… fle bizi basup uryânen birer yaldak at ile cân halâs edüp bir aylık yolu çapkun
alaşalarımız
ile yedi günde Kırım'a selâmetle dâhil olduk. Ammâ şeb [u] rûz,
Hikmet-i Hudâ kırk seneye bâliğ olduğumuzda Geysûdâr Mehemmed Efendi'nin ihsân etdüği teberi niçe sene taşıyup elli bir târîhinde Leh seferine gidüp nehb ü gâret mahallinde teberi bir kapu halkasına geçirüp sâ’ir mâl-ı ganâyime tama‘kârlık ederken küffâr-ı hâksâr ale'l-gafle bizi basup uryânen birer yaldak at ile cân halâs edüp bir aylık yolu çapkun alaşalarımız ile yedi günde Kırım'a selâmetle dâhil olduk. Ammâ şeb [u] rûz,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 107b ·
metinde göster ·
… kûfezâr yer olmağıla bî-bâk u bî-pervâ alacıklarımızı kurup sekiz kerre yüz bin
alaşa
atlarımız çemenzâra cıvarup bir gice anda mihmân olup safâ edüp bu menzilde üç …
Menzil-i Burabay nâm mahalde meks etdük. Bu mahalde dahi Azak kal‘asının cânib-i garbîsi mukâbilinde Azak denizine munsab olan nehr-i Ulu Tün'ün bir fırkası dahi cereyân edüp yine bahr-i Azağ'a munsab olur. Bu nehr-i azîm Moskov vilâyetinin (---) nâm şehrinin dağlarından gelüp üç yerden Azak denizine katılır. Sazlık ve kamışlık içinden gelmek ile ol kadar lezîz değildir. Ve bu nehrin sâhilinde olan kavmin ekseriyyâ reng-i rûları zerdî-rûdır. Ve boğazlarında kuşka ta‘bîr etdükleri bir lahm-ı zâ’id yumru şiş hâsıl olur ve bu nehr kenarında cümle Tatar-ı sabâ-reftâr askeriyle meks edüp bir çemenzâr ve şükûfezâr yer olmağıla bî-bâk u bî-pervâ alacıklarımızı kurup sekiz kerre yüz bin alaşa atlarımız çemenzâra cıvarup bir gice anda mihmân olup safâ edüp bu menzilde üç yüz at boğazlayup tenâvül olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 262b ·
metinde göster ·
… yüz sadaklı ve savatlı pâk u müsellah ve mükemmel koşkol ve ağırmak ve kızakdaş
alaşaları
ile at başı beraber ubûr etdiler.
Bu a‘yân [u] kibâr cümle kat-ender-kat selâma durup andan Şâm'ın bin beş yüz yeniçeriyânı zırh-ı zirih külâh ve cebe ve cevşene müstağrak cümle yeşil ve al ve güvezi kırmızî muhattemli benâm ve güzîde şehbâz yiğitler ellerinde on yedişer boğum kantar sırığı kargı ve yalmanı demirli ve çiğinni Haleb kalkanlı tüvânâ ve şecî‘ ve nâmdâr beğlerin her birisinin altlarında her ayağı biner guruşa fülân ibn fülân sâfinâtü'l-ciyâd misilli mühre kısraklar üzre sâde Şâm başlığı raht ve Şâm-vârî eğerler ve Şâm rikâbları ve Şâm diğdikleri ve tutmir-i şukka-bend cerîd bûrîdeli ve zelpûşlu ve at sineklikli harîr urma sırmalı şebekeleri ile altı pâre yancıklı ve Şâm süvâr hotoslu ve küheylân at ve kısraklar üzre selâma durup yedi akçe ulûfeye mutasarrıf yeniçerilerin ensesinde ekalli mâ yekûn beşer onar ve kırkar ve ellişler kâkül perîşân iki karış enli gümüş kuşaklı eli sırıklı Gürcî ve Abaza ve Çerkes gulâmlı yeniçeriler kat-ender-kat selâma durup andan Kapukulu yeniçeri serdârı ve kapukulu sipâh kethüdâyeri başka selâma durup başka alay-ı azîm etdiler. Paşa-yı zî-şân dahi azamet ü kerr u ferr u dârât ile Rüstem ve Efrâsiyâb-vâr atına süvâr olup ibtidâ dört yüz sadaklı ve savatlı pâk u müsellah ve mükemmel koşkol ve ağırmak ve kızakdaş alaşaları ile at başı beraber ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 28b ·
