eyi kebâblık, ala bir a‘lâ kıymalık" diyerek bellerinde sâtûrları ve pala kılıç …
"Ala on vukıyye akçe, al cânım eyisin ver cânım, ala bir eyi kebâblık, ala bir a‘lâ kıymalık" diyerek bellerinde sâtûrları ve pala kılıçları ve kassâb bıçaklarıyla kendülerin zeyn edüp cümle piyâde ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166b ·
metinde göster ·
"Ala on vukıyye akçe, al cânım eyisin ver cânım, ala bir eyi kebâblık,
ala bir
a‘lâ kıymalık" diyerek bellerinde sâtûrları ve pala kılıçları ve kassâb bıçakla …
"Ala on vukıyye akçe, al cânım eyisin ver cânım, ala bir eyi kebâblık, ala bir a‘lâ kıymalık" diyerek bellerinde sâtûrları ve pala kılıçları ve kassâb bıçaklarıyla kendülerin zeyn edüp cümle piyâde ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166b ·
metinde göster ·
Ba‘dehû İngilis gemisi fetholup iki kâfir gemisin yedeğe alup
alarka bir
top u tüfenk şâdımânları ile bir Allah Alah gülbangı çekmişlerdir kim şehr-i Ak …
Ba‘dehû İngilis gemisi fetholup iki kâfir gemisin yedeğe alup alarka bir top u tüfenk şâdımânları ile bir Allah Alah gülbangı çekmişlerdir kim şehr-i Akka'nın dağı, taşı velvelenâk olup ol mahalde demir bırağup yatdılar. Berü tarafda küffâr balyozlar cümle iş erlerine mâl yedirüp "Ne demekdir, Âl-i Osmân'ın limanında gümrüğe gelmiş, yanaşmış gemilerimizi liman-ı pâdişâhîde alâ mele’i'n-nâs ellik gemilerimiz aldılar" deyü Paşa tarafından sandallar ile Cezâyirliye âdemler gidüp anlar eyitdi: "Üç gün, üç gicedir Kıbrıs cezîresinden berü cenk edüp kovarak bu âsîleri bu mahalle düşürüp kânûn-ı gâziyân üzre yaralı maralımızdır. Mekke'de, Medîne'de dahi olsa alırız" deyüp Paşa'ya bir Frenk kızı ve bir Freng oğlanı hedâyâ gönderüp yelken açup şikârların yedeğe alup şâdımânlık ederek azm-i Akdeniz deyüp gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 41b ·
metinde göster ·
târîhde olmamışdır" dediğimde, Paşa mukarrer müjdesinden ve pâdişâh huzûruna cü …
"Böyle bir esîr ve mâl-ı ganâ’im alayı bir târîhde olmamışdır" dediğimde, Paşa mukarrer müjdesinden ve pâdişâh huzûruna cümle esîrler ve mâl-ı gazâlar varduğu naklinden hazz edüp hakîre bir kîse harc-ı râh verüp buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65a ·
metinde göster ·
… ından Tatar ile mûr [u] mâr gibi târumâr olup ve kal‘anın batı cânibinde topdan
alarka bir
çemenzâr yerde cem‘ olduk. Ve bize atdığı top güllelerinin her biri kırkar ve e …
Lisân-ı Macar'da (---) demekdir. Bânîsi Makşi kraldır kim Süleymân Hân ile Budin'de ceng edenin veled-i pelîd-i anîdi Makşi kral binâsıdır. Hâlâ Erdel krallarına tâbi‘dir, ammâ Rakofçi la‘în zinde iken Nemse çâsârıyla yek-dil ü yek-cihet olup bu kal‘aya beş bin Nemse cengâveri komuş idi. Aslâ itâ‘at etmeyüp vakt-i sabâhda bizim yigirmi bin askeri derûn-ı kal‘adan küffâr-ı dûzah-karâr görüp el-azametullâh eyle toplar atdı kim zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp murg-ı semender-vâr kal‘a-i Sakmar âteş-i Nemrûd içinde kaldı. Ve bizden niçe at ve âdemler şehîd oldu. Biz dahi top altından Tatar ile mûr [u] mâr gibi târumâr olup ve kal‘anın batı cânibinde topdan alarka bir çemenzâr yerde cem‘ olduk. Ve bize atdığı top güllelerinin her biri kırkar ve ellişer vukiyye gelir idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10b ·
metinde göster ·
