… hâlis altunu vardır. Kefere asrından tâ Sultân Ahmed Hân asrına gelince bin yük
akçe
iltizâm ile emânet bir ma‘âdin-i hâs idi. Defterdâr Ekmekcizâde Ahmed Paşa cevh …
Ma‘âdin-i sâmin: Karadeniz boğazları dâhilinde Sarıyâr kasabasında bir asfarü'l-levn bir kûh-ı bâla vardır. Tâ zirve-i a‘lâsına varınca serâpâ bâğ u bâğçedir. Ol cebel-i âlînin cânib-i şarkîsinde sâhil-i bahre karîb bir gârda zeheb-i hâlis ma‘deni vardır. Ammâ Üngürüs ve Bundukânî ayârından hâlis altunu vardır. Kefere asrından tâ Sultân Ahmed Hân asrına gelince bin yük akçe iltizâm ile emânet bir ma‘âdin-i hâs idi. Defterdâr Ekmekcizâde Ahmed Paşa cevheri rakîk olup fâ’idesi şey-i kalîl oldu deyü sedd etdi. Hâlâ mu‘attaldır. Ammâ yine taraf-ı sultândan fermân olunsa bir a‘lâ ma‘dendir. Belağan mâ-belağ husûlü mümkündür. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18b ·
metinde göster ·
… n manzûru oldu kim Fransa Fireng'i tâ’ifesi nihânîce gelüp türbedârlara bir kaç
akçe
verüp ziyâret ederler. Zîrâ dâ’imâ kapusu mesdûddur.
Hakîrin niçe kerre vakt-i seherde manzûru olmuşdur kim eczâhânlar türbesinde eczâ-yı şerîfler kırâ’at etdüklerinde sâ’ir kubâblarda medfûnlara müteveccih olup tilâvet-i Kur’ân ederler. Ammâ bunun İslâm ile rıhlet etdüğine şekk [ü] şübhe olmağile cümle eczâhânlar sandûkasına arkaların 29a çevirüp tilâvet-i Kur’ân ederler. Ve niçe kerre hakîr'in manzûru oldu kim Fransa Fireng'i tâ’ifesi nihânîce gelüp türbedârlara bir kaç akçe verüp ziyâret ederler. Zîrâ dâ’imâ kapusu mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28b–29a ·
metinde göster ·
… ahabbete getirüp cümle huzzâr-ı meclis huzûrunda Gülâbî Ağa'ya bir ekmek ve bir
akçe
ve bir altun ve bir salkım üzüm ve bir hurmâ ve bir zeytûn verüp,
"Buna bir nân pâresi verelim getirin 38b şu Kırklar huzûrunda bir du‘â edelim" deyü Gülâbî Ağa'yı meydân-ı mahabbete getirüp cümle huzzâr-ı meclis huzûrunda Gülâbî Ağa'ya bir ekmek ve bir akçe ve bir altun ve bir salkım üzüm ve bir hurmâ ve bir zeytûn verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38a–38b ·
metinde göster ·
… uşdur, kabâhat sizindir. Siz kendi 41a ulûfenizden bu mecrûha beher yevm onar
akçe
ferâgat edersiz" deyü hükm etdükde Ebü'l-feth,
"Hayır, Beytü'l-mâl'e gadr etmen. Bu iş izn-i şer‘siz olmuşdur, kabâhat sizindir. Siz kendi 41a ulûfenizden bu mecrûha beher yevm onar akçe ferâgat edersiz" deyü hükm etdükde Ebü'l-feth,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40b–41a ·
metinde göster ·
… mışdır. Ol asrın hisâbınca beş yüz yük ve otuz yedi yük ve seksen iki bin tokuz
akçe
olur. Bu zamânımız hisâbı üzre iki bin iki yüz kırk bir yük akçe olur.
