ ahmerü'l-levn bir ayn-ı azîmdir. Bu âb-ı hoş-güvârı üç kerre ale's-sabâh tahte'l-kahve tenâvül etmeden nûş etseler bi-emrillâh hummâ-yı rub‘dan ve hummâ-yı muhrikden halâs olur. Merkez Efendi ayazması nâmıyla meşhûr-ı âfâk bir câh-ı mâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 110b ·
metinde göster ·
Mesîregâh-ı Deniz hammâmı: Yine kayıklar ile cümle
ahibbâ
her cum‘a günleri bu Eyyûb şehri önündeki cezîreler mâbeynindeki halîclere girü …
Mesîregâh-ı Deniz hammâmı: Yine kayıklar ile cümle ahibbâ her cum‘a günleri bu Eyyûb şehri önündeki cezîreler mâbeynindeki halîclere girüp cümle âşıkân [u] ma‘şukân-ı müştâkân bilâ vâsıta birbirlerine dirâğûş edüp felekden kâm alup deniz mâlikleri gibi âdem melekleri nîlgûn fûta ile şinâverlik ederler ve her cezîrelerin çemenzârlarında ayş [u] nûş edüp gam-ı dünyâyı ferâmûş edüp sohbet-i hâsü'l-hâs ederler. Bu câ-yı müferrih dahi bir diyâra mahsûs değildir, illâ şehr-i Eyyûb'a mahsûsdur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120a ·
metinde göster ·
Mesîregâh-ı Dîvdâr çeşmesi: Bu dahi Okmeydânı'nın bir köşesinde âb-ı hayâtdan nişân verir bir çeşmedir. Cânib-i erba‘asında dıraht-ı azîm çınârlar sâyesi çemenzârında cümle ahibbâ cân sohbeti ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126b ·
metinde göster ·
… haremi vardır kim çınâr-ı müntehâlarla müzeyyendir. Ba‘de'l-asr cümle cemâ‘at-i
ahibbâ
ve yârân-ı safâ anda cem‘ olup cemî‘i deryâda şinâverlik eden keştîleri temâşâ …
Bir minâresi ve tekyesi ve imâreti ve haremi vardır kim çınâr-ı müntehâlarla müzeyyendir. Ba‘de'l-asr cümle cemâ‘at-i ahibbâ ve yârân-ı safâ anda cem‘ olup cemî‘i deryâda şinâverlik eden keştîleri temâşâ ederler bir cihân-nümâ câmi‘dir kim Koca Mi‘mâr şuğlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132b ·
metinde göster ·
… bir fâsik-i mahrûm ve bir bî-mezâk turfe şallâk abdâl-meşreb bir cânız ve cümle
ahibbâ
ve asdıkâ cânlara cânımız fedâ edüp bâlâda zikr olunan meşrûbât mükeyyifâtların …
Ancak hakîr bir fâsik-i mahrûm ve bir bî-mezâk turfe şallâk abdâl-meşreb bir cânız ve cümle ahibbâ ve asdıkâ cânlara cânımız fedâ edüp bâlâda zikr olunan meşrûbât mükeyyifâtlarından ve me’kûlât mükeyyiflerinden berâ-yı hâtır-ı yârân-ı bâ-safâ hâne-i bî-minnetimizde hâzır etmişizdir. Anıniçün ism [ü] resimlerin ve isti‘mâl edenlerin keyfiyyet-i ahvâllerine vâkıf olup esmâ-yı mükeyyifâtdan anıniçün haberdârız. Yohsa riyâ olmaya, vallâhi'l-azîm birinden haberdâr değilim. Ancak kutu bozası ve pirinc subyası ve Kırım maksımasın leyle-i ramazânlarda kuvâ-yı beden içün nûş eden e’imme ve hutebâ ve meşâyihâne teba‘iyyeten nûş etmişizdir, aslâ sekri yok bir bulamaçlardır ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a ·
metinde göster ·
… şa ağaya bir kürk ve on kîse verüp ağa-yı mezbûr Rûm'a revâne oldu. Hakîr cümle
ahibbâ
ve dostânlar ile vedâlaşup ve Hazret-i Yahyâ'yı ziyâret-i vedâ‘ edüp andan Muhy …
