… er-nigûnlar ile {câmi‘i tezyîn ederlerdi}. Ve ehl-i basîret ü hayret ve sâhib-i
akl
u kiyâset olanlar bu câmi‘ mehbıt-ı nûr-ı Hudâ'yı görenler vâlih [ü] hayrân ve …
Ve hergiz seyr [ü] temâşâsına ukûl-ı fuhûl, havâs u mikyâs ve bî-kıyâs ve mühendisîn-i sâhib kiyâsa istiyâs ü irtibâs gelüp gûnâ-gûn eyvân-ârâyîş nakş-ı bûkalemûn ve âvîze-i maslûbât-ı ser-nigûnlar ile {câmi‘i tezyîn ederlerdi}. Ve ehl-i basîret ü hayret ve sâhib-i akl u kiyâset olanlar bu câmi‘ mehbıt-ı nûr-ı Hudâ'yı görenler vâlih [ü] hayrân ve mest [u] medhûş ser-gerdân olurlar. İle'l-ân Cennet-i Adn-i berînden nişân verir bir câmi‘-i zîşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… ât ve Restetâlîs ve Câlinûs ve Mernûs [Feylekûs?] nâm hukemâ-yı kudemâlar gelüp
akl
ile bir kılı kırk yarup ilm ile göğe nerdübân etmişlerdi. Âhir ecel derdine der …
Ammâ bu ilm ilm-i kadîmdir. Zamân-ı kadîmde pîrleri Hazret-i Lokmân idi ve Fisagores-i Tevhîdî ve Eflâtûn-ı ilâhî ve Bokrât ve Sokrât ve Restetâlîs ve Câlinûs ve Mernûs [Feylekûs?] nâm hukemâ-yı kudemâlar gelüp akl ile bir kılı kırk yarup ilm ile göğe nerdübân etmişlerdi. Âhir ecel derdine dermân edemeyüp âhirete tahtırevân ile revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158a ·
metinde göster ·
… dum ki bu da balıkdır ammâ ‘âyâ ne hâldir?’ dedim. Hemân sevdâ başıma gelüp anı
akl
etdim kim,
Bir sarây-ı azîm dîvânhânesi gibi bir vâsi‘ meydân ba‘zı yerinde ciğer ba‘zı yerinde bağırsaklar talab talab eder. Benim ağzından çıkdığım balık aslâ hareket etmeyüp ölmüş. Ammâ ‘Ey Pâdişâh-ı Perverdigâr, âyâ bu nedir?’ deyü hayli tevakkuf etdim ammâ misk râyihası beni helâk eyledi, der hemân cân havliyle ayak üzre gezerim, ammâ bir sıyrıncak yer buldum ki bu da balıkdır ammâ ‘âyâ ne hâldir?’ dedim. Hemân sevdâ başıma gelüp anı akl etdim kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163b ·
metinde göster ·
… n bir âdem balık beynisi tenâvül etse elbette bî-akl olur, zîrâ balıkda idrâk-i
akl
halk olunmayup aklı gözündedir ve dâ’imâ yılan gibi gözü açıkdır, kirpiği ve gö …
"Ey imdi leb-i deryâda olursa ömrü içinde balık yememişdir kim böyle kitâb te’lîf etmişdir, zîrâ çok balık yiyen âdemin aklı hafîf olur ve kırk gün bir âdem balık beynisi tenâvül etse elbette bî-akl olur, zîrâ balıkda idrâk-i akl halk olunmayup aklı gözündedir ve dâ’imâ yılan gibi gözü açıkdır, kirpiği ve gözlerinin kapağı yokdur" deyince Buhârâ erenlerinden bu balık evsâfların Yazıcızâde halîfeleri istimâ‘ etdükde:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173b ·
metinde göster ·
… edi vardır. Andan ziyâretgâh-ı pîr-i erbâb-ı zevk, şeyh-i ashâb-ı şevk, hâris-i
akl
u şer‘, ârif-i asl [u] fer‘, şeyh-i esrâr-ı İlâhî, mücâhid-i envâr-ı nâ-metünâh …
âyeti delîldir, ammâ bu tâbût Antakıyye ve Kefirnâhûn ya‘ni Sıfet'e ve şehr-i Mısır'a dâhil olmadığından cümle müfessirîn ve muhaddisîn [ü] müverrihîn bu üç şehr bi'l-ittifâk arz-ı mukaddes değildir, demişler ve bir rivâyetde peygamberler medfûn olduğu yerlere arz-ı mukaddes demişler. Ammâ bu Arz-ı Mukaddes'de Ba‘albek ovasında nehr-i Tenûr ve nehr-i Zâbûl ve nehrü'l-Kelb ve nehr-i Zağzağa ve niçe nehirler vardır ammâ Furât ve Âsî'den gayrî Arz-ı Mukaddes içre cereyân eden nehr-i azîm yokdur. Ammâ nehr-i Furât üzre Arz-ı Mukaddes'e dâhil oldukdan sonra aslâ cisr yokdur. Zîrâ deryâ-misâl sudur, cisr dutmak ihtimâli yokdur. Malâtiyye ve Birecik ve Ca‘ber kal‘aları önünde gemilerle ubûr olunup Birecik'den tâ Bağdâd ve Kurna'ya varınca cemî‘i tüccâr metâ‘ların keleklerle ve gemilerle Bağdâd ve Basra'ya götürürler. Nehr-i amîk sudur ammâ bu nehr-i Âsî kantara kabûl eder. Bir cisri Antakıyye'de ve bir köprüsü bu