âyeti delîl-i kat‘îdir. Hâlâ deryâ hidmetine me’mûrdur kim Karadeniz'i
Akdeniz'e mahlût
etmeğe sebeb Hızır Nebî olmuşdur kim Cenâb-ı izzet anları sebeb halk etmişdir.
âyeti delîl-i kat‘îdir. Hâlâ deryâ hidmetine me’mûrdur kim Karadeniz'i Akdeniz'e mahlût etmeğe sebeb Hızır Nebî olmuşdur kim Cenâb-ı izzet anları sebeb halk etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9b ·
metinde göster ·
… ma‘mûr bir şehr-i azîm idi. Zîrâ İskender bu mahalde deryâ-yı Karadeniz'i kesüp
Akdeniz'e mahlût
ederken bu mahalde altun ma‘deni bulup deryâyı gayrı mahalden kesüp bu ma‘den m …
Tâ İskender-i Zülkarneyn asrında ma‘mûr bir şehr-i azîm idi. Zîrâ İskender bu mahalde deryâ-yı Karadeniz'i kesüp Akdeniz'e mahlût ederken bu mahalde altun ma‘deni bulup deryâyı gayrı mahalden kesüp bu ma‘den mahallinde bir şehir binâ edüp ismini şehr-i Fondura kodu, gâyet ma‘mûr şehir idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138a ·
metinde göster ·
… yolunun nısfı gark oldu ve ol râhın nısfı mukaddemâ İskender Karadeniz'i kesüp
Akdeniz'e mahlût
etdirdiği asrda külliyet üzre şehr-i Askalân ve şehr-i Gazze'den Kıbrıs'a yol g …
Dîğer hikmet-i garîbe [vü] acîbe: Bi-kavl-i müverrihîn, Hazret-i Risâlet-penâh'ın vilâdet-i şerîfinden sekiz yüz seksen iki sene mukaddem İskender-i Kübrâ asrında bu Gazze kurbunda leb-i deryâda şehr-i Askalân'dan tâ vilâyet-i Kıbrıs'a varınca deryâ içre bir vâsi‘ yol var idi. Cemî‘i tüccârân-ı berr ü bihâr ol câdde-râh ile cezîre-i Kıbrıs'a gidüp gelirlerdi. Hattâ Mısır'ın Kabâbıtalar asrında binâ olunan divârlarının amûd-ı müntehâları bu şâh-râh ile câmûslar ve develer çeküp Mısır'a gelmişler. Ba‘dehû İskender asrında Hamâlı bir Yahûdî Mısır'ın Nîl-i mübârekin sihr ile Hamâ şehrine getürürken bir şişe içre Nîl suyun zemîne urup Tene buhayresi zâhir olup Kıbrıs yolunun nısfı gark oldu ve ol râhın nısfı mukaddemâ İskender Karadeniz'i kesüp Akdeniz'e mahlût etdirdiği asrda külliyet üzre şehr-i Askalân ve şehr-i Gazze'den Kıbrıs'a yol gark olup ilâ yevminâ hâzâ mellâhlar deryâ içre cezîre-i Kıbrıs'dan gelirken ol yolları deryâda görüp sığlarından hazer edüp gemilerin alarka geçirirler. (---)(---)(---)(---)49a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 48b–49a ·
metinde göster ·
… ışdır. Mezkûr nehr-i Ergene bu cisrin altından ubûr edüp iner (---)(---)(---)
Akdeniz'e mahlût
olur. Eyle bir nehr-i azîm değildir ammâ evvel bahârda dağların ve dere ve depe …
Ba‘dehû Burgaz şehrinden cânib-i şimâle meyyâl ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre ubûr ederken nehr-i Ergene'yi atlar ile geçüp (---) sâ‘at gidüp bu nehr-i Ergene'nin ibtidâ tulû‘u Karadeniz sâhilinde Istıranca dağlarında hurûc edüp Uzunhacılı kurâsı cisrinden ubûr edüp gelir, bu Burgaz'dan geçer. Andan Edirne kurbunda Sultân Murâd-ı Evvel Koca Gâzî Hudâvendigâr cisri kim ana 108a Ergene cisri derler, yüz yetmiş köprüdür. Devlet-i Âl-i Osmân'da değil gayrı mülûklarda dahi böyle cisr-i azîm [ü] tavîl manzûrumuz olmamışdır. Mezkûr nehr-i Ergene bu cisrin altından ubûr edüp iner (---)(---)(---) Akdeniz'e mahlût olur. Eyle bir nehr-i azîm değildir ammâ evvel bahârda dağların ve dere ve depelerin karları sökün eyledikde deryâ gibi cereyân edüp niçe bin dıraht-ı müntehâları bîhından kal‘ edüp deryâya döker. Böyle bir çoşkun ve taşkın nehr-i zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
… isir altından geçüp nehr-i Ergene'ye munsabb olup ol dahi Enez kal‘ası kurbunda
Akdeniz'e mahlût