metinde göster ·
… i kerre yüz bin Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr ve on kerre yüz bin sabâ-sür‘at
alaşa
atlar ile nehr-i Turla'yı küffârın gözlerine karşu yıldırup beri geçdikde Mengl …
Hikmet-i Hudâ ol gün Kırım Hânı Mengli Giray Hân ibn Hoci Giray Hân iki kerre yüz bin Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr ve on kerre yüz bin sabâ-sür‘at alaşa atlar ile nehr-i Turla'yı küffârın gözlerine karşu yıldırup beri geçdikde Mengli Giray Hân Bâyezîd Hân'ın pây-ı semendine yüz sürüp cümle Tatarların çapula göndermeğe izin taleb edüp Bâyezîd Hân Tatar askerine izin verüp Eflâk ve Boğdan ve Kazak memleketlerin harâb [ü] yebâb edüp şeb [ü] rûz ordu-yı İslâm'ı ganîmet edüp yine Âl-i Osmân askeri şeb [ü] rûz kal‘a-i Akkirmân'ı döğmeden hâlî olmazlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 35a ·
metinde göster ·
… olup bu mahalde bu hakîr Hân'dan me’zûn olup yigirmi re’s esîrimle ve kırk yedi
alaşa
atlarımla ve yedi kîse nakid mâlım ve yedi semmûr kürk ve kırk yedi aded Macar …
Hân eydir: "Da‘vete icâbet gerek. El-emrü emrüküm" deyüp, Hân ale's-sabâh atlanacak olup bu mahalde bu hakîr Hân'dan me’zûn olup yigirmi re’s esîrimle ve kırk yedi alaşa atlarımla ve yedi kîse nakid mâlım ve yedi semmûr kürk ve kırk yedi aded Macar tüfengleri ve üç talika araba kelepür-esbâbımla Akkirmân altında çadırımda sâ’ir 50b huddâmlarım hayâtda bulup hemân atımla ve sadağ ve kıyâfetimle Melek Ahmed Paşa efendimin huzûruna varup ta‘aşşukumdan bükâ-âlûd olup dest bûs ile şerefyâb olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 50a–50b ·
metinde göster ·
… er tan atdıkda koş kol atlarımız tartılayup ve cüyenleyüp barımız da sadaklanup
alaşalarımıza
pinüp ol gün yortup şimâl tarafına gidüp ikinci gecede,
Ba‘de ale's-sabâh Ma‘den yaylaların aşup kâmil bir gün bir gece seğirdim etdik. Aslâ amâristândan bir şey bulmayup cümle Kurd Paşa ve Hacıkey Paşazâde ıhrâk bi'n-nâr olmuş harâb u yebâb dâr-ı diyâr bulduk. Bir sahrâ-yı çemenzâr [u] lâle-izârda ol gece döşün verüp ale's-seher tan atdıkda koş kol atlarımız tartılayup ve cüyenleyüp barımız da sadaklanup alaşalarımıza pinüp ol gün yortup şimâl tarafına gidüp ikinci gecede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126a ·
metinde göster ·
… dâ iki kerre yüz bin cüyûş-ı muvahhidînin sekiz kerre ve tokuz on kerre yüz bin
alaşa
atları olur, deryâ-yı benî âdem ve devâbât Bahr-i Ummân talattumu gibi temevvüc …
Yine ol gece Or kal‘amızın kapusun Selîm Geray Sultân ve Hacı Geray Sultân ve Kırım Geray Sultânlar Or kapusun açdırup on bin aded güzîde Badrak ve Şıdak Tatarlarıyla Hân leşkerine erişüp Hân hazretleri yanında cümle iki kerre yüz bin asker olup hemân Hân hazretleri "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp vilâyet-i Maskov'a deryâ-misâl asker ile müteveccih olup azamet-i Hudâ iki kerre yüz bin cüyûş-ı muvahhidînin sekiz kerre ve tokuz on kerre yüz bin alaşa atları olur, deryâ-yı benî âdem ve devâbât Bahr-i Ummân talattumu gibi temevvüc edüp atlandıklarında âdem deryâsı çalkanup fecc-i amîk-vâr bahr-i âdem akup zemînin gubârı evc-i âsumâne peyveste olup bir dırahtın kökleri üzre esb-i sabâ-sür‘at ayakları uğrasa ol ağacın kökleri sofî misvâkı gibi tiftik tiftik olur, allâhümme afûnâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112a ·