… r. Biz gerü dönüp yaka yıka bir gayri yoldan yeni şikârlar ile mâl-ı ganâ’imler
alarak bir
gün bir gecede,
"Paşan bildiğinden kalmasın. Biz bir alay ulûfesiz askeriz. Biz kâfir vilâyeti vurup esîr [ü] mâl-ı ganâ’im aldık, Varat vurat, sorat vilâyetleri urmadık" deyü Sinân Paşa kethudâsına bu gûne cevâb verilüp anlar Varat cânibine gitdiler. Biz gerü dönüp yaka yıka bir gayri yoldan yeni şikârlar ile mâl-ı ganâ’imler alarak bir gün bir gecede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 12a ·
metinde göster ·
"Süleymân Igrando Budin'i bir küçük gulâma verdi ve hâlâ hükûmet-i Ungurus
Alaman bir
avret elinde kaldı. Millet-i Mesîhiyye bu kötü bugünlere mi kaldı?" deyü cemî‘i …
"Süleymân Igrando Budin'i bir küçük gulâma verdi ve hâlâ hükûmet-i Ungurus Alaman bir avret elinde kaldı. Millet-i Mesîhiyye bu kötü bugünlere mi kaldı?" deyü cemî‘i krallar ve cemî‘i ban ve hersekler ve şaglar mâbeyninde niçe bin gûne güft ü gûlar olur. Ba‘zı kral-ı bed-fi‘âl tama‘a düşüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75a ·
metinde göster ·
… bir Tatar askerinden bir dahi bu Üstürgon kavminden havf ederler. Hattâ diyâr-ı
Alaman'da bir
kâfir bir kefereye söğse,
Mezkûr yigirmi aded ağaların cümle (---) aded kal‘a neferâtları vardır, ammâ bunlar cümle kal‘a müstahfızânlarıdır. Kal‘adan ba‘îd aslâ bir yere gitmezler, ammâ kapudan ve askeri ve martolosân ve çeteciyân ve poturacıyân, bunlar çete ve poturalara gidüp baş ve dil alup ba‘zı ulak ve yolcuları götürüp getirmeğe me’mûr askerlerdir, ammâ cümlesi gâyet güzîde bahâdır ve şecî‘ ve nâmdâr yiğitleri var. Cümlesi bir yere seğirdim etseler dörder ve beşer çatal atlar ile seğirdüp her birinin elinde ve belinde ve yeninde ve yakasında ve atlarının eğer kaşlarında ve terkilerinde beşer ve altışar aded çarhlı karabina tüfengleri var. Cümle esbâbları Macar gibi güderi dolama geyerler. Gören bunları Macar katanası sanırlar, zîrâ şeb [ü] rûz Macar içinde ceng etmededirler. Ve cümlesi fasîh ü belîğ Macar lisânı bilirler. Bu lisânlarıyla tâ vilâyet-i Alaman'a gidüp esîr kapup gelirler. Gâyet zehr-i mârdan kattâl asâkir-i sâhib-i celâldirler. Hattâ Budin kavmi bu Üstürgon gâzîlerine mu‘âdil olamaz, zîrâ bunlar hışm-ı sihâm-ı kazâ-yı mübrem gibi bî-amân kavmdirler. Cemî‘i Macaristân'da bir Tatar askerinden bir dahi bu Üstürgon kavminden havf ederler. Hattâ diyâr-ı Alaman'da bir kâfir bir kefereye söğse,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
… kapudan taşra Tuna kenârında on aded cümle kassâb dükkânları var ve bu kapudan
alarka bir
handak dahi var, ammâ alçacıkdır. İçinden nehr-i Tuna cereyân edüp bu ark üzre …
Ve bu kapudan taşra Tuna kenârında on aded cümle kassâb dükkânları var ve bu kapudan alarka bir handak dahi var, ammâ alçacıkdır. İçinden nehr-i Tuna cereyân edüp bu ark üzre kazıklar ile mebnî bir cisr-i metîni var. Bu cisrin karşu tarafı Tuna içinde bir cezîre gibidir. Bu cezîrecikde birkaç mahzenler ve yigirmi kadar saz örtülü evleri var. Bu cezîrede bu imâretlerden mâ‘adâ bir şey olmayup cümle bâğ u bâğçe ve müşebbek bostânları vardır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a ·
metinde göster ·
… den mütecâviz esîr ve avret ve oğlan ve bu kadar mâl-ı firâvân alınup her şikâr
alan bir
cânibe tans oynayup firâr etdiler.
