İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

alan*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
101
isabet
100 cümle/beyitte
37,4
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
9
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi8434,3
Dede Korkut Kitabı17524,0

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 101

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“alan*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 8b Rû-yı zemîni Kâf'dan Kâf'a kabza-i teshîre alan dörd pâdişâh-ı cihângîrdir. İkisi İslâmda, ikisi gayrı edyân-ı bâtıldadır. Biri …
EÇS I 23b … t ve kılâ‘lar feth [u] fütûh edüp her bâr İslâmbol'un cânib-i erba‘asın gâret ü alan tâlân kâfirlerin nâlân [u] giryân ve esîr-i bend-i hicrân edüp anlara mukâbil b …
EÇS I 57b … râderi Elkâs Mîrzâ vilâyet-i Kum ve Kâşân'ı ve Isfehân-ı nısf-ı cihânı gâret ve alan [u] tâlân edüp mâl-ı ganâyimle Der-i devlete geldi, sene 955.
EÇS I 61b … i pâre kal‘alar harâb olduğu andan Şehr-i Hemedân ve kal‘a-i Dergezîn cânibleri alan u tâlân ve ahâlîsi nâlân u giryân ve mâlları yağmâ olup uryân kaldukları cümle …
EÇS I 85b–86a … Erdel içre nâm [ü] nişânımız güm olup sekiz ayda Erdel memleketin nehb ü gâret, alan [u] tâlân ve kâfirleri nâlân ederek tâ nehr-i Tise kenârına varup (---) vezîri …
EÇS I 105b (---) (---) (---) (---) (---) (---) / Kaya Sultân'ı alan sikkeyi mermerde yazar. / Sene (---).
EÇS I 141a–141b … ca ve Çengelise şehirlerinde ve Pendik ve Kartal ve Darıca şehirlerin gâret [u] alan [u] tâlân edüp üç bin papası dendân-ı tîğdan geçirüp bu kadar mâl-ı ganâyimle m …
EÇS I 141a–141b … fûr'a amân vermeyüp boğazından Ayasofya çanlığına salb edüp İslâmbol'u yağmâ ve alan [u] tâlân edüp hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür, mâl-ı ganâyim alup yine Koca Mustafâ …
EÇS I 168a Evsâf-ı seğirdim-i Etmeydânı: Bu kassâblardan et alan odaların cemâ‘at odalarından (---) aded odalar, seğirdim odaları ta‘bîr olunur. …
EÇS I 173a "Bak-a ey bî-akl ve bî-idrâk, kifâflarından gayrı cân ürküdücü sayyâd-ı mâhî alan âhı onmadık gümrâhı tâ’ifeleri nice diyebilirsiz kim balık tenâvül edenler zekî …
EÇS I 184b Bunlar dahi pür-silâh olup niçe gûne temrenler ve paşaklar peykânları alançalar ve pojekalar ve elbiseler ve çengal temren ve küştânî misilli çâr-kûşe ve tomar …
EÇS I 214b … ı / Bulan keyfiyyet-i aşkı hemîşe / Urur Ferhâd-veş dağlara tîşe / Bilün lezzet alan aşkı Hudâ'dan / Yumar göz, el çeker bu mâsivâdan / Ne denlü keyfin olsa hep mec …
EÇS II 228b … âr eyyâmlarında şerbet ve hoşâblar üzre la‘l-gûn gül varakları nisâr edüp hoşâb alanların kâselerine gülâb nisâr ederler, bu dahi bir diyâra mahsûs değildir.
