… l‘a-i Kostantıniyye ve kal‘a-i Atina ve kal‘a-i Eğriboz {875} ve Avrethisârı ve
Alacahisârı ve
Belgrad kurbünde Havâle kal‘ası ve Semendire kal‘ası ve Silifke kal‘ası ve Mut …
İbtidâ Tuna Belgradın muhâsara edüp bî-feth rücû‘ etdi. Ve cezîre-i Mora'da kal‘a-i Gördüs ve dahi kal‘a-i Misistre ve kal‘a-i Kostantıniyye ve kal‘a-i Atina ve kal‘a-i Eğriboz {875} ve Avrethisârı ve Alacahisârı ve Belgrad kurbünde Havâle kal‘ası ve Semendire kal‘ası ve Silifke kal‘ası ve Mut kal‘ası, Varsak Kara{hisârı} kal‘ası, vilâyet-i Germiyan'da Kütâhiyye kal‘ası ve Karaman'da Ermenak kal‘ası ve Kalonhisârı ve Kefe kal‘ası sene 880 ve ibn Germiyan kal‘ası ve Sudak ve Kerç ve Balıklağa ve Menkup kal‘ası. Bu Kefe'den beri mezkûr kal‘alar Kırım cezîresi etrâfındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41a ·
metinde göster ·
… ve fino ve fitirnevcikleri ve balacıkları olur, hınzîrın dahi sekiz ve on aded
alaca ve
karaca ve sarıca çoçkaları, bocukları ve hırcaları olur, kelb ve hınzîr cihânı …
Garâbet bu kim bir kelb ve hınzîr yılda iki kerre yavrulayup sekizer onar enikleri ve göblezleri ve fino ve fitirnevcikleri ve balacıkları olur, hınzîrın dahi sekiz ve on aded alaca ve karaca ve sarıca çoçkaları, bocukları ve hırcaları olur, kelb ve hınzîr cihânı dutmak gerek idi. Ammâ bi-emrillâh koyun seher-hîz olduğundan rîh-i rahmete nâ’il olup Hak celle ve alâ dölüne ve döşüne berekât verir. Ammâ hınzîr bütün gece burnuyla yeri nadaz nadaz yarup yerden kök çıkarup yer, sabâh vakti hınzîr gibi hor hor hâblar ve kelb dahi tûl-ı nehârda van van uluyup vakt-i seherde burnun kuyruğu altına sokup muşıl muşıl uyur. Ol ecilden göblezleri ve hınzîr bocukları mu‘ammer olmaz, aceb hikmetullâhdır. Netîce-i merâm bu celeb-keşân askeri dahi cümle küheylân atlar üzre pür-silâh ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 169b ·
metinde göster ·
… ’l-gûn işlenir kim Frengistân'ın Ceneviz'inde işlenmez ve elvân sereng ve Bursa
alacası ve
neftî ve mâvî bezleri ve kırk kalem peştemâlları ve harîr-i Bursa kîseleri ve f …
Evvelâ gûnâ-gûn katîfe-i la’l-gûn işlenir kim Frengistân'ın Ceneviz'inde işlenmez ve elvân sereng ve Bursa alacası ve neftî ve mâvî bezleri ve kırk kalem peştemâlları ve harîr-i Bursa kîseleri ve fitil ebrişimi cângîr olmuşdur. Ve çatma münakkaş katîfe yasdıkı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 231b ·
metinde göster ·
… eleri var kim kırk elli bin Etrâk tâ’ifesi vardır. Nâhiye-i Kızılöz ve nâhiye-i
Alacaöz ve
nâhiye-i Eledîvân ve Birdîvân ve İkidîvân ve Üçdîvân ve Dörddîvân ve'l-hâsıl ye …