olur. Bu Karabınar'da Paşa efendimiz hakîri üç kazâ yere gönderüp kendileri Ayd …
Menzil-i karye-i Karabınar: Aydos kazâsında bir orman içre üç yüz Bulkar keferesi evli ma‘mûr köydür. şâhrâh üzre olmak ile Vezîria‘zam Siyâvuş Paşa bu köy içre nehr-i (---) kenârında bir hân-ı azîm binâ etdi. Ve nehr-i (---) Istıranca dağlarından tulû‘ edüp bu köyde ağaç cisir altından geçüp nehr-i Ergene'ye munsabb olup ol dahi Enez kal‘ası kurbunda Akdeniz'e mahlût olur. Bu Karabınar'da Paşa efendimiz hakîri üç kazâ yere gönderüp kendileri Aydos ılıcası sahrâsına azîmet etdiler. Hakîr Karabınar'dan 3 sâ‘atde cânib-i şarka ormanlar içre {gidüp},
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 28a ·
metinde göster ·
… unda bi-emr-i Hudâ bir beyâz râdde deryâ üzre çekilmişdir. Ol mahalde Karadeniz
Akdeniz'e mahlût
olduğu azharun mine'ş-şemsdir. Akdeniz dahi Sebte boğazında Bahr-i Muhit'e ol d …
Der-medh-i enhâr-ı âb-ı hayevân: Evvelâ şehr-i Sarây'ın ortasından akan nehr-i Milaçka Ravna yaylalarından (---)(---)(---) ve Maçkosa ve Mokra dağlarından cem‘ olup cereyân ederek şehir içinde Hünkâr cisri altından ubûr edüp iki sâ‘at aşağı nehr-i Sarây'a karışır ve nehr-i Sarây dahi cânib-i kıble ve semt-i cenûbda Foniça ve Lipete ve Biyelemik (---) Hersek dağlarından berü gelüp aşağıda (---) nâm mahalde nehr-i Sava'ya nehr-i Sava dahi Hırvadistân'dan ve Dodoşka dağlarından gelüp Belgrad dibinde nehr-i Tuna'ya katılır. Nehr-i Tuna dahi cânib-i garbda Alman dağlarından gelüp cânib-i şarka akarak kal‘a-i Kili ve kal‘a-i Tulça kurblarında beş yerde Karadeniz'e munsabb olur. Karadeniz dahi İslâmbol'un Yedikulle burnunda bi-emr-i Hudâ bir beyâz râdde deryâ üzre çekilmişdir. Ol mahalde Karadeniz Akdeniz'e mahlût olduğu azharun mine'ş-şemsdir. Akdeniz dahi Sebte boğazında Bahr-i Muhit'e ol dahi Bahr-i Okyunus'da bi-emr-i Hâlik-ı kevneyn girdâb-ı azîme dökülür. El-hâsıl şehr-i Sarây sudan ibâretdir kim elbette her bay u gedâ hânelerinden birer uyûn cârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b ·
metinde göster ·
… sı bellerinden gelüp bu cisir altından ubûr ederek cânib-i garbda (---) dibinde
Akdeniz'e mahlût
olur. Bunda Gâzî Baba Ahmed, paşaya bir ziyâfet-i azîm edüp bir hil‘at-i fâhire …
Ve bu nehir sehel şurcadır. İbtidâ tulû‘u cânib-i şarkda ve taraf-ı cenûbda Dinare dağlarından ve Zadvorya kal‘ası dağlarından ve Omiş kal‘ası bellerinden gelüp bu cisir altından ubûr ederek cânib-i garbda (---) dibinde Akdeniz'e mahlût olur. Bunda Gâzî Baba Ahmed, paşaya bir ziyâfet-i azîm edüp bir hil‘at-i fâhire geydirildi ve Baba Ahmedzâde İsmâ‘îl Ağa on bin yiğide kulağız olup cânib-i cenûbda kâfirin Zadvorya kal‘asına ve dahi Omiş kal‘asına nehb u gâret etmeğe gitdiler, Hudâ âsân getire.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137b ·
metinde göster ·
… bunda bir ağaç cisr altından ubûr edüp Selânik kurbunda (---)(---) nâm mahalde
Akdeniz'e mahlût
olur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Andan nehr-i kebîr Vardar Arnavudluk'da Kalkandelen ve İpek'den ve Pirizren şehirleri dağlarından cem‘ olup bu Üsküb altından ubûr edüp iner. şehr-i Köpürlü içinden dahi güzer edüp Karaferye kurbunda bir ağaç cisr altından ubûr edüp Selânik kurbunda (---)(---) nâm mahalde Akdeniz'e mahlût olur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 170b ·
metinde göster ·
… igölü'nden ve bir başı tâ Horpuşta dağlarından gelüp (---)(---)(---) kurbunda
Akdeniz'e mahlût
olur, ammâ âb-ı hayât sudur. Andan ol mahalde,
