İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

akup

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
107
isabet
104 cümle/beyitte
39,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10743,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 107

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“akup” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 131b … ca iki taraf niçe yüz kurbânları zibh etdükçe tuç deryâsı âteş gibi yokuş aşağı akup en nihâyetindeki top kâlıbına akup balyemez top ise nısf sâ‘atde dolup fi'l-hâl …
EÇS I 131b … bh etdükçe tuç deryâsı âteş gibi yokuş aşağı akup en nihâyetindeki top kâlıbına akup balyemez top ise nısf sâ‘atde dolup fi'l-hâl keçe ile sarılmış bir gûne mülemma …
EÇS I 173a … elvânızı çok yiyen helvâ delisi olup sevdâ-zede olur ve salyarı dâ’imâ ağzından akup çok yiyenin evlâdları peltek ve pepeği olur" dediklerinde hemân helvâcıyân, tat …
EÇS I 188b … öz göz olmuş değirmen taşı dağlar gibi yığılmış, anlara âteş edüp anlardan civa akup hafirlere dolup civayı köpek derisi tulumlarına korlar, gayrı yerde durmak ihti …
EÇS II 274b–275a … p Mehemmed'e urunca 275a Mehemmed'in başından zerdûz tâcı düşüp burnundan kan akup serâsime oldu. Sultân Ahmed eydür
EÇS II 346b–347a … Ve Deşan yaylasından cereyân eden uyûn-ı câriyelerin bir fırkası Köprü şehrine akup bâğ ve besâtîn ve mezâri‘âtların saky eder. Ve bir fırkası Lâdik şehri ovasında …
EÇS II 346b–347a … ı nâhiyesine akar. Ve bir bölük nehri cânib-i şimâle Osmâncık tarafında ovalara akup cemî‘î bâğları ve besâtînleri reyy eder. Böyle bir kûh-ı azîm ve yaylağ-ı kadîm …
EÇS III 17a–17b Mâhasal ol su akup oldu revân / Mu‘cizât-ı Mustafâ'dan her zemân / Ol fezâ kim yoğidi anda bınar / …
EÇS III 18a … anda niçe hikmet oldu zâhir / Resûlün ümmeti kıldı tefâhür / Pes andan su yine akup yürüdi / Iyânen "Allah Allah Hû!" der idi / Pes andan sonra gün günden az akdı …
EÇS III 18a Cemî‘an zâid olan mâ’-i cârî / Akup buldu kemâl üzre karârı / Zevâid su varup bir çaya akdı / Ki menfez oluben hep …
EÇS III 23b–24a … de bir buhayrecikdir. Andan Hımıs ve Hamâ ve Antakıyye'ye gelince cânib-i garba akup Antakıyye kal‘asının cânib-i kal‘asında kal‘a dîvârın döğerek kal‘a kapusuna (- …
EÇS III 52b … n Elibat suyu gibi ve Basra ve Mısır Süveysi'nin medd [ü] cezri gibi iki cânibe akup paşayı ve Yahyâ Efendi'yi tasdîk etmek içün hakîr eyitdim:
EÇS III 65b … n geçüp cereyân ederek Mazlûmoğlu kantarasından iner Âlî köprüsüne varır. Andan akup Saz'a mahlût olur. Andan Yalınızgöz köprüsü yanında nehr-i azîm-i Kızılırmağa r …
EÇS III 88a–88b … -i Furât akar ve cânib-i kıblesi sahrâ-yı Muş'dur. Vasat-ı Muş'dan nehr-i Murâd akup tulû‘u bu kûh-ı Bingöl'dendir kim Furât u Murâd Arz-ı Mukaddes'e cereyân eder. …
EÇS III 120b … tohum döküp yavru hâsıl etmeğiçün ve Ten suyunda eğir kökü yemek içün Tuna ile akup Karadeniz'e çıkayım derken bu Silisre önünde bu dalyana gelüp görse kim Tuna se …
EÇS III 140a … vzlarından aşup ayakları cereyân ederken cümle debbâğlar içinden ılıca ayakları akup debbâğlar kullanırlar.