Bunlardan mâ‘ada mesâcidlerdir. Ve üç tekye ve bir hammâm ve üç hân ve iki yüz dükkân ve yedi kahve hânesi vardır. Cümle esnâfından ziyâde Gerede bıçakcısı ve debbâğı gâyet çokdur kim Gerede gönü ve sahtiyânı meşhûrdur. Zîrâ âb [u] hevâsı gâyet yayla ve latîfdir. Ve halkı gâyet ten-dürüstdür. Ve câ-be-câ mahbûbları vardır. Halkı ekseriyyâ suhte talebeleridir. Levendâtı meşhûr olmağıla Gerede hırsızı ve debbâğı ve sovuğu, Erzurûm'a mânend olmağıla meşhûrdur. Efvâh-ı nâsda sovuk yâd olunsa "Erzurûm sovuğu beni Gerede'de bulun, demiş" deyü darb-ı mesel olmuş derler. Ammâ halkı gâyet zinde ve mücessem ve şecî‘ Türk tâ’ifesidir. Cânib-i erba‘asında ve cenûb tarafında Kankırı şehrine varınca ma‘mûr nâhiyeleri var kim kırk elli bin Etrâk tâ’ifesi vardır. Nâhiye-i Kızılöz ve nâhiye-i Alacaöz ve nâhiye-i Eledîvân ve Birdîvân ve İkidîvân ve Üçdîvân ve Dörddîvân ve'l-hâsıl yedi dîvâna varınca nâhiye isimleridir kim cümlesi dağlar içre sâkin olur dağlardır kim halkının başka ıstılâh [u] elkâbları ve gayrı lehce-i mahsûsaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 278a ·
metinde göster ·
… kat lipâçe ve niçe elvân hârîr parça ve bir kebûtî kürk ferâce ve niçe serbend
alaca ve
üç tümen Abbâsî akçe ihsân edüp cümle ihtilât etdiğimiz yârânlar ile vedâlaşup …
Ve bu şehrin hânı Eyyûb Hân, yârân-ı zarîfândan mahbûbu'l-kulûb ve nüktedân-ı mergûb ve mîr-kelâm-ı hoş-sohbet ve Cem-meşreb cüvân yiğit olmağıla şeb [u] rûz cemî‘î mutribân, hânende ve sâzendegânların cem‘ edüp niçe âlüfte ve âşüfte civân nedîmleriyle üç gün üç gice cân sohbetleri edüp Hüseyn Baykara fasılları ederdik. Dördüncü gün Hân'dan bir kat lipâçe ve niçe elvân hârîr parça ve bir kebûtî kürk ferâce ve niçe serbend alaca ve üç tümen Abbâsî akçe ihsân edüp cümle ihtilât etdiğimiz yârânlar ile vedâlaşup iki yüz vesîle ile şehr-i Çûres'den çıkup cânib-i şarka meyilli 4 sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 307b ·
metinde göster ·
… fından üç bin baş kârbân gelüp ser-sevdâgerânları Şâh ortağı Yezdânbaş nâm başı
alaca ve
gönlü karaca bir kızılbaş idi. Anın cümle pârçe yükleri ve tenbelîdlerin çözüp …
Evvelâ Revân Hânı tarafından üç bin baş kârbân gelüp ser-sevdâgerânları Şâh ortağı Yezdânbaş nâm başı alaca ve gönlü karaca bir kızılbaş idi. Anın cümle pârçe yükleri ve tenbelîdlerin çözüp kânûn-ı şer‘î deyü gümrüğün alup gümrük emîni Tatus nâm Ermeni feryâd idegördü. Cümle-i cümele dörd yüz kırk kîse gümrük alup şehirden kat‘-ı âlâka edüp alay-ı azîm ile Erzincân kapusundan taşra çıkup Bâzârbaşı Değirmânları nâm ferah-fezâda meks edüp cümle Erzurûm a‘yânından ol kadar at ve katır ve şütür ve koyun ve kuzu yemleri(?) hedâyâlar geldi kim cümle ağavâtlar dahi hedâyâlardan hissemend olup muğtenim oldular. Ve cânib-i erba‘adan günden güne ağavâtlar gelüp dâ’ire-i âzîm oldu. Kâmil Erzurûm hâricinde kâhîce kar, boran, kâhîce küşâde hevâ ile meks ederken Bağdâd Vâlisi Sâlih Paşa kethüdâsı İbrâhîm Paşa'nın katli haberiyle cümle yüz elli iç ağaları ve yetmiş aded kapucubaşıları ve yedi bayrak ve yedi yüz yiğit sarıcası ve üç bayrak sekbânı gelüp cümlesin alup "safâ geldiniz, hoş geldiniz" deyü cümleye müstevfâ ta‘yînâtların ihsân edüp mazlûm İbrâhîm Paşa içün hayli bükâ etdi. Ve ertesi gün der-i devlet tarafından Tokmak Haseki