Ordu monlâsı: Kânûn üzre beş yüz akçe mevleviyyetdir, neferât üç yüzdür. İbtidâ Hazret-i Risâlet-penâh'ın zamân-ı sa‘âdetlerinde kadı olan Abdullâh et-Tahrî'dir. Hazret-i Alî huzûrunda Selmân Pâris belin bağlayup icâzet verdi. Hazret-i Resûl'ün emîni idi. Gazâ mâlının öşrün zabt edüp kadılık ederdi. Ve Hazret-i Alî'nin şâkirdi idi. Şerî‘at kadılarının silsilesi ana çıkar. Sonra sene (---) târîhinde imâm-ı A‘zam zuhûr edüp sâhib-i mezheb olup hâlâ kadılar ana isnâd edüp pîrimizdir derler, hâşâ. (---) asrında imâm-ı A‘zam'a kazâ teklîf edüp kabûl etmediğiyçün hapisde merhûm olup kazâ-yı âsumânı kabûl etmedi. Rahmetullâhi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155b ·
metinde göster ·
{Menâkıb-ı garîbe}: Hadım Ca‘fer Ağa nakli üzre bu kâtil Kürd'ün bir oğlun Tekeli Paşa katl ederken bu kâtil Kürd feryâd edüp eydür: Ey Gâzî Paşa, menim oğlum bî-günâhdır, evlâdım katl edüp ocağım söndürme. Huzûr-ı Hak'da bir elim yakanda ve bir elim kemerinde olacakdır, demiş. Hikmet-i Hudâ Kürd'ün pençesi Tekeli Paşa kemerinde olmuş. Bu esrâra vâkıf olanlar Kürd'ün pençesin paşa ile kabre komuşlar. Karîbü'l-ahd olmağile görmüş âdemlerden istimâ‘ edüp tahrîr etdik, rahmetullahi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 259a ·
metinde göster ·
… lde Bâb-ı Mu‘allâ nâm bir makâm-ı benâmda kıbâbı içinde medfûndur. Rahmetullahi
aleyh. Andan
,
Bânî-i sâlisi, Âl-i Emeviyyûn'dan el-Melikü'l-Devânîkî tevsî‘ etdi ve gâyet ma‘mûr etdi. Bu Mansûr-ı Devânıkî gâyet hasîs ü le‘îm ü nekes kes olup hisset denâ’etinden bir dankı hisâb etdiğiyçün Mansûr-ı Devânıkî derlerdi. Gerçi gaddâr halk eyle derler ammâ Âl-i Emeviyyûn'dan eyle bir sâhib-i kerem ve sâhibü'l-hayrât gelmemişdir. Bu Bağdâd kal‘asın tevsî‘ etdikden sonra Mekke-i mükerreme'ye varup Harem-i Mekke'yi ve cemî‘i kıbâbların müceddeden tevsî‘ edüp ve iki aded minâre-i serâmed inşâ edüp hâlâ Harem-i şerîf etrâfında yedi aded minâre-i âlî olmışdır kim her biri beşer ve dörder şerîfeli minâre-i bâlâlardır. Ba‘dehû Devânıkî Hazret-i Resûl'i vâkı‘asında görüp "Yâ Mansûr, benim şefâ‘time gel!" derler. Hikmet-i Hudâ ertesi Mansûr-ı Devânıkî merhûm olup Mekke-i Mükerreme hâricinde cânib-i şimâlde Bâb-ı Mu‘allâ nâm bir makâm-ı benâmda kıbâbı içinde medfûndur. Rahmetullahi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 333a ·
metinde göster ·
… mücellâ üzre elsine-i muhtelife hatları var kim görmeğe muhtâcdır. Rahmetullâhi
aleyh. Andan
,
Meğer ezelü'l-âzâlde takdîr-i İlâhî bu Eflâtû[n]-ı İlâhî'nin hâki türâb-ı Peçoy'dan imiş. "Küllü şey’in yerci‘u ilâ aslihi" üzre âhir-i kâr öyle hakîm-i dânâ Arapça yarlığ-ı belîği emrine itâ‘at edüp bu Peçoy Sirem-i bâğ-ı İrem'de hâlen medfûndur, ammâ üzerinde aslâ ne kubâb ve ne âsâr-ı binâ vardır, hemân bir kûh-ı pestün dâmeninde bir vâsi‘ gül [ü] gülistânlı zemînde âsûdedir. Ancak kabr-i şerîfi üzre bir seng-i hârâ-yı tavîl mestûrdur kim alâmet-i kabr-i Eflâtûn'dur. Ve ol seng-i mücellâ üzre elsine-i muhtelife hatları var kim görmeğe muhtâcdır. Rahmetullâhi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69b ·
metinde göster ·
… erver er imiş. Ol sene ol dahi merhûm olup civâr-ı rahmete gitmiş, rahmetullâhi
aleyh. Andan
,
"Yok görmedik. Baba İdrîs ceng günü şehr-i Peçoy'da âşûra ta‘âmı pişirüp halka bezl ederdi" derler. İşte bu gûne keşf [u] kerâmâtları bî-hisâb büdelâ-yı bâbullâh bir server er imiş. Ol sene ol dahi merhûm olup civâr-ı rahmete gitmiş, rahmetullâhi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69b ·
metinde göster ·
… p ismi Baba Şa‘bân iken künyesine "Baba Miftâh" deyü nâm verdiler, Rahmetullâhi
aleyh. Andan
,
"Âferim kapucu baba gazân 86b mübârek olsun" deyüp huzûr-ı pâdişâhîde rûh teslîm edüp bu mahalle defn edüp ismi Baba Şa‘bân iken künyesine "Baba Miftâh" deyü nâm verdiler, Rahmetullâhi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 86a–86b ·
metinde göster ·