Şâm-ı şerîfe dâhil olup Şâm'ın garbîsi kenarında Gökmeydân nâm mahalde Murtezâ Paşa efendimiz cümle askeriyle serâperdesinde meks etmiş bulup hakîr dahi dâ’irede mertebemiz üzre haymemiz ile meks edüp paşa efendimizin hâk-i pâyine yüz sürüp on kîse ve iki kısrakı ve muhabbetnâme-i mektûbları verüp paşanın evvel-i azilde on kîse destine girince cümle karakollukçulara bahşîş ihsân edüp hakîre üç yüz guruş ve bir kısrak in‘âm eyleyüp hakîrin geldiğinden dünya kadar hazz edüp Şâm'ın Gökmeydânı'nda zevk u safâ edüp hacc-ı şerîf müyesser olmadan ma‘zûl olmağıla yedi re’s develerimizi yedi yüz guruşa bey‘ edüp ve mahfil imâmetin bir kîse guruşa Alî Hicâzî nâm bir kimesneye füruht edüp azm-i râh-ı Rûm derken Âsitâne-i Sa‘âdet'den Kara Murâd Paşa vezîrin ağalarından Alî Ağa nâm bir ağa Murtezâ Paşa efendimize eyâlet-i Sivas'ı getirüp Paşa ağaya bir kürk ve on kîse verüp ağa-yı mezbûr Rûm'a revâne oldu. Hakîr cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup ve Hazret-i Yahyâ'yı ziyâret-i vedâ‘ edüp andan Muhyiddînü'l-Arabî ve Şeyh Arslan ve eş-Şeyh Bilâl-i Habeşî ve (---)(---) cümle ziyâret-i vedâ‘ edüp ve rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50a ·
metinde göster ·
… ib-i ibret-nümâ-yı hârık-ı âde: Bir gün bu şehr-i Eski Zağra'da sâkin iken niçe
ahibbâ
vü dostândan Armağânzâde ve Mismârîzâdeler eyitdiler: "Evliyâ Çelebi! Bizim şeh …
Ve mine'l-acâ’ib-i ibret-nümâ-yı hârık-ı âde: Bir gün bu şehr-i Eski Zağra'da sâkin iken niçe ahibbâ vü dostândan Armağânzâde ve Mismârîzâdeler eyitdiler: "Evliyâ Çelebi! Bizim şehrimizde bir acâ’ib temâşâgâh-ı ibret-nümâ vardır kim görmeğe muhtâcdır. Kalk sana ol vâcibü's-seyri seyr etdirelim" dediklerinde hakîr dahi anlara teba‘iyyet edüp şehri seyerân u deverân ederek Tahtalkal‘a nâm mahalle varup anı gördüm, şâhrâh üzre bir sakka kuşu per ü bâllerin küşâde kılup sâyebân-âsâ edüp yatar. Meğer kanadı altında bir kancık sarı köpek yatarmış. Bu yârânlarımız ile bir berber dükkânında oturup bu sakka kuşuyla kelbin mu‘âmelelerine mukayyed olduk. Anı gördüm, sakka kuşu burnuyla kelbin postunu bitlemeğe başladı. Ammâ sakka kuşunun minkârının bir yanı ve sağ taraf cenâhı mecrûh. "Bu neden mecrûhdur" deyü su’âl etdim. "Vallahi bu sakka kuşunu sayyâdlar kanadın mecrûh edüp bu şehir içre bırakdılar. Bu mürg-ı hayvân-ı hevâ günden güne ifâkat bulup şikeste-per kaldı. Ammâ giderek şehir halkıyla ve kilâb-ı akûr-ı sarîhler ile üns [ü] ülfet edüp bu dişi kelbe mukârin olup böyle bitleyerek çarsû-yı bâzârda bile gezerek bir ân kelbin yanından cüdâ olmazdı. Âhir dişi kelb kızup erkek kelbler dişi kelbin yanına geldikçe bu sakka kuşu anlarla ceng edüp kovarak dişi kelbi himâye ederdi. Ammâ kancık kelbin murâdı erkek kelblerde. Anı gördük, bir gün şehir içre ne kadar yüz kelb var ise cümlesi bir nefesden uluyarak seğirdüp soluyarak bu Tahtalkal‘a meydânına gelüp kelbler sakka kuşuna hücûm etdiler. Hemândem mürg-ı zeyrek kanat kakup minkâr-ı dehânın açup bu kelblere niçe hamle eylediyse ikisin katl eyledi. Ve dörd beş aded kelb mecrûh olup uluyarak firâr etdiler. Hemân bir hayli kelb yine mürga sarılup bir azîm arbede edüp temâşâcı ehl-i beled bunları birbirinden ayırmak mümkün olmayup ol günde minkârın meksûr u cenâhın mecrûh etdiler. Ammâ hâh nâ-hâh dişi kelbi kelb-i akûrlara vermeyüp ol zamândan berü dişi kelbi kabza-i tasarrufa alup yanına bir erkek kelb gelmek ihtimâli yokdur" deyü bu sergüzeşt-i mürg-i sakkayı hikâye ederken anı gördüm sakka kuşu kanadının sâyebânın 133b kaldırup meydânda bir hayli cevelân ü deverân ü seyerân etdi. Kelb dahi sâye-i cenâhdan çıkup bir hayli esnedi ve gerindi ve sündü. Hemân Berber Ali nâmında bir kimesne kelbe fahfara nânpâreleri kelb-i acûz tenâvül ederken sakka kuşu kassâblar içinde üstühânlar bulup fi'l-hâl kelbe getirdi. Kelb üstühânı da yeyüp yatdıkda mürg-i sakka cenâheynin küşâde kılup minkârın kec edüp horos-misâl merdânelik ederek yatan kelbin üstüne çıkup edebde ördek zekeri gibi bir karış var kîr-i mühmele-i kec-kârın çıkarup hâh nâ-hâh be-dürüstî kelbe bir fetîle salup çıkardıkda bir hayli kanat kakup reftâr etdi. Kelb-i fakîre yalanup kaldı, aslâ "haf haf" ve vağ vağ" demeyüp râm oldu. Meğer beher yevm böyle beş altı kerre cimâ‘ ederlermiş. Aceb sırr-ı temâşâgâh idi kim bu hakîrun kendi müşâhede etdüğü meşhûr-ı âfâk temâşâdır kim Hudâ âlimdir böyle olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 133a–133b ·