nâm bir ulak-ı kolak-ı solak yelerek gelüp bir emr-i şerîf getirüp "Sen ki, vezîrim Mehemmed Paşasın! Mukaddemâ selefin Süleymân Paşa, kızılbaş-ı bed-ma‘âşın ısyân [u] tuğyânın arz etmeğile seni eyâletin askeriyle Revân derneğine me’mûr etmişdim. Batîu'l-harekelik edüp gitmeğe tekâsül etmişsin. Gerekdir kim emr-i şerîfim vardıkda bir ân ve bir sâ’at durmayup ber-vech-i arpalık sana Kars eyâletin ihsân etdim. Elbette eyâletine gidüp ol serhadleri hıfz [u] hırâset üzre olup alâmet-i şerîfime i‘timâd idesin" 339a deyü emr-i şerîf kırâ’at olunup "Emir Pâdişâhımın" deyü harc-ı râh üç kîse guruş ihsân edüp Haseki Ağa'yı Âsitâne tarafına gönderüp "Her çi bâd-âbâd" deyüp Kars cânibine gitmeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 338b–339a ·
metinde göster ·
… d ma‘mûr [u] âbâdân kurâlardır. Üçdîvân ve Dörddîvân ve Yedidîvân ve Kızılöz ve
Alacaöz ve
Alacamescid dîvânlarına varınca on iki dîvân nâhiyeleri vardır. Bu nevâhîlerden …
Ve nâhiyesi cümle (---) aded ma‘mûr [u] âbâdân kurâlardır. Üçdîvân ve Dörddîvân ve Yedidîvân ve Kızılöz ve Alacaöz ve Alacamescid dîvânlarına varınca on iki dîvân nâhiyeleri vardır. Bu nevâhîlerden kadıya beher sene üçer bin gurûş hâsıl eder. Beğine on bin guruş hâsıl olur. Ammâ eşirrâ ve telbîs ve betlîs ve iblîs kavmî vardır. Ammâ sipâh yeri olmağıla kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve müftîsi ve nakîbi ve muhtesibi ve şehir kethüdâsı ve şehir subaşısı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 94a ·
metinde göster ·
… ânkâh ve mahalle-i Toptaş ve mahalle-i Karahân ve mahalle-i Çermik ve mahalle-i
Alacakapu ve
mahalle-i Bostâncılar ve mahalle-i Küçük ve mahalle-i Ağazar ve mahalle-i Kürdl …
Der-sitâyiş-i aded-i esmâ-i mahallât-ı sâkinân: Cümle otuz iki mahalledir. Evvelâ meşhûr mahallesi Eskicum‘a'dır ve mahalle-i Câmi-i kebîr ve mahalle-i Emîr Ömer ve mahalle-i Sarây mahallesi ve mahalle-i Kızlar ve mahalle-i Hânkâh ve mahalle-i Toptaş ve mahalle-i Karahân ve mahalle-i Çermik ve mahalle-i Alacakapu ve mahalle-i Bostâncılar ve mahalle-i Küçük ve mahalle-i Ağazar ve mahalle-i Kürdler ve yedi mahalle kefere Ermenîler vardır, Yahûdîler asla yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 194a ·
metinde göster ·
… ân etdiler ki ta‘bîr olunmaz. Bu şehrin cemî‘i halkı alaca Kızılbaşdır. Başları
alaca ve
eyinlerinde peşlileri kalemkârî çıt alaca ve yeşil don ve yeşil sağrı papuç gey …
Lâkin yetmiş kadar dükkânçeleri vardır ve her nevrûz-ı sultânîde yılda kırk gün germâ-germ Dümbülî bâzârı ve Gîlân bâzârı diyâr-ı Acem'de meşhûrdur ve bu bâzâr içün Dümbülî şehri hâricinde üç bin kadar müfîd ü muhtasar dükkânları vardır ki cümle hıyâbân-ı kûyâh-ı dırahtistân sâyesinde dükkânlardır kim âfitâb-ı âlemtâbın tâb-ı tüvânı te’sîr etmez bir dırahtistân içre bâzâr-ı azîmdir. Âyende vü revendegân her bâr mihmân olurlar. İç kal‘asını temâşâ edemedik. "Güzelce Şâh kadağa eylemişdir." deyü dîdebânlar mâni‘ oldular. Ammâ yine ol kal‘ayı bir çerâğân etdiler ki ta‘bîr olunmaz. Bu şehrin cemî‘i halkı alaca Kızılbaşdır. Başları alaca ve eyinlerinde peşlileri kalemkârî çıt alaca ve yeşil don ve yeşil sağrı papuç geyer cümle Kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı ser-tıraş [u] kallâş evbaşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 298b ·