Ol gün nehr-i İncekara'yı geçitden yüz bin renc [ü] anâ çekerek atlarla ubûr etdik. Mezkûr İncekara'nın ibtidâ tulû‘u Kesrigölü'nden ve bir başı tâ Horpuşta dağlarından gelüp (---)(---)(---) kurbunda Akdeniz'e mahlût olur, ammâ âb-ı hayât sudur. Andan ol mahalde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 180b ·
metinde göster ·
etmeğe dörd kat handaklar kesmişler. Ve Terkoz'dan Karadeniz kenârıyla Karadeni …
"Babam Hazret-i Süleymân Kudüs-i Şerîf'de Mescid-i Aksâ'yı ve Sahrâtullâh'ı ve Kudüs-i Şerîf'i eyle amâr eyledi" deyü Melik Rac‘îm Kudüs-i Şerîf imâretlerin ta‘rîf ü tavsîf edince hemân Yanvan Kral'ın Kudüs-i Şerîf'i ziyâret etmeğe gitmesi ârzûları hareket edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek İslâmbol zemîninde olan Makedonya şehrine gelüp karındaşı Yanko ibn Madyan'a buluşup görse kim İslâmbol kal‘asın etmeğe mübâşeret edüp bir ucu Sarâyburnu'nda bir ucu taraf-ı cenûbda iki konak yer tâ Silivri şehrinde andan bir ucu cânib-i şimâlde Terkoz kal‘asından Karadeniz'i kesüp Silivri kal‘ası dibinde Akdeniz'e mahlût etmeğe dörd kat handaklar kesmişler. Ve Terkoz'dan Karadeniz kenârıyla Karadeniz Boğazı yerinden tâ Kurşumlumahzen burnuna andan Galata ve Kâsımpaşa ve Hâsköy'den Kâğızhâne deresi üzre cisirler ile Ebû Ensârî kapusu olan yerde kal‘a dâ’iren-mâdâr tamâm ola deyü bu on konak yeri ihâta eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96b ·
metinde göster ·
… nî ve cevâhirlerini bunda hazn ü dahme edüp Karadeniz boğazın kesüp Karadeniz'i
Akdeniz'e mahlût
etmeğe gitmişdir" deyü nakl etdiler ve tahkîkdir.
Bu kavmin zu‘mlarınca "İskender-i Zülkarneyn Sedd-i Ye’cûc'u cemî‘i ma‘âdinlerden yapup bu mahalle geldikde bu tılsımâtı bu mağârada edüp cemî‘i hazîne ve girân-bahâ tuhaf-ı sîm âvânî ve cevâhirlerini bunda hazn ü dahme edüp Karadeniz boğazın kesüp Karadeniz'i Akdeniz'e mahlût etmeğe gitmişdir" deyü nakl etdiler ve tahkîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·
… rından gelüp ikisi bir olup Gümülcine sahrâsında cereyân ederek bir sâ‘at gidüp
Akdeniz'e mahlût
olur, ammâ karye-i Mûsâ Çelebi'den 6 sâ‘at sahrâlardan gidüp,
Andan karye-i Köpekler'den aşağı Gümülcine sahrâsında cânib-i garba giderek nehr-i İrça'yı geçüp bir sâ‘at gidüp nehr-i Karacaoğlan'ı dahi geçüp bu nehreyn-i sağîreyn Karıl(?) yaylalarından gelüp ikisi bir olup Gümülcine sahrâsında cereyân ederek bir sâ‘at gidüp Akdeniz'e mahlût olur, ammâ karye-i Mûsâ Çelebi'den 6 sâ‘at sahrâlardan gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 208a ·
metinde göster ·
… ak yer gidüp nehr-i Orfan ile bu Beşik gölünün ayağı bir olup Rindiye boğazında
Akdeniz'e mahlût
olacağı mahalde Selânik'den ve Kavala'dan ve gayri yerlerden gelüp gidiciler cü …
Ve bu buhayrenin âbı mezkûr dağlardan bir nehr-i kebîr-misâl bir gölden çıkup Rind[iy]e boğazı nâm mahalde iki aded cebel-i bâlâların mâbeynlerinden cereyân ederek yarım konak yer gidüp nehr-i Orfan ile bu Beşik gölünün ayağı bir olup Rindiye boğazında Akdeniz'e mahlût olacağı mahalde Selânik'den ve Kavala'dan ve gayri yerlerden gelüp gidiciler cümle gemilerle bu nehr-i Orfan'ı geçerler. Gayri şey ile ubûr etmek mümkin değildir, zîrâ bu kadar pâdişâhlar bu mahalle kârgîr binâ cisr-i azîm inşâ edemediler, zîrâ mahrec-i âbı olan yeri tûlen ve arzen iki mîle karîb sâzlık ve neyistânlık buhayredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 211a ·
metinde göster ·
… tirne ve Usturumça kasabası dağlarından cem‘ olup kasaba-i Sarı Şa‘bân kurbunda
Akdeniz'e mahlût
olur.
