… erreme'ye varınca cemî‘i menâzillerde olan dere ve depeleri ve mahûf u muhâtara
akabe
menâzilleri eşkâl [u] hey’etleri ile bir üstâd-ı kâmil nakkâş-ı âmil tasvîr etm …
Balatkapusu'nun iç yüzünde Balat câmi‘i: Süleymân Hân'da Ferruh Kethudâ'nındır {ve Mi‘mâr Sinân} binâsıdır. Taşra soffasının kıble dîvârında serâpâ Kudüs-i Şerîf'den Mısır'a ve Mısır'dan tâ Medîne ve Mekke-i Mükerreme'ye varınca cemî‘i menâzillerde olan dere ve depeleri ve mahûf u muhâtara akabe menâzilleri eşkâl [u] hey’etleri ile bir üstâd-ı kâmil nakkâş-ı âmil tasvîr etmişdir kim Erjeng ü Mânî kalemin çekmede âcizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 89a ·
metinde göster ·
… r belleri ve gayyâ yokuşları ve usret paçarizleri etmişler kim niçe bin kepân u
akabeler
var kim vasfı kâbil değildir. Ve niçe bin çukur dûzah yerleri ve niçe bin pusu …
Sergüzeşt-i diğer garâ’ib: Mâh-ı Ramazân'ın yine (---) günü bin mikdârı güzîde asker ile paşa yine hân meterislerinin cenûb taraflarında olan meterisleri seyr etmeğe gidüp cümle meterislerin önleri ve ardları yığın yığın fil cüssesi kadar seng-i hârâlar ve hammâm kubbeleri gibi sahrâ-i kebîrler var ve niçe yüz bin mülhid çukurları ve derk-i esfel ve gayyâ dereleri ve sakarr belleri ve gayyâ yokuşları ve usret paçarizleri etmişler kim niçe bin kepân u akabeler var kim vasfı kâbil değildir. Ve niçe bin çukur dûzah yerleri ve niçe bin pusu yerleri etmişler kim "Hîn-i ma‘rekede Osmânlı yürüyüş etmesin." deyü niçe bin muhîl şeytanatlı dıraht-ı müntehâlar ve kırıntılar ve çarh-ı felekler döküp şehr-i Bitlîs'i bu günkü cenge mâni‘ olacak paçarizler ile kat-ender-kat kuşatmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 265b ·
metinde göster ·
… muhîl şeytanatlar var iken bi-emri Hudâ gûyâ asâkir-i İslâm'ın gözleri bu kadar
akabe
ve musîbetleri görmeyüp piyâdeler Amr-ı Ayyâr-vâr pertâb ederek ve atlılar bî-b …
Ol yürüyüşde bizim Muhammedî aşîretinden ancak bir at ve bir âdem şehîd olup kırk âdem dahi mecrûh olup niçesi atdan tekerlenüp mecrûh olduğudur. Ammâ ol gün Cenâb-ı Allah bizim askere ol kadar kuvvet ü kudret u nusret verdi kim bu meterisler içre hammâm kubbesi kadar taşlar ve dere ve depeler ve niçe bin mülhid çukurları ve bâlâda tahrîr olunduğu üzre niçe bin kemîngâhlar ve kepânlar ve muhîl şeytanatlar var iken bi-emri Hudâ gûyâ asâkir-i İslâm'ın gözleri bu kadar akabe ve musîbetleri görmeyüp piyâdeler Amr-ı Ayyâr-vâr pertâb ederek ve atlılar bî-bâk u bî-pervâ at koparak kılıç urup kelle ve dil alırlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 269a ·
metinde göster ·
Ve bu girdâb mahallinde Tuna'nın feryâd [u] figân sâ‘ika-veş gürüldüsüne benî âdem tâkat getiremeyüp gürlemesi bir konak yerden istimâ‘ olunur. Bu mahalden aşağı gemiler giderken berk-i hâtif gibi giderler. Yukaru giden gemiler bu akabe mahallinden aşağıda cümle yüklerinin nısfların boşaldup cümle esbâbları arabalara ve ufak kayıklara tahmîl edüp Demirkapu'dan yukaruda yükleri dağlar gibi andan gemileri Demirkapu'dan yukaru her gemi kalın palamarlar ile biner bin beşer yüz âdemler boş gemileri derd-i belâ ile Allâh Allâh deyerek çeküp Demirkapu'dan yukaruda yine beş altı günde yüklerin gemilere doldurup herkes murâd [u] merâmları olan vilâyetlere giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96b ·