Ve bu bâlâda tahrîr olan hayrât [ü] hasenâtlar cümle Malta Rodos'u ve Budin Kızılelması ve Tuna Belgradı ve Bağdâd-ı behişt-âbâd misilli kal‘aların helâl [ü] zülâl gazâ mâlıyla binâ olmuş hayrâtlardır. Binâ emîni muhâsebesiyle merkûm hayrâtlarla sekiz kerre yüz bin ve toksan altı bin üç yüz seksen üç filori hazîneden çıkmışdır. Ol asrın hisâbınca beş yüz yük ve otuz yedi yük ve seksen iki bin tokuz akçe olur. Bu zamânımız hisâbı üzre iki bin iki yüz kırk bir yük akçe olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b ·
metinde göster ·
… iki bin tokuz akçe olur. Bu zamânımız hisâbı üzre iki bin iki yüz kırk bir yük
akçe
olur.
Ve bu bâlâda tahrîr olan hayrât [ü] hasenâtlar cümle Malta Rodos'u ve Budin Kızılelması ve Tuna Belgradı ve Bağdâd-ı behişt-âbâd misilli kal‘aların helâl [ü] zülâl gazâ mâlıyla binâ olmuş hayrâtlardır. Binâ emîni muhâsebesiyle merkûm hayrâtlarla sekiz kerre yüz bin ve toksan altı bin üç yüz seksen üç filori hazîneden çıkmışdır. Ol asrın hisâbınca beş yüz yük ve otuz yedi yük ve seksen iki bin tokuz akçe olur. Bu zamânımız hisâbı üzre iki bin iki yüz kırk bir yük akçe olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b ·
metinde göster ·
bir dânk olup dördü bir dirhem gelir hâlisü'l-ayâr râyic fadda idi ve yüz altun …
Ammâ Süleymân Hân asrında bir akçe bir dânk olup dördü bir dirhem gelir hâlisü'l-ayâr râyic fadda idi ve yüz altun yüz on sekiz dirhem gelirdi. Bu dakîka üzre masârıf-ı hayrâtı Hudâ bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b ·
metinde göster ·
… Ba‘dehu tokuz yüz elli beş senesi Receb'inde tamâm olup ihrâcâtına yüz elli yük
akçe
gitmişdir. Bu dahi Mi‘mâr Sinân kârıdır.}
Tokuz yüz {elli târîhinde esâsına şürû‘ olunup mâh-ı Rebi‘ü'l-evvel'in evellki günü idi. Ba‘dehu tokuz yüz elli beş senesi Receb'inde tamâm olup ihrâcâtına yüz elli yük akçe gitmişdir. Bu dahi Mi‘mâr Sinân kârıdır.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b ·
metinde göster ·
… îm Hân'da dahi şeyhülislâm idi. Âmil ü âlim ve kâmil ü fâzıl bir azîz idi. Elli
akçe
terakkî ile tekâ‘üd ihtiyâr etdi.
eş-Şeyhülislâm Alâeddîn Cemâlî: Asr-ı Selîm Hân'da dahi şeyhülislâm idi. Âmil ü âlim ve kâmil ü fâzıl bir azîz idi. Elli akçe terakkî ile tekâ‘üd ihtiyâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 49a ·
metinde göster ·
Hâss-ı vezîr kapudan paşa on iki kerre yüz bin ve yedi yüz akçedir. Bundan tâ Tarabulus paşası hâssına varınca yüzer akçe birbirinden nâkısdır. Ammâ Süleymân Hân asrındaki serdâra küffârdan intikâm almak içün ruhsat verilüp cümle deryâ beğleri ve kapudan paşa dahi anın re’y [ü] tedbîriyle sefer eşerdi ve cümle deryâ paşaları üzre takaddüm ederdi, andan yoluyla gelüp Hayreddîn Paşa gibi kapudan olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
… kim Sûhte Mahmûd Paşa'ya sadaka olundukda hâss-ı Adana on bir bin altı yüz bir
akçe
ile ihsân olundu.
Ve kânûn-ı Süleymân Hân böyledir kim her kankı memleket mukaddem feth olduysa anın vezîri ve paşasının hâssı ziyâde olup sonra feth olunan vilâyet hâkiminin üzerine takkaddüm ede. Ammâ ba‘zı müsin vüzerâya ber-vech-i arpalık sancaklar ihsân olunup Adana gibi eyâlet olmuşdur kim Sûhte Mahmûd Paşa'ya sadaka olundukda hâss-ı Adana on bir bin altı yüz bir akçe ile ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
… e defter kethudâsı yokdur. Rûmeli'nden ifrâz vezâret ile eyâlet olup üç yüz yük
akçe
mâl-ı pâdişâhî tahsîl eder. Beş sancakdır. Mora'da Gördüs paşa sancağıdır.