metinde göster ·
… arına gelüp cümle işlü işlerinde ve aklı başlarında olan batır yiğitler ağırmak
alaşaların
avnadup, ya‘nî yuvarlandırup ve niçe kişiler atların arkanlayup, ya‘nî iplerle …
Ve meydân-ı siyâsetde kalan küffârın leşlerini Tatar'ın cüst ü çapükleri hâb-ı râhatı kendülere harâm edüp tâ sabâha dak küffârların lâşe-i cîfelerin soyup ol kadar zî-kıymet esvâb-ı eskâller ve ba‘zı kelepür ve kâmyâb bî-kıymet girân-bahâ cevâhir makûleleri ve bellerinde ikişer üçer ve biner altunlu kefere leşlerini soyup cümle küffârı arsagâh-ı veğâda uryân bırağup andan yine ceng yerinde kalan yigirmi bin tabur arabaların boşadup ve kırk binden ziyâde araba atların ve gayri mürd olan küffâr atların ve cemî‘i ganâ’imâtların alup bu kadar mâl-ı ganâ’imleriyle herkes koşlarına gelüp cümle işlü işlerinde ve aklı başlarında olan batır yiğitler ağırmak alaşaların avnadup, ya‘nî yuvarlandırup ve niçe kişiler atların arkanlayup, ya‘nî iplerle bağlayup alaçıklarında kılıçların yağlayup ve cebe ve cevşen söküklerin diküp tekrâr cümle asker-i Tatar ahd-i emân ve yemîn-i imân-ı muğallaza eyleyüp vakt-i Şâfi‘îde deryâ-misâl asker atlanup tabur-ı makhûrun üç tarafların tekrâr kat-ender-kat kamadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 114b ·
metinde göster ·
… ve savatlı ve elleri şıdaklı askerin altı kerre ve yedi kerre yüz bin atları ve
alaşaları
koş koş cümle atlar[ı] birbirlerinin kuyruklarına bağlayup her koşda, ya‘nî yüz …
Ve hânlar iki tuğlu ve iki sancağ u bayraklı ve yedişer kat mehterhâne çalmağa ruhsat verilmiştir, ammâ kendülerinin askeri önünde ecdâdlarından kalma tarz-ı Efrâsiyâbî boruları ve tarz-ı Cemşîdî sû[r]nâ ve tablları döğülür. Hakkâ ki azîm vezni üzre hâzır-bâş askere mâlikdir kim ne seyishâne ve ne bârhâne ve ne kilar ve ne matbah ve ne araba ve ne deve ve ne katâr u mehâr ve ne top ve ne tüfeng ve ne hayme ve ne hargâh-ı bâr [u] büngâhdan bir nişân olmayup hemân seksen bin aded salt atlı sadaklı ve savatlı ve elleri şıdaklı askerin altı kerre ve yedi kerre yüz bin atları ve alaşaları koş koş cümle atlar[ı] birbirlerinin kuyruklarına bağlayup her koşda, ya‘nî yüz adımda bir hoşçı nâm kazanları bir bârgîr üzre tokmak kayışlarıyla bağlı olup ve birkaç bârgîrler üzre koyun ve keçi derileri içre yüz(?) pastırması, ya‘nî kavrulmuş darı ve keşkurutları var, gayri me’kû[lâ]tları yok bir alay Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikârlardır kim dâ’imâ mu‘tâdları budur kim on konak yeri bir günde alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b ·
metinde göster ·
atım suyun sovuğundan suya girmeyüp karşu tarafda kalmış yâhûd sudan yine gerüy …