metinde göster ·
… muhaldir, illâ kapusu yolundan tarafa varılsa mümkindir. Ammâ yedi kat burûc-ı
akabeleri
var kapulardan geçmeğe muhtâcdır kim her bir kapusu derbend-i calenderden nişân …
Eşkâl-i kal‘ası: Evc-i âsumâna ser çekmiş bir beyâz kayanın burnunda bir kal‘a-i bâlâdır kim bu kal‘a olduğu kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi yigirmi bin adım ihâta eder bir düz çemenzâr ve lâle‘ızâr sahrâdır. Ve bu kayanın cânib-i etrâfı biner arşın çâh-ı cahîm dereleridir. Ve her tarafı altları kûh-ı Bî-sütûn gibi boşdur. Gûyâ bir mantar gibi beli ince yukarusu vâsi‘ halk olunmuş kaya üzre sahrâdır. Bir tarafından bu kal‘aya varılmak muhaldir, illâ kapusu yolundan tarafa varılsa mümkindir. Ammâ yedi kat burûc-ı akabeleri var kapulardan geçmeğe muhtâcdır kim her bir kapusu derbend-i calenderden nişân verir kapulardır. Hemân düşman oturduğu yerlerden aşağı taş yuvarlasa kifâyet eder, gayri top ve tüfeng atmak lâzım değildir. Hattâ bu kayadan yüksek cânib-i erba‘asında bâlâ kayalar yok iken hikmet-i Hudâ bu kaya üzre üç yerde âb-ı hayât çeşmesârlar ve su kaynakları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 121b ·
metinde göster ·
Hakîr, müsellime, bu Karpuz nehri kenarında şehîd olan garîb tüccârların ahvâlâtın takrîr etdiğimde, fî'l-hâl baş bölükbaşısı ile üç bayrak asker gönderüp teftîş ve tefahhus etmeğe gitdiler. Hakîr anda anlar ile bir gün tekâ‘üd edüp ertesi gün cemapur askeri-misâl derinti kavim ile gâh leb-i deryâ ile ve gâh sengistân ve cibâl ile mahûf u muhâtara yollarla, her kayanın zirve-i i‘lâsından âdem aşağı deryâya baksa zehresi çâk olur, eyle bir musîbet akabenin nihâyetine çıkdık. Gûyâ ebrler serimiz üzre güzer edüp sadâ-yı kerrûbiyân istimâ‘ olunurdu. Bu kûh-ı bâlâdan kal‘a-i Alâ’iyye leb-i deryâda nümâyân oldu. Anı serber-zemîn nüzûl edüp bir sâ‘at dahi kumsal düz yerde yürüyüp mecmû‘u altıncı sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y138b ·
metinde göster ·
… -hâne kapusu ve bâb-ı Tennâne ve Bâbi'l-âkıbe ve bâb-ı Kubbetü'n-nasır ve bâb-ı
Akabetü'l-hâk
[[(---) (---)]] ve bâb-ı el-Kal‘atü'l-hisâr-pîçe ve Bâbü'l-ahmer ve Bâbü'l-avey …
Ve cümle on tokuz metîn demir kapulardır. Evvelâ bâb-ı Ihtarık(?) ve bâb-ı Kınvân ve bâb-ı Emîr Mehemmed Çelebi ve bâb-ı Iyşu'l-beşinnetî. Bu kapu bir hurme ismi ile müsemmâ bir bâb-ı şâhrâhdır. Ve bâb-ı Su hânı ve bâb-ı Hân-ı cedîd ve Bâbü'l-halk ve Şeyh-hâne kapusu ve bâb-ı Tennâne ve Bâbi'l-âkıbe ve bâb-ı Kubbetü'n-nasır ve bâb-ı Akabetü'l-hâk [[(---) (---)]] ve bâb-ı el-Kal‘atü'l-hisâr-pîçe ve Bâbü'l-ahmer ve Bâbü'l-aveynât ve kıbleye nâzır bâbü'l-Be[y]rût ve Bâbü'r-remil ya‘nî Kum kapusu [[(---) (---)]] kavî ağaç kapulardır. Her gece bevvâbları sedd edüp nevbet beklerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185b ·
metinde göster ·
… 'l-kelb'e nazar etse aklı gider. Bu hâl ile yalçın kayalar içre evce çıkup Kelb
akabesi
derler bir muhâtara yerdir.
