… edüp mücedded bir tophâne etmişdir. Anı görmeyen kâr-ı dîv ve kuvvet-i insân ve
akl-ı benî
âdem ne idüğin bilmez. {Hâlâ a‘dâ-yı dîn olan küffâr-ı hâksârların kabza-i tasa …
Bunlar top u tüfenge mâlik olmak ile Süleymân Hân dahi topcıyân tâ’ifesine rağbet {edüp} cemî‘i Memâlik-i mahrûsalarından ve kâfiristândan ihsân [ü] in‘âmlar ile topcular ayardup ecdâdı Mehemmed Hân ve Bâyezîd Hân binâ etdüği tophâneyi münhedim edüp mücedded bir tophâne etmişdir. Anı görmeyen kâr-ı dîv ve kuvvet-i insân ve akl-ı benî âdem ne idüğin bilmez. {Hâlâ a‘dâ-yı dîn olan küffâr-ı hâksârların kabza-i tasarruflarında olan kılâ‘-ı azîmeleri feth [u] istihlâs içün âlet-i mühimme olan topların envâ‘ı işlenecek kârhâne-i kadîmdir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130b ·
metinde göster ·
… Cenâb-ı Bârî, hikmet-i sun‘-ı ezelîsin ızhâr etmişdir kim hakîkate nazar olunsa
akl-ı benî
âdem perîşân olur. Meselâ, Hazret-i Hallâk-ı Bîçûn, cümle peygamberlere dörd ki …
Ya‘nî cemî‘i ulûmun aslı hurûf-ı teheccîdir kim bunda Cenâb-ı Bârî, hikmet-i sun‘-ı ezelîsin ızhâr etmişdir kim hakîkate nazar olunsa akl-ı benî âdem perîşân olur. Meselâ, Hazret-i Hallâk-ı Bîçûn, cümle peygamberlere dörd kitâb nâzil edüp (---) suhuf dahi nâzil etmişdir. Ammâ Tevrât ve Zebûr ve İncîl ve Furkân ve gayrı suhuflar cümle yigirmi tokuz hurûf üzre nâzil olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 151a ·
metinde göster ·
… ır. Gûyâ üstâd Ferhâd bu kuyuyu çarh ile oymuş. Öyle mücellâ ve müdevverdir kim
akl-ı benî
Âdem hayretde kalır.
Bânîsi Betlen G[ab]or Kral'dır. Sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---). Anıniçün Solmoş derler ve bu kal‘a içinde bir çâh-ı mâsı var kim cümle kesme kayadır. Gûyâ üstâd Ferhâd bu kuyuyu çarh ile oymuş. Öyle mücellâ ve müdevverdir kim akl-ı benî Âdem hayretde kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121b ·
metinde göster ·
… ân atlarına yine nasb oldu. Kâr-ı esrâr-ı Hudâ'dır kim bu kâr-ı bu'l-acebe aslâ
akl-ı benî
Âdem ermez. Bu âhûr sebebiyle Budin'in bu mahalline Âhûr kapusu derler.
Kral-ı dâll-i bed-fi‘âl bu âhûru yapup Süleymân Hân'ı bozup atların bu âhûra bağlaya, bu kerre kendüsi bozulup mürd olup kendü atlarına ve Süleymân Hân atlarına yine nasb oldu. Kâr-ı esrâr-ı Hudâ'dır kim bu kâr-ı bu'l-acebe aslâ akl-ı benî Âdem ermez. Bu âhûr sebebiyle Budin'in bu mahalline Âhûr kapusu derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 86a ·
metinde göster ·
… p gülleleri yemişdir. Bundan sonra yine bu câmi‘in içine âdem girse mebhût olup
akl-ı benî
Âdem hayretde kalır.
El-hâsıl Süleymân Hân muhâsarasından sonra dörd kerre küffâr muhâsara edüp Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında küffâr-ı hâksâ[r] bu kal‘ayı ve bu câmi‘i döğe döğe alup yine Sultân Ahmed Hânîde Mehemmed Paşa-yı vezîr kâfirden döğe döğe alup niçe kerre muhâsaralarda bu câmi‘ kâmil birer yıl top gülleleri yemişdir. Bundan sonra yine bu câmi‘in içine âdem girse mebhût olup akl-ı benî Âdem hayretde kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94a ·
metinde göster ·
âdem ihâta etmez bir gûne sihr-i i‘câz mertebesi suverlerdir kim kâr-ı makdûr-ı …
Ve akl-ı benî âdem ihâta etmez bir gûne sihr-i i‘câz mertebesi suverlerdir kim kâr-ı makdûr-ı beşer değildir. Ancak akl-ı Arasto olan bu kârgerlikleri görüp kerâmât-ı benî âdemdir deyüp hâmûş-bâş olur, zîrâ cümle eşkâle ibret gözüyle nazar olunsa her biri zî-rûh zann olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252b ·
metinde göster ·
… rmer üzre ezhârât-ı garîbe ve temâsilât-ı acîbelerden eşkâl-i mehîbeler var kim
akl-ı benî
âdem vâlih [u] hayrân ve dembeste vü sergerdân olup dîde-i bînâlar hîrelenir.
Vech-i arzda vâki‘ olan acâ’ibât [u] garâ’ibât binâlar ki vardır bu şehirde dahi ziyâde gûnâ-gûn acîbe ve garîbe taşdan oyulmuş eşkâller ve mukarnas san‘atlar var. Ve gûnâ-gûn mermer üzre ezhârât-ı garîbe ve temâsilât-ı acîbelerden eşkâl-i mehîbeler var kim akl-ı benî âdem vâlih [u] hayrân ve dembeste vü sergerdân olup dîde-i bînâlar hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y57b ·
metinde göster ·
Perverdigâr-ı Kadîrün alâ külli şeyin ol sâni‘-i lâ-nazîrdir kim
akl-ı benî
âdem anın hikmetine hayrân [u] sergerdândır, bir sun‘-ı ezelîsi dahi budur kim …
Perverdigâr-ı Kadîrün alâ külli şeyin ol sâni‘-i lâ-nazîrdir kim akl-ı benî âdem anın hikmetine hayrân [u] sergerdândır, bir sun‘-ı ezelîsi dahi budur kim bu karye-i Ruveyhib sahrâlarında hâsıl olur geven dikeni gibi bir alçacık diken menbûtdur. Ana lisân-ı Arabda gâsûl derler. Galat-ı meşhûru kâsûl dahi derler. Asferü'l-levn bir nebâtât-ı giyâhâtdır. Mugaylân dikeni gibi nîşterli dikeni olur. Mâh-ı Temmûz'da kemâlin bulup tohum verüp tohmu yere dökülür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y312b ·
metinde göster ·