… vezâretle bir tuğ dahi Bıyıklı Mustafâ Paşa'ya gönderüp Girid'e imdâd etdi. Ve
Akdeniz'e bir
donanma-yı hümâyûn çıkarmışdır kim nazîri sebkat etmemişdir. Ol imdâd-ı azîm ce …
Cezîre-i Girid'e üç bin sipâh ile defterhâneyi Deli Hüseyin Paşa'ya ve vezâretle bir tuğ dahi Bıyıklı Mustafâ Paşa'ya gönderüp Girid'e imdâd etdi. Ve Akdeniz'e bir donanma-yı hümâyûn çıkarmışdır kim nazîri sebkat etmemişdir. Ol imdâd-ı azîm cezîre-i Girid'e serdâr-ı mu‘azzam Hüseyin Paşa'ya vardıkda Marko Zavil cünûd-ı cünübün Hüseyin Paşa münhedim edüp Seline kal‘ası ve Retime kal‘asın feth edüp Der-i devlete müjdecileri geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 79b ·
metinde göster ·
… sır'dır kim cezîre ıtlâk olunur. Zîrâ Mısır'ın bir cânibi garb tarafında Arîşde
Akdeniz'dir, bir
cânibi cânib-i şarkda bahr-i Süveys'dir. Bu iki bahrin mâbeyni iki menzil Acrûd …
Alî yârin lafz-ı dürer-bârlarıdır kim Cezîretü'l-Arab'dan murâd Mısır'dır kim cezîre ıtlâk olunur. Zîrâ Mısır'ın bir cânibi garb tarafında Arîşde Akdeniz'dir, bir cânibi cânib-i şarkda bahr-i Süveys'dir. Bu iki bahrin mâbeyni iki menzil Acrûd çölüdür. Bu çölü de Hazret-i İbrâhîm zamân-ı Melik Tavtîs kesüp birbirine mahlût edüp Mısır cezîre olmuşdur. Anıniçün kelâm-ı Alî'de Selîm cezîre-i Mısır'a mâlik ola buyurmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 100b ·
metinde göster ·
… âlâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. (---) kapusu var. Bu kal‘a-i serâmed
Akdeniz'in bir
körfezi intihâsında vâki‘ olup körfezin ağzı kıbleye nâzır olup limanı bin pâre …
Eşkâl-i kal‘ası: Leb-i deryâda bir mürtefi‘ taş üzre şekl-i muhammes yine bir taş binâ sûr-ı üstüvâr-ı ra‘nâdır kim gâyet metîn [ü] bâlâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. (---) kapusu var. Bu kal‘a-i serâmed Akdeniz'in bir körfezi intihâsında vâki‘ olup körfezin ağzı kıbleye nâzır olup limanı bin pâre gemi alur. Altı aded rûzgâr-ı zorkârdan emîn bir liman-ı cây-ı emândır kim her ne cânibe keştîler demir bıraksalar a‘lâ lenger dutar limandır. Kal‘asının cümle topları limana nâzırdır, ammâ ol kadar azîm mefret topları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 237b ·
metinde göster ·
buhayre-misâl görünüp sâhilinde kal‘a-i Koloz ve Kesendire ve Ermiye ve kasaba- …
Ve dahi cânib-i şarkîsine Akdeniz bir buhayre-misâl görünüp sâhilinde kal‘a-i Koloz ve Kesendire ve Ermiye ve kasaba-i Çatalca ve kal‘a-i Fener ve şehr-i Tırhala âşikâredir. Ve garbîsinde şehr-i Yanya ve Iskırapar ve Margılıç ve Delvinye ve Avlonya ve Tomor dağı ardında şehr-i Görice ve Aydonat ve Parga kal‘ası ve Venedik körfezi deryâsı içre Venedik'in Körfez cezîresi ve Julad kal‘ası dağları ve Dukat kûhları ve Kuryeleş cebelleri ve Kardik kal‘ası ve Ergiri kasrı kal‘ası, el-hâsıl bu tarafda kırk pâre kal‘a ve dağları tahte's-serâda gibi nümâyân idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241a ·