Ve bu nehrü'l-Kelb üzre üç Y 189b göz Cisrü'l-Kelb gâyet metîn kantaradır. Bir gözü Cübeyle tarafındadır ki ol tarafda bir kayayı oyup çâr-kûşe bir mermer üzre cisrin târîhi sene seb‘i miedir ki Sultân Kalavân binâsıdır. Cisri ubûr etdükde ol kûh-ı Bîsütûn-ı nehrü'l-Kelb kenârında Ferhâdî külünkler ile kûhkenler Ferhâd-vâr oyup bir şâhrâh etmişler ammâ ubûr eden benî âdem aşağıda cereyân eden Nehrü'l-kelb'e nazar etse aklı gider. Bu hâl ile yalçın kayalar içre evce çıkup Kelb akabesi derler bir muhâtara yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y189a–Y189b ·
metinde göster ·
… -ı Hân Mehemmed-i Râbi‘de Silihdâr Murtazâ Paşa ile şâm'da iken bu Nehrü'l-kelb
akabesinden
yetmiş tüfeng-endâz âdem ile ubûr ederken vakt-i seherde bu mahalde bir azîm ce …
Cemî‘i zamânda bu mahalde emn-i tarîk yokdur. Zîrâ bir tüfengli bir kayaya dursa kuş uçurmaz, eyle bir sa‘b ve zıyk yerdir. Hattâ hakîr bin elli sekiz târîhinde cülûs-ı Hân Mehemmed-i Râbi‘de Silihdâr Murtazâ Paşa ile şâm'da iken bu Nehrü'l-kelb akabesinden yetmiş tüfeng-endâz âdem ile ubûr ederken vakt-i seherde bu mahalde bir azîm ceng edüp cümle piyâde olup iki sâ‘at ceng-i âşûbdan sonra bizden iki âdem şehîd, Dürûzîlerden yedi âdem katl olunup Akabü'l-kelb'de köpek cengi edüp hırren fe-hırren ceng ederek hamd-i Hudâ selâmetle ubûr etdik. Ammâ şimdi on beş âdemle bî-pâk ü bî-pervâ ubûr etdik. Zîrâ bu nehrin Cübeyle cânibi şâm-ı Tarabulus hükmüdür. Temâm olup beri tarafı Sayda eyâletine mutasarrıf Hacı İshâk Paşa hükmünde olmağın zâbıt u râbıt ve hâkim olmağın bu Akabü'l-kelb'i selâmetle ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y189b ·
metinde göster ·
… râ bu Sıfed'den Kâ‘be'ye giden kimesne rah-i müstakîm Kudüs'e vara. Andan Mısır
Akabesi'ne
, andan Bahr-i Kulzüm sâhili ile Mekke-i Mükerreme'ye doğrudur. Ol ecilden Beytü …
Evvelâ âsitâne-i makâm-ı Hazret-i Ya‘kûb, Hazret-i Yûsuf'un firâkından kapanup uzlet-nişîn olduğu Gâr-ı Beytü'l-hazen kal‘anın cenûbî tarafında azîm mağâralardır. Ve içinde bir mescidi var, ammâ binâ ile değildir. Mihrâbı Kudüs-i şerîfe doğrudur, ammâ iklîm hisâbı üzre yine Ka‘be-i şerîfe doğrudur. Zîrâ bu Sıfed'den Kâ‘be'ye giden kimesne rah-i müstakîm Kudüs'e vara. Andan Mısır Akabesi'ne, andan Bahr-i Kulzüm sâhili ile Mekke-i Mükerreme'ye doğrudur. Ol ecilden Beytü'l-hazen'in dahi kayadan oyma mihrâbı Kudüs'e müteveccihdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y200a ·
metinde göster ·
… indeki kûh-ı bâlâya yüz bin renc [ü] anâ ile urûc etdik. Gâyet sa‘b u sengistân
akabedir
. Anı ubûr edüp hudûd-ı Kudüs-i şerîf'e dâhil olup,
Akabü'l-hân: Bir kûh-ı bâlânın tahtında bir hân-ı azîmdir. Cânib-i erba‘asında âbâdân yokdur. Anı güzer edüp ensesindeki kûh-ı bâlâya yüz bin renc [ü] anâ ile urûc etdik. Gâyet sa‘b u sengistân akabedir. Anı ubûr edüp hudûd-ı Kudüs-i şerîf'e dâhil olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y207b ·
metinde göster ·
: Bir sarp enişdir. İki cânibi eflâke ser çekmiş yalçın kayalardır. El-ıyâzen bi …
Menzil-i Akabe: Bir sarp enişdir. İki cânibi eflâke ser çekmiş yalçın kayalardır. El-ıyâzen billâh niçe deve helâk olur. Bu mahalde huccâcın katârı bozulup cümle ibâdullâh piyâde olup herkes cemellerini birer birer çekerek enerler. Gâyet mahûf u muhâtaralı yerlerdir. Bir kaç kerre Urbân aşkıyâsı huccâcı bu Akabe'de nehb [ü] gâret etmişdir. Hemân paşa cümle bayrakların dere ve depelerin kemîngâhlarına koyup bilâ-havf cümle ricâlullâh ubûr etmeğe başladı. Bir ulu azîm deredir. Bu Akabe'yi aşup 10 sâat dahi gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y266b ·
metinde göster ·
… er. Gâyet mahûf u muhâtaralı yerlerdir. Bir kaç kerre Urbân aşkıyâsı huccâcı bu
Akabe'de
nehb [ü] gâret etmişdir. Hemân paşa cümle bayrakların dere ve depelerin kemîngâ …