"Bire bire meded gâzîler el kaldırman ve bu kâfirleri kırman, amân-ı Âl-i Osmân'dır" deyü Kaplan Paşa'ya fermânlar gösterilinceye dek küffârdan iki binden mütecâviz esîr ve avret ve oğlan ve bu kadar mâl-ı firâvân alınup her şikâr alan bir cânibe tans oynayup firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120a ·
metinde göster ·
göz bir Şeddâdî nev-binâ bir kantara-i ra‘nâ etmiş kim hâzâ hayrât-ı azîmdir. V …
Ve bu varoşdan aşağı nehr-i Yadra üzre Bahşi alaybeği bir göz bir Şeddâdî nev-binâ bir kantara-i ra‘nâ etmiş kim hâzâ hayrât-ı azîmdir. Ve nehr-i Yadra bu cisre karîb nehr-i Drin'e karışır. Andan nehr-i Drin kenârında kayaları oyup yollar edüp iki yanına korkuluklar etmişler. Ol muhâtara yolları 2 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b ·
metinde göster ·
… ehir'dedir. İllâ subaşısı ve bâcdârı vardır. Kasabasının imâreti leb-i deryâdan
alarka bir
düz vâsi‘ sahrâda bir lezîz sulu ve bâğ u bâğçeli ve cümle (---) aded kiremit ö …
Tırhala sancağı hâkinde (---) dir ve yüz elli akçe pâyesiyle a‘lâ kazâdır. Nâhiyesi (---) aded kurâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve gayri hâkimleri Yenişehir'dedir. İllâ subaşısı ve bâcdârı vardır. Kasabasının imâreti leb-i deryâdan alarka bir düz vâsi‘ sahrâda bir lezîz sulu ve bâğ u bâğçeli ve cümle (---) aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî mükellef büyût-ı ra‘nâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 237a ·
metinde göster ·
Niçe küffâr bu ganîmet aldıkları hâli görürler kim mâl [u] menâl
alanlara bir
zarar olmayup bir hayli küffâr dahi matbahdan suhûnlar ve tancere ve kazgan ve …
Niçe küffâr bu ganîmet aldıkları hâli görürler kim mâl [u] menâl alanlara bir zarar olmayup bir hayli küffâr dahi matbahdan suhûnlar ve tancere ve kazgan ve kepçeler alup başlarındaki kara şapka üzre kara tancereleri geyüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 245a ·
metinde göster ·
… nâhiyesidir. Ve cümle (---) aded nâhiye kurâları vardır. Leb-i deryâdan bir mîl
alarka bir
kayalı sırt başında iki yüz evli bir kâfir köyüdür. İslâmbol'da Süleymâniyye câ …
Menzil-i kazâ-yı Ropoz: Ağrıboz toprağı nâhiyesidir. Ve cümle (---) aded nâhiye kurâları vardır. Leb-i deryâdan bir mîl alarka bir kayalı sırt başında iki yüz evli bir kâfir köyüdür. İslâmbol'da Süleymâniyye câmi‘i kurbunda sâkin Defterdârzâde Mehemmed Paşazâdesi Ahmed Beg efendimizin serbest ze‘âmetidir. Ammâ bu köyde bir ibret-nümâ bir tasvîrâtlı nakş-ı bûkalemûn kenîsesi var kim her suver-i timsâlleri gûyâ nakş-ı Mânîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 250b ·
metinde göster ·
… ri ve liman kılâ‘ları cümle nümâyândır kim cenûb tarafında deryâ içinde iki mîl
alarka bir
cezîre-i âbâdândır.