metinde göster ·
… i halkı alaca Kızılbaşdır. Başları alaca ve eyinlerinde peşlileri kalemkârî çıt
alaca ve
yeşil don ve yeşil sağrı papuç geyer cümle Kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı ser-tıraş [u] …
Lâkin yetmiş kadar dükkânçeleri vardır ve her nevrûz-ı sultânîde yılda kırk gün germâ-germ Dümbülî bâzârı ve Gîlân bâzârı diyâr-ı Acem'de meşhûrdur ve bu bâzâr içün Dümbülî şehri hâricinde üç bin kadar müfîd ü muhtasar dükkânları vardır ki cümle hıyâbân-ı kûyâh-ı dırahtistân sâyesinde dükkânlardır kim âfitâb-ı âlemtâbın tâb-ı tüvânı te’sîr etmez bir dırahtistân içre bâzâr-ı azîmdir. Âyende vü revendegân her bâr mihmân olurlar. İç kal‘asını temâşâ edemedik. "Güzelce Şâh kadağa eylemişdir." deyü dîdebânlar mâni‘ oldular. Ammâ yine ol kal‘ayı bir çerâğân etdiler ki ta‘bîr olunmaz. Bu şehrin cemî‘i halkı alaca Kızılbaşdır. Başları alaca ve eyinlerinde peşlileri kalemkârî çıt alaca ve yeşil don ve yeşil sağrı papuç geyer cümle Kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı ser-tıraş [u] kallâş evbaşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 298b ·
metinde göster ·
… âh olacağın ve Sultân Murâd H[ân]'ın zorbaları kıracağın ve Revân'ı ve Bağdâd'ı
alacağın ve
Sultân İbrâhîm Azağ'ı ve Girid'i alacağın ve Kilis'i ve Dirniş'i kâfire vereceğ …
Hulâsa-i kelâm "Âl-i Osmâncık'dan tâ Sultân Korkud'a gelince elli pâdişâh gele" deyü her pâdişâhı eşkâliyle ve feth [u] fütûh edeceği vilâyetleri her pâdişâhın başı ucuna yazmış ve bildiğimiz (pâdişâh) pâdişâhlardan Sultân Ahmed ve oğlu Sultân Osmân'ı ve Ahmed Hân karındaşı Sultân Mustafâ'yı iki kerre pâdişâh olacağın ve Sultân Murâd H[ân]'ın zorbaları kıracağın ve Revân'ı ve Bağdâd'ı alacağın ve Sultân İbrâhîm Azağ'ı ve Girid'i alacağın ve Kilis'i ve Dirniş'i kâfire vereceğin ve zekerin eline alup şehîd olacağın ve İbrâhîm oğlu Yûsuf-sıfat dilîr Mehemmed Hân'ın elinde bâzı ve doğanı ile Yanova'yı ve kal‘a-i Varat'ı ve Erdel'i ve Uyvar'ı ve Kandiye'yi feth edüp Alaman'da ve Boğdan'da bî-hâsıl serdârları ceng edeceğin ve "Velekad" isimli pâdişâh olacağın ve Esvedü's-safâ nâm bir vezîri olacağın cümle vakt-i sâ‘atleriyle yazmış, hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 17b ·
metinde göster ·
… ı kıracağın ve Revân'ı ve Bağdâd'ı alacağın ve Sultân İbrâhîm Azağ'ı ve Girid'i
alacağın ve
Kilis'i ve Dirniş'i kâfire vereceğin ve zekerin eline alup şehîd olacağın ve İb …