EÇS III 143b–144a … du. Hattâ başı Adana kabağı kadar olup dili kapkara yanup kulaklarından cerâhat akup bir kaç kerre hâlet-i nez‘a vardı. Bu mahalde re’îsü'l-küttâbımız olan Gınâyî E …
EÇS III 172a … e kesmik yoğurdu ve dil peyniri ve kaşkaval peyniri deryâ-misâl südü İslâmbol'a akup Belde-i Tayyibe ya‘nî Mahmiyye-i Kostantiniyye'yi ganimet eder. Nazargâh-ı Mehe …
EÇS III 180b … üç sâ‘atde ol vâsi‘ Divânyolu mâl-â-mâl olup keçeli yeniçeri âdem deryâsı gibi akup pür-silâh ubûr eylediler.
EÇS III 185a–185b … nım?" deyü Ortaköy'den iki yatsı zamânı avanta kayık deyüp akıntı ile baş aşağı akup tarfetü'l-ayn içre Üsküdar'a varup mukaddemâ atların hıfz etdiğim mahall-i ma‘h …
EÇS IV 231b … sidiği istîlâ edince nehr-i Darb ve nehr-i Batmân ve nehr-i Çerka ve Dicle gibi akup bu anda sarây meydânı bir buhayre olmağa başlayınca bu kadar bin benî Âdem havf …
EÇS IV 312b–313a … a çıkardıkda cümle halk gördüler kim sûret-i İmâm Hüseyin'in gerdeninden kanlar akup ser-i sa‘âdeti gerdeninden cüdâ durup bir san‘at ile hûn-ı Hüseyin fevvâre-vâr …
EÇS IV 346a … yahûd başında beynîsi var, anı kat‘ etsen âdem başı kat‘ etmiş gibi kanlı suyu akup ol nahl kurur. Ve bi-emri Hudâ hurma erkek ve dişidir. Erkek hurma aslâ meyve v …
EÇS IV 384b … k içre nehr-i Dicle cereyân ide ide yol bulup hâlâ büyük Şatt kal‘anın şarkında akup kelekler yanaşır iskele-i azîmdir. Ammâ kadîm-i eyyâmda Şatt-ı Kebîr Cizre'nin …
EÇS V 23a … ktaş Velî bir kerre, "Yâ hacer, bi-iznillâh {ak} süd ak" deyince yedi sâ‘at süd akup Sünbüllü deresinden süd cereyân eder. Andan kefereler va‘delerine hilâf edüp ka …
EÇS V 57a … a getirüp eyle kürek çekerler kim gûyâ gemileri berk-i hâtif gibi Özü nehri ile akup gidüp vakt-i şâfi‘îden evvelce kal‘aya karîb geldiklerinde görseler kim ne ceng …
EÇS V 61a … urup gark oldu. Ve ba‘zı kayıklar kâfir ile Karadeniz'e nehr-i Özü akındısıyla akup giderken boğaz ağzında Küçük Hasan Paşa ve Kılburun kal‘ası sekdirme gülleler a …
EÇS V 86a … -i âb-ı hayâtdır. Andan ayağı cânib-i garba Mihâlic boğazına üç fersahdan ba‘îd akup Rûm denizine Mihâlic boğazı ağzında mahlût olur. Vakt-i şitâda aslâ donmaz, zîr …
EÇS V 90b … r tarafeynden toplar hâzır imiş. İbtidâ akındıyla bir küçük kayık koyuverdiler. Akup giderken beri Anadolu'dan bir top güllesi nice urdularsa kayığın her haşebi hav …
EÇS V 110b … halde bu nehr üzre bir göz bir cisr-i azîm olsa hayrât-ı azîm olur, zîrâ dîvâne akup her bâr ağaç cisri götürüp âyende vü revende gemilerle ubûr ederken gâyetü'l-gâ …
EÇS V 127b–128a Hikmet-i garîbe vü acîbe: Bu şehrin ortasından bir küçük su akup nehr-i Drin'e karışır bir berrâk sudur. İsmine Voda-Sirib derler bir mel‘ûn sud …
EÇS V 141b Ve bu dağların mâverâsından tulû‘ eden nehr-i Sava cânib-i şarka, andan şimâle akup Belgrad dibinde nehr-i Tuna'ya karışır ve yine bu Hırvat ve Islovin dağlarından …
EÇS V 141b … bi şimâlinde Alman dağıdır. Nehr-i Tuna'nın başıdır kim doksan yedi konak şarka akup Karadeniz'e Kili kal‘ası ve Tulça kal‘ası ve Solona boğazı ve Hızır İlyâs boğaz …
EÇS V 151b Bu kapunun eşiği dibinden nehr-i azîm Pileve akup hemân bu mahalde mezkûr yalçın kayalardan üç Süleymâniyye minâresi kaddi aşağı …
EÇS VI 3b … sa‘b kaya üzre üç tabyalı bir taş şîrîn küçük kal‘adır. Dibinden nehr-i Jidvar akup maşrık cânibine gidüp nehr-i Şamos'a mahlût olur ve kal‘aya yakın bir dar ağaçl …
EÇS VI 4a İki cânibi evc-i âsumâna berâber dağlar içinde nehr-i Şiçova akup iki konakda Deve kal‘ası kurbunda nehr-i azîm Moriş'e mahlût olur. Hele ol gece …
EÇS VI 7b … in Paşa binâ etdiği Fekete-Bator kal‘ası dibinden geçüp bir konak batı tarafına akup kal‘ayı çonradığımıza yakın nehr-i azîm Tise'ye mahlût olur.