Leb-i deryâ-yı 351b körfezde meşhûr-ı âfâk bir Sayada benderidir kim Rûm'da ve Arab u Acem ve Frengistân mellâhânları içre ma‘rûf iskeledir, ammâ çârsû-yı bâzârı ve hammâmı ve imâreti ve câmi‘den bir isr-i âsâr yokdur. Ancak bâzergânlar içün binâ olunmuş mihmânsarâylar ve leb-i deryâda niçe mehâzinleri cümle taşdan kârgîr binâlı hânlardır. Cemî‘i ekâlîm-i seb‘anın seyyâhân-ı berr [ü] bihârları ve tüccârları bu hânlarda ve yukaru Sayada köyünde kefere evlerinde konup cemî‘i eşyâların gümrük hânına koyup gümrük-i pâdişâhî verirler. Taraf-ı pâdişâhîden başka gümrük emîni oturup kırk yük akçe iltizâm tahsîl eder. Venedik kralı tarafından dahi bir konsoloz kâfir oturup keferelerin metâ‘ların yazup ol dahi avâ’id [ü] fevâ’idin alır, zîrâ pek işler iskele-i azîmdir. Yanya'nın ve Tırhala'nın ve Yenişehir'in ve Selânik'in ve Serez'in ve niçe kılâ’ şehirlerin iskelesidir. Ammâ yolları sarpdır, aslâ ve kat‘â yollarında araba işlemez. Hemân cümle kirâ katırları işleyüp tâ Sofya ve Edirne'ye gidüp gelir. Ve bu Sayada iskelesinden cezîre-i Venedik körfezinin bâğ u bâğçeleri ve liman kılâ‘ları cümle nümâyândır kim cenûb tarafında deryâ içinde iki mîl alarka bir cezîre-i âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 351a–351b ·
metinde göster ·
… ûndur. Bu tekyecik sırasında tâ şimâle deryâ kenârına varınca handak kenârından
alarka bir
alçak taş dîvâr çekilmişdir. İçerisi serâpâ şehrin a‘yân [u] eşrâfları medfûndu …
Ve bir küçük fukarâ savma‘ası vardır. Havlısında Hızır Baba medfûndur. Bu tekyecik sırasında tâ şimâle deryâ kenârına varınca handak kenârından alarka bir alçak taş dîvâr çekilmişdir. İçerisi serâpâ şehrin a‘yân [u] eşrâfları medfûndur. Bu dîvârdan bu mahallin handakı görünmez. Bir levha kapulu mezâristândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y57a ·
metinde göster ·
… gidüp biz dahi "avanta kürek" deyüp fi'l-hâl Rodos limanı önüne vardıkda bizim
alayımızdan bir
yaylım top ve tüfeng şâdumânı edince Rodos kal‘asının burc [u] bârûsundan ve me …
Ve bu cezîrede bâğ u bâğçe yokdur ve suları sarnıcdır. Anı seyr edüp iki günden sonra on pâre Sönbeki firkatesi hâzır olup ve on pâre firkate ve sandal, Rodos'dan gelüp bizim firkate ile yigirmi bir pâre firkate ve sandal boğazı şaykanın ikisin yedeğe alup donanma-i azîm ile şâdumân ederek Sönbeki'den Rodos'a lodos üzre (---) mîl muvâfık eyyâm ile gidüp biz dahi "avanta kürek" deyüp fi'l-hâl Rodos limanı önüne vardıkda bizim alayımızdan bir yaylım top ve tüfeng şâdumânı edince Rodos kal‘asının burc [u] bârûsundan ve mendirek kullesinden bir yaylım balyemez toplar atup kal‘a-i Rodos murg-ı semender-vâr âteş içinde kalup hamd-i Hudâ selâmetle kal‘a-i Rodos'a dâhil olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y113a ·
metinde göster ·
… kullesi temâşâgâh ve mesîregâh yerdir. Ve bu Ortahisâr dîvârı etrâfı beş arşın
alarka bir
yoldur. Ve bu yol kenârınca bir kat alçak dîvârlı Ortahisâr'ın hisârpîçesidir.