Hulâsa-i kelâm "Âl-i Osmâncık'dan tâ Sultân Korkud'a gelince elli pâdişâh gele" deyü her pâdişâhı eşkâliyle ve feth [u] fütûh edeceği vilâyetleri her pâdişâhın başı ucuna yazmış ve bildiğimiz (pâdişâh) pâdişâhlardan Sultân Ahmed ve oğlu Sultân Osmân'ı ve Ahmed Hân karındaşı Sultân Mustafâ'yı iki kerre pâdişâh olacağın ve Sultân Murâd H[ân]'ın zorbaları kıracağın ve Revân'ı ve Bağdâd'ı alacağın ve Sultân İbrâhîm Azağ'ı ve Girid'i alacağın ve Kilis'i ve Dirniş'i kâfire vereceğin ve zekerin eline alup şehîd olacağın ve İbrâhîm oğlu Yûsuf-sıfat dilîr Mehemmed Hân'ın elinde bâzı ve doğanı ile Yanova'yı ve kal‘a-i Varat'ı ve Erdel'i ve Uyvar'ı ve Kandiye'yi feth edüp Alaman'da ve Boğdan'da bî-hâsıl serdârları ceng edeceğin ve "Velekad" isimli pâdişâh olacağın ve Esvedü's-safâ nâm bir vezîri olacağın cümle vakt-i sâ‘atleriyle yazmış, hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 17b ·
metinde göster ·
Budin kulunun ve Üstürgon kulu nısfının yayaları bu Uyvar'a ta‘yîn olunup ve sâ …
Ve Sirem ve Semendire ve Alacahisâr ve Budin kulunun ve Üstürgon kulu nısfının yayaları bu Uyvar'a ta‘yîn olunup ve sâ’ir eyâlet ve gayri sancaklardan cümle on sekiz bin "Benem, diğer nîst!" diyen asâkir-i İslâm Budin vezîri Hüseyin Paşa ile Uyvar'da kalup herkes şiddet-i şitâ gelmeden kal‘a hâricinde külbe-i ahzânlar ve mükellef hâneler yapup bir ayda Uyvar'ın hâricinde bir şehr-i azîm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132a ·
metinde göster ·
… in altmış aded asker olur. Ve her sene eyâleti sancakları ve Sirem Semendire ve
Alacahisâr ve
Vuçitrin sancakları bu kal‘a-i Kanije altında yedi ay muhâfaza beklemek kanûndu …
Ve paşasının hâss-ı hümâyûnu altı yüz bin sekiz yüz toksan akçe hâssı vardır. Ve cümle erbâb-ı zu‘amâsı 12 ve erbâb-ı tîmârı 533 neferdir. Kanûn üzre cebelüleriyle ve paşasının askeriyle beş bin asker olur, ammâ hîn-i ma‘rekede eyâleti askeriyle ve cümle yigirmi dörd ağalık kal‘a neferâtları ile cümle on altı bin altmış aded asker olur. Ve her sene eyâleti sancakları ve Sirem Semendire ve Alacahisâr ve Vuçitrin sancakları bu kal‘a-i Kanije altında yedi ay muhâfaza beklemek kanûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180a ·
metinde göster ·
… niçe bin sovulcanlar çıkarken {dübüründen} üç karış kadar tûlı yılan gibi beyâz
alaca ve
üstü sümüklü iki ucunda gelincik başı gibi başları var, ammâ dişleri yok. Lâkin …
Herîf-i mezbûrdan tâ vakt-i asr olunca tahtânî ve fevkânî ol kadar ameller edüp bed râyihalı kara katrânlar ve niçe bin sovulcanlar çıkarken {dübüründen} üç karış kadar tûlı yılan gibi beyâz alaca ve üstü sümüklü iki ucunda gelincik başı gibi başları var, ammâ dişleri yok. Lâkin iki başında dilleri keler dili gibi, ammâ gözleri yok, karnı bir büyük elma kadar karnını yarup içi leb ber-leb kırmızı kırmızı hurda sovulcanlar {çıkdı}. Anlar dahi kendi gibi ayaksız ve gözleri kör sovulcanlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63a ·
metinde göster ·
… adın parmağı ve ter gömlek ve kıradina ve kumla ve razakı ve beğlerce ve misket
