İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

alemler

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
38
isabet
35 cümle/beyitte
14,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3815,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–38 / 38

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“alemler” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 15b … burc [u] bârû-yı bedenleri üzre niçe kerre yüz bin haç-peyker sancağ u bayrağ u alemler ile ve filandıra sûretli sanemler ile kal‘ayı zeyn edüp üç yüz altmış altı yerd …
EÇS I 15b … i Yûnânîler taraf taraf çalınup şâdumânîler olup kal‘anın bedenleri elvân harîr alemler ile lâle-zâr olurdu. Ve cemî‘i milel-i nasârâdan ve gayrı edyândan âdemler gelü …
EÇS II 269a … er sürücü vezîrler gidüp asâkir-i İslâm cem‘ olmada ve hünkâr hasekisi ve mîr-i alemler Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus'a on iki bin altun barut-bahâ gidüp "Evvel-bahârd …
EÇS III 7b–8a … kelâm-ı izzetler ile 8a tezyîn olmuşdur. Ve ser-i sa‘âdeti tarafında gûnâ-gûn alemler ve tîr [u] kemânları var kim okları harb-misâl kimi demir ve kimi hadeng oklard …
EÇS IV 268a–268b … düm sadâsından zemîn ü âsumân güm güm gürleyüp âvâz-ı dühl Irâk'a çıkup şukka-i alemler ve yalmân-ı nîzeler şa‘şa‘asından ayn-ı benî Âdem hîrelenirdi.
EÇS IV 290b … kal‘anın cümle ebrâcların ve dendân-ı bedenlerin cümle sâyebânlar ile ve tuğ u alemler ile ve selvi filandıralar ile serâpâ kal‘ayı zeyn edüp gûyâ bir sûr-ı arûs etmi …
EÇS IV 306b … Belh [u] Buhârâ ve Dağıstân u Şâm ve Mısr u Habeş'e mâlik olup şa‘şa‘a-i Abbâsî alemler saldıklarında kavm-i Tatar'dan Hulâgû Hân Moğol u Kumuk ve Kaytak u Kozak ve Bu …
EÇS IV 311a … â‘atde kanlar dem-nühûr-vâr cereyân eder. Görseler kim Nihâvend tarafında yeşil alemler ile bir asker gelüp Âl-i Osmân askeri içine girerler.
EÇS V 66b … ‘anın cümle burc [u] bârûlarına ale's-sabâh filandıra bayraklar ve sancaklar ve alemler dikilüp gülbâng-ı Muhammedîler bedenler üzre çekilüp ancak bir aded şâhâne top …
EÇS V 90b … göründükde iki kal‘anın cemî‘i burc [u] bârûları ve dendân-ı bedenlerin şukka-i alemler ile ve filandıra ve sancağ ve bayrağ ve livâlarla zeyn edüp cümle kal‘a neferât …
EÇS VI 98a … n nûr-ı beyz-âsâ zâhir ü bâhir olup cümle ebrâcları ve dendân-ı bedenleri şukka alemler ve sancağ u bayrağ u fılandıralar ile zeyn olmuş göründü.
EÇS VI 120a … este olmuş bir gird-i siyâh ve bir gubâr-ı siyâh içinden kırk elli aded şukka-i alemler nümâyân olup on bin kadar asâkir-i İslâm yine dal tîğ-i uryân olup gelmede, amm …
EÇS VI 144a … dörd aded alem bir pâdişâh câmi‘inde görülmemişdir. Gerçi câmi‘ küçükdür, ammâ alemler ne alemlerdir kim bu alemlerle bu câmi‘ me[m]leket-i Âl-i Osmân'da alem olmuşdu …
EÇS VI 185b–186a … llâh'a rehâ buldurup bizler âlem-i hayretde kaldıkda anlardan hemân yeşil şukka alemler zâhir olup anlardan ve bizlerden birkaç âdemler ileri gelüp anlar ve bizler gül …
EÇS VIII 305a … sabâhısı kal‘anın cemî‘i tabyaları üzre filandıra ve bayraklar ve sancaklar ve alemler zeyn olup (---) yüz aded koldan cümle vüzerâların ve mîr-i mîrânların ve mîr-i …
EÇS VIII 333b–334a … ün câmi‘-i münevver binâ etdirüp kubâbları ve minâreleri üzre altun ile mutallâ alemler ile müzeyyen etdirüp birin dahi sadrıa‘zam câmi‘i edüp birin dahi Alî Paşa kend …
EÇS IX Y8a … a‘âdetlerinde Abbâsî imâmeleri ve cânib-i erba‘asında çerâğlar ve şem‘dânlar ve alemler ile müzeyyendir. Ve taşra haremi etrâfında matbah ve fukarâ hücreleri ile ârâst …
EÇS IX Y52b–Y53a … ermîm edüp kal‘ayı dürr-i beyz-âsâ edüp câmi‘i nûrun Y 53a alâ nûr edüp altun alemler ile tezyîn edüp ve kal‘a kapuların ellişer kantâr hadîd ile cedîd bâb-ı kavîler …