Menzil-i Akabe: Bir sarp enişdir. İki cânibi eflâke ser çekmiş yalçın kayalardır. El-ıyâzen billâh niçe deve helâk olur. Bu mahalde huccâcın katârı bozulup cümle ibâdullâh piyâde olup herkes cemellerini birer birer çekerek enerler. Gâyet mahûf u muhâtaralı yerlerdir. Bir kaç kerre Urbân aşkıyâsı huccâcı bu Akabe'de nehb [ü] gâret etmişdir. Hemân paşa cümle bayrakların dere ve depelerin kemîngâhlarına koyup bilâ-havf cümle ricâlullâh ubûr etmeğe başladı. Bir ulu azîm deredir. Bu Akabe'yi aşup 10 sâat dahi gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y266b ·
metinde göster ·
… koyup bilâ-havf cümle ricâlullâh ubûr etmeğe başladı. Bir ulu azîm deredir. Bu
Akabe'yi
aşup 10 sâat dahi gidüp,
Menzil-i Akabe: Bir sarp enişdir. İki cânibi eflâke ser çekmiş yalçın kayalardır. El-ıyâzen billâh niçe deve helâk olur. Bu mahalde huccâcın katârı bozulup cümle ibâdullâh piyâde olup herkes cemellerini birer birer çekerek enerler. Gâyet mahûf u muhâtaralı yerlerdir. Bir kaç kerre Urbân aşkıyâsı huccâcı bu Akabe'de nehb [ü] gâret etmişdir. Hemân paşa cümle bayrakların dere ve depelerin kemîngâhlarına koyup bilâ-havf cümle ricâlullâh ubûr etmeğe başladı. Bir ulu azîm deredir. Bu Akabe'yi aşup 10 sâat dahi gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y266b ·
metinde göster ·
derler bir kum deryâsıdır ve gâyet enişdir. Niçe yüz develer feryâd ederek ⟦Y 2 …
Akabetü'l-Rimâl derler bir kum deryâsıdır ve gâyet enişdir. Niçe yüz develer feryâd ederek Y 270a kalup bâr-ı eskâllerin gayri yedek cemâllere tahmîl edüp yine ol mahalde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y269b–Y270a ·
metinde göster ·
: Ol kadar sa‘b değildir. Ammâ bir yerde ârâm etmemeden ve uyhusuzlukdan develer …
(---) akabesi: Ol kadar sa‘b değildir. Ammâ bir yerde ârâm etmemeden ve uyhusuzlukdan develer bî-tâb [u] bî-mecâl olup yetmiş deve ve on re’s at kaldı ve piyâde kalan âdemleri yine paşa boş develere bindirüp (---) sâ‘at gidüp bu kum deryâsı içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308a ·
metinde göster ·
: Allâhümme âfinâ, cümle hayvânât gark-ı rimâl ve müstağrak-ı arak-ı zülâl olara …
şükür akabesi: Allâhümme âfinâ, cümle hayvânât gark-ı rimâl ve müstağrak-ı arak-ı zülâl olarak kâmil bin adım yokuş yukaru ve bin adım eniş aşağı kum deryâsı kim cümle a‘yân-ı kibâr ve pîr [ü] sıgâr piyâde olup iki yerden gayret kuşağın kemerlerine bend kılup taht-ı revânları el üzre aşırup cümle ibâdullâh sadâ-yı Allâh Allâh diyerek feryâd [u] figân ederek akabeyi aşdılar. Ammâ yetmiş seksen mikdârı devâbbât makûlesi kaldı. Bu kalan develeri ol ân gerüde Urbân alırlar. Kim kime bakar mahşerden bir nişândır. Zîrâ Arafât'a yetişmeğe dörd gün kaldı ve beş konağımız dahi var. Hudâ rahmet eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308a ·
metinde göster ·
… üzre aşırup cümle ibâdullâh sadâ-yı Allâh Allâh diyerek feryâd [u] figân ederek
akabeyi
aşdılar. Ammâ yetmiş seksen mikdârı devâbbât makûlesi kaldı. Bu kalan develeri …
şükür akabesi: Allâhümme âfinâ, cümle hayvânât gark-ı rimâl ve müstağrak-ı arak-ı zülâl olarak kâmil bin adım yokuş yukaru ve bin adım eniş aşağı kum deryâsı kim cümle a‘yân-ı kibâr ve pîr [ü] sıgâr piyâde olup iki yerden gayret kuşağın kemerlerine bend kılup taht-ı revânları el üzre aşırup cümle ibâdullâh sadâ-yı Allâh Allâh diyerek feryâd [u] figân ederek akabeyi aşdılar. Ammâ yetmiş seksen mikdârı devâbbât makûlesi kaldı. Bu kalan develeri ol ân gerüde Urbân alırlar. Kim kime bakar mahşerden bir nişândır. Zîrâ Arafât'a yetişmeğe dörd gün kaldı ve beş konağımız dahi var. Hudâ rahmet eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308a ·
metinde göster ·
kumun tathîr etmeğe bin guruş vakf eylemiş. Her sene rimâlin tathîr ederler, am …
Mısır Emîr-i haccı Rıdvân Beğ bu akabenin kumun tathîr etmeğe bin guruş vakf eylemiş. Her sene rimâlin tathîr ederler, ammâ yine sa‘b akabedir kim cemî‘i hayvânâtların akabesidir ve ölüm kanarasıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308a ·
metinde göster ·
… etmeğe bin guruş vakf eylemiş. Her sene rimâlin tathîr ederler, ammâ yine sa‘b
akabedir
kim cemî‘i hayvânâtların akabesidir ve ölüm kanarasıdır.