alaca ve
siyâh üzümün dahi envâ‘ı, ve'l-hâsıl hakîr gördükde mahsûlü zamânı idi, otuz ye …
Hikmet-i Hudâ bu çârşû-yı hüsnün ortasında kahvehâneler köşesinde bir üzüm asması hâsıl olmuş. İki âdem ancak dirâgûş eder bir cüssedâr ve cesîm şecere-i zerdir. Cemî‘i çârsûnun şâhrâhı üzre nihâl-i dırâzlar salup serâpâ bu tarîk-ı âmmı nihâlleri ve berkleri ile mestûr etmişdir kim zerre girecek mikdârı güneş te’sîr edecek yer yokdur. Bir koyahdır kim cümle kahvehânede ve çârsû-yı hüsünde hâzır olan âşıkân bu sâyedâr şecerin sâyesinde dilberân temâşâsın ederler. Ve niçe bin salkım üzümü yol üzre âvîze-vâr sarkmışdır. Cemî‘i âyende vü revendegân-ı esbsüvârân engûr hûşesinden alup tenâvül ederler. Her bâğbân ki aşlama ilminde mahâreti ola, ma‘rifetin izhâr içün bu engûr dırahtına bir kalem rez nihâli aşlayup bir gûne engûrü dahi hâsıl olur. Böyle herkes bu üzüm ağacına nihâl aşlaya aşlaya sarı ve yeşil ve kırmızı kış üzümü ve kadın parmağı ve ter gömlek ve kıradina ve kumla ve razakı ve beğlerce ve misket alaca ve siyâh üzümün dahi envâ‘ı, ve'l-hâsıl hakîr gördükde mahsûlü zamânı idi, otuz yedi gûne engûr elvânın temâşâ etdik kim sicilde dahi tahrîr olunmuşdur. Arab u Acem'de Urla'nın çârsû üzümü meşhûrdur. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y49b ·
metinde göster ·
… ından meşhûru, evvelâ Tire peşkiri ve âbdest makremeleri ve hammâm havlıları ve
alacaları ve
yasdıkları meşhûrdur.
Ve bu şehrin me’kûlât [ü] meşrûbât [ve] sanâyi‘âtının memdûhatından ve hâsıl olan kâlâ-yı metâ‘ından meşhûru, evvelâ Tire peşkiri ve âbdest makremeleri ve hammâm havlıları ve alacaları ve yasdıkları meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y83a ·
metinde göster ·
… r karış P 244b sivri ve eğri ve büğrü ve bir tarafı büğrü yılan alacası-misâl
alacadır. Ve
içi yine kavun çekirdeği gibi çekirdeği var. Ammâ lezzetde sehel humûzeti var. …
Abdüllâvî: Bu dahi kavun ta‘mında abdüllâvî derler bir turfe şeydir. Ortası yumru, iki başları ikişer üçer karış P 244b sivri ve eğri ve büğrü ve bir tarafı büğrü yılan alacası-misâl alacadır. Ve içi yine kavun çekirdeği gibi çekirdeği var. Ammâ lezzetde sehel humûzeti var. Ve hikmet üzre tabî‘atı bürûdet üzredir, ammâ mesâne mecrâsına gâyet müdrirdir. Ammâ yılan eşkâlinde olmak ile tenâvül olunmada âdeme ikrâh gelür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y238b ·
metinde göster ·
Ehl-i sanâ‘atın libâsları Mısır alacaları ve gûnâ-gûn bezler geyerler. Ammâ aslâ çakşır geymezler, fi's-sayfi ve'ş-şitâ Y 243a baldırı çıplak gezerler. Ve niçe kerre yüz bin donsuz gezer fellâhlardır. Cemî‘i Mısır kavmi donsuz ve odunsuz ve dütünsüzdür. Ulemâsı ise evlâ bi't-tarîk aslâ don geymezler, hemân şallak [u] mallak gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y242b–Y243a ·
metinde göster ·
… ur. Ehl-i sanâyi‘i gâyet firâvân olduğundan gûnâ-gûn peştemâller ve elvân elvân
alaca ve
destâr ve çârşaflar fürûht olunur.
