… n iç yüzünde Arabacılar meydânı önündeki (---) Paşa mektebinde sâkin olurlardı.
Akrabâları dahi
atları ve donları ile anda olurlardı. Ve bizzât kendüleri dahi lehceleri Boşnak …
eş-Şeyh Sultân-ı Melâmiyyûn Hazret-i Kapanî Mehemmed Efendi: Ve dahi Geysûdâr Mehemmed Efendi derlerdi. Zîrâ pâ-bürehne ve ser-bürehne olup geysûları mergûle mergûle ve fetîle fetîle pîç u pîç ham-be-ham kâkül-i perîşân bir dervîş-i zîşân olduğundan Geysûdâr lakabıyla meşhûr-ı âfâk bir kutb-ı istihkâk kimesne idi. Sayf [u] şitâda bir beyâz imroz kebesinden gayrı "Lâ-cübbete velâ-sivâllâh" deyü destinde bir teberi eksik değil idi. Gelibolu etrâfındandır derlerdi. Ammâ Peçuy-ı Sirem mânend-i bâğ-ı İrem taraflarında akrabâları kabaniçeli ve kopçalı çakşırlı âdemler gelüp Unkapanı'nın iç yüzünde Arabacılar meydânı önündeki (---) Paşa mektebinde sâkin olurlardı. Akrabâları dahi atları ve donları ile anda olurlardı. Ve bizzât kendüleri dahi lehceleri Boşnak lisânı üzre fesâhat ü belâğat sâhibi olup tekellüm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112b ·
metinde göster ·
… [ü] emân ve yemîn-i dîn [ü] îmân edüp her biri birer harâmî alup ve şühedâların
akrabâları dahi
birerin alup ve bizim refîklerimiz sekizin alup tüccârların şühedâları kanları …
"Bu esrâr bu dere içinde kala" deyü ahd [ü] emân ve yemîn-i dîn [ü] îmân edüp her biri birer harâmî alup ve şühedâların akrabâları dahi birerin alup ve bizim refîklerimiz sekizin alup tüccârların şühedâları kanları üzre cümlesin çökerüp ân-ı vâhidede kellelerin tenlerinden cüdâ ve baş-ı nâ-tırâşları çevgân top misâl galtân edüp vücûd-ı şûmların sahîfe-i rûzgârdan seyf-i müczem ile hak edüp Alman Boğazı emn ü emân olup cümle âlet-i silâhların bahş-ı kalenderî edüp tüccârlar ancak dörd aded at alup gayri şeylerine vaz‘-ı yed etmeyüp cümle bizim refîklerimiz ile gulâmlarımız ve tüccâr huddâmları ale's-seviyye hissedâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y67a ·
metinde göster ·
… eği imiş. Kayd-bend Gavri'ye vardıklarında cümlesin âzâd eder. Mezkûr Sâlim Beğ
akrabâmız dahi
devlet-i dünyâdan ferâgat edüp bu Tûr-ı Zeytâ'da uzlet-nişîn olup vefât etdükde …
Bu diyârda intikâllerine sebeb fâtih-i Mısır Selîm Hân-ı Evvel Mar‘aş pâdişâhı Alâ’üddevle'yi Göksün yaylağında münhezim edüp kendüyi katl edüp başı ile on iki boy beğlerin dahi kayd-bend edüp Mısır'da Sultân Gavrî'ye gönderir. Ol mahalde akrabâmız Sâlim Beğ boybeği imiş. Kayd-bend Gavri'ye vardıklarında cümlesin âzâd eder. Mezkûr Sâlim Beğ akrabâmız dahi devlet-i dünyâdan ferâgat edüp bu Tûr-ı Zeytâ'da uzlet-nişîn olup vefât etdükde vasiyyetleri üzre bu karâfede defn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y219b ·
metinde göster ·