Meğer bir alaşa atım suyun sovuğundan suya girmeyüp karşu tarafda kalmış yâhûd sudan yine gerüye dönmüş karşuda kişneyüp durur. Hemân hakîr yine cür’et edüp Cenâb-ı Allâh'a sığınup karşu tarafda kimesne kalmamış iken ol "nefse nefsi" günde hakîr Kırım kadıaskeri olan Murtezâ Alî Efendi'nin ihsân etdiği boz al alaşa üstüne yine uryânen süvâr olup elimde şıdağımla ata urarak kendi ağırmak küheylân cıdav yerin ıslatmadan nehr-i azîm Kuban'ı bu[z]lap iken buzlar arasından yine karşu tarafa ötüp gerü dönen atı suya döğe döğe kovdum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a ·
metinde göster ·
… i" günde hakîr Kırım kadıaskeri olan Murtezâ Alî Efendi'nin ihsân etdiği boz al
alaşa
üstüne yine uryânen süvâr olup elimde şıdağımla ata urarak kendi ağırmak küheyl …
Meğer bir alaşa atım suyun sovuğundan suya girmeyüp karşu tarafda kalmış yâhûd sudan yine gerüye dönmüş karşuda kişneyüp durur. Hemân hakîr yine cür’et edüp Cenâb-ı Allâh'a sığınup karşu tarafda kimesne kalmamış iken ol "nefse nefsi" günde hakîr Kırım kadıaskeri olan Murtezâ Alî Efendi'nin ihsân etdiği boz al alaşa üstüne yine uryânen süvâr olup elimde şıdağımla ata urarak kendi ağırmak küheylân cıdav yerin ıslatmadan nehr-i azîm Kuban'ı bu[z]lap iken buzlar arasından yine karşu tarafa ötüp gerü dönen atı suya döğe döğe kovdum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a ·
metinde göster ·
… t-i fâhire geydirüp ol dahi paşaya ve oğlu beğ efendiye birer at ve birer yorga
alaşa
ve birer oğlan ve birer Çerkez kızları verüp kethudâya ve dîvân efendisine ve h …
Geçen sene Mehemmed Geray Hân ile Dağıstân'a giderken hakîr bu kal‘ayı seyr [ü] temâşâ edüp bâlâda evsâfı mufassal tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi Nevrûz Mirza cümle kavm-i Noğay ile üç gün üç gece Ak Mehemmed Paşa'ya yahşi konakbanlık edüp ve cümle askerin yahşi sıylayup Paşa Nevrûz Mirza'ya bir hil‘at-i fâhire geydirüp ol dahi paşaya ve oğlu beğ efendiye birer at ve birer yorga alaşa ve birer oğlan ve birer Çerkez kızları verüp kethudâya ve dîvân efendisine ve hakîre birer Noğay alaşaları verüp ve iki yüz aded cürd atlı ve sadaklı ve savatlı ve 191b kübeli zor bahâdır yiğitler kulağız verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a–191b ·
metinde göster ·
… birer Çerkez kızları verüp kethudâya ve dîvân efendisine ve hakîre birer Noğay
alaşaları
verüp ve iki yüz aded cürd atlı ve sadaklı ve savatlı ve 191b kübeli zor bahâ …
Geçen sene Mehemmed Geray Hân ile Dağıstân'a giderken hakîr bu kal‘ayı seyr [ü] temâşâ edüp bâlâda evsâfı mufassal tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi Nevrûz Mirza cümle kavm-i Noğay ile üç gün üç gece Ak Mehemmed Paşa'ya yahşi konakbanlık edüp ve cümle askerin yahşi sıylayup Paşa Nevrûz Mirza'ya bir hil‘at-i fâhire geydirüp ol dahi paşaya ve oğlu beğ efendiye birer at ve birer yorga alaşa ve birer oğlan ve birer Çerkez kızları verüp kethudâya ve dîvân efendisine ve hakîre birer Noğay alaşaları verüp ve iki yüz aded cürd atlı ve sadaklı ve savatlı ve 191b kübeli zor bahâdır yiğitler kulağız verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a–191b ·
metinde göster ·