EÇS II 261b–262a … t etmeğe fermân edüp on üçüncü günde Moskov kralının (---) nâm şehrini gâret ve alan ve talan ve küffârların esîr-i nâlân edüp Ulu Nogay ve Kiçi Nogay ve Şıydak Nog …
EÇS II 268b–269a … e bî-dîn mel‘ûnlar, niçün sulha mugâyir iş işleyüp limanınıza bizim gemilerimiz alan düşmanları, gemilerimiz ile limanlarınıza 269a kodunuz. Ecdâd-ı ızâmım Süleym …
EÇS II 274a–274b … oldular. Hemân Mahmûd Efendi eydür: "Hey beğim! Ne elem çekersin, sözü verenden alan uslu gerek. İbtidâ sernâmelerinde cezîre-i Girid'i size verelim, demişler, "els …
EÇS II 278b–279a … üğü kırk kerre müsâfirîne satarlar. Zîrâ her gice mezkûr kütük su içinde yatar. Alan âdem ol kütüğü yakmak içün on akçe odun alır. Hattâ bir ârif yolcu bir kütüğe b …
EÇS II 350b … âdemlerdir. Biz anlara el kaldırırsak cümle şehri âteşe verüp mâl [u] menâlimiz alan u talan, evlâd [u] ıyâlimiz nâlân u giryân olup bu şiddet-i şitâda kande gideli …
EÇS II 365a … şa huzûruna götürmede. Varvar'ın askerin İpşirli kovmada ve kırmada ve yağma ve alan ve talân etmede ve soymada ve katl etmede. Gûyâ ol gün mahşerden bir nişân oldu …
EÇS III 62b Birikdi alan yere cüm cümât / Bir yere geldi meydâna cümle cemâ‘at.
EÇS III 92a–92b … ikde "İşte mâlım götürüyorlar" dedükde hemân biri eydür: "Bre bakalım bu şikârı alanlar bizden midir. Bre Habîb sen bunları bir hoşca beğe götür! İsterse boyunların ur …
EÇS III 93a–93b … alde iki seyishâne yükü mâlımı dörd gulâmımla teslîm edüp 93b hakîrin esvâbın alan yiğitlerin sekizin de önüne getirüp eydür: "Bre kahbeler! Ahşam çadırlarda niçü …
EÇS III 93b … a küheylân atlar ve gulâmlarıma ellişer gurûş ihsân edüp hakîre kasd edüp mâlım alanların sekizini dahi kılıç üşürüp pâre pâre etdirüp intikâm aldırdım" Beyt:
EÇS III 93b–94a … n âdemler gelüp "Sultânım sizin ağanız ile Çomar Bölükbaşı gelüp ağanızın mâlın alan yine kendiden kaçan Çomar âdemleriymiş. Anlara yetişüp niçün bensiz harâmlık ed …
EÇS III 103a–104a … ı Gınâyî Efendi'nin kuvvetiyle sen değil misin benim Gönye dizdârlığını elimden alan ? İşte buldun belânı" deyüp elindeki taşı Hüseyin Ağa'nın göğsüne urup herîf fir …
EÇS III 134b … edüp derûn-ı şehir derk-i esfel-misâl olup şiddet-i hârdan ekseriyyâ ehl-i tab‘ alan kimesneleri kasaba-i Istanimaka ve Despot yaylasına çıkup iki üç ay kesb-i hevâ …
EÇS III 170b … dimiz bu şehirde vüzerâ mihmânsarâyında mihmân iken üzerimizden Rûmeli eyâletin alan Silâhdâr Muslı Paşa'nın tuğu konakçısıyla bu şehre geldikde iki vezîrin askeri …
EÇS IV 193b–194a … kka ve Urfa ve Birecik kal‘aları etrâflarında diyâr-ı Ermenden niçe yüz yerleri alan u talan ve küffârlarını nâlân etmeğe başladılar. Âhir kendülere bir cây-ı me’me …
EÇS IV 217a … un tuza ve kurd koyuna ve mirâs-hor mâl-ı mevrûsuna seğirdir gibi seğirdüp eyle alan u talan eyleyüp nisvânların nâlân u giryân eyleyüp ol kadar mâl-ı ganâ’im aldıl …
EÇS IV 234a–234b … alkı gâlib gelüp topu kendü hudûdlarına getirüp karşu tarafdakiler mağlûb, topu alanlar gâlib olup mağlûblar gâliblere ba‘de'l-çevgân azîm ziyâfetler ederler.