Mısır Emîr-i haccı Rıdvân Beğ bu akabenin kumun tathîr etmeğe bin guruş vakf eylemiş. Her sene rimâlin tathîr ederler, ammâ yine sa‘b akabedir kim cemî‘i hayvânâtların akabesidir ve ölüm kanarasıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308a ·
metinde göster ·
… r sene rimâlin tathîr ederler, ammâ yine sa‘b akabedir kim cemî‘i hayvânâtların
akabesidir
ve ölüm kanarasıdır.
Mısır Emîr-i haccı Rıdvân Beğ bu akabenin kumun tathîr etmeğe bin guruş vakf eylemiş. Her sene rimâlin tathîr ederler, ammâ yine sa‘b akabedir kim cemî‘i hayvânâtların akabesidir ve ölüm kanarasıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308a ·
metinde göster ·
iki tarafına mezkûr pâdişâhlar iki sâ‘at yer kara taşdan sedd-i metîn dîvâr çek …
Ve bu akabenin iki tarafına mezkûr pâdişâhlar iki sâ‘at yer kara taşdan sedd-i metîn dîvâr çekmişlerdir kim bu tarîk-ı âmmı kum gark etmeye. Ammâ yine rimâlden halâs olmayup her sene niçe yüz develer kalır. Ve bu dîvârın dahi târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308a ·
metinde göster ·
Bu asker ile alay alay remmâ remmâ asker-i İslâm rikâb rikâba ubûr ederek (---)(---) nâm mahal bir alçak akabecikdir, ammâ tarîk-ı âmmı tathîr olunmuşdur, anı ubûr edince a‘yân-ı Mekke ve cümle şürefâlar ve bizzât şerîf Sa‘d alayları ile nümâyân oldu. Ammâ gûyâ cemapur askeridir, yalın ayak, başı kabak, piyâde huddâmları ile tarîk-ı âmmın sağ cânibinde selâma âmâde durup ale't-tertîb dizildiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y312a ·
metinde göster ·
… âheste vâdî-i Ebtah ve Mu‘allâ nâm mahalli ubûr edüp bir alçacık Q 129a taşlı
akabecikdir
. Evrâm kavmi Mu‘allâ akabesi derler.
Ol mahalle dahi paşa-yı zevi'l-iktidâr geldikde (---)(---)(---)(---) hil‘at geymeden kendü askeriyle yan verüp Ebû Cehil deresi nâm mahalle (---)(---)(---)(---) ise P 130b âheste âheste vâdî-i Ebtah ve Mu‘allâ nâm mahalli ubûr edüp bir alçacık Q 129a taşlı akabecikdir. Evrâm kavmi Mu‘allâ akabesi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y313a ·
metinde göster ·
… m mahalli ubûr edüp bir alçacık Q 129a taşlı akabecikdir. Evrâm kavmi Mu‘allâ
akabesi
derler.
Ol mahalle dahi paşa-yı zevi'l-iktidâr geldikde (---)(---)(---)(---) hil‘at geymeden kendü askeriyle yan verüp Ebû Cehil deresi nâm mahalle (---)(---)(---)(---) ise P 130b âheste âheste vâdî-i Ebtah ve Mu‘allâ nâm mahalli ubûr edüp bir alçacık Q 129a taşlı akabecikdir. Evrâm kavmi Mu‘allâ akabesi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y313a ·
metinde göster ·
… Hurmâ lîfinden kefeni pâre pâre olmuş, ol gâr içre âsûdedirler. Yine bu mahalde
Akabe
kayaları dibinde Y 326b cebel-i Akabe dâmeninde bir soffa üzre,
Ziyâret-i Hazret-i (---)(---) Sahâbe-i kirâmdandır. Bir gâr içinde medfûndur. Hâlâ cesed-i şerîfi zâhirde beyâz pembe-misâl ter ü tâze durur. Hurmâ lîfinden kefeni pâre pâre olmuş, ol gâr içre âsûdedirler. Yine bu mahalde Akabe kayaları dibinde Y 326b cebel-i Akabe dâmeninde bir soffa üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y326a–Y326b ·
metinde göster ·
… l gâr içre âsûdedirler. Yine bu mahalde Akabe kayaları dibinde Y 326b cebel-i
Akabe
dâmeninde bir soffa üzre,
Ziyâret-i Hazret-i (---)(---) Sahâbe-i kirâmdandır. Bir gâr içinde medfûndur. Hâlâ cesed-i şerîfi zâhirde beyâz pembe-misâl ter ü tâze durur. Hurmâ lîfinden kefeni pâre pâre olmuş, ol gâr içre âsûdedirler. Yine bu mahalde Akabe kayaları dibinde Y 326b cebel-i Akabe dâmeninde bir soffa üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y326a–Y326b ·
metinde göster ·
… derüp suyun başın zabt etdiler. Ve yedi bayrak asker dahi Mekke ile Mîne bâzârı
akabesinin
iki cânibinde kayalar içre pusuya girmek fermân eyledi.