Defter emîni ve defter kethudâsı yokdur. Rûmeli'nden ifrâz vezâret ile eyâlet olup üç yüz yük akçe mâl-ı pâdişâhî tahsîl eder. Beş sancakdır. Mora'da Gördüs paşa sancağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
… ezîr-i a‘zam-ı sâbık tasaddur ede. İbtidâ bir sancakbeği kânûn üzre iki yüz bin
akçe
ile beğ olur. Sonra gazâlarda uğur-ı hümâyûnda, hizmeti müşâhede olundukda tera …
Evvelâ kankı sancakbeğinin hâssı ziyâde ise ol beğ mâdûnuna takaddüm ve tasaddur eder, meğer vezîr-i a‘zamlıkdan ma‘zûl olmuş ola. Anın üzerine kimesne tasaddur etmeyüp yine meğer vezîr-i a‘zam-ı sâbık tasaddur ede. İbtidâ bir sancakbeği kânûn üzre iki yüz bin akçe ile beğ olur. Sonra gazâlarda uğur-ı hümâyûnda, hizmeti müşâhede olundukda terakkî verilür, istihkakına göre binde yüz akçe ziyâde terakkî verilür, ne kadar hizmet ederse ol kadar ziyâde terakkî ihsân olunup tâ mîrimîrân olur. Velâkin atebe-i ulyâda olan ağalar sancağa çıkdıkda ibtidâdan iki yüz, yüz bin akçe ile verilmez, ziyâde ile verilür. Her birinin kânûnları mütefâvitdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
… mâyûnda, hizmeti müşâhede olundukda terakkî verilür, istihkakına göre binde yüz
akçe
ziyâde terakkî verilür, ne kadar hizmet ederse ol kadar ziyâde terakkî ihsân ol …
Evvelâ kankı sancakbeğinin hâssı ziyâde ise ol beğ mâdûnuna takaddüm ve tasaddur eder, meğer vezîr-i a‘zamlıkdan ma‘zûl olmuş ola. Anın üzerine kimesne tasaddur etmeyüp yine meğer vezîr-i a‘zam-ı sâbık tasaddur ede. İbtidâ bir sancakbeği kânûn üzre iki yüz bin akçe ile beğ olur. Sonra gazâlarda uğur-ı hümâyûnda, hizmeti müşâhede olundukda terakkî verilür, istihkakına göre binde yüz akçe ziyâde terakkî verilür, ne kadar hizmet ederse ol kadar ziyâde terakkî ihsân olunup tâ mîrimîrân olur. Velâkin atebe-i ulyâda olan ağalar sancağa çıkdıkda ibtidâdan iki yüz, yüz bin akçe ile verilmez, ziyâde ile verilür. Her birinin kânûnları mütefâvitdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
… Velâkin atebe-i ulyâda olan ağalar sancağa çıkdıkda ibtidâdan iki yüz, yüz bin
akçe
ile verilmez, ziyâde ile verilür. Her birinin kânûnları mütefâvitdir.