EÇS IV 248a Paşa ol şiddet-i hârdan ve izdihâm-ı benî Âdemden muztarr-ı hâl olup "Selâm alanlar ileri gitsin", deyü fermân etdiklerinde asker-i bî-pâyân "Taraf-ı Van" deyüp gi …
EÇS IV 251b … a‘lâsından aşağı Horhor suyu kayasına inince bin kademe nerdübân ile inilür. Su alanın yolu başkadır, suya gidenin yolu başkadır kim hîn-i muhâsarada izdihâm olmasun …
EÇS IV 270a … başıyçün ve azîmü'ş-şân Allah hakkiyçün eğer bu anda Bitlîs şehri içre yağma vü alan u talanda âdem bulup bir dahi feryâdcılar gelüp tazallum ederlerse sizi azl-i e …
EÇS IV 279a Ammâ bu şehr-i Bitlîs'e ne kadar hasâre olup ve ne kadar mâl u menâl yağma ve alan oldu kim ordu-yı İslâm içre niçe bin dağî vü zağî Ekrâd çadırları içre ol musan …
EÇS IV 281b–282a … apisden halâs olup cümle yüz aded yiğidiyle Merzivân'da kendüyi haps edüp mâlın alan Dilâver Ağa'nın 282a çiftliğin basup elli mikdârı küheylân atların alup bu ka …
EÇS IV 284a … îlerin çalarak asker-i Âzerbaycân Pinyanişî vilâyeti üstüne düşüp niçe köylerin alan u tâlân ve ahâlîsin nâlân edüp Hasanî yaylasından kâmil kırk bin koyun dahi sür …
EÇS V 58b … cümle küffârı târumâr etdiler. Andan cümle guzât Allâh Allâh deyüp su kullesin alan kâfirler üzre gitdiler. Ol ân anda bir ceng-i azîm olup tarfetü'l-ayn içre beş …
EÇS V 78a (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) / Kaya Sultân'ı alan sikkeyi mermerde kazır
EÇS V 104b "şimden gerü çapula gideni ve köy yakup mâl ve davar ve ton alanın hakkından gelinüp Kalga Sultânımız özün sokar" deyü nâdîler nidâ edüp herkes ça …
EÇS V 136a … nadup üç gün üç gece ceng-i azîm edüp bu kadar mâl-ı ganâ'im aldık. şikâr evvel alanındır . Sonra siz geldiniz. İki bin asker idiniz. Sizler ve bizler yek-dil [ü] yek-cih …
EÇS V 160b … yayan asker girüp biraz kelepür alırlar, ammâ kimi esîr olup kalır. Ve kelepür alanların mâl-ı ganâ’imler ellerin bırakdırırlar. Ancak herkes bir baş ve cân ile halâs o …
EÇS VI 7b … isân kâsır ve kalemler kâsir idi. Bu sarây-ı behişt-âsâyı ân-ı vâhidde yağmâ ve alan u tâlâncılar ıhrâk bi'n-nâr edüp hâke berâber etdiler, ammâ bu cây-ı çemenzârda …
EÇS VI 8b … arın alup şehr[i] âteş-i sûzân ile ziyân ve halkını esîr [ü] nâlân ve kurâların alan u tâlân etmişler. Hakîr vardıkda ancak birkaç kârgîr binâ kenîseleri kalmış idi …
EÇS VI 18a Hattâ altmış yedide ve yetmiş iki târîhine dek Erdel memleketi gâret ve alan [u] tâlân olacağın ve hattâ Rakofçi kralın başına bizim Seydî Ahmed Paşa kılıç …
EÇS VI 21b … rı İslâm ile şeref-yâb olup bu sahrâ-yı behişt-âbâd içinde olan kurâların cümle alan u tâlân ve keferelerin esîr [u] nâlân edüp ıhrâk bi'n-nâr olup eyle berbâd oldu …
EÇS VI 26a–26b … âletleri askerlerin ve gönüllüde(?) olan gâzîlerin vilâyet-i Nemse'yi urmağa ve alan u tâlân edüp dâr-i diyârlarin yakmağa fermân edüp yine Küçük Mehemmed Paşa'yi s …
EÇS VI 72b … r-ı hâksâr gâyetü'l-gâye isyân u tuğyânlar ederek her cânibleri nehb ü gâret ve alan u tâlân ederek gelüp Keçkemet kırların ve Heves ve Çokrad kal‘aların ve Şarkez …
EÇS VI 92b … râhîm Paşa ile ma‘an Komaran ve Yanık ve Beç ve Prag tarafların nehb ü gâret ve alan u tâlân etmeğe Serdâr-ı mu‘azzamdan me’zûn olup anlar revâne olmada.
EÇS VI 115a … leri cümle yigirmi yedi bin askerle nehr-i Vo kenârında şehr-i Roy vilâyetlerin alan u tâlân ve harâb u yebâb edüp mâl-ı ganâ’im almağa me’mûr olup azîmet etdiler.
EÇS VI 119a … le sehel ileri gidince hemân cümle gâziyân küffârın bırakdığı eşyâları gâret ve alan [u] tâlân etdiler.