Ve nehr-i İskeçe şehir içinden cereyân eder. Ve İskeçe dağlarından gelüp nehr-i Karasu'ya mahlût olur. Nehr-i Karasu dahi İskeçe yaylağından ve Vetirne ve Usturumça kasabası dağlarından cem‘ olup kasaba-i Sarı Şa‘bân kurbunda Akdeniz'e mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 215a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu İskender-i kübrâ vilâdet-i Muhammedü'l-Mustafâ'dan 889 sene mukaddem vücûda gelüp Feylekos'un yanında perveriş bulup oğlu Kavales ile bir yerde kâmil oldular. Anıniçün Rûmlar İskender'e Feyleko Aleksander derler. Ba‘zılar bu İskender Feylekos oğlu derler. İskender'in müddet-i saltanatı cem‘an otuz yıl pâdişâh olup otuz yılda cihângîr pâdişâh-ı zü'l-kuvve olup yedi yüz pâre ulu şehirler bünyâd etdirüp Karadeniz'i Akdeniz'e mahlût edüp Bahr-i Zulumât'ı buz deryâsı üzre geçüp sedd-i Ye’cûc [u] Me’cûc'u yapdı. Ve bu Kavala şehrinde merhûm olup bir cezîrede defn etdiler. Hâlâ nâ-ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 215b ·
metinde göster ·
… i Lisanyan['ı] geçüp bu nehir Serez yaylasından gelüp nehr-i Siroz ile bir olup
Akdeniz'e mahlût
olur. Ve mezkûr kurâlar Serez sahrâsında olup anları ve niçe mezâri‘âtları 4 sâ …
Andan kalkup cânib-i garba gidüp karye-i Porya ve Sarımsaklı köyü ve karye-i Topolyani ve nehr-i Lisanyan['ı] geçüp bu nehir Serez yaylasından gelüp nehr-i Siroz ile bir olup Akdeniz'e mahlût olur. Ve mezkûr kurâlar Serez sahrâsında olup anları ve niçe mezâri‘âtları 4 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 218b ·
metinde göster ·
… bolu içinden gelüp bu mahalden dahi ubûr edüp bu Selânik kurbunda (---) mahalde
Akdeniz'e mahlût
olur.
Andan cümle ahbâb ile vedâ‘laşup cânib-i garba 4 sâ‘at gidüp nehr-i Vardar'ı ağaç cisrden ubûr etdik. Bu nehr-i azîm cânib-i garbda Arnavudistân içinde Kalkandelen dağlarından tulû‘ edüp Kaçanik kal‘ası deresinden geçüp şehr-i Üsküb içinden ve Köpürlü içinden ve Ofçabolu içinden gelüp bu mahalden dahi ubûr edüp bu Selânik kurbunda (---) mahalde Akdeniz'e mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230a ·
metinde göster ·
… yağı nehr-i Vardar ile nehr-i Söğüdlü mâbeyninde cereyân ederek Selânik'e karîb
Akdeniz'e mahlût
olur.}
{Bu gölün dahi cümle mahsûlâtları Gâzî Evrenos'un olup başka iltizâmdır. Ve bu gölün ayağı nehr-i Vardar ile nehr-i Söğüdlü mâbeyninde cereyân ederek Selânik'e karîb Akdeniz'e mahlût olur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 231a ·
metinde göster ·
… tâ ortasından cereyân edüp andan aşağı gidüp bir günlük yolda (---) nâm mahalde
Akdeniz'e mahlût
olur bir âb-ı hayât sudur. Ammâ şehrin Serfice yolu tarafındaki mezkûrûn su değ …
Bu şehir içre cereyân eden ayn-ı ilimboz yine ilimboz dağlarından gelüp bu şehrin tâ ortasından cereyân edüp andan aşağı gidüp bir günlük yolda (---) nâm mahalde Akdeniz'e mahlût olur bir âb-ı hayât sudur. Ammâ şehrin Serfice yolu tarafındaki mezkûrûn su değirmenleri tarafında bu nehir gâyet uçurum ve muhâlif kayalı yollardan cereyân eder. Hattâ cemî‘i yolcular bu kayalardan ubûr ederlerken hayli havf ü haşyet çekerler. Allâhümme âfinâ bir âdem düşse pâre pâre olur. Ol ecilden cemî‘i âyende vü revendegânlar bu kayalarda piyâde yürürler, ne‘ûzü billâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235a ·
metinde göster ·
… a⟧ ederek gelüp şehirden 12 sâ‘at aşağı cânib-i şimâle akup Bababurnu nâm yerde
Akdeniz'e mahlût
olduğu yerde gemi ile geçilir bir nehr-i azîmdir kim niçe nehr-i âb-ı hayâtlar …