Netîce-i kelâm bu tertîb üzre iki gün iki gece şâdumân çerâğân olup cihân cihân zevk [u] safâlar olunup ıyd-ı şerîfin ikinci gün Hüseyin Paşa Şâm ve Mısır askerinden beş yüz tüfeng-endâz ve bin atlı serbâz cebel-i Arafât'a gönderüp suyun başın zabt etdiler. Ve yedi bayrak asker dahi Mekke ile Mîne bâzârı akabesinin iki cânibinde kayalar içre pusuya girmek fermân eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y328b ·
metinde göster ·
Bu esrâra [[(---) (---) (---)]] paşanın rikâbında piyâde yola revâne olup
akabeyi
ubûr [[(---) (---) (---)]] bunları cebel-i Arafât'a su başına ta‘yîn eyleyüp Şâ …
Bu esrâra [[(---) (---) (---)]] paşanın rikâbında piyâde yola revâne olup akabeyi ubûr [[(---) (---) (---)]] bunları cebel-i Arafât'a su başına ta‘yîn eyleyüp Şâm askeri [[(---) (---) (---)]] Q 135b bunda paşa ve şerîf ve sâ’ir a‘yân-ı rîf bu mescide girüp ikişer rek‘at namâz kılup tekrâr teberrüken ve teyemmünen şerîfden tecdîd-i bî‘at etdiler. Zîrâ Hazret-i Risâlet-penâh İslâm ile müşerref olan Sahâbe-i kirâma bunda bî‘at verirler imiş. Ve her sahâbeyi kâr-ı ma‘rifetine göre ol esnâfa pîr edüp seccâde-nişîn edermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y329b ·
metinde göster ·
… el-i Sebîr ve cebel-i Hirâ. Ve mescid-i Bî‘at, Mîne bâzârına giderken sol kolda
Akabe'ye
bir ok menzili karîbdir, anda Abbâs ile yetmiş kimesne bî‘at etdikleriyçün mesc …
Ve bir makâm dahi Dâr-ı Hayzürân. Ve Kubbe-i Muhtefî Hazret-i Risâlet "Küffârları gözüm görmesün" deyü bunda gizlenirdi, anıniçün Kubbe-i Muhtefî derler, bir mübârek mekândır. Ve cebel-i Ebî Kubeys ve cebel-i Nûr ve cebel-i Sebîr ve cebel-i Hirâ. Ve mescid-i Bî‘at, Mîne bâzârına giderken sol kolda Akabe'ye bir ok menzili karîbdir, anda Abbâs ile yetmiş kimesne bî‘at etdikleriyçün mescid-i Bî‘at derler, bâlâda memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y350a ·
metinde göster ·
… huccâcının delîl bayrakları nümâyân oldukda acele ile Mısır yoluna revâne olup
akabe-i
Derbbeyn derler bir mahûf u muhâtara sa‘b kayalı yer imiş. Mısır Emîrü'l-haccı …
Menzil-i Cüdeyde, andan beş sâ‘at gidüp Bedr-i Huneyn yolu solumuzda kalup Mısır yoluna bir dere içre saptığımız mahalde şâm-ı şerîf huccâcının delîl bayrakları nümâyân oldukda acele ile Mısır yoluna revâne olup akabe-i Derbbeyn derler bir mahûf u muhâtara sa‘b kayalı yer imiş. Mısır Emîrü'l-haccı Rıdvân Beğ merhûm tathîr etmiş. şâm ile Mısır yolu bu mahalde fark olunduğıyçün akabe-i Derbbeyn derler. Ve bu akabe'yi ubûr edüp muğaylânlı ve kayalı yollar ile ubûr ederek 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y369a ·
metinde göster ·
… Rıdvân Beğ merhûm tathîr etmiş. şâm ile Mısır yolu bu mahalde fark olunduğıyçün
akabe-i
Derbbeyn derler. Ve bu akabe'yi ubûr edüp muğaylânlı ve kayalı yollar ile ubûr …
Menzil-i Cüdeyde, andan beş sâ‘at gidüp Bedr-i Huneyn yolu solumuzda kalup Mısır yoluna bir dere içre saptığımız mahalde şâm-ı şerîf huccâcının delîl bayrakları nümâyân oldukda acele ile Mısır yoluna revâne olup akabe-i Derbbeyn derler bir mahûf u muhâtara sa‘b kayalı yer imiş. Mısır Emîrü'l-haccı Rıdvân Beğ merhûm tathîr etmiş. şâm ile Mısır yolu bu mahalde fark olunduğıyçün akabe-i Derbbeyn derler. Ve bu akabe'yi ubûr edüp muğaylânlı ve kayalı yollar ile ubûr ederek 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y369a ·
metinde göster ·
… şâm ile Mısır yolu bu mahalde fark olunduğıyçün akabe-i Derbbeyn derler. Ve bu
akabe'yi
ubûr edüp muğaylânlı ve kayalı yollar ile ubûr ederek 8 sâ‘atde,