metinde göster ·
ile ve hân-ı âlîşân ile vedâlaşup ve mektûblar alup (---),
Ve'l-hâsıl her şeyden müstağnî olup hân yanında sehelce felekden kâm {alup} cümle aşâ’ir beğleriyle cân sohbetleri edüp Hüseyn-i Baykara zevkleri edüp cümle ahibbâ ile ve hân-ı âlîşân ile vedâlaşup ve mektûblar alup (---),
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 236b ·
metinde göster ·
… edüp bize üç bayrak müsellah tüfeng-endâz pür-silâh piyâde fetâlar verüp cümle
ahibbâ
ile vedâlaşup İmâdiyye'den,
Hamd-i Hudâ İmâdiyye ziyâretlerin mümkin olduğu mertebe edüp ve şehrin niçe gün seyr ü temâşâsın edüp kânûn u kâ‘ide-i Ekrâdı ve âyîn-i dîvân-ı Âl-i Abbâsiyân'ı ve niçe ibret-nümâ âsârları im‘ân-ı nazar ile temâşâ edüp gicemiz leyle-i kadr ü rûzumuz rûz-ı ıyd-ı nevrûz-ı Harzemşâhî olup âhir-ı kâr sene 1066 mâh-ı (---) günü İmâdiyye hânından Murtezâ Paşa kethudâsı refîkimiz beş kise harcırâh ve beş küheylân esb-i siyâh yeri aşkar sücâh ve bir katar-ı katır me’kûlât nân-ı lavaş ve omaş ve niçe gûne zî-kıymet tuhef ü âvânî harîr kumaş verdi. Ve bu hakîre bir kise guruş ve iki at ve üç re’s üştür yüküyle niçe akmişe-i fâhire ve bir Ma‘arravî zıvzık seyf-i Şeyhânî ve bir pençe-i âfitâb Gürcî gulâmı ihsân edüp Murtezâ Paşa kethudâsına mektûblar ve Melek Ahmed Paşa efendimiz içün hakîre mektûblar verüp hân ile vedâ‘ edüp bize üç bayrak müsellah tüfeng-endâz pür-silâh piyâde fetâlar verüp cümle ahibbâ ile vedâlaşup İmâdiyye'den,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 382a ·
metinde göster ·
… a zevk u safâlar edüp bizler dahi anların zıll-ı himâyesinde taraf taraf cemî‘i
ahibbâ
ve dostân ve âşıkân-ı sâdıkânlarımız ile seyr-i safâlar ederken (---)
Üç aydan eksik İslâmbol'da bâğ u bâğçeler ve hadîka ve bostânlar ve şâhâne yalılarda şeb [ü] rûz Kaya Sultân ile efendimiz Melek Ahmed Paşa zevk u safâlar edüp bizler dahi anların zıll-ı himâyesinde taraf taraf cemî‘i ahibbâ ve dostân ve âşıkân-ı sâdıkânlarımız ile seyr-i safâlar ederken (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 69a ·
metinde göster ·
… ğa efendimizle ve Fazlî Paşalı Kemânkeş Ahmed Paşa efendimizle ve niçe yüz aded
ahibbâ
ve dostânlar ile müşerref olup hamd-i Hudâ bu şehre on aded pençe-i âfitâb esîr …
Andan yine şarka giderken yeni Boğdan beğimiz mehterhânesin çalarak bu kadar bin askeriyle Kalga Sultân'ımıza karşu çıkup "Gazânız mübârek ola" deyü Kalga Sultân'a bir semmûr kürk ve beline bir mücevher kılıç kuşadup yalı ağasına bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire ve sâ’ir iş erlerine birer çuka çekman ve tonlar geydirüp cümle asker-i İslâm ile kırk birinci günde şehr-i Yaş'a dahil olup velî-ni‘am Gazzâzzâde Ahmed Ağa efendimizle ve Fazlî Paşalı Kemânkeş Ahmed Paşa efendimizle ve niçe yüz aded ahibbâ ve dostânlar ile müşerref olup hamd-i Hudâ bu şehre on aded pençe-i âfitâb esîr gulâm ile ve dörd aded pâkîze bintân ile ve on yedi re’s at ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle selâmet dahil olup Ahmed Ağa efendimize hedâyâlar verüp andan ve beğden ve gayrıdan ihsânlar alup konağımızda sâkin olup taht-ı Boğdan olan Yaş şehrinin evsâfın tahrîr etmeğe iltizâm-ı mâlâ-yelzem eyleyüp şehrin enderûn [u] bîrûnını gezüp seyr [ü] temâşâ ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 104b ·