Evvelâ kankı sancakbeğinin hâssı ziyâde ise ol beğ mâdûnuna takaddüm ve tasaddur eder, meğer vezîr-i a‘zamlıkdan ma‘zûl olmuş ola. Anın üzerine kimesne tasaddur etmeyüp yine meğer vezîr-i a‘zam-ı sâbık tasaddur ede. İbtidâ bir sancakbeği kânûn üzre iki yüz bin akçe ile beğ olur. Sonra gazâlarda uğur-ı hümâyûnda, hizmeti müşâhede olundukda terakkî verilür, istihkakına göre binde yüz akçe ziyâde terakkî verilür, ne kadar hizmet ederse ol kadar ziyâde terakkî ihsân olunup tâ mîrimîrân olur. Velâkin atebe-i ulyâda olan ağalar sancağa çıkdıkda ibtidâdan iki yüz, yüz bin akçe ile verilmez, ziyâde ile verilür. Her birinin kânûnları mütefâvitdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
ile nişâncı paşa ve mîrialem ve kapucubaşılar ve mîrâhûr-ı kebîr dörd yüz bin a …
Meselâ yeniçeri ağası beş yüz bin akçe ile nişâncı paşa ve mîrialem ve kapucubaşılar ve mîrâhûr-ı kebîr dörd yüz bin akçe ile çıkar. Ve çâşnigîrbaşı ve müteferrikabaşı ve çakırcıbaşı ve küçük emir âhûr ve sipâh oğlanı ve silihdâr ağası ve sağ ulûfeci ve sol gurebâ ağaları cümle üç yüz bin akçe ile sancakbeği olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
… e ile nişâncı paşa ve mîrialem ve kapucubaşılar ve mîrâhûr-ı kebîr dörd yüz bin
akçe
ile çıkar. Ve çâşnigîrbaşı ve müteferrikabaşı ve çakırcıbaşı ve küçük emir âhûr …
Meselâ yeniçeri ağası beş yüz bin akçe ile nişâncı paşa ve mîrialem ve kapucubaşılar ve mîrâhûr-ı kebîr dörd yüz bin akçe ile çıkar. Ve çâşnigîrbaşı ve müteferrikabaşı ve çakırcıbaşı ve küçük emir âhûr ve sipâh oğlanı ve silihdâr ağası ve sağ ulûfeci ve sol gurebâ ağaları cümle üç yüz bin akçe ile sancakbeği olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
… oğlanı ve silihdâr ağası ve sağ ulûfeci ve sol gurebâ ağaları cümle üç yüz bin
akçe
ile sancakbeği olurlar.
Meselâ yeniçeri ağası beş yüz bin akçe ile nişâncı paşa ve mîrialem ve kapucubaşılar ve mîrâhûr-ı kebîr dörd yüz bin akçe ile çıkar. Ve çâşnigîrbaşı ve müteferrikabaşı ve çakırcıbaşı ve küçük emir âhûr ve sipâh oğlanı ve silihdâr ağası ve sağ ulûfeci ve sol gurebâ ağaları cümle üç yüz bin akçe ile sancakbeği olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
… yaya beğleri ve ze‘âmetleri elli binden ziyâde olanlar sancağa çıkdıkda yüz bin
akçe
ile çıkarlar kânûndur. Ve bir sancak mahlûl olsa müstahık olan beğe terakkî ile …
Sekbânbaşı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve yaya beğleri ve ze‘âmetleri elli binden ziyâde olanlar sancağa çıkdıkda yüz bin akçe ile çıkarlar kânûndur. Ve bir sancak mahlûl olsa müstahık olan beğe terakkî ile ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
… rse hâssına göre her beş bin akçeda bir mükemmel cebelü verir[ler]. İki yüz bin
akçe
ile sancak tasarruf eden ednâ pâyelidir (bin) kırk cebelü asker ile sefer eşer. …
Yeniçerilikden ve bölükden tîmâra çıkanlara beyler mahlûlünden ziyâde kalan hâsları tîmâr tarîkiyle mezkûrlara verilür. Lâkin müstahık sancakbeği oldukda düşen mahlûl tîmârdan hâs verilür. Ve sancakbeğleri sefer-i hümâyûnda ne denlü asker ile sancak tasarruf ederse hâssına göre her beş bin akçeda bir mükemmel cebelü verir[ler]. İki yüz bin akçe ile sancak tasarruf eden ednâ pâyelidir (bin) kırk cebelü asker ile sefer eşer. Ve beş yüz bin akçe ile sancak tasarruf eden yüz cebelü verir. Kezâ ve kezâ her beş binde bir eğer paşa ve mîrilivâ ve erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr birer cebelü verüp sefer eşerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
… rruf eden ednâ pâyelidir (bin) kırk cebelü asker ile sefer eşer. Ve beş yüz bin
akçe
ile sancak tasarruf eden yüz cebelü verir. Kezâ ve kezâ her beş binde bir eğer …