Ve Ortahisâr yedi azîm kulledir. Nevbethâne kullesi ve Mütevellî kullesi gâyet büyükdür. Ve Murâdoğlu kullesi ve (---) Ağa kullesi ve Eski kulle. Ve bu kullelerin cümlesinin içinde kat-ender-kat kal‘a neferâtı evleridir. Ammâ Nevbet kullesi temâşâgâh ve mesîregâh yerdir. Ve bu Ortahisâr dîvârı etrâfı beş arşın alarka bir yoldur. Ve bu yol kenârınca bir kat alçak dîvârlı Ortahisâr'ın hisârpîçesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y115a ·
metinde göster ·
kaç yarar âdemlerimize mâl-ı firâvân va‘de edelim. Ve bunda evlâd [u] iyâllerin …
"Gelin sizinle Muhammed'in dîn [ü] devletine rahne verelim. Ceng [ü] cidâl ile anlara mukâvemet etmek olmaz. Berren ve bahren anlar mansûr [u] muzaffer olup bu kadar seneden berü millet-i Mesîhiyye Hıristiyanlarını pâymâl eylediler. İmdi tedârük oldur kim bunarı başından alalım. Bir kaç yarar âdemlerimize mâl-ı firâvân va‘de edelim. Ve bunda evlâd [u] iyâllerine bî-hisâb şeyler verelim ve cemî‘i levâzımâtların görelim, Medîne-i münevvereye gönderelim. Anda varup harem etrâfında bir hücrede mihmân olup halkdan münzevî olup hücrelerinden lağım ile Muhammed'i kabrinden serîka edüp bizim İşpanya şehirlerinden Roma'ya getirsinler. Olmaya illâ hayr" deyü şehrinde cân u başın Papa nâm mel‘ûnun uğuruna fedâ edenlerden yigirmi aded âdem bulup bunlara hayli mâl u mâmelek ve bu kadar kitâb verirler ki bu mel‘ûnların her biri akl-ı Arasto veled-i zinâ mel‘ûnlar kim cemî‘i elsine-i muhtelifeyi fesâhat u belâgat üzre tekellüm eder mel‘ûnlar idi. Papa mel‘ûn bunlara murâdı üzre ta‘lîm edüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283b ·
metinde göster ·
… kkâgân ve hoşâbcı ve şerbetciyân ve cümle meşrûbât satıcılar cümlesi kahveciler
alayında bir
hây hûy-ı Q 220b azîm ile her âdemin elinde birer şem‘-i kâfûrî ve niçe bin k …
Ammâ bâlâda üçüncü fasıldan berü tahrîr olunan sakkâgân ve hoşâbcı ve şerbetciyân ve cümle meşrûbât satıcılar cümlesi kahveciler alayında bir hây hûy-ı Q 220b azîm ile her âdemin elinde birer şem‘-i kâfûrî ve niçe bin kanâdîl eşâreler ile cümle rakkâs u cüvân bânîler [Yaniler?] ile deff ü dâ’ire ile gûnâ-gûn fasıl ederek kahvecibaşı ve sirkecibaşı atbaşı berâber olup ardları sıra mehterhâneleri ile ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y168a ·
metinde göster ·
… Mısır'dan bezir yağı gider. Anıniçün bu esnâf mün‘im âdemlerdir. Ammâ bunların
alayına bir
esnâf tâbi‘ Y 168b olmayup bunlar kendü tevâbi‘leri ile gûnâ-gûn dühniyyâtdan …