Ve bu şehrin âb [u] havâsının letâfetinden pâk ü pkîze merâlî ve gazâlî Hoten âhûsu gözlü şîrîn sözlü ve münevver yüzlü mahbûb u mahbûbesi olur. Ve her cum‘a ertesi on bin âdem cem‘ olup germ-â-germ azîm bâzâr olur. Ehl-i sanâyi‘i gâyet firâvân olduğundan gûnâ-gûn peştemâller ve elvân elvân alaca ve destâr ve çârşaflar fürûht olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341a ·
metinde göster ·
… ı ve cümmeyzi ve beyâz ekmeği ve sanâyi‘âtdan Dimyât'ın bî-nazîr gûnâ-gûn harîr
alacaları ve
mevzi meşhûrdur. İklîm-i sâlisin evvelinde olmak ile arz-ı Y 348b beledi (--- …
Bu Dimyât'ın me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtından ibtidâ pirinci Revân ve Gîlân ve Hind pirincinden şâhdâne ve lezîz pirinci olur. Âl-i Osmân pâdişâhının Dimyât kilârıdır, cümle pirinc bundan gider. Bu beledde Menzilâvî ve Fereskûr pirinci rub‘-ı meskûnda yokdur. Ve balığı ve balık yumurtası ve cümmeyzi ve beyâz ekmeği ve sanâyi‘âtdan Dimyât'ın bî-nazîr gûnâ-gûn harîr alacaları ve mevzi meşhûrdur. İklîm-i sâlisin evvelinde olmak ile arz-ı Y 348b beledi (---)(---) ve tûl-i nehârı (---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y348a–Y348b ·
metinde göster ·
… efendilerimiz ile vedâlaşup paşa ağasından üç yüz guruş ve yigirmi aded Dimyât
alacası ve
elli çift Dimyât'ın kahve makramaları ve fûtaların alup cümle me’kûlât [u] meşr …
Derhâl Dimyât'a bir çâpük ü çâlâk zinde ve özünde âdem gönderüp cümle atları getirüp iki cânibde ma‘mûr [u] âbâdân şükûfezâr gaytânları seyr [ü] temâşâ ederek Dimyât'a dâhil olup ertesi İslâmbol'da hânemize firâvân pirinç ve mercimek ve ketân ve nohud ve sâyir levâzımâtlar gönderüp ehl-i Dimyât'ın erbâb-ı devletleri ile vedâlaşdık. Evvelâ âyândan mustahfızânın eşbehi Rıdvân Çorbacı ve Tekelizâde Çelebi hazîne serdârı olmuşdur, ve Halîl Çorbacızâde ve Mehemmed Çelebi bunun emsâli velî-i ni‘am efendilerimiz ile vedâlaşup paşa ağasından üç yüz guruş ve yigirmi aded Dimyât alacası ve elli çift Dimyât'ın kahve makramaları ve fûtaların alup cümle me’kûlât [u] meşrûbâtımız ile bir yaraklı pür-silâh tevâbi‘li yarar gemiye süvâr olup mütevekkilen alellâh deyüp muvâfık eyyâm ile demir koparup Mısır kenârına revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y351a ·
metinde göster ·
… i münakkaş otak-ı nühtâk perdeleri ve kahve Q 299b makramaları ve dürlü dürlü
alacalar ve
çârşaflar ve fûtalar işlenir kim şehr-i Mardin'de işlenmez.