metinde göster ·
vü sâdıkân u ârifân u âşıkân-ı ashâb-ı divelden niyâz olunur ki iksârda olan öz …
Ve sâ’ir ahibbâ vü sâdıkân u ârifân u âşıkân-ı ashâb-ı divelden niyâz olunur ki iksârda olan özrümüz kabûl edeler, zîrâ bu kadar seyâhat-i kesretde ve bu kadar meşakkat-i vefretde cem‘-i hâtıra olmamağile ancak kendü sergüzeşt ü serencâmımız olup bu gazâda elimizden cüz'î ve küllî hayırlı işler dahi gelmek ile ale'l-fevr bu gûne terkîm olunmuşdur, ammâ hakkâ ki bu Ciğerdelen sahrâsı cengi cemî‘i küffâr-ı bedkârların bu âna dek niçe bin inhizâmlarına bu ceng-i Üstürgon-ı ibret-nümûn dibâce-i defterleri olmuşdur. Hâzâ min fazlı Rabbî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107a ·
metinde göster ·
vü dostân ve âşıkânlar ile ve Şeyh Efendi hazretleriyle ve hânemiz sâhibi Zâ‘im …
Bu şehirde üç gün zevk u şevkler edüp cümle ahibbâ vü dostân ve âşıkânlar ile ve Şeyh Efendi hazretleriyle ve hânemiz sâhibi Zâ‘im Ca‘fer Ağa ile cümle vedâlaşup ve yarar refîkler alup Öziçe'den cânib-i kıbleye 4 sâ‘atde, menzil-i karye-i Umaniçse, andan Tornik yaylası dağın aşup 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141b ·
metinde göster ·
ve dostânlar ile vedâlaşup koyun çobanlarından beş nefer esîrleri bile alup ale …
"Koyun bizim Koturlu'nundur, Dobra-Venediklinin koyunlarda alâkası nedir" dediklerinde hemân ol ân arz [u] mahzarlar ve her ocak ağalarından mektûblar alınup ve ücret-i kademimiz içün hakîre üç yüz Venedik altunu ve beş tüfeng ve iki Fireng gulâmı ve kölelerime birer çuka ve birer kumaş verüp ve yüz nefer tüfeng-endâz yarar piyâde yiğitleri refîk verüp ba‘dehu cümle gâzîler ve cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup koyun çobanlarından beş nefer esîrleri bile alup ale's-sabâh yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156a ·
metinde göster ·
ve dostânlar ile vedâlaşup hân hazretleri dahi bu kadar bin asker ile atlanup M …
Evvelâ cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup hân hazretleri dahi bu kadar bin asker ile atlanup Mehemmed Paşa'yı göndere gidüp Bâğçesarây'dan cânib-i garba sayd [u] şikâr ederek gidüp 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 199b ·
metinde göster ·
… den şehir hâricinde Lonca Köşkü nâm olan yerde her gün ba‘de'l-asr şehrin cümle
ahibbâ
ve dostân âşıkân [u] ma‘şûkânları bu çemenzâr hıyâbân dırahtistân fezâsında köş …
Der-sitâyiş-i mesîregâh-ı kibâr-ı ağavât: Bu Elbasan şehrinin enderûn [u] bîrûnu cümle teferrücgâh ârâmgâh yerlerdir, ammâ hâss u âmmlara mahsûs olmuş çemenzâr u lâle‘ızâr yetmiş yerde merâmgâh mesîregâhları var. Cümleden şehir hâricinde Lonca Köşkü nâm olan yerde her gün ba‘de'l-asr şehrin cümle ahibbâ ve dostân âşıkân [u] ma‘şûkânları bu çemenzâr hıyâbân dırahtistân fezâsında köşe be-köşe herkes âşinâları ile gûnâ-gûn cilveler ederler. Gâyet latîf mecma‘u'l-irfân yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366b ·
metinde göster ·
… eğer âh, / Hiç mümkin mi ki tağyîr oluna hükm-i İlâh, / Dediler hâl-i firâkında
ahibbâ
târîh, / Göçdü âh kevn-i fenâdan Çelebi tâbe serâh. / Sene 1027.