Menzil-i Cüdeyde, andan beş sâ‘at gidüp Bedr-i Huneyn yolu solumuzda kalup Mısır yoluna bir dere içre saptığımız mahalde şâm-ı şerîf huccâcının delîl bayrakları nümâyân oldukda acele ile Mısır yoluna revâne olup akabe-i Derbbeyn derler bir mahûf u muhâtara sa‘b kayalı yer imiş. Mısır Emîrü'l-haccı Rıdvân Beğ merhûm tathîr etmiş. şâm ile Mısır yolu bu mahalde fark olunduğıyçün akabe-i Derbbeyn derler. Ve bu akabe'yi ubûr edüp muğaylânlı ve kayalı yollar ile ubûr ederek 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y369a ·
metinde göster ·
… de Mısır huccâcı altışar konak yakın olup meşhûr-ı âfâk olan berzah-ı musîbet-i
Akabe'ye
uğramayup ve kal‘a-i Akabe'ye dahi uğramayup doğru Zahrü'l-hımâr burnuna gelüp …
Eğer bu körfezin boğazı Zahr-ı hımâr burnuna gelince deryâsı dolsa gelişde ve gidişde Mısır huccâcı altışar konak yakın olup meşhûr-ı âfâk olan berzah-ı musîbet-i Akabe'ye uğramayup ve kal‘a-i Akabe'ye dahi uğramayup doğru Zahrü'l-hımâr burnuna gelüp anda dahi konulmayup tokuz sâ‘atde şeref-i Benî Atıyye'de meks olunurdu. Bu minvâl üzre on üç konak Mekke yolu Mısırlıya yakin olup Medîne-i münevverede iki gün oturmakdan on iki gün şâmlı gibi oturmak mümkin idi ve Akabe konağı azâb-ı elîminden halâs olmak mümkin olurdu. Allâhü Ta‘âlâ bu hayrât-ı azîmi Âl-i Osmân'a müyesser ede. Âmîn yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y378b ·
metinde göster ·
… yakın olup meşhûr-ı âfâk olan berzah-ı musîbet-i Akabe'ye uğramayup ve kal‘a-i
Akabe'ye
dahi uğramayup doğru Zahrü'l-hımâr burnuna gelüp anda dahi konulmayup tokuz sâ‘ …
Eğer bu körfezin boğazı Zahr-ı hımâr burnuna gelince deryâsı dolsa gelişde ve gidişde Mısır huccâcı altışar konak yakın olup meşhûr-ı âfâk olan berzah-ı musîbet-i Akabe'ye uğramayup ve kal‘a-i Akabe'ye dahi uğramayup doğru Zahrü'l-hımâr burnuna gelüp anda dahi konulmayup tokuz sâ‘atde şeref-i Benî Atıyye'de meks olunurdu. Bu minvâl üzre on üç konak Mekke yolu Mısırlıya yakin olup Medîne-i münevverede iki gün oturmakdan on iki gün şâmlı gibi oturmak mümkin idi ve Akabe konağı azâb-ı elîminden halâs olmak mümkin olurdu. Allâhü Ta‘âlâ bu hayrât-ı azîmi Âl-i Osmân'a müyesser ede. Âmîn yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y378b ·
metinde göster ·
… ne-i münevverede iki gün oturmakdan on iki gün şâmlı gibi oturmak mümkin idi ve
Akabe
konağı azâb-ı elîminden halâs olmak mümkin olurdu. Allâhü Ta‘âlâ bu hayrât-ı az …
Eğer bu körfezin boğazı Zahr-ı hımâr burnuna gelince deryâsı dolsa gelişde ve gidişde Mısır huccâcı altışar konak yakın olup meşhûr-ı âfâk olan berzah-ı musîbet-i Akabe'ye uğramayup ve kal‘a-i Akabe'ye dahi uğramayup doğru Zahrü'l-hımâr burnuna gelüp anda dahi konulmayup tokuz sâ‘atde şeref-i Benî Atıyye'de meks olunurdu. Bu minvâl üzre on üç konak Mekke yolu Mısırlıya yakin olup Medîne-i münevverede iki gün oturmakdan on iki gün şâmlı gibi oturmak mümkin idi ve Akabe konağı azâb-ı elîminden halâs olmak mümkin olurdu. Allâhü Ta‘âlâ bu hayrât-ı azîmi Âl-i Osmân'a müyesser ede. Âmîn yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y378b ·
metinde göster ·
… an bir azîm müsellah ü müzeyyen asker zâhir oldu. Meğer Mısır'dan gelen karşucı
Akabe
askeri imiş. Anlar ile cümle huccâc görüşüp Zahrü'l-hımâr'dan 9 sâ‘atde,
Ba‘dehu Zahr-ı hımâr'dan kalkup vakt-i zuhurda rada etdiğimiz yerlerde dahi cânib-i şarka mezkûr körfez sâhiliyle giderken karşu tarafdan bir azîm müsellah ü müzeyyen asker zâhir oldu. Meğer Mısır'dan gelen karşucı Akabe askeri imiş. Anlar ile cümle huccâc görüşüp Zahrü'l-hımâr'dan 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y378b ·