Yeniçerilikden ve bölükden tîmâra çıkanlara beyler mahlûlünden ziyâde kalan hâsları tîmâr tarîkiyle mezkûrlara verilür. Lâkin müstahık sancakbeği oldukda düşen mahlûl tîmârdan hâs verilür. Ve sancakbeğleri sefer-i hümâyûnda ne denlü asker ile sancak tasarruf ederse hâssına göre her beş bin akçeda bir mükemmel cebelü verir[ler]. İki yüz bin akçe ile sancak tasarruf eden ednâ pâyelidir (bin) kırk cebelü asker ile sefer eşer. Ve beş yüz bin akçe ile sancak tasarruf eden yüz cebelü verir. Kezâ ve kezâ her beş binde bir eğer paşa ve mîrilivâ ve erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr birer cebelü verüp sefer eşerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
harçlık alup sefer eşerler. Kaçan sefer olmaduğı zamân yamaklardan bir nesne al …
Defter-i pâdişâhîde Yörük ve müsellem kayd olanların otuz neferi bir ocakdır, beş neferi nevbet ile eşkinci, yigirmi beş neferi yamak olup sefer-i hümâyûn vâkı‘ oldukda nevbetleri eşkinci yamaklarından avârız dîvânına mukâbelesinde elli beşer akçe harçlık alup sefer eşerler. Kaçan sefer olmaduğı zamân yamaklardan bir nesne almazlar, be-nevbet sefer eşer, eşkinciler sefer eşdikleri sene âdet-ı ağnâm vermezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 54b ·
metinde göster ·
… ûn üzre senevî hâsılları üç yüz yetmiş üç kerre yüz bin ve on bin yedi yüz otuz
akçe
eder. Ve her sancağın ze‘âmet [ve] tîmârı ne vechile olduğun beyân eder:
Eyâlet-i A[na]tolu içre yedi bin üç yüz on üç kılıçdır. Yüz toksan beşi ze‘âmetdir mâ‘adâsı tezkirelü ve tezkiresiz tîmârdır. Tokuz bin yedi yüz nefer cebelüleri ile cümle on yedi bin mikdâr askerdir. Bu zikr 55a olunan tâ’ife her sancağın alaybeğisi bayrağının altında sefer eşerler. Ve zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârların kânûn üzre senevî hâsılları üç yüz yetmiş üç kerre yüz bin ve on bin yedi yüz otuz akçe eder. Ve her sancağın ze‘âmet [ve] tîmârı ne vechile olduğun beyân eder:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 54b–55a ·
metinde göster ·
… erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârların senevî hâsılları yüz seksen kerre yüz bin
akçe
olur ve's-selâm.
Yedi yüz altısı ze‘âmet idi, mâ‘adâsı tîmâr idi, kânûn üzre cebelüleri ile on iki bin altmış yedi asker olurdu. Tershâne-i azebistân ve gönüllüyân ve kapudan paşa ve altmış pâre kadırga sâhibi deryâ beğleri askerleri dahi on bin asker deryâ seferine me’mûrlar idi. Ammâ erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârların senevî hâsılları yüz seksen kerre yüz bin akçe olur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55a ·
metinde göster ·
… er olur. Bu asâkirin senevî hâsılları yüz beş kerre yüz bin dahi yüz yetmiş beş
akçe
eder. Ve ze‘âmet [ve] tîmârları 55b ne vechile olduğun beyân eder.
Bin altı yüz yigirmi kılıçdır yüz onu ze‘âmetdir mâ‘adâsı tezkireli tîmârdır. Ümerâ vü zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârı kânûn üzre cebelüleri ile dörd bin altı yüz asker olur. Bu asâkirin senevî hâsılları yüz beş kerre yüz bin dahi yüz yetmiş beş akçe eder. Ve ze‘âmet [ve] tîmârları 55b ne vechile olduğun beyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55a–55b ·
metinde göster ·
… ılları senevî yüz otuz bir kerre yüz bin ve seksen yedi bin üç yüz yigirmi yedi
akçe
olur. Livâ-i Sivas ve livâ-i Amasiyye ve livâ-i Çorum ve livâ-i Bozok ve livâ-i …
Üç bin yüz otuz üç kılıçdır, yüz tokuzu ze‘âmetdir, mâ‘adâsı tezkirelü tîmârlardır. Ümerâ vü zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârları kânûn üzre cebelüleri ile tokuz bin asker olur. Bu cümlenin hâsılları senevî yüz otuz bir kerre yüz bin ve seksen yedi bin üç yüz yigirmi yedi akçe olur. Livâ-i Sivas ve livâ-i Amasiyye ve livâ-i Çorum ve livâ-i Bozok ve livâ-i Divriği ve livâ-i Canik ve livâ-i Arabgîr, bu mezkûr livâların tîmâr ve ze‘âmetleri cümle berâber tahrîr olunmuşdur, ziyâde ve noksân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55b ·
metinde göster ·
… Bu cüyûşun senevî hâsılları toksan dörd kerre yüz bin ve yigirmi üç bin on yedi
akçe
olur.