Ve yine harîr-i münakkaş otak-ı nühtâk perdeleri ve kahve Q 299b makramaları ve dürlü dürlü alacalar ve çârşaflar ve fûtalar işlenir kim şehr-i Mardin'de işlenmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y358a ·
metinde göster ·
… dan dilârâm mahbûbeleri hûb-rûdur. Ve mahbûbları ahmerü'l-levndir. Emrâdı Mısır
alacaları ve
Siyût boğasıları geyerler. Ve askerî halkı gûnâ-gûn çukalar ve atlas kabâlar ge …
Ve âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan dilârâm mahbûbeleri hûb-rûdur. Ve mahbûbları ahmerü'l-levndir. Emrâdı Mısır alacaları ve Siyût boğasıları geyerler. Ve askerî halkı gûnâ-gûn çukalar ve atlas kabâlar geyerler. Nisvân [u] bintânı başlarına sivri takye ve eyinlerine beyâz ve alaca fûta bürünürler ve yüzlerine kıldan nikâb urunurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y365a ·
metinde göster ·
peştemâl ve mâvî bez ve ak kenârlı gömlek bezi ve gûnâ-gûn eşyâlar fürûht edüp …
Kâr [u] kisbleri alaca ve peştemâl ve mâvî bez ve ak kenârlı gömlek bezi ve gûnâ-gûn eşyâlar fürûht edüp kifâf-ı nefs edinirler. Yetmiş yağ değirmeni ve yüz yigirmi gendüm dakîk-ı rakîk değirmeni ve yigirmi aded kahvehânesi ve bozahânesi ve meyhânesi bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y367b ·
metinde göster ·
… i. Ba‘dehu Q 318aP 315a gidecek mahalde huzûruna bir tob sof ve iki Dimyât
alacası ve
iki kavanoz mümessek reybâs şerbeti hedâyâ verdiğimizden gâyet memnûn oldu ve s …
Vakt-i asrda gördüm, Hüseyin Beğ haymemize gelüp bizi hâkden ref‘ etdi. Hemân hakîr ba‘zı mâhazar nakliyyât ve zülbiyyât makûlesi ve şeker lokum getirüp bir kâse mümessek anber şerbeti nûş edüp safâ etdi. Ba‘dehu Q 318aP 315a gidecek mahalde huzûruna bir tob sof ve iki Dimyât alacası ve iki kavanoz mümessek reybâs şerbeti hedâyâ verdiğimizden gâyet memnûn oldu ve sâyebânına gitdi. Ve cemî‘i gelen zahâyirleri askerine tevzî‘ edüp vakt-i gurûbda asker-i bî-pâyân içinden bir ün ve gırîv ü feryâd kopdu kim hakîrin yüreği kopdu. Meğer gülbâng çekerlermiş. Nısfu'l-leylde kösleri çalup cümle haymeleri bozup âmâde oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y399a ·
metinde göster ·
… ımârı kadar, biri birine süvâr olmuş, ba‘zısı keçilere süvâr olmuşlar. Beyâz ve
alaca ve
kızıl ve siyâh ve zincâbî ve mâvî maymunlar var kim hisâbın Perverdigâr-ı Sâni‘ …
Bu sahrâyı kâmil üç günde kona göçe gûnâ-gûn şeyler temâşâların etdik temâşâlar ederek temâşâlar eyledik. Bu sahrâ-yı çengelistânda maymunlar var kim Marzıvan hımârı kadar, biri birine süvâr olmuş, ba‘zısı keçilere süvâr olmuşlar. Beyâz ve alaca ve kızıl ve siyâh ve zincâbî ve mâvî maymunlar var kim hisâbın Perverdigâr-ı Sâni‘ bilür. Ba‘zısı omuzunda nobutu, gûyâ kavvâsdır yâhûd bir işe me’mûrdur, acele ile gider. Ba‘zı iri mefret maymunlar vardır, seğirddiği mahalde yer ditrer. El-hâsıl gûnâ-gûn maymunlar var kim âdemin aklı gülmeden perîşân olur. Maskara mahlûkdur. Hakîr yol üzre üç dâne yavrusun bulup seyishâneler Q 334aP 331a üzre koyup besledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y434a ·
metinde göster ·