EÇS IX Y129b … ur. Ve âlât-ı a‘vânın hisâbın Hudâ bilür. Ve meydânlarında niçe yüz altun-misâl alemler ve çerâğ ve deff ü kudüm [ve] nefîr ü nakkâreler ile pîrâstedir. Ve üç yüzden m …
EÇS IX Y152b–Y153a … ayağ üzre mermer-i beyâz sütûnlar üzre kubbeler ile müzeyyendir. Her kubbe üzre alemler mukarrerdir. Y 153a
EÇS IX Y155a … ür kim biri birinden muhâlif değildir. Ve yine bu kubbecikler üzre ale't-tertîb alemler zer tâclı gulâmlar gibi dizilmişdir. Ve bu soffalar dâ’imâ gûnâ-gûn hâlîçe-i ib …
EÇS IX Y211b … âs-ı nîlgûn ile cümle pûşîdedir. Ve cümle kubâbları üzre birer âdem kaddi altun alemler ile müzeyyendir kim şa‘şa‘asından merdüm-i dîdeler hîrelenir, vesselâm.
EÇS IX Y224b … ind ü Sind'den cemî‘i Ermeni ankâları mücevher kanâdîller ve mücevher haçlar ve alemler ve zî-kıymet buhûrdânlarda şeb [u] rûz ûd [u] amber ve aselbend ve sandal ve sü …
EÇS IX Y338b … bir tabakadan mâ‘adâ her minârenin tâ zirve-i a‘lâsında altun ile mutallâ olmuş alemler etrâfında beşer altışar çatal ağaçlara dahi kanâdîller yakup her minâre beşer t …
EÇS IX Y345a … ın mâbeyne-hümâsı beşer adımdır. Ve her amûd üzre birer altun yaldızlı musanna‘ alemler vardır. Ve sütûndan sütûna kol kalınlığı demir kemerler vardır, serâpâ kanâdîll …
EÇS X Y113a … ve kabak ve keşkülü ve sapanı ve teberi ve ummân-ı kerâmesi maslûbdur. Ve nice alemler ve tabl [u] kudüm, nefîr [ü] zîller ile ârâstedir. Ve mihrâbın tarafeyninde ale …
EÇS X Y113a … ler ve tabl [u] kudüm, nefîr [ü] zîller ile ârâstedir. Ve mihrâbın tarafeyninde alemler ve müzehheb şem‘dânlar ve gûnâ-gûn zî-kıymet çerâğdânlar ve kanâdîller ile tezy …
EÇS X Y201b–Y202a … alemlerin kaldırup Y 202a tarîk tarîk meşâyihleri atlar üzre cânib-i erba‘ası alemler ile zeyn olup gûnâ-gûn tevhîd-i sultânî ederek def [ü] kudümlerin çalarak eyle …
EÇS X Y203b … 234a⟧ P 231a meşâyihler ile cem‘ olup tevhîd-i sultânî ile ubûr edüp niçe bin alemler içinde mahmel-i şerîfi ortaya almışlar. Bir hây hûdur kim gûyâ gulgule-i Mısır' …
EÇS X Y220a … n beş yigirmi bin fukarâları ve meşâyihleri niçe bin kırmızı sancağ u bayrak ve alemler ile esvâk-ı sultânîler lâlezâra dönüp altun alemler baş kaldırup tabl u kudüm v …
EÇS X Y220a … kırmızı sancağ u bayrak ve alemler ile esvâk-ı sultânîler lâlezâra dönüp altun alemler baş kaldırup tabl u kudüm ve deff ü nefîr ü nakâre ve sûrlar sûr-ı İsrâfîl-vâr …
EÇS X Y245a Ve bu asker miyânında gûnâ-gûn musanna‘ nakıllar ve kanâdîller ve alemler ve bayraklar ile ubûr ederler.
EÇS X Y263a … mûd-ı müntehâ misilli şem‘-i asel-i kâfûrî ve gûnâ-gûn maslûbâtlar ve rengâreng alemler ile bezenilmişdir. Ve ser-i sa‘âdetleri tarafında bir beyâz mermer amûd-ı müdev …
EÇS X Y276b … vasıyyetleri üzre dörd âdem hayvânı üzre tahmîl edüp niçe kerre yüz bin şukka-i alemler ile tevhîd [ü] tezkîr ederek huccâc-ı müslimîn alay ile şeyhi karâfe-i müsâfirî …
EÇS X Y277b–Y278a … ince bir ağızdan niçe bin fukarâ tevhîd-i sultânîye rehâ buldurup altun mutallâ alemler baş kaldırup deff ü kudüm ve nakâre ve tabllar çalınup ve sûr-ı İsrâfîl-vâr nef …
EÇS X Y289b … rkes hayme ve hargâhı önün niçe bin kanâdîl ve filandıra ve bayrak ve sancak ve alemler eyle tezyîn eder kim tavsîf olunmaz.
EÇS X Y293a … ar ile bezenmişdir. Ve niçe bin kanâdîl ve meş‘al ile çerâğân olup filandıra ve alemler donadup her hayme nigârhâne-i Çîn gibi ile pür olup şeb [ü] rûz Q 270b sohbet …
EÇS X Y350a … yokdur, gâyet sâlih ve âbid ü zâhid kimesnedir. Siyâh imâme geyüp siyâh Abbâsî alemler taşırlar. Cümle fukarâları siyâh şâş sararlar.