Devr-i âlemden eğer şükr sana eğer âh,Hiç mümkin mi ki tağyîr oluna hükm-i İlâh,Dediler hâl-i firâkında ahibbâ târîh,Göçdü âh kevn-i fenâdan Çelebi tâbe serâh.Sene 1027.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 367b ·
metinde göster ·
Ve kıblesi önünde revzenlerinden buhayre ve sahrâ-yı bî-pâyân içre cümle amâristân zâhir ü bâhirdir. Ve hareminde kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş dıraht-ı müntehâlar var kim her birinin zıll-ı himâyesindeki çemenzâr yerlerde cümla ahibbâ ve yârân-ı bâ-safâ-yı erbâb-ı ma‘ârifân oturup kesb-i tarâvetler edüp mübâhase-i ilm-i şer‘iyyeler edüp bir tarafda dahi levendât makûlesi tâze cüvânlar gûnâ-gûn lu‘bedebâzlıklar ve silâhşorluklar ta‘lîm etmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 370a ·
metinde göster ·
… vâb ve bir at ve bir seyishâne ve gulâm refîklerime onar guruş ihsân edüp cümle
ahibbâ
ve dostân-ı Kütâhiyye ile vedâlaşup hâne sâhibimiz beğ efendi hakîri göndere gi …
Hânemiz sâhibi Osmân Süleymân Q 8aP 8a Paşazâde kasrına târîh güfte etdiğimiz içün yüz guruş ve bir kat esvâb ve bir at ve bir seyishâne ve gulâm refîklerime onar guruş ihsân edüp cümle ahibbâ ve dostân-ı Kütâhiyye ile vedâlaşup hâne sâhibimiz beğ efendi hakîri göndere gitmeğe esb-süvâr olup niçe a‘yân ile Kütâhiyye'den cânib-i şimâle nehr-i Felend'i ubûr edüp bir sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y14a ·
metinde göster ·
ile vedâlaşup garb tarafındaki dağlar eteğinde yigirmi beş pâre ma‘mûr kurâları …
Ve bu şehirde cümle ahibbâ ile vedâlaşup garb tarafındaki dağlar eteğinde yigirmi beş pâre ma‘mûr kurâları ve âb-ı hayâtlı râhlı ve mahsûllü sahrâları ve kettânı ve engûrü ve cevizi ve unnâbı firâvân belîdeleri ubûr ederek, 4 sâ‘atde kûh-ı bi-emân Demirci beline urûc etmeğe başladık. Kâmil iki sâ‘atde evc-i semâya münkalib olmuş bir kûh-ı Demâvend-i bülenddir. Ve bu kûhun tâ zirve-i a‘lâsında Oklu Çam nâm mahalle vardık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y23b ·
metinde göster ·
… üp kırk sene mu‘ammer olup ba‘dehu âhirete intikâl edüp vasiyyetleri üzre cümle
ahibbâ
Dervîş'i harâmîlerin yanında cümleye ser-çeşme defn etmişlerdir. Hâlâ bu kûh-ı …
Ve yine Dervîş kendü keremlerinden katl etdüği harâmîleri dağa götürüp gasl edüp ale't-tertîb bir mastaba üzre ceng etdikleri Oklu Çam nâm mahalde defn etmişlerdir. Hâlâ etrâfları çevrilmiş alçacık dîvârlı mezârlıkdır. Ve kendü içün dahi bir kabir inşâ etdirüp ahâlî-i şehre vasiyyet edüp kırk sene mu‘ammer olup ba‘dehu âhirete intikâl edüp vasiyyetleri üzre cümle ahibbâ Dervîş'i harâmîlerin yanında cümleye ser-çeşme defn etmişlerdir. Hâlâ bu kûh-ı bâlâ içre "Oklu Dede" deyü âyende vü revendeye ziyâretgâhdır ve "Oklu Çam" deyü meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y24a ·