mezkûr Râstân cisridir kim Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd ve Şâm Halîfesi Nûreddînü'ş-Şehîd ve niçe mülûkler ta‘mîr ü termîm etmişdir. Zîrâ memerr-i nâs ve râh-ı Mısr u Şâm ve Haleb'dir. Bu cisrin Hımıs hâki tarafı kenarında bir bayır üzre Hımıs hudûdunda yüz hâneli bir Arab beledi vardır. Andan ziyâretgâh-ı pîr-i erbâb-ı zevk, şeyh-i ashâb-ı şevk, hâris-i akl u şer‘, ârif-i asl [u] fer‘, şeyh-i esrâr-ı İlâhî, mücâhid-i envâr-ı nâ-metünâhî, eş-Şeyh Bâyezîd-i Bistâmî kuddise sırruhu, ol karye içre bir câmi‘-i azîm ve bir tekye-i kadîm içre münevver bir kubbe-i âlî içinde medfûndur. Tarîk-i (---)(---) ulu sultândır. Yüzden mütecâviz fukarâ-yı bi-etallahları vardır. Âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Cemî‘i Arab u Urbân ve Türkmân ve Ervâm ve ecnâs-ı mahlûkât bu sultâna mu‘tekidlerdir kim ziyâretgâh-ı hâs u âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 26b ·
metinde göster ·
Hulâsa-i kelâm Cenâb-ı Bârî yârî kılup bu hâna bir zekâvet ü
akl
u idrâk vermişdir kim bâlâda tahrîr olunan ma‘rifetlerden mâ‘adâ niçe bin san‘a …
Hulâsa-i kelâm Cenâb-ı Bârî yârî kılup bu hâna bir zekâvet ü akl u idrâk vermişdir kim bâlâda tahrîr olunan ma‘rifetlerden mâ‘adâ niçe bin san‘atı icrâ etmede yed-i tûlâsın ayân etmişdir kim gûyâ Cemşîd-i Sânî'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 228b ·
metinde göster ·
… al‘anın keyfiyyet-i hâlin bilirler, yohsa herkes sâmi‘înden olmağile bu kal‘aya
akl
u fikr-i Aristo irgürmemişdir.
Hakkâ ki arz-ı Irâk'da böyle bir sedd-i Kahkahâ-misâl kal‘a-i bî-misâl görmedim. Diyâr-ı Anadolu'da kal‘a-i Karahisâr-ı Sâhib ya‘nî Afyonkarahisârı ve diyâr-ı Rûm-ı Erzurûm'da kal‘a-i Kemâh ve diyâr-ı Ermen'de kal‘a-i Van ve diyâr-ı Âzerbaycân'da kal‘a-i Mekü ve diyâr-ı Diyârbekir'de kal‘a-i Mardin ve diyâr-ı Irâk'da bu kal‘a-i İmâdiyye cümleden şöhre-i şehr olmuş hisâr-ı üstüvârlardan yed-i kudret ile kal‘a halk olunmuş bur sûr-ı sun‘-ı Allah'dır kim seyyâh-ı âlem ve cihân-geşt ü âlem-bîn olanlar ve im‘ân-ı nazarla bu kal‘aya nazar edenler bu kal‘anın keyfiyyet-i hâlin bilirler, yohsa herkes sâmi‘înden olmağile bu kal‘aya akl u fikr-i Aristo irgürmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 377a ·
metinde göster ·
… nâsih-i halâyık mazhar-ı envârü't-tarîka ve kâşif-i esrârü'l-hakîka ve hâris-i
akl
u şer‘ ârif-i asl u fer‘ âmil-i âlî-mâye hâsıl-ı ömr-i girân-mâye eş-şeyh Mehem …
Evvelâ nâtık-ı hakayık ve nâsih-i halâyık mazhar-ı envârü't-tarîka ve kâşif-i esrârü'l-hakîka ve hâris-i akl u şer‘ ârif-i asl u fer‘ âmil-i âlî-mâye hâsıl-ı ömr-i girân-mâye eş-şeyh Mehemmed Efendi Yazıcızâde ibn eş-şeyh Kâtib Selâhaddîn: Rûm ve Arab u Acem ve Belh ve Buhârâ'da Muhammediyye nâm te’lîf sâhibi Mehemmed Efendi'dir kim Yazıcıoğlu nâmıyla meşhûr-ı âfâk, eş-şeyh ale'l-ıtlâk kutb-ı istihkâk Mehemmed Efendi'dir kim Âl-i Osmâniyân Devleti'nde Koca Murâd Hân-ı Sânî asrında vücûda gelüp Hacı Bayrâm-ı Velî hazretleri terbiyetiyle bir dürr-i yegâne olup Ebü'l-feth Sultân Mehemmed-i Sânî asrında neşv ü nemâ bulup Muhammediyye nâm kitâbı Gelibolu'da te’lîf edüp cihân-ârâ olmuşdur kim tarîk-i Bayrâmî'de niçe bin eyle âşık-ı şeydâ-yı serbâzlar vardır, kaddesenâllâhu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96a ·
metinde göster ·
Âsaf-ı devr Sefer Gâzî Ağay-ı dânâ, / Eyledi hendesesi
akl
ile bir hân binâ, / Görüp itmâmını bu hân-ı imâretgâhın, / Dedi Fethî ola târîh …
Âsaf-ı devr Sefer Gâzî Ağay-ı dânâ,Eyledi hendesesi akl ile bir hân binâ,Görüp itmâmını bu hân-ı imâretgâhın,Dedi Fethî ola târîh-i binâ-yı Ağa.Sene 1065.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 134b ·
metinde göster ·