İki bin iki yüz altmış tokuz kılıçdır ve yigirmi tokuz ze‘âmetdir mâ‘adâ tezkirelü ve tezkiresiz tîmârlardır. Ümerâ vü zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârının kânûn üzre cebelüleri ile cümle beş bin beş yüz mikdârı asker olur. Bu cüyûşun senevî hâsılları toksan dörd kerre yüz bin ve yigirmi üç bin on yedi akçe olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55b ·
metinde göster ·
… olup fermân-ı şehriyârî sâdır olup ekâlîm-i seb‘ada 56b dâne-i hardal ve bir
akçe
ulûfe yiyen pâdişâh kulları tahrîr olunup cümle beş kerre yüz bin ve altmış alt …
Hattâ efendimiz Melek Ahmed Paşa bin altmış târîhinde Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında vezîr-i a‘zam olup fermân-ı şehriyârî sâdır olup ekâlîm-i seb‘ada 56b dâne-i hardal ve bir akçe ulûfe yiyen pâdişâh kulları tahrîr olunup cümle beş kerre yüz bin ve altmış altı bin kul hisâb olundu ve birden bine, binden yüz bine varınca cümle vazîfe-hârânların senevî mevâcibleri kırk üç bin yedi yüz kîse-i Rûmî etdi. Ve Mısır kulunun başka hızâne ve alîkı ve terakkîleri ile senevî ulûfeleri tokuz bin kırk kîse olduğu Melek Ahmed Paşa'nın tahrîriyle telhîs olundu. İnkırâzü'd-devrân mü’ebbed ola. Âmîn, Yâ Mu‘în. Ammâ Süleymân Hân asrında bu mertebe masrûf ve bu kadar deryâ-misâl asker yok idi. Ammâ cümle hâzırbâş asker-i müvahhidîn [ü] mücâhidîn idi. Hâlâ cemî‘i dünyâ {halkı} rûh-ı Süleymân Hânı hayr ile yâd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56a–56b ·
metinde göster ·
… şerref olup du‘â-yı hayrları ile Bağdâd seferinden mukaddem Harem-i hâsdan kırk
akçe
ile sipâh zümresine çıkup behre-yâb olduk, ve's-selâm.
Bu hakîr dahi Murâd Hân-ı Gâzî gibi mücâhidün fî sebîlillâh pâdişâh-ı Cem-cenâb'ın sohbeti ile müşerref olup du‘â-yı hayrları ile Bağdâd seferinden mukaddem Harem-i hâsdan kırk akçe ile sipâh zümresine çıkup behre-yâb olduk, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a ·
metinde göster ·
Ba‘de'l-ihrâk dükkânlar zî-kıymet olmağile Küpeli nâm bir Yahûdî attâr bu dükkânı mütevellîsinden bir kaç akçe ziyâde kirâsıyla miftâhın alup mezkûr Na‘lıncı Hüseyin Çelebi'yi dükkândan çıkarup Yahûdî girdiğine ahâlî-i mahalle hazz etmediler. Âhir Yahûdî dükkâna girüp kepengleri küşâde edem derken kepengi Yahûdî zabt edemeyüp başı üzre kepeng düşü[p] Yahûdî'nin başı hurd olup mürd oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111a ·
metinde göster ·
tahtası kadar burnu var idi. Ammâ mütekebbir olup burnu büyük değil idi. Sebük- …
Hakîkatü'l-hâl tâ bu mertebe yarım akçe tahtası kadar burnu var idi. Ammâ mütekebbir olup burnu büyük değil idi. Sebük-rûh eylece âlem bir dîvâne idi. Ve'l-hâsıl tuz cemî‘i ta‘âmın muslihi olup her ni‘metde bulunduğu gibi bu Burnaz Deli dahi her cem‘iyyet ve her yerde ve her alayda ve dîvânda ve berde ve bahirde bulunup şeb [u] rûz yatmaz uyumaz İslâmbol'u geşt [ü] güzâr eder bir dîvânedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 115a ·