Esnâf-ı şırlugancı: Kârhâne iki yüz, neferât yedi yüz. Bunlar zeyt-i asfûr ve zeyt-i bâdem ve zeyt-i simsim çıkarırlar. Bunlar dahi ankâlar, ammâ yağlı ve kirli âdemlerdir. Mısır'ın cemî‘i fukarâları zeyt-i hâr ve zeyt-i simsim ve tahîne yerler. Ve her gece niçe bin batman zeyt-i hâr yanar. Bâ-husûs mevlûd geceleri ve Ramazân geceleri ve bu muhtesib gecesi niçe yüz bin batman yağ yanar. Ve cemî‘i vilâyete Mısır'dan bezir yağı gider. Anıniçün bu esnâf mün‘im âdemlerdir. Ammâ bunların alayına bir esnâf tâbi‘ Y 168b olmayup bunlar kendü tevâbi‘leri ile gûnâ-gûn dühniyyâtdan meş‘aller yakup yağlı ve palâs palâs esbâblar geyüp ba‘zısı uryân olup yağ tulumların şişirüp omuzlarında götürüp sûk-ı sultânîde izdihâm edenlerin üstlerine yağ tulumların sürerek cemî‘i halk bu esnâfa gülerek yolları tulumlar ile açarak deff [ü] dâ’ire ve deblek çalarak bunlar dahi dilberânları ile mehterhânelerin çalarak ubûr ederler. Cemî‘i Mısır halkı bu esnâfın havfinden beş on gün mukaddem dükkânlar dutup seyr [ü] temâşâ edüp esbâbları rüsvây olmadan halâs olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y168a–Y168b ·
metinde göster ·
… erîf nâzırı ve kisve emîni. Mâ‘adâ cümle yüz yetmiş tarîkın fukarâsı alay eder.
Alaydan bir
gün mukaddem cümle kisve-i şerîfi ve bâb-ı şerîfi ve makâm-ı İbrâhîm'in sütrün …
Ammâ bu alayda askerî tâ’ifesi azdır, ancak çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümân ağa ve kisve-i şerîf nâzırı ve kisve emîni. Mâ‘adâ cümle yüz yetmiş tarîkın fukarâsı alay eder. Alaydan bir gün mukaddem cümle kisve-i şerîfi ve bâb-ı şerîfi ve makâm-ı İbrâhîm'in sütrün paşaya getürürler. Kantâra urup sırması ve harîrin tahmîn edüp kisve nâzırının muhâsebesin görürler. Makbûle geçdiyse nâzıra hil‘at geydirirler. Eğer zerdûzunda noksânı var ise nâzırdan birkaç kîse bartıl alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y197b ·
metinde göster ·
kömistânlı ve türâblı püşte üzre şekl-i müdevver kal‘a-misâl cânib-i erba‘ası m …
Ve şehri Nîl'den üç bin adım alarka bir kömistânlı ve türâblı püşte üzre şekl-i müdevver kal‘a-misâl cânib-i erba‘ası metîn evler dîvârlı cümle on yedi kavî tahta kapulu şîrîn kasabadır. Ve cümle iki bin yüz altmış sagîr ü Q 306aP 303a kebîr şîrîn kârlı fevkânî ve tahtânî büyût-ı sıgâr u kibârdır. On altı mahalle ve altı câmi‘dir. Evvelâ şehrin kıble tarafı hâricinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y372a ·
metinde göster ·
döne döne bir zamān yaḫşı ṣavaş eyledi kāfiri alam didi
alamadı bir
sa'atda kāfire üç kerre at depdi nāgāh gözi ḳapaġına ḳılıç toḳındı ḳara ḳanı şo …
döne döne bir zamān yaḫşı ṣavaş eyledi kāfiri alam didi alamadı bir sa'atda kāfire üç kerre at depdi nāgāh gözi ḳapaġına ḳılıç toḳındı ḳara ḳanı şorladı gözine indi