Bezzâzistânı ve çârsû-yı bâzârı tâ şehrin ortasında bir mürtefi‘ yerde vâki‘ olmuşdur. Mâ‘adâ imâret hayrâtları aşağı ovada bir düz fezâda tezyîn olmuş şehr-i mu‘azzamdır kim cânib-i garbîsi nehr-i Kösdem kenârıdır. Bu nehr-i azîm tâ Yanya dağlarından gelüp yine garb tarafında Meçova kurâların rey ü sakıy 236a ederek gelüp şehirden 12 sâ‘at aşağı cânib-i şimâle akup Bababurnu nâm yerde Akdeniz'e mahlût olduğu yerde gemi ile geçilir bir nehr-i azîmdir kim niçe nehr-i âb-ı hayâtlar karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235b–236a ·
metinde göster ·
… ta dağlarından cem‘ olup nehr-i azîm oldukda mezkûr Pondiko[z] kal‘ası kurbunda
Akdeniz'e mahlût
olup kâhîce gemilerle ubûr olunur bir dîvâne akar nehr-i azîmdir, ammâ garâbet …
Andan bir sâ‘at cânib-i cenûba gidüp nehr-i azîm Rufiya'yi keştî ile ubûr etdik. Bu nehr-i âb-ı zülâl tâ Arhoz ve Taraboliçse ve Kalavrata dağlarından cem‘ olup nehr-i azîm oldukda mezkûr Pondiko[z] kal‘ası kurbunda Akdeniz'e mahlût olup kâhîce gemilerle ubûr olunur bir dîvâne akar nehr-i azîmdir, ammâ garâbet anda kim bu Mora cezîresi deryâ içinde olup böyle nehr-i kebîr ola garîb hikmet-i acîbdir. Hemân Arapça dir. Hakkâ ki Mora adasında bundan büyük nehir yokdur. Andan şark tarafına 2 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 265a ·
metinde göster ·
… üll-i metînin altından ubûr eden nehr-i Ruca isfakiye dağından gelüp bu mahalde
Akdeniz'e mahlût
olur, ammâ bu cisr gâyet uçurum ve mahûfdur. Anı dahi geçüp,
Bu mahallerde küffârın üstühân-ı kellelerin seyr [ü] temâşâ ederek geçüp Vere Cisri nâm mahalle vardık. Bu kantara-i zîbâ Yeniçeri Ağası Murâd Ağa binâsıdır kim sonra sadrıa‘zam olmuşdur. Bu püll-i metînin altından ubûr eden nehr-i Ruca isfakiye dağından gelüp bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur, ammâ bu cisr gâyet uçurum ve mahûfdur. Anı dahi geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 286a ·
metinde göster ·
… al‘a kurbunda nehr-i (---) ubûr edüp bu dahi isfakiye dağından gelüp bu mahalde
Akdeniz'e mahlût
olur.
Ikrît kralın oğlu Misalo kral binâ etmeğile anın ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bu kal‘a kurbunda nehr-i (---) ubûr edüp bu dahi isfakiye dağından gelüp bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322a ·
metinde göster ·
… Melemen şehri içinden ubûr edüp andan ikinci sâ‘atde Kara Foça kal‘ası dibinde
Akdeniz'e mahlût
olur bir âb-ı latîfdir. Ve merkûm Murâd Ağa karyesinden kalkup yine şimâle iki …
Karye-i Murâd Ağa: Nehr-i Gedüs kenârında bâğ u bâğçeli müselmân köyüdür. Bir câmi‘i ve mesîregâh yerleri vardır. Ve nehr-i Gedüz şehr-i Gedüz'ün cânib-i şarkîsinde Murâd yaylasından tulû‘ edüp niçe nehirler dahi müctemi‘ olup cânib-i garba cereyân ederek Aydın diyârın saky edüp niçe kurâ vü kasabât ve şehirlere uğrayup on konak yer gidüp İzmir kurbunda Melemen şehri içinden ubûr edüp andan ikinci sâ‘atde Kara Foça kal‘ası dibinde Akdeniz'e mahlût olur bir âb-ı latîfdir. Ve merkûm Murâd Ağa karyesinden kalkup yine şimâle iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y20a ·
metinde göster ·
olur. Anı yedi göz ağaç cisirden ubûr edüp karşu cânibinde bir dıraht-ı çınâr s …
Nehr-i Ulusu: Bir nehr-i azîmdir ki aslâ sayf u şitâda geçit vermez bir âb-ı hayâtdır. Teke sancağında Ağırıdos kazâsından çıkup Aş kazâsında Mekri kal‘asına karîb kasaba-i Kıyık'da Akdeniz'e mahlût olur. Anı yedi göz ağaç cisirden ubûr edüp karşu cânibinde bir dıraht-ı çınâr sâyesinde ârâm edüp refîklerimiz "edâ-i hidmet etdik" deyü avdet etdiler. Hakîr kendü tevâbi‘imizle kaldık. "el-Garîbü ke'l-a‘mâ" mazmûnunca "Âyâ ne çâre ve ne cânibe azîmet etsek?" deyü meşveret ederken yine nehrin karşu cânibinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y127a ·
metinde göster ·
… derelerinden cem‘ olup bu Kondi sahrâsı içinden ubûr edüp yine bu mahalle karîb
Akdeniz'e mahlût
olur, ammâ kanlı ve hayırsız sudur.
