İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ahlad

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
25
isabet
23 cümle/beyitte
9,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi2510,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–25 / 25

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ahlad” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS III 142a … i ve çilek meyvesi olur kim ve mine'l-acâ’ibdir.Ve aşağı derelerinde kestâne ve ahlad ve güğüm ve muşmula ve üvezi olur kim, garâ’ibdir. Ve billûrdan nişân verir buz …
EÇS IV 238a Menzil-i karye-i Ezgak: Ahlad sancağı hudûdunda leb-i deryâ kurbünde (---) (---) ma‘mûr köydür. Andan yine şi …
EÇS IV 238a–238b Menzil-i Bend-i Mâhî: Bu dahi Ahlad hâkinde (---) (---) nâm deresinde balık dalyanıdır. Van defterdârı tarafından z …
EÇS IV 238b Evsâf-ı Dârü'l-Büleh, binâ-yı Âd, şehr-i kadîm Erzen-i Ahlad
EÇS IV 238b … . Ya‘nî Oğuz tâ’ifesi şehridir. Müverrihân-ı Acem bu şehr-i köhne-âbâda Erzen-i Ahlad demişler. Hakkâ ki erzeni, ya‘nî darısı çok olur, ammâ dest-i Âl-i Osmân'da Erz …
EÇS IV 238b Sebeb-i harâbî-i şehr-i Ahlad : Zamânı kadîmde bu şehir Mâhân pâdişâhının hükmünde idi. Ol pâdişâh-ı bî-tedbîr …
EÇS IV 238b … dişâh-ı bî-tedbîr Semenkân pâdişâhı üzre sefer etmeğe murâd edindikde bu şehr-i Ahlad ahâlîsinden sefer-imdâd içün yüz bin yumurta ister. Bu fermân ahâlî-i Ahlad'a g …
EÇS IV 238b … ve türâbdan sütûh imâr görülmemiş idi. Hâlâ Mısır'ın şarkında Tophâne tarafında Ahlad Mahallesi derler niçe bin hâne-i harâb zîr-i türâb olup yatur. Niçe bininin âsâ …
EÇS IV 238b … n on iki bin ev göçdüğün bir seneden sonra istimâ‘ eder. İşte ol mahalde şehr-i Ahlad eyle bir sevâd imiş kim on iki bin hâne hicret edüp Mısır'a gide, bir yıldan so …
EÇS IV 239a Uzun Hasan Şâh bu inhizâm derdinden merhûm olmağile şehr-i Ahlad yine imâr olmayup harâb kaldı. Âhir İrân-zemîn şâhları destine girüp Şâh İsmâ‘î …
EÇS IV 239a … l'in pây-ı semendlerine yüz sürüp "Pâdişâhım, ecdâd-ı ızâmının medfûn oldukları Ahlad şehrinde bize bir kal‘a bünyâd eyle." deyü ricâ etdiklerinde bu halka ihsân-ı f …
EÇS IV 239b Beri tarafda Zâl Paşa ahâlî-i Ahlad ile meşveret edüp şehr-i Ahlad'ın harâbîsi tarafının cenûbîsi ucunda leb-i dery …
EÇS IV 239b Sitâyiş-i eşkâl-i kal‘a-i Dârü'l-Büleh-i Ahlad : Sene 869 târîhinde bizzât Süleymân Hân'ın vezn-i tab‘-ı mi‘mârîsiyle binâ olun …
EÇS IV 239b Der-beyân-ı harâbistân-ı şehr-i Erzen-i Ahlad : Be-kavl-i müverrihân-ı Acem bu şehir diyâr-ı Ermen şehirlerindendir kim ekâlîm …
EÇS V 13b–14a … linden cümle silâhın bırak. Van denizi kenârınca piyâde birez seğird. İnşâ’llâh Ahlad kal‘ası gibi huld-i berîne eriş" dedim.
EÇS V 14a … kim hadden efzûn, zîrâ Melek Ahmed Paşa ile Bitlis hânı üzre sefere gelirken bu Ahlad kal‘asında meks etdiğimizde bu dizdâr ile âşinâlık kesb edüp paşaya buluşdurup …
EÇS V 14a … nlardan mürd olan on bir nefer âdemlerin leşlerin kal‘a dibinde kadı ve a‘yân-ı Ahlad huzûrunda keşf olunup bizlerin destine arz [u] mahzarlar verüp kal‘ayı muhâsara …
EÇS V 14b "Bire hey birâder, dönder tuğu, yohsa bugün Ahlad kal‘ası yanında bizi kovan üç dörd yüz âdemlere tuğu aldırup cümle sizi kılıçda …
EÇS V 31a–31b … endi kâr [u] kisblerinde bir alay fukarâlardır. Cümle kurâları meşe ve pelîd ve ahlad armudu ormanlarında olmak ile Deliorman vilâyeti derler, yüz altmış pâre kurâla …
EÇS V 163b … prankona çuka kenârları ve mişmâlar(?) ile der-âgûş etdirüp gûyâ Van diyârında Ahlad şehri kadîdi gibi olup bâzûlarım ve uyluklarım eyle sarup sarmalayup bu ten-i n …
EÇS VI 14b … r bâdem ile iftâr edüp riyâzât [u] mücâhede ile kadîd-i mahz olup Van diyârında Ahlad şehri kadîdine dönmüşler kim her biri birer gûne ilm-i felsefiyâta mukayyed olu …
EÇS VI 133a … dan kalkup yine ne râh ve ne râh u hemrâh nâ-peydâ olup dağdan dağa göğemler ve ahlad emrûdları yiyerek ve çengelistân dağlar aşarak 7 sâ‘atde,
EÇS VII 133b ahlad armudı
EÇS VIII 190b Bu Yamançe Karaağaç ormanından çıkup cânib-i garbda nehr-i Kuban'a yakın ahlad armudu ve göğem ve kızıl elma ve pelid meyveleri yiyerek (---) sâ‘at seğirdüp e …
EÇS VIII 190b … ltında kar üzre oturup bahârlı ıssı şerbetler ve ıssı çobralar yeyüp yatdık. Ve ahlad emrûdu ve elma ve göğem erikleri fasılların etdik.