metinde göster ·
… eyhülislâmı Mahmûd Efendi ve Yeniçeri Serdârı Kassâbzâde Bekir Ağa ile ve gayri
ahibbâ
ve dostân ile vedâlaşup bu şehirden garb tarafına bâğlar ve bâğçeler içre gidüp …
Ba‘dehu bu şehrin a‘yâniyle ve mollâ ve Şeyhülislâmı Mahmûd Efendi ve Yeniçeri Serdârı Kassâbzâde Bekir Ağa ile ve gayri ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup bu şehirden garb tarafına bâğlar ve bâğçeler içre gidüp ve nehr-i Gedüs'ü bu sahrâ içre atlarımız ile gücile ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y39a ·
metinde göster ·
… n Mesîh Çelebi ve dâmâdı (---) ve Bekir Beğ ve Halîl Ağa ve Bâkî Çelebi ve niçe
ahibbâ
ile vedâlaşup Mühürdâr Paşa'dan bî-hisâb me’kûlât ü meşrûbât hedâyâ gelüp elli …
Ve bu şehr a‘yânlarından Mesîh Çelebi ve dâmâdı (---) ve Bekir Beğ ve Halîl Ağa ve Bâkî Çelebi ve niçe ahibbâ ile vedâlaşup Mühürdâr Paşa'dan bî-hisâb me’kûlât ü meşrûbât hedâyâ gelüp elli tüfeng-endâz yarar ve bahâdır yiğitler ile Paşa'nın kendi firkatesine atlarımız ile süvâr olup bir keskin firişka poyraz rûzgârıyla Sakız'dan çıkup mütevekkilen alallâh deyüp Çeşme burnundan Akyâr burnu yigirmi mîldir, anda iki adacıklara Çömez adaları derler, hâlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y62b ·
metinde göster ·
… ır. Ve kırk neferâtının nısfı İzmirde Sancakburnu kal‘asına nakl olunmuşdur. Ve
ahibbâ
ve yârândan Mustafâ Paşazâde ve Şems Paşazâde ve Boyacızâde Efendi ve Serdâr Ha …
Şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ ve sulehâsı ve e’imme ve hutebâsı ve meşâyihi gâyet çokdur. Ve kethudâyeri ve Dergâh-ı âlî yeniçeriyânının serdârı ve kal‘a dizdârı vardır. Ve kırk neferâtının nısfı İzmirde Sancakburnu kal‘asına nakl olunmuşdur. Ve ahibbâ ve yârândan Mustafâ Paşazâde ve Şems Paşazâde ve Boyacızâde Efendi ve Serdâr Hasan Ağa ve Mûmcu Hüseyin Ağa ve şâ‘ir Sâlihî Çelebi ve Zamîrî Çelebi ve Mevlevîhâne şeyhi Çelebi Efendi, âyân-ı eşbeh-i vilâyet bunlardır. Ve bu kal‘a zamân-ı kadîmde gâyet küçük imiş. Ba‘dehu tevsî‘ etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y74a ·
metinde göster ·
ile vedâlaşup ve yarar kulağızlar alup şehirden cânib-i garba bir sâ‘at bâğlar …
Ba‘dehu cümle ahibbâ ile vedâlaşup ve yarar kulağızlar alup şehirden cânib-i garba bir sâ‘at bâğlar içre ba‘dehu şimâle altı sâ‘at tağlar ve taşlar aşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78b ·
metinde göster ·
… lak Laz Çavuş ile ve Melek Ahmed Paşalı kapu yoldaşımız Hüseyin Ağa ile ve niçe
ahibbâ
ve dostân ile vedâlaşup müsellim ağa ile ziyâfete revâne olduk.