metinde göster ·
… , su sarnıçları mu‘attaldır. Ve bu kal‘anın kıble tarafı sahrâ ve dahi mâverâsı
Akdeniz bir
mîl kadar mesâfedir. Ve şark tarafı havâleli bayırlardır. Ve etrâfında aslâ han …
Bu kal‘anın suyu eşeklerle aşağıdan gelir, su sarnıçları mu‘attaldır. Ve bu kal‘anın kıble tarafı sahrâ ve dahi mâverâsı Akdeniz bir mîl kadar mesâfedir. Ve şark tarafı havâleli bayırlardır. Ve etrâfında aslâ handakı yokdur, zîrâ sa‘b ve yalçın kayalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 243a ·
metinde göster ·
körfezi içinde leb-i deryâdan nîm sâ‘at yerde vâki‘dir ammâ limanı gâyet vâsi‘ …
Ve bu şehr-i izdin Akdeniz'in bir körfezi içinde leb-i deryâdan nîm sâ‘at yerde vâki‘dir ammâ limanı gâyet vâsi‘ olup bin pâre gemi sığar. Lâkin kıblesi ve gün doğusu tarafına ağzı açık olup bu iki rûzgâr-ı zorkâr pek isâbet edüp gemiler pârelenir. Lâkin kavî cân kurtaran gomanalar ile lenger endâht olunca bî-bâk ü bî-pervâ gemiler a‘lâ demir dutar yataklı limandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 243b ·
metinde göster ·
… i arz gûyâ bir münakkaş ebrî hıtâyî varak gibi nümâyân idi. Ve yedi konak garba
Akdeniz bir
halîc-misâl zâhir idi. Tâ bu mertebe bir cebel-i bülenddir. Ana hâ’il ebr-i keb …
Ammâ hakîr atları aşağıda bırağup bir kaç huddâmlar ile etek dermiyân ile var kuvveti bâzûya getirüp yüz bin renc [ü] anâ ile çıkup rûy-i zemîni serâser-vâr nakş-ı bûkalemûn temâşâ etdik. Sahîfe-i edîm-i arz gûyâ bir münakkaş ebrî hıtâyî varak gibi nümâyân idi. Ve yedi konak garba Akdeniz bir halîc-misâl zâhir idi. Tâ bu mertebe bir cebel-i bülenddir. Ana hâ’il ebr-i kebûddan gayri meğer pervâz uran murgân ola. Ammâ bunda dahi âdemî-zâtdan ferd-i âferîdeden kimesne yokdur. Kaydefâ ve İzmirne melikelerin sarâyları henüz üstâd elinden rehâ bulmuş nüzhet-âbâd binâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y29a ·
metinde göster ·
halîc-misâl görünür. Ve aşağı sahrâlarında dağı ve bâğı ve bâğçeleri nakş-ı bûk …
Ve kal‘adan aşağı bakmağa âdem cür’et edemeyüp Akdeniz Y 108b bir halîc-misâl görünür. Ve aşağı sahrâlarında dağı ve bâğı ve bâğçeleri nakş-ı bûkalemûn-misâl zâhirdir. Ve bu kal‘a bir kat dîvâr görünür. Ammâ kaya üzre aşağı dîvârlarının temelleri on beş adım enli rıhtım ve fîl cüssesi kadar taşlar ile bünyâd olunmuşdur. Yûnân tevârîhi tahrîri üzre İslâmbol'u binâ eden Yanko ibn Madyan'ın binâsıdır, deyü tahrîr etmişlerdir. Ve hakîkatü'l-hâl kâr-ı kadîmden nişân verir. Ve içi dolma değildir, serâpâ yerli kaya üzre binâ olunmuşdur. Anıniçün kapudan içeri girdikde yokuş yukaru ve kesme kayalar üzre gidilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y108a–Y108b ·
metinde göster ·