Nehr-i Aksu: Azîm sudur. Tâ şimâl tarafında Hamîd vilâyetinde Eğirdir dağlarından ve Hamîd derelerinden cem‘ olup bu Kondi sahrâsı içinden ubûr edüp yine bu mahalle karîb Akdeniz'e mahlût olur, ammâ kanlı ve hayırsız sudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137a ·
metinde göster ·
… lde Sultân Alâeddîn'in on bir göz cisr-i azîmi altından cereyân edüp bu mahalde
Akdeniz'e mahlût
olur. Deryâ-misâl azîm âb-ı hayât sudur. Ve gûnâ-gûn mâhîleri vardır.
Nehr-i Ulusu: Bu dahi şark tarafında Hamîd dağlarından gelüp bu mahalde Sultân Alâeddîn'in on bir göz cisr-i azîmi altından cereyân edüp bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Deryâ-misâl azîm âb-ı hayât sudur. Ve gûnâ-gûn mâhîleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137a ·
metinde göster ·
… ısu: Ol kadar azîm su değildir. Alâ’iyye yaylalarından gelüp bu cisr mahallinde
Akdeniz'e mahlût
olur âb-ı hayât sudur. Latîf ve lezîz mâhîleri olur. Ve menba‘ı âb-ı zülâlli ka …
Nehr-i Sarısu: Ol kadar azîm su değildir. Alâ’iyye yaylalarından gelüp bu cisr mahallinde Akdeniz'e mahlût olur âb-ı hayât sudur. Latîf ve lezîz mâhîleri olur. Ve menba‘ı âb-ı zülâlli karlı dağlardan gelür. Ve nehrin kenârında büklükler içre kara cânverleri çok olur. Aceb avgâh ve mesîregâh yerlerdir. Anı cisrden ubûr edüp beş Y 138a sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137b–Y138a ·
metinde göster ·
… eydîşehri dağlarından cem‘ olup bir nehr-i azîm olup bu mahalle bir sâ‘at karîb
Akdeniz'e mahlût
olur. Bu nehri gemi ile ubûr edüp,
Nehr-i azîm Manavgat: Şimâl cânibinde Alâ’iyye ve Seydîşehri dağlarından cem‘ olup bir nehr-i azîm olup bu mahalle bir sâ‘at karîb Akdeniz'e mahlût olur. Bu nehri gemi ile ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y138a ·
metinde göster ·
… üp geçit vermez imiş. Alâ’iyye'nin şimâlinde Alara dağlarından gelüp bu mahalde
Akdeniz'e mahlût
olur.