metinde göster ·
: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân binâsıdır. Bu kal‘aya dâhil olunca kal‘adan …
Menzil-i kal‘a-i Akabe: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân binâsıdır. Bu kal‘aya dâhil olunca kal‘adan bir yaylım top ve bir yaylım tüfengler atıldı. Ve Akabe askerinden dahi bir yaylım tüfeng ve toplar atılup azîm şâdumânlıklar olup iki gün tekâ‘üd olunmak fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y378b ·
metinde göster ·
… kal‘aya dâhil olunca kal‘adan bir yaylım top ve bir yaylım tüfengler atıldı. Ve
Akabe
askerinden dahi bir yaylım tüfeng ve toplar atılup azîm şâdumânlıklar olup iki …
Menzil-i kal‘a-i Akabe: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân binâsıdır. Bu kal‘aya dâhil olunca kal‘adan bir yaylım top ve bir yaylım tüfengler atıldı. Ve Akabe askerinden dahi bir yaylım tüfeng ve toplar atılup azîm şâdumânlıklar olup iki gün tekâ‘üd olunmak fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y378b ·
metinde göster ·
aşmağa dinc-â-dinc develer dutup âb-ı zülâl sular ve zahîreler yükledüp ikinci …
Ve cümle huccâcın zebûn develerin değişdirüp Akabe'yi aşmağa dinc-â-dinc develer dutup âb-ı zülâl sular ve zahîreler yükledüp ikinci gün direk şeyhleri vesîle olup göç tablına turralar urulup ibtidâ toplar gider. Andan akabe başı P 155b çarkacı olup dündâr ile ileri gidüp yeniçeri ve azebistân ve sâ’ir asker ile mukaddem Akabe'ye varup Dîvdâr belinde çadırlar kurup cümle askeriyle pür silâh âmâde dururlar. İhtimâldir Akabe boğazın bir düşmen ala yâhûd ol teng [ü] târ yerde huccâc askeri ile ceng [ü] cidâl ola. Anların mâbeynini ıslâh içün ibtidâ Akabe askeri gider. Andan Emîrü'l-haccın bârhânesi ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y379a ·
metinde göster ·
… rek şeyhleri vesîle olup göç tablına turralar urulup ibtidâ toplar gider. Andan
akabe
başı P 155b çarkacı olup dündâr ile ileri gidüp yeniçeri ve azebistân ve sâ’i …
Ve cümle huccâcın zebûn develerin değişdirüp Akabe'yi aşmağa dinc-â-dinc develer dutup âb-ı zülâl sular ve zahîreler yükledüp ikinci gün direk şeyhleri vesîle olup göç tablına turralar urulup ibtidâ toplar gider. Andan akabe başı P 155b çarkacı olup dündâr ile ileri gidüp yeniçeri ve azebistân ve sâ’ir asker ile mukaddem Akabe'ye varup Dîvdâr belinde çadırlar kurup cümle askeriyle pür silâh âmâde dururlar. İhtimâldir Akabe boğazın bir düşmen ala yâhûd ol teng [ü] târ yerde huccâc askeri ile ceng [ü] cidâl ola. Anların mâbeynini ıslâh içün ibtidâ Akabe askeri gider. Andan Emîrü'l-haccın bârhânesi ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y379a ·
metinde göster ·
Ve cümle huccâcın zebûn develerin değişdirüp Akabe'yi aşmağa dinc-â-dinc develer dutup âb-ı zülâl sular ve zahîreler yükledüp ikinci gün direk şeyhleri vesîle olup göç tablına turralar urulup ibtidâ toplar gider. Andan akabe başı P 155b çarkacı olup dündâr ile ileri gidüp yeniçeri ve azebistân ve sâ’ir asker ile mukaddem Akabe'ye varup Dîvdâr belinde çadırlar kurup cümle askeriyle pür silâh âmâde dururlar. İhtimâldir Akabe boğazın bir düşmen ala yâhûd ol teng [ü] târ yerde huccâc askeri ile ceng [ü] cidâl ola. Anların mâbeynini ıslâh içün ibtidâ Akabe askeri gider. Andan Emîrü'l-haccın bârhânesi ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y379a ·
metinde göster ·