EÇS VI 10a–10b … n 10b cânib-i garbîsinden tulû‘ edüp bu Erdel diyârı ile Orta Macar arasından akup yüz yetmiş pâre kal‘aya uğrayıp andan Âl-i Osmân diyârında Eğre eyâletinde kal‘ …
EÇS VI 32b Andan nehr-i Kamaniçse'yi cisirden geçüp bu dahi cânib-i şimâle akup Belgrad yolu üzre nehr-i Morava'ya karışır.
EÇS VI 33a … âsına (---) ba‘îd yerdir ve nehr-i Drin (---) dağlarından çıkup cânib-i kıbleye akup bu körfez sâhilinde Sincivan limanı kurbunda Körfez denizine mahlût olur.
EÇS VI 34b Bu mahalden aşağı bu buheyrenin ayağı dörd sâ‘at cânib-i garba akup giderek niçe bâğ u besâtînleri rey ederek körfez deryâsına mahlût olur. Ve kal‘ …
EÇS VI 51a … dan aşağı Akdeniz'e munsab olur. Andan Sebte boğazında[n] taşr[a] yıldırım gibi akup Bahr-i Muhît'e rîzân olur, andan cümle ebhârlara karışır. Ol hisâb üzre Karaden …
EÇS VI 54b Ammâ bu nehr-i Yantura bu ceng etdiğimiz Şıpka dağından çıkup cânib-i şimâle akup Nigebolı kal‘ası kurbunda nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu Kabirova köyü vezîr …
EÇS VI 57a … cân sohbetleri etdik. İki yüz evli Bulgar köyü olup içinden ayn-ı Jakva deresi akup Tuna'ya koşulur.
EÇS VI 61b … mış bir vâsi‘ ve amîk ve arîz handakı vardır. Kefere zamânı içinden Dırava suyu akup handak içinde kefereler balık sayd ederlermiş. Hâlâ mâhîleri sayd edecek bend y …
EÇS VI 64b … nî gulibeti'r-Rûm askeri bu cisir üzre gece ve gündüz su akar gibi âdem deryâsı akup mevc ü mevc ve fevc ü fevc ve sâf sâf ve fırka fırka ve gürûh gürûh ve remmâ re …
EÇS VI 89a Ba‘dehu ol papasın kanı Tuna'ya akup dinmeyince küffâr-ı Macar u füccârın aslah ve âkıbet-endîşleri,
EÇS VI 104a … e beğlerbeğiler beri tarafa geçmiş ve henüz cisir üzre âdem deryâsı gürûh gürûh akup fermân-ı vezîr ile beri bizim cânibe geçmede.
EÇS VI 104b … hurûşa {gelüp} Tuna üzre olan cisirden dahi âdem deryâsı beri bizim tarafımıza akup bir alay eli kan ve kılıçları kan ve sîneleri uryân ve ciğerleri püryân bir ala …
EÇS VI 105a … erîfinizde cüyûş-ı müslimîn az kaldı ve hâlâ cisirden âdem deryâsı karşu tarafa akup gitmededirler. İhtimâldir mel‘ûn küffâr bir hîle ile karşu tarafda böyle bir as …