Meğer Çerçisli'de bize dedikleri ceng bu imiş. Cümle etrâf kurâlar halkı gelüp ve nâhiye nâ’ibi gelüp keşf olunca hakîri koyuvermeyüp sicillâta ism [ü] resmimizle tahrîr olunup şehîdleri bir püşte üzre defn edüp mecrûhları kurâlara tevzî‘ edüp yola revâne olup Karpuz nehrin atlar ile ubûr etdik. Küçük nehirdir, ammâ tuğyânında bir ay bekleyüp geçit vermez imiş. Alâ’iyye'nin şimâlinde Alara dağlarından gelüp bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y138a ·
metinde göster ·
olur. Bu nehir kenârları dahi mahûf yollardır. Ve Türkmân yoludur, aşkıyâsı çok …
Nehr-i Kudurdu: Pirce Alâeddîn yaylağından tulû‘ edüp bu mahalden ubûr edüp Ma‘mûriyye kal‘ası dibinde Akdeniz'e mahlût olur. Bu nehir kenârları dahi mahûf yollardır. Ve Türkmân yoludur, aşkıyâsı çokdur. Andan yine şarka düz yollar ile dörd sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y141b ·
metinde göster ·
Nehr-i Avari: Tâ Beğşehri dağlarından cem‘ olup Köserelik limanı kurbunda
Akdeniz'e mahlût
olur. Bu nehir kenârınca sun‘-ı Hudâ'ları temâşâ ederek bir sivri yalçın kayacı …
Nehr-i Avari: Tâ Beğşehri dağlarından cem‘ olup Köserelik limanı kurbunda Akdeniz'e mahlût olur. Bu nehir kenârınca sun‘-ı Hudâ'ları temâşâ ederek bir sivri yalçın kayacık üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y142a ·
metinde göster ·
olur. Ve bu nehri bir göz cisirden ubûr edüp karşu tarafda Aykadın hânı, bir ul …
Nehr-i Aykadın: Aladağ'dan gelüp Silifke kurbunda Akdeniz'e mahlût olur. Ve bu nehri bir göz cisirden ubûr edüp karşu tarafda Aykadın hânı, bir ulu mağâradır. İçine beş yüz atlı sığar. Ol mağâraya bir kemer kapu binâ edüp hân etmişler. Anı ubûr edüp yine şarka iki tarafı yalçın kayalı ve şâhin yuvalı yollardır. Kamışözü derler Türkmân yaylağı yoludur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y143a ·
metinde göster ·
Karye-i Kerenit ve bu mahalde nehr-i Karaman (---)(---) gelüp (---) mahalde
Akdeniz'e mahlût
olur. Anı Alâeddîn'in yedi göz cisri ile ubûr edüp 6 sâ‘atde mezkûr kurâları ub …
Karye-i Kerenit ve bu mahalde nehr-i Karaman (---)(---) gelüp (---) mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Anı Alâeddîn'in yedi göz cisri ile ubûr edüp 6 sâ‘atde mezkûr kurâları ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y144b ·
metinde göster ·
olur. Ve bu karyenin garbında nehr-i Gümüş aşırı evc-i semâya kad çekmiş bir pi …
Nehr-i Gümüş: Bağla yaylasından gelüp Köserelik limanı kurbunda Akdeniz'e mahlût olur. Ve bu karyenin garbında nehr-i Gümüş aşırı evc-i semâya kad çekmiş bir pilâv yığını-misâl bir sivri cibâl vardır. Aslâ bir dağa muttasıl değil bir kûh-ı mevzûndur. Anda mutalsam kenzler vardır, derler. Ve bu kûhun başında çok âdem kara kül gibi yanmış bulunmuşdur. Andan kıbleye bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y147a ·
metinde göster ·
… dan cereyân eden nehir (---)(---)(---)(---) bu kal‘aya karîb bir sâ‘at yerde
Akdeniz'e mahlût
olur.
Ve kal‘anın şimâlî cânibinden iki değirmen yüridür kadr-i âb-i hayât bir suyu vardır (---)(---)(---)(---) Besnî(?) Bınarı derler mâ-i cârîdir. Ve bu kal‘anın şimâlî cânibinde kal‘a altından cereyân eden nehir (---)(---)(---)(---) bu kal‘aya karîb bir sâ‘at yerde Akdeniz'e mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y147a ·
metinde göster ·
… de Paşa sarâyı dibinden güzer edüp hemân ol mahalle karîb Çeltiklik nâm mahalde
Akdeniz'e mahlût
olur. Ve hakîr nehr-i Göksu'yu at ile bî-bâk geçüp yine kıble cânibine çamlı be …
Nehr-i Göksu: dahi azîm sudur. Bu iki nehir ol nehirlerdir kim Ermenak kal‘asından çıkdığımız günlerde ubûr olunmuşdu. Ve ol yaylalardan tulû‘ edüp nehreyn bu mahalde birbirlerine mahlût olup Silifke'de Paşa sarâyı dibinden güzer edüp hemân ol mahalle karîb Çeltiklik nâm mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Ve hakîr nehr-i Göksu'yu at ile bî-bâk geçüp yine kıble cânibine çamlı beller ve yalçın mahûf uçurum yollar ve azîm mağâra ve kâr-ı kadîm su yolları temâşâ ederek {[Kara] Henk beli ve Kara Henk Sultân tekyesi} sekiz sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y148a ·