metinde göster ·
… l'a muttasıldır. Lâkin başka hükûmetdir. İbtidâ kânûn-ı Ebü'l-feth üzre beş yüz
akçe
mevleviyyetdir ve yedi yüz pâre kurâya hükmü nâfizdir ve yigirmi altı nevâhî nâ …
Evvelâ şehr-i Eyyûb, İslâmbol'un cânib-i garbında deryâdan tokuz mîl ba‘îd karadan iki sâ‘at dûr bir şehr-i İremdir. Ammâ yine mâbeyninde aslâ arz-ı hâliye yokdur. Serâpâ ma‘mûr [u] âbâdân vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân, sultân yalılarıdır kim bu şehir İslâmbol'a muttasıldır. Lâkin başka hükûmetdir. İbtidâ kânûn-ı Ebü'l-feth üzre beş yüz akçe mevleviyyetdir ve yedi yüz pâre kurâya hükmü nâfizdir ve yigirmi altı nevâhî nâ’ibi vardır. Ber-vech-i adâlet senevî on bin guruş hâsıl olur. Başka subaşısı ve mütevellîsi hükûmet {eder}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… çesi önünde hâsıl olan gâyet memdûhdur. Bâğçe üstâdına sayyâdları senevî on bin
akçe
avâ’id verirler.
Ol mahallin deryâsında bir gûne deryâ mahlûku çıkar, başka sayyâdları vardır, istiridye derler, incü sadefi hurdesi-misâl beyâz kabuk içre zî-rûh bir mahlûkdur. Meyhor kimesneler zeyt yağıyla pişirüp yâhûd limon ile çiğce tenâvül edüp bâde nûş ederler, ta‘âm-ı tarabdır. Ammâ bâde içmeden de bir âdem beş on gün ol istiridyeden tenâvül etse her gece ehliyle ve nâ-ehliyle beşer onar kerre cimâ‘ eder. Bu gûne bir mahlûkdur kim Tershâne bâğçesi önünde hâsıl olan gâyet memdûhdur. Bâğçe üstâdına sayyâdları senevî on bin akçe avâ’id verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b ·
metinde göster ·
tahtası eşkâlinde şeddâdî sengîn bünyâd bir kal‘a-i metîn ve şîrîn-kâr-ı hısn-ı …
Kal‘a-i Kostantıniyye'nin halîci şimâlinde bir mîlden karîb mesâfe leb-i deryâda akçe tahtası eşkâlinde şeddâdî sengîn bünyâd bir kal‘a-i metîn ve şîrîn-kâr-ı hısn-ı hasîndir. Ve dâ’iren-mâdâr yalın katdır, İslâmbol gibi üç kat değildir. Ammâ derûn-ı kal‘ada üç kat bölme hisâr dîvârı vardır, her biri birer Ciniviz kıralzâdesi hükmünde idi ve başka kapuları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128b ·
metinde göster ·
pâyesiyle şerîf mevleviyyetdir. Monlâsı Arab câmi‘i kurbünde sâkin olup üç yüz …
Evvelâ taraf-ı şer‘-i Resûl'den Galata beş yüz akçe pâyesiyle şerîf mevleviyyetdir. Monlâsı Arab câmi‘i kurbünde sâkin olup üç yüz pâre kurâya hâkim olup kırk dörd yerde nâhiye nâ’ibleri var kim her nevâhî yüz ellişer akçe pâyesiyle şerîf kazâlardır. Senevî yetmiş kîse hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129b ·
metinde göster ·
… râya hâkim olup kırk dörd yerde nâhiye nâ’ibleri var kim her nevâhî yüz ellişer
akçe
pâyesiyle şerîf kazâlardır. Senevî yetmiş kîse hâsıl olur.