Ve a‘yân-ı vilâyetden ve erbâb-ı yârândan Nakîbüleşrâf Bekir Ağa ve bürâderi el-Hâc Hamza Ağa ve Nedîm Çelebi ve Yahyâ Ağa ve Bedastenli Mehemmed Ağa ve Arab Sâlih Efendi hânesi gulûy-i âm ile sengsâr olup mâl [ü] menâli gâret olup kendi firâr etmişdi. Ve Yeşil İmâret imâmı Çelebi Efendi ve Serdâr Çolak Laz Çavuş ile ve Melek Ahmed Paşalı kapu yoldaşımız Hüseyin Ağa ile ve niçe ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup müsellim ağa ile ziyâfete revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85b ·
metinde göster ·
… a kâmil bir hafta zevk [u] safâ edüp murâd [u] merâmımız üzre temâşâ edüp cümle
ahibbâ
ile vedâlaşup refîklerimiz ile bu yayladan şarka yokuş aşağı nüzûl ederek Birgi …
Ve bu yaylalarda kâmil bir hafta zevk [u] safâ edüp murâd [u] merâmımız üzre temâşâ edüp cümle ahibbâ ile vedâlaşup refîklerimiz ile bu yayladan şarka yokuş aşağı nüzûl ederek Birgi şehri sol cânibimizde kalup beş sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y88b ·
metinde göster ·
Cümle ahvâlâtlarına vâkıf olup bir ay zevk u safâ edüp ba‘dehu cümle
ahibbâ
ile ve Tatar hân sultânları Mübârek Geray ve nûreddîn sultân ve dizdâr (---) ağ …
Cümle ahvâlâtlarına vâkıf olup bir ay zevk u safâ edüp ba‘dehu cümle ahibbâ ile ve Tatar hân sultânları Mübârek Geray ve nûreddîn sultân ve dizdâr (---) ağa ve kadı efendi ve serdâr Edhem Çorbacı ve Monlâ Çelebiler ve Mütevellî Kâtibi Ömer Çelebi ve Abdülkâdir Paşa kethudâsı Mahmûd Çelebi el-hâsıl cümle ihvân-ı bâ-safâ ile vedâlaşup atlarımız bir firkateye koyup ve hakîre kal‘a ağaları elli pür-silâh dayı yiğitler ve niçe me’kûlât Y 126b u meşrûbâtlar verüp Anatolu cânibinde Mekri körfezine muvâfık keskin batı eyyâmı ile bayrak yırtup ve Allâh'a sığınup altmış mîl şarka engin söküp karşu kıyıda Kurdoğlu Burnu nâm mahalle selâmetle varup küffâr havfinden emîn olduk. Mezkûr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y126a–Y126b ·
metinde göster ·
Ve Bınarbaşı'nda Abdülvehhâb Efendi, bir mesîregâh âsitânesi var kim cümle
ahibbâ
ve erbâb-ı zurefânın ârâmgâh [u] namâzgâhıdır, anda bir kubbe-i âlî içinde medf …
Ve Bınarbaşı'nda Abdülvehhâb Efendi, bir mesîregâh âsitânesi var kim cümle ahibbâ ve erbâb-ı zurefânın ârâmgâh [u] namâzgâhıdır, anda bir kubbe-i âlî içinde medfûndurlar. Kuddise sırruh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y132b ·
metinde göster ·
… hi ile ve Dizdâr Ca‘fer Ağa ile ve Çavuş Beğ ile ve serdâr ile ve'l-hâsıl cümle
ahibbâ
ile vedâlaşup ve bize refîkler koşup kıbleye üç sâ‘at gidüp,
Ve bir hafta bu şehirde meks edüp niçe zevk u safâlar edüp mevlevîhâne şeyhi ile ve Dizdâr Ca‘fer Ağa ile ve Çavuş Beğ ile ve serdâr ile ve'l-hâsıl cümle ahibbâ ile vedâlaşup ve bize refîkler koşup kıbleye üç sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136b ·
metinde göster ·
… Y 367b⟧ umreye niyyet edüp âlât-ı silâhımız ile esb-i tâzîlere süvâr olup ba‘zı
ahibbâ
ile vedâ‘ ederek ve Mu‘allâ ziyâretgâhları içre sûre-i et-Tekâsür tilâvet edere …
Bin seksen iki Zilhiccesi'nin yigirmi altıncı günü Mısır'dan gelen üç bin askerin bini Mekke'de muhâfazacı kaldı. Ertesi Mağrib huccâcı Medîne-i münevvereye revâne oldular. Yigirmi yedinci gün kırk bin huccâc-ı Mısır ile Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye müteveccih olup yine Y 367b umreye niyyet edüp âlât-ı silâhımız ile esb-i tâzîlere süvâr olup ba‘zı ahibbâ ile vedâ‘ ederek ve Mu‘allâ ziyâretgâhları içre sûre-i et-Tekâsür tilâvet ederek bir sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y367a–Y367b ·