metinde göster ·
Nehr-i Kuruçay: Şimâl tarafında Karataşlık yaylalarından gelüp bu mahalde
Akdeniz'e mahlût
olur. Bu nehri ve sûhteleri atlar ile geçirüp bir sâ‘at ancak leb-i deryâ ile k …
Nehr-i Kuruçay: Şimâl tarafında Karataşlık yaylalarından gelüp bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Bu nehri ve sûhteleri atlar ile geçirüp bir sâ‘at ancak leb-i deryâ ile kumsal yerler ubûr ederken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y150b ·
metinde göster ·
… e refîkler alup cânib-i (---)(---) gezerler (---)(---)(---)(---) bu mahalde
Akdeniz'e mahlût
olur. Bu nehri atlar ile geçüp yaz u kış buz pâresi gibi sovuk olduğundan (---) …
Andan yine refîkler alup cânib-i (---)(---) gezerler (---)(---)(---)(---) bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Bu nehri atlar ile geçüp yaz u kış buz pâresi gibi sovuk olduğundan (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y151b ·
metinde göster ·
Nehr-i Tarsûs: Bolkar yaylasından gelüp bu mahalle bir sâ‘at ba‘îd
Akdeniz'e mahlût
olur. Beş göz cisr-i Takyanus'dur. Andan ubûr edüp yine ol hâmûn-ı âbâdân içre …
Nehr-i Tarsûs: Bolkar yaylasından gelüp bu mahalle bir sâ‘at ba‘îd Akdeniz'e mahlût olur. Beş göz cisr-i Takyanus'dur. Andan ubûr edüp yine ol hâmûn-ı âbâdân içre fûl-i Mısrî kadar bir taş olmayup ma‘mûr u müzeyyen devâbbât-ı kesîre ile meşhûr ferah-fezâları 6 sâ‘atde ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154a ·
metinde göster ·
… man-ı bî-amânlı yerler ubûr edüp [[(---) (---) (---)]] Lâtikıyye şehri kurbunda
Akdeniz'e mahlût
olur. Ve bu mahalde Gülbin dağlarının yüzü garb cânibine Akdeniz tarafına [[(-- …
Andan kıbleye dere ve depe ve mahûf u muhâtara orman-ı bî-amânlı yerler ubûr edüp [[(---) (---) (---)]] Lâtikıyye şehri kurbunda Akdeniz'e mahlût olur. Ve bu mahalde Gülbin dağlarının yüzü garb cânibine Akdeniz tarafına [[(---) (---) (---)]] garb cânibine piyâde olup renc [ü] anâyile yokuş aşağı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y177a ·
metinde göster ·
Nehr-i Habur üzre üç gözdür. Bu nehir Dürûzî dağlarından gelüp bu mahalde
Akdeniz'e mahlût
olur. Ve bu mahalde bir hân vardır. Hazret-i İbrâhîm binâ etdi derler. Ve bu ma …
Nehr-i Habur üzre üç gözdür. Bu nehir Dürûzî dağlarından gelüp bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Ve bu mahalde bir hân vardır. Hazret-i İbrâhîm binâ etdi derler. Ve bu mahallin sol cânibleri ki şarkdır, âlî cebeller üzre kat-ender-kat kal‘a-misâl Dürûzî kurâlarıdır. Ne‘ûzübillâh yanlarına varılmak muhâldir. Hattâ bizi gördüklerinde köğden köğe âteş işâretleri etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y189a ·
metinde göster ·
edüp yetmiş sene bu hâl üzre cârî olup Mısır ve Funcistân ve Fes u Merânkeş ve …
Ba‘dehu Mısır pâdişâhlarından Muhammed Ekrâd hazretleri İmâmu'ş-şâfi‘î ta‘lîmiyle niçe kerre yüz bin benî âdem ile Süveys'den Abbâsiyye içinde Bilbeys kurbundan buhayre-i Tîne'ye(?) varınca kesüp Süveys deryâsın Akdeniz'e mahlût edüp yetmiş sene bu hâl üzre cârî olup Mısır ve Funcistân ve Fes u Merânkeş ve Sûdân vilâyetleri cezîre oldu. Mürûr-ı eyyâm ile bu dahi dolup mu‘attal oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y385a ·
metinde göster ·
… ahi deryaya dökülür. Ammâ bu Reşîd ve Dimyât kolları ana kollardır. Deryâ-misâl
Akdeniz'e mahlût
olduğu yerlere "Merecü'l-bahreyni yeltekıyân" derler. Üç yüz mîl acı deryâyı ta …
Ve bu cezîreyi Nîl-i mübârek tâ ortadan şakk edüp, cezîrenin cânib-i cenûbunda yedi aylık yol, ıssız, beyâbân çöl [ü] çölistân, mesmûm, hayvânâtdan muhâtara yerlerde Cebelü'l-kamer'den nehr-i Nîl tulû‘ edüp anda yine nehr-i Nîl'den cem‘ olmuş bir buhayreye dökülüp andan yedi aylık yol cereyân ederek bir kolu cânib-i şimâle Reşîd'e ve bir kolu Dimyât'da ve birkaç tur‘a kollar dahi deryaya dökülür. Ammâ bu Reşîd ve Dimyât kolları ana kollardır. Deryâ-misâl Akdeniz'e mahlût olduğu yerlere "Merecü'l-bahreyni yeltekıyân" derler. Üç yüz mîl acı deryâyı tatlı edüp deryânın rengin humret üzre eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y30b ·
metinde göster ·