Evvelâ taraf-ı şer‘-i Resûl'den Galata beş yüz akçe pâyesiyle şerîf mevleviyyetdir. Monlâsı Arab câmi‘i kurbünde sâkin olup üç yüz pâre kurâya hâkim olup kırk dörd yerde nâhiye nâ’ibleri var kim her nevâhî yüz ellişer akçe pâyesiyle şerîf kazâlardır. Senevî yetmiş kîse hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129b ·
metinde göster ·
… hükmündedir, ammâ Âl-i Osmân pâdişâhlarının müneccimbaşılarına meşrûta yüz elli
akçe
pâyesiyle kazâdır ve Sultâniyye bâğçesi üstâdı ve bostâncıbaşı hâkimdir. Âb [u] …
Cümle halkı bâğbân ve hatab-keşân ve sayyâd-ı mâhîdirler. Gerçi Üsküdar mevleviyyeti hükmündedir, ammâ Âl-i Osmân pâdişâhlarının müneccimbaşılarına meşrûta yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır ve Sultâniyye bâğçesi üstâdı ve bostâncıbaşı hâkimdir. Âb [u] hevâsı latîf bir şehr-i şîrîndir ve iskelesi önünde deryâ içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139a ·
metinde göster ·
… tabh olunsa gâyet ni‘met-i nefîsedir. Bu dalyan, balık emîni üzerine yetmiş yük
akçe
iltizâmdır. Ve bu Beğkoz iskelesinden içeri bin adım ba‘îd,
Evsâf-ı dalyan-ı Kılıçbalığı: Deryâda beş altı gemi direklerin birbirlerine bağlayup deryâya dikmişlerdir. Tâ zirve-i a‘lâsında bir âdem nigehbânlık edüp direk depesindeki kadehinde durur. Karadeniz telattumundan rehâ bulan kılıçbalığı bu limana girüp şinâverlik ederken gemi direği depesindeki âdem elindeki taşı kılıçbalıklarının ardındaki taraf-ı deryâya atup a‘cebenî tulumbuhâ kavli üzre taş deryâya tum deyüp düşünce fakîr balıklar limana doğru selâmetdir deyü firâr ederken deryâ etrâfın ihâta etmiş ağların ağzından içeri girince 139b dîdebân herîf direk başından "Ala" deyü feryâd edüp cümle sayyâdlar balık şebekesinin ağzın sedd edüp ba‘dehu içeride kalan kılıçbalıklarına kayıklar ile varup harbe ve tokmaklar ile urup sayd ederler. Ammâ kılıç[balığı], taşıdığı silâhına değmez bir tenbel balıkdır bir kulaç mikdârı tavîl burnunda tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir kılıcı ağ deliğine girüp aslâ harekete kâdir olamaz. Lâkin eti sarımsaklı ve sirkeli terator ile tabh olunsa gâyet ni‘met-i nefîsedir. Bu dalyan, balık emîni üzerine yetmiş yük akçe iltizâmdır. Ve bu Beğkoz iskelesinden içeri bin adım ba‘îd,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139a–139b ·
metinde göster ·
Ve cümle bu şehir ahâlîsinin taraf-ı şer‘-i şerîfden hâkimi beş yüz
akçe
pâyesiyle mollâdır kim yüz âdemiyle hükûmet eder. Cümle eyâleti (---) kurâdır v …
Ve cümle bu şehir ahâlîsinin taraf-ı şer‘-i şerîfden hâkimi beş yüz akçe pâyesiyle mollâdır kim yüz âdemiyle hükûmet eder. Cümle eyâleti (---) kurâdır ve (---) beş nâ’ibi hükûmet eder ve senevî ber-vech-i adâlet kırk bin guruş hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 141b ·
metinde göster ·
… kerre yüz bin ve iki yüz bin altmış üç bin sikke-i hasene ve her sikkesi altmış
akçe
hisâbı üzre akçe-i hâlis harc olmuşdur}. 146b Ve,
Bu kemerlerin ihrâcâtına dörd yüz kerre yüz bin ve iki yüz bin altmış üç bin sikke-i hasene ve her sikkesi altmış akçe hisâbı üzre akçe-i hâlis harc olmuşdur}. 146b Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a–146b ·
metinde göster ·