metinde göster ·
… ha karîb rada edüp ihvân-ı bâ-safâlara safâ nazar Tûr meyveleri bezl edüp cümle
ahibbâ
pesend etdiler. Vakt-i şâfi‘îde yine cânib-i garba tağlı ve taşlı ve muğaylân v …
Hakîre bu bâğlarda vâfir meyveler verüp acele ile yola revâne olup anı gördük, huccâc kal‘a-i Nahil'den kalkup nîm râhda nısfü'l-leyl mâhtâbda râst gelüp mülâkât olduk. Ve sabâha karîb rada edüp ihvân-ı bâ-safâlara safâ nazar Tûr meyveleri bezl edüp cümle ahibbâ pesend etdiler. Vakt-i şâfi‘îde yine cânib-i garba tağlı ve taşlı ve muğaylân ve zıbrulu(?) ve misvâk ağaçlı dereler içre 9 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y381a ·
metinde göster ·
… sır'ın sagîr ü kebîri bir haymeye mâlik olan ve olmayan ücret ile yâhûd âriyetî
ahibbâ
ve asdıkâsıyla Âdiliyye sahrâsına gelüp çadır ile meks ederler. Bu vâdîde bu ka …
Ve Mısır'ın sagîr ü kebîri bir haymeye mâlik olan ve olmayan ücret ile yâhûd âriyetî ahibbâ ve asdıkâsıyla Âdiliyye sahrâsına gelüp çadır ile meks ederler. Bu vâdîde bu kadar bin hayme ve hargâh kurulup eyle bir ordu-yı bâzâr olur kim gûyâ çemapur askeri meks etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y186a ·
metinde göster ·
… mahzûz oluruz" deyü varakları verüp beş bin para dahi harcırâh ikrâm edüp cümle
ahibbâ
ile vedâlaşup ol gece Bulak'da Risâle ağası İbrâhîm Ağa hânesinde mihmân olup ü …
"Hâmil-i varaka Evliyâ Efendi sâhib-i devlet efendimizin nedîm-i hâssı ve kadîmî yâr-ı gârı olduğundan mâ‘adâ bizim dahi peder-i azîz-i cân-berâberimizdir. Mektûb-ı mahabbet-üslûbumuz her kankınıza vusûl bulursa Evliyâ Çelebi'yi birbirinize sâlimîn ü gânimîn tatyîb-i hâtır edüp ulaşdırasız. Gâyet memnûn [u] mahzûz oluruz" deyü varakları verüp beş bin para dahi harcırâh ikrâm edüp cümle ahibbâ ile vedâlaşup ol gece Bulak'da Risâle ağası İbrâhîm Ağa hânesinde mihmân olup üç gün üç gece şehr-i Bulak niçe kerre yüz bin kanâdîller ile çerâğân ve tezyîn olup zevk [ü] safâlar oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y278b ·
metinde göster ·
… rinin niçe bin dürlü seyr [ü] temâşâların im‘ân-ı nazar ile teferrüc edüp cümle
ahibbâ
ile ve şeyh Selâme ile ve şeyh Ahmed halîfe ile ve şeyh Çelebi ile cümle e’imme …
Hakîr bu Tanta şehrinin niçe bin dürlü seyr [ü] temâşâların im‘ân-ı nazar ile teferrüc edüp cümle ahibbâ ile ve şeyh Selâme ile ve şeyh Ahmed halîfe ile ve şeyh Çelebi ile cümle e’imme ve hutebâ ile vedâ‘laşup âsitâne-i Bedevî'de bir hatm-i şerîfi dahi itmâm edüp rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb edüp vedâ‘ ziyâret[i] etdikden sonra âdâb üzre atebesin bûs edüp azm-i şehr-i Nehâriyye etdik. Evvelâ Tanta şehrinden çıkup dahi deryâ gelmeden şimâl cânibine piyâde-reviş Y 295b ile dörd bin beş yüz adım bir malaka yer yürüyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y295a–Y295b ·
metinde göster ·
Bu şehri dahi seyr [ü] temâşâ ve ziyâret edüp ve cümle
ahibbâ
ile vedâ‘laşup bu şehirden yıldız rûzgârı cânibine bir düz sahrâ ile bir kasîr …
Bu şehri dahi seyr [ü] temâşâ ve ziyâret edüp ve cümle ahibbâ ile vedâ‘laşup bu şehirden yıldız rûzgârı cânibine bir düz sahrâ ile bir kasîr malaka ya‘nî bir at menzili yer gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y297b ·
metinde göster ·